Seçim sonuçlarını tablolarla veriyorum ve 31 Mart'ta sürpriz bekliyorum…

43

Seçim tarihi yaklaştıkça muhtemel sonucu üzerinde kalem oynatmak biraz olsun kolaylaşıyor. Adaylar bile yeni resmileşti. Liderler henüz sahaya inmedi. Seçmenlerin kararsız görünen bir bölümü daha kime oy vereceği konusunda yavaş yavaş kararlı hale gelmekte.

Bugünkü durum değerlendirmesi, bana, 31 Mart akşamı sürprizlerle karşılaşılabileceğimizi düşündürüyor.

Önce şu tabloya bir göz atmanızı isteyeceğim:

1984 yerel seçim sonuçları..

Yukarıdaki tablo askeri yönetimin siyasi hayata dönüş izni vermesinin ardından yapılan ilk genel seçimde iktidar olmayı başarmış ANAP’ın girdiği ilk yerel seçimin sonucunu gösteriyor. Yüzde 41.52 oy oranı hemen bütün illerin ANAP belediyesi haline dönüşmesi anlamına geliyor. Seçmen sayısının 20 milyona varmadığı seçimde ANAP’ın rakipleri resmen nal toplamışlardı.

İlk sürprizli seçim (1989)

1989 yerel seçim sonuçları..

Bir önceki tabloda açık ara birinci olduğu görülen ANAP’ın beş yıl sonra karşılaştığı sürprizin tablosudur bu. Ülkeye ‘çağ atlatan’ parti olduğu iddiasıyla girdiği, seçmen sayısının 25 milyona dayandığı 1989 seçimi ANAP için büyük bir sürprizle sonuçlandı. Görüyorsunuz, Turgut Özal‘ın partisi ANAP, Erdal İnönü‘nün SHP’si ve Süleyman Demirel‘in DYP’sinin ardından ancak üçüncü olabildi.

En büyük sürpriz ise İstanbul’da yaşanmıştı o seçimde. Seçimin favorisi görünen ANAP’lı belediye başkanı Bedrettin Dalan SHP’li rakibi Nurettin Sözen karşısında ciddi bir yenilgi tatmıştı.

Refah Partisi de ilk sürprizini o seçimde yaşattı. Daha önce, 1984’te, Türkiye genelinde oyların yalnızca yüzde 4.40’ını alabildiği halde, 1989’da ülke genelindeki oyunu 9.80’e çıkarmayı başardığı gibi, Konya büyükşehir belediye başkanlığını da kazanarak…

Reklam

Bir sürpriz seçim daha (1994)

Şimdi de üçüncü tabloya yakından bakalım:

1994 yerel seçim sonuçları..

Bir önceki (1989) seçimde birinci sıraya kurulduğu görülen SHP oylarının yarıdan fazlasını kaybederek 4. sıraya düşmüş; buna karşılık 1980 sonrası girdiği seçimlerde yüzde 10 barajını aşabileceği görüntüsü vermemiş olan Refah Partisi (RP) ilk iki sıradaki DYP ve ANAP’ın ardından baş farkıyla ve oylarını bir mislinden fazla artırarak yüzde 19.13 oy oranıyla 3. sırada yer almıştı. Seçmen sayısı da 30 milyonu aşmıştı o seçimde.

RP’nin İstanbul ve Ankara büyükşehir belediye başkanlıklarını kazandığı, Tayyip Erdoğan ve Melih Gökçek‘in Türkiye siyasi tarihine adlarını yazdırdıkları ilk seçimdir bu.

At yarışlarında galibin milimetrik ölçen aletlerle belirlendiği ‘foto finiş’ durumunun benzeri olan 1994 İstanbul seçiminin tablosunu sunayım da sürpriz daha iyi görülebilsin:

1994 yerel seçimi İstanbul sonuçları..

Her parti İstanbul’a mutlaka kazanacağını düşünerek en güçlü adayını çıkarmıştı. Sol cenah üç ayrı partiyle girmişti seçime ve Murat Karayalçın‘ın genel başkanı olduğu SHP (20.30), Bülent Ecevit‘in DSP’si (12.38) ve Deniz Baykal‘ın CHP’si (1.40) arasında sol oylar paylaşılmıştı. Toplamı neredeyse yüzde 35’e vardığı halde, yüzde 25.19 ile RP’nin adayı belediye başkanı seçilmeyi başarmıştı. (Aynı seçimde RP’nin ülke çapındaki oyu yüzde 19.13’tü.)

O gün bugündür aynı başarıyı ülke genelinde de sürdürüyor 1994 yerel seçiminden belediye başkanı olarak çıkan Tayyip Erdoğan

Karşısında yer alanlar ise, ya oyları birbirine benzeyen farklı partiler arasında bölündüğü için, ya da rakipleri ittifak yoluyla da olsa oy takviyesi aldığı için, hep kaybediyorlar…

Reklam

Seçmen sayısının 57 milyonu geçtiği 31 Mart günü yapılacak seçim bana 1989 ve 1994 seçimleri gibi sürprizlere açıkmış gibi görünüyor.

Kimin için sürpriz, işte bunu şimdilik bilmiyorum.

O güne biraz daha yaklaşalım, belki onu da bilir hale gelebiliriz.

ΩΩΩΩ

43 YORUMLAR

  1. Secimde surpriz murpriz olmayacak. Halk vermeyecek …hirsizlar oylari calacak…saltanat devam edecek. Secsis hicbir sekilde denetlenemiyor. Orada donen dolaplari yazan muhendis tutuklu. Ekonomik krizden bunalan halk kendi caresine bakacak. Demokrasi mi….ruhuna fatiha… Islami siyasallastiran , butun cirkinlikleri feto meto ile maskeleyen …dupduru Islamin yüzünü karartanlari lanetleyip Allah a havale ediyorum

  2. “İlahi hasan bey….. Hakan beyin şiirimsilerinden bile daha komik bir fikir bu:)))” H. Gayret at 16:25
    *******
    Söyle, neden tahammül edemiyorsun bay Hasan’a,
    Komik şiir mi istedin, durup dururken, al sana!
    Kimseye bulaşmasan, olmaz mıydı ki işine baksan..,
    Paralı asker gibi partizan! öyle dilemiş başkan!
    …..
    Seçimler geliyor seçimler, domates biber patlican…,
    Varlık Fonumuz sağolsun, bu manevra partizan….
    Yüzde otuz beşi hala umutluysa, çaresizlikten…
    Hayal kırıklığına uğramışlar, belki yüzde seksen!
    Ne kadar büyük bir şanstı, ne büyük fırsat-ı ganimet,
    Şükür dedik Yarab! tertemiz ellere geçti siyaset!
    Ancak öyle mi oldu, toparlamak mümkün derken işleri
    Kılıç kalkan oyunu! o gün bu gün, iki ileri bir geri….
    Geçmişten intikam almak için gelmişler adeta,
    Misliyle aynısını yaptılar Yarab, ne büyük hata!
    Zannettik ki Hakkın Hukukun yüce savunucuları
    Ne görelim! bunlar da davanın cüce savunucuları
    Bugün milli ve yerli, çelikleşmiş bir menfaat grubu,
    Gerçek ne ise Allah bilir, velakin genel algı bu!:
    “Hazine, varlık fonu, hatta milletin donu ellerinde,
    Ülkeyi temsil etmek, bugün bunların tekellerinde!”
    ….
    *******
    Hakan K.

  3. İlimiz Ak Partinin her seçimde en yüksek oy aldığı üç ilden biri ,caddesinde,sokağında neredeyse sol partilerin izi yoktur.Önceden kiminle konuşsan ,ak partili çıkardı ama son zamanlarda ya insanlar görüşünü söylemiyor yada korkuyor bi tuhaflık var benim gördüğüm Ak Parti burada beklediği oyu alamayacak hatta önceki seçimde aldığı oyun yarısını ancak alacak gibi ,bunun sebeblerinide söyleyebilirim ama kafanızı ağrıtmayayım 1 Nisanda değerlendiririz nasib olursa

  4. Kim ne yaparsa yapsın Erdoğanı yenemez. Neden yenemez? Çünkü
    Türkiyeyi Araplara satıp kendileri sülalece vergiden muaf Vakif adi altında ABD den Villalar ,Arsalar, öğrenci yurtları alio yatırim yapiyor. Milletede ABD yi Düşman olarak gosteriyor.
    Oysaki Turkiyede
    ‘Hayır’ için kurulan AKP vakfı ABD’de yaklaşık 3 milyon dolara villa aldı
    Yönetiminde Tayyip Erdoğan’ın kızı Esra Albayrak’ın bulunduğu TÜRGEV ve Ensar Vakfı’nın New York merkezli ortak kuruluşu Turken Vakfı, Michigan’da St. Joseph nehri kıyısında bulunan yaklaşık 328 dönümlük arazi ve çiftliği 2 milyon 895 bin 37 dolara satın aldı. Vergiden muaf iki vakfın ortak kuruluşunun satın aldiği villa Muhammed Ali’nin satilan villasi ve içinde sipor tehsisleride bulunuyor.
    Kurucular Turken Vakfı, Ensar Vakfı ve TÜRGEV tarafından kuruldu. Amerika’daki Müslüman öğrencilere burs ve yurt olanağı sağlamak amacıyla kurulduğu öne sürülen vakfın; Boston, Virgina, Chicago, Manhattan, Queens ve Washington’da 11 yurdu var.
    Kurucular vergi ödemiyor. Vergiden muaf kurucular listesinde kimler var dersiniz.
    Amerika Michigan’da St. Joseph Nehri’ne uzun bir kıyısı olan arazi ve çiftliği yaklaşık 2.5 milyon dolara satın alan Turken Vakfı’nın kurucuları Ensar Vakfı ve TÜRGEV, Türkiye’de kamu yararına vakıf olarak faaliyet gösteriyor. Bu yüzden devlete vergi vermiyor. Arazi ve çiftliği satın alan Turken Vakfı’nın Genel Sekreteri Haluk Gani, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan gibi Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden mezun. Vakfın yöneticileri arasında Erdoğan’ın kızı Esra Albayrak var. Turken’in kurucularından TÜRGEV’in Genel Başkanı Fatmanur Altun, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un eşi. Erdoğan’ın kızı Esra Albayrak TÜRGEV’de de yönetim kurulu üyesi,. TÜRGEV’in yöneticileri arasında Kadir Topbaş’ın istifasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturan Mevlüt Uysal da bulunuyor. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan ise vakfın genel kurul üyeleri listesinde yer alıyor.
    Türkiyede kazandiklarinin 1 kuruş vergisini vermeden sülalace ABD de yatırim yapar ken vatandaşlarada ağac köku yemeyi tavsiye edenler hali bu.
    Şu an ABD de sabah….Iyi uykular Türkiye
    Zenginin mali fakirin çenesini yorarmiş faka bizim trollerin çenesini de yalanlar ve iftiralar yoriyor.

      • fetoden farklari yok.tamamen kendi ikballerini dusunuyorlar.fakir ogrencinin ne isi var yuzme havuzlu villa da.gulen gibi kacarlarsa orasi siginaklari olacak.

  5. Ekonomik krizler iktidar değişimini beraberinde getirir. İttifaklar olmasaydı bu seçimde de muhtemelen Ak partinin bazı belediyeleri kaybettiğine şahit olacaktık. Ancak seçimlere ittifaklar üzerinden girilince işler biraz farklılaşıyor.
    İttifaklar üzerinden girilen seçimde mevcudun büyük bir ihtimalle korunduğu bir seçim yaşayacağız. Her iki ittifakta ellerinde olan şehirleri büyük oranda koruyacaktır.
    Seçime gününe doğru, birilerinin beklediği gibi dolar kurunda eksi yönde çok büyük bir değişim olmadığı sürece, mevcudun korunduğu bir seçim yaşayacağımız kanaatindeyim.
    Bu seçimin galibi Millet olsun. Uyanırsa…

  6. Gidişat o ki gayrimemnun AkPartililerin sandığa gitmeyecek kısmının büyüklüğü seçimin sürprizi olacaktır.
    Bu tip seçmenin AkPartiden memnuniyetsizliği büyük ama başka oy vereceği parti de göremiyor. Haliyle sandığa gitmez ise sonuçlar sürprizleri getirecektir.

  7. Yazarı subliminal masaj vermekle suçlayan yorumculara….
    Subliminal mesajı nasıl anlıyorsunuz, ne gibi kriterlere tabi tutuyorsunuz, eliniz de ne gibi bir mihenk taşı tutuyorsunuz da benim anlayamadığım ve göremedigim subliminal mesajlari siz görebiliyorsunuz.
    Yoksa…
    Geçen gün bir yorumcunun yaptığı gibi, yetkili mahkemede görülüp karara bağlanan bir davayı yok sayıp kendinizi de hem hakim hem savcı hem polis hemde mübaşir zannederek burada yeniden yargılamaya mı kalkıyorsunuz?

    • Yazdığından çok yazmadıklarını bakarsan bile anlarsın.
      Mesala bu ülkede bir darbe oldu değil mi?
      sadece Madura için en az 10 yazı yazan sayan yazar darbe ile ilgili tek bir yazısı var oda “Gülen yapmadıysa bile yaptı oldu” artık diyerek sanki Afrika daki bir tren kazası kadar bu konuyla ilgili fikri olduğunu anladık böylece.
      Ha geçen seçin Gül ü çatı aday yapmak için yazdığı yazılar az aşağıda (ama direk değil hep dolaylı).
      Burayı takip eden ve yorum yapanlar zaten Yıllardır Sn Koru yu takip ediyor merak etme.
      O “leb” demeden “leblebi” diyeceğini bilen insanlar takipçileri.
      sen rahat ol

    • yaren, deveye hendek atlatirsin ama bunlara laf anlatamazsin, polemige girmek fazdasiz. bunlar trol ve maalesef burayi da sarmis durumdalar. malum medya yazarlari her turlu yonden yazip bir odak icin calisirken ve her turlu muhalefet siddetle bastirilirken bu hak ve dogru olur ama burada bir analiz yapilursa bu subliminal mesaj ve hainlik olur. bu durum narsistlerin herseyi kendilerine yontmalari gibi bir durum lafla sozle duzelmez. selametle kalin.5

      • Yazan ben trol oluyorum ama sen paralel trol değilsin
        Neden rahatsızsın sende yaz bende yazayım
        İstenilen bu değil mi
        Yoksa köpeksiz köyde değneksiz mi gezmek istersin

  8. Bu yerel seçimlerin sürprizi DSP olacak.
    Çünkü gerçek solcular, Atatürkçüler ve Kılıçdaroğlu’ nun katlettiği gerçek vatansever siyasetçiler DSP de parlayacaklar..

    • Gerçekten de öyle. DSP bir güneş gibi parlıyor. solda koltuk sevdalılarının kendilerine yer bulabileceği bir liman eksikliği vardı. gerçi chpden akpye, mhpye de dönebilirlerdi ama orda hem kontenjanda yer yok hem de o kadar fazla dönüş bel sağlığı açısından sakıncalı.
      – Merak etmeyin, kendilerinin bel sağlığı değil, onlar antrenmanlı, seçmenlerinin bel sağlığından bahsediyorum.
      – onlara oy verecek seçmenlerin o kadar dönüşe bünyeleri el vermeyebilir.
      – ayrıca, dsp’yi parlatma çabanızla “stratejist” rumuzunu da hakediyorsunuz.
      – Bir de, fehmi beyin verdiği seçim sonuçlarını incelerseniz, solun bölünüp aradan tayyip erdoğanın sıyrılıp sola nasıl nanik yaptığını ve solun elinde sadece domates biber patlıcan kaldığını da görebilirsiniz.
      – İlave olarak! sol benim umurumda değil, ama ülke umurumda ve şu anda seçilmemesi gerekenlerin seçilmesinin önünde durabilecek güç, iyi parti-chp ittifakının performansıdır.
      – bu nedenle de iyi parti-chp ittifakının desteklenmesi, sadece “solcular, atatürkçüler ve kılıçdaroğlu”nun katlettiği gerçek vatansever”in değil, akpliler ve mhpliler de dahil, küçük bir azınlık hariç, bütün ülkenin elinde domates, biber, patlıcan kalmaması açısından önemli.
      – İlaveye ilave! Atatürk “cumhuriyet, ilmi hür, irfanı hür, vicdanı hür bireyler ister” diyerek, demokrasi için birey olmanın önemine vurgu yapmış. oysa sen Atatürkçü veya solcu olarak birey olmayı reddediyorsun.
      – Atatürk doğru söylüyorsa niye atatürkçüsün? Atatürk yanlış söylüyorsa, gene aynı soru: “niye atatürkçüsün?. atatürkün yaptıklarının, dehasının değerini bilmek farklıdır (ki ben biliyorum bu nedenle atatürkçü değilim), atatürkçü olmak farklıdır. Atatürkçüler, atatürkün dehasını ve yaptıklarının önemini anlamayanlardır.

  9. Türk milleti ferasat sahibidir.Sizin bilinç altı bu yönlendirmelerinize gelmeyecektir.Mert olun çıkın böyle perde arkası planlar tutmaz.Ülkemizde 17 yıldır huzur,bolluk var.Ne bekliyorsunuz, bu millet geçmişi unutmayacak ve yine vefasını gösterecektir inşallah.

  10. Sonuç
    Türkiye 1900’lerde dinsizleşmeye başlamıştı. Bu 1933’e kadar devam etti. 1933’te Mustafa Kemal zımnen batılılara hitap ederek “Size vadettiklerimin hepsini yaptım. İnkılapları gerçekleştirdim. Şimdi muasır medeniyetin fevkına çıkacağız. Elimizde tuttuğumuz meşale, müsbet ilimdir.” demişti. Batılıların hoşuna gitmemiş Türkiye’nin muasır medeniyetin fevkine çıkma amacını sindirememişler. İnönü’yü uzaklaştırmış, dinsizliği şiar edinmiş Bayar’ı getirmişler. Faizli bankalar onun zamanında kurulmuş, laiklik anayasaya onun zamanında girmiştir.
    1938’de İnönü başkan olmuş ve inkılapların tamamı durmuştur. Hasan Ali Yücel ve Şemsettin Günaltay gibi İslamiyet’i bilen kadro ile İnönü İslamiyet’e yaklaşmıştır. Kur’an kursları, ilahiyat fakülteleri, İmam Hatip okulları onun zamanında açılmıştır.
    Menderes, Bayar’a rağmen Türkiye’ye ibadet serbestliğini getirmiş ve sonunda Batılılar onu sehpaya göndermiştir. Sonra Demirel geldi, İslamiyet’e ondan daha yakındı. Özal İslamiyet’e ondan daha yakındı.
    Sonra Erbakan geldi. Şimdi Erdoğan burada. Bugün iktidarda İslam taraftarları yer almaktadır. Eşleri başlarını örtüyorlar, kendileri beş vakit namaz kılıyorlar. Resmen İslam taraftarı olduklarını beyan ediyorlar. Öyle bir duruma geldik ki artık 1950’lerde dinsizlik anlamında olan laikliği savunmayan kimse kalmadı.
    Şimdi seçime gidilmektedir. Bütün partilere İslam düşmanı olmayan adayları koymuşlardır. İslam düzenini kabul eden hiçbir parti adayı yoktur. AK Parti’den Bünyamin Demir istisna edilmelidir.
    Bünyamin Demir Medhal Derneği ve Kooperatifi’ni Adil Düzen’i anlatmak için kurmuş ve uygulamalara da geçmiştir. Bunu gizlemiyor, alenen söylüyor. Bunun dışında ortaklık düzenini, Kur’an düzenini, Adil Düzen’i benimseyen ikinci bir aday Türkiye’de yoktur.
    Herkes Müslüman ama kimse düzen olarak İslamiyet’i kabul etmiyor.
    Hangi partiden olursa olsun madem İslam karşıtı değildirler. Yarın hepsi ortaklık sistemini benimseyebilirler. Örnek de Güngören olacaktır. Bu şeref de AK Parti’ye nasip olacaktır. Beklenmedik bir kaza olmazsa tabii.
    Sonuç ülkemiz seçime büyük beklentilerle gidecektir. Yalnız Türkiye için değil dünya için barış meşalesini yakacaktır. Belediyeleri AK Parti’nin kaybetmesi Erdoğan’ı partide güçlü yapar. Bu da ortaklık düzenine doğru bir adım daha yaklaşmak demektir. Her halükârda İslam kazanacaktır.

    • ”’İnönü’yü uzaklaştırmış, dinsizliği şiar edinmiş Bayar’ı getirmişler. Faizli bankalar onun zamanında kurulmuş, laiklik anayasaya onun zamanında girmiştir. ”’
      Bu yorumunuz çok ağır olmuş .Birine dinsiz demek kendisi itiraf etmediği sürece çok büyük yanlıştır.

  11. Analizi yapılan geçmiş seçimlere baktığımızda en belirgin etmen olarak, ben; ANAP gibi dört eğilimi bünyesinde barındıran ve fakat Özal gibi bir lideri ile dindar ve muhafazakar olarak anılan partinin güç kaybetmesine karşılık, karşısında bölünmüş bir sol blok olduğu halde, oyların, zamanın Siyasal İslam’ını temsil eden Refah Partisinde toplanmasına sebep, Türk halkının ekserisinin muhafazakar dindar eğilimde olduğunu; bunun yüzde 65-35 bandında seyrettiğini bugün bile görüyorum. Değil mi; 80’lerden beri bu hep böyle ve sol cenah oy oranını yüzde 35’lerin üzerine bir türlü çıkaramamıştır?
    Karşımızda muhafazakar oyların yer değiştireceği zamanın Refah Partisi gibi bir parti olmadığından, o seçimlerde seyreden bu tablo önümüzdeki seçimde gerçekleşmeyecek.
    Peki bu seçimde İYİ Parti ve diğerleri ile yapılan ittifak özelde CHP’nin, genelde sol’un oy oranını uzun vadede (iktidara taşıyacak kadar) artıracak mı?..hiç sanmıyorum!
    Halkın/seçmenin sıkışıp kaldığı nokta işte burasıdır. Kendi değerlerini artık yansıtmayan iktidar partisi ve karşısında alternatif olarak içinde sol olan bir ittifak, onun iştahını açmıyor..aşağısı sakal, yukarısı bıyık.
    Sıkışmışlık!
    Bu sıkışmışlık durumundan ”sürpriz” sonuç beklemek temenni olmaktan öteye geçmiyor ve ite-kaka sürüklenmek istendiği bu sonuca muhafazakar seçmen ”bir ders verilmeli, verilmeli ama sol’un devşireceği güç benim elimle olmamalı” diye de iç geçiriyor. Tablo bu.
    Bu tabloya rağmen seçmen ”bu bir yerel seçim; bir sonraki seçime kadar bundan ders çıkarıp kendini düzeltmez ise iktidar, babam da olsa affetmem” deyu asıl davranışını gelecek seçime tahvil ederek bir sonuç ortaya koyacak ki, Koru’nun beklediği sürpriz bu olsa gerek.
    İktidar bu yerel seçimde güç kaybedecek, belediyeler ‘darmadağın’ olacak.
    Ben de katılıyorum.

    • Çok doğru bir yorum yapmışsınız.
      Seçmen örneğin şahsım iktidara bu seçimde bir ders verip
      haddini bil , kendine gel uyarısı yapacak. İktidar başlangıçtaki
      kuruluş ilkelerinden epey uzaklaştı ve ülkeyi sorunlu bir hale getirdi.
      Muhalefet adam olsa çoktan yerle yeksan etmişti ancak kendi
      iç dertleri ve çekişmeleriyle uğraşmaktan memlekete vakit ayıramıyorlar.
      AKP dersi aldı aldı alamadı sonu DSP DYP ve ANAP gibi tarihin çöplüğünde
      yerini ayırtmalıdır.
      Peki düzelebilir mi ? Elbette mümkün Sn başkan etrafındaki yalakalardan
      kurtulup , saygıdeğer gazetecileri , kanaat önderlerini , sivil toplum kuruluşlarını
      dinlerse çarçabuk işleri düzeltebilir.
      Bazı yanlış eylemlerden de kurtulması gerekir. Örneğin çok yara aldığı damadı
      konusunda , allami cihan olsa yine o bakan olmamalıydı. Yok mu bu memlekette
      bu , işi hakkıyla yerine getirecek bir maliye bakanı.
      yapılabilecek basit şeylerle gemiyi tekrar rotasına sokabilir. Bunda da hem kendi hemde
      ülke kazanır.

      • Ben bu reddeden sonra iktidarın fabrika ayarlarına döneceğine hiç mi hiç ihtimal vermiyorum.
        Benim umudun yeni, demokrat-muhafazakar bir “sağ” parti.

        • İlahi hasan bey hiç gülesim yoktu; piyasa yeni merkez sağ demokrat parti kaynıyor sen hala doymadın mı? Hakan beyin şiirimsilerinden bile daha komik bir fikir bu:)))

  12. SEÇİMLERİN BELİRLEYİCİ EN ÖNEMLİ FAKTÖRÜ TENCERE MESELESİDİR.
    Eğer ekonomik sıkıntı ne ölçüde ise ülkeyi yönetenler veya sorumlular diyelim, bu ölçüde sonuç alırlar.
    Sorumlu olanlar seçim öncesi ne edip yapıp halkın tenceresini seçime kadar sorunsuz kaynatması gerekir.
    Seçime kadar halkın gözünden ekonomik sorunları uyuşturucu etkisi yapan popilist (seçim rüşvetleri) uygulamalarla, kaçırabildiği sürece başarılı olabilirler.
    Seçimden sonra gerçeklerle yüzleşiriz.
    Damat adayının züğürt olduğunu düğün sonrası öğrenenlerin durumuna düşülebilir.
    Geçmiş olsun.
    Halk çaresizlik sendromuna sürüklenmiş adeta.
    Güçlü Rakipler görünmez bir el tarafından elimine ediliyor.
    Sanki bu süre şimdiki kendini ülkeyi yönetiyor sananların; verilen görevi bitirdiğine inanıldığı süreye kadar devam edecektir.
    Herkes kendince bir hesabi var.
    Ama çeşitli nedenle tarihten gelen ve Dünya konjüktürü Eski muktedirlerin elinin çok güçlü olduğunu gösteriyor.
    Bu seçimden sonra uzun süre seçim yok ülkenin yönünün ne olacağı kesinleşmiş olacaktır.
    Ülkemiz için en iyi nın olmasını arzu ediyoruz.
    Bu son seçim, en isabetli sonuçların alınması; halkımız için ender şanslardan biri olacaktır.

  13. Sayın Koru,
    Sosyolojik olarak, insanların beklentileri gerçekleşmediğinde kararlarını değiştirdikleri doğru bir gözlem . Bunun için iktidarlar yıpranır demişler. Tabandaki bu değişim talebi uzun süren iktidar dönemlerinde muktedirin çevresinde kümelenenler için de geçerlidir. Sen de mi Brütüs hikayesi de buna bir örnektir. Bunun için muktedir çevresini yenilemeyi bildiği oranda iktidarını uzatır. Eski yol arkadaşları görevini yerini getirmiştir. Yenilere kapı her daim açık olmalıdır. Bu kuralın yıllar içinde izlendiğini gözlemliyoruz. Öyle ya Siyaset Ustası olmak bu sırra vakıf olmakla mümkündür.
    Içinde bulunduğunuz ortamı her şeyiyle halka anlatamazsınız. Bu durumda risk almanız gerekir. Orta gelir tuzağından bir üst lige çıkmak için Sayın Başkan bu riski aldı. Tabi ki bunun sonuçlarını da hesap etmiştir. 81 milyon nüfus kabaca 20 milyon hane ancak 12 milyon emekli dul yetim maaşı alan bir kitle . 3.5 – 4 milyon memur maaşının derdinde. Köylü ürününün para etmediği şikayetinde . 29 milyon çalışan patronların gözüne bakmakta. Müteşebbisi zorlamak teşvik etmek gerekliliğini ortaya koyar. Herkes kazanmak istiyor ancak bu mümkün değil. Görelim mevlam neyler
    Neylerse güzel eyler
    Sanmaki gayr eyler
    Şerleri hayr eyler

  14. Fehmi bey öncelikle veriye dayanan bu araştırmanız/yazınız çok güzel. Sosyal araştırmalarda zaman faktörü önemli bir bağımsız değişkendir. Bu göz önüne alınması gereken önemli bir faktördür. Ben siyasetçi değilim. Fakat son beş yıldır yaptığınız tahminlerin isabetsiz olduğunu gözlemledim. Bence siz tahmin yapmayın. İnandıklarınızı korkusuzca yazın yeter. Tabi fetöcü damgası yemeyi göze alarak 😀 Rumuz kullandığım için üzgünüm. Korkuyorum. Çünkü avantaya bir yıl içeride yattım. Sonrada beraat oldu.

  15. Fehmi Bey’in geçmiş yıllara ait verdiği
    tablolar günümüzdeki durumu açıklamaktan çok uzak bence.Geçmişe ait
    oy tablolarında yer alan partilerin sayısı da gösteriyor ki sağda ve solda büyük
    bir dağınıklık var.
    Bugün ittifaklar gündemde.Seçmen iki büyük blokta yer alıyor.Bu özelliği ile geçmişteki durumdan ayrılıyor siyasi tablo.
    Son anda DSP ittifaktan ayrı bir baş çekmişe benziyor.Bir kaç yerde belki
    bu durum CHP’ye zarar verebilir.Fehmi
    Bey de buna dikkat çekiyor sanırım.

  16. Sayın Fehmi Bey,
    Subliminal mesaj vermeniz ve yeni parti umudu bekleyişleri suçlamaları hiç umurumuzda değil.
    AK partiye kurulduğu bugünden itibaren oy ve gönül verdik. Fakat artık objektif bakarsak hep yalan, hep tutarsız söylemler, hep israf, hep tepeden bakma, hep vefasızlık, hep çıkar, hep yolsuzluk olduğunu yeni anladık.
    Sol gelmesin diyerek Reis e destek verdik ama artık ailecek yok. Ya boş ya Saadet. Saadeti bile pkk ile özdeşleştirdiler ta pes. Fetöyü beslediğimiz yetmedi şimdi de Fetöcü ikan ederiz. İdris Naim Şahin madem Fetöcü alın içeri.
    Birde bizim yandaş kanal ve yazılı medyadaki kifayetsiz ak trollerimiz artık kabak tadı verdi ki afedersiniz midemiz bulanıyor.
    Şimdi parti kuruyor diyerek Davutoğlu Hoca ve ekibi hain ilan edildiler. Peki biz rahmetli Hoca dan ayrılıp (sözde parti kapanmıştı deniliyor yersek) parti kurarken vatansever miydik?
    Bizi yazın da buğday sıkıntısı bekliyor, köylü buğday yerine arpa ekti şimdi den varlıktan kurulan! tanzim satışları yönlendirelim.saygılarımla

    • Parti filan kapanmamıştı, parti içi anlaşmazlık/uyuşmazlık sebebiyle basbayaa çatır çatır vuruşarak ayrışılmıştı! Neyini anlamadın da bunun tunç bey? Buğdaya da kafanı yorma, arpa ekmeği hem daha sağlıklıdır:)

    • Parti kurulur ama omurgasız ve korkak olunmaz.
      Gül’ü CHP nin çatı adayı yapmak için türlü taklalar atılmaz.
      Hem içeride hemde dışarıda olunmaz.
      Açıkça çıklıp yanlışlar söylenir ve parti kurulur.
      Yeterince açık mı?

      • Biz hazır bir partiden ayrılmadık. Fazilet partisi kapatıldı yollarımız ayrıldı dedi yenilikçi kanattan Bülent Bey. Bizde onların peşine takılıp gittik.
        Hocam benim ömrümden alsın Allah sana versin diyenleri gördük.
        Şimdi o günlerde kınadığınız her şey şimdi başımıza geliyor. Kazandığımızı sanıyor iken kaybediyoruz.
        Arpa buğday meselesini bir kez daha inceleyip öyle cevap vermenizi salık veririm. Sadece bu mamulleri değil tüm tarımı bir inceleyin.

  17. 1994’den bügüne kazanan hep reis olduğuna göre süpriz ak parti kaybetiği zaman olmuş olacak.haliyle ak parti kaybedince muhalefetin kazanmasıda süpriz olmuş olacak.kendim ve çevrem ak partiliyiz daha doğrusu reisçiyiz.fakat bu seçimde oy kullanmak istemiyorum.çevremde muhalefete oy vermek isteyenlere özellikle chp ye kesinlikle karşı çıkıyorum.yani ak parti büyük bir kayıp yaşıyacak.

  18. fehmi bey yine yanlış ata oynadın.nasıl olsa oynamanın sonu yok tutmazsa bi şey olmaz tutarsa ben demiştim nasıl olsa birgün attığının tutma ihtimali var.sana bol şanslar.başarısız siyasetcinin koltuğunu bırakması gereğini hepimiz söylüyoruz.Attığı tutmayan gazeteci ne olacak.oda kalemi klavyeyi bırakacakmı

  19. SÜRPRİZ!!!
    Keşke seçimler sürprizli müprizli, eğlenceli geçse veya sonuçlansa. Partiler veya adaylarda seçim sonucuna göre kendini çek etse, kazanan adaylar geleceği garanti görüp boş işlerlerle yahut natameli işlerle iştigal edeceğine sürprizle karşılaşmamak için çok çalışsa.
    Fakat Türkiye gibi travmadan çıkmış, geçmişi ile hesaplaşamamış, azınlık ve aykırılıkları hoş görmekle beraber itidalde birleşmiş ana ekseni oluşturamamış ülkelerde seçimler Avrupa ülkeleri seçimleri gibi hoş bir eğlenceden ibaret değil.
    Yazarın istatistiklerini verdiği 1994 seçimlerini çok iyi hatırlıyorum. Sonuçları, desteklediğim partinin başarılarını gördükçe sevinç içinde neredeyse sabaha kadar televizyon başında geçirmiştim. Geç saatlerde yorumcular ve siyasetçiler seçimleri nasıl kendi partilerinin kazandığını anlatmakla meşguldü. Bu oturumlardan birinde Bedrettin Dalan söz aldığında farklı bir şey söyledi. “Bu seçimin asıl ve büyük galibi Refah Partisidir. Bu yükselişe diğer partiler hep birlikte önlem almalıdır” o zamana kadar asıl galip kendileri olduğunu ispat etmeye çalışan diğer parti temsilcilerinin yüzü ekşidi.
    Nitekim Dalan’ın ve içinde olduğu ekibin hazırlıklarını iyi yaptığı 28 Şubat sürecinde ortaya çıktı. Bu ekip halen aynı yerde, aynı reflekslerle fırsat kollamaktadır.
    31 Marta Akşamı bir kaç belediyenin bir partiden bir partiye geçmesi ile mi sürpriz yaşayacağız, yoksa 100 yıldır bütün inkıtalara rağmen kendini tahkim ederek sürekli gelişen ana omurga çatlayacak mı?
    Olası depremde evi başına yıkılacak vatandaşa seni bir “sürpriz” bekliyor demek gibi bir şey.

    • Sayin hd; “Azinlik ve aykiriliklari hosgoren demokrasiler”den kastiniz ispanya falan mi? Avrupa secimlerinin ne kadar hos oldugunu da mayista falan goruruz isallah:)

  20. Önceki seçimlerde de vatan haini ilan etme, Beka sorunu ortaya atma ve kendilerine oy vermeyenlere zillet illet diye terörist ilan diyorlar mıydı? Sorgulamak lazım.
    SAYGILAR SEVGİLER

  21. Fehmi beyin kendisinin de bahsettiği gibi,yazdıkları biraz at yarışçıların ya da lotocuların yaptıkları hesaplar gibi olmuş. Ama çekilişten, yarıştan önce bu tür hesap kitaplara göre oyun oynayanlar, sonuçta bekledikleri ikramiyeyi pek tutturamıyorlar gerçek hayatta.

  22. Süprizin Adresi belli
    Bu kadar dağınık ve güven vermeyen bir muhalefetin şansı yok
    Yani “Rose” brütüs partisi başka bahara
    Size de bol bol subminal Mesajlar içeren yazılar kaldı yine

    • birisi oturuyor calisiyor analiz yapiyor universitelerde yapilmayan bir tez sunuyor biride tuh kaka diyip iftira atiyor. tipik bir ulke manzarasi. birileri calissin birileri ustune coreklensin. ama insallah sona geliniyor deniz bitti. sayin yazari bu degerli calismasi icin tebrik ediyor ve tesekkur ediyorum.

      • Sayın okur;
        Yazarın son 5-6 yılını okursan analizlerin tamamı “Whisfull thinking” ve PIAR
        Bir önceki seçimde var gücüyle Gülü Çatı aday yapmak için binbir dereden binbir örnek verdi durdu.
        Yani yazarın araştırmalarındaki veriler hep tek taraflı alınmış nedense son 17 yıla ait tek bir veri koymamaış.Buna araştırma değil yönlendirme denir.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız