You are currently viewing Oh ne âlâ memleket…

Oh ne âlâ memleket…

Son birkaç yıldır İstanbul-Ankara ve İstanbul-İzmir arası seferlerimin sayısı bayağı arttı. Tercih ettiğim yöntem de karayollarını kullanmak. Şehirler arasındaki köprüler ve otoyolları mahallemin cadde ve sokaklarından daha fazla tanıyorum.

İstanbul’dan Ankara ve İzmir’e yolculuklar için, paralı yollar kullanıldığında, en az 2 bin TL’yi göze almak gerekiyor…

Vergi vermekten hoşlanılmayan bir ülkede yaşıyoruz; devletin gelirleri daha çok dolaylı vergilerden elde ediliyor. Köprüler ve otoyollardan geçmek için ödenen yüksek ücretler devlete gidiyor olsa, hiç kuşkusuz “Helal olsun” derdim…

Ancak şehirler arasındaki köprülerin hepsi ile otoyolların çoğuna ödenen ücretler özel şirketlere gidiyor. Yalnız kullananların ödedikleri yüksek ücretler değil, devletin şirketlere taahhüt ettiği oralardan geçen araç sayısının altında kalındığında, aradaki farkı her bir vatandaş ödemek zorunda kalıyor…

‘Yap-işlet-devret’ adı verilen sistem öyle çalışıyor…

Devletin kasasına gelirleri doğrudan giren pek az karayolu ve köprü de yüksek ücret ödenerek gidilebilen diğerlerine eklenecekmiş…

Yazının devamı için