Bir devin çöküşü: Apple hisseleri yere serildi. Peki bu bizi neden ilgilendiriyor?

24

Bir yakınım, ben ne zaman “Bunca yıl Apple’ın ürettiği cihazları alacağıma o paralarla şirketin hisse senedi alsaydım, şimdi çoktan dolar milyoneri olmuştum” anlamına gelen latifeli cümleler sarf etsem, beni “Bekle ve gör” diye uyarır.
Dediği şudur: Apple bir çok ürünüyle ilk olmayı başardı ve bunun sonucunda dev bir şirket halini aldı. Hisse senetleri bu sayede çok değerli. Ancak artık eldekilerden farklı yeni bir cihaz üretemiyor ve eski ürettiklerini yenilemekle yetiniyor. Düşüş yakındır.

Apple hisseleri çöktü

“Yakındır” dediği dünmüş. Bir gün öncesine kadar 207.39 dolardan işlem gören Apple hisse senedinin değeri dün birkaç saat içerisinde 142.64 dolara geriledi. Uzmanlar “Orada da durmaz, bir miktar daha aşağıya iner” diyor ve 135 dolar direniş noktasını gösteriyor.
Geçen yılın ortalarında pek çok ülkenin milli gelirini sollayarak 1 trilyon dolar değerine ulaştığını duyuran dev teknoloji şirketi, dün, bir günde o rakamın 75 milyar dolarını yitiriverdi. Vaktiyle ilan edilen değerinin yüzde 38’ini kısa sürede kaybetmiş görünüyor Apple
Hayatın akışını değiştiren icatların şirketidir Apple. ‘Akıllı’ denilen cep telefonları ilk onun tarafından 2007 yılında piyasaya çıkarıldı. “O olmasaydı ben ne yapardım?” diye hep düşündüğüm iPad sadece 7 yıl önce piyasaya sürüldü. Her yıl bu icatlarına birkaç yeni özellik daha katarak milyarlarca dolarlık kârlar elde etmeyi başardı şirket.
Bu yazıyı burasına kadar okuduktan sonra şöyle bir arkanıza yaslanarak şu gerçekler üzerinde düşünmenizi istiyorum: Bu sitenin okurlarının küçük bir bölümü evinde veya işyerinde masanın üstünde bulunan bilgisayardan yazımı okuyor; çok büyük bir bölümü ise muhtemelen sizler gibi tabletinden veya akıllı cep telefonundan yazıma ulaşıyor. Aynı cihazlar sayesinde dünya ve Türkiye olaylarını meydana gelmesi üzerinden fazla bir süre geçmeden öğrenebiliyorsunuz. Sosyal medya kullanımı cep telefonları ve tabletler sayesinde gerçekleşti. Bankalar onlar sayesinde hemen bütün işlemleri internet üzerinden gerçekleştirme imkanına kavuştu. Apple‘ın ürettiği akıllı saatler yalnızca haberlerle sizler arasındaki mesafeyi daha da kısaltmakla kalmıyor veya günde kaç adım attığınızı, kaç kalori harcadığınızı söylemiyor, kalp atışlarınızı kontrol edip sağlığınızın tehlikeye girdiğini sezdiğinde en yakınınızı telefonla arayıp uyarabiliyor da…
Sizler öylesiniz de bizler farklı bir durumda mıyız? Çıktığından beri tablet kullanıyorum. Evde-işte masanın üzerinde duran bilgisayarım ile uyumlu olsun diye Apple ürünü iPad‘i tercih ediyorum. Büyük boyu (12.9 inç olanı) piyasaya sürüldüğü ilk günden bu yana da, gittiğim yere sadece onu götürerek günlük işlerimin bütününü yerine getirebiliyorum.
Örnek olsun diye yazayım: 10 gündür İstanbul dışındaydım ve sadece tabletimle yazımı yazıp bu siteye yerleştirdiğim gibi, OcakMedya haber sitemizin günlük işlerini de yine onunla görebildim. Bir toplantıya katıldığımda, telefonumun sesini kıssam bile, kolumdaki saate gelen mesajlardan her türlü gelişmeyi takip edebiliyor ve hiç sesimi çıkarmadan sorulara cevap verebiliyorum.
Ne büyük nimet…
İşte bu sayede Apple 1 triyon dolarlık şirket olabildi; hayatımıza kattığı değer sayesinde…
ABD/Cupertino’da icat etti, Çin’de üretti, dünyanın dört bir tarafında açtığı mağazalarda sattı…
Şimdi, Çin ile ABD arasında çıkan ticaret savaşının kurbanı olduğu için para kaybediyor; şirket yöneticilerinin iddiası bu.
Yakınım ise, “Hayır” diyor ve ekliyor: “Telefon, tablet ve saat sonrasında yeni bir icat yapamadığı, sürekli yeni özellikler kattığı ürünlerde de yapabileceği fazladan bir özellik kalmadığı için yolun sonuna geldi.”
Birkaç yıl önce satın alarak kullanmakta olduğunuz iPhone ile birkaç hafta önce çıkan en son iPhone arasında tek önemli fark, yenisinin eskisinden hayli pahalı oluşu…
Trump‘ın açtığı yol ülkeye birkaç yıl daha hakim olursa, ancak özgürlük şartlarında mümkün olabilen yeni icatlar yapma özelliğini bütünüyle kaybedebilir ABD.

Ya biz ne haldeyiz?

Konunun bizim için önemli yönü şu: Bir şirket Apple. Dünyanın en akıllı ve zihni en açık mühendislerini çalıştırıp icatlarını üretiyor ve becerikli pazarlamacıları eliyle onları satarak değerini Türkiye dahil pek çok ülkenin yıllık bütçesinin üzerinde bir değere ulaştırabiliyor. Bizler ise onun ürettiği her şeyi, maliyetinin beş-on katı fiyatlarıyla satın alıyoruz.
Kendi icadımız yok. Ürettiklerimizin katma değeri çok düşük. Sonunda mühendislerimizin gözlerinin dışarılara kaymasına yol açacak yanlışlar da yapmaya başladık ve bundan sonra işimiz daha da zorlaşacak. Apple ürünü bir telefon için 15 bin TL’ye varan bir bedel ödememiz gerekiyor; buna karşılık ülkede yaşanan ekonomik sıkıntılar yüzünden herkesin alım gücü düşüyor.
Mahfi Eğilmez IMF kaynaklarından (IMF, World Economic Outlook Database, October 2018) bireysel gelirlerin nasıl eriğini gösteren ve durumumuzu özetleyen şu grafiği paylaştı:

Apple‘ın durumuna değil, üzüleceksek kendi durumumuza bakıp üzülelim.
ΩΩΩΩ

24 YORUMLAR

  1. “…Konunun bizim için önemli yönü şu: Bir şirket Apple. Dünyanın en akıllı ve zihni en açık mühendislerini çalıştırıp icatlarını üretiyor ve becerikli pazarlamacıları eliyle onları satarak değerini Türkiye dahil pek çok ülkenin yıllık bütçesinin üzerinde bir değere ulaştırabiliyor. Bizler ise onun ürettiği her şeyi, maliyetinin beş-on katı fiyatlarıyla satın alıyoruz….”
    Yazarin ABD takintisini ve hep orayi idealize etmesi ilginc. Cin telefonu Huawei’nin basarisindan da bahsedebiliriz: Huawei marka telefon, Apple’i gecmis durumda, hakikaten de telefonlari hem daha kaliteli hem de daha ucuz.
    https://www.idc.com/getdoc.jsp?containerId=prUS44188018
    Basarisindan dolayi ulke olarak Cin’i mi ornek alalim? Tek basina teknolojik ustunluk kiriter olacaksa evet. Ama yazar boyle dusunmuyor. O zaman bu yazinin argumani gecersiz, ABD’yi bize ornek verirken baska yazar aslinda baska kriterleri dusunuyor. O zaman bunlarin acikca dile getirilmesi gerek. Ondan sonra bu kriterlerin gecerliligini ayri tartisiriz.

  2. Bana göre yazarın demek istediğini ya kimse anlamamış yada anlamazdan gelmişler. Sayın Koru belirli bir kitleye, ilk telefon modelini yeni, yerli ve milli, en ileri teknolojik özelliklere sahip deseler, inanırlar. Apple gibi bize yeni birşey sunmuyor demezler. Hisseleri de kolay kolay düşmez…

  3. Çin mi, yeni teknoloji mi?
    Apple’ın beklenmedik çöküşünün kaynağı Çin diyorlar. Yok yeni teknoloji üretmediği için diyorlar.
    İkisi de yanlış. 15.000 TL verip telefon alan kişilerin sayısı belli miktardadır. Onlar da her sene bu parayı verip almazlar. Belki beş senede bir değiştirebilirler. O halde piyasa doyduğu için firma satış yapamıyordur. Baştan direniyor sonra birden çöküyor.
    Sonra hisse senedi değerlerinin düşmesi şirketin zararına değildir ki. O senetleri alanların zararınadır. Şirket sermaye tezyifi yapmasa ona hiçbir tesir olmaz. Sıfırlansa bile şirketin hisseleri şirkete kalır. Onu işletenler, daha karlı bir şekilde işletirler.
    Biraz sonra aynı kimseler başka isimle arza devam ederler. Yenilik yapmadan da zengin olabilirler. Biz teknolojide onlarla yarışamayız. Biz işçilikten ortaklığa geçmede onların ilerisindeyiz. Gelecek bizimdir.

  4. Yazıda geçen bir ifade yanlış anlaşılmaya sebep olabilir. “Yakındır” dediği dünmüş. Bir gün öncesine kadar 207.39 dolardan işlem gören Apple hisse senedinin değeri dün birkaç saat içerisinde 142.64 dolara geriledi. Bu cümle Apple hisselerinin 1 günde %31 değer kaybettiğini ifade eder. Oysa ki Apple hisseleri 2 ay önce 207 dolardan işlem görüyordu.

    • Doğrudur, bir günde kaybedilen değer değil o, dün % 10 a yakın bir değer kaybetmiş, halbuki aylar sürer % 10 değer artışı, lakin yazarın vurguladığı o değil, şirketin düşüş sürecindeki eksik ve hatalarından ders çıkararak, benzer hataların ülkemizde tekrarlanmaması için çnlem alınmasını teşvik etmek, dahası önlem alınmak bir tarafa aynı yanlışların yapıldığını ikaza gayret etmek.

      • Alper Bey,yıllardır düzenli olarak okuduğum bir yazarın yazısı içerisindeki yanlış anlaşılabilecek bir ifadenin düzeltilebilmesi amacı ile yazmıştım. Amacım yorum yapmak değildi. Sadece okur sorumluluğuydu. Yazdığım metnin yorum sayfasına düşeceğini tahmin etmemiştim. Bir okur olarak Fehmi Koru’nun Günlüğü’nde arasıra gördüğüm düzeltilebilecek noktaları iletebilmem için bu yorum alanını kullanıyorum, başka şansım yok.

  5. Sayın Koru ,
    Hz. Ömer , Kemal e eren her şey eksilir buyurmuş. Aslında bu manada bir sözü de Resulu Kibriya kırmızı tüylü geçilmeyen devesi bir yarışta geçilince üzülen sahabilere Allah in sünneti böyledir her şey yükselir ve düşer mealinde sözü ile ifade etmiştir.
    Enes b. Malik anlatıyor:
    “Rasûlullah (sav)’ın Adba isminde (seferde, yarışta) geçilemeyen dişi bir binek devesi vardı. Bir ara genç yük devesi üstünde bir bedevi geldi ve (yapılan koşuda bedevinin devesi) Adba’yı geçti. Bu durum Müslümanlara ağır geldi. ‘Adba yenildi!’ dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (sav) şöyle dedi: ‘Dünyada yükselttiği her şeyi geri indirmek Allah’ın bir kanunudur!’” (Buhari, Rikak, 38)
    İşin bir yönü bu iken enseyi karartmıyalım. Dünya da IHA yapabilen 6 ülkeden biriyiz. Jet motorlarını da yapmaya başladık. TIE olağan üstü işler yapıyor. Hızlı tren dünyada sadece altı ülkede faal. Maşallah zeki bir milletiz. Türkiye de aradığını bulamayanların dünya da arayışa girmesi de normal. Gittikleri yerlerde de Türk olarak faaliyetlerini icra edecekler. Hitap ettiğiniz pazar büyüklüğü çok önemli . ABD 320 milyonluk bir pazarın avantajını kullanırken, AB de 27 ülkeden oluşan 400 milyonluk bir pazar ile büyüme trendine girdi. Bunun da kaymağını Almanya yiyor. 1998 de 400 milyar Euro olan ihracatı bugün 3 e katlamış durumda. Çin ise zaten dünyanın en büyük pazarı. Unutmayalım ki bu bahsedilen ekonomiler dibe vurduktan sonra çıkışa başladılar. Netice de biz de büyüme yolundayız da ondan sonrası için ne yapmalıyız , o konuda kafalar net değil.

  6. Her yükselişin bir de düşüşü vardır. Benim ilk telefonum 3310 Nokia serisi idi. İlk çıktığında büyük bir ilgi görmüştü. Sonra ne oldu Nokia giderek çöktü. Apple ve ipad da gün gelecek düşüş yasayacakti nitekim çöküş başladı. Bizlere gelince en çok da teknolojiye ilgi duyuyoruz. Neredeyse teknoloji kölesi olmuşuz.
    Umuyorum bütün teknoloji firmaları düşüş sürecine girsin de aileler eskisi gibi bağlarını korusunlar.
    SAYGILAR SEVGİLER

  7. Elinize sağlık. Ne güzel özetlemişsiniz durumumuzu. Türkiye’den beyin göçü tüm dünyanın ilgisini çekiyor. Bizim yöneticilerimiz ise Bu durum karşısında üç maymunu oynuyorlar. Yarın belki her şey düzelecek, ama giden bu beyinler bir daha kolay kolay Türkiye’ye dönmeyecekler. Gerçekten çok üzülüyorum. Umarım Mahfi Eğilmez’in milli gelir tablosu gelişmeleri değerlendirme güçlüğü yaşayanların gözünü açmalarına yardımcı olur.

    • Genç beyingöçü, sakatat ve kanatlı eti ihracatımızdaki artış ne durumdadır bilmiyorum ama türkiyeye gelip yerleşen, ev alan, iş kurup çalışan ya da yatırım yapanların sayısı milyonları buluyor:) türkiyeden de başka ülkelere yatırım yapmak amacıyla, çalışmak için ya da öğrenim görmek üzere insanların gidiyor olmasından neden bu kadar rahatsızlık duyuluyor ki? Böylesine dinamik bir toplum ancak taktir edilmelidir!

  8. Fehmi bey! Sizin sayenizde ülke insanlarını daha yakından tanima firsatımiz oldu.
    10 tane akillinin arasinda 2 tane kendini çok akılli kabul eden cahiller yerleştirdiğinizmi onlara geride kalan 8 kişıyi devre dışi ederler.
    Biz bugün-kü durumu bu tip insanların sayesinde geldık.
    Tepeden tırnağa ufak bir araştırma yaparsak çok yakinda bu günleri dahi mumlar arayacağa benziyoruz.

    • Nurdan abla merhaba!
      On tane akıllı iki tane cahili aralarında adam edemiyorlarsa bütün suçu da cahillere yüklememek lazım. Hem alttaki cahillerden kimseye zarar gelmez, mühim olan aklın üstüne/dışına çıkmalarına göz yummamak. Her neyse bu tartışma uzar…
      Gerçi sen görmüşsündür ama gene de soyliim artı gerçek’te celal başlangıç yazmış ondan öğrendim. Şamil Tayyar 31 Aralık’ta ardarda iki twit atmış gören biri de “anladım Tayyar bey hemen Ankara’ya gidip hallediyorum iş bende tamamdir.” Manasinda cevaplamiş. Güliimmi agliimmi bilemedim.

      • Merhaba Baran bey! Bence devre diş etmek o kadar kolay değıl çünkü o CAHILLER öncelikle kendi menfaatlarına çalişirlar ve geneldede DİNİ ve insanların zââflarıni kullanmasını iyi bilirler onun içinde cesaretli olurlar ve bizim gibi tembel çalismayi, okumayi ve sorgulamayi sevmeyen bir ülkede 30(+ çocukları) miliyonu haraca bağlamaside zaten çantada keklik.
        O zaman kitleleri arkalarina takip kendileri ile birlikte felakete süruklemede (şimdiki gibi) bir mahsur görmezler.
        Akıllılarda yalniş yapmamak için herşeyi düşunup tartişırla, günü birlik değıl ileriye dönünük projeler ve pilanlar yaparlar…milletide kandirmamaya özen gosterdiklerinden dolayi cesaretsiz olurlar.
        Bir Örnek: Orduyu savaşa sokmadan önece AKILLILAR seçim kazanmak maksadı ile değil savaşın getirisini ve görüntüsünü tartişir can kayibi konusunda herkesi kendi evlatları ve kendileri yerine koyarak bu işi en az zararla atlatma kararlari alirlar.
        Cahilleri yazmaya gerek yok…. Zaten göz önünde.
        Bizde böylece dişariya, mezara ve zindanlara büyük paralar harciyarak yetiştirdiğimiz beyin göçlerini ihrac ederiz.
        Saglikli ve mutlu kalin.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız