Bugün seçim var ve propaganda yasağı yüzünden her şey yazılamıyor.. Ne yazdım o zaman? Tabii yine seçimi…

13

Bir yakınım, tam telefonu kapatacakken, “Sizler için de yasaklar başladı, yarın yazacak bir şey bulabilecek misin?” sorusunu ‘pat’ diye kucağıma atıverdi.

Öyle ya, birkaç zamandır siyasi gelişmeleri seçim ekseninde değerlendiren yazılarla okur karşısına çıkan biri, o konuya yasak getirildiğinde zorda kalır, değil mi?

Yakınıma, “Merak etme, yazacak bir şeyler bulurum” dedim.

İşte bu yazı o yazıdır…

Karşıydım, ama…

Ne zaman seçim yasakları günü okur karşısına yazıyla çıkmam gerekirse bu yasağın yanlış olduğuna mutlaka değinirim. Demokrasilerin bayramıdır seçimler ve bayram havası sandığa gidilecek diye yarıda bırakılmaz. Bazı yasaklar söz konusu edilebilse bile, pek çok ülkede, o yasaklar arasında propaganda yer almaz. Hele seçime ilişkin yazılara herhangi bir kısıntı getirildiği görülmez.

ABD’de, Avrupa ülkelerinde durum budur.

Özellikle günümüzün karmaşık iletişim ortamı yasak uygulamasını daha da zorlaştırıyor. Yasak diye partiler burada propagandayı kesse, bizler kalemimize gem vursak bile, dünyanın dört bir tarafından propaganda sağanağına uğramamızı kolaylaştıran bir iletişim altyapısı var bugün. İnternet üzerinden, sosyal medyadan isteyen buraya ulaşabiliyor.

Reklam

Çoğu internet sitesinin ana servis sağlayıcısı ülkemiz dışındaki bir yer zaten.

Bu durum da propaganda yasağını anlamsız kılıyor.

İşte bu sebeplerle, her seçim günü, “Yasaklar yasaklansın” anlamına gelen bir şeyler yazmışımdır.

[Burada bir itirafta bulunacağım: Tanığı olduğumuz bu son seçim kampanyası kanaat değiştirmeme sebep oldu. İyi ki, böyle bir yasak var; hiç değilse daha az etkilenmeye açık bir ortama sahibiz ve sandık başına giderken sakince düşünme imkanımız var. Galiba seçim günü propaganda yasağının bir süre daha devam etmesinde bir mahzur yok.]

Yazarlar da oy kullanır

Yazar dediğiniz, siyasi konularda kalem oynatanlarımız da dahil olmak üzere, herkes gibi bir partiye kendisini yakın hissedebilir. Görüşünü yazıyla veya sözlü olarak açıklarken, ne kadar saklamaya çalışırsa çalışsın, hangi partiye eğilimi bulunduğu belli olur zaten.

Metin Toker seçimden bir gün önce oy vereceği partiyi açık seçik yazardı sözgelimi ve bunu yapmayı her yazara tavsiye de ederdi rahmetli.

Hiç onun açıklığında bir yazıyla oyumun rengini önceden belli etmedim. İlk kez oy kullandığım 1973 seçimlerinden bu yana oyumu layık gördüğüm partiler çoğu kez değişti zaten.

Reklam

Birlikte değiştik. Partiler değiştikçe benim oyum da değişti.

Geçmiş seçimlerle bu seçim arasında benim açımdan bir önemli değişiklik daha var: Seçim gecesi televizyonun karşısına oturarak belli olacak sonuçlar eşliğinde siyasi yorum yapanları izleyenlerdenseniz, o anların sıcaklığında benim görüşlerimi öğrenmeniz mümkün olmayacak.

Malum, televizyon kanalları beni ve daha pek çok görüş sahibini artık izleyicileriyle buluşturmuyor.

Yeni tipler ekranlardan karşınıza çıkacak; son birkaç yıldır olduğu gibi…

İnternet üzerinde yapılan yayınlarda olacağım

Ancak televizyonu değil de interneti haber alma amacıyla kullananlarınız için durum farklı. Neredeyse sonsuz sayılacak kadar fazla sayıda alternatif programlar var YouTube‘un sağladığı imkanları kullanan ve ben de bu gece onların bazılarındaki yayınlara katılacağım.

Önce, erken bir saatte (19.00 gibi) Alman Deutsche Welle (DW) ajansının şimdilik haftada bir ve önemli gün-gecelerde yaptığı Türkçe TV yayınında CNN-Türk ekranlarından tanıdığınız Nevşin Mengü‘nün konukları arasında yer alacağım.

DW deneme mahiyetindeki Türkçe yayınını TV’den de izlenecek sürekliliğe kavuşturursa hiç şaşırmayacağım. İzleyeni çok çünkü.

Gece, bir sonra (saat 21 gibi), ‘t24’ haber sitesinde yine vaktiyle CNN-Türk‘te benzer programlar yapmış olan Şirin Payzın‘ın başlattığı görüntülü yayın içerisinde beni de izleyebileceksiniz.

En sonunda (saat 23 sonrası) Ruşen Çakır‘ın öncüğünde yayın yapan Medyascope kanalında yine görüntülü olarak internet müdavimlerinin karşısına çıkacağım.

Gece benim için bitecek, ama Cüneyt Özdemir‘in de seçim gecesi yayını var ve o da sabaha kadar sürecek diye biliyorum.

Gözünü ve kulağını açık tutan için görüş çeşitliliği hiç de az değil sizin anlayacağınız.

Yabancı yayın kuruluşları Türkiye ile yakından ilgililer. Suudi Arabistan gazetesi Şark’ul Avsat artık Türkçe de çıkıyor. İngiliz Independent gazetesi de yakında Türkçe yayına başlayacak. BBC‘nin Türkçe haber yayını bayağı başarılı. Ruslar da birkaç koldan Türkçe haber bombardımanına başlayalı hayli zaman oldu. Bu alana ilgi gösteren ülkeler arasında Çin de var.

Dünya iletişim açısından böyle bir dünya işte.

Propaganda yasağını delmeme gayreti içerisinde kaleme aldığım yazımı okudunuz.

ΩΩΩΩ

13 YORUMLAR

  1. Bu seçimi hdp ve fetöcüler haricinde herkes kazanmış millet hükmü koymuştur….ülkeyi kaosa sürüklemek isteyenler avucunu yalasın… Herkese hayırlı uğurlu olsun…

  2. Sadece Eskişehir sonucunda yanıldım.

    İstanbul’da da yanılmış olabilirim. Çünkü, Anadolu Ajansı’nın kendi verilerine göre fark 3.340’a kadar inmişken, veri girişi sandıkların 98.78’i açılmışken kesildi, 35 dakikadır veri girişi yok.

    İşte bir ay kadar önce burada 3 kez yazdığım seçim tahminlerim:

    Ankara: Millet İttifakı. Yüzde farkı: en az yüzde 4
    İstanbul: Cumhur İttifakı. Yüzde farkı: yüzde 3
    Eskişehir: Cumhur İttifakı: yüzde farkı 2
    Antalya: Millet İttifakı: yüzde farkı 3
    Adana: Millet İttifakı
    Bursa: Cumhur İttifakı: yüzde farkı 2

    28 Şubat günü saat 11:38’de aşağıdakileri yazdım:

    “Ankara’yı açık ara kaybedecek, İstanbul’da belediyeyi zar zor elinde tutabilecek, MHP ile kurduğu ittifakı Türkiye genelinde Millet İttifakı oylarının gerisinde kalacak olan sayın Recep Tayyip Erdoğan siyasi tarihinin sonuna geliyor.”

    Bekir Bey, Necip Bey, sizin tahminlerinizi de kopyalayıp yapıştırayım ister misiniz?

  3. Herseye rağmen millet ittifakı kazanacak deyen kardeşime sormak istiyorum kimler sevinecek ?oy veren vatandaslarimiz tabiki sevinsinler haklarıdir. Ama asıl sevinecek olanlar başta kandil, feto, israil ve dış düşmanlarımızı sevindirmek neyin nesi

  4. Fehmi Bey’in yazısında geçen
    isimler bana “Eski çamlar bardak oldu” sözünü hatırlattı.

    Devran böyle bir şey işte.Hiç
    aklımıza bile gelmiyorlar. Yoklukları hiç de hissedilmiyor.

    Yazarımız “Yazarlar da oy kullanır” diyor ya.Hem de ne oy kullanma onlarınki:Onlar okuyucularını etkilemek suretiyle bir değil,bir çok oy kullanmış gibi olurlar.Tabii ki
    her okuyucu etkilenmez. Mesela ben hemen hemen her gün okudum Fehmi Bey’in
    yazılarını.Fakat oyumu O’nun
    işaret ettiği doğrultuda kullanmayacağım.

    Halkımızın tercihi karşısında
    her zaman şapka çıkarmışımdır.Gene en isabetli
    kararı vereceğine inanıyorum.

    Seçimler ülkemiz,bölgemiz ve
    dünyamız için hayırlı olsun.

  5. Sadece partiler mi değişti
    Sizler de değişmediniz mi
    Her değişim gelişme mi acaba
    Çürüme de değişim de
    Ne bileyim CHP ye çatı aday olmayı ve onu savunmayı başka nasıl adlandırayım

  6. Keşke Mengünün programına cikmasaydınız. Maalesef kendisi muhafazakar kesimi asagilamaktan memnun olanlardan. Ruşen beyle olan programınızı takipte olacağız iyi ki varsınız.

    • Sevgili kardeşim geçmişte chp zihniyetinin Kadrine ugramis her şeyi ile aşağılanmis itilmis kakilmis horlanmis bütün değerlerine saldirilmis bircok kimse bugün aynı taraftalar ve meseleleri kalmamış chp zihniyeti ile hasimlari ortak değerler ikinci üçüncü planda kalmis

  7. Formalite icabı bir yasak… Sosyal medyada gümbür gümbür propaganda devam edecektir. Bu yasak sadece kağıt üzerinde kalacaktır. Hayırlı bir seçim diliyorum. Bu seçimde millet kazanacak; her şeye rağmen millet ittifakı kazanacak.
    SAYGILAR SEVGİLER

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız