Kızılay ve Ensar Vakfı ülke değerleridir.. Tartışma odağı haline getirilmeleri canımı sıkıyor…

45

Bugün yazıyı fazla uzatmayacağım. Ele alacağım konunun öyle uzun uzadıya çekiştirilmesi gereken bir tarafı bulunmuyor.

Konu: Kızılay ve Ensar Vakfı

Geçtiğimiz haftaya damga vuran tartışma sırasında, bir şirketin aslında Ensar Vakfı’na ödemek istediği yüklü bir meblağ için Kızılay’ın aracı olarak kullanıldığını öğrendik. Ensar Vakfı ABD’de inşa edilen bir öğrenci yurdunun kurucu ortağıymış ve şirketin 8 milyon dolarlık yardımı o projede kullanılacakmış… Kızılay sadece aracılık yapmış… “Neden böyle bir yol tercih edildi?” diye sorulunca, Kızılay’ın başkanı, “Vergi kaçırmak için değil, vergiden kaçınmak için” cevabını vermiş…  

Olay bu.

Bu arada dikkatler üzerinde odaklanınca Kızılay‘ın kurum olarak iç işleyişindeki bazı yanlışlıklar da gündeme taşındı.

Ne yönden bakarsanız üzerine titrenmesi gereken markalar için hoş kaçmayan bir tartışma konuları bunlar.

Tartışmayı sürdürenler Kızılay markası üzerinde duruyor ve kurumun itibarının zedelendiğini ileri sürüyorlar…

Haklılar.

Reklam

Kızılay ülkemiz için çok önemli bir kurum. Yıllar ve yıllar boyu, 1868’den beri, en tasalı günlerimizde onun varlığını hep hissettik; özellikle doğal afetlerde zor duruma düşmüş insanlarımız için sıcacık çorba, evsiz-barksız kalanlar için çadır, hastalar için kan sağladı Kızılay.

Onun varlığı bizler için yalnız bir güven değil, aynı zamanda övünç kaynağıydı da…

Üzerine titrenmesi gereken Kızılay’ın son bir hafta içerisinde çoğunun haklı olduğu anlaşılan farklı farklı eleştirilere maruz kalması hiç de hoş kaçmadı.

Ancak imajı yıpranan tek marka Kızılay değil; Ensar Vakfı da bu yeni eleştirilerden darbe alıyor.

Oysa Ensar Vakfı da üzerine titrenmesi gereken kurumlardan biri.

Kurucusu ve vefatına kadar yöneticiliğini yapmış olan Ahmet Şişman dostumdu. Bir grup arkadaşıyla birlikte İmam Hatip camiasının çatı örgütü haline gelmesi umuduyla oluşturmuştu Ensar Vakfı’nı ve gecesini-gündüzüne katarak, kendi işlerini aksatma pahasına, başarısı için çabalamıştı.

Önce, cinsel içerikli bir olayda ismi geçti vakfın ve o günlerde “İyi ki Ahmet Şişman’ın bu eleştirilere tanık olması gerekmedi” diye düşündüm.

Maalesef o süreç vakıf tarafından iyi yönetilemedi; üzerinde iz kaldı.

Reklam

Şimdi de hayırlı bir iş için kullanılacak yardımı hiç gereği yokken Kızılay’ı araya sokarak teslim alan kurum olarak hedef halinde.

Vakıf adına yapılan açıklamada işlemin hukuk ve etik açısından herhangi bir mahzuru olmadığı vurgulanıyor.

Öyle bile olsa, kamuoyunda tartışılabilecek ve itibar yıpranmasına yol açabilecek bir konuya taraf haline gelmek doğru değil.

Bir zamanlar dillerden düşmeyen “Kemâlât kem âlât ile olmaz” diye bir söz vardı; iyi ve güzel olanın gerçekleşmesinin yolunun da iyi ve güzel olması gerektiğini hatırlatıyordu o söz.

Ortaya çıkacak eser hayırlı ve yararlı olacak diye onu sağlayan imkanların ve yöntemlerin tartışmalı şeyler olması gerekmez.

Tam tersine.

Sadece kendi çevresinin anlayışına sığınarak olaylara yaklaşmakla yetinmek yerine, bütün ülkeyi kendi çevresi olarak gören ve kendi yakın çevresi dışından gelen eleştirilere de kulak veren bir hassasiyet yakışır ‘Ensar’ adını taşıyan bir kuruma.

Daha hassas olunması beklenirdi, hala da bekleniyor.

Kızılay gibi, Ensar Vakfı gibi değerlerin kıymetlerini kaybetmesine sebep olmaktan kaçınmak şart.

Hassasiyetler mi yitiriliyor yoksa?

Benim diyeceklerim bu kadar.

ΩΩΩΩ

45 YORUMLAR

  1. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, aşağıdaki vakıflara “izinsiz para toplama yetkisi” vermiş. (Normalde her türlü dernek ve vakıf para toplayabilmek için izin almak zorunda).

    TÜRGEV (Bilal Erdoğan)
    Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA)
    Beşir Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
    Maarif Vakfı
    İlim Yayma Cemiyeti
    İhlas Vakfı

  2. H. Gayret Biladerim, tüm cemaat ve vakıfları “terörle mücadele” kapsamında değerlendiriyor. Bilim ve Sanat Vakfı’na kayyum atandığında, aşağıdakileri yazdı:

    H.Gayret 22 Ocak 2020 at 10:12 : “Sürpriz sayılmaz ama yine de güzel bir gelişme, darısı benzerlerinin başana. Terörle mücadele kapsamında bir konudur bu.”

    Ensar Vakfı-Kızılay meselesinde de şunu söylüyor:

    H.Gayret 2 Şubat 2020 at 12:06: “Ensar, bisav ya da furkan vakfı; doğrudan terörle mücadelenin konusudur…”

    Adeta “kınından çıkmış keskin bir kılıç gibi”! 🙂

    Ne dersiniz, Bekir Bey: Mutabık mısınız yoldaşınızla?

    Uyanamayıp kendileriyle balığa gidilemeyenler yüzünden memlekete sadece enflasyon, işsizlik, yolsuzluk değil, balık popülasyonu da artıyor, vesselam! 🙂

  3. 2016’da Ensar Vakfı ve Karaman Anadolu İmam Hatip Lisesi Mezunları Derneği (KAİMDER) ile bağlantılı olduğu söylenen yurtlarda kalan en az 10 öğrencinin bir öğretmen tarafından tacize uğradığı iddiası kamuoyunda geniş yankı bulmuştu. Karaman’da 8 ila 10 yaşlarındaki 45 erkek öğrenciyi istismar ettiği ileri sürülen öğretmen M.B. 508 yıl 3 ay cezaya çarptırılmıştı.

  4. Okuduklarımdan(derneğin, kızılayın açıklaması vb..) anladığım; Bağış yapan şirket verilecek vergiden bir miktar kar sağlamak için bağışı kızılay üzerinden yapmış. Yasayı by pass etmek suç değil mi? Yasa da sadece THK ve Kızılay bağışlarının vergiden düşümü avantajı bulunurken bu şekilde bir kalemine uydurmayla ensar vakfı da aynı statüyü elde etmiş olmuyor mu? Kızılayın bu transit geçişten ne kadar nemalandığını bilmiyoruz. Ama görünen o ki Milletimizin yardım kuruluşları, vakıfları, hayırseverleri bile kurnazlığı öyle içselleştirmişler ki bakmayın kurnazlık dediğime, o nezaketimden, yaptıkları alengirli işle ilgili basın açıklaması bile yapıp 3. taraflara çamur sıçratmaya çalışıyorlar.

  5. Serdar Turgut bu günkü yazısında ; Yılmaz Özdile ,E.İmamoğlunun kayak tatili için yazdığı yazıdaki sadece ‘bu yakışmadı ‘ diyerek işi çok hafif bir sitemle geçiştirmesinden dolayı ‘ bu da size yakışmadı Yılmazcığım ‘ diye cevap yazmış . Bu vesileyle ben de size ‘ bu da size hiç yakışmadı Sayın F. Koru ‘ diyorum ! Selam ve saygılarımla

  6. Üstadım ben de üzgünüm senin gibi bu ülkede garip şeyler oluyor, vakıflar yıpratılıyor ,kurumlar yıpratılıyor hatta kapatılıyor. Bizde öyle bir medya var ki vakıfların tarihte ve dünyada neler yaptığını anlatmazlar bu ülkenin hayırına olan şeyleri kötülemeye ve agşalama’yı severler. Aklıma bir şey geldi bizim yakın tarihte medyanın hükumetler’i oldu. Hükumetin medyası oldu yalnız bu milletin hiç medyası olmadı.Hep ayrı telden çaldılar. Üstadım şu vakıfların geçmişimizde ve şimdi dünyada vakıf aracılıyla başka milletlerin neler yaptığını anlatsanız’da bizim sitenin okurları ve hepimiz öğrensek,vakıflar çok önemli üstadım.

  7. Siyaset Kurumu her alana nüfuz eder (medya, sivil toplum kuruluşları, dernekler, sendikalar…) ve kendi siyasi düşüncesi dışında olanları düşmanlaştırırsa maalesef sivil toplum kuruluşları görevlerini layıkı ile yerine getiremez. Mış gibi yaparlar buna en yeni örnek Kararname ile kurulan veya kurulacak olan Gazetecilik Konseyi. Yasama yürütme yargı erkleri ayrı olmalı denge kontrol veya gaz fren ne derseniz deyin çok önemli fakat bunların ayrı ayrı görevlerini en iyi sekilde yapmasının teminatı özgür sivil toplumdur.

  8. Bugün sosyal medyadaki fetönün yorumlarını okuduktan sonra Bu konu ile ilgili Vakfın sitesine girdim. Olayın muhatabı nedir ne değildir diye…Şu anda fetöcüler bayram ve yapıyorsa vardır bi bit yeniği… Bağış yapan şirket şart koşmuş. kendi şirketinin vergisinden düşmek için….Olabilir ama bu gibi kuruluşlar daha dikkatli olmalı….Yaptıkları işleri çok iyi tartmalı…. Soruşturma açılmalı…Fitneye mahal verilmemeli…

    Okumak isteyenler için adamların komuoyu bildirisi…

    “Ensar Vakfı, Türgev ile birlikte 2014 yılında Amerika’da “Turken Foundation” adıyla bir vakfın kuruluşuna öncülük etmiştir. Milletimizin ve devletimizin FETÖ ile mücadelesine her alanda katkı sunmayı sivil toplum sorumluğu olarak gören Vakfımız; hem yurtiçinde hem de yurtdışında FETÖ unsurlarının bu milletin evlatlarına musallat olmaması için bütün gayretiyle çalışmaktadır. Bu amaçla Türkiye’den Amerika’ya eğitim-araştırma için giden gençlerimizin FETÖ kıskacından uzak bir şekilde güven içerisinde barınabileceği bir yurt projesi Turken Vakfı tarafından hayata geçirilmiştir. New York Manhattan’da merkezi bir konumda bir arsa satın alınmış ve bu arsada Turken Vakfı Yurdu inşaatı başlatılmıştır. 21 katlı olarak planlanan yurdun önümüzdeki iki yıl içerisinde tamamlanması hedeflenmekte olup şimdiye kadar 12 katı inşaa edilmiştir. Arsa ve inşaat maliyetleri vakıflarımızın öz kaynakları ve hayırseverlerin bağışlarıyla karşılanmaktadır. Hem Amerika’da hem Türkiye’de birçok hayırseverimiz imkanları ölçüsünde bu inşaat projesine maddi desteklerini sunmuştur.

    Birkaç gündür medya ve sosyal medya mecralarında hayırsever bir şirketin Turken Vakfı Yurdu için yaptığı bir bağış üzerinden hem Vakfımız, hem şirket hem de milletimizin kurumu olan Kızılay çeşitli ithamlara ve iftiralara maruz bırakılmaktadır. Vakfımızın teşekkürü bir borç bildiği bağışçı şirket; birçok vakfa-derneğe, şehit ailelerine ve binlerce öğrenciye burs vermek suretiyle yardım eden hayırseverliğiyle tanınmış bir şirkettir. Şirket, Turken Vakfı yurt inşaatı için Ensar Vakfı’na yapacağı bağışını Kızılay’a şartlı bağış yoluyla yapmayı tercih etmiş, Kızılay da bağışın şartı gereği söz konusu meblağı Vakfımıza göndermiştir. Şartlı bağış işlemleri vakıf mevzuatlarında yer alan hukuki işlemlerdendir.

    İki yıl önce gerçekleşmiş bu şartlı bağış işlemi Kızılay’ın Elazığ depreminin yaralarını sardığı bir dönemde maksatlı bir şekilde çarpıtılarak Kızılay’ın kendi bütçesinden veya deprem için gönderilen bağışlardan Vakfımıza para gönderildiği yönünde iftira ve karalama kampanyasına dönüştürülmüştür. İftiracıların ve kötü niyetli kişilerin amacının deprem dolayısıyla milletimizin hassasiyetini istismar ederek Kızılay’ı yıpratmaya çalışmak ve Ensar Vakfı gibi devletinin ve milletinin yanında olan kurumları hedef göstermek olduğunu gayet iyi biliyoruz. Vakfımız hakkında haber yapılmadan önce Vakfımızdan bilgi veya görüş alma yoluna gidilmemesini kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz. Bu vesileyle Vakfımızı daha doğru tanımak isteyenleri bizimle iletişim kurmaya çağırıyoruz.

    Ensar Vakfı, faaliyetleri ve malî yapısı yönüyle resmî kurumlarca denetlenen ve kamu yararına çalışan bir vakıftır. Faaliyetlerimizdeki şeffaflık, hukukilik, gönüllülük ve hiçbir gizli ajandamızın olmaması gibi temel ilkelerimiz bazı çevreleri rahatsız etmektedir. Bu yüzden Ensar Vakfı bu çevrelerin iftiralarına maruz kalmaktadır. İftira ve karalamalar bizi yolumuzdan asla saptırmayacaktır. Bilakis daha büyük bir azim ve kararlılıkla çalışmalarımıza devam edeceğimizi, karalama ve iftiralara karşı hukuki tüm haklarımızı kullanacağımızı KAMUOYUNA saygılarımızla arz ederiz.”””

  9. Merak ettim, N Hoca şu an yaşiyor olsa idi TROLLER için ne derdi acaba?

    Nedense! Troller son zamanlarda ünvan değiştirdiler, yazarın yazısı tartışılmasın diye hemen konu saptırma taktikleri ile tam bir DALKAVUKLUK ÜNVANININ eriştiler….
    Tû tü maşala kışala diyelimde hırsizların (SAHIPLERININ) hışmına uğramasınlar.
    Sahi bunların padişahi ve sûlalesi Neden Türkiyeyi birakmış ABD de Mal mük ediniyor? Hemde aile boyuda değil sülale boyu!
    Ne diğelim şeytan o yûzüğun bereketini biraz daha artırsın…

  10. Akçeli işler zordur hele ki İslami kimliğiyle bilinen bir camiaysanız daha bir zordur, imtihandır. Zaten bir sakıncalı mevzu epeyce hasar bırakmışken yeni hasarlara lüzum yoktu. Bu hasarlar sadece sizi değil doğru işler yapma gayretinde olan tüm kurumları yaralıyor.Hatırıma şu Takva filmi geldi. Gariban Muharrem kendi halinde bir çuvalcıyken tarikatın tahsildarı yapılınca nasıl da bocalamış nasıl da iç muhasebesi telaşına düşmüştü. Şimdi film bu mevzuyla çok ilintili görünmese de bir yanı değiyor: Akçe! Filmde Muharrem’i, parayla tanışması tuhaflaştırıyor burada da biz Müslümanları zaafa sürükleyen yine para! Para, vergi, vergiden “kaçınma”, dolambaçlı yollar… Açıktan yapamadığımızı örtülü yapıyoruz. Kabul edelim bu imtihanı geçemedik diğer pek çok imtihanı geçemediğimiz gibi.

  11. Kızılay’ın Türkiye’nin önemli bir değeri olduğu aşikar. Fakat Ensar Vakfı’nın Kızılay ile aynı kefede anılması asla kabul edilemez. Bu vakfın adını ilk defa yurtlarından birinde yaşanan cinsel istismar skandalı TV’lerde haber olduğu zaman duymuştum.

  12. Tartışılan bağışın vergi yönünün Kızılay ve Ensar Vakfı ile hiç alakası yok.Vergi meselesi sadece bağışı yapan şirketi ilgilendiriyor.Genellikle şirketler yaptıkları bağışları ticari defterlerinde veya vergi beyannamelerinde masraf olarak göstermek isterler.Kızılay,Türk Hava Kurumu gibi kurumlara yapılan bağışların tümü masraf olarak gösterilebilir.Bazıları
    bağışın tamamının vergiden düşüldüğünü
    zannediyor ki bu çok yanlış.Bağış vergiden değil,kazançtan düşülür.Kızılaya 100 lira bağışlayan bir şirketin vergiden 22 lira istifadesi olur.Bu da yasal bir haktır.78 lira ise şirketin kasasından çıkmış olur.Yani
    gerçek bağış 78 liradır,kurumlar vergisi oranı %22 olduğu için.

    Bazı dernek ve vakıflara yapılan bağışlarda ise %5 sınırlaması vardır.Bu tür bağışlarda
    bağışı yapan şirket yıılık olarak beyan ettiği kazancın %5’i kadar yaptığı bağışları
    kazancından düşebilir,fazlasını düşemez.

    Öte yandan tartışılan bağış konusunda devletin kasasından çıkan bir şey yok,
    zimmete geçirme yok.Kızılay açısından
    da bir suistimal yok.Bir bağışa aracılık
    etme durumu söz konusu.

    Ensar Vakfı’nın ABD’de bir yurt yaptırma
    girişiminde bulunmasında da bir anormallik yok.Orada okuyan öğrenciler varsa, ki muhakkak vardır;orada yaptırılacak yurt Türkiye’de yaptırılacak yurttan daha da önemli hale gelmiş olur.
    Bağışı yapan şirket de bağışı,ABD’de
    yaptırılacak yurda harcanması kaydıyla
    yapmış olabilir.

    Herkesin hangi niyetle bağış yaptığını
    bilemeyiz.Halisane niyetlerle bağış yapanlar olduğu gibi,reklam için,bazı çevrelere şirin görünmek için bağış yapanlar da olabilir.Burada önemli olan husus bağışçıya yaptığı bağıştan dolayı
    bir ayrıcalık tanımamaktır.

    ***
    Yazarımız Ankara’daki rüşvet iddiasına değinmeye henüz fırsat bulamadı.Yoksa
    rüşveti verecek olan da,alacak olan da
    CHP’li olduğu için şık kaçmaz diye mi
    düşünüyor?

  13. Ensar, bisav ya da furkan vakfı; doğrudan terörle mücadelenin konusudur… resmi ya da özel yardım kuruluşları üzerinden para trafiğine çeki düzen verilmesi gerekiyor anlaşılan; vergiden kaçınmayı özendirecek uygulamaların, imtiyazların gözden geçirilmesi gerektiği ortada; mecliste oturan elemanlar ne iş yapacak diye dövünen tatlısu kurnazlarına not: bu türden sorunlar çıkmasın diye yeni bir vakıflar kanunu hazırlasınlar..!

  14. Kurumları yöneten adamların karatına bakmalı. Kalitesiz insanlar kurumları yüceltir de batırır da! Etrafınıza bakın aşa ve yukarı bizi kimler yönetiyor ki? Kızılayı ve Ensarı yönetenlerin karatı ne olsun. Başa göre tarak.

  15. Hassasiyetler törpüleniyor, köreltiliyor. ya “Kemâlât kem âlât ile olmaz” (iyi ve güzel olanın gerçekleşmesinin yolunun da iyi ve güzel olması gerek) ne güzel bir sözmüş dersin,
    ya da gözünle görmediğin için inanma der gözlerine çekilmek istenen örtüyü kaldırmak yerine, üstüne kepenk yaptırısın, yaptırtırlar!..
    tıpkı maraş, sıvas, 28 şubat, belkide, sen baş ol ben k.ç, verelim el ele; biriki kaset patlatır, birkaçını delğe tıktık mı gelsin elmalar, gitsin hurmalar..
    yine de ben umutluyum çünkü 12 eylül elebaşını yargıladılar, 28 şubatta eksik te olsa dik durdular..
    şimdi niye tuzağa evet deyip te yanlış olanı savunsunlar?
    legal yoldan gidilmemenin, yapanların bizden! savunması ile tezgahı ayarlayanların ekmeğine yağ sürsünler?
    mali yönden, hukuki açıdan bu işin peşini bırakacağını düşünenlerden misiniz?
    bir zamanlar ”halka rağmen halk için” gibi sözler vardı
    herşeyin bir başlangıcı vardır, yeni birşey deneseler keşke. örneğin:
    ”halk için halkla beraber”

  16. İktidar cenahi için boyle basit şeyler sorgulanmadigi için öyle rahatlarki böyle birşeyi bile rahatça soyleyebiliyor vergi kaçınması böyle bir tabiri vatandaş kullansa ve yapsa ne olur acaba anında haciz kağıdı gelir adam çok rahat çıktı madem yanlıştı kizilay kabul etmeseydi dedi beyler böyle bir parayi hiçbir şirket çıkarıp bu şekilde vermez belliki vermek zorunda kaldı.millet faturalar karşısında inim inim inlerken iktidarın imdadına kayak muhabbeti yetişti ha birde ben şunu merak ediyorum bu kadar paralar harcanıyor vakıflar kurslar insan gelişimi konusunda bir arpa boyu yol katedemiyoruz.

  17. Sayin F. Koru,
    Hassasiyeti kendi cikari olan insanlarin hassasiyetleri oldugu gibi duruyor, yitirildigi falan da yok. Bence cok naif olmaya gerek yok. Benim de soyleyeceklerim bu kadar.

    • Bizler cok hassas insanlariz. Kizilay’in Ensar vakfina vergisiz( yani tuyu bitmemis yetim hakkini kacirarak) para aktaran bir kurum haline dusurulmesine, bu paralarla cocuklara tecavuz edilmesine cok hassas yaklasiyoruz. Umariz sizde hirsizlik, adaletsizlik ve tecavuz konularinda hassas olabilirsiniz.

  18. Söylenecek çok şey var. Ensar vakfı neden Amerika’da öğrenci yurdu açıyor? Nedir bu karanlık vakıfların cemaatlerin Amerika sevdası sizce? Başkentgaz gibi bir şirket neden bu tür karanlık vakıfları Kızılay gibi yolsuzlukla malul bir yardım kuruluşu üzerinden fonluyor? İnsanlar gaz/elektrik parasını ödeyemediği için karanlıkta soğukta oturuyor sonra intihar ediyor bu ülkede. Bu karanlık fonlamanın emrini kim veriyor? Bu vakıflara cemaatlere karanlık diyorum çünkü tamamen denetimsizler. Nereden para yürüttükleri nasıl harcadıkları belirsiz. Çocukları ne tür bir beyin yıkama eğitiminden geçirdikleri ne tür istismarlar yaptıkları ancak skandallar (çocuk istismarı ve darbe gibi) ortaya çıkınca öğreniyoruz. Devlet dediğimiz yapıyı ele geçiren iktidar bu örgütlere sessiz ve destekler halde sürekli, oy avcılığı peşinde olduğu için. Skandallar sonrası da Allah affetsin diyerek geçip gidiyor. Bu tür bir denetimsizlik asla kabul edilemez. Yeni yönetimler bu yapıları şeffaflaştırmalı ve sıkı bir denetime almalı. Çocukların bu yapılara teslim edilmesinin önü alınmalı. Bunu yapacak devletin de aynı şekilde şeffaf ve denetlenir olması gerekiyor elbette. Bunu söylemeye bile gerek yok. Hepimizin tek tek sorumlu ve bilinçli vatandaşlar olarak bunu istemesi ve bu değişimi zorlaması gerekiyor. Yeni yönetimlerin işi gerçekten zor. Şimdiden iyi planlarla ortaya çıkmalarını umuyorum. En büyük sorun halkı bu değişime ikna etmek. Bu hepimizin sorumluluğu. Ak parti iktidarı uzun süre şans verilmesine rağmen bu görevi yerine getiremedi. Vesayetle savaştı şu bu. Değişim için geldi ama kendisi değişti ve vesayetin kendisi oldu sonunda. Artık geri dönüşü de imkansız görünüyor. Bu sebeple yeni yönetimlere ihtiyaç var ve bu yönetimlerin birincil görevi denetimsiz hiç bir yapı bırakmamak olmalı. Başta kendisi ve yönettiği devlet aygıtı olmak üzere.

  19. İstanbul secimi Ak parti kaybedince vakıflar ciddi manada maddi kriz içine girdiler. Başkentgaz keşke Kızılay gibi değerli bir kurumu bu olaya alet etmeseydi. Ensar vakfı ve diğer vakıfları bilmem ama Kızılay gerçekten çok değerli bir kurumdur…..

  20. ensar vakfı mı ülke değeri?
    – yapmayın fehmi bey!
    – bazı ifadeleri bu kadar ucuz kullanmayın.
    – “değer” kelimesini bu kadar ucuzlatmayın.
    – nasıl böyle birşey söyleyebiliyorsunuz anlıyamıyorum.

  21. Google’da! Enser, Kizılay, Türk Hava Yolları, ve Tüekiye Cumhurriyeti kelimeleri ile bir araştırma yaptığınız zaman! Hemen ABD dolar’ı karşınıza çıkıyor.

    Orta Doğu Uzmanı bir analızci kendi õğrencilerine yolsuzluk yapanların nasıl kıtabına uydurduklarını (aslında yolsuzluk kelimesi hırsısizliğın biraz daha kibar ismi) õrneklerele anlatiyor. Yalnız öğrencileri sadece bir dalada eğitilen basın mensuplar. Kısacası istihbaratcı olarak eğitlen gazeteciler.

    Bazende araştırmalarını ufak çaplarda konferanslarla sıradan insanlar ilede paylaşiyor, buna ihbar ediyor desek daha iyi olur.

    Õrneğin Turkan, vakfi! son yıllarda Amerkadan müslüman gençlerden oluşan 250 kişilk guruplar halinde yılda en az 2 defa THY ile Türkiyeye bedavaya gezmeye getiriyor. ABD ve Kanada kanunlarına göre ülkeye giriş yaparken,10,000 dolara kadar parayi bildirmiyorsun, eğer 10,000 doların üzerinde getiriyorsan kaynağını bildirmek zorundasın.
    Bilindiği gibi gurup başkanları bu tip bilgileri toplu olarak pasaport konturolunda bildiriyor.
    Kısacası! 250 kişi iki buçuk miliyon dolar ABD ye sokabiliyor.
    Bakanlar falan aranmadığı için kanunsuz olmasına rağmen, genelde 3. Dünya ülkelerinin yönetim kadroları sistemi kulaniyorlar.
    Bazende işin ucunu kaçırınca o paralarına el konuyor, ve maalesef o paralardan vaz geçmek zorunda kaliyorlar.
    Geçmesinlerde görelim.
    Eğer ABD kılıçtaroğlûnûn mal varlığıni araştırilmasi için õnerge verseidi! Şu an TC saray savcıları hakkında kaç suçtan soruşturma açmışlardılar?

    Şu an troller IMAMAOĢLU senduromunu yaşadıkları için, bu tip yolsusluklara karşı kilif bulamiyorlar.

    Amerkayi Tütk kafası ile kandırmaya kalktığınız zaman sizi yumartadan yeni çıkan civcivler başlarını uzattıkları an ya kafanız koparılır yada yumurtaya geri dõner orada yok olursunuz.
    ABD mal varlığını araştıracam dedikçe Süriye, Filistin,Libya ile milleti uyutuyorlar. Her ülkede gazateci ve istihbaratçılar var bizdede Ocak Medya,Arti Gerçek gibi istisnalar hariç Dalkavucu basin olduğu için herşey kalıbına uyduruluyor.
    Ya bu sitenin dalkavuklarına ne demeli! Ekrem İmamoğlunun resimlerine mal bulmuş gibi atladılar.
    Sanki 15 miliyar doları ABD ye İmamoğlu sokarjen yakalanmış gibi.
    Türkiyede adalet emir eri olark tek bir kişinin emrinde.
    Sahi hastahaneye doğum yapmaya giden hame kadınlara anında yakalama kararı çıkaran savcılar! Sağırmı oldularda bu kadar bariz yolsuzluklari duymuyir ve gõrmüyorlar?
    Furkan vekfındaki vakfa ait 3,000 liraya el koyuyorlar, fakat miliyon dolarıları iç edenleri gõrmiyorlar.

  22. Kızılay ve Ensar vakıflarının derhal yöneticileri değiştirilmelidir…Vergi kaçırmak değil vergiden kaçınmak nedir ya..Vergiden niye kaçınıyormuşsun… Senin ödediğin vergi devlete gidecek bire beyni az adam…Bu vakıfların bu kuruluşların bu cemaatlerin parayla pulla akçeli işlerle imtihanı yüzünden dine diyanete saydırıyor adamlar….Vergiden kaçınmakmış tövbe tövbe…

  23. Fehmi bey i 90 yillardan beridir okurum. Ne zamanki Babacan hareketlenmeye başladi hukumet i inceden elestirileren yazilari artmaya başladi. (Bkz Son aylardaki yazilari) son donem yapilan hukuksuzluklara (KHK, çocuklarin hapse atilmasi, ulkenin açikhava ceaevine donusmesi…vs ) sadece teğet geçmesi tam bir şark kurnazliği, güçtenten yana olma degilde nedir !! Ulkemizin aydin olarak kabul edebilecegi bir yazar bile guc karsisinda ceketinin dugmesini ilikliyorsa çok yazik… Bana dokunmayan yilan bin yaşasin zihniyeti birakilmadikca 1 adim ileri gibi gozukup 5 adim geriye gittigimizin farkinda bile olamayiz…

      • “Mustafa soylu
        2 Şubat 2020 at 02:07
        Fehmi bey i 90 yillardan beridir okurum.”
        Nedense güce itaat edenlerin ortak yalanlarıı ve gündem saptirmak için
        sığındıkları ortak hissleri “FEHMI KORUYU 30 /40 senedir okuduklarını sık sık buraya yazmalarınından da anliyorzki, aslında hiç okumadıklari.

        Siz sadece ve sadece
        HIRZIZLIKLARA KOL KANAT GERMEYE DEVAM EDIN BAKALIM! Eninde sonunda milletin rızkını çalıp ABD ye yatırim yapanlar! Birer birer ortaya çıkarılacaklar.sağ olsunlar ABD de mesleklerini icra eden gazeteciler var!!!!…..
        Õğle T.C deki havuz dalkavukları gibilerinden burada bulamassınız.

        • Nurdan abla mustafa beye niye sataştınız ki; sanki o sizden gibi geldi bana? Bence bi süre istirahat edin nurdan abla, böyle gitmez yani…

          • H Gayret! Ablasını halen daha taniyamamiş kardeşmi olur?
            Ben Takim tutar gibi taraf tutmiyorum!
            Onun için yazanlara değil yazılanlara tepki veririm.
            Evet buna şaşıran ilk defada siz değilsiniz.
            Hayatım boyunca çok insanlar bana hep şaşımıştır.
            Çünkü doğru ne ise onu konuşurum.
            Birde ben hiç yorulmam.hayatta yorulmamış birinin dinlenmeye ibtiyacį olacağına iniyorsanız. Onda saygı duyarım, fakat bu konuda sizin tavsiyenize sadece teşekür etmekle yetinmek zorundahım çükü dinlenmek beni yorur. Çalışmak ise dinlendiriyor.

        • Nurdan abla Mustafa bey binlerce okul, onlarca vakıf kapatılırken, yüzbinlerce insan işlerinden atılıp hapislere atilirken sesiniz böyle çıkmıyordu demek istiyor ve bunun sebebini güçten yana tavır almaya bağlıyor. Mustafa bey gibi düşünenlerin sayısı hiç az değil. Tamamen haksız sayılmazlar ama süreci iyi analiz ettiğinizde büyük suçlamalar karşısında Fehmi Koru da olsanız bir şaşkınlık döneminiz olabilir. Ve tavrınızın dozajını hissedilir bir şekilde ayarlayamayabilirsiniz. 17-25 aralik’ın önemi aydın kesimlerce de doğru anlaşılamadı bu ülkede. Devlet ile kavga edilmez anlayışı belkide anlamaya mani oldu ya da 17 25 aralık soruşturmalarını yürütenlerin bu günleri ön görerek bu soruşturmaları yaptıklarını hala kavrayabilen kaç kişi vardır ki?

          • Baran ben de uyardım nurdan ablayı ama pek oralı değil; neyse dost ateşi deyip geçersiniz artık, bakıyorum eskisi kadar haz vermiyor yazıları sana..?

          • Baran bey! Ben anladım fakat, yazım taktığı burdaki, havuzcular’a destek olurcasına yazılmasına kızdım.
            Zaten kayip etmelerinin sebebide bu!
            F. Koru, cemaatı neler bekledığıni iyi tahmin etti ve onlar yazıları ile uyardı.
            Fakat Ekrem Dumanli gibilerine laf anlatamadı…!!!!

            Yani Koruda diğer gazeteciler gibi DOĞU PERINÇEKLERIN ağınami düşseidi?
            Fehmi bey, 15 Temmuz’un ertesi günü başlayarak gereken herşeyi yazdı ve çok õnemli bilgiler paylaştı!
            Zaten bundan dolayide! Yeni kurulmuş bir site defalarca çökertildi.

            Mustafa beyin, beklentilerini! Emin çõlaşan yazdı, peki ne oldu? Çõlaşan hayati boyunca mucadele ettiği bir kurumla onu bile onlarla iş birlikçi terõrist olarak ilan edebilen çılgınca bir kabile devleti ile karşı karşıya olduğumuzu bilmezmiş gibi, eleştirmesine bilerek tepki gõsterdim!
            Size bir sorum olacak, diyelimki Mustafa beyın beklediği yazılari F.Koru, açık açık yazdı?
            Peki, o zaman değil F. Koru 7 sülalesinin malına mülküne el koyarak (çõreklenip)
            zindanlara tıkmazmi idiler? O işi bal gibide yapardılar.
            Koruya istediklerini yazdıramadıklari için
            Yaptikları ne çabuk unutuldu?
            Esas KHK li mağdur Korunun ta kendisi. Bir anda bütün işini hemde darbeden õnce kayip eden Koru değilmiydi?
            Bakınız ocak medyayaya dahi tahümülleri yok.
            Fehmi bey! Hiç bir zaman zalimlerden yana olmadı….
            El insaf.

      • Mehmet bey bakıyorum biokurun her cümlesini anlamış ve katılıyorsunuz ama bi başka okurun yazdıklarından hiçbişey anlamıyorsunuz? Alttaki nurdan abla hadi neyse, zaman zaman asabileşir, gözü hiçbişeyi görmez ama daha ikinci yorumda sizin piliniz bitmiş yani…

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız