Damarlarımda kan dünden beri daha hızlı akıyor…

61
Reklam

Gecenin en karanlık olduğu sabaha yakın saatinde uyandım, her zamanki gibi… 

Her zamankinden farklı bir yatakta…

Beynim gözlerimin bu saatlerde görmeye alıştığından çok farklı bir ortamda bulunduğumu algıladı… 

Hastane odasındaydım…

Yine de kalktım ve her sabahki masabaşı mesaime, bu defa hastanın yatağında yemek yiyebilmesi için düşünülmüş sehpayı yanıma çekerek, başladım…

Biraz sonra sabaha kadar iki saat aralıklarla kontrol için odama geleceğini geceden söylemiş olan hemşire içeri girdi. Beni o saatte bir şeyleri önündeki tabletten okur görünce duyduğu şaşkınlık genç sağlık görevlisinin yüzüne aksediyordu. İki saat sonra kan almak üzere yeniden geleceğini söyleyerek ayrıldı…

Kanım tahlile gidecek, veriler düzgünse doktorumun onayıyla taburcu olacaktım…

O arada dünkü yazımı da yazdım.

Reklam

Dün yaşandı bu olay…

Bir gün önce anjiyo için hastaneye gitmiştim. Ameliyathanede anjiyo sırasında kalbe giden ana arterlerden birinde daralmanın yüzde 80’i bulduğu görüldüğünden, tıbbi müdahale, o damarın stentle açılmasına dönüştü.

Güle oynaya, hatta arada şakalaşarak bütün işlem yarım saatte bitti.

Operasyon sırasında gözlerim ve şuurum açıktı.

Anjiyoda o damardaki daralmanın birkaç yılda yüzde 40’tan yüzde 80’e çıktığı anlaşıldı.

Daha önce yüzde 40 ‘müjdesini’ de kendisinden aldığım doktorum, “İyi ki gecikmemişsin, aksi halde buraya kalp krizi geçirerek gelmen de mümkündü” diye beni yatıştırdı.

Bir şeylerin yanlış gittiğini nereden anladım?

Sol kolumda kendini belli eden tuhaf ağrıdan…

Reklam

Hiçbir dış etki yokken birden bire sol kolum korkunç bir ağrıyla sanki vücudumdan kopuyormuş hissini vermeye başladı.  

İhtisas alanı farklı bir doktor dostumun uyarısıyla alanın uzmanı bir başka doktor dostumu aradım ve sonrası için ona kendimi teslim ettim.

Doç. Dr. Sezai Çelik’e…

Bezmialem Vakıf Üniversitesi’nin Dragos’taki hastanesinde geçirdiğim 24 saatte ülkemizde iyi işleyen mekanizmalardan birinin sağlık sektörü olduğuna bir kez daha tanıklık ettim. Hastanede muhatap olduğum her düzeydeki sağlık elemanı, yalnız tıp alanındaki yetenekleri ve becerileriyle değil, nezaketleri ile de beni hayran bıraktılar.

Üniversite hastanesinin çok değerli kardiyoloji ana bilim dalı uzmanı Dr. Hakan Fotbolcu tıbbi müdahalenin bütün aşamalarında varlığını hissettirdi.

Kalp, hiç kuşku yok, insan vücudundaki en merkezi öneme sahip organ. O durduğunda hayat da duruyor. Kalbin durması da sanıldığı kadar zor değil. Doç. Sezai Çelik ve Dr. Hakan Fotbolcu kalbin işlevini durmaksızın yerine getirebilmesi görevini yetkinlikle yerine getiren hazik tabipler…

Onlara ve Bezmialem Vakıf Üniversitesi’nin çalışanlarına şükran borçluyum.

O gece hemşire iki saat sonra tansiyon ve şeker ölçümü için yeniden odaya girdiğinde gün artık doğmuştu.

Güler yüzüyle “Bizde gün erken başlar” diye onunla birlikte odaya giren bir başka çalışanın getirdiği kahvaltılıkları işaret etti.

Kanın damarlarımda daha güçlü aktığı kalbimle ben de günü selamladım.

ΩΩΩΩ 

Reklam

61 YORUMLAR

  1. ….
    Dünya hali! olur herşey,
    Çok geçmiş olsun Fehmi bey,
    Durmak yok(sa) yola devam!
    Hey gidi çılgın yazar hey!

    Yazan kalem yazmaz ise,
    Dünya alem bilmez ise,
    Haşmetiyle dona kalır!?
    Dönen dünya dönmez ise!
    ….

    • ….
      Damardaki asil kandır,
      Faydalanan hep insandır,
      Asalet bir nefs kontrolü!
      Takdir eden Yaradan’dır…

      Kan damarda sabit seyyar,
      Darlık varsa hızla akar,
      Bir yanlışın var Fehmi bey!
      Yavaş akan geniş damar!
      ….

  2. Tek adam Netenyahu’ya benzetilmekten gocunmuş ve mahkemeye koşmuş hemen. Kime benzetilmek isterdi acaba. Seçsin beğensin alsın dostlarından, Trump, Putin, Orban, say say bitmez.

  3. Avrupa Parlamentosu, Türkiye’nin üyelik müzakerelerini askıya alma kararı almış büyük oy farkıyla. Nereden nereye? Siyasi islamcıların Türkiye’yi getirdikleri yer işte. Rusya ve Çin’in kucağında Ortadoğu’nun çöplüğündeyiz artık. Ülke bu rezil mafyatik yönetimi haketmiyor. Bir an önce bunları defetmek hepimizin görevi.

  4. Gecmis olsun, Sayin Koru sizden, Sedat Peker, Pelikancilar, Agar ve mafya kousunda yazi dizisi bekliyoruz. Mesala daha dune kadar ahlak dersi veren, hadi oz karanlik gibiler ne olcak?

  5. Fehmi bey, çok geçmiş olsun, Allah acil şifalar versin. Verilmiş sadakanız varmış. Her şeyin sadakası kendi nev’inden olur kuralı gereği sizin sadakanız günlük yorumlarınızı yazmaktır sanırım. Tabiki kendinizi çok yorup, sağlığınızı da tehlikeye atmadan. İnşallah daha uzun süre sizi okumaya devam ederiz.

  6. Ortaokuldan beri okuyorum, yazılarınızdan ve birikimlerinizden çok yararlandım.Ben sizden memnunum, inşallah Rabbim de sizden memnun olur, RABBİM iki cihanda da işinizi rast getirsin…
    Hakimlerin Hakiminden güzel cuma akşamında size tez kalıcı şifalar vermesini dua ediyorum. Allah a emanet ol, hayırlı cumalar olsun…

  7. Fehmi Bey çok geçmiş olsun. Geçen yılda ben anjiyo ve diğer muayeneleri yaptırdım. Doktor yaşına göre çok iyisin deyince kendimi gayet iyi hissettim.

  8. Fehmi bey çok geçmiş olsun. Acil şifalar diliyorum.

    Hastaneler konusunda söylenecek şu herhalde, “çalıyorlar ama yapıyorlar!” 🙂 Yapıyorlar ama ne pahasına? Yapılsın elbette, en iyi yollar, köprüler, havaalanları, hastaneler. Ancak kafası ranttan başka bir şeye çalışmayan iktidar için birinci öncelik cepleri doldurmak. Yapılanların pek çoğunun hesapsız kitapsız verimsiz bir şekilde sadece birilerinin cebini doldurmak amacıyla yapıldığını tüm dünya görüyor. Bu hesapsızlığın faturasını her gün ödüyoruz. Gelecek kuşaklar da ödemek zorunda kalacaklar.

    Ülkenin kısıtlı kaynaklarını bu şekilde çalıp çırpmak, doğasını ve iklimini bozmak ülkeye ihanettir. Kendisi de itiraf etti zaten, İstanbul’a ihanet ettik diyerek. Tüm Türkiye’ye ihanet etti. Kafasındaki “toprak arsa olursa değerlenir” çarpık rantçı mantığından bu yaştan sonra kurtulması mümkün değil, o yüzden sepetlemelidir bir an önce. Vesselam.

  9. Uluslararası Finans Enstitüsünün raporuna göre Türkiye’nin toplam borcunun dolar karşılığı 1 trilyon 171 milyar 500 dolar.
    Yani kişi başına 118 bin TL borç.
    Bir bebek bu kadar borçla doğuyor.
    128 milyar dolardan bir kişinin payı 12 400 TL.
    Devlete tapınan müslümanlar!
    “Onlar kendi elleriyle yaptıklarına taparlar. ” Saffat- 95
    Allah meleklerine, devlete değil insana secde ettirmiş.
    Haşa devlete taptırmak aklına mı gelmemiş?
    Devletin bizatihi hiçbir kutsallığı yoktur.
    Sadece, vatandaşına hatta tüm insanlığa hizmet ettiği ölçüde kutsaldır.
    Sayın Korunun bir övgüsünü derhal tapınma vesilesi yaptınız. Hiçbir fırsatı kaçırmıyorsunuz.

    • O. Hesabı yapanlar bir yazsinda görelim.Nedir bu borç.hesap kitap bilmeyenler den nedir bu ülkenin çektiğin.İki koyun gutmemis Elif’i görse mertek zanneden ler ancak bu hesabı çıkarır.El insaf hadi yandaş basın deyip inanmıyonuz bari biraz finans kurumlarini takip edin borç ne kadar milli gelire oranı nedir.Yapmayin böyle algı yönetimi olmaz.Acikca beceriksiz ezik muhalefet ayaklarıyla burda yorum yazmayın.Bi sorun kendinize bu ülke dibi gormusken hala bu iktidar ülkeyi yönetiyor ve oranı % 35 üzeri ise iktidarın değil muhalefetin düşünmesi gerekiyor.

      • Yargılanmama/cezalandırmama garantili soygun projelerini de dahil etmediklerini düşünüyorum.
        Kamu-özel, iç-dış, hane halkı-şirketlerin borçlarından hangisini Katarlılar ödeyecek?
        Yoksa uzaylılar mı ödeyecek?
        Toplam borç kavramından haberiniz olmaz ise bu şekilde bilmeden yazarsın

  10. Sevgili Fehmi Koru Bey Kardeşim Rabbim şifa vermiş biz de Allah’tan uzun ömürler dileyelim.İnşallah ünlü tarihcimiz Halil İnalcık gibi yüz yaşını görürsünüz.40 yıldır okuduğumuz ve dinlediğimiz Güzel İnsan Fehmi Koru Allah yolunuzu açık etsin.

  11. Sayın Koru ,
    Geçmiş olsun. Anamın anjiyosu ve akabinde stent takılması olayını hatırladım. Şikayetlerini anlatınca kardiyolog dur bir kaç soru sorayım cevap verde gerçekten kalp rahatsızlığı mı değil mi anlayayım demişti. Akabinde EKG ve efor testine yönlendirdi. Ben dışarıda bekliyorum önceki hastalar giriyor çıkıyor bir şey yok. Validenin sırası geldi . Doktor koşa koşa odaya girdi. Biraz sonra odasında dedi ki grafik bir sorun gösteriyor ister burada ister başka yerde anjiyo yaptırın. Tamam dedik madem buraya geldik burada devam edelim. Ben yapmıyorum dedi. Onu yapan başka arkadaşım. Ertesi güne randevu aldık. Valide nin sırası geldi .Ameliyathaneye aldılar ben de kafeterya ya kahve içmeye indim. Biraz sonra filanın yakını lütfen ameliyathaneye. Vardım . Doktor kapıda iki eldivenli eli kanlı. Dedi ki damar tıkalı stent takmamız lazım. Bir yerlisi var bedelini devlet ödüyor .Bir de ilaçlı Avrupa var . Bedeli 3500 Euro. Dedim siz ,devletin verdiğini takın. Daha sonra bu olayı anlattım valideye.
    Valide iki defa daha anjiyo oldu. Aradan 7 sene geçti . Keremine bin şükür. Sağlıklı.
    Yazının ana fikri mi ? Yok ya hu , öylesine bir anım canlandı zihnimde. Sizin başlığı okuyunca da sandim ki mafya-bürokrat -siyasetçi-işadamı hakkında bir şeyler yazdı yine usta .

  12. İki şeye sevindim:
    1. Fehmi Beyin sağlığına kavuşup yazılarına böyle zor bir zamanda bile devam etmesi. Allah acil şifalar versin, çok geçmiş olsun.
    2. Bu sitede yorum yazan Nurdan hanımın ilk defa olumlu bir bakışına şahit olmam.
    Fehmi bey sağlıktaki bu ilerlemenin iktidar ilişkisine hiç değinmemiş ama, sorsak elbette kabul eder.
    Nurdan hanıma sorsak acaba kabul eder mi?

  13. Fehmi bey Rabbim acil şifalar versin.

    Fehmi bey’in önceki yazılarından bir kesit…

    Zor bir durum doğrusu muhalefetin içinde bulunduğu durum…
    Göreceksiniz, muhalefet nâmına zehir zemberek çıkış yolları keşfetmek için seferber olanlar, ‘Zihni Sinir procesi’ benzeri yeni bir formül ortaya atmakta gecikmeyeceklerdir…

    Vaktiyle Ak Parti saflarında yer aldığı halde sonradan yollarını ayırmış isimler var, ama oy getirmek yerine oy kaybettirebilir o isimler…

    Kendi adaylarıyla seçime gitmesine gidecekler, ama onun da her parti ve lideri için çeşitli sakıncaları var. Liderler kendileri dışında bir ismi halka oylatırlarsa, o isim yarın karşılarına rakip olarak dikilmez mi? Kendileri aday olsalar? Ya daha önceki seçimlerde partilerinin aldığı oyun altında kalırsa oyları?

    Oysa cumhurbaşkanını Meclis’te milletvekilleri seçtiğinde işleri çok kolaydı. Ortalık karıştığında hiçbir partiye mensup olmayan biri seçilebiliyor, bir parti salt çoğunlukla adayını seçtirebilecek sayıda milletvekiline sahip olduğunda ‘367’ formülü gibi formüllerle önünü kesebiliyorlardı.

    Aynı ayak oyunlarını halka nasıl uygulayabilsinler?

    Boykot’ öyle bir formüldü işte. Ak Parti’nin adayını seçimde yalnız bırakmayla ve seçimi referanduma dönüştürmeyle sonuçlanacak bir formüldü ‘boykot’, ama erken afişe olması ve sağdan-soldan yükselen itirazlar onu da işlevsiz kılacağa benziyor. Daha şimdiden “Aday bile bulamadılar” diye alay etmeye başladı iktidar partisi…
    Partiler ayak oyunları üzerinde kafa yoracak veya kendileri namına kafa yoranlara kulak verecek yerde, en doğru tercih olduğuna inandıkları bir kişiyi adaylığa zorlayabilirler…

    Olmaz mı?
    Düşünün bakalım, neden olmasın?

    Eğer olmuyorsa ve olmayacaksa, sebebi, muhalefetin de içinde yer aldığı siyaset erbabının izleyegeldiği yanlış çizgi olmasın?

  14. Ben tanınmış biri değilim.
    Dokuz Eylül Üniversitesi hastanede önce 16 gün,daha sonra da 25 gün değişik kliniklerde yattım. Bir kaç gün önce çıktım.
    Yapılan tedavileri, gösterilen ilgi ve alakayı arkadaşlarıma anlata anlata bitiremiyorum. Her şey olabilecek mükemmellikte idi.
    Görenler için güzellikler pek çok.
    Umarım Fehmi abim sağlık bakanlığının aşı ile ilgili paylaştığı bilgilere bundan sonra ön yargısız yaklaşır.
    Kendisine ve hasta olan herkese şifalar diliyorum.

  15. Sayın Koru!
    Öncelikle geçmiş olsun.
    2002 yılında ilköğretime başlayan biri şu anda daha ihtisasını tamamlamamış oluyor.
    Tüm Cumhuriyet Tarihindeki diğer hükümetlerin elinden elinden 740 milyar dolar geçiyor. AKP hükümetinin elinden en az 2,5 trilyon dolar.

  16. Akid yazarlarından Abdurrahman Dilipak;N’olacak Memeleketin Hali?Başlıklı yazı yazmış bugün.Yazının altına yorum ve fıkra yazmıştım ama,yorum yazmayı bana kapalı tuttmuşlar,bir türlü gönderemiyorum.Ben de buraya yazıyorum.Kusura bakmayın.Ne Olacak Memeleketin Hali?Cevabı şu fıkrada:Memleketin Tek Askeri
    Temel elinde tüfek, eğitimdeyken komutanı sormuş:
    – “Düşman önden gelse ne yaparsın?”
    – “Vururum onu komutanım!”
    – “Sağdan gelse?”
    – “Vururum onu komutanım!”
    – “Soldan gelse?”
    – “Vururum onu komutanım!”
    – “Ya düşman askeri arkadan gelirse?”
    – “Vururum onu komutanım!”
    – “Ya düşman askeri tepeden gelirse?”
    Sonunda dayanamayan Temel cevap vermiş:
    – “Ha bu memleketin tek askeri ben miyim komutanım da!”komiklerburada.com.Memleketin halini düzeltecek olan memleketin tek askeri ben değilim.Memeleketin tek adamına sorun bu soruyu.Onun görevi memlektin kötü halini düzeltmektir.Madem seçmenleri onu tek adam olarak seçti,o tek adam düzeltsin bütün sorunları.Kararları verirken,hüküm koyarken,devletin her kademesine emirler ve talimatlar yağdırırken,işine geldiği şekilde idare ederken; Cumhurbaşkanıdır,reistir,başkomutandır elbette yapacaktır oluyor da ;iş sorun ve problemleri düzeltmeye gelince mi elimizi taşın altına koyacağız?Biz demokrasi ve adalet için canımızı,başımızı,hayatımızı ortaya koymuşuz.Yetmiyor mu?Yiyen,çalan,yalan söyleyen,istismarlar eden,yolsuzluklar ve haksızlıklar yapan,memeleketi batıran tek adam ve aveneleridir; onlar düzeltsin.Saygılar.

    • Turgut bey bu memleket 18 yılda bu hale gelmedi. Geçmişte yapılan hataların vebali de size ait ozaman .
      Herkes görevini yapacak sadece O mu çalışacak savcısı hakimi kolluk kuvveti herkes işini yapma memleket bu hale düşer mi. sen vergini ödeme , kalkışma yap , elin gevuru ile anlaş ülkeni arkadan vur 5 yılda bir darbe teşebbüsünde bulun sonra O düzeltsin .Elbet 18 yılın sorumluluğu onda ama 84 milyon da bu işin yürütülmesinde TALİ sorumludur. bunu da unutmayın.

  17. Allah saglik sihhat verir insaallah. Turkiyedeki saglik sisteminin iyilestigine dair ayni izlenime sahip degilim ne yazikki. Belki siz taninmis biri oldugunuz icin ve doktor dostunuz oldugu ucun oyle davranmislardir. Kayinbabamin hastalandiginda cooooooooooook rezillik cektik. Sizin gibi bir yazar olmaya calisan hanimimda yazdigi yerel gazetede bu konuyu dile getirmisti. Hastane okar piski akliniz hayaliniz durur. Doktorlara , yoneticiye sikayet ettik hicbir sey yapmadilar. Temizlikle ugrasan gorevlilerle konustuk. Temizlik malzemesi yok nasil temizleyelim dediler. Biz kendimiz temizlik malzemesi aldik gorevlilerle beraber temizledik.
    Kayinbabam sizin gibi sol kolu cok agrimaya basladi. Adami hastaneye zor guc goturduk. Damar tikanikligi dediler. Kayinbabam hastaneye yatmiyor. Zaten yetmisin uzerindeyim. Hastanedeki rezilligi bir daha cekmektense vefat edeyim daha iyi dedi. Bende bir sitede kan damarlarindaki tikanikligi acan sogan kuru gordum. Dedim bunu deneyin ozaman. Yoksa kalp kirizi gecirecek adam . Hanimin annesu o sogan kurunu hergun yapti. Birkac hafta icinde sol kolundaki agrilar gecti . 2 ay boyunca uyguladilar. Hicbir problemi kalmadi. Doktorlarda sasirdi. Turkiyemizin en buyuk handigabi bu gibi kurleri kocakari ilaci diye resmi olarak kullanilmamasi. Benim tanidigim CINli doktor arkadasim ,CIN halk cumhuruyetinde ilk once doctorlar dogal ilaclarla tedaviyi deniyorlar. Eger dogal tedavi imkani yoksa diger tedavi yontemlerini uyguniyor hastanelerde dediginde cok sasirmistim. Yukarda belirttigim etkisi kanitlanmis pekcok etkili kur var. Neden onlar kullanilmaz. Anlamiyorum. Hem ucuz hemde etkili. Size takilan stand 3 veya 5 yil icinde eriyecek veya damar tekrar tikanacak. Busefer yeni stand takmak icin yine hastaneye gideceksiniz veya stand ustune stand takilamayacagi icin doktorlar bu sefer acik kalp ameliyati yapmak isteyecekler tikali damari degistirmak icin. Bune bicim bir eziyet. Bizim hastanelerimizin/tip dunyamizin en buyuk eksilerinden biri bu ve Turkiye cok guzel bir konumda. Asya ve Avrupada yetisen butun sifali bitkiler ulkemizde yetisyor. Biz bu kapasitemizin cok azini kullaniyoruz. Hem insanlara hem ulkeye cok yazik oluyor.
    Not: Sizin gibi degerli insanlara ihtiyacimiz herzamankinden daha cok.

    • Çin’den böyle uygulamalar olduğunu ve bizde “kocakarı ilacı” kategorisinde faydalı olduğu değişik şahsi tecrübelerle ifade edilen natürel formüllerin neden ve nasıl işe yaradığını da
      izah etmeğe çalıştıkları dergileri de var. Yani, eşyanın tabiatını inceleyerek bilimsel bir temele oturtmağa çalışıyorlar herhalde.

      Bizde yerleşen bazı “kocakarı” reçeteleri muhtemelen nesiller önce İbni Sina’ya kadar uzanıyordur. Şu “soğan kürü” nedir ve nasıl uygulanır yazsaydınız ilgilenenleri de bilgilendirmiş olurdunuz. Olumlu tecrübelerin halkta işi bilmeyenlere aktarılması insanı Allah rızasına ulaştıran faydalı bir ameldir. Kocakarı ilaçlarının Allah ile arası sıcak samimi garibanlara yarama ihtimali daha yüksektir. Placebo etkisi bütün gerçekliği bilindiğine ve kabul edildiğine göre işin içine ayrıca Allah’a iman ve güven girince daha bir etkinlik kazanabilir.

  18. Trollerimiz ”benim bir tanıdığım vardı hastneye yattı.. ve öldüü” lakırdısı yapmadan Fehmi beye geçmiş olsun diyelim. Allah şifa versin.
    dünkü koronadan vefat sayısı neydi takip edemedim, hatta merak dahi etmeyi bıraktım (demekki kanıksadım, kabullendik! mi acaba?)
    Her işte bir hayır vardır. bu vesileyle hastanelere bir giriş yapalım:
    1000-3000-5000 bunlar yatak sayısı..
    hasta garantisi ne acaba, birde dövize endeksli mi derken, bir bilen arkadaşım,
    ”boş yatak ta olsa ona göre fazla para ödenecek!” dedi. muhtemelen 25 yıl.
    ozaman 1000 yatak yapalım, her on yılda bir üst katlara 1000 – 1000 derken..
    baktım bunun sonu yok.
    kafa üst katlara bir kat daha atabilmek! üzerine, alt dükkanlara asma kat asmak altına..
    hatta giriş kata gelen geldiğinin ertesi günü duvarları yıkıp salonu genişletmeyi,
    en üst kata taşınan ise çatıya bir oda daha genişletip (çatı altına) binaya daha da yük bindirmeyi bir ahlak edinmişler sanki!
    Hele bir de bir mütahit (im ben diyen) den kolunlar binayı taşır, duvarlar yıkılsada olur fetvası almış sa;
    sen isteiğin kadar, ”arkadaş bu bina 40 yıl önceki uzay teknolojisi ile yapılmış! herhalde” esprisi yapsanda adamda natomermer natokafa:
    yıkacak duvarı da, indirecek yere tüm binayı da. belediyeye bile şikayet etmiştim cevap o cezayı öddi denmişti! 🙂
    Tramp hazır boştayken doğu akdeniz taraflarını da seviyor biliyoruz, gelir mi acaba? kalıcı olarak. malum işadamı.
    Onunçün bırak kendi haline derdi dedem rahmetli.

  19. öncelikle çok geçmiş olsun fehmi bey. yazınızda ”Bezmialem Vakıf Üniversitesi’nin Dragos’taki hastanesinde geçirdiğim 24 saatte ülkemizde iyi işleyen mekanizmalardan birinin sağlık sektörü olduğuna bir kez daha tanıklık ettim.” diyerek memlekette güzel şeylerin de olduğunu belirtmişsiniz. umarım başka güzel şeylerinde olduğunu tanıklık etmeniz için başınıza böyle tatsız olayların gelmesini beklemeden arada yazarsınız. hayat kısa, kuşlar uçuyor biliyorsunuz.

  20. Öncelikle çok çok geçmiş olsun ,acil şifalar dileriz .Gerçekten verilmiş sadakanız varmış ki koldan gelen alarm ile bir kriz geçirmeden tedavi olma şansını yakalamışsınız.Bu arada yazılarınızı aksatmamak için gösterdiğiniz gayretiniz de takdire şayandır .Ancak ara verip dinlenmeniz bence daha iyi olurdu.
    Kalp rahatsızlıkları gerçekten en kritik ve en tehlikeli olan bir hastalıktır , hiç affı yoktur ! Bu nedenle çocuk ve gençlerin mutlaka bir kere , yaşlıların da rahatsızlık durumuna göre düzenli olarak kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerekir.
    Ülkemizin ne yazık ki en önemli eksiklerinden birisi de koruyucu sağlık eğitiminin verilmemesi ve bu yüzden de halkımızın bu konuda bilinçli olmamasıdır.Dolayısıyla hem devletin sağlık masrafları çok çok artıyor hem de insanlar hastalıklara maruz kalıyor , hayatlarını kaybediyorlar; inşallah bu zaafiyet en kısa zamanda giderilir.
    Herkese sağlık ve mutluluklar dilerim

  21. Allah şifa versin Allah size uzun sağlıklı bir ömür ihsan eylesin. Ülkemizin, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, insan haklarına saygı vb. konularda Avrupa ülkeleri ile yarıştığı bir ülke olduğunu, hatta Avrupanın Amerikanın bizi kıskandıkları bir ülke olduğunu görmeyi nasip etsin.

  22. Fehmi bey geçmiş olsun, Allah hayırlı şıfalar versi.

    Bizim doktorlar çok bilgililer.
    Ben buradan ABD’den Türkiyeye birkaçtane kalp hastası gönderdim, hepside çok memnun kaldılar.

    2 yıl öncede Kanada’dan bir arkadaşın oğlu 30 yaşında kalp hastası Kanada doktorlari yüzde elli şansın var diye moralını iyce bozmuşlardı Annesi babası kardeşleri eşi çok üzüliyordular, amaliyetten kalkamaz diye.Bende bizim doktorlar onu iyileştırır dedim onlar hemen istabula gönderdiler, bizim doktorlar yūzde yüz iyiluşirsin demiştiler ve çocuk orada amaliyet oldu 1 ay içerisinde iyileşti geldi.

    Bizim doktorlar çok iyiler fakat bizim millet her konuda hava atmayı sevdikkeri için sırf millet Americada tedavi olmuş desinler diye buralara geliyorlar ve iyilşmek yerine iyce hasta olip idiyorlar. 10 yaşında bir çocuğu getirmiştiler yavrum halen daha onun izdırabi gözümün ônünden gitmiyor.
    Ayakta getirdiler ölüsünü götürdüler.

    Pandemi döneminde,Bizim Doktirların işi çok zor Allah yardıcıları olsun.
    Bilgi ve ilimlerini aratırsın.

  23. Allah hayırlı şifa versin kalbinize kuvvet, kaleminize tesir ihsan etsin.amin “İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.”
    (Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107

  24. Sayın Fehmi KORU ağabeyim çok geçmiş olsun acil şifalar temenni ediyorum. Sizi 80li yıllardan biri takib eden bir okurunuz dlarak sizi çok seviyorum.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız