Bu toprakların binlerce yıldır kaderi değişmezlik… Hep aynı şeyler olur bizde…

35
Reklam

Bu yazının altında bir Youtube videosunun adresini bulacaksınız. Yazımı okumak niyetinde olanlardan ricam, önce o videoyu izleyip söylenenleri dinlemeleri…

Herhalde ricam kırılmamış, videoda söylediklerime kulak verilmiştir.

Ülkenin içinden geçmekte olduğu ekonomik sorunlardan söz ediyorum o videoda. TL’nin Dolar karşısında eridiğini, paramızın pula döndüğünü anlatıyorum. Çıkış yolu olarak da özellikle demokratikleşmenin gereğini vurguluyorum.

Yaptığım yorum bugüne değil, tam beş yıl önceye ait. Yayınlandığı yerde tarihi de duruyor: 1 Aralık 2016.

Daha henüz Youtube’un bir tür alternatif televizyon kanalları platformu gibi yaygın biçimde kullanılmadığı dönemde, iki gencin çekimine verdiği destekle, deneme mahiyetinde kayda almıştım o konuşmanın videosunu.   

Sonra da Youtube’a yüklemiştim.

Meraklı biri yeni dinlemiş, “Aynen bugünü anlatıyor” notuyla takipçileriyle paylaşmış. 

Onun yönlendirmesiyle yeniden dinlediğimde heyecanlanıp videonun Youtube adresini bazı dostlara gönderdim; gönderdiğim bir dosttan, “Güzel olmuş, devamını bekliyorum” mesajı geldi.

Reklam

Paylaştığım görüşlerin bugünlere ait olduğunu, videoyu dün çektiğimi düşünmüş o dost.

Baktım, 1 Dolar videonun çekiminden bir ay önce (1 Kasım 2016’da) 3 TL kadarmış, videoyu çektiğim gün (1 Aralık 2016’da) 1 Dolar 3.50 TL’yi aşmış… 1 Euro da 3.40 TL imiş, bir ayda 3.71 TL olmuş…

Ve ben bu duruma bakıp “Paramız pul oldu” diyorum.

Sonra da “Aman ha, bu gidişi hemen durduralım” temennisinde bulunup bir de bunun nasıl yapılacağına dair akıl veriyorum.

O günlerde devamlı olması niyetiyle başlamıştım videolar yayınına ve bir heves, birkaç konuşmayı Youtube’a yüklemiştim. Biraz önce baktım, 14 bine yakın kişi izlemiş ve talepte bulunmadığım halde, sanıyorum videoların devamı gelirse habersiz kalmamak için, 500 kadar kişi de abone olmuş.

Hepsi sağolsun.

Ben ise o birkaç videoyla yetindim ve arkasını getirmedim.

1 Dolar dün (13 Kasım 2021 tarihinde) 10 TL’yi gördü.

Reklam

Şimdi “Ne zaman 15 TL olacak?” sorusu gündemde.

Ülkemizi kendi vatandaşlarımız için müthiş pahalı hale getirdik, yabancılar için ise iştah kabartıcı biçimde ucuzlattık.

Bravo bize.

‘Fehmi Koru Günlüğü’ yazılarımda daha önceleri de adını geçirdiğim bizim topraklardan bir bilgeyle ilgili anekdotu bir yazımdan aynen aktarıyorum: 

“Kendisine atfedilen birkaç kitabı Türkçeye de çevrilmiş Stoacı bilinen filozof Epiktetos yabancımız sayılmaz; Milattan kısa süre sonra (50. yılında) Ege’nin Anadolu yakasında doğdu, ömrünün büyük bölümünü ise Ege’nin öte yakasında ‘köle’ olarak geçirdi. Gerçek adı bilinmiyor; ’Epiktetos’ adı Eski Yunanca’da ‘köle’ anlamına geliyor…

Hikmet sahibi biri Epiktetos. 

Efendisi ise sadist biri olmalı; fırsat buldukça Epiktetos’un vücuduna zarar verici müdahalelerde bulunmasından bunu anlıyoruz.

Bir gün, kurduğu bir cendereye kölesi Epiktetos’un bacağını sıkıştırmış adam. Başlamış sıkmaya. Belli bir noktaya geldiğinde, Epiktetos, nazikçe ‘Biraz daha devam ederseniz bacağım kırılacak’ uyarısında bulunmuş, ama adam sıkmaktan vazgeçmemiş. Sonunda bacağı kırılmış Epiktetos’un; o da ne yapsın, dönüp adama ‘Ben demiştim, bakın kırıldı’ demiş, yine bütün nezaketiyle.”

Yazının burasında şair Ahmet Muhip Dıranas’a (1909-1980) kulak verelim:

Bir bıçak saplı durur göğsünde, / Hangi su tasına uzansan boş; /

Aynı siyah güneş, aynı siyah, / Aynı susayış, aynı koşuş, aynı…

“Of… hep aynı şey, aynı şey, aynı şey, / Aynı, aynı, aynı, aynı, aynı…”

‘Bitmez Tükenmez Can Sıkıntısı’ 

Ne yapalım, bizim toprakların kaderi bu…

ΩΩΩΩ

Reklam

35 YORUMLAR

  1. ‘Pentagon ne ise benim ülkemin Milli İstihbarat Teşkilatı’nın Pentagon’dan daha iyi olması lazım’ demiş. Karıştırıyorlar yine bilmedikleri konuları. Pentagon ABD’nin Savunma Bakanlığı, istihbarat başkanlığı değil. Ayrıca daha iyi derken acaba binasını mı kasdediyor diye düşünmeden edemedim. Malum bizim istihbarat, 15 Temmuz’u haber alamadı, CB’na haber bile vermedi, CB eniştesinden haber almak durumunda kaldı, tanklar köprüleri tuttuktan saatler sonra. Kendisi aynen böyle söyledi dünyaya. Yani bu mu istihbarat, bu mu ülkenin güvenliği. Geçiniz. Sizin bina yapmaktan başka bir düşünceniz olamaz. Aynı konuşmada ‘Adalet Sarayları’ ile de öğünmüş. Yine binalar beton yığınları. İçinde hakkın hukukun olmadığı saraylardan, tüm dünyanın Türkiye’de demokrasi ve hukukun olmadığını kayıt altına aldıkları ülkemizden ve onun hukuk sisteminden bahsediyoruz. Gerçeklikle bir alakası kalmadığının beyanıdır.

  2. BİRİNCİ TURDA % 50 + 1
    Sanki 2. turda da 50 + 1 varmış gibi, Türkiye’nin tek derdi 50+1 miş gibi bir panik havası var.
    2. tura, ilk turda 50+1 oy alan aday olmadığı taktirde ilk turda ilk ikiye giren adaylar 2. tura katılabiliyor ve 2. turda “EN ÇOK OY ALAN” seçiliyor.
    Panik havası sadece iktidarda mı?
    Yandaş ve özellikle yancı muhalefette daha fazla.
    Parlamenter sistem söylemi, yancı muhalefetin ağzında sakız oldu.
    Hiçbir yancı “biz iktidara gelince” bu değişiklikleri yapacağız demiyor.
    Sistem değişikliğinin tarihini vermiyorlar.
    Tarih “derhal” ise bunun adı iktidarı kurtarma operasyonudur.% 50+1 i , fiilen %35 çekme çabasıdır.
    Yancılık mı?
    Yoksa gerçek bir muhalefet mi?
    Yakında göreceğiz.

    • anayasa değişikliği yapacak sayıya ulaşmak mümkün olmadığı gibi referanduma götürecek sayıya ulaşmaları da mümkün değil diyenler var.

      cumhur ittifakı ile millet ittifakı gelirleri aynı stadyumdan olan iki farklı kulüp. kavgaları ise gelir paylaşımından kaynaklı. gelirleri iyice azalan tek bir stadyumun tüm gelirlerini yönetme fırsatını neden öteki ittifaka versinler. M. İncenin aday olduğu gibi bir seçim değil bu, o zaman yüksek gelire ulaşabiliyordu iki takım da. “fetö borsası” gibi rant gelirleri gibi hepsini doyuran gelirleri vardı.

      “LA KASA DA PARA YOK pek yakında sinemalarda” gibi afişe edilmiş bir gerçeklik var ortada.

    • Sayın yk, bakıyorum seçimler yaklaştıkça zihniniz de iyice açılıyor sanıyorum, yakında başkanlık sisteminin meziyetlerini de göklere çıkarmaya başlarsınız hayırlısıyla:)
      Evet, türk tipi başkanlık sisteminde tek oyla bile başkan seçilebilirsiniz, yeter ki diğeri sıfır almış olsun!
      Bu da %50+1 oy demektir, öyle değil mi?
      Muhalefetin binlerce yıl bile geçse bulamayacağı bir kazanma şansı, işte bu sistemin içinde duruyor…
      Ha gayret!!!!
      Ama eminim onu bile kazandıktan sonra götürüp akpartiye teslim ederler!!!!

  3. yazar in videosunda belirttigi gibi Turkiye calisan bu ulke ve insana sahip oldugu icin krizleri kolay atlatiyor. siyaseti ve demokrasisi tam oturmadigi icin hic bir zaman krizlerden kurtulamiyor. siyaset sanirim tam demokrasi istemedigi icinde suana kadar krizlerden kurtulamadik. demokrasi her ne kadar yavas isleyen bir sistem olsada en az hatali bir sistem oldugu icin basarilidir…. demokrasi yde ayakta tutan adalettir. TURKIYE NIN TEK VE EN ONEMLI SORUNU ADALETTIR… EKONOMIK SORUNLAR GUVEN ILE.AŞILIR. GUVEN ISE ADALET ILE SAGLANIR. adaletinize guvenmeyen yabanci ve yerli sermaye NEDEN YATIRIM YAPSIN…

    • Dur yolcu!
      Bugüne kadar hangi yabancı yatırımcının türkiyede 5 kuruşu elinden alınmıştır/gaspedilmiştir biraz açar mısın?
      Biz hiç mahkeme kapılarında, elindeki sermayeyi devlete kaptırmış yabancı bir işadamına filan rastlamadık, duymadık görmedik, eğer adaletle senin bir sorunun varsa kendine bir avukat tut, yoksa yine devlet bir cmuk avukatı verir yani…

  4. Yeni sistem dört yıl geçmeden iflas durumunda. Dolar 10 TL bunun bariz göstergesi. Şimdi herkes yeniden sistemi değiştirme yolunda. Yeni baştan bir daha. Bu sistemi getirenler dahil bu çabaya. Bu kadar karga tulumba sistem değişikliği ancak bizim gibi yerleşik olmayan göçebe toplumlara göre. Durmadan sistem değiştir. Anayasa ve kanun tanıma. Mahkemelere emir ver, anayasa mahkemesi kararlarını, AİHM kararlarını tanıma diye. Ülkemiz adına hepimiz adına utanç verici ve zavallı bir durum. Hukuksuzluklara ve yolsuzluklara göz göre göre izin verdiğimiz için paramız da pul, hepimizin de vatandaşlık ayrıcalığımız yok. Vatandaşız da denemez buna. Çünkü cebimizden verdiğimiz verginin dahi hesabını soramıyoruz. Bu yüzden demokrasi sıkalasında ve her alanda dip yapıyoruz. Bir imparatorluğu bitirdik, üstüne bir yüz yıl devirdik ama bizden bir şey olmadı. Sorarsanız bazılarına göre hep dış güçlerin işi. Ama aynaya hiç bakmayanlar bunlar.

  5. Panik halinde hepsi. “Biz bu makamdayken kimse kılınıza dokunamaz” demiş memurlara. Sorun o zaten, o makamda ilelebet olmayacağınıza göre (malum en ileri demokrasiyiz biz), bir gün o memurlar hesap verecekler yaptıkları usulsüzlük ve hukuksuzluklar için. Bugün hukuku paspas yapmış olabilirsiniz yolsuzluklarınıza. Ama elbette iktidar değişecek, demokrasinin gereği olarak, ve hesaplar da ortaya dökülecek. Memurların yapması gereken görev tanımına ve hukuka uygun iş yapmak. Kişilerin koruması yok asla. Burası sultanlık değil, saray da kimsenin korucusu olamaz. Hukuk ne diyorsa o. Londra mahkemeleri de hukuksuzluğunuza yol olamaz.

  6. Panik başladı. MHP Genel Başkan yardımcısı “biz hükümetin ortağı değiliz” demiş. Yani hükümeti biz atadık, kaymağını yeriz, ama sorumluluk almayız demiş. İyi karlı iş. Hiç kılını kımıldatmadan pastayı götür, hesap da verme. Bugün bürokraside her yere adamlarını yerleştir ve bu enkazda hiç sorumluluğun olmasın. Yok öyle yağma. Daha önce yaptığınız enkazların da en baş sorumlusu hep sizsiniz iş yapmayan yiyici takımı. Hesap vereceksiniz. Söke söke.

  7. Kaderimiz bu değil ve olmayacakta Sayın Koru dijital çağda gençlik diliyor okuyor sorguluyor. 3 yıl içinde herşeyin 180 derece değişeceğini hep beraber göreceğiz.

    • Vatandaş 3vakte kadar daha neler olur neler;
      sen onu bunu bırak da burda ayaküstü kaptırdığın “sade vatandaş” nickini de geri alabilecek misin onu düşün?
      “3 yıl içinde herşeyin 180 derece değişeceğini hep beraber göreceğiz.” buyurmuşsun da;
      mesela???
      360derece istanbul manzarası sunan çamlıca anten kulesi de değişecek mi acaba, yoksa öylesine sallıyor musun?

  8. Sayın yazar “Bu toprakların binlerce yıldır kaderi değişmezlik… Hep aynı şeyler olur bizde…” diye başlamış;
    “Ne yapalım, bizim toprakların kaderi bu…” diye bitirmiş!
    Coğrafya değil felsefe kaderdir:)
    Düşünsel anlamda, toplumsal çevreyle ilişkilerde bir kısırdöngüye kapıldığınuzı düşünmeye başlamışsanız doğru yoldasınız,
    İnkar sürecini de atlattıktan sonra var gücünüzle toplumun ilerici güçlerinin peşinden koşmaya başlayın ki belki biz de sizi burada bekliyor oluruz:)))

  9. Bir devletin parasının pul olması demek o devletin ucuzlaması demektir. Evet ucuzlaması, her anlamda; sabit değerlerinin, doğal kaynaklarının, iş gücünün ve elbette insanlarının. Bize yabancılar ülkemizde gayrimenkul alıyor diye bunu övünç meselesi yapanlar Doğu Anadolu’da toprakların İsraillilere, turistik yörelerde Alman, İngiliz, Fransızlara, İstanbul’un Araplara gittiğini bilmiyor olamazlar. Didim’de İngilizlerin burada İngiliz yasaları geçerli diye kalkıştıklarını da. Bilmedikleri, bilmezden geldikleri İsrail devletinin kuruluşundan önce Filistinlilerin topraklarını Musevilere kar ediyoruz sanıp sattıkları… Çulsuz turistlere her şey dahil (geliş-dönüş uçak biletleri dahil) sunduğumuz olanakları kendi vatandaşımıza üç kat fiyat verildiğini bilmeyenler olabilir. Üstüne bu topraklarda kör topal işleyen hukuk kurallarının artık hiç işlemez duruma getirilmesini eklerseniz; çok uzak olmayan bir gelecekte birilerinin Emevi cami hayali yerine Ayasofya’da ayin yapma talepleri ile karşılacağımızı ön görmemiz gerekiyor. Saddam’a kimyasal silah, Esat’a vatandaşına kötü davranıyor denilmişti.İlk hır mültecilere kötü davranıyorsunuz bahanesi ile çıkacak. Bu duruma gelmemize neden olan aşağılık CHP ve TSK için ne diyorsunuz hagayretkeşler?

    • Yahya bey “İlk hır mültecilere kötü davranıyorsunuz bahanesi ile çıkacak.” buyurmuşsunuz da;
      yahu bugüne kadar muzla besledik de ne oldu?
      İnsan hakları bilmem ne raporlarında, şurda burda zaten sürekli ülkemize yaptırım uygulansın diye yazılıp çizilmiyor mu?
      Siz de daha hala bilmem nerelerden hır çıkaracaklar diye gün mü sayıyorsunuz allaaaşkına!?

      • Topraklarını satıp israil ‘in artıkları ile beslenmek zorunda kalan Filistinliler gibi olmaktansa sermaye ırkçısı (Her ne demekse) olmayı yeğlerim .

  10. Sayın Koru ,
    Video çekildiği zaman yaşanan olay Rahip Bronson un tutukluluk hali ile ilgili gelişmeler yaşanıyor olmasıydı. Düşünün ekonominiz ne kadar kırılgan ki kur bir kaç ayda 3.50 den 3.85 e geldi. Turizmciler de buna göre 2017 rezervasyonlarını almaya başladı. Sonra pastörü gönderdik. 2017 Temmuzunda 3.43 idi dolar kuru ve Turizmciler personel sgk primlerini ödeyemedi. Bir yıl sonra 2018 Ağustosunda kur 7.20 geldiği de , turizmciler 4 yıldır ilk defa para kazandık dediler. 2019 da iyi geçti ama 2020 de Covid ten kaynaklanan darbeyi yedik. Bu toprakların kaderi değil , ekonominin gereği. Toplum davranışlarının doğal sonucu. Krizler kapitalist sistemin ruhunda vardır. Bankacılar para kazanmak için kredi verir , Bunu alanlar da fiyatı daha da artmadan ev alayım der. Sonra bu durum istihdamı arttırırken beraberinde enflasyonu körükler , Merkez bankası faiz arttırır. İşte size mortgage 2008 krizi . 2021 Çin de Evergrande olayı . 4000 bankacıdan hiç biri hapse girmedi.
    1929 ekonomik krizi yaşandığında ABD bugünkü sistemle değil başka bir sistem ile mi yönetiliyordu ? 1995 den beri resesyon yaşayan Japonya da demokratik yönetim iş başında değil mi ? Batmaktan kurtarılan , İspanya , İtalya, Yunanistan demokrasi ile yönetilmiyor mu ?
    Geçen gün bir iktisat profesörü aslında bu kadar iktisat fakültesine ihtiyaç yok ama güzel ülkemin güzel insanları biraz ekonomi bilsinler diye açtık bu kadar okulu diyordu. ilk öğretilen tanım, iktisat bilimidir. İnsan ihtiyaçları sonsuz ve kaynaklar sınırlı olduğu halde , kıt kaynakları bu sınırsız ihtiyaçlara en uygun dağıtımını sağlama bilimidir olarak ifade edilmesidir.
    2015 yılında bir demir çelik fabrikamız ayda 25 milyon dolar zarar ediyordu ve 700 işçiyi işten çıkartma durumundaydı. O yıl 3.5 milyar dolarlık cep telefonu ithal etmiştik. 18 milyar dolar da ithal otomotive ödemiştik. TL değerli olduğu için narenciye ihracatînda İspanya ile rekabet edemiyorduk. 9.5 milyon kişi ki bunun 500 bini umreci teyzeler yurt dışına çıkmıştı. Cari açık 32 milyar dolar idi. Erdoğan 2018 de siyasal risk alıp dolar tl yi devaüle etmeye başlamasa idi , bugün şikayet edilen pahalılık yerine karaborsa olabilirdi. Yani hem piyasada mal olmayacak hem de fiyatlar serbestçe belirlenemeyecekti.
    Batı ile iyi geçinip para sağlarsanız , yapmak istediğiniz projeleri size yaptırmazlar. siz de şu videoyu izleyin lütfen.
    https://youtu.be/SVq1TONsBRk

  11. Doğduğum toprakları da, zamanı da ben belirleyemedim😌. Suriyeliler de vatanlarını bırakıp gitmek istememişlerdir herhalde!
    Bunu tayin edemesen de, bulunduğun konumun şifrelerini okumayı becerebilirsek eğer!…
    -Mısır, Yemen, Lübnan, Panama, Kırım, Türkiye…
    Konum’ un alt notalarına daha girmedim bile..
    -Yani demem o ki, Atatürk nasıl yapmıştır bilemem ama, bizde haritayı masanın üstüne bir serebilsek..
    Hatay sorununu nasıl çözmüştür bir anlayabilsek..
    Daha dün ülkesini işgal edenlerin kralını☺️ ayağına getirtmiş ve kafasına kafasına kakmamış! İsek..
    Bugün daha iyisini yapmamak için yok bir sebep🤔.
    Kaderim bu yerine, biz böyle istiyoruz tüm ülkecek!!!
    Aahh bir diyebilsek☺️.

    • Herşeyi kadere bağlayıp inşallah maşallah ile geçiştirilen günler geride kalmıştı, sayın yöneticilerimiz herşeyi kurullarda yüksek makamlarda çözmeye başlamışlardı.
      Ta ki batılının “bir” parası bizim “on” paramız olmaya doğru gidince,
      Ağızdan çıkanlar değişti, “ama, şu mallar orda şurda da 1’in altında,
      Bizde de 1’in altındaa..”

    • Kader hanım “-Yani demem o ki, Atatürk nasıl yapmıştır bilemem ama, bizde haritayı masanın üstüne bir serebilsek..” diye sormuşsunuz;
      biz artık o işleri iha/sihalarımızla ve kendi ürettiğimiz uzaydaki gözetleme uydularımız üzerinden yapıyoruz,
      öyle boynunda alman malı asker dürbünüyle cephe gözetleme devri geçti, bi zahmet uyanın:)))
      Ne hatayı kardeşim, suriye mi kaldı?
      Libyadan, karabağdan da mı haberin yok!?

      • İHA ve SİHA lar gururumuz. Benim asıl merak ettiğim H. Gayret bunları amaç dışı kullanır mı. Adı Firavun mu, Kisra mı bilmem de Nemrut’un biri yüksek bir kule yaptırıp Allah’a ok attırmıştı. Şimdi diyorum ki bu İHA-SİHA ların kumanda merkezini ele geçirip Allah (c.c) a ok attırmaya kalkmasın yarım aklıyla bizim H. Gayret. Yardım ve yataklıktan sıkıntı yaşar demişti ya hani bir zamanlar Allah (c.c) için. Unuttum sanma H.Gayret. Sen özür dileyip tevbe edinceye kadar hatırlatmaya devam edeceğim. Seni öyle Yunus’un dörtlükleri temizlemez. Kamyonet kasasında peygamber gezdirenlerin zihniyet ikizisin sen

  12. Fehmi Beyin dediği gibi ülkemizin kaderi değişmediği için ne yazık ki biz de bazen aynı fıkraları yeri geldikçe tekrar anlatmak zorunda kalıyoruz ; bilenler hatırlamış olur , bilmeyenler de duymuş olur.
    Dünyayı dolaşmaya çıkan iki berduşun yolu , bir gün , bir şehirden ibaret olan küçük bir ada krallığına düşer.
    Şehrin meydanında toplanmış olan büyük bir kalabalığı merak edip ne olduğunu anlamak için
    yavaş yavaş o tarafa doğru ilerlemeye başlarlar .
    Derken havada uçan bir güvercin , berduşlardan birinin başına konar ve bir de üstüne üstlük kafasına sıçmaz mı !
    Bunun üzerine güvercini takibettikleri anlaşılan halk , derhal bu şanslı berduşun etrafını sarar ve hep birlikte tezahürata başlar ,
    – Ya ya ya ,şa şa şa ! Bizim kral çok yaşa !
    Bizim berduş neye uğradığını şaşırır , aval aval etrafına bakınıp dururken durum da yavaş yavaş netleşmeye başlar.
    Meğer halk , ölen krallarının yerine yenisini seçmek için, çok eski , ilkel ve fakat vazgeçilmez böyle katı bir geleneksel yöntem kullanıyorlarmış !
    Berduş ne kadar itiraz etse de fayda vermemiş , kollarından , bacaklarından tuttukları gibi karga tulumba götürüp kral tahtına oturtmuşlar !
    Böylece kral olan berduş, arkadaşını da ihmal etmemiş , onu yardımcı olarak yanına almış .
    Bir süre durumu ve etrafını izleyen , olan biteni kavramaya çalışan berduş ; konuya iyice hakim olduktan sonra aba altındaki sopasını çıkarmaya , aklına geldiği gibi keyfi hareketler yapmaya ve halka eza cefa etmeye , zevk ve sefasını sürmeye başlar !
    Biraz daha aklı başında olan arkadaşı , yardımcı olarak ne kadar uyarsa da , gayret etse de bir türlü bu davranışlarından vazgeçirememiş , nihayet bir gün krala çatacak olmuş,
    – Yahu sen ne kadar insafsız adamsın , bu yaptıkların ayıp değil mi , utanmıyor musun !
    Kral , hiç istifini bozmadan , alaycı bir şekilde arkadaşının yüzüne bakarak ,
    – Güvercin uçurup da kafasına konup sıçtığı adamı kral yapan halka bunlar az bile !
    Selamlar, iyi günler

    • Erdoğan bey, siz sayın yazarın tuzunu kurusunu bırakın da kabataş olayının körükleyicisi e.çakırın durup duruken neden çarşafını çıkarıp attığını izah edin önce???

  13. DÜNDEN KALMA BİR KAPAK PARÇASI!
    “H. Gayret
    13 Kasım 2021 At 16:04
    Sorular:
    Akpartiden önce 1dolar kaç tl idi şimdi kaç tl?
    (6 sıfırı buharlaştırmadan yazalım ama!)
    İhracatımız ne kadardı, bugün ne kadar?
    İhracatın ithalatı karşılama oranı neydi bugün nedir?
    Turizm gelirimiz ne kadarmış, bugün kaçtır(pandemi öncesi rakamlarıyla lütfen:)?
    Kişi başı milli gelir neydi, bugün ne?
    Enflasyon ne kadardı, bugün ne kadar?
    Faiz kaçtı, bugün kaçtır?
    Borsa ne kadarmış, bugün nereye çıkmış?
    Akpartiden önce tc merkezbankası ve hazinede ne kadar altın rezervimiz varmış, bugün ne kadardır?
    İmf ye ne kadar borcumuz vardı, bugün ne kadarmış?
    Akpartiden önce ders kitapları bedava mıydı, tableti gören duyan var mıydı?
    Üniversiteler paralı mıydı yoksa harçsız mıydı?
    Sosyal yardımlar ve evinde hasta/engelli yakınına bakan vatandaşlara herhangi bir ödeme yapılıyor muydu?(cevabınız evetse, miktar belirtin:)
    Emekliye yılda iki kez bayram ikramiyesi daha önce görmüş müydünüz?
    Akpartiden önce memur maaşları neydi, şimdi ne oldu?
    Konut edindirme yardımı kesintilerini memura kim ödedi?
    Vergi iadesi almak için fiş biriktirme kepazeliğine kim son verdi?
    Batık imarbank ve asyafinansın sivrizekalı mudilerine kayıplarını kim ödedi?
    Hızlı trenleri, köprüleri, metroları, otobanları, havaalanlarını, barajları, elektrik santrallerini kim yaptırdı ve şimdi kime sövüyorsunuz???

    “ddm
    13 Kasım 2021 At 18:13
    durumu anlamak için yani daha iyi anlamak için
    20 yıllık akp iktidarını 2 döneme ayırabiliriz;
    ilk 10 yıllık dönem & 2. 10 yıllık dönem gibi.
    ilk 10 yıllık dönemde o günkü ekiple pek çok iyi ve başarılı iş yapıldı, refah seviyesi arttırıldı, hatta milli gelir 12,000 dolar seviyelerine çıkarıldı, kabul edelim.”
    Didem hanım “o günkü ekiple pek çok iyi ve başarılı iş yapıldı” dediğiniz dönem için de “hangi ekip gelse aynı başarılı işleri zaten yapardı” mı diyorsunuz yoksa o başka mı?

  14. Temel Karamollaoğlu’nu dinliyorum, gözlerim kapalı maşaAllah Allah aklına, fikrine, izanına, ferasetine ve ez cümle sıhhatine kuvvet versin duamızdır.
    Gazeteci soruyor:
    Ekonomide, dış politikada birçok sıkıntıdan bahsediliyor. Bunlar gündeme geldi mi?
    Karamollaoğlu cevap veriyor:
    Aksaklıkları da ifade ettim. Sayın Cumhurbaşkanı, ekonomik yönden de dış politikadaki gelişmeler yönünden de her şeyin dört dörtlük olduğu kanaatinde. Hiç problem görmüyor kendisi. Ben dedim ki, “Size gelen bilgilerde en azından yanlışlıklar, farklılıklar olabilir.” O aynı kanaatte değil.
    Yazının bütün linki burada:
    https://www.karar.com/guncel-haberler/karamollaoglu-erdogan-istemden-memnun-501den-rahatsiz-1639174
    Can alıcı detay ise bu cümlede:
    ”Cumhurbaşkanıyla birçok konuda anlaşmamakta anlaştık.” İşte akli muhakemesi yerinde olan ferasetli bir siyasetçinin durumun özeti olacak tespiti bu kadar veciz olarak ifade edilebilir.

    • Sebil bey, hayırlısıyla temel reisin kendisini ve “akli muhakemesini” yakında hizmete girecek olan ankara-sivas hızlıtreniyle memleketine geri gönderelim ki bir an önce o çok özlemini çektiği tersine göçü de başlatmış olalım:)

      • Yapılan hiçbir hizmete karşı değiliz elbette iyi işleri alkışlayacağız diyebilen bir muhalefet liderini dilerseniz Fizan’a gönderin değerinden bir şey kaybetmez. Temel Karamollaoğlu tek başına bu milletin siyaset sathı mailinde mücessem vicdanıdır. Müterakim aklı ve feraseti akape polit bürosunun tamamına yeter. Hatta ak saçlı erkamın babasına bile kâfidir. Bir büyük ahlaki terbiye ve tedris mekanı olan Darül Erkam bugün toplumun zihnine zıddı ile nakş olmasın. Eflatun’un Devlet’te üstünde durduğu krallar felsefeci olmalıdır ve devletin iyi idaresi akademik terbiye ve disipline bağlıdır. İyi bir eğitim varsa kimin idareci olduğu önemsiz kalır.

        • Sebil bey devleti yönetebilmek için önce filozof olmak lazımdır demişsiniz, elhak öyledir!
          Ama didem hanıma sorarsanız hiç de öyle değilmiş;
          kim olsa bunlardan(bu iktidardan) daha iyi yönetir diyor…

  15. “Paylaştığım görüşlerin bugünlere ait olduğunu, videoyu dün çektiğimi düşünmüş o dost.

    Baktım, 1 Dolar videonun çekiminden bir ay önce (1 Kasım 2016’da) 3 TL kadarmış, videoyu çektiğim gün (1 Aralık 2016’da) 1 Dolar 3.50 TL’yi aşmış… 1 Euro da 3.40 TL imiş, bir ayda 3.71 TL olmuş…”

    SAYIN YAZAR BUGÜNE BAKARAK, EN AZINDAN O GÜNLERDE((1 Kasım 2016’da) İKTİDARA HAKSIZLIK ETMİŞ OLDUĞUNUZU BARİ KABUL EDİYOR MUSUNUZ ŞİMDİ?
    BİRKAÇ YIL SONRA DA, BUGÜNLERDE YAZDIKLARINIZDAN YA DA SÖYLEDİKLERİNİZDEN DOLAYI NEDAMET GETİRMEZSİNİZ UMARIM!!!
    GAYRET BİZDEN YARDIM ALLAHTAN…

    • Valla bazı toplumlar öyle olabilir ama bizim halkımız 17ağustos depreminden sonra bile depreme karşı en küçük bir davranış değişikliği göstermemiştir, hala bodrum katta kolon kesmeye devam!!!
      Toki istisna tabii, gerçekten de depreme dayanıklı evler yapıyor, radye temelli…

  16. BUGÜN ADAY OLSAK
    Türkiye Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine 2008 yılında birinci turda 192 ülkeden rekor sayılacak ” 151″ oy alarak seçilmişti.
    2014 yılında ise birinci turda 109, İspanya ile girdiği ikici tür yarışında 73 oy alabilmişti.
    Sorum şu:
    Bugün aday olsak kaç oy alabiliriz?
    Ben 40 oyu geçebileceğimizi sanmıyorum.
    Bu durum, bu kez “teğet” geçmeyeceğini, delip geçeceğinin de izahını yapıyor.
    Şimdiki iktidar dönemindeki 2008-2009 krizi ile en önemli fark, o zaman dört ayak üstüne düşünüyordu. Şimdi kafası üstüne.
    Örneğin Arap dünyası ile neredeyse İsrail ile rol
    değiş-tokuşu oldu. Arapların gözündeki rollerimiz değişti.2008 deki İsralin yerini Türkiye, Türkiye’nin yerini İsrail aldı.
    Vahim bir tablo.
    Farklı iktidar dönemindeki son 2001 krizi ile mukayese eder isek üç ana başlık var.
    1- Borç miktarı: İç-dış, özel-kamu, şirketler-hane halkı olarak toplamda bakar isek 10-15 katı. Dolar bazında ise bu kritere göre en az 3 katı borç.
    2- Ödeme aracı: 2001 yılında satılmış bir şey yoktu. Şimdi satılacak bir şey yok.
    3-Kriz yönetimi: 2001 yılında kriz olduğu kabul edildi. Kemal Derviş getirildi ve her dediği oluyordu. Şimdi kriz kabul edilmiyor. Hasta hasta olduğunu kabul etmiyor, doktora gitmiyor. Hastalık birinci evreden dördüncü evreye, yani “eve götür ” aşamasına geçmiş durumda. En kötüsü de bu son fark.

    • “Y.K.
      14 Kasım 2021 At 08:37
      BUGÜN ADAY OLSAK
      Türkiye Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine Bugün aday olsak kaç oy alabiliriz?”
      Bu pazar seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz anketlerini bitirdik sıra şimdi de bunlara mı geldi? Yahu volkan bozkır daha yeni bm genelkurulunu yönetmedi mi?
      Neyse, sayın yk yeni açılan türkevi binasının siluetine iyice bir bakın, sonra da yassıadadaki türk devletleri teşkilatının yeni hizmet binasını bi inceleyin, ondan sonra da gidin yatın en iyisi:)

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız