Bir seçmen olarak seçime az bir süre kalmışken oyumu nasıl kullanacağım üzerine düşüncelerim…

38
Reklam

Sonuçta ben de bir seçmenim. Oy kullanabileceğim yaşa eriştiğimden beri demokratik görevimi yerine getirip oy kullanıyorum. Zamanında yapılacak olursa beş ay sonra, beklediğim gerçekleşir ve iktidar ‘baskın seçim’ yoluna giderse o vakit, yine sandık başına gidip oyumu kullanacağım.

Her seçmen gibi, sandık başına gittiğimde ne yönde oy kullanacağıma karar vermeme yardımcı olacağı düşüncesiyle, gelişmeleri takip ediyor, konuya ilişkin yazıları okumaya, yorumları dinlemeye çalışıyorum.

Ne yalan söyleyeyim, okudukça ve dinledikçe aklım karışıyor.

Her yazı ve her yorumda bana yön gösterecek yönler de bulabiliyorum, kafa konforumu bozup yolumu şaşırtabilecek değerlendirmelerle de karşılaşabiliyorum.

Sağolsun, bazı firmalar yaptıkları kamuoyu araştırmalarının raporlarını gönderiyorlar, gönderme zahmetine katlanmayanların çalışmaları da bir yolunu bulup elime geçiyor. Her birini kanaatlerimi test etme amacıyla didik didik ediyorum.

Ayrıntıya girdiğimde onlarda da benzer bir tabloyla karşılaştığımı itiraf ederim.

Bu hafta sonu seçim olsaydı, seçime şunun şurasında birkaç gün kaldığı halde, sandık başına gittiğimde oyumu hangi parti ve hangi cumhurbaşkanı adayı için kullanacağıma henüz karar verememiş durumda olacaktım.

Ortam sisli, flu, göz gözü görmez halde.

Reklam

En başta seçim tarihi konusunda belirsizlik var. 

Zamanında yapılacak seçimde geçen yılın nisan ayı başlarında Meclis’ten geçerek onaylanmış yeni seçim yasası uygulanacak. O yasayla partilerin bir ittifak içerisinde yer almalarının kendilerine bir getirisi yok; her parti TBMM’ye milletvekili gönderebilmek için en az %7 oy almak zorunda. Kamuoyu araştırmalarına bakıldığında, bu oranda oy alabilecek parti sayısı sınırlı görünüyor; baraja takılabilecek partilerin var olan engeli aşmak için farklı bir yola başvurmaları gerekecek.

Kendi adaylarını barajı aşabilecek bir partiden aday göstermek gibi bir yola…

Oy verebileceğim bir parti ya böyle bir yola başvurur ve oy veremeyeceğim bir partiyle işbirliği yaparsa?

Baskın seçim söz konusu olur ve eski yasayla seçime gidilirse durum çok başka. 

Cumhurbaşkanlığı için adaylar da henüz belli değil.

İktidar cephesi, Cumhur İttifakı, “Aday belli, karar net” kararlılığı içerisinde, ancak onlar için durum böyle olsa bile anayasal açıdan durum o kadar belli de değil, net de değil. Yüksek Seçim Kurulu (YSK), daha dün, iki dönemdir cumhurbaşkanlığı görevini sürdürmekte olan Tayyip Erdoğan’ın üçüncü kez aday olup olamayacağına dair bir soruya muhatap oldu ve oradan “Hele bir adaylık başvurusu önümüze gelsin, konuyu o zaman görüşürüz” cevabı çıktı.

Halen YSK başkanlığı görevini yürüten ve 20 gün sonra süresi dolduğunda koltuğunu terk etmesi gerekecek zat, Muharrem Akkaya, kendisiyle yapılan bir mülakatta da benzer bir cevap vermişti.

Reklam

Ya, YSK konu karar için önüne geldiğinde anayasanın 101. maddesine göz atıp “Aday olamaz” görüşünü açıklarsa ne olacak?

Tayyip Erdoğan’ın adaylığı YSK tarafından engellenirse kiminle yarışa katılacak Cumhur İttifakı?

Bir soru da şu: Tayyip Erdoğan’a oy vermeyi düşünen seçmenler, karşılarına ondan başka biri aday olarak çıkarıldığında ona da oy verebilecekler mi?

Muhalefetin adayı da henüz belli değil.

Kemal Kılıçdaroğlu hiç değilse partisi ve kendi tercihi olarak Millet İttifakı’nın adayı gibi. Çoktandır aday gibi konuşuyor, aday gibi davranıyor. Ancak o da, diğer beş partinin her ay altısı birden toplanan ve ara sıra ikili-üçlü görüşmeler de yapan liderleri de, ısrarla, “Karar ‘6’lı masa’ ittifakıyla alınacak” demekte.

Ya muhalefet de aday olarak farklı bir ismi karşımıza çıkarırsa?

Diyelim, 6’lı masa Kılıçdaroğlu’nu aday gösterdi; seçilebilir mi?

Muhalefete yakın duran yazarlar ve yorumcular bu konuda tek ses halinde değiller. Kendileri kabul etmese de, “CHP’li” denilebilecek TV kanalları var ve oralarda yorumlarıyla kamuoyu oluşmasına katkıda bulunan isimler bile bütünüyle aynı görüşte değiller. Büyük bölümü Kılıçdaroğlu’nun aday olması durumunda seçileceğinden zerre kadar kuşku duymuyor; bir bölümü herhalde kuşku duyuyor olmalı ki, onlar İstanbul’un büyükşehir belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun adaylığını destekliyor.

Oyumu iktidar tercihleri istikametinde kullanmayacak olursam, muhalefetin adayı Kılıçdaroğlu olduğu takdirde oyumu gönül rahatlığı içerisinde onun için kullanabilir miyim? Ben kullansam bile ancak bütününün oyunu aldığı takdirde seçilebileceği muhafazakar ve milliyetçi kesimin AK Parti ve MHP’den uzaklaşmış seçmenlerinin hepsi oylarıyla CHP’nin genel başkanını cumhurbaşkanı seçtirmeyi içlerine sindirebilirler mi?

CHP’ye yakın yazarların 28 Şubat günlerinden aşina olunan türden yaklaşımları içeren yazılarını okuyup yorumcuların yorumlarını dinlediğimde bu soruya keskin ifadelerle olumlu cevap veremiyorum.

Benden farklı düşünen muhafazakar kimlikli yazarlar ve yorumcular yok mu? Var. 

Karar gazetesinin genel yayın yönetmeni de olan yazarı İbrahim Kiras’ın bugünkü yazısı şu paragrafla bitiyor:

“Yoksa Altılı Masa’nın adayının kazanmaması diye bir ihtimalden söz edilmesi mantıklı değil. Ancak aday her halükârda Kılıçdaroğlu olacaksa, seçim süreci boyunca, CHP’lilerin ifadesiyle ‘Masadaki beş sağcı partinin liderlerinin millet İttifakı adayının bir an bile yanından ayrılmaması icap eder.”

Yazar, 6’lı masa varlığını sürdürdüğü takdirde Kılıçdaroğlu’nun seçimi kazanabileceğini düşünüyor belli ki…

Haklı da olabilir.

Fakat ya haklı değilse?

Etrafımda ‘muhalif’ hale gelmiş insanlardan sandığa gittiğinde hiç tereddüt duymayacaklar olduğu gibi, hala “Adayı görelim” beklentisi içerisinde olanlar da az değil. Sürpriz bir isim mi bekliyorlar, bilemem. Bekledikleri olmazsa ne yaparlar? Onu da bilemem. Ya öyle bir durumda sandık başına gitmez veya oylarını ziyan olacak şekilde kullanırlarsa?

Görüyorsunuz, bilinmezlik hayli fazla.

Baskın seçim olması veya seçimin zamanında yapılması…

Partilerin kendi listeleriyle veya adaylarını başka bir parti listelerinden göstererek seçime girmeleri…  

Cumhur İttifakı adayının Tayyip Erdoğan veya başka biri olması…

Millet İttifakı’nın Kemal Kılıçdaroğlu mu yoksa başka bir ismi mi aday göstereceği…

Bir seçmen olarak bu noktaların daha belirgin hale gelmesinden önce ne yapacağıma karar vermem zor görünüyor.

İlk defa oluyor bu.

Her zaman, seçimlere şimdiki gibi az bir süre kaldığında, oyumu kullanacağım parti ve aday belli olur, kararım netleşmiş bulunurdu.

Sislerin dağılıp ortamın aydınlanmasına kadar beklemem gerekecek.

ΩΩΩΩ 

Reklam

38 YORUMLAR

  1. Rahmetli erbakan zamaninda devlet gucu dine karsi diye tayyip beye millet inadina oy verdi daha dogrusu refaha oy verdi.
    ardindan 28 subat yasandi yine millet inadina akp oy verdi.
    ardindan cumhurbaskani secilemez denildi abdullah gul e ve yine millet benim vekilim neden secilemiyor diye oy verdi.
    son 25 yildir devlet inancli kesimi magdur etti diye oy verdik oy verildi. bu son olaylarida katabilirsiniz.
    artik ak aprti magdur olup kazanmaya bagimli hale geldi. magdur olmanin ve halkin oyunu almanin kolayini buldu.
    simdi tayyip bey aday olamiyor bizim cumhurbaskanimizi anayasa engelliyor ey halkim bakin beni sectirmiyorlar oysa siz sececektiniz beni. siz beni istiyorsunuz ama 20 yillik iktidarda kaldik hala derin gucler secimi yonetiyor hala bizi istemiyorlar bize sahip cikin cunku biz magduruz demesinler….de

  2. Muhalefetin Cb adayı Parti Genel başkanlarından olmaz ise avantaj sağlar.
    Hem Cb hemde parti genel başkanı olması milletin kafasını Karıştırıyor.

  3. Aday 10 dakikada yarım domuz yiyenler de olsa tıpş tıpış ona verilecek.
    Haçlılar namusnuza dokunmaz diyerek hala dine hizmet ediyrum diyenler varken muhafazakarım diyerek domuzculara oy vermek o kadar da tuhaf değil.
    Herkes olması gerektiği yerde sıralanıyor.
    ABD nin “our boys” ları kabak gibi ortada kaldı.
    Domuzcularla faş olmalarına kılfı bulamıyor

    ha birde çok fazla sabihcik türedi ama Reis o sabihleri bu sefer tarda sayacak
    benden hatırlatması

  4. Bu sitede bu kadar rahat muhalefete muhalif yorumlar yazanların Fehmi Beyin tarafsızlığına söz etmesi çok komik düşüyor. Onların yandaş mahallesinde bir satır iktidarı olumsuzlayan yorumu yayımlayamazsınız. Sosyal medyada yapacağınız iktidar eleştirilerine de dikkat etmelisiniz, aniden kanun peşinize düşebilir! Bu sitedeki hoşgörü ve her türlü görüşe açık ortamı bir de Karar Gazetesinin sitesinde bulabilirsiniz. CHPli medya da iktidar medyasından çok farklı değil, tek sesli olmak gibi bir karakteri var genelde. Burada serbestçe görev yapan trollerle söz yarışına girmek gibi bir niyetim yok, onlar görevlerini yapıyorlar. Ben Fehmi Beyin belirsizlik ve kararsızlık konusunda ironi yaptığı kanaatindeyim, ülkemiz için çok önemli bir gelişme olan altılı masa şeklinde ifade edilen birlikteliğin neden çok zor olduğunu aklı olan herkes anlar. Bu girişimi bir aday ismine indirgemeye çalışanlar olup biteni kavramıyorlar. Burada zora talip olan ve bu kadar kötü yönetilen bir ülkeyi nasıl düze çıkaracaklarına, özgürlükçü, hoşgörülü bir hukuk devletinin nasıl yapılandırılacağına kafa yoran çok kaliteli ve yetkin ekiplerden oluşan büyük bir koalisyonun ilkelerinin ve sistematiğinin oluşturulması söz konusu. 3 sene önce “Tutturmuşlar bir EYT, erken emeklilik… İskandinav ülkelerinin hepsi bu sistemle battı. Siyasi hayatıma mal olsa da buna izin vermeyeceğim” mealinde konuşan bir CBnın bugün EYT gibi bir yanlışı oy uğruna hayata geçirmesi” bile bazılarının gözlerini açmıyor olabilir ama biz adayın adını değil bize sunulacak yeni bir yönetim anlayışının yapılandırılmasını bekliyoruz. Ülkemizde bu anlayışa göre CB görevini hakkıyla yapabilecek çok nitelikli insanlar var. Biz bir ismi değil, bir sistemi seçeceğiz.

  5. ÖNCE POSTALAMAK
    Bir hatıra:
    Çok yakınımın kızı ve yine epey yakınım olan ailenin oğlu aile meclisi diyebileceğimiz bir kararla nişanlanırlar.
    2-3 yıl nişanlı kalmalarına rağmen 2-3 kez dahi görüşmezler.
    Bu işin olmayacağı ayan-beyan anlaşılır.
    Ancak iki taraf da, aile içinde kötü görünmemek için nişanı bozma hamlesini karşı taraftan bekler.
    Kızın babasına:
    “–Kendilerinin kız tarafı olduğunu, beklemelerinin kendilerinin daha aleyhine olacağını, bu nedenle bir an önce nişanı bozmalarını ”
    söylediğimde bana:
    “-Erkek tarafı düğün istemeye gelirse kabul edeceğini gerekirse kızına zor kullanacağını”
    Söyleyince, ben de
    “-Kızın kesinlikle istemiyor. Şayet zor kullanma gibi bir olay olursa adli mercilere benim ihbarda bulunacağını” bildirince kızın babası şunu söyledi:
    “–Kızımı burdadan ayırınca kime vereceğim?” kendince çevresindeki ayak takımını sayarak “Bunlara mı vereceğim?” deyince ben de şunu dedim:
    “–Gerekirse kızının rızasını alarak onlardan birine de verirsin.Unutma nasip işi Allah’ın işi. Nişanı bozmak ise bizim işimiz” dedim.
    Bu olay nasıl mı sonuçlandı?
    Kız tarafı nişanı bozdu.
    Düğün aşamasında olan tanıdıkları bir erkek de nişanı bozdu.
    Ve nişanı bozan kızın kapısını çaldı.
    Nişanın bozulmasndan 2-3 ay içinde nişanlıdan ayrılan kızın düğünü oldu.
    Kızın babasının rüyasında görse inanmayacağı bir olay gerçekleşti.
    Kızın düğününde beni gören baba utanmasa beni şapır-şupur öpecekti.
    Sevinçten havalara uçuyordu.
    Kızımızın da evliliği mutlu ve mesut şekilde devam ediyor.
    Kızın babası konu her gündeme geldiğinde şunu söyledi:
    “–Kızmın nişanını bozmak hayatımın en doğru ve isabetli kararı oldu.”
    Tüm seçmenlere şunu diyorum:
    “–Bu iş bilmez ve ehliyetsizleri postalamak bizim işimiz. Kimin geleceğini tayin Allah’ın işi.”
    Kimin geleceğini tayin de şeklen bizim işimiz.
    Ancak beğenmez isek yine postalarız.
    Ancak bazıları, deniz yarılmış yine bazılarının peşinden gitmiş.
    Onlara güle-güle.
    Cehenneme kadar yoları var.
    Hatta dibine.
    Hatta gayya kuyusuna kadar.

  6. Sayın Fehmi Koru,

    Etrafınızda ‘muhalif’ hale gelmiş insanların oyları hangi partiye vermeleri durumunda ziyan olur? Açıklama getirirseniz çok memnun olurum.

    Saygılar

  7. joker her zaman heryerde kullanıldığı için sevilir
    Anketler işi düzgün seçmen için kamelyada oturup dinlenirken seyreyleme terasıdır
    bazıları ise kime vereceğini değil,
    kime vermeyeceğini😂 tespit eder önce fakat,
    seçim günü direkt gider ona verir!
    /-/seçime gidip oy kullanmamak,
    ben kazanacak olandan emin ve memnunum! demektir aslında.
    kimiside hepsini protesto ediyorum der! kendini kandırır.
    (/)katılım oranının yüksek olması, mevcutlardan memnun değilim, kazara bir istemediğim seçilir meçilir işi şansa bırakmayalım niyetidir🤗
    sisler bulvarında kim aday olabilir? kim kazanır çok ta gıdımda değil şahsen🤗
    Recep Tayyip Erdoğan yada Kemal Kılıçtaroğlu hangisi kazanırsa kazansın kabulümdür🤗
    ben meclisin bir protipini ist BB seçimi ve sonucuyla aynı olacağını düşünüyorum.
    ha bir kefe aşağıda ha bir kefe yukarıda.
    adaletin kızının elinde olacak terazi ibresi neticede sonunda.

    • seçim nasıl yapılmalı 7 mi almalı da gelmeli?
      7 almadan mı gelmeli?
      hepsimi girmeli ?
      hepsi birinin etekleri altındamı gelmeli?
      o na da siyasetçiler kendileri karar verecek.

  8. “H. Gayret
    28 Aralık 2022 At 19:54
    Hasan bey “… sağ muhafazakar seçmen yapısı vardır. Bu yapı kendini güncelleyip, reset edip, ülke ve dünya şartlarını iyice okuyup bundan ders cikarmadıkça ülkemizin önünü açacak yarınları daha çok bekleriz .” diye buyurmuş;
    o “muhafazakar sağ seçmen” dediğiniz kitle 2001de öyle bir resetlendi ki hala erdoğan diyor başka bir şey demiyor, siz kendinize bakın!!!

    Yorumu Cevapla”

  9. Fehmi koru..siz nerde yaşiyonuz.gazeteleri gündemi takip etmiyormusunuz ?
    En başta seçim tarihi konusunda belirsizlik …demişsiniz…komedi gibi….
    veya
    Her zaman, seçimlere şimdiki gibi az bir süre kaldığında, oyumu kullanacağım parti ve aday belli olur, kararım netleşmiş bulunurdu.
    Sislerin dağılıp ortamın aydınlanmasına kadar beklemem gerekecek…demişsiniz..
    Ya zilletin adayi
    Ya bay bay kemal
    Ya imamoglu
    Ya yavaş
    Ya meral
    Ya gül
    Baska bir alternatif ve belirsizlik ney..burda çok bilinmeyenli olan ne??? Aday bunlardan biri….
    Sizede muhalif yazarlar gibi bir umutsuzluk çökmüş..bi karamsarlik…..

  10. Mevlâna’nın güzel bir sözü var ; ‘ Bir söylenen lafa bakarım laf mı diye , bir de söyleyene bakarım adam mı diye ‘ !
    Bir de tabii ki meşhur bir ‘ Teşbihte hata olmaz ‘ diye bir deyiş vardır; yani bizler böylesine rezil, kepaze , entrika dolu bir siyasete mi oy vereceğiz !
    Öte yanda takım tutar gibi partiye oy veren , sadece kendi şahsi çıkarını düşünen, ülke gerçeklerinden ve olan bitenden habersiz yani bilinçsiz bir secmen var !
    Bu durumda seçim olsa ne olur !
    Bana göre en iyisi secmen olarak seçimi boykot etmek !
    O zaman da tabii ki hangi seçmenle sorusu ortaya çıkıyor !
    Velhasıl kelam şark demokrasisi bu kadar oluyor !

    • Mucib bey “… sadece kendi şahsi çıkarını düşünen, ülke gerçeklerinden ve olan bitenden habersiz yani bilinçsiz bir secmen var !” diyorsunuz ama “sadece kendi şahsi çıkarını düşünmek” ne zamandan beri “bilinçsizlik” olmuş? Yav bir dediğiniz de öbörünü tutsun birader!

      • E bizim bir dediğimiz öbürünü tutmayınca
        Allah eksik etmesin , siz Hızır gibi yetişip düzeltiyorsunuz !
        O bakımdan çok dert etmiyorum !
        Aşağıdaki MUSTAFA kardeşimize de burdan cevap verelim :
        Sizinki de dahil hepisi , hepisi !

    • Hayreti Mucip kardeşim
      Öte yanda takım tutar gibi partiye oy veren , sadece kendi şahsi çıkarını düşünen, ülke gerçeklerinden ve olan bitenden habersiz yani bilinçsiz bir secmen var ….
      Takım tutar gibi derken herhalde tıpış tıpış kim olursa oy veren chp seçmeni demek istedin herhalde…chp liler milliyetciligi ,türkçülügü ,devleti, bayraği bağımsizligi ,hür irade ve özgürlügü ve biatcılığa karşı olmayi kimseye vermezler ama..yine de biatcılğa hür iradeye karşi olduklari halde tıpış tıpış gidip istemedikleri adaya oy verirler.vatan bayrak millet derler ve pkk cenazesine giden vekili oldugu halde ve hdp ile ittifak yapan chp ye taparcasına destek verir..milliyetciyiz der.ama azarbaycan konusunda MAALESEF yardim ediyor türkiye azarbaycana diyen chp ye yine oyunu verir😂en komigide bunlarin hepside eğitimlidir.. bilinçlidir…egitim seviyesi yüksektir..akıl derler….kara cahil değildir…

  11. Fehmi bey üstadım % 7 konusunu yanlış biliyorsunuz.Daha öncede sizi ikaz etmiştim.Lütfen fikri sabitle hareket etmeyin, araştırın. Seçime ittifakla giren partilere ayrıca baraj uygulanmıyor. Örneğin Ak Parti ve MHP beraber girdi diyelim.Akparti 42 MHP 6 aldı.MHP hakettiği her yerde vekil çıkarıyor.Baraj altı kalmıyor.yada diyelim ki altı parti seçime millet ittifakı olarak girdi GP % 1 aldı ama Konya’da vekil çıkarabilecek oyu aldı o zaman vekil çıkarıyor. Bu sistemin öncekinden iki temel farkı var. Baraj 10 dan 7 ye düştü. Ve her partinin oyu ayrı hesaplanacak.burada bir örnek vereyim.Geçen seçimde CHP Elazığ’da MHP’den az oy almasına rağmen vekil çıkardı.MHP çıkaramadı.Çünkü CHP oylarına daha az oy alan İyi Parti ve Saadet oyları eklendi.Toplam oy MHP den yüksek olunca vekili CHP kazandı.Yeni sistemde bu vekilliği MHP kazanacak. Geçen seçim eğer bu sistemle yapılsaydı millet ittifakı 30 eksik vekil çıkaracaktı. Cumhur 23 Hdp 7 fazla çıkaracaktı.

    • Siyasetin güzelliği de bu. Yanlış olan bir şeyi kendi lehine çevirebilecek yetenekli bir ekibe sahip olmak…

    • “..Çünkü CHP oylarına daha az oy alan İyi Parti ve Saadet oyları eklendi.Toplam oy MHP den yüksek olunca vekili CHP kazandı.”
      bu sistem biraz daha geliştirilirse en iyisi olur bence.
      yani ittifak vekilleri!!! şeklinde!
      bunun gideceği yer mi?
      iki partili abd başganlık sistemi gibi bir sistem🤔

  12. Sizin kime oy vereceğiniz değil kime oy vermeyeceğinizi biliyorum, Erdoğan’a ve Ak Partisine vermeyeceksiniz, boşuna tarafsız yazar pozları takınmayın bunu ben değil yazılarınızı okuyan herkes görüyor. Diğer husus anayasa değişikliklerini okumamanız bence imkansız peki bu iddiayı neden yapıyorsunuz, bence Kanadoğlu gibi ilgi çekmek, bazen insanlar çoğunluktan ayrı düşünmenin lüks olduğunu düşünüyor, sizde bu durumdasınız. Bir kere hem Erdoğan gibi bir liderin hem de Ak Partisinin içindeki milletvekillerinin, hatta MHP lider ve milletvekillerinin cumhurbaşkanı seçimindeki bu maddenin CHP tarafından istismar edilmeyeceğini görmediğini veya farketmediğini düşünmek akıl alır bir durum değildir. Bir gün böyle görüntü yerine dolaylı değil Karar yazarları gibi Erdoğan düşmanlığınızı açık açık itiraf edip yazarsanız en azından sizi gerçek görüntünüz ile değerlendiririz.

  13. Baran bey “Uzun bir aradan sonra iyi veya kötü ilk defa bir Cumhurbaşkanı seçeceğiz.” demişsin ama o kadar da uzun olmadı sanki, şunun şurasında kaç keredir cb yi halk seçiyor ki? Onu da zaten akparti sayesinde seçebiliyoruz, muhalefet de halkın seçmesine karşı çıkmıştı hatırlarsan? Maşallah bakıyorum o zamandan beri iyice ısınmışsınız cb seçmeye, ha gayret!!!!

    • Cumhurbaşkanı seçimi yetkisini meclisten alıp milletin oylarına açmak tamamen gladyo vesayetinin bir gizlenme taktiği olduğunu herkes bilir, maaşlı troller bilmezden gelir o başka.

      Gladyonun Erdoğan’dan başka bir şansı yok. Erdoğan gittiğinde gladyo da elinde tuttuğu devletin elinden çıkacağını bildiği için Zafer partisi başkanını bağırtıyorlar: “Akparti gider de 6’lı masa iktidara gelirse “fetö” geri gelir” dedirtiyorlar.

      Millet kör değil!

    • Çin komunist partisi liderlerinin ömrünü 150 seneye çıkarmak için medikal deneylerine hız vermişler. Gençlerin iç organlarını ölüme yaklaşmış yaşlı insanlara takma deneylerini çarpanlarla katlamışlar.

      Hani akıl vermek gibi olmasın ama Erdoğan’ı 2070 senesine kadar iktidarda tutmanız mümkün olabilir belki. Gözünüzü kulağınızı Çin’den gelecek haberlere kilitleyin:)) gerçi Erdoğan bu deney sonuçlarını yakından izliyordur muhtemelen!

    • Eyt meselesi de hallolduğuna göre herkes gönül rahatlığıyla cumhurittifakına oy verebilir, kara kara düşünmenin, aklım karıştı bilmem ne diyecek bir durum yok yani:)

  14. ZEKAMIZ NİÇİN KÜÇÜMSENİYOR

    Ortada sonradan çıkan yasanın hak kısıtlaması yapamayacağı yönünde emsal karar olmasına rağmen ve anayasa değişikliği ile sistem değiştiği bilinirken hala şu anda eski sistemdeki cumhurbaşkanı ile şimdikinin aynı şey olduğunu iddia eden muhalefetin sürekli 3 dönem kuralını gündeme getirmesini zekamızla alay ediyorlar sanıyordum. Oysa olay o değilmiş, yıllardır sistemin içine yuvalanmış kripto fetöcülerden son anda bir kamikaze çıkışı yapıp böyle bir karar alacağı bekleniyor demek ki. Şimdi ben de üç dönem kuralından endişe etmeye başladım, ya anayasa mahkemesi böyle bir karar verirse.
    Şaka canım ben her halukarda seçimi Biden Led masa6 nın kazanacağına inanıyorum. İmamoğlu kanas canan ankaranın capsızı ülke yönetecek. Allah sonumuzu hayır etsin.

  15. Türkiye’de çoğunluğun GİBİ YAPMAK alışkanlığı, yaşam biçimi vardır. Başta çalışır gibi yapmak. En göz önünde olanı yolda, bahçelerde sıkça bir şeyler yapıyormuş gibi gördüğümüz birkaç kişi ile yapılabilecek iş için onlarcası bakışan işçilerdir. Resmi dairelerimiz istisnasız aynıdır. Devasa binalarda ne iş yaptığı, kimin işe aldığı, ne işe yaradığı bilinemeyenlerin sayısı kesinlikle milyondan az değildir. Zirve TBMM ‘dir. Hele şimdilerde hepten (ne işe yaradığını bilen, bunu doğru dürüst açıklayabilecek bir mv. var mıdır?) İddia ediyorum; TBMM çatısı altında çalışan herhangi bir memur veya işçi bir milletvekilinden daha çok iş bitiriyordur. Eee nedense çoğunluk tv de yalnızca belgesel izler. Artık sıradanlaşan her haltı yiyip cennet pazarlayanlarla onlara inanıp aynını yaparak cennet hayali kuran on milyonlar.
    Nereye geleceğim; Türkiye’de oyunu nereye kullanacağım diye düşünen sayısı çok azdır. Sayın Koru’nun pek çoğumuz GİBİ oyunu daha önce verdiklerine vereceğini bilmez GİBİ yapmamızın alemi var mı? Kendi payıma artık oy kullanmayacağımı (ehveni şer bile yok) daha önce yazmıştım.

    • Yahya bey, “ne işe yaradığı belli olmayan kesinlikle milyondan az değildir” yazmışsınız. Böyle genellemeler doğru değil. Biraz siyaseti biliyorsanız her gelen yönetim taze kanla çalışmak kendi seçmenine de kadro vermek ister. Bu siyasetin doğasında olan bir şey bu nedenle biraz kadro şişkinliği olması normal. İşin bir diğer tarafı bu fazla dediğiniz çalışanlar özel sektörün şartları daha iyi olsa merak etmeyin gider özel sektörde çalışırlar. Özel sektörde çalışana besi çiftliğindeki inekler gibi bakılır. Mesai yoktur en ufak bir şeyi bahane edip çalışanı işten çıkarırlar. Yok Cumaya gitti yok mesai saatinde İnternete girdi yok rapor aldı yok işe gec geldiği için işten çıkarılan kişileri haberlerde görüyoruz. Aynı şekilde inek Eğer yeterince süt veremezse mezbahaya yollanır. Önceki verilen emeklere bakılmaz. Hepsi böyle değildir tabi istisnalar vardır.

      • Murat bey, eskiden on tane doğru olmaz, tek bir doğru vardır derdim; yanlış olduğunu geç de olsa anladım. On değil onyüzmilyon doğru olabilir, herkesin doğrusu kendine. Ama gerçek, gerçekler tek. Türkiye’de hak etmeden geçinenlerin sayısı onmilyonu geçer. Koşullar böyle, işsizlik var, herkese iş bulmak kolay değil. Evet bunlar gerçeklerimiz. Ama olması gereken bu mu? Her iktidar elbette taahhütlerini yerine getirmek için kendi adamları ile çalışmalıdır. Peki bu ülkemizde taahhütleri yerine getirmek için mi yapılıyor, yandaşlara kayırmak için mi? Derdim inanın iktidarı eleştirmek değil. Yorumlarıma bakıyorsanız tüm siyasetçilere geçiriyorum. Eski yeni, a parti b parti, hatta etnik köken ayırmadan. Bana göre bu iktidarı eleştirmek abesle iştigal. Dini referans alan her düşünce, her hareket eninde sonunda bir yerlere toslar. Şunun veya bunun, şu düşünce veya bu düşüncenin doğru eğriliğinden çok insanların mutluluğunu önemserim. İnsanların mutlu, özgür, gelecek endişesi duymadığı bir dünya düşlerim. Herkesin yasalara uyduğu, yasaların da herkese eşit (aynı) davrandığı bir dünya düşlerim. Eleştirilecek binlerce noktasına karşın bunu az çok sağlayan ülkeler var biliyorsunuz. Ama içlerinde tek bir İslam ülkesi yok. Yöneticileri karun kadar zengin olmayan, halkı mutlu tek bir Müslüman ülkesi gösteremezsiniz; kaynaklarını adaletli şekilde kullanan, dilediği gibi yaşayan insanlardan oluşan. Ve en önemlisi yarın endişesi duymayan. Birilerinin keyfi bir kararı ile kurduğu yaşam düzeyinin bir gün elden gidebileceği korkusu yaşamayan. En kötü kural kuralsızlıktan iyidir. Var olan kuralları (yasaları) herkese farklı uygulamak en kötüsüdür. Vergisini, primini ödeyenler aptal yerine konulup her yıl bir af ya da iyileştirme adı altında kötüler ödüllendiriliyorsa, 13,5 yıl çalışıp belki de 33,5 yıl emekli maaşı almaya yol açacak bir yasa çıkınca insanlar bayram ediyorsa; bu ülkenin şartları deyip kabullenmek kendi ayağına kurşun sıkmaktır. Sigortasız çalışmalar engellenmek buna yönelik yasalar çıkarıp uygulamak yerine, nasılsa sigortasız çalıştırıyoruz diye mültecileri haklı göstermek de öyledir. Kısaca adına Batı dediklerimiz, onca zenginliklerine, onca katı kurallarına rağmen bırakın mülteciler, turistik seyahatler için bile binbir kıstas, engelleme çıkarırken sınırlarımız kontrolsüz açmak geleceğimizi ipotek altına almaktır. Bana göre hava hoş. Çünkü bu ülkede insanların kendi geleceklerini bile görmekten aciz olduklarını bildiğim için çocuğum olsun istemedim. Şurada üç beş yıl ömrüm kaldıysa ülkemizdeki tüm abuklukların farkında olarak keyfimi kaçırmadan geçireyim diyorum. Gece yarısı bomboş sokakta kırmızı ışıkta durarak, kimsenin tavuğuna kiş demeden, sekizbin küsür gün primimi çoğu cebimden ödeyerek kazandığım emekliliği yaşayayım istiyorum. ATM den her maaş çekimimde sıra ve seri numaralı ard arda paraları alınca (nedenini bilen bilir) bir gün buna bile mahrum kalacağımın endişesini duyuyorum. Partiler umrumda değil, alayı Türkiye’yi adeta yok etmek için sözleşmişler.

        • Burda hdp ye tek söz ettiğinizi görmedik yahya bey, meydan boş nasılsa, sık babam sık!?

  16. Sayın Koru ,
    Tropikal ülkeye yapılan turistik gezinin bir ayağı da timsah çiftliği ziyaretidir. Turistik grubu gezdirilince son olarak çiftlik sahibi der ki her gruba duyurdugumuzu size de söylüyoruz, her kim timsahlar ile dolu bu kanalı karşıya geçerse 10.000 dolar ödülümüz var. Tabi kimse cesaret edemez ancak birden bir adam suyun içinde deli gibi yüzmeye başlar ve karşıya ulaşır. Hem takdir , hem övgü sözleri adama yönelirken adam ben isteyerek yapmadım ki derse de kimse dinlemez. adamın eşi oradan göz kırpar ve der ki “her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır. ”
    Önümüzdeki dönem de siyaset alanında göreceğimiz yüz Sayın Selçuk Bayraktar olacaktır. Sümeyye hanım 6 yıl babasının yanında çıraklık ve kalfalık dönemini atlattı. En büyük destekçisi de o olacaktır. Teknofest festivallerin de sağladığı popülaritesi ilk defa oy verecek 5 milyon kişinin de doğrudan yönelmesini sağlayacaktır.
    Bu durum geçen gün seyrettiğim Fransız filminde meşhur roman yazarının aslında kitaplarını yazanın karısı olduğunu ifşa etmesi ile bağlantılı biraz da.
    Allah hayırlı ömür versin. Daha neler göreceğiz bakalım.

  17. Kendi kendime “kim aday olsa her kesim gönül rahatlığı ile oy verebilir” diye sorduğumda en makul isimlerden birisi CHP Milletvekili Abdüllatif Şener olarak ortaya çıkıyor.

    İktisatçı Doç. Dr. Abdüllatif Şener, hem Ak Partili, hem MHP’li, hem de Kürt kökenli seçmenin ve de uzun zamandır içlerinde olması nedeniyle CHP’lilerin rahatlıkla oy verebilecekleri bir politikacı olarak ortaya çıkıyor. Altılı masanın son tahlilde gönül rahatlığı ile uzlaşabilecekleri bir isim gibi.

    Tanınırlığı da var. Ayrıca yılların politikacısı ve idarecisi olarak çok tecrübeli. Dahası Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş gibi daha önce Meclis’te ve merkezi politikada bulunmadıklarından dolayı tecrübesiz de değil. Bu onu her iki isme göre daha güvenilir yapıyor.

    Bir başka konu da çok kolay kendisine dava açılıp seçimlere kadar sahneden uzaklaştırılabilecek bir konumda değil. Milletvekili dokunulmazlığı var. Aynı zamanda ismi şaibelerden uzak kalmış birisi. Ayrıca rakibini çok iyi tanıyor.

    Abdüllatif Şener sürpriz aday olmaya aday birisi gibi duruyor.

    • Latif abiye yalnızca çerkezler oy verir, bir de chp min tıpış tıpışları! Kendisi en son pandeminin başlarında ötmüştü; virüs bu hızla yayılmaya devam ederse hiçbir hükümet 6 aydan fazla koltuğunda kalamaz diye… Yıllar geçti, korona filan da kalmadı, her hükümet de lideri de yerli yerinde duruyor, ee ne anladık biz bu bilgiçlikten? Siz cb adayı diye bula bula allahın sayıştay denetçisini mi buldunuz:)

  18. Sanırım bu seçim hak mı batıl mı seçimi olacak. Amerika mı milli irade mi bunu oylayacağız .

  19. Sn yazar muhalefetin adayı hariç herşey net ama siz kafa karıştırıyorsunuz.
    1 Cumhur ittifakının adayı kesin Tayyip bey
    2 Secilirse kendi adaylığını riske atmamak için yapacağı tek şey seçimi erkene almak
    3 Çıkardıkları yasanın geçerli olması için marttan sonra hazirandan önce erken seçime
    gidecek
    4 Yaptıkları seçim vaatlerinin ve ekonomik durumun en iyi koşulları hazirandan önce
    Tüm bunları düşündüğünüz zaman herhalde yılların siyaset uzmanı olarak kafanızın fazla karışık olmaması gerektiğini düşünüyorum .ama siz kanımca suyu bulandırmaya çalışıyorsunuz.

    • Ahmet bey seçimleri kimse hiçbir şekilde erkene alamaz, evet mevcut cb isterse meclisi feshedebilir ama o zaman da kendisi yeniden aday olamaz:) ne erken seçimi allaaşkına, geçti o günler, uyanın artık…

  20. Herkes Türkiye’de kurumların yerli yerinde olduğu varsayımıyla konuşuyor. Halbuki ki uzun zamandır Türkiye devleti kurumları dağıtılmış, kimin ne yaptığı belli olmayan bir durum var, adeta lideri olmayan sürü gibi…

    Dünyada Cumhurbaşkanı olmayan belki de tek ülke Türkiye değilmiş gibi konuşuyor herkes.

    Türkiye ya bir Cumhurbaşkanı seçecek ya da Cumhurbaşkanı olmadan lidersiz bir şekilde yoluna devam edecek, olay bundan ibaret.

    Durum açık ve net, kafa karıştıracak hiç bir şey yok. Uzun bir aradan sonra iyi veya kötü ilk defa bir Cumhurbaşkanı seçeceğiz. Hala iyi de kimi seçeceğiz diyenlere seçim günü sandıklar ortaya konduğunda belli olur nasıl olsa kimi seçeceğimiz ya da seçmeyeceğimiz!

Yoruma kapalı.