Masa dağıtılamayınca huzuru kaçanlar var; bense hem onların hem de masadakilerin huzurunu kaçırmayı iş edindim

32
Reklam

İktidar cephesi seçim tarihini erkene çekme kararı öncesinde rakip gördüğü cephenin çözülmesini bekliyor; hem de bayağı iştiyakla bekliyor. Başka herhangi bir ortamda siyasi partiler arasında kolaylıkla çıkabilecek ihtilafların dağıtabileceği durumlar da olmuyor değil, ancak Millet İttifakı içerisinde yer alan altı partinin birlikteliği çıkan ihtilaflara rağmen bozulmuyor.

Dağılmak bir yana küçük bir çatlak bile yok.

En son, bir CHP milletvekilinin, seçimden sonra muhaliflerin iktidara gelmesiyle kurulacak hükümette HDP’den bakanların da yer alabileceğini söylemesine “Garanti masayı bozar dağıtır” gözüyle yaklaşanlar oldu; ancak açıklamadan en fazla alınması beklenen İYİ Parti lideri Meral Akşener, o milletvekilinin partisinin lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile samimi pozlar verebildi.

Herhalde daha uzun bir süre çatlak beklentisi sürecek, ancak bekleyenlerin beklentisi muhtemelen boşa çıkacak.

Sebebi çok açık: ‘6’lı masa’ her ne kadar birbirine benzemeyen partilerden meydana gelmiş olsa da, o masada buluşan altı partiyi birleştiren güçlü bir tutkal var.

Partiler bir arada ayrı ayrı olduklarından çok daha ciddi bir güç teşkil ediyorlar ve bu yüzden birlikte olmaya mecburlar.

CHP’den bazı isimler ile CHP’yi destekleyen medyadan bazıları, en az iktidar cephesi kadar, masadan rahatsızlar. Aralarından bu rahatsızlıklarını masada yer alan partilerin mensuplarını gücendirecek kadar belli edenleri de çıkabiliyor.

Oysa CHP’nin “İktidara geliyoruz” mesajını kitlelere kabul ettirebilmesi tek başına mümkün değil; Kemal Kılıçdaroğlu’nun bütün çabalarına rağmen partisinin oyunda fazla bir kıpırdanma görülmüyor.

Reklam

Daha da önemlisi, cumhurbaşkanlığı için yapılacak seçimde muhalif bir adayın kazanabilmesi için, iktidar cephesi dışında kalan her parti seçmeninden oy alınabilmesi şart. 

HDP’den de muhalif adaya oy gelmesi gerekiyor.

Muhalif adayın kazanabilmesi için yalnız altı parti tabanından ve HDP seçmeninden oy alması da yeterli olmayabilir; seçilmek için gerekli ‘%50+1’ oya ulaşılabilmesi için, AK Parti ve MHP’den gelecek oylara da ihtiyaç var.

“İktidar cephesi Tayyip Erdoğan’ı yeniden aday gösterecek, onun karşısına kimi aday çıkarırsak kazanır” diye düşünenler mutlaka vardır, ancak milletin arasına karışıp onlardan oy talep eden muhalefet partilerinden siyasiler öyle düşünmenin yanlışlığını sahada elle tutarcasına fark ediyor olmalılar.

Cumhurbaşkanı seçtirebilmeleri ve TBMM’de sistem değişikliğini gerçekleştirebilecekleri bir çoğunluğa sahip olabilmeleri için, muhalefet cephesi, çok geniş bir kitleden oy alabilmek zorunda.

“Birlikte olmaya mecburlar” demem bu sebepten.

“HDP’ye de bakanlık verilebilir” türü çıkışların altında da aynı gerçek yatıyor: HDP’li seçmenden gelecek oya da muhtaç ‘6’lı masa’da buluşan muhalifler…

Zaten arada huzuru kaçıran çıkışlar yaşansa da onlara tahammül edilmesinin sebebi budur.

Reklam

İYİ Parti’nin bazı çıkışlardan rahatsızlığı çok konuşuluyor ama masada yer alan başka partilerin de bazen kendilerinin hassas oldukları konularla ilgili huzurlarının kaçtığını biliyorum; aynı sebepten onlar da rahatsızlıklarını dışa vurmamayı yeğliyorlar.

Galiba her ay en az bir kez buluşup saatlerce konuştukları halde kendi seçmen tabanlarının da en fazla merak ettiğini bildikleri ‘adayın kim olacağı’ konusunu masada hiç açmamaları da, sanıyorum yine aynı sebepten…

Esas rahatsızlık tek bir isim üzerinde ittifak etme zamanı gelince yaşanabilir.

CHP’liler “Masanın en kalabalık seçmeni bulunan partisi bizim parti, cumhurbaşkanı da bizden biri olmalı” görüşünü sıkça telaffuz ediyorlar. Akıllarındaki muhtemel aday da genel başkanları Kemal Kılıçdaroğlu.

Kemal Kılıçdaroğlu da bir süredir aday gibi konuşuyor.

İYİ Parti ise ısrarla aday olacak kişi için ‘kazanabilecek biri’ özelliğini öne çıkartıyor. Meral Akşener o özelliği birkaç kez bizzat tekrarladığı gibi, İstanbul il başkanı Kılıçdaroğlu’ndan farklı bir isim de telaffuz etti.

Masada konuşulmamış olsa bile, şu ana kadar, dolaylı yoldan elde edilen iki aday ismi var denilebilir.

O iki isimden hangisi masadan onay alabilir?

“Kamuoyu yoklaması yaptırılacak ve hangi isim önde çıkarsa masa onu aday gösterecek” deniliyor. 

Yeterli mi bu?

Sanmıyorum.

Masaya onay için getirilecek iki isme, yukarıda anlatmaya çalıştığım, altı partinin dışından da -HDP’den ve hatta kısmen de olsa AK Parti ve MHP tabanından da- oy alabilme şartı açısından bakıldığında, o şartın tam karşılanamadığı görülecektir.

Ya daha kapsayıcı bir isim bulunacak ya da belirlenecek adayı -mesela Kemal Kılıçdaroğlu’nu- CHP dışındaki partilerin seçmenlerine de benimsetip oy vermelerini sağlayacak formüller üretmek gerekecek.

Ben yine görüşümde ısrarlıyım: İktidar cephesinin adayı karşısında başarılı olabilecek, sandıktan cumhurbaşkanı seçilerek çıkabilecek kişinin daha kapsayıcı bir isim olması gerekir.

Ne zaman bu yolda bir yazı yazsam ve “Abdullah Gül gibi biri” desem, kıt anlayışlı birileri, belli bir kişiden söz ettiğimi sanıyor.

Halbuki ben bir kişiden değil o kişide temsil edilen ‘6’lı masa’  dışındaki partilerin tabanlarının hiç değilse bir bölümüne de sempatik gelebilecek özelliklerden söz ediyorum.

Uzlaşmayı öyle biri üzerinde sağlayamazlarsa, iktidar cephesinin işini sandıkta kolaylaştırmış olurlar.

Görüşüme itiraz edenler de galiba bunu sağlamaya çalışıyor…

ΩΩΩΩ 

Reklam

32 YORUMLAR

  1. İktidar diktatörler birliği Şanghay örgütüne gözlemci olarak adım attı bugün. Ülkenin bu otokrat kafayla gideceği yer belliydi zaten. İşgalci Putin, soykırımcı Şin Pin ve avenesinin yanıbaşı. Bizim millet de aval aval bakıyor, çünkü söz söyleme hakkı yok artık, meclis de yok, medya da yok, adama ayar verecek muhalefet de yok. Demokratlar klübünden kovulmayı beklemeyecekler, koşar adım dostlarına gidecekler.

  2. yazar masa devirmek le, muktadirler masanın altındakilerle, birzamanlar birileri kasalardaki ayakkabı kutularıyla ..
    herkes birşeylerle ilgilenirken,
    çok sevilen bir Kayseri mv festivalde boy gösteriyordu. malum birisi dedi iki domates yeter öbürü dedi bir kaç gram vs..
    ama, fakat vekiliniz tarım gıda üzerine çalışıyor.
    sevilen bir tv spikeri bazan zeytini ağaçtan toplayıp üzüm tanesi gibi ağzına atıyor bazan,
    bu seferde yamulpatlıcanını tanıtayım derken patlıcanın dikeni eline batıyor çünkü yumrusundan tutmayı bilmiyo!..
    nerden bilsin?
    patlıcan domates geldi bunca zaman sadece kamyonlarlaa taaaa …
    bu arada ben tv yi sonradan açtığım için kısa bir süre yalova patlıcanını tanıtıyor sandım🙃😊😊
    çileğin ağaçta yetiştiğini, hamsinin kavağa çıkabildiğini söyleyen olursa, siz sakın inanmayın yinede😂.

  3. Kılıçdaroğlu, “İlk Evim İlk İş Yerim” 81 ilde 500 bin konut 250bin işyeri 50bin arsa gibi dev atılımı küçümsemiş. Başvuru 2 milyon civarında.
    Peki CHP ne yapıyor? Tabii ki heykel yine heykel yine heykel. Antalya’nın her yerine Yunan tanrıçasının heykelini dikeceklermiş. Artık Atatürk heykelinden de vazgeçmişler.
     Adamların derdi memleketi yontma taş devrine götürmek olsa gerek. Herhalde projenin ismi de ilk heykelim falan olur.

    • Uzun lafın kısası, çeşit çeşit insan var… Öyleleri de var ki “sadakatleri” ihanetlerinden daha tehlikeli.
      “Kim ne derse desin ben sözüme sadığım. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’la kurduğum vefa ilişkisini son nefesime kadar sürdüreceğim…” diyen Davutoğlu mesela.
      Bir de Babacan gibi “çalışkanlıkları” miskinliklerinden daha tehlikeli olan insanlar vardır.
      Yanınızda harıl harıl çalıştıklarını sanırsınız, meğer “Görünür değildim ama tam göbeğindeydim” misali aleyhinize çalışırlar.

  4. AK partililere Teşekkür ediyorum.

    Biz burda Erken seçim derken onlar devamlı şecim zamanını işaret etmişlerdi onun için teşekkür ederim.

    Erdoğan ilk defa erken veya baskın seçim yapmadığına pişman olacak.

    Bazı kitleler var bunlar olayları sağlıklı değerlendiremiyorlar Bu kesim Geçim sıkıntısına düşünce o lideri öyle bırakıyorlar.

    Gün geçtikçe “Ekonomiyi düzeltse düzeltse Erdoğan düzeltir” Bu sözün yanlış olduğunu öğreniyorlar Ben seçim zamanında AKP diye bir parti kalmıyacağını düşünüyorum.

    Gün geçtikçe Muhalefet kuvvetleniyor. Mansur Yavaşın ismi bile şimdiden uykularını kaçırdı. Ak Partinin zayıfladığını gören bazı AKP’lilerin yurt dışı çıkışları hızlandı ilerde AKP partisinden Milletvekilleri bile istifa edip kendini Adeletten kurtarmak için bazı partilere yanaşacağını zannediyorum.

  5. CUMHURBAŞKANI YARDIMCILIĞI
    6lı masa yada Millet İtifakı için şu an Kemal Kılıçdaroğlu ve Mansu Yavaş daha öne çıkmış durumda.
    Kılıçdaroğlu’na karşı millyetçi seçmenin,
    Yavaşa’a karşı Kürt kökenli seçmenin bir kısım çekinceleri var.
    Bu çekinceler seçim sürecinde daha önceden deklare edilecek “Cumhurbaşkanı yardımcısı isimleri ile giderilebilir.
    Örneğin;
    Kılıçdaroğlu aday ise milliyetçi/ülkücü referanlı bir cumhurbaşkanı yardımcısı,
    Yavaş aday olduğunda ise Kürt bir cumhurbaşkanı yardımcısı ismen deklare edilerek seçildiği taktirde atanacağı açıklanarak bu itirazlar beraraf edilebilir.

  6. Seçimlere 9 ay var; kim bilir bu hesaplar kaç kez bozulup yeniden yapılır.
    Ama mevcut durum şu: 6’lı masanın üzerinde uzlaşabileceği bir aday yok. Kılıçdaroğlu olsa zoraki olacak, kimsenin içine sinmeyecek. İmamoğlu olsa İstanbul’daki başarısızlığı gözlerden saklamak imkânsız olacak. Yavaş’ı yapsalar hayatta karşılığı kalmamış klişe bir “sağcı aday” sloganına aldanmış olacaklar…
    Çıkışı olmayan bir labirente sıkışıp kaldılar. Hepsi bunun farkında. O yüzden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan toplum desteği artmış durumda. “Sen-ben” kavgası yapan muhalefeti görünce küskün seçmen Erdoğan’a yöneldi. Ekonomiye çeki düzen veren Erdoğan, 2023’te büyük bir zafere daha imza atacak. Yenilginin faturası ise önce Kemal Bey’e, sonra da “ayrı yola” girme cesareti gösteremeyen Meral Akşener’e kesilecek. Diğer 6’lı masa üyeleri zaten hiç yoktular!

  7. bu tarihten sonra hiçbir parti yada başganı masadanda kalkamaz ortaklığıda bozamaz😊.
    göbek bağıyla bağlılar çünkü sistem buraya zorunlu olarak sürüklüyor, sürükleyecek,..
    taa ki bu değişik denemeli sistem değişinceye kadar artık böyle 🤗.
    (parti başganı istifa ederse o istisna sadece yolu bu ayrılmanın).
    *CB adayı kazanacak biri olsun fikri vekil dağılımı önemini gölgelerse masa toptan devrilebilir dikkat!
    *CB adayı önemli değil, odunu koysak kafasıyla gidilirse masanın altıda yanar üstüde miktat!
    önemli olan:
    masa üyelerine prim yaptıracak, kazanamayacağı bilinse bile makama aday olanın katacağı dahi düşünülerek seçime gidilmeli!
    Muharrem İnce, sarıgül Özdağ ve birçok partili partilere dönebilme, katılabilmeyi ümit edebilmelidir!
    yoksa masanın ayaklarıda üstüde altıda boş😂
    cumhur mu?
    onların birşeye ihtiyacı olduğunu sanmıyorum😊

    • aday:k.oğlu olamaz sa!
      masayı kim dağıtmaya kalkabilir?
      oy potansiyeli az olan partiler olmayacağına göre dağıtan,
      kim olur kendi ayağına kurşn sıkan?🙁😯
      sen vekil dağılımını düzgün adaletli hak hukuk gözeterek yapmayı başar!!!
      başgam adayı senin kuzen olsun istersen🤗.

  8. ZENGİN EV SAHİBİ OLDU BİLE
    Sözcü gazetesinden Erdoğan SÜZER’in haberine göre KKM için bütçeden şu ana kadar 75 milyar TL ödenmiş
    75 milyar TL’ ile vadedilen sosyal konutlardan 124 bin adet yapılabiliyormuş.
    Haberde çok önemli bir detay atlanmış.
    KKM için Merkez Bankasından ödenen tutar.
    yaklaşık 1-2 ay önce KKM için bütçeden 60 milyar TL ödendiğinde, Merkez Bankasından da 80 milyar TL ödenmişti.
    Şayet Merkez Bankasından aynı oranda ödemeye devam edilmişse 100 milyar TL daha eder ki, bunun anlamı yaklaşık 300 bin sosyal konutun parasının zenginlere ödendiği anlamına gelir.
    Tabii ki, zeginin tapu klasörüne bir sayfa daha eklenmesi demektir.

    • kur koruma mevduatını isme yazılı açıyorlar.
      yani faizi kim alıyor, belli!
      bu usul gelmeseydi,
      bir saat içinde kimin kaç maney nasss götürdüğünü onlar hariç bilmiyor du hiçkimse🙃
      bilinmeyen korkutur!
      şimdi herkes biliyor,
      bakalım bilinen ne işe yarayacak🤗
      128 mil.. $ olayını hatırlayın, nereue? kimlere gitmişti???
      şimdi durum hükmedenlerin lehine!!!
      mi acaba?

      • CHP Milletvekili İlhan Kesici, Merkez Bankası’nın kayıp 128 milyar dolar rezervine ilişkin “AKP’li arkadaşlar, sözcüler; grup başkan vekili seviyesi de dahil olmak üzere, bizim arkadaşlar laf atıyorlar arada beni referans gösterip ‘bu kayıtlarda vardır hiçbir şey kaybolmaz’ diyorlar. Tamam kaybolmaz. Bu kadar ekonomiden sorumlu arkadaşlar var, biri çıkar derli toplu bir açıklama yapar. Referans olarak kullanılır değil mi? Hala referans olarak beni kullanırlar. Çünkü benden daha iyi anlatacak kimseleri yor” dedi.

        Kesici ardından bu olayı fıkra anlatarak cevap verdi: Atila ile Dursun mahkemelik olmuşlar. Hakim soruyor; ‘Oğlum adın ne?’ Cevap veriyor: ‘Atila. Ama tek ‘L’ ile.” Dursun’a soruyor: ‘Adın ne?’ Cevap veriyor: ‘Dursun ama ‘L’ yok.’ Hakim Soruyor “Oğlum Dursun’da ‘L’ olur mu?’ Cevap geliyor: “Biz ne dedik hakim bey?”
        (128 milyar dolar) Ben diyorum ki bu kayıtlarda vardır. Bu kayıtlardan kaybolmaz. Onlar da diyor ki; “Biz ne dedik işte bunu dedik.’

        • kkorumalı mevduatta, 128 hikayeside sonuçta “giden paralar!” konusuna girer.
          kanuna nizama usule dayandırmadan ben yaptım oldu ile umarım kimse birşey yapmamış olsun!
          usule (kılıfa) uydurulmuşsa benim yapacağım birley yok ! taa…
          seçmen hesabını harcayandan soramazsa muhalefetten soracağı muhakkak!😂😂😂

  9. Sayın Koru ,
    insan davranışlarını incelediğimizde büyük kısmının irrasyonel olduğu ortaya çıkar . Duygular işin içinde yer aldıkça da böyledir. Okul çıkışı etüde giden kızım ayarlanan servis ile gitmeyi reddetti. Belediye Otobüsü ile gitmeyi tercih ediyor. Zira arkadaşları ile daha çok kakara kikiri yapma şansı oluyor. O bir ergen de, yetişkinler de çok farklı degil. Hayat böyle , duygulara hitap etme ön plana çıkıyor. Seçime giden Micotakis in milliyetçilik duygularını kaşıması gibi.

  10. gül diye diye 6 lı masa yı gül düreceksiniz. kardesim Abdullah gül bakalım hala karsdes mi gorecegiz. tabi ki yeni bir UFO! cikmazsa.

  11. Reisimizin dedeği gibi kazanamayacaksınız nefesiniz yetmeyecek 24 haziran sabahı yine yorum yazacam yorumum belli KAZANAMADINIZ…………..

  12. Gürsel Tekin, “HDP’ye bakanlık verilir” derken, bu lafın CHP’yi zora sokacağını ve Kılıçdaroğlu’nun adaylığının zora gireceğini bilmez mi?
    Kılıçdaroğlu, adaylık konusunda öyle havaya girdi ki, onun aday olmasını istemeyenler (CHP içinden/dışından) bütün odaklar aylardır tezgâh peşindeydiler.
    Asıl soru şudur: Gürsel Tekin, kim adına/hesabına Kılıçdaroğlu’nu çelmeliyor?
    Abdullah Gül için mi mıntıka temizliği yapılıyor, İmamoğlu için mi?
    Yoksa Gürsel Tekin’in “aday belli, CHP’li bir isim, diğer muhalefet partileri de yadırgamayacak” diye aylardır ismini gizlediği zat için mi?
    6’lı masa sadece Tekin’in çıkışı ile sarsılmıyor.
    26. Dönem CHP Milletvekili Barış Yarkadaş, katıldığı TV canlı yayınında İyi Parti tarafından CHP’ye yönelik eleştirilere tepki gösterirken, “HDP’li seçmenlerin katkısıyla seçilen büyükşehir belediyelerinden ihale alıyorlar. Tek tek biliyorum beni konuşturmasınlar.” dedi.
    Kılıçdaroğlu istediği kadar “6’lı masada çatlak yok” desin.
    Türkiye, sınır ötesi harekâta hazırlanırken, PKK’lıları mağaralarından başlarını çıkaramaz hale getirirken 6’lı masadakilerin işleri çok zor.
    Çünkü PKK’ya vuruldukça HDP kahroluyor, HDP’nin kimyası bozuldukça da 6’lı masa sarsılıyor…
    Daha bunlar iyi günleri…

  13. HAHAHAHA! FEHMİ KORU DA İSTİFA ETTİ

    ABDULLAH Gül’ün cumhurbaşkanlığına aday olmasını isteyen son üç kişi kaldı diye yazmıştım.

    Üç ismi de sıralamıştım.

    Hayrünnisa Gül… Fehmi Koru… Ve Muharrem İnce…

    *

    Muharrem İnce’nin Gül’ü isteme nedeniyle diğer ikisinin Gül’ü isteme nedenleri, tabii ki çok ama çok farklı.

    *

    Neyse…

    Dün baktım, Fehmi Koru, Gül’ü unutma bahçesine atmış, bambaşka bir telden çalıyor.

    Aynen şöyle yazmış:

    *

    “Ben, ‘6’lı masa’da elini en iyi oynayan parti liderinin Meral Akşener ve onun adayının da Mansur Yavaş olduğunu düşünüyorum.”

    Ahmet Hakan

  14. Kemal Kılıçdaroğlu adaylık mücadelesi verirken, partiyi fena halde bağlamıştır.
    Daha da fenası:
    – Bağlayıp da sanki ne olmuştur?
    Hiç.
    Türkiye buna sadece katlanmıştır.
    Daha daha fenası:
    – Bizi buna alıştırmıştır.
    Artık atış serbest.
    Rüzgar eken, fırtına biçer.

  15. Bülent kuşoğlunu okuyunca yazınız boşa düştü Sayın koru, dağıldılar bile

  16. Yazar, yazilarinin basına koyduğu gorselleri kredi vermeden kullaniyor. Belki de, bazilarinin söylediklerini yanlış anlamaları ondan kaynaklaniyor olabilir.

  17. aritmetik ortada,
    akp seçmeninden gelecek oya büyük oranda ihtiyaç yok, zaten ne kadar oyu kaldı ki,
    bu oyların çoğunluk itibarıyla simbiyotik oy olduğunu düşünürsek zaten buradan oy almak ta hikaye. mhp oyları önemli tabi.

    şimdi bu başkanlık sistemi kurgulandığı zaman % 50+1 işin kilit kısmıydı, cumhur bu oranın ne anlama geldiğini o zaman çok fark edememişti ama şimdi anladı. gerçi o zaman hesap akp+mhp karşısında chp+hdp hesabı idi, havada karada ülkenin yarısının oyunu alırız diyorlardı.
    tutmayan hesap bu hesap, karşısında böyle bir muhalefet bloğu bu hesapta yoktu. chp nin bir helalleşmeye gideceği, toplumda önemli bir karşılık bulacağı, sayın akşenerin parti kuracağı ilk seçimde büyük bir başarı yakalayacağı ve akp içinden insanların partiden ayrılıp, partiler kuracağı hesapta yoktu.
    şimdi bir arada çok daha güçlü dev gibi bir muhalefet bloğu var,
    seçim düzenlemeleri işe yaramadı, hdp çatlak açmadı, hainlik hikayelerine kimse kanmıyor sonuçta aklı başında olan kim inanır zaten, etiketleme, ötekileme tutmuyor, aday bir türlü açıklanmıyor yıpratılsın.
    masa da dağıtılamayınca huzur kaçar tabii.
    huzur da kaçar, başka şeylerde…
    hdp kimsenin umurunda olmasa keşke ama bu ülkenin seçmeninden %10 oy alıyor bu çok ama çok büyük bir oran. yaklaşık 6 milyon oydan bahsediyoruz. kimsenin eliyle itebileceği bir oran değil, bu ülkenin insanı, vatandaşı meşru seçmenimiz bu.
    bilgi işlemeye hesap denir, önümüzde böyle bir bilgi varken muhalefetin hesap yapması kaçınılmaz elbette. sayın akşener tabanına bazı şeyleri anlatmakta zorluk çekiyor ama bence hayli de başarılı bir şekilde ilerliyor.
    seçim takvimi açıklanınca aday da açıklanacak, mansur yavaş gibi bir aday açıklanacak olursa şimdi bile anketlerde hayli önde, tüm bloğun desteğiyle ki bence büyük bir coşku da yaratacak bir aday olur seçimi açık ara muhalefet kazanır.
    huzuru kaçanlar olur sanırım, hem de çok.

    “İktidar cephesi Tayyip Erdoğan’ı yeniden aday gösterecek, onun karşısına kimi aday çıkarırsak kazanır” diye düşünenler mutlaka vardır, ancak milletin arasına karışıp onlardan oy talep eden muhalefet partilerinden siyasiler öyle düşünmenin yanlışlığını sahada elle tutarcasına fark ediyor olmalılar.”
    diyor sayın koru,
    kimler bu hayallerde acaba?
    başkanlarımız bile erdoğana fark atıyor, sayın yavaş, anketlerde hayli önde, sayın imamoğlu desen zaten iki kez yenmişliği var, hangi düşünceye yaslanıyorlar bilmem. bundan önce seçim başarıları ülkenin konjonktürüyle yakından alakalıydı, bagajı dolu bir chp ve türkiyeleşememiş bir hdp karşısında seçim kazanmak, hazineyi istediğin gibi kullanarak kolaydı. chp seçmeni ülkenin eğitimi ve geliri yüksek olan kesim ve bu kesimin bir sayısı var, eğitimi ve geliri yükseltirsek bu kesimiz oyu da artar. ama eğitim seviyesini sürekli düşürürsek, artırmakta zorluk çekiyoruz işte. aynı sorun iyi parti için de geçerli. bu partilerin oyunu arttırmak için eğitim kalitesini ve standartlarını yükseltmemiz lazım ki insanlar eğitimi arttıkça, okudukça, hayatı ve dünyayı tanıdıkça muhakeme yeteneği gelişsin muhalefetinde oyu artsın.

    bir isim üzerinde ittifak edilecekse herkesi kapsayan bir isim olmalı,
    yuvarlak masa bu nedenle kıymetli değil mi zaten?
    hepsinin oyunu almak demek zaten türkiye demek değil mi?

    • Tunç Soyer’in sözleri için:
      “Bu tür hüküm cümleleri halkı rahatsız eder, dolayısıyla gerek yoktu.”
      (Meral Akşener, 13 Eylül, Habertürk Televizyonu)
      Demek istiyor ki hanımefendi; doğru söylüyorsun, lakin bu tür cümleleri halkın önünde kurmamak gerekir. İnsanlar bu konularda hassastırlar. Oysa biz onların oyuna muhtacız…
      Birisi çıkıp; Akşener’in kastı bu değildi derse;
      Biz de deriz ki; Akşener Türkçeyi nasıl kullanacağını bilmiyor.
      Bu cümle, bu haliyle, bu anlamı mündemiçtir.

      • biri ne der bilemem,
        sizin ne dediğiniz de sizi ilgilendirir,
        ben bağlamı beğenmeyen oy vermesin bu kadar basit diyorum.
        ekonomiye bakmak yerine, nuh nebi zamanının konusuna bakıp oy verecek olanın oyu kalsın bana kalırsa. 😉

      • “Kakara kikiri” bir yorum. Meral hnm ne dese teşhis hazır ve nazır! Soyer’e karşı sessiz kalsa bir türlü kalmasa bir türlü. Soyer’e “o cümleler halkın M. kesimini rahatsız eder ama biz siyasetçileri rahatsız etmez, hepimiz aynı b.kz; kakara kikiri!” mi deseydi.. Soyer de ona “ben o lafları bizim L. kesimini mutlu etmek, Z-kuşağından oy çıkartmak için söyledim, kakara kikiri!” deseydi!…

        Kaka raki kiri!
        Hara kiri piri,
        Okumuro çiyo
        Capon marka biri…

        • Capon “akl”ı severim,
          Dik alnından öperim,
          Onlar nerde, biz nerde,
          Geri kaldık, hemşerim!

          Sağolası başımız,
          Hâlâ eksik ‘aş’ımız
          İşin püf noktasını,
          Göremedi Paşamız!


          • İlim-Bilim sancağı,
            Gökten ilham kaynağı,
            Elimizde Kur’an var,
            Abıhayat ırmağı!

            Kuran’ı anlamadı,
            “Ad”ını koyamadı!
            “Monkey see monkey do”yla,
            Yaşama doyamadı!
            ….


          • Geçmişinle barışmak!
            Adam gibi çalışmak!
            İlham, motivasyonla,
            El hak bize yarışmak!

            Evrenin kökü DiNdir,
            “Düzen”i hep “çetin”dir
            Kur’an ilham kaynağı,
            Gerisi disiplindir!

  18. Evet koca memlekette eli ayağı düzgün ve çatışmacı bir dile sahip olmayan uzlaşmacı milleti 🌹 dürecek bir muhalefet adayı aranıyor. Şimdi değilse ne zaman? Artık kendini namzet görenlerin muzaffer bir eda ile gayrete gelip kutsal devlet ve müphem dava hezeyanları denen şeyin yerli ve milli menfaat birliktelikleri olduğunu haykırmak zamanı gelmiştir. Milleti güldürmek için yeter söz milletindir deme zamanıdır. Yoksa bilin ki boyaları dökülmüş akape organizesi bütün iç ve dış paydaşları ile birlikte atı alan Üsküdarı geçti demek için gün sayıyor.

    • Zamanında Yavuz Donat abi, Demirel için “Bir bilen” derdi. Mansur Bey “Bir bilinmeyen”… Anladığımız kadarıyla tabu kırmak gibi bir derdi de yok. Meydan okuyamıyor. Sessiz kalmak avantajlı sanıyor ama bence değil.
      Bilinmedik bir adaydan ziyade bilindik adayı tercih ederim. O yüzden sürpriz olmasından ziyade net bir aday olsun. Kemal Bey bu bakımdan daha tutarlı ve gerçekçi biri.
      Zaten olağanüstü bir şey olmazsa Kemal Bey adaydır. 2023 seçimleri Erdoğan ile Kılıçdaroğlu arasında geçecektir.
      Cumhur İttifakı’nı destekleyenler Kemal Bey aday olursa gevşemesin. Seçimler kolay olmayacak. Son konut projesi büyük sükse yaptı. Ama daha yapacak işler var. 2023 seçimleri kazasız, belasız olsun. Neticede kim kazanırsa kazansın, dünyanın sonu değil. Demokrasi işledikçe, ki işliyor, sorun olmaz…

Comments are closed.