İçişleri bakanı için neler neler söyleniyor; “BAE’ye Sedat Peker’i almaya gitti” bile dediler…

21
Sedat Peker.. Fotoğraf Washington Post gazetesinden..
Reklam

İnsanların haklarının yenilmesi beni rahatsız eder, hele hakkı yenen insan bir politikacıysa çok daha fazla rahatsız olurum.

Son rahatsızlığı Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) gittiği için her yerden hücuma maruz kalan içişleri bakanı Süleyman Soylu için duyuyorum. Kendisine resmen haksızlık ediliyor.

Meslek hayatımın büyük bölümü Ankara’da politikacılarla yan yana geçti. Başbakanlar, bakanlar, milletvekilleri arasında yaşadım; o süreçte pek çoğunu tanıma şansı buldum, bazısını bayağı yakın tanıdım.

Nadir istisnalardan biri, vaktiyle Doğru Yol Partisi’nde başladığı politik hayatını (1987-2002) Demokrat Parti’de genel başkan olarak devam ettirmiş (2007-2009), 2012 yılı sonrasında girdiği AK Parti’den milletvekili olmuş ve bakanlık görevleri üstlenmiş Süleyman Soylu’dur. Onunla tanışmadığım gibi bir kez bile karşı karşıya geldiğimizi sanmıyorum. Hemen hiç ortak dostumuz da olmadı.

Bu sebeple hakkındaki kanaatim kendisini tanıyarak oluşmuş değil; uzaktan, daha çok da medya aracılığıyla tanıyabildiğim biri kendisi.

Hakkında neredeyse her gün ya istifa edeceğine ya da görevden alınacağına dair senaryolar yazılıyor. Yeni değil bunlar, aylardan beri belli çevreler görevden ayrılmasıyla sonuçlanacak bir gelişme bekliyor.

Beklentiler şimdiye kadar doğru çıkmadı, bundan sonra da çıkacağını sanmıyorum. Seçime kadar da çıkmayacaktır.

İstifa ettiğini bir ara açıkladı da ne oldu? Hala görev başında.

Reklam

Politikayı Ankara’da ve yakından izlediğim uzun yıllar boyunca değişik hükümetlerde de güçlü bakanlar oldu. Ancak Süleyman Soylu kadar güçlü olanı var mıydı diye sorarsanız cevabım kesin: Sanmıyorum.

Eski hükümetlerde yer alan ‘güçlü’ bakanlar o güçlerini kendilerine görevi veren başbakandan alırlardı. Başbakana yakınlık derecelerine göre gücü olurdu bakanların.

Süleyman Soylu’nun kendisini göreve atayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a özel bir yakınlığı yok. Hükümetlerde Erdoğan’a Soylu’dan çok daha yakın bakanlar hep olmuştur. Şimdi de öyleleri var. Soylu onlardan biri değil.

Tersine, kendisiyle aynı hükümette yer alan bazı bakanlarla sürtüşmeleri kulis bilgisi olarak zaman zaman dışarıya vuruyor, ancak o hep yerinde kalıyor. Erdoğan Ailesi üyesi sayılan bir bakanla bir ara -hatta fiziki bir takışmaya kadar varan- çekişmeler yaşadığı duyulmuştu; o bakan yerini kaybetti, Soylu yerli yerinde kalmayı sürdürüyor.

Görüntü şu: ‘Erdoğan kabinesi’ de denilen bakanlar kurulunda yer alan diğer bakanlar bir yana Süleyman Soylu bir yana.

Gücünü iktidarın küçük ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli’den aldığını, hatta ondan sonrası için MHP’nin genel başkanlığına hazırlandığını ileri sürenler de çıkıyor.

Ben öyle düşünmüyorum.

AK Parti’de kalmaya ve içişleri bakanlığını sürdürmeye devam edecektir.

Reklam

Yaptığı bazı açıklamalar, hem de sıcağı sıcağına, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı tam tersi açıklamalarla çeliştiği halde yerinde kalması da Soylu’nun söylendiğinin aksine gücünü gösteriyor. Kendisini atayan makamın sahibiyle çelişen açıklamalar yapan birinin bakan olarak görevini sürdürdüğü pek alışılmış bir durum değildir çünkü.

Eskiden, öyle çok eskiden de değil son anayasa değişikliğine (2017) kadar, biri içişleri bakanı olmak üzere üç bakan, seçime üç ay kala, görevlerini bağımsız birilerine bırakırdı. Artık öyle bir zorunluluk yok. Seçimlerin güvenliği Soylu’dan soruluyor, seçim sırasında da onun görevde kalması lazım.

Son zamanlarda kendisine yönelik hücumların artması, güvenlik bürokrasisinden kendisinin memuru olan bazı şahıslarla birlikte BAE’ye ziyarete gitmesi yüzünden oldu.

Soylu Birleşik Arap Emirlikleri’nde..

Uğursuz ve hain darbe girişimi 15 Temmuz’un (2016) arkasındaki ‘dış güçler’ arasında ABD ile birlikte BEA’yı da gösteren açıklamaları olmuştu içişleri bakanının… TRT’de yayınlanan darbeyle ilgili bazı dizilerin senaryoları da onun açıklamaları istikametinde kaleme alınmıştı ve o diziler 15 Temmuz ile ilgili kanaatlerin ülkenin dört bir tarafında oluşmasında en ağırlıklı rolü oynamıştı.

Bakanın BAE’ye gitmesi eski tespitleri hatırlatılıp sert biçimde eleştiriliyor.

İyi de, 15 Temmuz hain darbe girişimiyle BAE arasında doğrusal ilişki kuran açıklamayı yapan tek kişi o muydu? Hayır. Aynı türden açıklamaları, çok daha zihinlerde yer edecek biçimde kamuoyuyla paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanın ziyaretinden hayli zaman önce o ülkenin emirini Külliye’de devlet töreniyle karşılayıp ağırlamış ve ardından da iade-i ziyarete gitmişti.

Kendisiyle hiç karşılaşmadığımı, tanışmadığımızı söylemiştim; o sebeple şimdi paylaşacağım görüşüm tamamen spekülatif olacak. Yani doğru da olmayabilir. Yazacağım görüş bana doğru gibi geliyor.

O da şu: Ben bakanın BAE’ye şahsi isteği ve arzusuyla değil, kendisini ağırlayan ülkenin ısrarlı davetiyle gittiğini düşünüyorum. Haklarında sahip olduğu önyargıları ortadan kaldırmak ve kendilerinin onun düşündüğü gibi olmadığını bizzat ve karşı karşıya gelerek anlatmak istemişlerse hiç şaşırmam. Onlar istemiş, Cumhurbaşkanı Erdoğan da uçağını tahsis ederek göndermiştir.

Araplar böyle davranmayı severler. Zaten Soylu‘nun ziyaretini ilk bizim bakanlıktan değil BAE’nin içişleri bakanlığının açıklamasından öğrendik.

Yanında güvenlik bürokrasisinden isimleri de BAE’ye götürmesi, bazı çevreler tarafından bir süredir orada yaşayan Sedat Peker’i ülkeye geri getirmek niyetiyle ilintilendiriliyor.

Olabilir de.

Ancak bana böyle bir istek pek mantıklı gelmiyor.

Peker BAE’nde bulunduğu ilk aylarda zehir zemberek muhalif videolar yayınlamaktaydı. BAE kendisine video yasağı getirdi. Ardından Twitter üzerinden mesajlarla yayınlarını sürdürdü Peker ve bir süre sonra ona da BAE yönetiminden yasaklama geldi.

Dijital tecrit altında BAE’de Peker…

Heyetin BAE’ye Peker’i teslim almaya veya Türkiye’ye iadesini sağlamaya değil orada kalmasının devamını konuşmaya gitmiş olması bana daha makul geliyor.

Türkiye’de video belki yayınlayamaz, ama mesajlarını rahatça paylaşabilir Peker.

Böyle bir sonuç partisini rahatsız eder; herhalde Soylu’yu da…

Yani nereden bakarsanız bakın, içişleri bakanı Süleyman Soylu ile ilgili olarak ortaya atılan iddialar bana hayli zorlama geliyor.

Güçsüz değil iddia edildiği gibi, tersine partisinin genel başkanı da olan ve kendisini atayan Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bazen ters düşse bile görevini sürdürecek, onun ailesinin bir ferdi de olan başka bir bakanla sürtüşmesi sürecinde yerinde kalacak kadar da güçlü.     

Hızla seçime gidiyor Türkiye ve seçimde sandık güvenliğinden sorumlu bakan olarak ağır bir yükün altında kalacak; ülkenin ve partisinin o günlerde ona ihtiyacı var.

BAE ile ilgili 15 Temmuz açıklamaları ondan gelmişse ne olmuş, BAE o sözleri kaale mi almış sanki? Almışsa neden onu ülkelerinde ağırlamışlar?

Sedat Peker’i ülkeye getireceği söylentisi gerçeğe dönüşürse ne ala, ben ağzımı kapatmayı da bilirim; peki ya Peker orada kalmaya devam ederse bu iddiayı ortaya atanları ne yapmalı?

Ağızlarına biber sürülse yeridir.

Politikacılara haksızlık edilmesine hiç tahammülüm yoktur; bu yazıyı o sebeple yazdım.

ΩΩΩΩ

Reklam

21 YORUMLAR

  1. NEYSE MİLLET İTTİFAKI İKTİDARA GELİRSE SEDAT PEKER İ İÇİŞLERİ BAKANI YAPAR … ORTALIK SÜTLİMAN OLUR …

  2. fehmi bey yazacak konu bulamamis yeni yetme yazarlar gibi alakasiz bir konu secmisiniz. politikacilar guclerini ferasetlerinden basiretlerinden alirlar. o yuzden kimsenin bir politikaciyi savunmasina gerek yok. savunulacak birsey varsa o da adalet ve insanliga ait degerlerdir. kisiler degildir.

    • Üstad Fehmi Koru yazıları yeterli haber takibi ve haber yorumlarını takip etmediğinizde yeteri kadar anlaşılamıyor. Çok ince epriler gerçeği tersinden ifade etme gibi yüksek kabiliyet gerektiren sanatlar yazılarında bolca kullanıyor. Bunlara dikkat etmeme rağmen yeterli haber takibi yapamadığımdan yazılardaki pek çok noktaları kaçırıyorum.

      Ama bu yazı kullanılan sanatları kolayca farkedebileceğiniz enfes bir ustalıkla kaleme alınmış her zamanki gibi.

  3. suçu aramak, suçluyu bulmak, yada
    suçu başkasının üstüne atmak!
    suçlu kim?
    marketler? kasap? çoban? çifçi? belkide bunlara emir tiyo veren (Fensilmanya falan olabilir) biri olabilir mi acaba?
    ömrümüz suçlu aramakla geçecek bu gidişle!
    işin garip tarafı o suçlu hiç bulunamıyor!
    belkide yanlış yerde bilerek/bilmeyerek aranıyor!
    “suçlu yerine çare/çözüm ‘ü arasak mesela!!!”🌟
    market yerine içinde satılan poşet içindekine odaklansak!
    🌟 nasılmı?🌟
    daha enflasyon 20-30 iken önerdim!
    koop marketleri bile zorla açıldı, inanmayarak😲
    *”markette satılan ürünün muadilini sen satarsan! koop vb marketinde çadırında tmo vb gerekli olduğunda kullanılabilecek tedbirlerini alırsan eğer!!!!….” yakın yerde üretebilirsen!
    bu işler istediğine ırak olmaz belki.
    en azından kontrolünden çıkmaz!
    suçluyu hem yakalayıp hem yargılamak yine senin işin değil!
    bir arabayı satan ile tamir eden yine aynı kişi yada yer olmaz hiçbir zaman.
    🌟Devlet hükümet üretimi ithalatı ayarlar, kontrol eder, vergilendirir işine bakar?👀. sene sonunda hesap verir bilgilendir herkesi.
    🤗verdiği vergiye bakar, cebindekine bakar, sonra gider oyunu atar vatandaş😊🤔.

  4. Belki de yakında pensilvanyadan postalanacak bir paket bae aktarmalı olarak gelecektir, vaktiyle apoyu da oralarda biyerde teslim etmişlerdi ya:)

    • Enver Altaylı eski MİT personeli.

      Hablemitoğlu cinayetinde Enver Altaylı üzerinden cemaate yakın isimlerden Mustafa Özcan ilişkilendirilmeye çalışılıyorsa Fethullah Gülen’in “Mustafa Özcan çıkıp konuşsun, bu meselenin aslı neyse anlatsın” dediği söyleniyor. Mustafa Özcan’ın da” yahu bu işlerle benim hiç bir alakam yok neyi anlatacağım, gerekirse kameralara da söylerim ben bunu, benim hablemitoğlu olayıyla hiç bir alakam yok” dediği konuşuşuluyor.

      Varsa somut deliliniz Mustafa Özcan’ı teslim ederler, kimse itiraz etmez. Kanıtlanırsa herkes seve seve Yardımcı olur bir cinayetin aydınlatılmasına.

      Ama burada niyet gerçekten Hablemitoğlu cinayetini aydınlatmak mı yoksa yanlış hedefe maletmek mi? Devlet gerçekten de hablemitoğlu cinayetini aydınlatmak isteseydi bunu çok rahat yapardı çünkü tetikçisinden amirine kadar hepsi devletin elinde zaten ki tetikçisi de itiraf etmiş zaten suçunu.

  5. Tutarsız dış politikalarla gelinen yer, içişleri bakanının da dış işlere bakar hale gelmesini getirdi. Dışişleri Bakanı kimdi sahi? İçişleri Bakanı neden durmadan ABD’ye BAE’ye laf yetiştiriyor. Sonra gidip oralarda buralarda poz veriyor. Ülkenin geldiği yerin haline bakın. Kimse ciddiye almıyor artık. Dalga geçer gibi. Yarın seçime beş kala Peker videoları sallayınca bakalım ne numara çevirecekler. Aldatıldım abi numarası elbette. Çok aldattınız, çok aldatılacaksınız elbette.

  6. ülkenin bir bakanına değilde kaçak durumda birinin sözlerine inanılması paylaşımlarının milyonlar kere izlenmesi yeterince acı bir durum.
    birde peker için yaptığı o açıklama devletin bakanlık makamında olan birine hiç yakışmadı
    yani bana ziyadesi ile güven vermiyor.
    :8

    • Muhammad bey!
      Kaçak durumda olan birisi birlikte ışlediği suçları güç yetiremiyeceklerinin üzerine yıkmak isteyince otorite tarafından ona alabildiğince destek verildi. Ama esas suçluların ortaya
      çıkcaklarını tahmin etmediği son tehdidins kadar esas mafyayi gizlemiş fakat gene ayni kişinin üzerine yıkmak için onların işlediği suçlari anlatınca 15 senedir sesini duyuramiyan suçlu benim dedi ve beni kandırarak süca bulaştırıp $27 miliyonluk arsami aldılar deyince o zaman, hemen ortalık sus pus dilsiz oldu. Yeşildağlar yani beşi bir yerdelerin bütün pislikleri belgeler ile yayınlanınca. Adamın arkasına troller ordusunu taktılar ve iki gün önce zehirlemişler. Fakat Allahın verdiği canı almaya güçleri yetmemış. Soylu temiz biri değil fakat erdoğana rağmen herne kadar cadi avlari yapsada “esas yaptıranlara rağmen” batkanlik” görevini yapmaya gayret ediyor.

      Zehirledikleri Kabadayının anlattıklarını Michel Rubin 5 Kasım 2016 tarihinde Türk gazatecilere erdoğana 12 soru sormalarını öneriyordu, sedat peker vasıtası ile .ortaya çıkan kabadayı tamda o soruların cevabini verir gibi itiraflarda bulunuyor.

  7. AÇIK VAR Kİ
    Peker’in bu derece peşine neden düştüler?
    Sedat Peker’in iddiaları şimdiye kadar inandırıcı şekilde yalanlanamadı.
    Özellikle ilgili ucu kendine dokunan büroklardan amiyane tabirle “tık yok”
    Zira bu yolu deneyen bazı medya mensupları yine amiyane tabirle resmen “madara” oldular.
    Çünkü yalanlamadan sonra, iddiaların belgeleri ortaya konulduğu gibi, peşinden daha vahim iddialar gündeme geldi.
    Darbe finansörü olmakla suçladıkları bir ülkeye resmen “kapı kulu” oldular.
    Demek ki Peker doğru söylüyor ve çok daha
    ” vahim açıkları” var ve Peker de bunları biliyor ve elinde belgeleri var.
    Ben şahsen daha önce de değişik vesilelerle dile getirdim:
    –Ülkemizi yönetenler “Allah birdir” deseler haşa
    “Allah yok mu, yada birden çok mu?” diye düşünmek gerektiğini düşünüyorum.
    – Kategorik olarak, yani işin daha aslını araştırmadan, yani peşin-peşin herhangi biri ile ülkemizi yönetenler birbirine zıt açıklamada bulunduklarında herhangi birine inanırım.Yoksa bunlara inanmanın bedelini sadece biz değil, torunumun torunu dahi öder.Tabii ki neslimizi bunlar kesmezlerse. Sığınmacı adı altında getirdikleri teröristler canımıza okumaz ise.
    Müberek Cuma günü içinizi kararttım.
    Biraz da tebessüm:
    Temel bir siyasetçi.
    Bir gün önceden bir konuşma metni hazırlamış ve kağıdı cebine koymuş.
    Ertesi gün konuşma yapacağı kürsüye çıkıyor.
    Arıyor-tarıyor konuşma metninin olduğu kağıdı bulamıyor.
    Bunun üzerine alanda bulunanlara şunu demiş:
    “–Sevgili hemşehrularum!
    Size söyleyeceklerimi dün akşam pir Allah pir de ben pileydu. Ancak şu anda sadece Allah pileyu.”
    Ülkemizi yönetenlerin ne yaptıklarını:
    –Allah,
    –Kendileri ve
    –Peker biliyor.
    Pekâlâ bizim bilmediğimiz ve en az saydıklarımızın bildiği bilgiler yani açıklar neler?
    Bildiğimiz hususlar neler?
    –Parasal konulara vatandaşımız artık duyarsız.
    –Haram para helâl yere harcanmaz.
    Bu durumda elimizde kala-kala ahlakî konular kalıyor.
    Buradan ülkemizi yönetenlere ahlâkî açıkları var ise bir tüyo vereyim:
    “–Sizin destekçilerinizin vallahi de, billahi de zerre kadar ahlakî kaygı ve endişeleri yok.Hatta size olan desteklerinin dozunu arttıracaklar. Helâl olsun diyecekler.Boş yere elin elini eteğini öpmeyin.”

  8. Vallahi bana göre bizim politikacılar her şeye müstehak ! Ne acıması !
    Onlar bu millete her zaman kötülük yapmıyor mu !

  9. Fehmi bey, yazınızı okuyunca bu yaziyi benmi yazdım diyesim geldi.

    Soylu içişleri bakanı olduktan sonra. İçerde bombalar patlamsı ve hırsızlık bıçak gibi kesildi. Adam erdoğana rağmen içişleri bakanlığını laiki ile yaptı ve yapmayada devam ediyor. Soyluyu bitirmek için Bir ara Sedat Pekeri devreye soktular. Peker akp nin bütün hatasını soyluya yikacak iftira videoları yayınladı. Taaki son videosunda Zamanın kabadayısı olan Karsllı Semseddin Başak çıkıp, ” sedat pekerin dedikleri doğru adam kaçirmayi ben yaptim diyerek gizli kasalardan falan bahs edince. Bu sefer eyvaah baltayi taşa vurduklarını anladılar. Şimdi Sedad Pekere ne kadar kızsalar hsklılar.
    Adamlar kaç senedir Soylu ile uğraşiyorlar.
    Şu an seçimlerde yakın İstanbul emniyet müdürü soyluyu harcamak için Uygurlari dahi tehdit edip ((;benim baş örtülü bacilarim acılarim;))ımi de cadılarim yapip kollarına kelepç vurdu.
    İstabul emniyeti sanki Soylunun amir gibi kendi başina demeyimde Erdoğanın emri ile hareket ediyor. Soylunun arkasından dolaplar çeviriyorlar.
    O polis mudürünün terbiyesizliğinden dolay Soylu Uygurlardan özür
    Diledi.
    Yazarin bu yazısı, benim hem karadenizli hemde Akpli bakan olan Soylu hakkında bu kadar pozetif yazacağimi beklemezdım.
    Ama yazdıklarım tamamen doğru.
    Haklının hakkıni vermek lazım.

    Şimdi seçimler yaklaştı Soyluyu itibarsızlaştıracaklarki teror eylemlerini rahat yapsınlar. İstanbulda olduğu gibi. Soylu Suriyede iken Istanbulda bomba patlatılar PKK nin üzerine attılar.
    Soyluda bomba olayında Amerkanın parmaği var diyerek tamda Erdoğan ve Biden görüşeceği an zamanlamasi harika bir demeç vedi. Erdoğan hemen bu olay ile Amerkanin alakası yok dedi.

    • youtube de hala duruyor
      sayın soylunun yeni türkiyede mhp ye yer yok hdp mecliste olmalı diye yaptığı açıklama var
      buna sayın soylu partisi akepe yada bilginiz varsa siz bir açıklama yaparmısınız.
      geri kalan her şeyi buna verilecek cevaptan sonra değerlendirebiliriz.

  10. SOYLU

    Ben islamcıyım. Soylu ilk akpartiye geldiğinde kendisine kendisini milleyetçi olarak tanıdığımdan hiç hoş karşılamamıştım. Sınır pozları, hdp çıkışlarıda tribüne oynamak gibi, kendine piar yapmak gibi gelirdi.
    Hatta görevden affını isteyince üzülmüştüm desem yalan olur.
    Fakat yılların geçmesi ile Soylunun akpartililerin bile reis hatırına sustukları, aslında alttan altan karşı oldukları muhacirler hakkında tavrı beni meftun etti. Ümmetin en çaresiz bu kesimi ile kurduğu empati, onlar için tamda bir müslümandan beklenen açıklamalar kendisinin gözümde ışımasına neden oldu. Binlerce suriyeliye hende suriyede briket ev yapma konusunda önayak olması bu fikirlerinin sadece sözde değil sahada da vucud bulduğunu gösterir.
    Son olarak ırkçı faşist olmasından başka hiçbir özelliği olmayan özdağ ile girdiği polemiği de yüzde yüz destekliyorum. Toplumun en alt kesimindeki gariban sığınmacılarla sıradan vatandaşları birbirine kırdırmayı hedefleyen, buradan siyasi çıkar elde etmeye çalışan özdağa karşı söyledikleri eksik olabilir fazla değildir.
    Eğer soylu mafya ile mücadele etmese idi, onları sığındıkları ülkede bile nefes aldırmayacak takibi yapmasa idi bu gün aleyhine konuşan mafya babaları muhalefeti değil soyluyu korumak için canlarını ortaya koyacaklardır. Kimse bizi kandırmaya kalkmasın, adam piyasaya çıkısını veli küçüklerden, meral akşenerlerden, kıprıs cinayetlerinden bahsediyor. Bu adamı 2000 öncesi kim yetiştirip piyasaya saldı ise onların adamıdır. Bu adamı soylu varetmedi. Ama yok etti. Bütün muhalefetin azgınca soyluya saldırdığı bu dönemde soyluya sahip çıkmak vatan borcudur.
    Saygılar sana soylu

  11. içişleri dışişleri hatta kimsenin çakozlamadığı bakan yardımcı lıkları…
    hepsi geleceğin birer siyaset figürü, hatta belkide BB, CB adayı.
    altılı masada gördüğümüz 6 (ve ne olduklarını kendileride bilmediğinden bilmediğinide bilemeyen+1+1), hepsi siyaset dünyasında geleceği dizayn edecek kişiler!
    olumsuz mu? değil! gayet iyi tecrübeli siyasetçinin yetiştiği bir dönem geçirdik (hâlâ da devam etmeyeceğinin bir belirtisi yok!🤗).
    Surlara kadar çifliğin bahçesini börtü böcekten temizleyebilen, temizlemeye belkide and içmiş birinin, bir virgülle yada noktayla yok olabilece ğini sanmak!….
    kişiler ile ilgili Sedat Peker yada bebek katili veya fötö gibi figürler üzerinden siyaset yapmaya kalkmak!…
    öyleyse,…
    yansın bırakın orman, külolsun topraklar sular!
    kovulsun insanlar kendi atayurtlarından…
    gelsin kefere çıkarsın karasuları yeraltından😠.

  12. Fehmi Bey, selam;
    Yazılarınızı, analizlerinizi okurum, değerli bulurum. Lakin, bu yazınız, kullandığınız dil ve içerik itibariyle ‘farklı’ bir yazı. Niye yazmak zorunda hissettiğinizi merak ediyorum.
    Sağlıcakla kalın.
    Bora Mutlu

    • fehmi bey aynı anda iyi bir polisiye okurudur. hatta yazıp yazıp sildiği türk siyasetinden beslenen bir polisiye romanı bitirmek üzeredir zannedersem. Bu olayda yakında başka bir yazıda bağlamına oturur merak etmeyin:)

Comments are closed.