Taha Kıvanç Kulis’i: AK Parti trol faaliyetlerini cezalandırmak için yasa çıkarıyor; konu emin elde…

29
Reklam

Bugünkü yazımı da Ankara’dan yazan Taha Kıvanç’ın notlarına bıraktım.

İktidar cephesi trollerden yoruldu ve kendi eliyle kurduğu yapıyı daha fazla taşımamak için uygun bir yol arayışında mı?

Ankara’da böyle düşünenler var.

Biri, “Troller AK Parti’ye bakışı olumsuz etkilemeye başladı, bu da seçimde sandığa yansıyacaktır endişesi parti saflarında yaygınlaştı” dedi.

Trol, woke, cancel culture

‘Trol’ sözcüğü dilimize bir başka dilden girdi, ama zaten dünyanın bütün dillerinde aynı kelime kullanılıyor. İlk kullanıldığı dilde ‘hoşlanmadığı birini ya da bir düşünceyi karalamak için sosyal medya hesabını kullanan kişi’ anlamına geliyor ‘trol’. Bireysel bir uğraş. En çok da sanatçıları hedef alıyor o ülkede trol denen yaratık.

Uğradığı saldırı yüzünden sosyal medya hesabını kapatan sanatçılar -şarkıcılar, artistler- oldu.

Pis, kirli bir iş trol denen kişinin yaptığı…

Reklam

ABD’de ve pek çok Batı ülkesinde yaygın kullanıma girmiş bir başka kelime de ‘woke’; aynı anlamda ‘cancel culture’ deyimi de kullanılıyor.

Trol bireylerin ideolojisi sayılabilir ‘woke’… Trol bireyler beğenmedikleri, hoşlarına gitmeyen kişileri hedef almakla yetinmeyip onlar gibi düşündüğünü varsaydıkları tarihi kişilikleri de karalamaya çalışıyorlar.

Bu yüzden heykeller yıkılıyor, itibarlar aşındırılıyor…

Henüz Türkçe bir ada kavuşmadı ama ‘woke’ tarzı ideolojik yaklaşımlar bizde de varlığını hissettiriyorlar.

Yakın geçmişte, ülkemizin iftihar kaynaklarından sayılması gereken çok yönlü bir değer, kendisine de sorulmadan, en iyi bildiği bir konunun üst kuruluna yerel yönetim tarafından üye gösterilince, yüzlerce trol, kendine özgü görüşlerini serbestçe yazma imkanı sağlayan bir ‘yandaş’ gazetede vaktiyle yazıları çıktı diye, o değerin üzerine gitti.

‘Woke’ usulü…

Kurul şimdi onsuz. Ve bana göre de onsuz olduğu için işlevsiz. Kendisini o göreve layık gören siyasi ve yakınları nedense kararlarının arkasında durmadılar.

Troller ‘woke’ haline dönüştü ve sonuç aldı ülkemizde.

Reklam

Yasal düzenlemenin sahibi, trolleri en iyi tanıyan siyasetçi

İktidar cephesi şimdi bir yasayla trollerin işini zorlaştırmayı amaçlıyor.

Birkaç bakanlığın temsilcileri AK Partili bir yetkili başkanlığında bir araya gelmiş ve çıkartılacak yasa üzerinde son rötuşları yapmış.

Ankara’da konuşulduğunu duyduğum soruyu en başa yerleştirmiştim; “İktidar cephesi trollerden yoruldu ve kendi eliyle kurduğu yapıyı daha fazla taşımamak için uygun bir yol arayışında mı?” sorusunu…

Sorunun temelinde, yasa hazırlığı için yapılan ve devlet memurlarının katıldığı toplantıya başkanlık eden AK Partili yetkilinin partinin sosyal medya gruplarının destekçisi olarak bilinmesi yatıyor…

“Yalan haber ve dezenformasyonla mücadele” amaçlı yasa çıktığında, yasa, en başta, AK Parti ile uyumlu çizgide mesajlar yayınlayan sosyal medya kullanıcılarının çanına ot tıkar…

Konuya ilişkin haberlerde ‘dezenformasyon’ kelimesinin ‘organize, örgütlü, belli bir amaca yönelik içerikler’ olarak tanımlandığı bildiriliyor.

‘Trol’ tanımı bu.

Maaşlı insanlar bunlar.

Attıkları hakaretlerle dolu karalama mesajlarıyla görevlerini yerine getirmiş ve maaşlarını hak etmiş oluyorlar.

Benzerleri Rusya’da biraz daha geniş bir alanda faaliyet gösteriyor. Yalnız Kremlin yanlısı mesaj atmakla görevli değiller; içlerinden bir grup, başka ülkeleri hedef alan saldırılarda da görevli. 

ABD’de 2016 ve 2020 seçimlerinde Rus trollerin sonucu etkilemeye çalıştıkları istihbarat raporlarına geçti.

Rus troller Almanya ve İtalya seçimleri öncesinde de rol aldılar.

Dil bilmeleri de gerekmiyor trollerin. Kendi dillerinde yazdıkları metinler ‘Google Translate’ aracılığıyla hedef kitlenin diline çevriliyor ve o ülkede yaygın isimler arkasına saklanan troller sosyal medya mecraları üzerinden saldırılarını gerçekleştiriyorlar.

Yerli ve milli trollerimizin kollarının başka ülkelere uzandığını duymadım.

Resmi ve kurumsal bir mekanizma, yani RTÜK

Trollerle mücadele etmek üzere ‘resmi ve kurumsal bir mekanizma’ oluşturulması öngörülüyormuş.

RTÜK benzeri.

Belki sosyal medya da RTÜK’ün gözetimine verilebilir. Neden olmasın…

‘Organize, örgütlü, belli bir amaca yönelik içerikler’ ile yürütülen ‘yalan haber ve dezenformasyon’ faaliyeti yasayla getirilecek yüksek cezalarla engellenecek.

Fazla uzağımda olmayan birisi, şu yakınlarda, “AK Parti muhalefete düştüğünde kendisini zora düşürecek altyapıyı şu sıralarda kendi eliyle kuruyor” görüşünü dile getirmişti. Bu da onlardan biri ve daha muhalefete düşmeden iktidardayken kendisine hizmet edenleri cezalandırmayla sonuçlanacak bir yol açıyor AK Parti.

Troller -hiç değilse bir bölümü- bunun farkında ve hazır AK Parti henüz iktidardayken kendilerine daha farklı bir iş arayışına girmiş durumdalar. Öyle anlaşılıyor.

Ankara siyasi çevrelerinde konunun ele alınışını işitince bayağı şaşırmıştım. Trolleri cezalandırmak için yasa çıkartmak ve bu görevi AK Parti’nin sosyal medya kadrosunun denetiminden sorumlu bir siyasinin ihtimamına teslim etmek bana ters görünmüştü.

“Kurtulmak istiyorlar” gerekçesini o yüzden makul buldum.

[Bir son not: Facebook bazı ülkelerden gelen şikayetleri dikkate alarak katılımcılarının siyasi içerikli katkılarını kısıtlamayla sonuçlanacak tedbirleri kendisi almaya hazırlanıyor. ‘Woke’ FB’ta da sonuç alacağa benziyor.]

ΩΩΩΩ

Reklam

29 YORUMLAR

  1. Didem hanım “…41 ülke arasında Macaristan’dan sonra en kötü durumdaki ülke oldu.” gibi entellektüel derinlikli bilmem ne listeleri paylaşıyorsunuz ama ab üyesi herhangi bir ülkenin sefaletine bakıp yine kendi ülkenizi karalıyorsunuz;
    yahu türkiyede tüm öğrencilere ders kitapları bedavadan verilmiyor mu, tablet dahil?
    Macaristana bi git bakalım;
    en son veliler, çocuklarının sınıfta daha rahat oturabilmesi için ” yeni sıra parası” topluyorlardı kendi aralarında!
    Biz de sizin gibilerine şehir hastanelerimizin genişçe ve duşlu odalarını beğendirmeye çalışıyoruz iyi mi?

  2. Bir haberde bende! Trump’ın Başına gelenler AKP ve ak troller’ın başına geleceği için AKP onu engeleme oyunu oyniyor. Çünkü her dilede insanlar Miliyonlarca AKP’i ve ak trolleri Twitter’şikayet ediyirlar ve engelliyorlar.
    Devamını yarın.

  3. Metropoll Araştırma’nın son anketine göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görev yapma tarzını onaylayanlar yüzde 38’e inerken, onaylamayanların oranı yüzde 51.5 seviyesine yükselmiş.
    Bu sonuç, tek adam rejiminde partili cumhurbaşkanının uygulama ve söylemleri ile ortaya çıkan tablonun toplumca benimsenmediğini ve kabullenilmediğini gösteriyor.

    Milletin birliğini temsil makamından sâdır olan partizanca tavırlar, ayrıştırıcı, dışlayıcı ve kutuplaştırıcı söylemler halkı rahatsız ediyor.

    Çok parlak vaadlerle sunulan tek adam rejiminin uygulamada ülkeyi her alanda derin kriz ve sıkıntılara sürüklemesi de yoğun bir itiraz ve tepki birikimini beraberinde getiriyor.

    Bu hal, Erdoğan’ın birilerince o çok güvenilen ve adeta sihirli değnek gözüyle bakılan karizma ve popülaritesini eritiyor, aşındırıyor.

    AKP’nin sıkıntıya girip inişe geçtiği dönemlerde Erdoğan’ın sahaya inip durumu tersine çevirdiğinden dem vuranların artık bunu savunmalarının hayli zorlaştığı bir noktadayız.

    Çünkü herşeyin kendisine bağlanmış göründüğü tek adam rejimiyle birlikte, bütün olumsuzlukların faturası bizzat ona çıkarılıyor.

    15 Temmuz sonrası, en yakın yol arkadaşlarını dışlayıp tasfiye ederken, yanlış ortaklarla yola devam etmeyi tercih etmek suretiyle, bu noktaya gelişini kendi elleriyle hazırladı.

    Kurulan dayatma ittifakıyla, hak ve hürriyetleri alabildiğine kısıtlayıp görülmemiş hak ihlallerine ve inanılmaz mağduriyetlere yol açan OHAL rejimiyle milyonlarca insanın canı yakılırken, etrafı, gerçekte kuyusunu kazan kadrolarla kuşatıldıkça toplumdan ve gerçeklerden koptu, tecrit oldu ve yalnızlaştı.

    Halk desteğindeki hızlı erimeyi durdurmak ve tersine çevirmek için yapılan atraksiyonlardan da sonuç çıkmadı.

    Belli ki, telâş fena halde bacayı sarmış.

    Ama artık ne yapsalar boşuna…

  4. Didem hanım en azından hesap kitap işlerinden anlıyor diyordum ama bu rakamların neresi sorunluymuş biraz açar mısınız?
    “isparkın zararı çok daha önemli tabi ama
    temmuz ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 51,3 artarak 2 milyar 827 milyon dolardan, 4 milyar 278 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2020 Temmuz ayında yüzde 84,0 iken, 2021 Temmuz ayında yüzde 79,3’e gerilemiş.”
    Neyle neyi ve nasıl kıyasladığınızı da (yani geçmişe veya komşu/benzeri ülkelere nazaran) belirterek lütfen…

  5. Bir kişi yada parti fazla iktidarda kalınca böyle despota dönüşüyor işte. Demokrasinin güzel tarafı da bu zaten. Diktatörlüğe heveslenenleri erkenden gönderebiliyorsunuz. Ancak halkın da bilinçli olup bu hamleyi zamanında yapması gerekiyor. 2015 seçimlerinde bu basireti gösterdi halkımız, ancak dikta heveslileri halkın iradesini eğip bükerek yollarına devam ettiler buraya kadar. Ancak bundan sonrası yokuş aşağı. Yiyici takımının bütün foyası çarşaf çarşaf ortaya çıktı. Şimdi gidişlerini izliyoruz. Troller de trol yasaları da onları kurtaramaz. Abbas yolcu …

  6. akp nin fonladığı aktrollere seçime kadar fazla sorun çıkacağını sanmıyorum olsa olsa kalitenin aşırı düşmesinden bol bol . kalitenin düşmesi de onların suçu değil, arkasında duracak bir dava, savunacak bir hal mi bıraktılar trolcüklerine. hamaset ve cehaletle saldırmak dışında bir seçenekleri kalmadı maalesef.
    kurulacak sosyal medya başkanlığı ile dezenfarmasyon yayanlar denetlenecekmiş.
    akp iktidarında böyle bir kurum tarafsız olabilir mi? binlerce trol elinde bulunduran, milletin parasıyla medyanın %90 nını fonlayan akp bu kurumla kendi ordusuna mı ceza verecek yoksa muhalif medyaya mı?
    halk tv kablolu yayına giriş izni alamıyor bu ülkede.
    dezenfarmasyon nedir?
    akp ye yönelik her türlü eleştiriler, ifşaatlar, suçlamalar olmasın.
    ifade özgürlüğü engelli web rapaoruna göre, türkiye de erişim engeli getirilen haberler akp li yöneticilerin, bakanların, kamusal figürlerin hakkındaki bazı haberler, yolsuzluk iddiaları, ifşaatlar…
    kişilik hakları ihlal ediliyor gerekçesiyle engelleniyor.
    ifade özgürlüğü dezenfermasyon adı altında kim vurduya gideceğe benziyor yeni yasayla…hukukun guguk olduğu, yargının, adaletin olmadığı bir ülkede düzenleme yapmanın ne anlama geldiği son derece açıktır. kendinden olmayan her sesi hain, ajan, terörist, dış güçler olarak suçlayan bir zihniyetin düzenlemesi de sağlıklı ve doğru bilgiye, şeffaflığa hizmet edebilir mi?

    hukukun üstünlüğü endeksinde türkiye afrika kabile ülkelerinin biraz önünde.

    türkiye, 2010 yılında nitelikli eğitime erişimde 102. sıradayken, 2020 itibarıyla 118. sıraya düştü. Öğrencilere yüksek kalitede, eşitlikçi ve verimli bir eğitim sunabilmede türkiye, 41 ülke arasında Macaristan’dan sonra en kötü durumdaki ülke oldu.

    163 ülkenin temel insani ihtiyaçlar, iyilik hali ve fırsatlar üzerinden değerlendirildiği Toplumsal İlerleme Endeksi’nde Türkiye 92. sırada yer alarak son bir yılda 20 sıra geriledi. Ayrıca 39 ülkenin emeklilik sistemlerinin yeterlilik, sürdürülebilirlik, sağlamlık kategorileri üzerinden değerlendirildiği Küresel Emeklilik Endeksi’nde de Türkiye sondan üçüncü sırada yer aldı.

    Dünya Sefalet Endeksi’nde 96 ülke arasında Türkiye Ekonomisi, 2020 tahminlerinde 4. sırada yer aldı. Türkiye; AB, OECD, G20 ülke gruplarında en yüksek enflasyona sahip ülke konumuna geldi. Dünya ülkeleri sıralamasında da 190 ülke arasında en yüksek enflasyona sahip 15 ülke arasına girdi.

    İşsizlik bakımından dünyanın en kötü 20 ülkesinden biri olan Türkiye, genç işsizliği bakımından ise dünyanın en kötü 35 ülkesinden biri oldu. Gelir adaleti bakımından Türkiye içerisinde Meksika ve Şili ardından sondan 3. sırada yer aldı.

    isparkın zararı çok daha önemli tabi ama
    temmuz ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 51,3 artarak 2 milyar 827 milyon dolardan, 4 milyar 278 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2020 Temmuz ayında yüzde 84,0 iken, 2021 Temmuz ayında yüzde 79,3’e gerilemiş.
    nerde kalmıştık?
    tamam, hatırladım,
    sosyal medya düzenlemesi diyorduk….

    • Didem hanımın uzunca yorumunda aynı kelime farklı şekillerde sürekli yanlış yazılmış;
      bu dil kursları ne işe yarıyor acaba?

      “kurulacak sosyal medya başkanlığı ile dezenfarmasyon yayanlar denetlenecekmiş.”

      “dezenfarmasyon nedir?”

      “ifade özgürlüğü dezenfermasyon adı altında kim vurduya gideceğe benziyor yeni yasayla…”

      Tesadüf eseri olsun bi kez de doğrusunu yazamaz mısınız didem?

      Hayret, doğru yazımı sayın yazarın ifadelerinde buldum:
      “Konuya ilişkin haberlerde ‘dezenformasyon’ kelimesinin ‘organize, örgütlü, belli bir amaca yönelik içerikler’ olarak tanımlandığı bildiriliyor.”

      Bir harf öğretene 40 yıl, artık kaç yıl kölem oluyorsunuz size kalmış?
      Sayısalınız iyi nasılsa:)

      • özel isimlere yapılan unvan ve lakaplar, saygı sözleri de büyük harfle yazılır,
        Didem hanım değil,
        Didem Hanım gibi.
        ödeştik sanırım…
        ne yapalım, artık o harf yanlış, bu ifade doğru tartışalım artık,
        pek bi çaresiz kaldın sanki…
        belki sen de yerini daha genç, daha sağlıklı,
        ve kesinlikle çok daha zeki birilerine bırakmalısın,
        yeni argümanlar ileri sürebilecek,
        yeni espriler bulabilecek,
        daha entellektüel karşılıklar üretebilecek birilerine…
        ne dersin?(●’◡’●)

    • Karşılaştırmaların hep ak parti dönemi. Ak partiye çakacaksan 2001 öncesi ile kıyasla. Ha 20 yılda tabi değişecek diyorsan göreceli rakamlar değişmez. Çünki herkes gelişiyor sonuçta.

      • değerli yorumcu arkadaşım hd,
        elbette karşılaştırmaların hepsi akp dönemi,
        ama hangi akp???
        akp ye çakmak istersem kendi içinde iki döneme ayırır, kurucu üyelerin olduğu ilk yıllarda değişen, gelişen, yükselen rakamlara yer verir, kurucu üyelerin trenden atladığı ya da atıldığı zamanı takip eden yıllarda ise rakamların nasıl bu kez aksi yönde sistematik olarak gerilediğini, düşüşe geçtiğini hatta çöküşe yöneldiğini kıyaslardım.
        bizi bugün yöneten akp, 2001 öncesi rakamları değiştiren, ülkeyi geliştiren akp değil, 2001 öncesi rakamlara düşürmek üzere olan akp…

        yorumlarımda pek çok analize yer veriyorum, ülkelerle kıyaslama yaptıklarımdan, 2001 önceki rakamlara kadar… ben bunlara pek çok kez yer verdim zaten, yorumlarımı düzenli okuyorsan o zaman geçmişte bunlara yer verdiğimi hatırlıyor olman lazım yok düzenli okumuyorum, denk gelirse göz gezdiriyorum diyorsan doğal olarak çok şey kaçırıyorsun.

        • Biz kısaca 17-25 öncesi akp 17-25 sonrası akp diyoruz. Esasen 17-25 sonrası akp de iki başlıkta incelenmeli; 17-25 sonrası koltuk derneği kullanımına kadarki akp ve koltuk değneginin dinlenerek akp politikalarını belirlemeye başladıktan sonraki akp. Son cümleyi de iki başlıkta incelemek mümkün; koltuk değneginin akp politikalarının içine nüfuz ettiği dönem ve koltuk değneginin seçim barajı dahil önemli kararları dikte ettiği dönem. Ve artık en son olarak koltuk değneği dönemini tek başlıkta ele alabiliriz. Seçimlere kadar koltuk değneği dönemi.

  7. TROL- LEY

    Önce de yazmıştım, sosyal medyayı elinde bulunduran mecralar sonunda ticari kuruluşlar. Hatta baya büyük kuruluşlar. Yazar yerli milli diyerek dalga geçmiş ama bu şirketler kendi ülkelerinde istihbarat ve devlet yetkilileri ile sıkı ilişki içinde. Ülkesinde canı tehlikede olan, aç kalan bir mülteci sınırdan girdi diye kıyameti koparanlar dijital sınırları açıp ülkelerinde cirit atmasına, maniplasyon yapmasına, sosyal algı oluşturmasına hiç sesini çıkarmadığı gibi hükümet ses çıkaracakmış gibi olduğundan “hürriyetimiz elimizden gidiyor” diye cıngar çıkarıyorlar. Emparyalist ülkelerin kapitalist şirketlerinin bu ticari faliyeti nedense 68 lerde taksim gezisine çıkan uyuz iki üç amerikan askerini kovaladık diye 50 yıldır kendilerini kahraman olarak pazarlayan solcuları hiç enterese etmiyor, etmeği gibi utanmadan savunuyorlar.
    Trol meselesine gelince; Bu gün en büyük trol grubu ibadet aşkıyla yurtdışından yurt içinden sahte, kemalist vs hesaplarla alanı maniple eden Fetöcüler oluşturuyor. Onlardan sonra gerçekten başarılı çalışmaları ile göz-gündem dolduran Ajansla çalıştıklarını itiraf eden Ankara ve İstanbul belediye başkanlarının trol orduları geliyor. Maaşlı trol grubuna örnek olan bu iki gruptan Ankara grubunu daha başarılı buluyorum. Trilyonarca lirayı cemaatlere yandaşlara peşkeş çekmekten kurtardığını söyleyen, binlerce arabayı israf diye yenikapıya yığıp belediyeyi katirilyonlarca israftan kurtaran, milyar dolarlık arıtma tesislerini gerek olmadığı ortaya çıkınca son anda iptal eden yaprakların alkışladığı imamoğlu bunlar yetmez miş gibi ekmeğe, otobüse suya zam üstüne zam yaparak belediye bütçesini amerikan bütçesininden daha büyük hale getirmesine rağmen hiç bir yatırım yapmayarak topladığı bu paraları ne yapıyor dersiniz.
    Yakında bitecek bir doktora çalışmasının ortaya koyduğu gibi sosyal medyada yer alan trol yapılanmasının sadece %20 si iktidar yanlısı. %80 i muhalefeti destekliyor. Bunun kendiniz evinizde yapacağınız basit bir deney ile de ispatlayabilirsiniz. herhangi bir başlık altındaki yorumları sayınız.
    Neyse sayın yazar bu gerçekleri çok iyi bildiği halde trollüğü ak partiye yamaması trollerin başarısını gösteriyor.
    Hayvanlar dünyasınıda yenmek ve yenilmek geçerli insanlar dünyasında da tanımlamak veya tanımlanmak.

  8. Beğenilmeyen her yorumcu TROL oluyor nedense .
    At gözlüğü ile bakıp futbol takımı tutar gibi parti tutulursa
    olacağı budur.
    Otobüsü arkadan ittirsen de İstanbulun bütün sokaklarını
    haraca bağlayıp tek girdisi eleman maaşı olan İSPARk taki hamuduna
    kadar götürmeyi yazsan da Trolsun yazmasan da trolsun .
    bırakın bunları seçim diye diye memleketi seçime götürüp uçurumun
    altına itilecekler .Kimsenin kurtuluşa dair çözüm üretmesi yok sadece
    isim aranıyor.

    • Ahmet bey “Kimsenin kurtuluşa dair çözüm üretmesi yok sadece
      isim aranıyor.” buyurmuşsunuz da;
      tam olarak kimden ya da neden kurtulmaya çalıştığınızı da kısaca açıklarsanız belki size yardımcı olabiliriz, ne dersiniz?

      • Sn Gayret 20 yıldan beri kötünün iyisiyle yönetiliyoruz.Bunu herkes kabul ediyor.Simdi tek tek hataları yanlışları saymiyayim.En büyük endişem beterin beteri ile karşılaşmak.İBB de bunu gördük ve yaşıyoruz.Mazallah iktidara gelseler aman Allahım düşünemiyorum.Baska bir gün hataları ve yapılması gerekenleri yazarız.

  9. Bir gün evdeki elektrik süpürgemiz bozuldu ; makine , çalıştıktan biraz sonra , gürültüsü kısılmaya başlıyor ve boğuluyormuşcasına giderek azalıp stop ediyordu.
    Haliyle , uzun yıllardan beri tanıdığım ve bu tür işlerimizi yapan ustamıza götürdüm , arızası hakkında bilgi verdim , bir çayını içtikten sonra ayrıldım.
    Birkaç gün sonra , işin biteceğini söylediği günde tekrar ziyaretine gittim.
    Makineyi iki kere çalıştırıp sağlam olarak teslim ettikten sonra arızasının ne olduğunu sordum ; kömürünü değiştirdiğini bir de bakım ve temizlik yaptığını söyledi.
    Eve gelince , hortumunu da takarak makineyi çalıştırmak istedim ; hayret, aynı arıza devam ediyordu !
    Doğrusu bu tuhaf duruma ilk anda bir hayli şaşırmıştım ; makineyi bu sefer hortumsuz çalıştırdım , gayet güzel bir şekilde çalışıyordu !
    Kısa bir değerlendirmeden sonra sorunun hortumda olduğunu anladım , düzgünce uzatarak içine baktım ; evet, hortumun kıvrılan bir yerinde uzun yıllar boyunca biriken toz yumağı sertleşmiş ve orayı kapatmıştı !
    Bir şekilde o toz yumağını temizledikten sonra makinemiz pırıl pırıl çalışmaya başlamıştı .
    Hayatım boyunca doğruluktan ve samimiyetten yana olmayı kendime şiar edindim .Zaman zaman ufak tefek bazı sıkıntılar yaşasam da bu tavrımdan asla vaz geçmedim.
    Ve en önemlisi de yalan dolanın ve samimiyetsizliğin , olayların doğal akışına aykırı olması nedeniyle mutlaka bir gün bir yerde ve bir şekilde ortaya çıktığını hep gördüm , hep gözlemledim.
    Dürüstlük ve samimiyet bence insanın en büyük meziyetidir ve hiç de zor değildir ; herkese tavsiye ederim!
    Selamlar ve saygılar

  10. Troller konusunda iyimser görüşler olmakla birlikte evladı iyal meselesi bu kadar trol networkü kurup bunu İzmir’in dağlarına taşlarına emanet edip sonra lağv etmek kolay değildir. Bu trol networkün ilk whistle blower olan @FıratErez bu network ile yollarının nasıl kesiştiği sonra nasıl pelikan yaylasına terfi ettiğini parti genel merkezinde nasıl bir sosyal medya yapılanması oluşturulduğunu anlatmış ve zaman içinde bu yapılanmanın neye evrildiğini de itiraflarını tamamlamıştır. Bu ilk içerden ifşaat aysbergin görünmeyen kısmını göstermiş ve o güne kadar bu işler Potus’un bilgisi dışında diyenler bile ikna olmuşlardı. Her trol işini kaybedince şanslı azınlıkta olup AA veya TRT bünyesine almak mümkün değil, bir kısmını da özel kalemlere tıkıştırsan zaten oralar oflu, maçkalı, beşikdüzlü dava gençleri ile silme dolu, belediyeler desen müteAkit beslemekten müflis o zaman işini kaybedecek trolden korkmak lazım, kaldı ki mafya networkü içinde ki bir tenzili rütbe ve itibar suikastı sonrası evladı iyal belasına dünyayı yakan Sedat Peker’in ifşalarını ahali daha sindirememişken blog veya Utube kanalı açıp trol çirkefinin iç yüzünü açıklayacak üç beş kafası atmış trol artık nasıl etki eder bilinmez. Maalesef bu seyirlik için sezon finali yaklaşıyor ve hızla geliyor gelmekte olan ve tabi büyük bir umudun tükenişi ile birlikte fecri kazib, yerini fecri sadıka bırakıyor. Teemmel

  11. Bence, Mert sandığa sahip çıkan , liyakat sahibi sözü, özü doğru biri olmalı o da Ekrem İmamoğlu.

    Ekrem İmamoğlu,istanbul seçimlerinde 150 Anket yaptırmış %0.5-1 kendi hep önde çıkmış.
    bu küçük oran sandık hilesi ile AKP öne geçeceğini bildi.

    Olay şöyle kurgulandı Sonuçları tek bildiren ve AKP’nin kontrolunda olan A.A ajanı seçimde Binali yıldırımı farkla önde gösterip karşı tarafı psikolojik olarak ezip, ümitsizliğe kapılan karşı taraf sandıkları terkedip farkı lehlerine çevirmek istediler başaramadılar;

    Ama önceki belediye seçimlerinde bu olayı Ankarada yaptılar başardılar. Mansur yavaş öndeyken Gökçek, Abisini çağırdı Daha sonra trafoya kediler girerek Ankarayı Melih gökçek kazandı.

    Ekrem imamoğlu o gece sandık görevlilerini sandığa sahip çık diye psikolojiyi güzel yönetti. Hatta Binalı yıldırım kazandığını açıkladılar İmamoğlu tekrar sandıkları tekrar terketmeyin diye açıklama yaptı. CHP Merkezine Anadoludan gelen mühürlü oy oranlarını devamlı o gece hiç uyumadı sürekli açıkladı. Tabiki CHP’de oylar geç açıklanması A.A imkanları ve sistemi yoktu sabah herşey ortaya çıktı.

    Her partiye derin devlet adamları sızmış. Cumhurbaşkanı seçimindede Erdoğan %1-1.5 gerideydi alamıyordu Muharrem ince o gece ekrana bile çıkmadı sandığa sahip çıkmadı. O zaman garip bir şeyler döndü.

    Millet partisi Nasıl Aday belirliyecek,

    Kılıçdaroğlu bahsettiği özelliklere göre 3-4 aday söyleyecek İyi partide 3-4 aday söyleyecek Anketlerde önde olan aday olacak.

    Bana kalırsa AKP seçime bile girmeden dağılacak.

    • Mevcut yönetimi gördük iş yapmıyor , ihaleleri yandaşına veriyor vs. vs .Kabul peki IBB yeni yönetimi yani İmam oğlu büyük ümitlerle geldi.Bir istanbullu olarak hizmetini dört gözle bekledik. Samimi yazıyorum herhalde başarısızlığını istemek için piskopat olmak gerekir. mesela neden trafik sorunumun çözülmesini istemiyeyim . Neden caddelerden toplanan haraclar halkın hizmetine sunulmasını istemiyeyim.Onun başarısız olması İstanbul un kaybetmesi demek .
      sadece google girin ve ispark için söylediklerini dinleyin sonra da İsparkın 100-200 milyon zararını açıklayın .Sizce bu şahıs ülkeyi yönetebilir mi ?

      • AKP zamanında zarar ediyordu neden mevcudundan çok işçi çalıştırması ve yapılan işe göre çok maaş bağlanması. İmamoğlu vicdanlı biri mevcudu azaltması gerekir

  12. TROL-TETİKÇİ
    Bana göre trollerin özelliklerini buradan daha önce sıralanmıştım. Hatırlayabildiklerim:
    1- Trolün paylaştıkları kendi düşüncesi değildir: Bir kişi fanatik olabilir.Bu onun trol olduğu anlamına gelmez. Fanatiğin düşüncesi yanlış olabilir. Ancak paylaşımına kendi inanıyordur. Yani samimidir. Trol kendi inanç ve düşüncesinin tam tersi paylaşımlarda da bulunabilir. Yani herhangi bir net düşünce sistemi de yoktur.
    2- Troller parasal olarak ta, paylaşım içerikleri olarak ta bir merkeze bağlıdırlar.
    3- Troller kendilerine ulaşılmasını engelleyen önlemler almışlardır. Yani sahte isim ve hesaplar üzerinden paylaşımda bulunmaktadırlar. Yani kendi üzerlerine kayıtlı olmayan numaralar kullandıkları gibi kullandıkları cihazlarında da faturaları kendi adlarına kesilmiş değildir.
    Yani bir trolü yetkili bir makama gidip şikayet etseniz gerçek kişiye ulaşamazsınız.Zaten bunun rahatlığıyla her türlü itibar suikastını yapıyorlar.
    Şu anda zaten gerçek kişiye ulaşma niyetinde olan bir makam yada yetkili de bulamazsınız.Zira ülkemizdeki trollerin tamamı yandaş.
    İktidarın trollerden kurtulma gibi bir niyet yada düşüncesinin olduğuna zerre ihtimal vermiyorum.
    İktidar”trol yaftası” kullanarak muhalif sesleri susturma derdinde.
    Yani yasayı hazırlayanlar, sadece kendilerini ve isimlerini fâş etmiş troller.

  13. “AK Parti muhalefete düştüğünde kendisini zora düşürecek altyapıyı şu sıralarda kendi eliyle kuruyor” görüşünü dile getirmişti. … muhalefete düşmeden iktidardayken kendisine hizmet edenleri cezalandırmayla …”
    Görüşünü şu şekilde zenginleştirmek yanlış olmaz:
    Düğünde atılan silahın yorgun mermisinin düğündekilerin başına düşme ihtimali yüzde kaçtır sizce🙂
    Yada balkonda senin mütlu gününü balkonundan da olsa! İzlemek isteyen komşun, belki akrabanın hatta çocuğunun kafasına isabet eden serseri kurşun!
    Yurtdışından yarın trol ordusunun düzensiz göçmenlere ulaşamayacağını garantisi!?
    Bakanların bürokratların hatta devlet bankalarının (belkide borsanın) hedef! Alınmayacağını garantisi kaç DAKİKALIKTIR acaba!???
    Yapılan işleri geniş düşünelim. Rtükte gereklidir diyabette, ihale başıda üniversite başıda.
    Denetimdir asıl önemli olan burada (bu kurumların da hesap verebilir! -meclise!- olmasıdır asıl olan belkide!).
    Tedbir Türk halkının olmazsa olmazıdır!

  14. Son zamanlarda İstanbulda otobüs kaktırma ittirme olayları oluyor. Yolcular İETT otobüslerini bozulmalardan dolayı arkadan var gücü ile itiyor görüntüleri her yeri sardı.
    Herhalde, bundan etkilenen Meral Akşener, Ekrem İmamoğlunu Fatih Sultan Mehmet’ e benzetmiş. Yoksa niye benzetsin. Eli arkasında Fatih türbesini  gezmesinden dolayı değildir herhalde.  Yoksa yoksa Kılıçtaroğluna gönderme mi yapıyor  ne.

    • -Fatih,
      -Karadan itilerek haliç’ e indirilen gemi cikler!
      -Şimdide arkadan itilerek benzinden tasarruf yapmak isteyen İmamoğlu!
      -okçuluk derneği var bildiğim kadarıyla, senin sayende birde at çılar derneği kurdurup bindireceksin bu gidişle🐎

  15. Yalan olan hiçbirşey sahicinin yerini tutmaz. AK partinin de artık bu trollerden kurtulması lehine olacak. Hem Ak partinin hem de Türk siyasetinin lehine bir durum. Ağzı bozuk troller Ak partiyi savunmaya çalışırken ettikleri hakaretlerle eğitimli, şehirli kitleyi uzaklaştırıyorlardı. Bu gayretli arkadaşlara yolun sonu göründü nihayet

  16. Şu an AKP Dünya Cahalet rekoru’nu elinde tutuyorsa bunu AK Troller’ıne borçlu.
    Bu rekorTarihin Kar sayfalarına havuzun tertemiz yalan ve iftira mürekkepleri ile yazıldı. Gelecek nesiller trolleri , havuzu ve Taptıklarını hiç unutturmiyacaklar.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız