Gözlerimizi kapatınca gerçekler yok olmuyor; başkalarının dikkatini üzerimize çekiyoruz…

31
Reklam

Ülkemizde şu sıralarda yaşananlara baktığımda, hasbelkader önemli mevkilerde bulunan insanlardan bazılarının, etraftan -ve dolayısıyla dünyadan- habersiz günler geçirdiklerini fark ediyorum.

Başını kuma gömmüş devekuşu misali…

Oysa dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen her gelişme, normalin dışında bir özellik taşıyorsa, hiç vakit kaybetmeden, gözü ve kulağı olanların dikkat alanına giriveriyor. 

Yani herkesin…

104 emekli amiralin hassasiyetlerini duyurmak amacıyla altına imza attıkları metin yüzünden yaşananlar sözgelimi…

Veya “128 milyar dolar nerede?” pankartlarının sakıncalı bulunup görüldükleri her yerde indirilmeleri gibi…

Bütün aksine iddialara rağmen korona mücadelesinde başarısız kalındığı ve vaka-ölüm sayılarının durmadan arttığı gibi…

Kendi halimize bırakılsak, bu ve benzeri özelliği olan gelişmelere önem vermeden günlerimizi geçirebilsek, bir başka ifadeyle dünyaya yanlışlarımızı kendi elimizle sergilemesek, uluslararası arenada ve ekonomik alanda karşı karşıya kalmakta olduğumuz sorunların çoğu bizi es geçebilecekti.

Reklam

Ne alaka?

Dünyanın çeşitli bölgelerinde aykırılıklarıyla göze çarpan birkaç ülke dışında, hassasiyetleri duyurmak için görüş açıklamak, bunun için bir araya gelmek ve topluca tavır koymak insanların en doğal hakkı kabul ediliyor. Bizimki de dahil anayasalar bu hakkı koruma altına alıyor.

Emekli askerlerin bu haktan yararlanamayacaklarına dair bir istisna söz konusu değil.

Gerçek bu iken, kendilerinin vaktiyle hizmet verdikleri camiayı yakından ilgilendiren iki konuda 104 emekli amiralin görüş açıklamasının adli takibata uğratılması, insan hakları konusunda övünülecek durumları bulunmayan ülkelerin medyasında bile “A, bakın Türkiye’de ne oluyor” hayretiyle yansıtıldı.

Muhalefet, adı üstünde, iktidarın yaptıklarını yakın takibe alacak ve yanlış gördüğü uygulamaları sorgulayacaktır. Görevi budur muhalefetin. Anamuhalefet partisi CHP’nin ve Millet İttifakı’nı oluşturan diğer muhalif partilerin “128 milyar dolar nerede?” sorusu bu çerçevede bir anlam taşıyor.

“128 milyar dolar nerede?” bir soru. Her soru gibi bu da açıklama bekliyor. Muhalefetten gelen bu soruya muhatabının cevap vermesi gerekir. İktidardan bu soruya gelen cevaplar tatmin edici bulunmadığı içindir ki, soru her yerde yankılanıp duruyor. Sonunda, savcılıklar duruma müdahale ettiler ve CHP teşkilatlarına asılan soru pankartları güvenlik güçlerince indirtildi.

İndirtildi de ne oldu?

Önceden kulak ardı edenler bile sorunun cazibesine kapılmaya başladılar.

Reklam

Daha da önemlisi, bugüne kadar borçlarını günü geldiğinde kuruşu kuruşuna ödemiş bir ülke olmamıza rağmen, Merkez Bankası’nın yabancı para rezervleri, alacaklı ülkeler tarafından yakın takibe alındı. 

Siyaseten ağır sonuçları olabilecek “128 milyar dolar nerede?” sorusunu işlevsiz kılmanın bir yolu var: Merkez Bankası’nın TL’nin dolar karşısında inişli-çıkışlı bir seyir izlediği dönemde piyasalara müdahale etmek amacıyla bozdurduğu dolarları kimlerin satın aldığının açıklanması…

İktidar sözcüleri “Bir doların bile kaydı var” dediklerine göre bunun zor olmaması gerekir.

Gelelim korona ile mücadele ve aşı konusuna…

Başlarda övgüyü hak edecek bir başarı çizgisi izleyen mücadelede Türkiye şimdilerde hak etmediği bir tabloyla karşı karşıya. Vaka sayısı 60 bini aştı, vefat sayısı da sürekli artıyor. Aşılanması gereken her yaş grubunun bir an önce aşılanması bu olumsuz tabloyu değiştirmek için şart. Orada da iç açıcı bir durumda değiliz. Hemen her ülke yaza girmeden normale dönme umdunu dillendirir ve kısıtlamaları peyderpey kaldırırken, biz ne yapacağımızı bilemez haldeyiz.

ABD ne diyor öyle?

Düşünce ve düşünceyi ifade özgürlüğü konusunda özürlü, ekonomisinde sorgulamaya açık izah edilemeyen özellikler bulunan, korona mücadelesinde başarısı sorunlu bir ülke olmak ya da böyle görünmek, Türkiye açısından her alanda sıkıntı kaynağı.

Üç farklı, irtibatsız görünen güncel olayı birbirine sıkı sıkıya bağlayan da bu işte.

Rusya, Avrupa Birliği’nin bazı ülkeleri ve ABD, tatillerini Türkiye’de geçirmek isteyebilecek vatandaşlarına uyarı üzerine uyarı yapıyor ve uzak durma tavsiyesinde bulunuyorlar. Bazısı, uyarıyı tavsiye düzeyinde de bırakmıyor, uçak iniş-kalkışına yasak da getiriyor.   

Yazının burasına gelmişken, bir örnek verebileyim diye, vatandaşları için ne tavsiyede bulunduğunu öğrenmek için ABD dışişleri bakanlığının internet sitesine başvurdum. Orada her ülkeyle ilgili seyahat bildirimleri var. Türkiye için olanı rahatsız edici.

Okuyalım:

“Covid-19 yüzünden Türkiye’ye seyahati bir kez daha düşünün. Türkiye’ye seyahat ederseniz terörizm ve keyfi gözaltılar yüzünden daha bir dikkatli olun. Bazı bölgeleri daha riskli.”

Ne diyor, ne diyor?

Covid-19’u anladım, terör konusu da Türkiye söz konusu olduğunda temcit pilavı gibi, peki ya ‘keyfi gözaltılar’?

Aynı uyarı notunda o konu şöyle açıklanıyor:

“Güvenlik güçleri onbinlerce kişiyi gözaltına almakta, bunlar arasında ABD vatandaşları da var. Kullanılan gerekçe, terör örgütleriyle ilişkili olma iddiası; ancak zayıf veya gizli kanıtlara dayalı iddialar bunlar ve görüntüye göre siyasi amaçlı kullanılıyor. ABD vatandaşlarından Türkiye’yi terk etmesine kısıtlama getirilmiş olanlar da var. Hükümet tarafından onaylanmayan gösterilere katılmak da sosyal medya üzerinden olanlar dahil hükümeti eleştirmek de tutuklanmaya yol açabilir.”  

Almanya’dan turist gelsin diye bekliyoruz. Rusya uçuşları kısıtlayıp turist akınını durdurunca bu uygulamadan vazgeçilsin diye çaba gösteriyoruz. ABD her ülke vatandaşlarının okuyacağı herkese açık resmi sitesinden “Durduk yere tutuklanmak istemiyorsanız, Türkiye’den uzak durun” aklını veriyor.

Emekli amiraller, 128 milyar pankartları, korona mücadelesinde zaaf, bizler gözlerimizi kapatsak bile, bunlar yurtdışında takip altında.

‘Cumhur İttifakı’nı oluşturan AK Parti ile MHP’nin genel başkanları, Tayyip Erdoğan ile Devlet Bahçeli, dün, ‘Özbek Otağı’ diye takdim edilen bir yerde kurulan iftar sofrasında buluşmuşlar.

Umarım, bu konuları da konuşma fırsatı bulmuşlardır.

ΩΩΩΩ 

Reklam

31 YORUMLAR

  1. Cematin Abd deki iç  yüzünü cemaat içinden Ahmet Dönmez yazi dizileri halinde yayınlıyor.

    http://www.ahmetdonmez.net
     
    Bir girin derim ilginç şeyler anlatıyor. 12 Nisan daki yazı dizisinin başlangıç kısmı.

    ***Cemaat’in bugün geldiği nokta, büyük oranda bu kapışmanın neticesi.
    Zaten bu dizinin anlatmaya çalıştığı da bu.

    ‘Mahrem hizmetler’ üzerinde çok uzun zamandır süren büyük hesaplar var.

    Hâkimiyet kurma mücadelesi bu.

    Bu tek taraflı bir savaş mı yoksa iki taraflı mı, orası önemli.
    Biraz daha açayım; Cemaat’in kimi tepe yöneticileri arasında bile kendine taraftar bulan bir görüşe göre içeride iki ayrı grup var ve bu iki klik, uzun yıllardır birbiri ile rekabet halinde.***
    Bakalım Fetönün trolleri bu adam hakkında nasıl bir linç girişimi düzenleyecekler.

  2. Fehmi beyin geçen sene ABD ile ilgili bolca yazılarıni okuduk. Biden sonrasında tıs yok. Bekliyoruz Abd yazılarınızı. Mesala Abd de Atlanta dosyası çok konuşuluyormuş.Bir süredir FETÖ şebekesinin çöküşünü izliyoruz. Çöküşün en önemli işareti ise hiç kuşkusuz örgüt içinde yaşanan yolsuzluklar ve iktidar kavgaları. Hakkını teslim edelim, bu konuda FETÖ iltisaklı gazeteci Ahmet Dönmez’in yazıları etkili oldu.ABD’deki “Atlanta Dosyası” başlıklı 25 milyon dolarlık yolsuzlukla başlayan iç çatlak, yine Dönmez’in “15 Temmuz’da ne oldu?” sorgulamasıyla derin bir kırılmaya dönüştü. Ve iş öyle bir noktaya geldi ki, tartışılmaz ve dokunulmaz FETÖ elebaşı Gülen bile artık sorgulanır oldu.Yolsuzlukla başlayan suçlamalar, siyasi sorgulamalara dönüşünce geçmiş bir bir ortaya döküldü ve çözülme başladı. Bugün dünyanın dört bir yanına kaçan onlarca FETÖ’cü, ya birbirlerini suçluyor ya da “elini yıkayıp temizlenmeye” çalışıyor.
    Bakalım yine duymadım,görmedim, o da neki durumu mu

  3. Sayın Koru ,
    Yazınızda değindiğiniz ki bu konuda daha önce de kalem oynatmışlığınız var , iktidarın kendini anlatmada ne kadar eksik, yetersiz kaldığına dair görüşünüze katılıyorum. Bu eksikliği gidermek adına yapılan bir takım çalışmalar da pelikan gibi saçma salak kaldı. Masum Türker in Ahmet Hakan ın programında bahsettiği altınların getirilmesi konusu bile başlı başına bir efsane olabilecek iken haberimiz yoktu.
    Bazı haberler gerçek olmasa da güzel olabilir . Yeter ki onu haber yapın okuyanlar mutlu olsun anlayışıyla çıkan tabildoit gazeteler bile geçmişte çok iyi iş yapıyorlarmış. Bu gün bir dolu yandaş basın bu işin altından kalkamıyor.
    Bahsettiğiniz aşı konusunda dünyanın önde gelen ülkelerinden biriyiz ve işin ekonomik boyutu da var aslında bayağı iyi götürüyoruz. Covid olmadığı dönemde ülkemizde günde ortalama 1200 cenaze defnedebiliyorduk ve bunun 250-300 ü solunum yoluna bağlı nedenlerden kaynaklanıyordu. Thy Avrupa da en fazla uçan havayolu. Istanbul havalimanı enfazla yolcu geçen havalimanı.
    Amirallere de Büyükelçilere bakıldığı gibi bakılmalıydı . Dışarının bakışı her zaman olumsuz . Turizm geliri yönünden ilk 10 içinde yer alıyoruz ve burada da büyük bir rekabet var.
    Ancak içerde bunlar karşılık buluyor dersem şaşırırmısınız ? Geçen gün karşılaştığım ve hiç tanımadığım birisi emekli polis olduğunu emlakçılık yaptığını hayatında hiç oy vermediğini ama ilk seçimlerde Kılıçdaroğlu nun söylemlerini beğenmediği için Akparti ye oy vermekle kalmayıp bir de çalışacağını söyledi. Soru o işte . Başka kim idare edebilir ? Ah bir de propaganda yı bilen birilerine danışsalar .

  4. KKTC deki yargi Türkiye’ nin 20 yıl gerisinden geliyor. Neymiş efendim Kuran Kursu laikliğe aykırıymış. Allah tan cumhurbaşkanı Tatar var. Tatar diyorki “Cumhurbaşkanı olarak bu yönde açıklamam oldu. Anayasa Mahkemesi’nden kararın açıklanması ama gerekçeli kararın netleşmesinden önce gerçekten üzülerek söylüyorum birilerin kışkırtmasıyla birtakım söylemlerde bulunmuşlar. Bu fevkalade hassas konudur. Bana verilen bilgiye göre, sabahleyin danışmanlarımla konuyu enine boyuna araştırdım. Bizler bu topraklarda Müslüman olarak imanımızla geldik. Kur’an kurslarının kapanması gibi bir durum asla olamaz.” Birilerinin son seçimlerde acı kaldı herhalde yüreklerinde.Son çırpınışları. Eceli gelen cami duvarına gidiyor.

  5. 128 milyar algı çalışmasında Akparti geç kaldı.Chp yalan dolan iftira kampanyasında öne geçti. Chp yalan işini iyi beceriyor.Hakkını teslim etmek gerek.
    Algıcılar biraz erken hareket etti.2023 ten önce bu kampanyayı yapsaydılalar domates patlıcan hareketi gibi başarıli olabilirdi.Geç de olsa cevap verildi ama yalana hazır beyinler mutlu biraz.Eğlenmek hakları.Biraz enerjilerini atarlar.Sonra yalanları ile başbaşa kalırlar.
    Yılmaz Özdil aslında nerede sorusunun cevabını bulmuş.Hazret diyorki “Bizim hükümet cevap vermediğine göre, bir de Yunan makamlarına sormakta fayda var… Hani belki gemiyle filan taşırken maazallah başına bir şey geldiyse, birazını denizde bulmuş olabilirler!” Bir konuya ilgi duymamak başka şey, aptallık başka şey! Gemilerle kaçırdılar demeye getiriyorsa bir insan;  Ya cahildir, ya sayı saymayı bilmiyordur.ya 20 yıldır bir yeri acıyan Chp lidir, ya 15 temmuzun intikamıni almaya çalışan trollerdir  ya da ulusalcı faşist kırması gerzek solcudan hallice az biraz devrimci Kemalist karışımıyla modifiye edilmiş orijinal geri zekâlıdır.

  6. Ender, dün “Buradan da barış, demokrasi ve refah çıkmıyor elbette. Avrupa’ya bu kadar yakın olup da hiç bulaşmaması hayret bir durum.” diye atıp tutmuştu; bir de şöyle deneyelim istersen; kapıkuleden çıktıktan sonra sırayla karşına çıkan tüm avrupa ülkeleri demokrasiyle hangi tarihlerde tanışmışlar ve türk demokrasisiyle aralarında kaç yıl ya da asır fark varmış bi çetelesini çıkarıver istersen?
    Londraya kadar çıkabilirsin…

    • Kapıkule’den çıkınca sağda solda malikaneler, şatolar, muhteşem binalar görürsünüz Avrupa’nın tamamında. Bizim çorak Anadolu’da ise iki camiden başka bir düzgün bina göremezsiniz. Bunun sebebi demokrasi elbette, seçim demokrasisi değil ama. Avrupa’da kralların ve kilislerin toprak sahiplerine tahakkümü yüzyıllarca önce bitirilmiştir. İnsanlar kapital sahibi olabilmiştir. Ticaret yapmışlar, zengin olmuşlar, sanatta bilimde serbestçe atılım yapmışlar, üniversiteler kurmuşlar, hakları, hukukları ve mallarını koruma altına alabilmişlerdir. Anadolu’da ise bir kör toprak bile tebanın değildir, herşey Sultana aittir, çünkü o tanrının yer yüzündeki gölgesidir. Toprağın ancak ırgatı olmak hakkına sahiptir yerli halk. Bu ortamda tabii üniversite de olmaz bilim de sanat da, refah da huzur da. Ancak asker olunur, fütuhat yapılır. Daha ilerisine kimsenin kafası basmaz. Sultanı tarihe gömdük zannediyorduk ama bazılarının zihninde hep bir sultan yaşarmış. Demokrasi bazılarına hiç gelmeyecek. Bazıları için de bir tramvay olarak kalacak geride.

  7. Ender “Bundan sonra yapmamız gereken demokrasiye gerçek bir dönüş, bir daha kimseye irademizi teslim etmemek, denetlemek ve hesap sormak.” buyurmuşsun da; diyelim ki belli bir iradeye de sahipsiniz; bunu tarikat şeyhlerine de teslim etmemeye, onları denetlemeye ve icabında hesap sormaya da hazır mısınız, yoksa onlar hariç mi?
    Habire demokrasi diye sayıklayıp duruyorsun ama milli iradeyi temsil eden seçilmiş devlet büyüklerimize sövüp saymaktan başka yaptığın bişey de yok…

    • Hesap sormak sövüp saymak değil, hakaret de değil. Demokrasinin bir gereği. Seçilenler şeffaf olmak ve hesap vermek zorunda. O yüzden 128 milyar dolar nerede diye sormak herkesin görevi. Neden hakaret olsun.
      #128MilyarDolarNerede

      Hakaret, seçimle iş başına gelmiş bir seçilmişin, seçildiğini unutup kimseye hesap vermemesi, halkın ekmeğini enflasyonla çalması ve sonra da başınıza taş düşsün demesidir. Ama o kadar kolay değil. Tüm seçilmişler eninde sonunda hesap verecekler. Vermek zorundalar.

      Daha önce de yazmıştım. Cemaatler ve tarikatlar mutlaka denetlenmeli, kayıt altına alınmalı ve mümkünse yasaklanmalı. Çünkü bu örgütlerin nihai amacı insan sömürüsü. Çok sosyalleşmek isteyen gitsin dernek kursun.

  8. Bu CHP var ya CHP! hep ortalığı karıştırıyor..$128 miliyar nerde diye
    İlan vermeye pankart asmaya ne gerek var, oysaki o paraların akibetlerini ben burada 3 -4 senedir yaziyorum.

    $128,miliyar neredmi?
    El cevap!Diyanet vakfına bağışlanmış!

    Utanmaz CHP siz kim oluyorsunuzda bizim devlatullah’a hesap soruyorsunuz. Alın size cevap! O dolarlar ile Dünya’nın saadeti ve barışı için dünyaya Camiller,Osmanlı sarayları,ve kasabaları Yaptırıyor’lar her ne kadar camilerin çoğunluğu ABD ve AB ülkelerinde olsada onların yanısıra mutahitler ve işçiler haricinde pek yatırm için işimize yaramasa’da sadece bize gönül koymasınlar diye Rusya ve ona komşu ülkelerinede yaptırıyorlar.

    Bakın bu camiler ile birlikte osmanlı sarayları, kasabaları yapılırken hem Türkiyede doyuramadığımız mutahitler hemşeriler ve yakın eş dost içinde iş imkanı veriyorlar. Merak etmeyin onlar õğle sıradan mutahit ve işçi olarak gelmiyor girin passportla geliyorlar.
    Türkiye õyle Eskisi gibi işçı ihraç etmiyor Yeşil passport’lu memurlar ihraç ediyor.
    Zaten ABD ve AB’de bunları kiskandılklari için mal varliklarına el koymalar, para tırafiğini araştırıyorlar. Utanmazlar sadece bununlada kalmayıp bağışlara sınırlama getiriyorlar.. getirirkende hiç utanmadan “biz o ülkelerin halklarını gasp edenleri engellemek için bu kanunları çıkarıyoruz.” Diyiyorlar.:)
    Mutahitler doymadımı alın size iş Türkiyede geçilmeyen kõprüler yaptılar millit laf edince bu sefer Hapishaneler yapiyorlar millet laf etmesin diyede, Darbeler ile suçlu üretiliyor..

    $128 milyar’ın hesabını sormaya ne gerek var kimlere gittiğini bilmekmi istiyorsunuz alın size kaynak.
    Hani THY ile her 6 ayda bir ABD den kızlardan oluşan 250 kişilik guruplar halinde gezmey getiriliyordular, her birisi 10,000 dolar soksa 2,5 miliyon dolar eder. Daha bunlara benzer neler neler.
    Bu link Diyanetin camiler ile ilgili linki fakat tam olmamasına rağmen İngilizcesi dah detayli yaziyor.
    https://tdv.org/tr-TR/camiler/

  9. 128 milyar dolar Bir yıllık Türkiye bütçesinden büyük para.
    128 milyar dolar eski para ile 1000 katirilyon = 1 kentrilyon para.
    Herhalde bu para ile istanbul binalarını yıksan yeniden inşa ederdin.

    zaten bakan Albayrak ilk geldiğinde Merkez bankasının yedek akçesini yani kefen parasını (20-30 milyar dolar) o sene dev bütçe açığını kapatmada kullanmıştı.
    Muhalefet’de uyarmıştı bu para ülkenin zor durumlarda harcaması için ayıralan para idi. Diye

    Yedek Akçede önceki hükümetlerinde bu birikmiş parada katkıları var onlar harcamamış.

    Allahın işine bak Koronada o sırada çıkıyor. işte o yedek akçe paraları bu zor günler içindi.

  10. Adam içmiş içmiş , zilzurna sarhoş olmuş , ayrıca ortalığı kırıp dökmüş ! Yakalamışlar ve önce karakola , ordan savcılığa ve nihayet mahkemeye çıkarmışlar . Duruşma günü hakim sanığı çağırır ; sanık ise avukatının gelmediğini ileri sürerek mazeret beyan eder. Hakim,
    – Evet , haklısın avukatın gelmemiş , ben bir de dosyana bakayım ‘ demiş.
    Bir süre sanığın dosyasındaki bilgileri ve ifadeleri inceleyen hakim başını kaldırıp tekrar sanığa döner ve sorar,
    – Dosyandaki bütün ifadeler birbirini tutuyor ; karakoldaki, savcılıktaki ifadelerle şahitlerin ifadeleri aynı , bir fark yok ki ! Avukat gelip ne yapacak yani !
    Sanık boynunu bükmüş ve endişeli gözlerini hakime dikerek ,
    – Efendim , ben de zaten onu merak ediyorum ya !
    Selamlar , iyi günler

  11. MERAK EDİYORUM BU 128 MİLYAR DOLARI MUHALEFET PARTİLERİNE MENSUP ,ÖLÜRCESİNE AK PARTİ KARŞITI İŞ ADAMLARI ALMIŞ OLMASIN …neyse yakında kokusu çıkar … muhalefet ne açıkladı da yüzüne gözüne bulaştırmadı ki .. chp hala taciz olaylarını doğr dürüst araştırmadı bile ..

  12. Sayın Fehmi Koru, yazınızı okuduktan sonra başlığınızda kendiniz tarif ettiğinizi düşünüyorum.
    Korona mücadelesinde zaaf olduğunu söylüyorsunuz. Bilim dışı ve yanlış ne yapıldığını söylermisniz. Sağlk bakanlığı neyi eksik yapıyor. Amirallerin bildirisinde darbe bağı kuramamak, işi “demokratik tepki” ye bağlamak 15 temmuzu yaşayan bizler için biraz komik kaçıyor.
    128 milyar dolar muhabbeti de artık baydı. Bakanlar açıkladı merkez bankası açıkladı. Detayı bu işle uğraşanların malumudur. 128 milyarı birileri cebine koymuşsa onu söyleyin bari. İddia sahibinin işi fitne sokup beklemekmidir ıspat etmek midir. Chpnin bu konıyu dillendirip sonucunda yabancıları merkez bankasına güvenlerinin azaldığını iddia etmeniz başarılı bir muhalefet örneği sayılabilir mi.
    Sayın Koru, hükümet siyaset gwreği bazı gerçekleri daha az dillendirebilir, söylemeyebilir. Gazetecilerin görevi gerçeklere ulaşmak ve kamuyu bilgilendirmek olmalı. Muhalefetin her söylediğini tekrarlamak için gazetecilik yapmanıza gerek yok.

  13. Konuya bir de magazin yönüyle bakmak istiyorum. Özbek Otağı resminin bendeki çağrışımları şöyle oldu:

    Otağın ve içindeki eşyaların herbiri kahverenginin ve toprak renginin tonlarında tercih edilmiş. Bu renk tercihi masanın, sandalyelerin ince işlemelerini, yine masa üzerindeki eşyaları bile belirsiz hale getirmiş. Öyle ki, iftar masasına sağ köşeden iştirak eden klasör bile zar zor görünüyor. Yerdeki halı da bu renk tercihi içinde güzelliğini olduğu gibi gösteremiyor. Otağ, kapısının,duvarlarının renk ve şekil tercihleri münasebetleriyle, yine aydınlatmasından dolayı bir uzay aracının odasıymış gibi bir izlenim uyandırıyor. Bir anlığına ‘cıvıl cıvıl bahar gelmiş, şöyle yeşiller, maviler, canlı renkler girseydi içeriye, konuşma konularını, düşünceleri ve bakış açılarını da renklendirip canlandırır mıydı ki acaba?’diye düşündüm, sonra aklıma memleket meseleleri düştü ve nihayetinde en doğru tercihlerin yapılmış olduğu sonucuna vardım.

    • Uğur bey iyi de magazin neresinde bu yazdıklarınızın?
      Geç dönem 19.asır semerkand ve buhara mimarisinde sofa ya da cumba tasarımı ve iç dekorasyonuna yönelik teorij bir post sovyet sanat tarihi eleştirisi filan döktürseydiniz en azından!
      Magazinmiş…

  14. “Amiral Battı”
    Amirallerin açıklamaları düşünce, görüş açıklama değil. Sonuçlarından anlaşılıyor.
    Bu durum en çok kimlerin işine yaradı ona bakmak gerekir.

    Covid-19 virüsü doğan bir virüs olmadığını düşünüyorum başından bu yana
    Bu konuda da hiçbir ülkede çalışma yok gündeme gelince hemen geçiştiriliyor.

    Bu salgınla yapılan mücadelede bir türlü istenilen sonuca gidilmiyor mu gidilemiyor mu burası tam bir muamma. Bu kısıtlamalar turizmin geleceği için uygulanıyor sanki.
    Ülkemize gelen turistlerin tutuklanma uyarıları kendi vatandaşlarımız içinde geçerli artık her an her şey olabilir.
    Salgınla mücadeleyi başkaları için değil halkın sağlığı için olursa daha faydalı olabilir.
    Aşı konusu zaten meçhul büyük ihtimal aşı temin edilemiyor kaynak yetersizliğinden, yetkililerin sürekli eleştirdikleri İsrail bu işi nasıl çözdü bakmaları gerekir.

    O klasik sorunun cevabı mutlaka verilmeli
    Nerede? Nerede? Nerede?
    Bu sorunun cevabını ben vereyim
    Bu sistemde bu sorunun cevabını hiç kimsenin öğrenme ihtimali neredeyse yok gibi

  15. 128 milyar doları götürenler bu gidişle iktidarı da götürecekler.
    anadolu ajansındaki görevin sona ersin başka bir devlet kurumunda 54 bin eski parayla 54 milyar yazı ile ellidörtbin eski para yazı ile ellidörtmilyar türk lirası maaşla göreve başla.
    hani zenginin parası züğürdün çenesini yorar derler ya biz yorum yapanlarında bileğini yoruyor.
    yiyin efendiler yiyin
    bu hanı iştiha sizin

  16. İftar sofrasındaki fotoğrafın mesajı açık;
    it ürür kervan yürür!
    “Cumhur İttifakı’nı oluşturan AK Parti ile MHP’nin genel başkanları, Tayyip Erdoğan ile Devlet Bahçeli, dün, ‘Özbek Otağı’ diye takdim edilen bir yerde kurulan iftar sofrasında buluşmuşlar.”

    • Reyiz’in evine barkına operasyon yapmışlar, çocuklarının odasına otomatik silahlarla girmişler. sedat reyizin suçu neymiş ki? durup dururken niye operasyon yapmışlar? reisler birbirlerine terso mu yapmışlar nnn’olmuş ?

  17. Sayın korunun dediğine göre “ABD her ülke vatandaşlarının okuyacağı herkese açık resmi sitesinden “Durduk yere tutuklanmak istemiyorsanız, Türkiye’den uzak durun” aklını veriyor.”muş!
    Gavur durumun ciddiyetini kavramış gibi:)
    Ama ülkemize gelmemekle kurtulduklarını sanıyorlarsa yanılıyorlar; çünkü gri rütbeli(ya da gri pasaportlu) bindirilmiş kıtalar, düşman saflarının gerisine indirilmeye devam ediliyor.
    Osmanlıda oyun bitmez…

  18. Sayın ali namlı yazarın “Emekli askerlerin bu haktan yararlanamayacaklarına dair bir istisna söz konusu değil.” iddiasına bi cevap verebilir kanımca?
    Öyle midir ali bey; emekli askerler lgbt dernekleri gibi çıkıp uluorta bildiri yayınlayabilir mi? Bunun mevzuatta yeri var mıdır?

  19. CHP’yi tebrik etmek lazım. İlk defa zekice bir kampanya başlattı. Sosyal medya yıkılıyor. Soru sormanın da suç olduğunu ülke gördü sonunda, ileri akp demokrasisinde. Bir buçuk yılda bu kadar parayı nasıl iç ettiler kimsenin ruhu duymadan gerçekten. Ayak üstü milleti soymada ustalaştılar artık. Kimler götürdü illa ortaya çıkacak bir gün. #128MilyarDolarNerede

    • Evet enderbey, chpyi bu dahiyane buluşundan dolayı ne kadar tebrik etsek azdır; daha düne kadar kasası bomboş dedikleri merkezbankasına şimdi de olmayan paraların yerini soruyorlar!
      Hani kasa boştu?
      Boş değildiyse niye tamtakır diyordunuz?
      Şimdi ise aslında olmayan o paraların nerde olduğunu soruyorlar?
      Neresinden baksanız deha fışkırıyorlar!
      Ya bir de seçim kazanıp memleketi idare etseler, ne büyük işlere, projelere imza atarlardı bi düşünsene:))))
      Adam olacak muhalefet işte böyle olmalı:
      Kedi orasını görmüş, yaram var sanmış…
      Ha gayret!!!

  20. Kötü yönetim ülkeyi ve insanlarını böyle rezil eder. Demokrasi de neymiş diyenler bugünleri de arayacaklar. Hukuku, adaleti, eşitliği, özgürlüğü, insanlığı ve barışı yok eden bu iktidar illa gidecek. Ancak ülkeye yaptıkları zarar ve ziyan yıllarca ödenemeyecek. Acı gerçek bu. Bundan sonra yapmamız gereken demokrasiye gerçek bir dönüş, bir daha kimseye irademizi teslim etmemek, denetlemek ve hesap sormak. Bunun yolu da önce 128 milyar doların hesabını sormaktan geçiyor. Milleti enflasyon, yüksek faiz, pandemi, işsizlik ve borç batağına teslim edenler tek tek hesap verecekler. Başta erken tüyen damat … #DamatNerede #128MilyarDolarNerede

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız