Türkiye epey bir süredir kahredici teröre muhatap değil; ne kadar sevinsek az… Herhalde bunu öncelikle teröre karşı alınan tedbirlere borçluyuz.
İçeride-dışarıda bulunan terör örgütü mensupları hayli zamandır işlevsiz haldeler…
Bir yıl önce bu sıralarda PKK kendini fesih kararı aldı; sembolik de olsa bir kısım silahlarını yakarak yeni döneme uyum sağlama niyetini PKK da dışarıya vurdu.
Olumlu bir gelişme bu.
Komşumuz Suriye’de on yılı aşkın süre devam etmiş iç-savaş sırasında sınırlarımıza yakın bölgede ülkemizi tehdit eder hale gelmiş bir yapının varlığı endişe vericiydi; orada da artık Suriye’nin bütününe hakim bir yönetim var ve tehditçi yapı eskisi kadar ürkütücü değil.
Ülkeyi yarım asra yakın bir süre meşgul etmiş, en az 50 bin kişinin hayatına mal olmuş terör sayfasının kapatılmasında, hiç değilse moral açısından, kısaca ‘Terörsüz Türkiye’ adı ile anılan sürecin de payı olduğu açık.
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin partisi grubunun kürsüsünden yaptığı çağrıyla (22 Ekim 2024) başlayan süreç kısa sürede Cumhur İttifakı politikasına dönüşmüş, DEM Parti de süreci kolaylaştırıcı bir misyon üstlenmişti.
