İktidarın yanlışına hayran muhalifler varmış, İmamoğlu bunu herkese göstermiş oldu

44
Reklam

Hay Allah, benim buradan kendisi için ‘‘Yolu açık olsun’’ temennisinde bulunduğum gün, cumhurbaşkanı adaylığı konuşulan İstanbul’un büyükşehir belediye başkanı Ekrem İmamoğlu, yeni yolundaki ilk iki engele tosladı.

Birbirinden önemli iki engele.

İlk engel Fenerbahçe (FB).

Ekrem İmamoğlu Fenerbahçe kulübüne yaptığı bir ziyarete bordo-mavili kravat takarak gitmiş; bir süredir Trabzonspor kulübü sözcüleri ile söz düellosunda bulunan FB başkanı Ali Koç bundan rahatsızlık duymuş. Rahatsızlığını ‘‘İnşallah, Fenerbahçelilerin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın İmamoğlu’na, hangi şehrin belediye başkanı olduğunu hatırlatma günleri gelmez’’ mesajıyla duyurmuş Ali Koç.

Fenerbahçe ile takışmak iyi bir şey değildir.

Diğer engel, konuya değindiğim yazıma da eşlik eden fotoğrafa İmamoğlu’nun yakın siyasi çevresi sayılabilecek kişi ve kesimlerden yükselen gök gürültüsünü andıran itirazlar.

Karadeniz gezisini izlesinler diye davet ettiği gazetecilerden bazılarını beğenmemiş o çevre.

‘‘Sen bizim gözümüzde bittin’’ ile başlayıp ‘‘Bizden oy bekleme’’ uyarısına kadar uzanan tepkiler var.

Reklam

Belediye başkanlığı seçiminde katkısı kuşkusuz CHP’nin İstanbul il başkanı Canan Kaftancıoğlu bile, evet o bile, şu mesajla İmamoğlu’na tepki vermekten geri durmamış: 

‘‘Kendine gazeteci diyen birileri Gezi’de olan öfkeyi yalanları üzerinden meşrulaştırıp iktidarın söylemine alet oluyorlardı. Haklı mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. O gün Gezi’yi o şekilde hatırlatanları da unutmayacağız.’’

İmamoğlu dünü iki tarafa da cevap vermekle geçirdi.

FB renkleri kuşanıp gittiği bir maçtan fotoğrafıyla Ali Koç’a cevap yetiştirirken, davetli gazeteciler konusunda da yakın çevresine kendisini anlatma derdine düştüğü görülüyor…

‘‘Vız gelir, tırıs gider’’ deyiminin de içinde geçtiği açıklaması ise, özür dilemesine yol açan daha güçlü itirazlara sebep oldu.

Siyasetin böyle cilveleri var; fazla uzun olmayan siyasi hayatında kendi çevresinden hep övgüler almaya alışmış biriydi Ekrem İmamoğlu, şimdi ilk kez kendisine verilen desteğin ‘şartlı’ olduğunu yaşayarak öğreniyor.

Destek için ‘şartlı’ mı dedim, evet şartlı dedim. Şart da, kendi doğru bildiğini değil, kendisine dikte ettirileni yerine getirmek…

Bunu yaparsa önünü açma vaadinde bulunduğu anlaşılanlar, onların dediği gibi davrandığı takdirde kendisinin daha geniş çevrelere açılma girişimini baltalayacaklarının herhalde farkında değiller.

Reklam

Acaba kendisi bunun farkında mı?

Önce CHP il başkanının itirazına biraz yakından bakalım.

Davetli gazeteciler arasında ‘iktidarın söylemine alet olanlar’ diye tanımladığı birileri de varmış…

Zaten onlardan ‘‘Kendine gazeteci diyen birileri’’ diye söz ediyor…

‘‘O gün Gezi’yi o şekilde hatırlatanları unutmayacak’’ imiş CHP il başkanı…

Türkiye, ülkemiz, son 20 yılın önemli bir bölümünde, siyasetin ayrıştırıcı dilinin etkisi altına girdi. ‘Bizden olanlar’ ile ‘ötekiler’ ayrışması, hemen her toplum kesimine, hatta kurumlara kadar yaygınlaştı.

Gazetecilik ve gazeteciler de bu gelişmeden nasibini aldı.

Muhalefet bunun farkında olmalı ki, sürekli bu durumdan şikayet ediyordu.

Oysa Karadeniz gezisinden yansıyan fotoğrafa CHP içinden de gelen ‘‘Unutmayacağız’’ ifadeli tepkilere bakılırsa, onlar da ‘ayrıştırıcı’ bir dile sahip. 

Görüşlerini beğenmediklerine iktidarın yapageldiği türden farklı davranmak niyetindeler.

Onlar için de ‘bizden’ kabul ettikleri ile ‘öteki’ saydıkları gazeteciler var.

Ve galiba iktidar el değiştirdiğinde, kendilerinin ‘bizden’ saydıkları dışındaki gazeteciler, iktidarın ‘medeni ölü’ haline getirdiklerinin akıbetine uğrayacak, mesleklerini icra edemez hale getirilecekler.

Arş-ı alaya varan tepkiler bunun işareti.

Maalesef gürültünün büyüğü de basın camiasından geliyor.

CHP çevrelerinin ‘bizden’ saydığı gazetecilerden…

‘‘Neden şu gazeteciyi davet ettin?’’ sorusuyla Ekrem İmamoğlu’nu hesaba çekenler daha çok başka gazeteciler…

Şaşırdım mı? Hayır şaşırmadım.

Her elinde kalem tutan, görüşlerini paylaşan gibi, ben de, hem yazıyorum hem de medyayı gözlemliyorum.

‘İktidar medyası’ diye bilinen ve sayıları hayli fazla olan gazeteler ile TV kanallarında yazmasına, görüşlerini açıklamasına izin verilen ‘gazeteciler’ ve ‘yorumcular’ olduğu gibi, yazması ve yorumda bulunması istenmeyen gazeteci ve yorumcular da var.

Medya yöneticileri ellerindeki listeye bakarak kimine yol veriyor, kimini de engelliyor iktidar medyasında.

Engellenenlere ‘medeni ölü’ sıfatı uygun görülüyor.

Peki muhalif sayılan medya farklı mı?

Gözlemlerimden o medyanın yöneticilerinin de ellerinde benzer bir liste olduğu kanaatine varalı hayli zaman oldu. İki liste büyük çapta birbirine benziyor; çoğunlukla aynı kişiler iki listede de yer alıyor ve muhalif medyanın da ‘medeni ölü’ saydıkları veya ‘medeni ölü’ haline gelmesini bekledikleri var.

İktidar değişirse, bu gerçekler ışığında, demokrasi ve özgürlükler alanında iyileşme meydana gelmesini beklemeli miyiz?

Bekleyebilir miyiz?

Ekrem İmamoğlu gezisine yakın çevresinin beğenmediği gazetecileri de çağırmakla doğru bir iş yaptı; yakın çevresinden gelen gürültülü itirazlara bakıp tavrından vazgeçerse, daha yolun en başında, kendisini, değiştireceğini vaat ettiği yanlışlığın temsilcisi haline dönüştürmelerine izin vermiş olacaktır.

‘‘Unutturmayacağız’’ diye çıkılan yol unutulmakla sonuçlanabilir.

ΩΩΩΩ    

Reklam

44 YORUMLAR

  1. imamoğlu dereye paçalarını sıvayıp girdi ama yaz baharda dereyi yüzerek geçmesi gerektiğini bilmiyor. Türbüşon parası ödemeye benzemez diyet parası

  2. Bakın 2015 seçimlerine iştirak oranı % 84.2014 seçimlerinde ise % 74.neden ? CHP liler tıpış tıpış sandığa gitmez.asla güle babacana oy vermez.o % 10’luk kesim örnek olarak veriyorum halen baş örtüsüne karşı.bir noktayı daha ifade edeyim.CHP liler sadece iktidar yanlısı diye gazetecilere karşı çıkmıyor. O araçta iktidara destek veren başka isimler olsa böyle tepki olmazdı.mesela Hasan Öztürk yada ayni Özgürel yada daha fanatik olan İbrahim Karagül olsa bu tepki olurmuydu? Özkök simge bir isim. Nagihan hanımdan ise ben bile nefret ediyorum.CHP liler nasıl etmesin?

  3. Ekrem bey tavsiyenize uyarsa siyasi hayatı biter.Ekrem bey nasıl kazandı?Chp ve iyiparti seçmeninden fire vermedi bu oyların üzerine HDP ve Akpartinin ılımlı seçmeninin oylarını koydu.CHP tabanının bir kısmını kaybederse nasıl kazanacak?Sağ seçmenle sol seçmen bir birine hiç benzemez.Sağ seçmen liderine bağlanır ve liderini hiç sorgulamaz. Ülkücü Türkeş’i, milli görüşçü Erbakanı, merkez sağcı Menderes’i Demirel’i sorgulamaz.İktidarı sever.İktidar rüzgarına göre tavır alabilir.Akpartiye katılan milli görüşçüler dahi erbakanı açıktan eleştirmiyor, sorgulamıyordu.onları artık iktidara erbakan değil Erdoğan taşıyabilirdi o nedenle onunlaydılar. Dediğiniz listeler var. İktidar medyasında liste değiştiğinde en ufak bir tepki duydunuz mu? Kim çıkarsa alkışlıyorlar.katılımcı 1-2 gaf yapınca kenara alınıyor.Bu adama ne oldu diye sormuyorlar bile.2 günde unutuluyor.Kendinizden pay biçin.50 yılınızı bu camiaya vermişsiniz.bu camianın tezlerini savunmuşsunuz.arkanızdan kaç kişi tepki verdi? Yapmayın etmeyin dedi? Ama sol böyle değil. Nihal hanım bir kez halk tv ye çıktı.Kendisi 2 yıldır iktidarı en sert şekilde eleştiriyor. Orda da eleştirdi.Ama başörtüsü ve geçmişi nedeniyle oda onu kanala çıkaranlarda linç edildi.tekrar çıkarabildilermi? CHP nin oyu % 25. Bunun % 10-12 si çok aşırı.Bunları gözden çıkarırsa kendi tabanını kaybeder. Sizin Abdullah Gül formülüde bu nedenle işlemez.o kesim öldürsen güle oy vermez.Ekmelettin beyede vermediler. Ekmelettin çok bey CHP + MHP + İyiparti + Hdp dışında tüm muhalif küçük partiler % 38 aldı. ( o tarihte iyipartililer MHP liydi.) 2015 seçimlerinde MHP ve CHP 19 milyon oy aldı.küçük partilerle, SP, BBP dahil 21 milyon oy.Ekmelettin bey 15.5 milyon oy aldı. Bu 5.5 oy ne oldu? CHP liler sandığa gitmedi.

    • Sayın Kurnaz,
      Sağ sorgulamaz diyorsun. Sadece gel Ankara Çankaya belediyesine bak. Bakamıyorsan. Sana yüzlerce kötü örnek göstereyim. Hani nerede sol tepki. Yine aynı doğrultuda oy. Oysa sağın elinde olan Büyükşehir tepki nedeniyle şimdi CHP de .Çok şey denilebilir ama sanırım bunlar yeterli.

  4. …..
    Dün güvenilen, umutlandıran bir CeHaPe,
    Değişti sonradan, döndü sanki bir akrepe..
    Sırçacı dükkanında fillerin çarpışması!
    Farkeden ne beyim! ha CeHaPe ha AKePe?
    ….

    • ….
      “Akıl*İman Sentezi” zafiyetinde, ey halk!
      Yüzyılda bu kadarcık olabildi; çıktı cılk!
      Sırçacı dükkanında fillerin çarpışması!
      Ortalık yine harabe, kalkabilirsen kalk!
      ….

  5. https://fehmikoru.com/ortak-olmayi-cok-arzu-ettigim-bayram-coskulari/ H.B. 3 Mayıs 2022 At 23:52
    …….

    Günlerden her Pazar, benim için Perşembe!
    İpler Perşembe pazarında! her nefs işkembe!
    Sırçacı dükkanında fillerin çarpışması!
    Panterler diyarı bir ülke! renk tozpembe….

    “Siyaset” ve “Seçim”! biri diğerine gebe!
    “Memleket” ve “Geçim”! biri diğerine gebe!
    Sırçacı dükkanında fillerin çarpışması!
    O an bir cami avlusu! kenarda bir bebe!
    ….

    • ….
      Kontrol edilmeyen nefs dindar olsa ne yazar,
      Ve hatta bir müezzin olsa? – nefsiyle azar!
      Sırçacı dükkanında fillerin çarpışması!
      Ezberine din anlayışı bu, bir gün azar!

      Hep “nesf”tir! azgınlıklarından çeker ortalık,
      Ha sekulerizm, ha ezberine bir softalık…
      Sırçacı dükkanında fillerin çarpışması!
      Hem bir tanrı ve hem de iblisle bir ortaklık!
      ….

  6. Bir ülke düşünün.. o ülkede siyasetçiler sırf dünya mali için çalışıp eş dost akraba ile birlikte HARAM YOLLARDAN ZENGIN OLMAKTAN, hizmet değil sadece KENDİ MENFAATLARI için ihtidar, olmak. Muhalefet partileride bunlara boyun eymip eş dost cçoluk cocuklarının geleceklerini garanti altina alip hep birlikte insanları uyutmak için gösteriş kavgalarıni milletin .meclisinde ve sokakta yapiyor.

    Muhalefete ve ihtidara Tapmiş bir seçmen kitleside bunlara inaniyor.. çünkü düşünme fikir üretme gibi özelikler maalesef bizde yok.

    Eğer bizdeki mualefet adam olsa sadece ihtidarın soygunlarını ortaya dökse onlar değil birdaha seçime girmek pırı pırtılarını toplar ülkeden kaçarlar.

    Türkiyede benim aklım kesdi keseli adam gibi dürüst çalışkan 3 tane siyasetçi tanıdım.
    Rahmetli Adnan Kahveci.
    Gene Rahmetli Muhsin Yazıcıoğle ve Abdullatif Şener.

    Millet vekilereinin kıyak emeklilik kanununa red oyu veren tek millet vekili
    Rahmetli Kahveci fazla geçmeden her hafta seçim bölgesi İstanbula gidip gelen birisi karşı yola giriyor ve kaza yapiyor.

    Rahmetli Yazıcıoğlu PKK ile ilgili gerçekleri bitirmek üzere iken Helikopter kazasi süsü ile ortadan kaldırıliyor.
    Şu an son 28 senelik yolsuzlukları açıklasada TC de savci hakim kalmadığı için! Gerçı kalmış olsa bile 17/25 Aralık hakim, savcı ve emniyetçilerin akibeti
    ortada! Daha dün okudum 17/25 Aralığın baş aktörü son 8 aydır ABD savci ve hakimlerine şahit olarak bilgi veren ZARAF’ın ifadeleri ile bire bir örtüşüyor.

    11.CC Başkanın’ın makam aracının kılımasına zehir yerleştırenlere tek kelime laf edecek bir tane dahı adam cıkmiyan vede 10,000 lerce trollerin cırıt attığı bur ülkede tabiiki Cübbelı gibileride çıkıp Hüda Kaya Gergerlioğlu gibi millet vekillerının bulunduğu HDP ye lanetler okur her lafi söyler.

  7. Eskiden devlet büyüklerinin yanında görünmek (sanırım yazarımızda dahil) prestij meselesiydi. Şimdilerde muhaliflerin yanında görünmek eksi puan yazdıran bir faullü hareket mi oldu acaba?
    Hep derdik 10-15 yıl önce, medyacı dik durabilmelidir bu devir değişir sen medeni ölü olursun dediler! Kimse inanmadı.
    Birde siyasetçinin iyi geçindiği duyurmak istediğini zamanında ve tam kelimelerle anlatabildiği medycılar vardı. Bu medyacılar hala prestijli.
    Demekki işini layıkıyla yapabilene söz yok!
    Korunması gereken bence, maske mesafe 🤗

  8. EKSİ(–) 58 MİLYAR DÔLÂR !
    Başlıktaki rakam sizce ne?
    128+58=186 milyar dolar ne?
    Osmangazi köprüsü bir(1) milyar dolar.
    Yani 186 adet Osmangazi köprüsü parası.
    185 adet köprü nerede?

  9. Yanılıyorsunuz fehmi bey. Kastettiğiniz nagehan alçı. Kesinlikle gazeteci falan değil, o fotoğrafta başkaları da vardı tepki sadece ona oldu. Çünkü bu ülkede kötü sonuçlanan ne olduysa sabah akşam tv lerde üstelik gerçeklikten çok uzak yalan yanlış algı üretme konusunda başrolde idi. Haktan yanayım imajı için son dönemde yaptığı birkaç cılız çıkışı saymazsak neler yaptığını biliyoruz. Karşı mahalleden bile saymayız onu! Hatta insan sayma konusunda ciddi sıkıntıdayız.

  10. Dereyi geçerken at değiştirilmez, siyasette de attan inip e.eğe binilmez.
    İktidardakilerin yanlış yaptığını söyleyen çoksa eğer! O iktidarın sonu yakındır. Lakin, bugünkülerin yanlış yaptığını söyleyen yok! gibi gibi 🙂
    Erbakan’ın oğlu bile bir Tv’de faiz çimento vb işlerden vazgeçle başladı..
    Yalnız bu kişinin bir parti kurduğunu daha dün öğrendim!!!
    Çıkmıyor! Çıkarılmıyor
    Birkaç gazetecinin fotoğrafı!!!! Çıktı sadece!!!!!
    Ülkede de eprem olsa bukadar gürültü çıkmazdı
    Onünçün boşverin siz aynen devaaaammmm.

  11. HER DEVRİN ADAMI OLMAK.
    Bu ülkede ve belkide bütün Dünyada,herzaman her devrin adamı olmayı başaranlar.
    At binenin,kiliç kuşananın, demiş;atalarımız.
    Her devrin adamı olmak yetenek ister.
    Kraldan çok kralcı olmak,mide ister.
    Herkes bunu beceremez.
    Gönülden yapılması gerekir.
    Bazıları içine rahat sindirir.
    Belli yaşa gelenler,nelere şahit olmadi ki.
    Atasözlerimize kadar yaygınlaşmış bir yaşam tarzı.
    Güce tapanlar,ülkesi.
    İlkesizlik ,ilke olmuş.
    Herkes kendi cenazesıne ağlamakla,mutlu oluyor.
    Her iklimde,yetişen nebatat ve hayvanat iklimin özelliğine göre şekil alır.
    Bu iklimde de böyle mahluklar yetişiyor ancak.
    Dost görünenler,ortak menfeatin çimentosu ile beton gibi sağlam dostluklar kurarlar.
    Menfeat ayrılığı başladığında,menfeatın büyüklüğü oranında savaş kaçınılmaz ve her aracı kullanmak mubah hale gelir.
    Bu dünyada,kısıtlı imkanlar ve kısacık ömür için herşeyi mubah görenleri anlarım belki.
    Ya ebedi aleme; sözde inandığını söyleyip,sekülerlerden daha çok fanı dünya için yapmadıkları
    canavarlık ve hileci,yalancı,iftiracı ve düzenbazlara ne demeli;herhalde çifte kavrulmuş sekülerler mi.
    Her neyse ,her ne oluyorsa,layık olduğumuzdan olduğunu bilelim.
    Her ne oluyorsa ,ortam olması için uygun hale geldiğinden oluyordur.
    Olması gerekenler sonunda mutlaka olur,belki bazı takozlarla kaçınılmaz son ancak geciktirilebilir.
    Bizim için en iyisi bu.
    Biz daha iyi olana kadar bundan iyisi olmayacaktır.

  12. İktidar değişirse, bu gerçekler ışığında, demokrasi ve özgürlükler alanında iyileşme meydana gelmesini beklemeli miyiz?
    sanmıyorum, bir iyileşme beklemek için bunu hazırlayan bir süreç olmalı değil mi?
    yani, bir şeyler bir anda iyileşmez ve de kötüleşmez, bunu hazırlayan ama kısa ama uzun zamana ihtiyaç vardır. tarımdan hayvancılığa, ekonomiden yargıya her şey bir anda mı kötüleşti?
    hayır kötüleşmeye giden adım adım ilerleyen bir proses izlendi,
    ve medya.
    bugün medyanın % 90 a yakın kısmı iktidar tarafından bizlerin parasıyla fonlanıyor, parasını kim öderse onun türküsünü söylüyor medya, yalan yanlış, talan hiç sorun değil. parası ödendikten sonra her yazı yazılır, her haber yapılır. dolayısıyla bugünkü iktidara çalışan medyanın %90 kısmının da yarın yeni iktidara çalışacağını ön görebiliriz.
    the cemaatle iyi günlerde cemaatçi olmayan mı vardı?
    herkes methiyeler, övgüler peşinde değil miydi?
    poz poz fotoğraf çektirmek için yarışılmıyor muydu?
    yakınlık pek çok kapıları açmıyor muydu?
    cemaate en küçük bir eleştiri de herkesler vatan haini, din düşmanı ilan edilmiyor muydu?
    dünün ateşli cemaat severleri bugün ne oldu?
    gazeteciler, siyasiler, akademisyenler, hukukçular şimdi ne oldular?
    bizim gibi ülkelerde yani toplumsal ahlak çöküşünün bu denli derin yaşandığı ülkelerde, bir iyileşme beklemek iyimserlik olur diye düşünüyorum.
    ne ekerseniz onu biçeceksiniz,
    bugünün ateşli akp yanlılarının yarın nasıl ateşli akp düşmanı olduğunu,
    hep beraber göreceğiz,
    ibretle izleyeceğiz…

    • Bugün demokrasiden hukuktan bahsedenlerin nedenli değişip intikam alacaklarını da göreceğiz.
      Tehditler şimdiden başladı zaten .Parmak gostermeler vs.
      Maalesef al birini vur öbürüne.
      Hiçbir farkları yok.

      • ektiğimizi biçeceğiz, Ahmet bey.
        bizim yasalar sabahtan akşama değişiyor olabilir,
        ama ilahi yasalar öyle değil.
        rüzgar ekenler, fırtına biçecekler doğal olarak.

        • Didem hanım “bizim yasalar sabahtan akşama değişiyor” buyurmuşsunuz da, madem öyle 12eylül anayasası niye hala duruyor, değişemiyor?
          Efendim?
          Ama döviz kurları da fırlamış,
          estek köstek!

      • Siyaset yapanlar hesap verebilir olmalı. Hesap veremeyeceklerse bu işi yapmamalılar. 20 yıldır iktidara yapışan kaşarlanmışların hesabı da zor olur elbette. O yüzden demokrasi sürekli denetlemeyi ve sık iktidar değişimini öngörüyor. Dünyanın en demokrat ülkeleri iktidarın sık sık değiştiği hatta koalisyonla yönetilen ülkeler. En yolsuz ve berbat olanlar da bizim gibi iktidarı 20 yıl değiştiremeyen ülkeler. Resim çok açık.

        • Sn.ender japonyada 2.savaştan beri aynı parti iktidarfa, almanyada merkel 17yıldır aralıksız başbakan oldu, ne sık sık değişmesi?

        • Endercim “Siyaset yapanlar hesap verebilir olmalı.” filan demişsin de,
          milli iradeye ve onun seçtiklerine hesap sormak kimin işidir, biraz açar mısın?
          Tbmm, ddk, sayıştay, danıştay, yargıtay, bunlar ne iş yapar, niye maaş alırlar hiç sordun mu?
          Askeri ihaleler eskiden devlet sırrıydı, bu iktidar döneminde askeri mahkemeler lağvedildi, eski türkiyede de böyle hesaplar sormaya meraklıydın heralde, hiç teşekür ettin mi bunun için hükümete?
          Efendim?
          Estek köstek!

  13. Ümidim var da; inşaatseven,paraseven,inşaata paraya giden yolları ve o yolun döşeyicilerini seven (sevmese bile görüntü veren),popülariteseven -dayatma gibi önümüze getirilen- siyasetçi modellerini gördükçe o ümidim yiter gibi oluyor. Bize Allah acısın ve yardım etsin,memleketteki siyasetçilerden yana şansımız yok bizim. Elimiz mahkum gibi kendimizi kalitesiz siyasetçiler arasından en kalitelisini aramaya mecbur bırakıldığımız hissine kapılıyoruz.
    Yazarın bu günkü yazısında katılmadığım çok yer var; hepsini yazmaksa uzun iş,ayrıntı da istiyor. Bir örnek vereceğim:”galiba iktidar el değiştirdiğinde, kendilerinin ‘bizden’ saydıkları dışındaki gazeteciler, iktidarın ‘medeni ölü’ haline getirdiklerinin akıbetine uğrayacak, mesleklerini icra edemez hale getirilecekler.”
    Bu gasteciler şu an gasteciliğin hakkını verip gerçekten mesleklerini mı icra ediyorlar ki Fehmi Bey? Pişmanlıklarını yaşayıp, o pişmanlığın samimiyetini de herkese hissettirirlerse ne âlâ. Yoksa hiçbirşey olmamış gibi zamanı kokutanların yeni zamanları da kokutmalarını savunmak,kötü kokulardan bizar olmuş kesimlere ayrı haksızlık olur bence. Herkesin ortalık karıştırmaya ve kokutmaya her zaman hakkı var diyorsanız o da ayrı mesele tabii.

  14. İmamoğlu nun yanlışını görünce abanın sayın Koru.
    Gül ve Babacan’ın bir rakibi daha ekarte oldu.
    Gül ve Babacan’ın yaptığı yanlış kırkı geçti ama onlara tek laf yok.
    en son ne diyordu babacan “Görünür değil göbekteyim”
    yok o önceki idi.
    en son bu masada birşey çıkmaz .özellştirme de bile 6 ayrı ses var.
    Bu masa millete güven verir mi dedmişti.
    sahi en basit konularda bile mutabakat olmayan masa nın gül ü aday yapmasını beklliyorsunuz.
    Hele birde gizli ortak HDP varki onun isteklerini mazallah bilmiyoruz.

    İmamoğlu nun çapı bu ve konuştukça batıyor.Sahi Gül ne düşünüyor.
    20 yıllık AKP iktidarında o kadar yanlış vardı da bu Gül nerede idi acaba .Babacan’ ı sormuyorum o küçük emrah misali ben karşıydım ama konuşamadım deyip çıkıyor

    • Tam tersine abanma değil İmamoğlu doğru yaptı gazetecilerle bir araya gelerek diyor ve devam etmesini söylüyor sayın yazar. Doğru olan da bu. Kendi mahalle baskısına boyun eğmemesi ve geniş halk kitlelerine ulaşması lazım ülkeyi yönetme iddiasında olan siyasetçilerin. O yüzden vız gelir tırıs gider demek lazım, biraz daha usturuplu şekilde elbette. Ülke yönetme iddiasında olanlar mutlaka daha geniş kesimlere ulaşmanın bir yolunu bulmalı ki iktidar değişebilsin. İmamoğlu gerektiğinde Yasin de okudu. Şimdi Ayasofya’da okuyacak. İktidar da ağzı açık bakacak. Milleti cami avlusundan uyutup duran iktidar bu sefer sert kayaya çarptı.

  15. NETAMELİ BİR KONU
    “Netameli” tabiri son derece hassas, ne yapsan hem doğru hem yanlış olabilecek durumlarda kullanılan bir tabir.
    Bu tabir yerine arapsaçı yada iki ucu b.klu değnek de sıkça kullanılıyor.
    Bu ve benzeri konularda şu sorulara makul, mutedil ve muknî cevaplar verebilmeliyiz:
    1–İktidarı kendine en küçük bir eleştiri getiren medya mensuplarına karşı acımasızca uyguladığı ayrımcılığı eleştiriyoruz. Biz de aynısını uygularsak, bu eleştiride haklı mı oluruz yoksa haksız mı?
    2–Bu uygulamaya “önce onlar başlattı” itirazıyla devam, zincirleme bir reaksiyona neden olmaz mı? Bedelini sadece toplumun bir kesimi değil, millet ödemez mi?
    3–Bu günkü uygulama iktidarın yolsuzluklarını örtmeye hizmet ediyor. Yarın Millet İttifakının yolsuzluklarını örtmüş olmazmıyız?
    4–İmamoğlunun ziyaretine davetli tartışılan gazetecilerin ülkemizin bu günkü tablosunda hiç payları yok mu?
    5– Bu hazin tabloda payları olanlara hiçbir yaptırım uygulamayacakmıyız?
    6–Hiçbir yaptırım uygulamaz isek değişim ve dönüşüm nasıl olacak?
    7–Geçiş ve dönüşüm süreci, mevcut düzende ön planda olup iktidarın el üstünde tuttuğu kişiler yerine, muhalif tabanın hassasiyeti göz önünde “daha az yandaş ” iktidarı da eleştirebilen kişilerden seçilemez mi idi?
    8– Liderlik toplumu “geliştirmek” kadar “dönüştürmeyi” de gerektirir. Hatta dönüştürmeden değişim mümkün de değildir. Mevcut anlayış ve uygulamaların bir şekilde evrilmesi gerekiyor.
    Evet birbiriyle çelişen birçok soru ve cevap.
    İktidar bloku fitne ateşini eteşleyip kucağımıza bıraktı.
    Bombayı patlatıp geçip gitti.
    Şimdi parçaları birleştirmeye çalışacağız.
    Asıl soru şu:
    1–Paramparça olmuş değerlerimizi mi?
    2–Yoksa şarapnelleri mi, yani bombanın parçalarını mı?
    Birleştirmeye çalışacağız?

  16. Kim kime ne demiş ne yemiş ne içmiş şarap içmiş ama fişne suyuydu demiş o onu demiş bu bunu söylemiş ile olmaz bu işler.
    “Ne diyorsam o” diyebilmektir aslolan.
    Fener’e giderken sarılacivert GS ye giderken sarı kırmızı kıravat takandan sadece olur başgan yalandan 😠 !!!!
    O bu kentin değil birilerinin başganıdır ozaman
    Tek tek ilçelerini gezdinmi seni seçen halkın kentlinin? Millet bahçesinde dolaştınmı hiç?
    Sorunları eksikleri yapacaklarını yapılması gerekenleri sıraladın mı hiç?
    Sonra git Trabzon Rize seni bağrına bassın, Diyarbakır Hatay Samsun ağırlasın, İzmir marş ile karşılasın Trakya ayçiçeği 🌻 çiçekleri ile sana taç yapsın🤗

  17. Neyse, geçmiş olsun.

    Neler görmedik ki…

    Aynı parti içinde cumhurbaşkanlığı yarışı görmüş müydünüz? Buyurun, onu da görün işte… Adam, her haliyle adaylığa hazırlanıyor ama hâlâ aday değilim diyor…

    Niye?

    Çünkü “herkes aptal, sadece o akıllı.”

    ***

    Yarışa bakar mısınız?

    Taktik var, şaşırtmaca var, aldatmaca var, hile ve desise var, bol yalan var, bol yalan.

    Böyle yapa yapa, cumhurbaşkanlığı makamı zedelenmiştir… Ciddiyet sıfır…

    ***

    Bu maskeli balo bitmeli.

    Cumhurbaşkanlığını hayal eden hevesliler, her şeyden önce örnek birer karakter sergilemeli… Milleti hiç kandırmamalı…

    “Daha kazanmadan böyleyse, kazandığında kim bilir neler olur” gibi bir şüphe ve endişe uyandırmamalı… Kaybederse de hep saygıyla anılmalı.

    ***

    Cumhurbaşkanlığı kriterleri teker teker sayılırken, o listede keşke mertlik de yer alsaydı. O tarafa kimsenin baktığı yok… Halbuki, bütün vasıflardan önde gelir mertlik…

    Oda hiçbirinde yok maalesef gölge oyunu gölge oyunu

    • CB’lığı hayal edenler milleti kandırmamalı elbette. Ama kendisi de hep kandırıldım deyip durmamalı. Bu kaçıncı kandırılış eyyyy … Mert olmalı. Elbette. Akşener’e parti içi ve iktidar tarafından yapılan kumpaslar, iftiralar en aşağılık namertliklerdi. Hala da yapılıyor. Bunlar da unutulmadı. Hepsi yazıldı. Hepsinin alnını karşılayacağız, hepsinin hesabı sorulacak. Kandırıldık, Allah affetsin falan vız gelir tırıs gider. Önce millete hesap ver bakalım. Allah sizi nasıl çarpar orasına karışmayız.

  18. 28 şubat artığı kartelin devamlı bir repliği var pek sevmem ama bende replikleyeyim.
    Ne zaman adam oluruz.Birilerini “medeni ölü” yaptığımızı “medeni ölü” olmadan anladığımızda.

    • Ha şöyle, öğrenecekler yavaş yavaş. Hesap vakti geliyor, gelmekte olan gelecek. Adam olmalarını beklemiyoruz elbette otorite sevicilerin. Önce hesap verecekler ama.

  19. Bu arada anneler günü münasebetiyle bütün kadınlarımızın anneler gününü kutlar, sağlık ve mutluluklar diler , saygılar sunarız

  20. Dün birisi CB nitelikleri arasında başta gelen özellik mertlik olmalı demiş. İşte buna yüzde yüz katılırım. Siyasetçi mert olmalı. Arkalardan dolanmamalı. Kapalı kapılar arkasında iş çevirmemeli. Kumpasçı olmamalı. Kliklerin adamı da olmamalı. Açık seçik fikri olmalı. Bunu açıkça tartışabilmeli. Maalesef Türk siyasetçilerinin çoğunun böyle bir sınavdan geçmesi zor.

    Meral Akşener bu az sayıda siyasetçilerden birisi. Mert kadın. MHP’de yola çıktı, delegelerin yarısının onayını alarak genel kurulu toplamak istedi. Karşısındaki namertler bunu yapmasına izin vermediler. Karşısına çıkmaya cesaret edemediler. İktidarın desteği ile uzak mahkemelerden karar çıkartarak genel kurulu iptal ettirdiler, Akşeneri de partiden attılar. Namert Türk siyaseti bu işte. Kendine demokrat.

    İktidar aynı şekilde. Kılıçdaroğlu kaç defa hodri meydan dedi TVde tartışmaya çağırdı. Çıkamıyorlar işte. 20 yıldır muhalefetin karşısına çıkmaya cesaretleri yok. Cami köşelerinden, kendi kıytırık yandan çarklı gastelerinden tvlerinden, besleme kalabaklarının karşısında höykürüyorlar. Ama muhalefetin karşısına çıkamıyorlar. Çünkü savunabilecekleri bir tane şey yok.

    Evet mertlik bunlarda bitmiş. Öbür faşist de gel buraya da dövüşelim diyor. Bunların siyaset anlayışları da bu. Kaba saba, medeniyetten ve insanlıktan fersah fersah uzak.

    • Mert dedik.
      Fetöcülein teknik nakavtlarına diğer yanağını uzatacak demedik.
      Kılışdaroğlu çıkacaksa dengi ile çıkmalı.12 yıldır yenilip koltuğa yapıştığına göre onu devirmeye çalışan İnce ile Eko ile çıkmalı TV ye önce
      Aday olmak için arkadan binbir fırıldak çevirmemeli.
      Göbeğinde oluyorsa görünür olmalı.
      Biden in açık açık desdeklemesine rağmen yokmuş gibi yapmamalı.
      emperyalerin hoşuna gitmeyen 2 laf edebilmeli .
      büüykelçilere el pençe divan durup onlardan medet ummamalı
      15 yıl herşeyinde içinde olup ben yoktum dememli.
      Birileri altın tepside adaylık getirsin diye beklememeli Çıkıp meydana doğruları haykırmalı.
      Bir tarafta teröristle pazarlık yapıp yapmıyor gibi gözükmemeli.
      kısaca tedbir denilen o bukelemun siyaseti değil değidiğim.

      • Nasıl yapmalı mesela? Allah affetsin yanılmışım mı demeli hep ve yola devam etmeli mi aynı şekilde başka mafya ve çeteleri desteklemeye devam ederek, ve hiç hesap vermeyerek? Dün dündür mü demeli? Ne istedilerse verdim valla, ama yanılmışım mı demeli? Her türlü teröriste desteği verip, kaynakları akıtıp sonra da pişkin pişkin terörist avına mı çıkmalı. Önce imzaları attırıp sonra ne mutabakatı benim haberim yoktu diye çamura mı yatmalı. FETÖcünün en önde gideni olup (hocam gel yavv özledik dedikleri gibi) sonra da fetö avcısına mı dönüşmeli bukalemun gibi. Fetönün askeriyeden atılması kararını imzalayıp sonra da sümen altı mı yapmalı. Seçimde yenilince mızıkçılık yapıp, illa bir şey olmuştur diye seçim mi iptal ettirmeli hep? Seçim kuralları işine gelmeyince seçim devam ederken kuralları mı değiştirmeli. Mertlik ve bu siyaset öyle mi? Alakası olmadığını millet görüyor.

        • Kimin fetöcü olduğünu herkes biliyor.Devlet de biliyor.
          Kimin 6 lı masada ortaoyunu oynadığını da .
          Kimin Biden den emir aldığını da .
          İnsanlar hata yapar ama yanlış yapanı bu halk unutmaz.
          Yanlış mı sporuyorsun.Haçlılar namusunuza dokunmaz diyecek kadar şirazeden çıkmış ajnları.
          Onlarda gayet iyi bildiklerinden profiller Atatürk ama fesatlık her türlü.
          Artık o sümüklü ve şerazisi bittiklerini biliyor.
          haçlılar da nu yüzden sonuna kadar kullanıyorlar yakında uçak körüğünde gelecekler hepsi.
          ne zaman mı ?
          bak yakında isveç ve fillandaya nato ya üye olmak için Türkiye nin kucağına gelecekler o vakit hem pkkypg hemde fetö ajanları körükle gelecek yurda az kaldı

  21. Bir kulübün başkanı, kendini ziyaret eden misafirinin kravatındaki başka kulübün renklerine tahammül edemiyor !
    Bir siyasetçinin gezi otobüsüne aldığı ,değişik görüşteki gazetecilere , başkaları tahammül edemiyor !
    Yarabbim ne günlere kaldık !
    Milleti ve toplumu , öylesine bir ayrımcılık, öylesine bir ayrışma, kin, nefret, husumet , bencillik , hainlik sarmış ki tarifi mümkün değil !
    Zerre kadar anlayış, hoşgörü, iyiniyet , samimiyet , müsamaha vs. yok, yok , yok !
    Bir kaç gün önce Karadeniz’de bir müezzin, kuma getirebilmek için üç kızını, çay bahçesinde tabancayla katletti !
    Bir psikolog kadın, annesi hakkında , psikolojik şiddet ve baskı gördüğü gerekçesiyle uzaklaştırma kararı aldırdı !
    Ülkeyi yönetenlerin ve özellikle siyasetçilerin aklını başına alması ve bir an önce bütün bunlara son vermesinin zamanı geldi de geçti bile !
    Vallahi ülkeye yazık oluyor , yeter artık !
    Selamlar saygılar

  22. “Türkiye, ülkemiz, son 20 yılın önemli bir bölümünde, siyasetin ayrıştırıcı dilinin etkisi altına girdi. ‘Bizden olanlar’ ile ‘ötekiler’ ayrışması, hemen her toplum kesimine, hatta kurumlara kadar yaygınlaştı.”
    SAYIN YAZAR BÖYLE DEMİŞ AMA İMAMOĞLU ÖRNEĞİNE BAKILIRSA
    ‘Bizden olanlar/ötekiler’ DEMEMİŞ,
    KİM VARSA UÇAĞINA(KUCAĞINA MI DEMELİYİM?) ALMIŞ…
    HATTA O FOTOĞRAFA BAKINCA, AYRIŞMADAN ZİYADE TAM KADRO VE OLDUKÇA KENETLENMİŞ, BİLENMİŞ BİR TABLO GÖRÜNÜYOR:)
    HANDİYSE HERKESİN YÜZÜNDE “RABBİYESSİR” Mİ, YOKSA HAŞLANMIŞ MISIR SAPI MI NEYDİ, ONDAN VAR GİBİ…
    Fb başkanı belediyeyi seçimi bıraksın da önündeki topla oynasın!
    Çok biliyorsa parti kursun, ya da sonraki karadeniz turlarında koçbaşlı özel jetini chp yöneticilerine tahsis etmeyiverir olur biter!

  23. Ekrem İmamoğlu ve Ümit Özdağ üzerine yapılan değerlendirmelerden benim anladığım;

    Her devrin öne çıkan isimleri, her devrin faal isimleri de olur. İktidar paydaşlarının ve siyaset merkezinin esas konusu Erdoğan rejimini kalıcı hale getirmek. Ekrem İmamoğlu da Ümit Özdağ da bunun için varlar. Bu hedef doğrultusunda bundan sonra da öne sürülecek isimler olacaktır.

    Türkiye’nin birikmiş dağ gibi sorunlarının akla düşürdüğü temel olgu “muhalefetin CB adayı kim olursa olsun kazanır” düşüncesi Türk siyasetine etki eden iç-dış etkenlerin iştahını kabartmaya yeter.

    Klikler için Erdoğan’ın kurmaya çalıştığı rejim yerleşip kalıcı hale gelmesi tek dertleri. kimin medeni ölü olacağıyla ilgilendiklerini hiç sanmıyorum.

    CHP il başkanının esas anlatmak istediği de bu olabilir.

  24. Yolun başında böyle olur. Yola devam ettikçe ve güç edindikçe siyasetçi imkanları kullanmaya başlar ve etrafında bu imkanlarla satın aldığı bir hale oluşturur. Buna girmeyenlere karşı önce onların imkanlarını kıstırmakla işe başlar. Sonra onları işten attırır ve yeni iş bulmalarını imkansız hale getirir.

    Daha da güçlendikten sonra artık yargı devreye sokulur. Tenkit edenler artık işlerini kaybetmekle kalmazlar. Tazminat davaları açılır ve tüm imkanları tüketilir. Bununla uslanmayanlar bir bahane ile içeri tıkılır. Dışarıda da hayat zorlaştırılır doğrudan saldırıya uğratılır. Saldırganlar ya yakalanamaz ya da yakalansa bile doğru dürüst bir cezaya uğratılmazlar.

    Anayasaya aykırı olmasına rağmen bazen iş, işyerlerinin müsaderesine kadar vardırılır. Bu yapılmazsa devlet imkanları kullanılarak iş yerleri yandaşlara satılır.

    Ekrem İmamoğlu henüz bunların hiçbirini yapacak güçte olmadığı için, şimdilik işi zor.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız