“Geliyor” dedim geldi; ABD’deki ‘darbe’ girişimine “Geçti” gözüyle bakmak yanlış olabilir

32
Reklam

Darbeler “Geliyorum” diyerek gelir.

ABD bu gerçeği dün yaşayarak öğrendi. Galiba dünya da aynı gerçeği yine dün ABD’de yaşananlara bakarak öğrenmiş oldu.

Donald Trump seleflerine benzemeyen bir başkanlık yaptı. Dört yıl boyunca ülkesi insanlarını tam ortasından ikiye bölmeyi ve yarısını arkasına almayı başardı. Bunu yaparken ABD’yi ABD yapan temel değerlerle oynamayı ihmal etmedi. Demokrasi kavramını kendine göre yeniden tanımladı ve onu kendisini her zaman başkan olarak tutacak bir içeriğe kavuşturmak için çaba gösterdi.

İkinci kez seçilmeyi başarabilseydi önümüzdeki dört yılı sürekli başkan kalmayı sağlama almakla geçireceğine emin olabilirsiniz.

3 Kasım seçiminin sonuçlarını kabul etmemesinin temel sebebi budur. Kabul etse projesi yarım kalmış olacak.

Onun projesi bir dönemlik bir başkanlığa göre değildi. Bu sebeple, başta kaldığı yıllar boyunca, ülkesinin hukuk sistemiyle başını derde sokacak pek çok yasadışılığı sergileyebildi. Anayasayı çiğneme anlamına gelecek adımlar atmaktan da çekinmedi. Ne yaparsa yapsın başına bir şey gelmeyeceğini sağlayacağı güvencesini sürekli çiğnediği ülkesinin sisteminden alıyordu: Kendini hesaba çekebilecek partisinden politikacıların çoğunu ‘suç ortağı’ haline getirmişti ve hakkında soruşturma açabilecek yargı kurumunun temel noktalarına kendisine müsamahayla bakacağına inandığı hukukçuları bizzat atamıştı.

Gerektiğinde kullanmak üzere bağlılarından bir silahlı güç oluşturmayı da ihmal etmedi Trump.

Kendisiyle aynı sudan içtiği bilinen popülist liderlerin aynı yöntemle başarılı oldukları bilgisiyle…

Reklam

Belarus’ta Alexander Lukashenko 26 yılına dört yıl daha kattığı son seçimi hile yaparak kazandı; şimdi muhaliflere gözünü açtırmadan iktidarını aynı yöntemlerle sürdürebiliyor.

Trump’ın hesabını yanlış çıkartan gelişmeleri bütün dünya ile birlikte izledik.

Güvendiği dağlara kar yağdı

Yapabilse, Trump’ın da -2016’da olduğu gibi- bazı dış destekçilerinin de yardımlarını alarak, yüzer-gezer oyların sonucu belirlediği kilit eyaletlerde sandıktan hile yaparak önde çıkmayı hesapladığı muhakkak. 2016’dan ders çıkartan muhalefet bu defa hileye kapı aralatmadı.

Onun bütün yapabileceği rakibi adına hile yapıldığı iddiasıydı.

Nasıl olsa atadığı yargıçlarla partisinin politikacılarını arkasına alacağına inanıyordu. 

Çoğunu bizzat atadığı yargıçlar -tam 60 mahkeme- hile iddiasıyla yapılan başvuruları reddetti. Son üç yargıcını kavga-gürültü atadığı Anayasa Mahkemesi de oybirliğiyle red kararı verdi.

Dün, birlikte seçime gittikleri yardımcısı Mike Pence ile partisinin Senato grubu başkanı Mitch McConnell görevini uzatma projesine destek vermediler. 

Reklam

Görevi uzatabilmesi için Pence’in dün başkanlık yaptığı Kongre’nin ortak toplantısından seçimlere hile karıştırıldığı iddiasını soruşturmak üzere bir komisyon kurulması kararı çıkartması gerekiyordu.

Pence buna yanaşmadı, toplantıyı anayasada yazıldığı biçimde yönetti.

Kongre’nin Cumhuriyetçi Parti’ye mensup Senato ve Temsilciler Meclisi üyelerinin bütünü arkasında yer alsaydı projesi yine mesafe alabilirdi; McConnell toplantıda söz alarak girişimin yanlış olduğunu belirten ve kuralları çiğnemenin yanlışlığını vurgulayan konuşmasıyla girişime öldürücü darbeyi vurdu.

Trump’ın böyle bir sürprize de hazırlıklı olduğunu gördük.

“Vahşice olacak” demişti

Birkaç gün önce Twitter hesabından taraftarlarına gönderdiği mesajla, Kongre’nin kendisine dört yıl daha bağışlayabileceği toplantının yapılacağı gün -yani dün- hepsini Washington’a davet etti. Mesajında “Başkentte 6 Ocak’ta büyük protesto. Orada olun, vahşice olacak” diyordu Trump

Aralarında silahlı örgütlenmişlerin de bulunduğu taraftar güruhu ‘vahşice’ (“Will be wild”) mesajını doğru anlamış olmalılar ki, dün Washington’a geldiler; Trump’ın kendisinin beklediği şekilde davranmayanları ‘hainlik’ ile suçladığı konuşmasını dinledikten sonra Kongre’yi bastılar.  

Kimi kapısından girdi, kimi bacasından…

Gün boyu Washington’da yaşananları Amerikan televizyon kanallarından izlerken, siyasi yorum yapanların, Trump taraftarı olanları da dahil, “Aman Allahım, bunlar Amerika’da mı oluyor?” şaşkınlığını yansıtan tepkiler verdiği fark ediliyordu.

Hepsi, herkes, Kongre baskınını gören Trump’ın ekranlardan “Ne yapıyorsunuz, çıkın oradan” tepkisi vermesini bekliyordu.

Trump ise uzun süre ortalıkta görünmedi.

İstediği, beklediği buydu çünkü.

Akıl hocası Michael Flynn’in çerçevesini çizdiği projenin bir sonraki halkasına göre, kışkırtılmış kitlelerin Kongre’yi felce uğratması gerekiyordu.

Trump’ı başkanlıkta dört yıl daha tutacak projenin halkaları dün birer birer sahneye konuldu.

Bunun bir ‘darbe projesi’ olduğunu, başından birkaç kez geçirmiş bir ülkenin vatandaşları olarak en iyi biz biliriz.

Neyse, siyasi yorumculara göre Amerika’nın modern tarihinde ilk kez yaşanan bu olay geride kalmış görünüyor.

Acaba öyle mi?

Kuşkuluyum, çünkü Trump ve geleceklerini onun Beyaz Saray’da dört yıl daha oturmasına bağlamış destekçileri için şu anda görünen yenilgi tablosu kabul edilebilir bir seçenek değil. Trump’ın iş insanı olarak kredi aldığı kurumlara ödemesi imkansız milyar dolarlık borçları ve hakkında açılmış çok sayıda soruşturma dosyası var.

Ölür, ama sonuç almaktan vazgeçmez.

Vazgeçmeyecektir.

Muhtemelen Kongre’deki destekçileri de çekilmeyi ve Joe Biden’in Beyaz Saray’a geçmesini kabullenmeyeceklerdir.

Diktatörlük ve diktatörler uzmanı Prof. Timothy Snyder’in tespitini önceki gün yazmıştım:

“Trump’ın şu anda yapmaya çalıştığının bir adı var: Darbe. Şansı az görünebilir, ama başarısız kalacağı söylenemez. Başarısız hale getirilmesi gerekir. Darbeler ya hemen başarısız kılınır ya da başarılı olur.”

Görünen, darbenin henüz başarısız kılınamadığıdır.

Rusya’da örneği var

Rusya’da, Duma’nın (parlamento) önünde engel hale geldiğini gören Devlet başkanı Boris Yeltsin, anayasa kendisini öyle bir yetkiyle donatmadığı halde, onu feshetme talimatı verdi (21 Eylül 1993). Duma’ya kendilerini kapatan milletvekilleri talimatın geçersiz olduğunu ilan edip Yeltsin’i görevden aldılar ve yerine geçici olarak yardımcısı Aleksander Rutskoy’u getirdiler.

Herkes Yeltsin’in sonunun geldiğini düşünürken 3 Ekim günü göstericiler ortaya çıktı. Bir grup Duma’yı, bir başka grup belediye başkanlığı binasını, bir diğer grup da televizyon kanalını bastı. 4 Ekim sabahı Yeltsin’in emriyle Duma ve parti merkezine giren askerler direnenleri tutukladı.

‘Kara Ekim’ diye anılan on gün sürmüş çatışmalarda 147 kişinin öldüğü biliniyor.

Yeltsin 1999 yılına kadar Rusya’da devlet başkanlığı görevini sürdürdü.

Tarih her zaman hep aynı biçimde tekerrür etmiyor, ama genellikle tekerrür ediyor.

ABD’deki ‘darbe’ göz göre göre geldi. Kongre’den “Önümüzdeki 4 yıl için Joe Biden başkan” onayı yarın çıkmazsa kışkırtılmış güruhun ne yapacağı belli olmaz.

Dün, bir önceki günkü “Bir darbenin ayak sesleri” yazımdan dolayı arayıp “Nasıl oldu da oldu?” sorusunu yöneltenlere, gülmelerini bekleyerek, “Uyarıcı yazımı okumadıkları için” cevabını verdim.

Eh, bu yazımı okuyup okumamaları kendilerine kalmış bir iş. [Burada tebessüm bekliyorum.]

ΩΩΩΩ  

Reklam

32 YORUMLAR

  1. 2- zavallı islamcılar! sizi hep kandırdılar!
    – uğur bey!
    – öncelikle merhaba!
    – kendi özel durumumdan bahsetmemeyi tercih ettim hep.
    – bunun nedeni de, insanların hakkımda edinecekleri kişisel bilgilerle yazdıklarımın doğruluğuna veya yanlışlığına karar vermelerini istemememdir.
    – fakat yine öncelikle sebüşlürreşada yazıdan başlayım.
    – sokaktan çevir. 10 kişiye hitleri sor. faşistler hakkında 1 kişi “Allah razı olsun” demez.
    – “Allah razı olsun”
    deyimi iyi bilinen insan için kullanılır.
    – sebüşşerreşad da, sen de aç, menderesin yaşamını ve truman yardımlarını okuyun.
    – ülkenin nasıl amerikanın bırçlusu haline getirildiğini, güya türkiyeye karşılıksız verilen uçakların bakım ve yedek parça parasının, uçak parasını geçtiğini öğrenin.
    – aşağıdakiler de sadece atatürk döneminde yapılan sanayi tesisleri.
    utanacağımızı zannetmiyorum ama yine de deniyeceğim:
    – ülkeye bu hizmeti yapan “3 sarho” ama “adnan menderesi Allah rahmet etsin!” siz de hak ve adalet taraftarı “voltran”sınız.
    – DP’nin Amerika’ya bağımlı ekonomik düzeni

    “Oysa hangi istiklal vardır ki yabancıların nasihatleriyle, yabancıların planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir.) (Atatürk, 6 Mart 1922)

    ABD Başkanı D. Eisenhower, 9 Ekim 1959’da Adnan Menderes’i kabul etmişti. Eisenhower, Menderes’e bir de imzalı fotoğrafını vermişti.
    – Geçtiğimiz hafta AKP’li Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan, BM. 73. Genel Kurulu görüşmelerine katılmak için ABD’ye gitti. Erdoğan’ın heyetinde bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Türkiye ekonomisinin yönetimi için ABD merkezli ve çok uluslu McKinsey Danışmanlık Şirketi’yle çalışacaklarını açıkladı.
    60-65 yıl önce de durum bundan çok farklı değildi!
    Cumhurbaşkanı Celal Bayar 1954’te, Başbakan Adnan Menderes ise 1954’te ve 1959’da ABD’ye gitmişti. Demokrat Parti (DP), 1958’de uluslararası bir “İstikrar Programı”nı kabul etmişti.

    • Hamza Bey
      Bakın Vikipedi’da İslamcılık Hakkında ne yazıyor:”İslamcılığın diğer ideolojiler gibi modern bir ideoloji olduğu gerekçesiyle geleneksel İslam’a dönüşü savunan çevreler de İslamcılık eleştirisi ortaya koymaktadır. Konuyla ilgili çalışmalar yapan İsmail Kara’ya göre her Müslüman’ın İslamcı olmayacağı, ama her İslamcının Müslüman olması gerekir.”
      Bunu örnek olarak verdim.Bence siz bu konuyu biraz daha okuyun ve düşünün.Net bir tanım ve belirleme yapması mümkün olmayan bir konudur bu konu.Mehmet Akif’lerden bu tarafa ortaya çıkan bir ton grup ve anlayış yüzünden o dönemki gibi bir belirleme yapılamayacağı düşüncesindeyim.Ali Bulaç’ın yaklaşımını masum buluyorum.
      Ama ona da katılmamaktayım.Tabir zararlı bir tabir mi?hayır değil,ama günümüzde daha çok siyasal yolla İslam’ı temsil etme anlamına geldiğinden ve öyle algılandığından ben kendimi bu İslamcı tanımlaması içine sokmak istemiyorum.Ben kendimi dindar olarak ta görmüyorum.Müslüman olmaya çalışıyorum o kadar.O sebeple aklınıza estiği gibi herkese İslamcı demek doğru değildir.

      Yine ben hayatımın hiçbir döneminde Menderesçi olmadım ve Menderes savunucusu da olmadım.Ancak idam edilmekle haksızlığa uğramıştır ve mazlumen vefat etmiştir.O da Atatürk gibi tarihi bir figürdür artık.Beni Menderes savunucusu olarak değerlendirip bodoslamadan yüklenmen çoğu zamanlarda olduğu gibi toptancılık yapan yanlış anlamalarından kaynaklanıyor.Biraz daha dikkat lütfen,bu anlayışın daha doğrusu anlayamayışların yazılarını değersizleştiriyor.

      İnsanların kişisel günahları da kendisi dini inkar etmedikçe onları dinden çıkarmaz.
      Herkesi kafana göre tekfir etmen de yanlıştır.

      Son olarak;İzmir’de dün de gündüzleri sokak lambaları yanmadı,bu durumun devam etmesini umuyorum.Ne alaka diye soracak olursan;alttaki yazımda anlatmıştım.

  2. “Ol mahilerki derya içredirler ama deryayı bilmezler”
    Bunu herhalde bizim için söylemişlerdir. ABD’de darbe girişimi başarısız oldu, evet ama nasıl? Polis gücüyle değil.
    Biz son 18 yılda ne yaşadık bir hatırlayalım.
    Balyoz gibi kuvveden fiile çıkamayanları geçelim, uygulamaya girenlere bakalım.
    27 Nisan Muhtırası tam bir darbe girişimi idi. Herkes başarısız olduğunda mutabık ama ben değilim. Normal yolunda giden ülke erken seçime gitti, Cumhurbaşkanı’nı halka seçtirmek için referandum yapıldı vs. Ama daha önemli birşey oldu, güya başarısız olan muhtıra sonrası devrin Başbakan’ı ile darbe girişiminin başı olan Genelkurmay Başkanı meşhur Dolmabahçe görüşmesini yaptı. Ne konuştular, neyde anlaştılar hiç bilemedik. İlginç olan bu darbe girişimi keeenlemyekün (hiç olmamış) sayıldı. Ama ülkenin dengelerini de bozdu.
    Darbeciler ödüllendirildiği için sonra başka bir darbe girişimi oldu, Ak Parti’ye kapatma davası. Rivayete nazaran o da başarılı olmadı görülüyor ama …. Acaba öyle mi? Bu girişimler ülkede hakim vesayeti devam ettirme girişimleri idi. Ve kısmen başarılı oldular, ta ki 12 Eylül 2010 referandumuna kadar.
    Esas başarılı darbeyi Erdoğan 17 Aralık soruşturmasını kapatmak için yargıya yaptı. Ve maalesef Trump’ın yardımcısı Pence gibi bir şahsiyet bizde olmadığı için başarılı oldu. Zamanın Cumhurbaşkanı bu darbeyi önlemesi gerekirken (Pence gibi cesaret gösteremeyerek) önüne getirilen her hukuksuzluğu imzalayarak darbeyi başarılı kıldı. Ondan sonraki her girişim bu statükoyu koruma (Erdoğan’ın tek adam rejimi, elbette müttefikleri de var) adına yapılan girişimlerdir.
    Erdoğan Cumhurbaşkanı olarak olmayan yetkileri kullanıyordu ve 7 Haziran 2015 seçimlerinde sandıktan çıkan sonucu kabul etmeyerek hukuksuz olarak kullandığı yetkilerini korudu. O zaman Davutoğlu da bütün erkler de buna alet oldu.
    15 Temmuz 2016’da tarihimizin gördüğü en garip darbe girişimi oldu.
    Bizim aslan eski demokratlar ile şimdi birden demokrat kesilen İslamcılar canbaza bakla meşgul. Ülkenin geldiği yer bundan bağımsız değil tabii ki.
    ABD’de deki darbe bana bunları hatırlattı. Darbeleri cesur ve hukuka bağlı insanlar engellermiş.
    Bizim kısa dönemde yoğun darbe tecrübelerimiz bunlar, ve bu tür uygulamalar normalleştiği için bizde artık darbeye ihtiyaç kalmadı.

  3. 2.dünya savaşi öncesi gibi dğnya zalim ve diktatörlerle dolu biz abd ye benzemeliyiz derken onlar bize benzedi avep aynı akıl dan mı çikiyo bu işler … Herkes bizi kıskanıyıı

  4. Bir yorum da AK partili rektör konusuna. İşte bu kadar da tarafsız ve eşitlikçi yaklaşımınız var sayın koru ve sayın yorumcular.. CHP li rektörler varken iyiydi değil mi? Seçimde sadece kendisinin oyunu alan birini rektör yaptıkları zaman iyimiydi ? Halihazırda bir sürü CHP li olduğunu her türlü deklare etmiş birileri Rektör Dekan.. noldu Hadi Tayyibe muhalifsiniz sayın Koru AK partililere de mi muhalifsiniz ? Bir soru da sizlere sayın yorumcular “ siyasi kişiliği olan biri mi rektör olmasın yoksa sadece Ak partili biri mi rektör olmasın ?

  5. Bazıları için üzgünüm. Ülkeleri karışıyor. Lakin sizin açınızdan (bazı yorumcular) bakınca acaba bu işler Biden yahut demokratların “tiyatrosu”! Olabilir mi diye sorası geliyor insanın. Yani bizdeki bariz darbe girişimine tiyatro diyenler, “Tayyip muhalefeti ezmek için kendisi yaptırdı” diyenler, ne iş burda bir komplo aramadınız. Uyanmalısınız diyeceğim de kim nerde utanıyor.. Nerde o surat. Ayrıca gözden kaçan birşey var gene bu konuda cevap verecek kimse olmayacak. Birileri Trump a taraftar olduğumu sanmasın. Boyları devrile tüm Amerikalı yöneticilerin. Fakaaat şunu gözden uzak tutuyorsunuz sayın Biden taraftarları. Sizin ne demeye Biden ci oldupunuzu da anlamadım ya… Küreselleşmeci sosyal medya siteleri Trump un hesaplarını askıya almışlar. Bence tehlikei bir durum. Demekki canları kimi isterse sansürleyecekler. Haliyle özel şirket ve bedava hizmet verdikleri için kimse de hesap soramayacak. İnşallah tez zamanda burda da bulunanilen türden insanlar da o sansüre uğrarlar. Devletlere kızıyorsunuz alın size sansür. Peki onlar acaba niye sansür uyguladılar ? Bence Biden ve Trump birbirinden katmerli alçaklar. Bir çok Abd başkanıyla birlikte. Herbirisi bile isteye diğer ülkelere zarar verebilmek için her herzeyi balla birlikte yediler ve yiyecekler. Çünkü sosyal medya denilen şey de ayrı bir gayya kuyusu ve maksatları sadece insanları yönlendirerek hem pazarlama yapmak hem de ülkeleri, toplumları yine kapitalizmin çıkarları doğrultusunda şekillendirmek. Eh bidon da bunların ağababalarının tam istediği adam demekki ki başından beri onu desteklediler. Neyse totalde opan ABD ye olacak çok da iyi olacak. İnşallah paramparça olduğunu da göreceğiz. Bizim gücümüz yetmese de Allah işte bir sebep veriyor daha da verecek.

  6. Bogaziçi Rektörü ile ilgili, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB)  yine açıklamalara başlamış. Sıra bozulmadı. MLKP-CHP-HDP-TMMMOP -TTB. Sıra Kandil e geldi herhalde.

  7. kongre joe bidenin başkanlık seçimlerini kazandığını ilan etti.
    trump denilen yalancı şimdi verdiği gaz ile kongre basan boynuzlu taraftarlarından ölnelerin ve yaralanan onlarca polisin açacağı davadan yakayı nasıl kurtaracak bakalım.
    trumpun seçtiği yargıçların anayasa mahkemesi üyelerinin waşhingtonda yargıçlar var diyerek trumpun değil de hukukun yanında yer alması ve başkan yardımcısının trumpun seçimler için komisyon kurdur telkinine karşı anayasadan yana tavır koyması.
    insanlığa karşı işledikleri tüm suçlara rağmen ABD işte bundan dolayı dünyanın ekonomik ve askeri dünya lideri konumunda bir ülke.

  8. Fehmi bey, şimdiye kadar tahminleriniz’den hangįsı gerçekleşme’diki bu gerçekleşmesın.

    Dün sabah, Televizyon kanalları senato ve mecliste oylanacak elektrol kollec oylamasından ziyade
    Trump’in destekçilerinden
    Panci ve Mitch McConnell konuşmalar’ından ABD halkı ve basın gururla bahs ediyordu, gururla bahs ediyordu çünkü Onlar Trumpin gerçek amacına hızmet etmek şöyle dursun onu rezil kefaze ettiler! Trumpin piyonu Ted Cruz konuşmaya başlayınca ben markete gittim, 1 saat sonra eve geldiğimde televiziyonu açtım! Bide ne göreyim Trump’in
    irkçı ve cahil taraftarları demokırasının sembolu meclisi ele geçirmiş ve ABD şok geçiriyor.. anında sayın Korun’un yazısını hatırladım, bu darbe başarılı olurmu olmazmı diye,
    Hemen Trump’ı allayıp pullayıp ABD’nin başına bela eden Fox tv yi açtım. Açar açmaz! Bu medya ve bu politikacılar, ABD’de olduktan sonra Trump ve akıl ustaları olan üçlüsünün ABD gibi bir ülkede cahil ve kan emici taraftarları vasıtası ile darbe yapabileceklri’ne, fakat bizdeki 15 Temmuz örneğde olduğu gibi başarılı olmiyacaklarına şahit oldum.

    Trump’ın en yakın arkadaşlar’ı ve bütün abd ona ulşabilmek için adeta seferber oldu sapık kan emici trumpa kimseler ulaşamadı!
    Joe Biden kısa ve sert bir üslupla ona ortalığa saldığı taraftarlarına çağrida bulunması emrini verdi!
    Bir kaç dakıka sonra trump 1 dakikalık bir video yayınladı.

    Bu darbeyi organize eden Kızı ivanka trump.
    Düşüne biliyormusunuz dünya lideri bir ülkenın meclis binası en önemli toplantı esnasında ellerinde bomba malzemeleri ile hiç bir direnişle karşılaşmadan basılabiliniyor.
    Buna darbe değil de ne denir? Lütfen önce bin düşünün sonra bu lafı edin.
    Evet dünkü meclis işgal olayı tam bir bir darbeydı! O darbeyi eğitimli ABD halkı ve lidere değil ANA YASAYA biat eden seçilmişler vasıtası ile 4 ölümle ônnlene bidi.
    O bina boş olduğu zamanlar dahi en üst düzeyde korunurken, tam kadro ile dolu olduğu bir gün güvenlik görevlileri ortalarda yok olması ABD için normal kabul edilmiyor ve bunları yapan ve yaptıran failler ortaya çıkartılacak’tır.
    Yalnız failleri! Öğle bizdeki gibi gazeteciler ve bebeklerden oluşmayacak….

    Trump gitmesine gidiyor! Bundan sonra ona akıl hocalığı ve 2016 seçimleri kazandıran’lar jendi akibetkerini düşünsünler.

  9. Popülist liderler birbirlerine örnek oluyorlar.Amerikadakinin dezavantajı ülkesinin daha sağlam kurumsal yapılara sahip olması.Bakalım kaderin örgüsüne.Görelim Mevla’m neyler.

    İkinci bir konu.Dün geç saatlerde bu platformda Mertcan Bey’in bir yorumu üzerine İzmir’de sokak lambalarının gündüzleri de sürekli yandığına şahit olduğumu yazmıştım.Bu sabah iki buçuk seneyi aşkın süredir gözlemlediğim bu uygulamanın değiştiğine şahit oldum.Hatta sabahleyin yaklaşık 20 km.lik mesafede yaptığım bir şehir içi yolculuğunda,yol boyunca kontrol ettiğim sokak lambalarının tamamının da ışıklarının yanmadığını müşahade ettim.Bu durum belki bir tesadüf eseri de olabilir diye düşündüm,ancak sonra iki buçuk senelik süreklilik arzeden bir gözlemimin,
    eleştirimin hemen ertesi sabahına değişmesini tesadüfe bağlamak ta bana mantıklı görünmedi.İşin doğrusu,hiç beklemediğim bu gelişmeyi Fehmi Bey’in platformunun takip etkisine bağladım ve bu olumlu etkilenmeyi de çok önemli buldum.Yetkililerden kamuoyunu takip edip,olumlu eleştirileri değerlendirenlerin olması da çok değerli ve takdir edilecek bir durum.Böyle böyle de daha güzele ulaşmaz mıyız zaten.

    Bazan Matrakçı Ali Ağabey’imizin Fehmi Bey’in yazılan yorumları okuduğunu sanmadığı gibi serzenişleri oluyor ki,ben buna katılmıyorum.Fehmi Bey,çok meraklı,çevresiyle ve bütün dünyayla alakalı bir insan.Ben yazılarından kendisinin burada yazılan yorumları gözettiğini de görüyorum zaten.Yani Ali ağabeyciğim,
    değil Fehmi Bey,benim,kamuoyunu takip eden yazarlardan,siyasilerden ve bürokratlardan da şu yorum sayfasını takip edenlerin olduğuna dair şahsi tespitlerim var.Zaten işleri kamuoyunu gözetmek olanların,bir kamuoyu platformunu gözden uzak tutmaları da kendileri yönünden normal bir durum kabul edilemez.

    Bu vesileyle bu platformda -benim gibi ara ara değil de- gündelik yorumlarını okumaya alıştığımız,ancak birkaç gündür yokluğunu gözlemlediğimiz FKT Bey ve zaman zaman kendisiyle takışmalarımız da olan,fevri bir duygusallık sonrası yazmaya ara verdiğini düşündüğüm Bernar Bey gibi arkadaşların da tekrar yazmaya başlamalarını kendi adıma beklemekteyim.
    Yine son olarak kendi halinde değerli paylaşımlar yapan sayın Sebilürreşad’a yapmış olduğu haksızlık örneğinde kendisini gösterdiği gibi,haksız yere çoğu yorumcuyu beyinsizlikle itham etmeyi alışkanlık haline getirmiş Hamza Bey’in de,çok öğündüğü beynini ve her yerde büyüklüğünü ispatlayabileceğini söylediği zekasının tezahürlerini de yorumculara hakaret etmenin dışında farklı şekillerde göstermesini kendisinden bekliyorum.Herkese selamlar.

  10. ABD. Başkan ve yöneticileri dünyanın dört bir tarafında döktükleri kan ve gözyaşında boğulacsktır. Bu zulümler inşaallah onların kendilerine dönecek ve bölüp parçalamaya çalıştıkları İslam Milletleri birleşip yumruk gibi olurken Zalimler kahrı perişan olacaktır..

  11. The GOD, ”insana yaptıklarını bu dünyada yaşatmadan” yanına kabul etmiyor mu acaba diye bayaa bi düşünmeye başladım. Abd’ de tattı darbeyi en sonunda.
    hainlik, ya bizdensin yada.., kanlı kansız, glu glu dansı.. son yılların trend lafları.
    tankın üzerine çıkmak yada
    bir telefonun ucundan görünüp ”eyy..” ile başlayan bir cümle ile tarafını belli etmek ile de bir ateşin fitilini yakabilmek veya cehenneme giden yolun kapısına kelepçe takmak.
    Devletin hiç bir işi, kurumu, çalışanı, görevlisi ”dürüst! siyasetçi, dürüst çalışan, bekleyen, duran, giden, yürüten, petrol çıkaran, dürüst kazma sallayan vb” kafayla yürümez.
    Tanrı ebedi yazılı kitabını rafa koymuş, insana da akıl vermiş.
    insan, kanun kural nizam düzen herbişeyi akletmiş ve düzenini kurmuş. bu düzenin değişebilmesinin şartları ne acaba?
    yolsuzluk? (yargılarsın, suçluysa cezasını çeker),
    usulsüzlük? (köprüyü yolu tüneli binayı kıyısından kırpmış! vb ise:oturursun masaya yazarsın yenisini),
    çürük saray, bina mı yapmış? (kayyum -müdür olarak oraya atarsın, bırakır kaçarsa bil ki bina çürük) –))
    ülkede kanun var kural var. yok kimsenin ihtiyacı, sende olmayan dışardan aldığın aklına.
    vatanını satmış mı vatanını? düşmüş müsün suriyeliler, ıraklılar gibi yollara? sen aç açıkta iken bütçenin yüzde seksenini trampa ona buna verip boş boru mu almış?
    işte ozaman, çıkarlar seninle beraber tankın üstüne yanında,
    onun için boşuna debinip durma, hayali uyduruk bahanelerle karşıma çıkma,
    sana rey de yok oy da.

  12. abd halkının abd senato binasını bastığı görüntüleri izledik.
    büyük bir dönüşümün küçük bir karesine tanık oluyoruz. basit anlamda devlet içindeki yapısal bir kavganın tezahürüdür olanlar. abd de devlet CIAdir, pentagondur, ve sermayedir. bunlar teopolitik bir zeminde çekişirler. çekiştikleri konu hepimizi ilgilendiren salgın sonrası hız kazanacak olan new world order yani yeni dünya düzenidir. küreselciler ve ulusalcılar diye kabaca özetleyeceğimiz grupların temsilcileridir trump ve biden. bu sadece abd ölçeğinde değil, dünya ölçeğinde büyük bir kavga aynı zamanda. bir grup dünyaya daha çok askeri operasyonlar üzerinden egemenlik kurmaya çalışırken diğeri finans üzerinden operasyonlar çekerek hükmediyor. seçimlerden sonra görünüşe göre küreselciler abd de yönetime gelerek önemli bir mevzi kazanmış oluyorlar. trumpın koltuğu kişisel ve popülist bir lider olarak bırakmamasının sebepleri olduğu gibi büyük ölçekte bu düzen meselesinden de bırakmamasının nedenleri var ve ulusal muhafızların sessiz kalmasından trumpın pence’e yaptığı sitemlere kadar bu açıdan bakmak anlamlı olabilir.
    bidenın başkanlık koltuğuna oturması sadece abd için değil, elbette herkes için önemli.
    bu ne anlama geliyor?
    küçük ölçekte america great again doktrinine veda anlamına geliyor ve dolara.
    küreselcilerin yıldızı çin ve sermaye merkezlerini çine taşınacak bu durumda.
    yeni para birimlerine geçilecek, teknoloji devrimi çok hızlanacak, akıllı şehirler kurulacak, nufuslar özellikle elitler bu şehirlere taşınacak, şehirler tek bir merkeze bağlanacak, insanlık transhümanizme evrilecek gibi hepimiz için son derece ciddi sonuçları olacak anlamına geliyor çünkü küreselciler pek bi tanıttıkları üzere tek dünya devleti mekanizmasını savunuyorlar. yeni bir düzene geçmek elbette sancılı bir olaydır, atlama taşları olarak yakın gelecekte daha yoğun olarak izleyeceğimiz gibi pek çok ülkelerde protestolar yine içinden geçmekte olduğumuz pandemi ve benzeri salgınlar ve maalesef büyük ekonomik sıkıntılar olabilir gibi görünüyor. ama asıl değişim inançlar üzerinde yapılmaya çalışılabilir ki en sıkıntılı kısmı burası.

    bizlerde dünyanın oldukça karmaşık olduğu bu sıkıntılı zamanda nuh nebiden kalma sorunlarımız üzerine vakit ve enerji harcayarak son derece kıymetli dönemi boş ve anlamsız bir şekilde harcıyoruz. herşeyin bu kadar değiştiği süreçte ileri bakıp yerimizi belirleyeceğimiz yerde, 50 yıl öncesinin yağ-şeker kuyruklarıyla kıyas yapmakta olduğumuz gerçeği ne kadar trajikomik kalıyor değil mi?

  13. “Darbeler “Geliyorum” diyerek gelir.”…

    Bizde de son yaşananlar, Başbuğ ve Can Ataklı’nın konuşmaları ile Boğaziçi Üniversitesi protestoları darbe hazırlığı olarak nitelendirildi iktidar ve destekçilerince. Bu ve benzeri açıklamalar, özellikle önceleri yaşadığımız bir çok darbeler için de gerçekleşmiştir ama 15 Temmuz hain darbesinin olacağına dair, kendi adıma söyleyeyim, darbeyi ima eden açıklamalar, demeçler duymamıştım; belki de kaçırmışımdır.

    ABD’de yaşanan bir darbe midir -darbe hazırlığı mıdır-, değil midir diyebilmek için
    -bizde gerçekleşen darbeler bakınca- (belki de bu, ABD tarihinde ilk yaşanan bir kalkışma olduğu için ve bizde olan darbelerler karşılaştırılınca) yaşananın bir darbe olmadığını, olamayacağını söyleyebilirim.

    Trump’ın ve destekçilerinin yaptığı bir aymazlık, kör gözüme mertek ya da son umut ile bir çırpınış…Biden’in taraftarları sahaya çıkmadığına göre yaşanan, ABD toplumu ve kurumları açısından “vahşi(ce)” bir protesto olarak nitelendirilecek ve tarihe bu şekilde geçecektir.

    Kongrede Trump’ın adamları dahi onun -Trump’ın- salvolarını boşa çıkartacak eylem birliği içinde olmaları ve yine Trump’ın atadığı Yüksek Mahkeme yargıçları dahil yargının Trump’ın istediği doğrultuda karar vermemeleri, ABD’de kuvvetler ayrılığı bağlamında Yargı erkinin, hala bağımsız davranabildiği en azından yürütmenin bir aracı olmadığını göstermesi bakımından önemlidir. Yani Yargı, bizde olduğu gibi brifing almamıştır çünkü, ortada bir darbenin olmazsa olmaz ayağı olan ordu-asker yer almamıştır. Bu açıdan bakıldığında en azından şimdilik- yani ABD ordusunun tutumu yansıyıncaya kadar- ABD’de yaşanana darbe değil, ancak siyasi bir kalkışma denilebilir.

    Gösteriler, Kongredeki görüşmeler nedeniyle -bazı eyaletlerde seçimin yenilenmesine dair- kongre üyelerini baskılamak, istenilen doğrultuda karar çıkması için bir baskı aracı olarak kullanılmış ve bana göre Trump yanlılarının aslında olması gerekenden daha az sayıda gösterilere iştirak ettiğini gösteriyor. Diğer eyaletlerde, destek babında kayda değer protesto gösterileri yaşanmış değil.

    Bizde -kamuoyunda-, “yaşananlar ABD’nin çöküşü”, “etme bulma dünyası işte” diye, siyasette de -iktidar cenahında-, olur ya “Trump yeniden başkan olsa” temennileri duyuladursun bence ABD seçimi bitmiştir, ABD devleti ülkesinde yaşanabilir bir kaosa izin vermeyecektir.

    Bunu ABD ordusunun tutumundan anlıyor olmalıyız.

    • 15 Temmuz darbesi geliyorum diyerek geldi. Örneğin Fuat Uğur’un darbeden aylar önce yazıları, batı basınında neredeyse bir yıl önce çıkan sayısız haber.

      15 Temmuz’un arka planı henüz tam olarak açığa çıkmadı ama herkesin genel algısına göre bu darbe bir derin devlet operasyonuydu. Kılıçdaroğlu buna tiyatroydu diyor üstü kapalı. Darbeye girişecek kamikaze cemaatçiler listelenmişti ve ordudan atılacaklardı (Fuat Uğur yazıları). Derin devlet (bürokrasi) bunu iyi kurguladı ve fırsata çevirdi. Hem cemaatçileri ordudan temizlediler, ki zaten yapılacaktı, ama bu vesileyle daha geniş bir kriminalize etme ve bürokraside, yargıda, ve hemen her alanda toptan temizlik yapma fırsatı olarak kullandılar. Hazırlıklarının çok önceden yapıldığı anlaşılıyor. Bylock listeleri, kamu kurumları, ticaret, ekonomi her alanda cemaatçiler tek tek tespit edilmişti. Ve tamamı darbenin hemen arkasındaki haftalarda derdest edildi. Devlet Bahçeli bunu bir adım daha öteye taşıdı ve sistemi totaliter bir rejime dönüştürerek kendi iktidar ortaklığını da perçinledi. Buradan en kazançlı çıkan Bahçeli ve derin devlet (milliyetçi/ulusalcı bürokrasi) oldu. İktidar (artık sadece Erdoğan) topal ördek konumunda burada. Oportünist olmaya devam etti ve sonunda kendini bunlara mahkum etti. Milliyetçi/ulusalcı bürokrasi ne isterse vermek ve yapmak zorunda artık. Başka bir çıkışı da görülmüyor şu durumda. Her çıkışına Bahçeli anında cevabı yapıştırıyor. Reform tartışmaları gibi. Erdoğan en son Bahçeli’nin evine kadar gitti tekrar, acaba ne için?

  14. Türkiye’de 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında, dönemin ABD Başkan Yardımcısı görevinde olan Joe Biden, Türkiye’deki olaylar için yaptığı açıklamada “Biz olaylar olurken bunun gerçek olup olmadığını veya bir internet oyunu olup olmadığını, ciddi olup olmadığını anlayamadık.” ifadelerini kullanmıştı.
    Tarafları itidale davet editoruz. Demokrasi adına üzgünüz. Soylu sözleri ne güzel gider şimdi. Ohh

  15. Trump eli kanda da olsa aksatmadan her hafta sonunu golf oynayarak geçiren bir Başkan. Seçim süresince ve bu en son kritik Georgia eyaleti senatör seçiminde de bu kuralı bozmadı. Böyle rahat bir adamdan darbeci çıkmaz. Kaldı ki Amerika’da kitleleri hareketlendirerek darbe yapmak biraz zor. Amerika’da darbeler derin devlet tarafından yapılır, sessizce halledilir. Böyle güçlü bir devletin darbeye uğraması çok zor bir ihtimaldir.

    Trump gidiyor. Ne derse desin. Ama şu bir gerçek. Amerika’da daha önce hiç olmadığı kadar bütün rezillikleri ortaya çıkmış böyle bir Başkan daha gelmedi. Bütün bu rezilliklere rağmen Trump hala yüzde 50 oy alabiliyor. Bu endişe edilmesi gereken bir konu. Toplumun çok polarize edilmesi, liderlerin ne kadar rezil olursa olsun sahiplenilmesine engel olmuyor. Bu Amerika açısından ve dünya açısından da yeni bir durum. Bu kutuplaşma siyasetini büyük oranda sosyal medya başarılı kılıyor. Komplo teorileri, yalan haberler çok hızlı bir şekilde geniş kitleleri etkileyebiliyor. Buradan yine de bir darbe çıkmaz. Ancak kurumların, kuralların ve nihayetinde devletin yozlaşması ve çürümesi sonucu çıkar. Şu anda olan bu. Bunun sonunda Çin’de olduğu gibi tüm sosyal medya kontrol altına mı alınır yoksa başka bir çözüm mü şu anda belirsiz. Twitter dün Trump’ın mesajlarına engel koydu. Bir Trump’ı engellediniz ama geride milyonlar var. Bu nasıl çözülür büyük bir soru işareti.

    • Trump eli kanda da olsa aksatmadan her hafta sonunu golf oynayarak geçiren bir Başkan. Seçim süresince ve bu en son kritik Georgia eyaleti senatör seçiminde de bu kuralı bozmadı.
      Ender bey, Trump! Seçim sürecini golf oynamkla değil, meydanlarda taraftarları ve ekibine!
      Korona vürüsü bulaştırmakla geçidi.
      Dünde darbecilere talimatı golf oynayarak deği Beyaz Sarya gizlenerek verdi.
      Zaten onun maksadı golf oynamaktan ziyade kendine para kazandırmakti.

  16. ABD’deki bu olayların bizde anlaşıldığı şekilde “darbe” şeklinde yorumlanıp piyasaya sürülmesi için vakit daha çok çok erken ve abartı (biraz da wishful thinking=hüsnü kuruntu!). ABD’deki sistem yeterince olgun. Bize ters geliyor olsa bile kargaşayı bu olgunlukla tolere edip 1-2 gün içinde işlerine bakarlar. Taşkıntılık yapan çapulcuları tek tek yakalayıp tarafsızca yargıya sevkeder ve cezalandırırlar. Ancak, eli-silahlı bir kültür olduğu için, faturası belli olmaz.

    Bu tür olaylarla Trump, durumunu kendi kendine daha da zorlaştırmış oluyor. Olmaz ya, farzedelim ki seçimleri büyük çapta yenilendi, çok daha açık ve ezici bir farkla Trump kaybeder. Aklın ve olgunluğun hakim olduğu bir ülkede cehaletin ve körü körüne partizanlığın kazanması mümkün değil.

    Amerikan ordusu da bizimki gibi idiolojik doğmalara sahip bir ordu değil. Bu işlere kesinlikle bulaşmaz. Bulaşırsa, polise yardımcı olmak ve kargaşayı ortadan kaldırmak için bulaşır. Benim genel olarak öngörülerim bunlardan ibaret (ancak, bizimki kadar olmasa bile bölünmüş olmalarına “kolay gelsin, daha beter olun” demekten de geri kalmıyorum!). Sebebi malum!

  17. Darbe mi oda ne ?

    Darbe oldu mu ?.Neye darbe denir ?

    Kim kime darbe yaptı?.Trump mı Trump’a mı?

    Olmadıysa artık oldu derler.

    Darbe de Trump ın parmağı olabilir mi?.

    Hiç tereddüdünüz olmasın, bu ‘darbe’ Trump’a ve sempatizanlarına indirilmiş bir darbeye dönüşecek.

    Parmakları olsa da öyle, olmasa da…

  18. Allah size sağlıklı uzun ömürler versin Fehmi bey, sizi 1992 yılından beri takip ediyorum, karanlıkta kaldığımda, yolumu kaybettiğimde kutup yıldızı gibi hep sizin yazılarızla yönümü belirledim.

  19. Nurdan hanım!
    Amerika yerinde diyor mu?
    Daha doğrusu battı mı?
    Trump ta batıramazsa kimse batıramaz..
    İki hafta daha dişinizi sıkın, bildiğiniz duaları yapın.
    Trump bir numaralı avrasyacı diyordum.
    Taraftarlarının büyük çoğunluğu bu durumu bedel ödeyerek öğrenecek.
    Birçok şey bedel ödenmeden öğrenilmiyor. Öğrenilse de kalıcı olmuyor.

    • şu avrasya konusunu öğrenmek için avrasyacıların sembol ismi dedikleri doğu perinçek’i iki sene takip ettim yazılarını tivitlerini sağda solda yaptığı konuşmaları dinledim gene de öğrenemedim.

      şimdiki kanaatim şu; kızılelma ülküsü nasıl hayalse, hayal dediğim kimsenin böyle bir ülküsü yok manasında söylüyorum, avrasyacılık da öyle bir hayal. öyleyse anlı şanlı gazeteciler neden avrasyacıları anlatıyorlar? ben bu soruya mantıklı bir cevap bulamadım, doğu perinçek de zaten avrasyacı değil, “o bir ‘fabrikatör’. yani kim parayı verirse onun dediğini söyleyen biri”.

  20. Trump ABD genelinde ihtilala kalkıştı! Eyaletlerın hükümet binalarınada girdiler.
    InşAllah istifa etmez.
    Çünkü onu işten atacaklar.

    Fehmi bey, ABD’de darbe olacağını yazdığında, bende bizdeki taraftarlar ve siyasetçiler ile ABD li taraftarlar ve siyasetçilerin aralarındakı farki anlattiğım o bölüm.buraya aktardım.

    Nurdan
    5 Ocak 2021 At 17:53
    Sayin yazarın bugünkú yazısından ilham alarak Türkiye ile ABD li Siyasetçiler ve taraftarlar arasındakı farki yazamak istiyorum.
    Taraftarlar arasındakı farklilik sadece dil ve ülke farkı.
    Genelde, yalanci ve iftiracı liderlerin taraftarları arasında zerre kadar fark yok.

    Siyasetçiler arasındakı farklara gelince Yalan, iftira, övünme, kendisini beğenme hırsızlık, merhametsızlık tembelik, ve milletin vergileri ile lüks yaşam gibi konularda aralarındaki fark oldukça fazla.
    okyanuslar ve dağlar kadar farklari var. ABD li siyasetçi ve emirlerinde çalışanları, bir kaç başarısız istisnalar haricide bizdeki siyasetçiler ve memurlarının ABDli meslektaşları ile insanlik da dahil her konuda uçurumlar kadar farklılıklar var.
    Bahs ettiğim meslek sahiplerinin bizdeki meslektaşları ellerine dahi su dökemezler.

    .
    Bizdeki siyasetciler 17/25 Aralık operasyonu olduğu zaman suçluları koruyup onları yakalayanları cezalandırdılar.
    O zaman onları koruyanlar daha sonra korudukları tarafından vatan hainlığı ile suçlandılar.

    Buralarda yaşamayı tercih etmemın nedeni Dürüst’lerin sayıları sahtekarlardan daha fazla olduğu içn.
    Sahtekarlar sıradan insanları kandıra bilir.
    O zaman dürüst siyasetçiler milletın hak ve hukukunu korumak için devreye girer.

    Not:şu an senetörler ve millet vekilleri Bide’nın başkanlığına onay veren elektiro kolece onay vermek için toplandılar onları izliyorum.

    Henüz burda 6 Aralık çarşanba akşamı.ve şu an senetodakı konuşmaları izliyorum.

    • Siz okyanus ötesinde olduğunuz için olayları anlayamazsınız.Her ülkede seçime itiraz edilir.Bizde de oldu sonuç sabahtan akşama asagiladiginiz bu millet yanlış yapan siyasetçisine gereken dersi İBB secimlerinde verdi.
      Trump Batı’nın ve ABD bin turnusol kagididir.Gorun daha neler olacak yeryüzünde akittiklari kanların somurdukleri insanların bedelini ödeyecekler.ABD bir başlangıç

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız