Baraj yüzde 7 olarak tescillendi de, bu konu neden MHP’yi ilgilendiriyor? Yoksa…

26
Reklam

Siyaseti yakından izleyen bir gözlemci, bir süredir, iktidar cephesinin seçim öncesi çözüleceği görüşünü tekrarlıyor. Söylediği en kestirmeden şu: MHP “Benden bu kadar” deyip kendisini ittifak dışına atacak…

‘Ayrılmaz ikili’ görüntüsü sebebiyle benim pek iltifat etmediğim bir görüş bu.

İltifat etmesem de ihtimaller içinde değerlendiriyorum.

Zihnim bu konuyla meşgulken siyaset arenasına düşen ‘seçim barajının düşürülmesi’ haberini nasıl değerlendireceğimi bilemedim.

Son ‘modern darbe’ olan 12 Eylül (1980) askeri müdahale döneminin mirasıdır seçim barajı. Ülkeye yeni bir biçim vermeyi kafaya koyan askerler ‘marjinal’ saydıkları ideolojilerin partileri Meclis’te temsil edilemesin diye yüzde 10 oy barajı getirdiler.

Meclis’te temsil edilebilmeleri için partilerin halktan en az yüzde 10 oy alabilmesi gerekiyor.

Dünyada başka demokratik ülkelerde de seçim barajı var, ancak makul oranda. Yüzde 3 oy almak çoğunda yeterli sayılıyor.

Yüzde 10 barajı yüzünden Refah Partisi 1991 yılındaki seçime kadar Meclis’e milletvekili sokamamıştı. 2002 seçiminde AK Parti ve CHP dışındaki partiler sapır sapır döküldü. 

Reklam

[O seçime şimdinin HDP’si bağımsız adaylarla girmişti. 2002 seçiminde AK Parti ve CHP adayları dışında 8 de bağımsız aday seçildi.]

Yüzde 9,99 oy alan parti Meclis’e milletvekili sokamıyor. Nitekim 2002’de DYP yüzde 9,5 oy almış ve Meclis dışı kalmıştı.

Haberlere göre iktidar ortakları barajın indirilmesinde anlaşmış bulunuyor.

Önce “Yeni baraj yüzde 7 olacak” haberi geldi, sonra AK Parti kaynaklarına dayanan yeni haberde “Yüzde 5 olacak” ayrıntısı yer aldı. Bunun üzerine MHP lideri “Cumhur İttifakı’nın baraj kararı yüzde 7 olarak tescillendi” açıklamasını yaptı. İttifak’ın en küçük ortağı BBP ise, “Baraj yüzde 5 olmalıydı” görüşünde.

Barajı aşağıya çekecek her girişim kabulüm. Ancak haberler kafamı bayağı karıştırdı. Özellikle de siyaseti yakından izleyen gözlemcinin “MHP ittifakı terk edecek” görüşü zihnimde yer ettiği için…

Günümüzde barajın işlevselliği kalmadı. ‘Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’ adayı seçtirebilmenin şartını ‘yüzde 50+1’ çizgisine çektiği ve tek bir parti o oranda oyu bulamayacağı için ittifaklar oluştu. İttifak içerisindeki partilerin baraj endişesi kalmadı. İttifak içerisinde yer alan tek bir parti yüzde 10’un üzerinde oy alınca ittifakın diğer ortakları için baraj şartı kalkıyor.

MHP’nin oyu gelecek seçimde yüzde 5’in bile altına düşse, ‘Cumhur İttifakı’ içerisinde kalmaya devam ettiği takdirde, barajın yüzde 10 olmasından etkilenmesi gerekmeyecek.

O halde?

Reklam

Seçim barajının yüzde kaç olarak belirlenmesi neden bu kadar önemseniyor?

Gelecek seçimde de ittifaklar varlıklarını sürdürecekse barajdan etkilenecek tek bir parti olacak: HDP… Onunla ilgili Anayasa Mahkemesi’nde kapatılma davası görülüyor… HDP seçime girebilirse yüzde 10 barajını aşmak için çabalayacak…

Baraj yüzde 7 olursa bundan en olumlu etkilenecek parti HDP olacak…

MHP’nin mutlaka kapatılmasını arzu ettiği HDP…

İyi de, iktidarın küçük ortağı MHP’nin niyeti gelecek seçime ittifak içerisinde yer almadan girmek değilse, barajın yüzde 10 veya yüzde 7 veya yüzde 5 olması MHP’yi neden ilgilendiriyor?

[Yoksa “Baraj, baraj” diye konuşulan oranlar ittifak içinde yer alan partiler için mi düşünülüyor? Konu ilk kez gündeme geldiğinde, çeşitli köşelerde ittifak içi baraj düşünüldüğüne dair yazılar çıkmıştı. Sonra anlamsız bulunduğu için olmalı, konu gündemden düştü. Veya düştü izlenimi verilerek ona mı hazırlık yapılıyor? Yerinde bir kuşku bu.]

İktidar partileri yaldızları dökülmeye başladığında baraj konusu konuşulmaya başlanır. Ya kendisini siyaset dışı kalmaktan korumak ya da muhalif partileri zora düşürmek için… Ancak konu tartışılır, ancak sonunda var olan barajın işe yarayacağı hesabıyla değişiklik niyeti gündemden düşer.

Şimdiye kadar hep böyle oldu.

Anayasanın (m. 67) seçimlerle ilgili yasal düzenlemelerde gözetilmesini gerekli gördüğü ‘temsilde adalet’ ilkesine aykırıdır yüksek baraj. Aynı maddede yer alan ‘yönetimde istikrar’ ilkesi daha fazla önemsenmekte. Her seçimden sonra ortaya çıkan tablo bu yüzden fazla tatmin edici olamıyor. 

Baraj oranının düşürülmesi anayasaya da uygundur.

MHP’nin tescillendiğini duyurduğu yüzde 7 oranı demokratik ülkeler ortalamasının üstünde olmasına rağmen bir ilk adım olarak önemli.

Yine de en baştaki soru cevap bekliyor: ‘Cumhur İttifakı’ içerisinde yer aldığı için baraj derdi bulunmaması gereken MHP neden bu konuyu önemsiyor?  

ΩΩΩΩ

Reklam

26 YORUMLAR

  1. HDP gibi Kürt siyasi hareketlerinin önünü açan kim diye sorulduğunda….
    MHP diye cevap vermek en doğru cevap olacak….
    Aslında AKP ve MHP cumhur ittifakı olacak….
    Neden mi… Artık Kürt siyasi hareketinin önünde bir baraj sorunu kalmadı…..
    Böyle olunca da her iki partiyi tebrik etmek gerekir….
    Tarih mi bunu yaptırdı….
    Demokratik anlayış mı….
    Yoksa siyasi kaygılar mı…
    Bunların önemi yok….
    Önemli olan Kürt siyasi hareketinin önü yerli ve milli partiler aracılığı ile açılması….
    İlginç günlerden geçiyoruz……

  2. Cumhur ittifakı mensuplarının( üye ve destekçi) ifadelerine göre dar bölge uygulaması ile seçimlere gidilip, baraj altı kalan yeni partilerin ait olduğu ittifakın güçlü partileri listesinden aday olmaları sağlanarak Millet ittifakında bir liste krizi hedefleniyor olabilir. Cumhur ittifakının mhp kanadına mensup kişiler özellikle kendilerinin hiç bir zaman AKP’li olmadıklarını sık sık vurgulamaları ve BBP ile Vatan partili adayların oy oranları nispetinde akp listelerinden aday olabileceklerini söylemeleri dikkat çekici.

  3. ABD Başkanı Joe Biden, başkanlık koltuğunda henüz bir yılını doldurmadı ancak anketlerde başkanlığının onayına ilişkin oranlar hızla düşüşe geçmiş durumda.

    NPR/PBS NewsHour/Maris anketinde, Biden’ın “başkanlığını onaylayanların” oranı bir ayda 6 puan düşerek yüzde 49’dan yüzde 43’e geriledi.

    Aynı ankette daha şaşırtıcı detay ise Biden’ın “başkanlığını onaylamayanların” oranında görülen yüzde 7’lik artış oldu. Buna göre, bir önceki ay Biden’ın başkanlığını onaylamayanların oranı yüzde 43 iken bu oran yüzde 51’e çıktı.

    Erken seçim ister şimdi muhalefet.

  4. efendim zarar eden devlet teşekkülleri yatırım yaptığı için zarar açıklıyormuş garabetinden, müteahhitler para kazanmalı yoksa milli kaynaklarımızı betona gömemeyiz martavalına…

    iktidarın beşi bir yerdeleri dünyanın ilk beşine oturmuş birileri para kazandırmaktan bahsediyor, torunlarımız,yedi nesillerine ödeme yapacak, nasıl bir utanmazlık nasıl bir aymazlık hayret ediyorum gerçekten
    madem para kazandıracaksın öyleyse neden hep aynı müteahhitlere kazandırıyorsun,
    neden kapalı usul davet yapıyorsun,
    neden şeffaf ihale düzenlemiyorsun,
    milletin ödediği rakamlar neden devlet sırrı oluyor?

    ihracata dayalı büyüme modeline geçmişiz, gülerler adama…
    2021 yılı Temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre; İhracat, % 10,2 artarak 16 milyar 413 milyon dolar, İthalat, % 17 artarak 20 milyar 723 milyon dolar.
    2010 da ihracat 113,9 milyar dolar, ithalat 185,4 milyar dolar
    2020 yılı itibarıyla ihracatımız 169,5 milyar dolar, ithalat 219,4 milyar dolar.
    10 yılda olan artışa bak…
    2023 yılı hedef ihracatta 500 milyar dolar.

    ankara-sivas demiryolu hattı,
    bitmeyen yılan hikayesi…
    yine bitmedi.
    2012 de açılacaktı.
    2021, % 20 si hala tamamlanmadı…
    risk uyarılarına karşı tamamlanmayan yerde yolcular otobüsle taşınacakmış belki de,
    sendikaların kazalara davetiye çıkarılmasın, eksik bölüm tamamlanmadan yolcu taşınmasın dediği proje.
    bir gün biter ama bugün değil.
    bu yıl da değil…

    müslümanın özü sözü birmiş,
    o nedenle “Toplumu idare etmek için herkesin başına bir polis koyamayacağına göre ilahi korku unsurları ile yön vermeye çalışırsın”mış
    komediye bak.
    ilahi korku unsuru ne burada?
    diyanet işleri başkanı.
    şaman, haham ya da papaz olacak değil ya
    diyanet işleri başkanı ile ilahi korku unsuru oluşturup toplumu idare edecekler.
    iyi mi?
    bunu anlamayan da akılsız oluyor.
    bu durum da sünnetullahın bir gereği! üstelik ama gel gör ki anlatamıyorlar.
    oysa taliban pek güzel anlatıyor,
    anlayışınız da aynı zaten,
    korku konusu da tıpatıp uyuyor gibi…
    önce korkarsın ama
    sonra cennete koşarsın…
    ilahi korku unsuru diyanet işleri başkanı ile sünnetullah gereği oluşturduğunuz idare ortada değil mi zaten?
    halkın parasıyla israf içinde yaşayan yöneticiler,
    zenginleşen iktidara yakın iş adamları,
    dünya sıralamalarına giren beşi bir yerdeler,
    yüksek enflasyon,
    rekor kıran işsizlik,
    görülmemiş faiz oranları,
    görülmemiş döviz artışları,
    görülmemiş israf rakamları…
    fakirleşiyoruz, fakirleştiriliyoruz ama iyi yerden bakalım değil mi?
    fakirler zenginlerden önce cennete girecekler,
    bir rivayete göre 500 yıl önce..
    kim istemez?
    nasıl akıl ama…

  5. Meral hanım ” ben başbakan olucam başbakan olucam” söylemine o kadar inanmış ki cumhurbaşkanlığını bile elinin tersiyle itiyor. Kılıçtaroğlunun aradığı nefsini terbiye etmiş kişi Meral hanım niye olmasın.
      Kılıçtaroğlu adaylıkta kendini ön plana çıkarmaya başladığı günlerde Meral Hanımdan hamle geldi.  Karadan gemileri yürüten Fatih e benzetmiş imamoğlunu. Demek istiyor ki Kılıçtaroğluna hop biz varız, kendini öne çıkarma. Öne çıkarsan bozulan İETT otobüslerini yolculara ittiren imamoğlunu Fatih e benzetirim ona göre.
      Bence Kılıçtaroğlu dikkate alsın Akşeneri, yoksa son seçimde olduğu gibi son dakika golü yiyebilir.
       İski den sonra Nedir bu Chp nin sulardan çektiği. Meral abla bir de şu İspark olayı ve çeşmeden doldurulan hamidiye sularına da bir el atıver. Sen sevmezsin isparkı hdp lilerle doldurmuşlar.
    Nitelikli isimlermişmiş.

  6. “H. Gayret
    2 Eylül 2021 At 23:07
    Didem hanım “…41 ülke arasında Macaristan’dan sonra en kötü durumdaki ülke oldu.” gibi entellektüel derinlikli bilmem ne listeleri paylaşıyorsunuz ama ab üyesi herhangi bir ülkenin sefaletine bakıp yine kendi ülkenizi karalıyorsunuz;
    yahu türkiyede tüm öğrencilere ders kitapları bedavadan verilmiyor mu, tablet dahil?
    Macaristana bi git bakalım;
    en son veliler, çocuklarının sınıfta daha rahat oturabilmesi için ” yeni sıra parası” topluyorlardı kendi aralarında!
    Biz de sizin gibilerine şehir hastanelerimizin genişçe ve duşlu odalarını beğendirmeye çalışıyoruz iyi mi?”

    • ben bu yorumda cevap vermeye değecek bir şey bulamamıştım ama madem ısrar ediyorsun,

      dağıtılan tablet derken,
      sayın cumhurbaşkanımız 2 milyonun üzerinde tablet dağıttık dediydi,
      ama dönemin milli eğitim bakanı rakamı 359 bin olarak açıklamıştı.
      hiç doğru bir rakama rastlayamayacak mıyız gayret ne dersin?
      internet altyapımızın içler acısı halini telekom satış rezaleti ile müstakil bir yorumda ele alayım ne dersin?

      bu “sıra parası” bizde de hala toplanıyor milli eğitime bağlı okullarda
      başka pek çok şeyin yanında.
      sen ödemiyorsun galiba?

      çok şükür, sağlık problemim yok,
      şehir hastanelerinin m2 fiyatlarının normal değerlerin çok üstünde yapıldığı iddia edilen genişçe ve duşlu odalarından henüz faydalanmadım,
      bir gün belki,
      o zamana kadar ödemeye devam.
      sonra çocuğum öder,
      sonra torunlarım…

      • Bu hastanelerin duşu varda eskilerinki yokmuydu acaba!?
        Konuyu fazladan yatak sayısı! Üzerinden (ona göre ödeme!) yine matematik hesabı yapmayasın diye başka yöne çekiyor ,
        İşin Garibi hemen ödemeye de razı olmanız!🛌

        • ödemeye rıza değil,
          çocuğum büyüyecek, ekonomiye katılacak, ödüyor olacak… evlenecek, torunlarım olacak hala ödüyor olunacak…
          uzun yıllar alan bir sürece atıf yapıyorum.
          iktidarı değiştirince ödemeyeceğiz, bilakis…

  7. 1 – Sadece son 18 senede , Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki kanunda tam 190 madde değiştiriliyor !
    2 – Aynı süre içinde Siyasi Partiler kanunda ise 30 madde değişiklği yapılıyor !
    Yani seçim mevzuatında bu süre içinde toplam 220 değişiklik yapılmış oluyor !
    Demokratik sistem ve prensiplere inanmayan , dürüstlükten ve samimiyetten yoksun insanların
    artniyetlerine engel olmak mümkün değildir .
    Herkese selamlar saygılar.

  8. Avrasya Araştırma’nın son anketinde erken seçim isteyenlerin oranının yüzde 58.7 çıkması, bu konudaki toplumsal talebin daha da güçlendiğini gözler önüne seriyor.
    Önceki yaza kadar kimsenin gündeminde olmayıp aklından bile geçmeyen erken seçim, aradan geçen zaman zarfında ucundan kıyısından konuşulmaya başlandı. Özellikle CHP ve İyi Parti, konuya sahip çıkarken, bilhassa Kılıçdaroğlu işin çok sıkı takipçisi oldu.

    Erken seçimin dillendirilmesi iktidarı rahatsız etti ve Cumhur ortakları öfkeli tepkilerle red mesajları verdiler. İktidar medyası da konuyu kapatmaya ve geçiştirmeye çalıştı.

    Ama bütün olumsuzluklara ve engelleme, karartma gayretlerine rağmen mesaj yerini buldu. Erken seçim halkın gündemine girdi.

    Önceleri kimsenin dünyasında böyle bir konu yokken, toplumda oluşmaya başlayan seçim talebi yüzde 30’lara ulaştı, 40’ları gördü, gelinen noktada 60’lara kadar dayandı.

    İktidar kontrolündeki araştırma şirketlerinin anketlerinde bile oran 40’ın üstüne çıktı.

    Gelinen noktada iktidar seçim kanununu değiştirerek konuyu en az bir yıl öteleme hesabı yapıyor. Ama bu hesabın tutup tutmayacağını gelişmeler, gidişat ve özellikle muhalefetin izleyeceği politika belirleyecek.

    Evvelce de defaatle ifade ettiğimiz üzere, Millet İttifakına dahil olan ve katılması beklenen partilerin toplu halde seslendirecekleri bir erken seçim mesajı hem kamuoyunda mâkes bulur, hem iktidarı köşeye sıkıştırır.

    Erken seçimi zorlamak için, 13 vekili istifa ettirerek anayasa gereği ara seçimi kaçınılmaz kılma alternatifi de yabana atılmamalı.

    Öte yandan, iktidarın bütün direnmesine rağmen seçim talebinin topluma giderek daha fazla mal olması ve ülkenin erken seçim atmosferine girmesi, süreci iyi yönetme sorumluluğunun artık muhalefete geçtiği yeni bir tablonun ortaya çıktığını gösteriyor.

    Bu tabloda muhalefet dağınık ve kopuk bir görüntü vermemeli; çok sıkı bir irtibat, iletişim ve koordinasyon içinde hareket etmeli.

    İktidara koz ve malzeme verecek hatalardan kaçınmalı; toplumun talep ve beklentilerine cevap verecek politikalar geliştirmeli.

  9. Sayın Koru ,
    Zihin jimnastiğine devam ! Ya HDP ye alternatif bir parti düşünülüyorsa , o zaman bu baraj planlamalarının bir farklı yanı olabilir mi ?
    Bir çok kişi için Erdoğan ın koltuğundan ayrılmayacağı düşüncesi kesin iken , Aksine bir durumun konuşulmaya başlanması tüm hesapları alt üst etmeye yetiyor.
    Milli Gòrüş den gelen temel dinamik , kişisel hesapları bir tarafa bırakarak memleket için en iyisi olanı yapmak olmalı ve umuyorum bu cihette hareket olacak. Sayın Erdoğan büyük bir siyasal risk alarak ihracata dayalı büyüme modeline geçirdi ülkeyi ve bu durum bir çok kişide memnuniyetsizlik yarattı. Çeşmeli Taşucu otoyolu ikinci defadır ihale de yapacak müteahhit bulunamadığı gerekçesi ile üçüncü ihaleye kaldı. Devlet kimseye peşkeş çekilmiyor ancak iş yapacak müteahhitler de para kazanamayacakları işe girmiyorlar. İktidarın sözüne güvenip girdikleri işlerde geçmişte zarar edenler çok oldu. İki taraf da bu durumdan bir şeyler öğrendi. İktidar halkın oyunu almaya devam etmek için hizmet yapmalı. Bu hizmetler de bedava olmuyor ve bazen geri tepiyor. Antalya ya 700 milyon dolar harcandı . Tramway hattı esnafın dükkanı önüne araba park etmesine imkan tanımıyor diye millet gitti muhalefete oy verdi.
    Ankara -Sivas demiryolu hattı açılıyor. Üç tane bakan değişti.Çok zorlu bir işti.Hiç öngörülmeyen maliyetler meydana geldi. Çok uzun sürdü. Şimdi muhalefet dezenformasyon ile bu işi karalamaya çalışıyor. 80 km kısmı eski hat üzerindeymiş. İş yapıyorsa olsun demiyor. Öbür bir mühendis parti liderinin iç göçü hızlandırır dediği gibi söyleyecek bir şey bulamayınca dediği gibi. Yalan her daim kötüdür kısa vadede belki kazandırır ama uzun vadede itibar kaybına ve güvenilirliğin kaybolmasına sebebiyet verir. Müslüman ın gizli ajandası olamaz. Şia ya mahsustur takiyye yapmak. Müslüman ın özü sözü birdir. Diyanet işleri başkanı ile açarsın adli yılı . Anlamaz akılsızlar . Toplumu idare etmek için herkesin başına bir polis koyamayacağına göre ilahi korku unsurları ile yön vermeye çalışırsın. Şefin yanıbaşında ya büyücü ya şaman , ya papaz , ya hamam , ya imam. Sünnetüllahın gereğidir de kime anlatabilirsin ki ?

  10. Ayak oyunlarıyla seçim kazanmaya çalışmak, milli iradeye kumpas kurmaktır!
    Tüm seçimler çift turlu yapılmalıdır, darbe anayasası ve seçim kanunları, baraj uygulaması toptan değiştirilmelidir…
    İtirazı olan?

  11. Seçim barajı düşürülürken ittifaklar için, katılımcı parti sayısına göre artan bir baraj uygulaması da söz konusu idi galiba. Bu durumda mevcut yorumlar pek bi havada kalmış olmaz mı?

  12. oy kaybı yaşayan iktidarların seçim sistemi üzerinde oynayıp, lehlerine olabilecek düzenlemeler üzerinde çalıştıkları bizim gibi ülkelerde sık rastlanır bir durumdur,
    pek bi işe yaramadığı da bilinir.
    seçim barajı mhp nin hilafına % 5 e düşer mi bilinmez, cengiz holdingin şirketlerine vergi indirimi ve kdv muhafiyeti geldiği söyleniyor öte yandan üretim amaçlı doğalgaz tarifesine % 15 zam geldi, bu milli duruşa ve bu zihniyete verilen oyların sistematik düşüşü çok şükür süreceğinden cumhur ittifakının bileşenlerinde seçim öncesi bir ayrılık kararı çok büyük bir anlaşmazlık olmadığı sürece ben beklemiyorum.
    sembolik bile olsa, çıkar gözetmek pahasına da olsa, fazla bir değişiklik getirmeyecekte olsa seçim barajının düşürülmesi bence olumlu bir adımdır. ittifakların olduğu bir sistemde zaten yer alan parti listelerinde temsil edilebiliyor, dolayısıyla düşürülmesinin nedeni karşı blokta yeni ittifaklara zemin hazırlayabilir miyiz telaşı olsa gerek. küçük partilerin birleşip yeni ittifaklar kurmasını destekleyelim karşımızda yekpare bir blok olmasın diye uğraşıyorlar, ama hangi sistem getirilirse getirilsin bu aşamadan sonra oyların karşı bloğa daha çok kaymasına neden olacak görünüyor. sonuçta iktidar bileşenleri sistem gereği her durumda yekpare muhalefet bloğu ile karşı karşıya kalacak yani her türlü muhalefet duvarının altında kalacak demek istiyorum. sistemi kurguladıkları zaman akılda olan akp-chp bloğu olacağı idi, her durumda buradan karlı çıkılacağı düşünülüyordu ama işler planlandığı gibi gitmedi, genelde gitmez, muhalefet chp den ibaret olmadı. bu nedenle istanbul seçimlerinde açık bir şekilde görüldü ki milliyetçilik türküleri hainlik ajanlık öyküleri işe yaramıyor. geriye sadece dinbazlık kartı kaldı, bu seçimde söylemin vatan millet sakarya dan din, ayet, hadise geçeceğini düşünüyorum, ellerinde kalan az bir muhafazakar seçmene yönelik bol bol ayet hadis okurlar diye düşünüyorum, öcalangiller, pekergillerden sonra bu defa adli yılın açılışı gibi artık her yere diyanet başkanını götürürler ona oy toplatırlar sanırsam. zaten imamlar yıllardır oy için çalışmıyorlar mı, diyanet başkanı neden çalışmasın değil mi? umarım “din elden gidiyor” gibi abuk subuk dalgalanmalara meydan verilmez.
    denize düşen yılana sarılır derler bizim buralarda…

  13. CİHAT TAMER

    Dün çok önemli bir olay oldu. Benim daha önceden defalarca uyarı yaptığım, sayın okurların belki ciddiye almadığı konuda. Aslında almalıydılar, çünkü bu konu daha önce başımıza geldi. Hem de çok kanlı bir şekilde bedelini ödedik, ödemeye devam ediyoruz. Bosna da savaştan önce 200 bin karışık evlilikten bahsedilir. Yani Müslüman ve sırplar birbirlerin ile evlenmekte bir beis görmemişler. İkinci çarpıcı örnek “bir sırp ile müslüman arasında hiç bir fark göremezsiniz aynı barda otururlar aynı içki içerler biri hay Allah der öbürü isa aşkına!” derlerdi. Oysa ne oldu, hepsi kimliklerinde müslüman yazdığı için komşuları tarafından kıyıma ve tecavüze uğradılar.
    Dün ölen tiyatrocunun cenazesinde sayın cihat tamer “70 yıldır dinci partiler tarafından yönetiliyoruz onlara rağmen inadına tiyatro yaptık” dedi. Bırakın Erdoğanı, mesut yılmaz, tansu çiller, süleyman demirel hep dinciymiş, Bu adam dinci partilerin egemen olduğu Türkiyede inadına yani baskıya rağmen yıllarca trt dizilerinde oynamış, belediyelerin devletin tahsis ettiği salonlarda oynamış, milyonlarca lira teşvikler almış. Siz gül mü olsun, davudoğlu mu yoksa babacan mı derken adamların size 70 yıllık birikmiş kini katlanarak büyüyor. Memleketin kaymağının yendiği bakırköy ataköy beşiktaş ta bunlar oturuyor. SAhillere bakın bodrum, çeşme alaçatı kimler çoğunlukta.
    Şunu anlayın artık biz tamamen onlardan oluncaya kadar bizi kabul etmeyecekler.

    • Kişisel düşüncem o tiplerin türlerinin son örnekleri olduğudur. Resmi ideoloji Yerli ve Milli’dir. Ve bence bu ideoloji siyaset, sosyoloji, kültür ve sanat vb her alanda ilmik ilmik işlenmektedir. günün konusu seçim sistemindeki değişiklikler de bu ana ideoloji doğrultusunda değerlendirilmelidir.

    • davranisi ve kisiliginizi baskasina gore belirlemek ve ona gore konusmak dusunmek bir muslumanin asla yapmayacagi bir seydir. Anlattiğıniz seyler eziklik psikolojosi iceriyor. musluman alcatida(alacatida olupta senden benden daha iyi musluman olanlar vardir. kalplerin icindeki Allah bilir.) olmayinca muslumanligin eksiklik mi oluyor. sayin hd onlar ve bizler kavramiyla bir yere varamazsiniz. islamiyet in teblig anlayisina uymaz. en iyi tebligde lisan haldir. anlamiyorsa dinlemiyorsa kendisi bilir. Allah katindaki neticesini kabul etmis olur…

    • Halka rağmen halk için!
      Ne birisi birşey yapsın! Ne de halk böyle birşey istiyor!
      Hemde her konuda!
      Yapılamaz mı? Yapılabilir! Ama kaç yıl kaç gün? Hadi 20 yıl olsun! Sonra?
      Herkes herkes gibi değildir. Kimisi adı namı için hayatını sürdürür. Örnekler görülüyor! Bakan bile olsan, gün geliyor kendi onurunu düşünüyor, öne alıyor!
      Ve almadan da bırakacağını sanmam. Böyle durumda olanların.
      Herhangi bir ilçe ismi vererek orada oturanları yargılamak! İnanç bilgisi olan insanlara hiç yakışmıyor🤔
      Bunun yerine boğaz kıyılarında inci tanesi gibi yerleri değerlendirip, niçin tüm Anadolu’nun insanına da bir parmak kaymak! Yedirmeye dair kafa yormuyor sunuz?🙃

  14. Dünyada artık gomonisler faşisler diye uyduruk kelimeler kullanımdan kalktı.
    Vatanının toprağının ülkesinin milletinin aynı dili konuşmanın ortak paydada buluşabilmenin önemini anlamış milyonlar var!
    Suriye lileri Afganları dramı görüpte!…
    Ortak payda! İşte sihirli cümle! Yani oyundışına itilmiş olan daha baştan!..
    (Yapabilseler! İttifak içindeki partilere! baraj getirmek işlerine gelir☺️)
    Halbuki savunulması gereken en ufak parti bile meclise girsin!
    Fakat seçmen ters köşeye yatırır isterse🙃
    Not: siyasetçi politika üretsin diye iş yapsın diye oraya seçiliyor! Şunları yaparken:
    -ekonomi sanayi eğitim iş istihdam uluslararası ilişkiler ve daha neleeer nelerle uğraşırken☺️🙃
    -tekrar seçilebilmek için de uğraşır bazen☺️

  15. 1-İttifaklardan biri devam ederken diğeri dağılırsa dağılan taraf yıkılır.yeni sistem bu.mesela son seçimde MHP yalnız girseydi 20 civarı vekil çıkarırdı. Akpartide vekil kaybederdi.yada tam tersi de doğru.iyiparti seçime tek girse ve barajı aşsaydı 15 vekil çıkarırdı.
    2-Ayrıca MHP seçime tek girse baraj sorunu hiç olmaz.Çok fazla sayıda vatandaş Tayyip bey antipatisi nedeniyle MHP ye oy vermiyor.tek girerse % 10 u çok rahat aşar.ailemden örnek vereyim.ben MHP liyim.eşim akpartili.3 çocuğum var.3 de ülkücü.2 si Ülkü ocaklarında vazifeli.genel seçimde 4 Tayyip bey 1 Meral hanm oyu verdik.2 çocuğumu ikna etmek için neler yaptım.birini edemedim.yerel seçimde 3 Ekrem bey 2 Akparti oyu verdik.MHP tek girsin 5 oy MHP olur.
    3-barajı % 7 ye düşürür ve ittifaktaki her partiye ayrıca uygulanır.denirse yeni kanunda bu iktidara çok yarar.çünkü gp deva yada SP seçime tek giremezler.CHP yada iyiparti listesinden girerlerse çok fire verirler.
    4-yada ittifak sistemi iptal edilir ve MHP adaylarını Akparti listesinden gösterir.(1991 gibi)böyle olursa Akparti MHP bloku % 35-40 ile mecliste çoğunluğu sağlar.çünkü iyiparti gp deva SP CHP listesine dahil olursa çok fire verir.3 veya 4 madde daraltılmış bölgeye geçilirse daha da faydalı olur iktidara.

  16. ittifak ici barajda mhp nin de yuzde 7 takilmasi durumunda oylar kime gidecek. bu durumda MHP meclis disi kalabilir. Risk var…
    secmen tasvip etmesede bazi partilerin baraj alti kalmamasi icin oy veriyordu. barajin dusmesi oy kaymalarina sebeb olacak. cok farkli sonuclar cikabilir. CHP ve İYİ partinin nin oyu artar. HDP ni oyu duser stratejik oylar adresine donecektir. MHP bunu hesap ediyordur. bakalim princ bulgur nasil olacak.

  17. Ben de öyle düşünüyorum. Baraj ittifak içinde yer alacak partiler için düşünülüyor olmalı. Böylece MHP’nin hoşlanmadığı diğer Cumhur ittifakı partileri BBP ve Vatan ve diğer partilerin meclise girmeleri engellenmiş olacak onların getirdiği oylar da AKP ve MHP arasında pay edilecek.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız