Son zamanlarda şifreli açıklamalar oluyor ve ben onları çözmekte zorlanıyorum.. İşte son örnek…

30
Reklam

İlk gençliğimden mısraları aklımda kalmış Orhan Veli tarzı kısa bir şiir var, fakat araştırma yaptığım halde şairini tam tespit edemedim.

Aktarayım:

“Kaşın şifre / Gözün şifre / Gülmen konuşman şifre / Yaradan şifreli yaratmış, // Seni çözmek için / Şifre müdürü mü olmalı?”

Bu şiiri bugünlerde aklıma getiren pek çok açıklamayla karşılaşıyorum.

Neredeyse herkes şifreli konuşuyor ve benim hemen hemen bütün günüm birbiri ardına gelen açıklamalardaki şifreleri çözmeye çalışmakla geçiyor. İşin kötü tarafı, gri beyin hücrelerini çalıştırarak yaptığım zihinsel çabanın sonucunda, şifreyi çözüp çözemediğimi bilmekte de zorlanıyorum.

Son şifreli konuşma hiç beklenmeyen yerden -ve kişiden- geldi.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) başkanı Muharrem Akkaya’dan…

Hukukçular genellikle kitabi konuşurlar. Önlerinde kendilerine rehberlik edecek yazılı metinler -anayasa ve yasalar- vardır ve onlar da o metinlere bağlı kalarak yorumda bulunurlar. Yargıçsalar, vardıkları sonucu karara dönüştürdüklerinde, yazdıkları metni ilk mektep eğitiminden ötesini görmemişlerin bile anlaması beklenir.

Reklam

Oysa YSK başkanı hayli şifreli konuşmuş…

Türkçe de yayınlanan Alman Deutsche Welle (DW) haber sitesinden Alican Uludağ’ın, 2023 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde Cumhur İttifakı’nı oluşturan iki parti tarafından adaylığı düşünülen Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olup olamayacağı hakkındaki sorularını cevaplamış Muharrem Bey.   

Önce “Önümüze gelebilecek bir konuda hukuki değerlendirme yapamam; somut bir şey söylemem mümkün değil; ihsas-ı rey olur” dedikten sonra sözlerine şunları eklemiş:

“Ancak ben kendime göre bir çalışma yaptırdım. Kurul üyeleriyle paylaşmadım. Konu YSK önüne gelir gelmez, bakacağız. Belki aday olmaz, belki başka bir şey olur… Cumhurbaşkanı, resmen adaylığa başvurmadan bu konuyu değerlendiremiyoruz.”

Gazeteci bu, Alican Uludağ “Bir kanaatiniz yok mu, nedir o?” diye bastırdığında kendisinden gelen cevabı da aktarayım:

“Bir kanaatim var. Bu konuyu anayasa hukukçusu olan, güvendiğim bir arkadaşımla istişare ettim. Araştırdık. Görüşüm oluştu. Bununla ilgili sürekli yazılanları okuduk.”

Söylediklerinin hepsi bu kadar.

Hadi bakalım, çıkın çıkabilirseniz bu işin içinden…

Reklam

“İhsas-ı reyde bulunamam” diyen YSK başkanı, bir gün önce de, Kübra Par’a konuşmuş, onun Ekrem İmamoğlu hakkındaki mahkeme kararının kesinleşmesi halinde adaylığının tehlikeye düşüp düşemeyeceğine dair sorusuna şu cevabı vermişti:

“Adaylık süreci kesinleşmeden cezası kesinleşirse yerine başka bir aday gösterebilirler. Fakat kesinleştikten sonra listeye dokunmamız mümkün değil. Seçime girer ama kazansa bile mazbatası verilmez.”

Onun konumundaki bir hukukçudan gelebilecek açıklıkta bir cevap bu.

İyi de, neden Tayyip Erdoğan’ın adaylığı konusunda aynı açıklık ve berraklıkta bir cevap vermemiş olabilir YSK başkanı? 

Kendisinin dört üye arkadaşıyla birlikte YSK üyeliği bir ay sonra sona erecekmiş; yerlerine Yargıtay ve Danıştay’ın yeni üyeler seçmesi gerekiyor. Yasaya göre beş üyeden biri bile seçilemezse hepsi görevlerine devam ediyorlar.

Böyle bir durumda kişisel kanaatini daha gür sesle ifade edebilirdi gibime geliyor. O ise şifreli konuşmayı tercih etmiş.

Güvendiği için kurul üyeleriyle bile paylaşmadığı bir çalışma yaptırması ve kurul dışından bir arkadaşı ile istişare etmesi doğal mı? İstişare ettiği arkadaşı yalnızca hukukçu mu, yoksa anayasa hukukçusu olduğu halde siyasi bir sıfatı da var mı? Bunları merak etmekten kendimi alamıyorum.

YSK da mahkeme sayılır, hakimler verecekleri kararları mahkeme dışı birileriyle istişare edebilirler mi? Doğrusu bilmiyordum.    

Bakabileceği bir davayla –Tayyip Erdoğan’ın üçüncü kez adaylığı ile- ilgili görüş açıklaması ‘ihsas-ı rey’ oluyor da, bir başka davayla -ceza alan Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı ile- ilgili görüş açıklaması nasıl oluyor da ‘ihsas-ı rey’ kapsamı dışında kalıyor? Anlamakta zorlanıyorum.

İmamoğlu ile ilgili konuda Erdoğan’la ilgili olandan daha fazla bilinmeyen unsur var oysa. Bir kere, savcı karara itiraz etti, herhalde sanığın avukatları da edecektir. İtirazlar önce istinaf mahkemesine gidecek, karar orada onaylanabileceği gibi onaylanmayabilir de… Diyelim onaylandı, bu defa Yargıtay’a gider ve orada da onaylanabileceği gibi onaylanmayabilir de… Böyle bir işlem bizim ülkemizde normalde altı-yedi ayda sonuca ulaşmaz; ama diyelim aceleye getirildi ve karar seçimden önce kesinleşti; o durumda da Muharrem Bey ile dört arkadaşı YSK üyesi olmayabilecekler…

Yoksa Muharrem Bey her iki karar sırasında da görevde olacağına mı güveniyor?

Durum böylesine muğlak, fakat YSK’nın bir ay süresi kalmış başkanının İmamoğlu’yla ilgili kararın ne olacağı konusunda hiç tereddüdü yok.

Oysa, ilki 2014’te, ikincisi de 2018’de olmak üzere iki defa cumhurbaşkanı seçilmiş Tayyip Erdoğan’ın anayasal durumunda kafa karıştıracak hiçbir yön bulunmuyor. Anayasanın 101. maddesi başka hiçbir yere çekilmesi mümkün olmayan açıklıkla, iki defa seçilmiş birinin yeniden cumhurbaşkanı adayı olamayacağını ifade ediyor.

Üzerinde araştırma yaptırdığı, anayasa hukukçusu bir arkadaşıyla istişarede bulunduğu ve galiba kanaat sahibi de olduğu bir konu Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili olan…

İşte ben bu iki konuya yönelik kafa kurcalayıcı farklı yaklaşımları anlamakta müthiş zorlanıyorum.

Yalnız o iki konuda da değil; bir de Muharrem Bey‘in cevabında yeniden adaylığı konuşulan Cumhurbaşkanı Erdoğan için sarf ettiği “Belki aday olmaz, başka bir şey olur” cümlesi var.

Nedir o ‘başka şey’?

Şifreler çok ve ben onları çözemiyorum.

Aklımın almadığı bir şey daha var, hadi onu da paylaşayım: DW Türkçe internet sitesi bazı yayınları beğenilmediği için erişim yasağına uğramıştı. Dünyanın her tarafında yayınları Türkçe bilenler tarafından okunabiliyor, ancak Türkiye’de yaşayanlar sitede yayınlanan haberleri okumaktan mahrum kalıyorlardı. Şimdi durum değişti mi, bilmiyorum.

Hala yasak olsa bile yargı yasağına maruz bir yayına YSK başkanının özel açıklama yapması o yasağı işlevsiz kılmaya yarar herhalde.

Yoksa yaramaz mı?

Gördüğünüz gibi, gri beyin hücreleri her şifreyi çözmede yeterli olmayabiliyor.

Tek tesellim, çözmeye çalıştığımın çoklu şifre olması; bu kadarı herkes için fazla deyip teselli buluyorum..

ΩΩΩΩ

Reklam

30 YORUMLAR

  1. şifre çözmeye gerek yok lisans eğitimi almış biri açar bakar anayasaya ve ilgili kanunlara sonucun ne çıkacağını az çok tahmin eder.

    • Bu dediğinizi CHP TBMM grup sözcüsü Özgür Özel’e kabul ettiremezsiniz! Özgür Özel’e göre Türkiye’nin anayasası da babayasası da hakimi de savcısı da polisi jandarması da Cumhurbaşkanı Meclis başkanı da her şeyi “fetöcüler”

      Özgür Özel diyorki; “Türkiye’de fetö ne derse o kardeşim nokta”

      Yani ben konuşmalarından böyle anladım siz de dinleyin belki siz farklı bir şey anlarsınız, TBMM oturumunda konuşuyordu ben bunu yazarken. Onu dinlerken konuşmasından anladıklarımı yazdım.

      Ben Özgür Özel’i “fetö”nün sözcüsü konuşuyor gözüyle dinliyorum.

      • Baran bey “Ben Özgür Özel’i “fetö”nün sözcüsü konuşuyor gözüyle dinliyorum.” diyorsunuz, aynen katılıyorum.

    • Necati bey biz daha burda bir şairin şiiri üzerinde uzlaşamadık siz de anayasayı okuyun tamam mı diyorsunuz nedir?

  2. Sayın Fehmi Koru, İslâm’ın şartına bir madde eklenir .’Beş değil, altıdır.O da ‘Haddini bilmektir.’ denir.Bu ‘anahtara’ göre tüm şifreler kolayca çözülür. Fikirlerin özgürleşmesi adına yersiz ,gereksiz ve dolambaçlı tartışmalar herkesi yorar.Slmr.Hikmet Özdemir.Em.öğretmen/Ankara

  3. aynı görev sorumluluğuna sahip biri imamoğlu için konuşurken ihsas-ı rey olmuyor erdoğan için konuşursa olur mu, burası muz cumhuriyeti mi ki
    biri için farklı, biri için farklı olsun?
    şimdi sayın erdoğan için sarf edilen belirsiz ifadeler üzerinden bazı çıkarımlar yapmak mümkün. cumhurbaşkanı resmen adaylığa başvurmadan diyor mesela,
    şimdi anketlere bakıp kazanması çok ihtimal dahilinde olmadığı için aday olmayacağını düşünenler var ama kendisi “son defa” bana oy verin deyip duruyor yani aday olmayacağını düşünmek abartmak olur üstelik kendi çıkıp aday olmasa kim olacak? ne kendinden sonrası için hazırlanmış biri var ne de yetişmiş biri.
    kurul başkanı kendine göre bir çalışma yaptırmış, kimse oturup yün örmüyor tabii, çalışıyor insanlar. normal şartlarda hukuki taamüllerle kendilerinin getirdikleri kimse koltuğa yapışmasın dedikleri iki dönem kuralına göre aday olamaması lazım, ne yani görev tanımını değiştirirsek yine aday olabilir mi diyelim, her 5 yılda bir görev tanımı değiştirerek ömür boyu adaylık verelim o zaman. son bir defa diyor ama belki de bu görev tanımıyla son bir defa diyor yeni bir tanımla yeni bir defa demeyecek mi?
    şimdi bu çalışmadan aday olamaz sonucu çıkar mı?
    çıkabilir.
    yani mağdur ihtiyacı varsa, anketlere bakarsak öyle gibi.
    bu durumda erdoğan engellenmeye çalışılıyor, dış güçler devreye girdi, bir el düğmeye bastı, ülkeyi dizayn ediyorlar, fetöcüler, hainler, ajanlar iş başında, erdoğana kumpas, erdoğanı yedirmeyeceğiz, bayrağımızı indiremeyecekler, vatanımızı bölemeyecekler, ezanlarımızı susturamayacaklar senaryoları bini bi para önümüze gelebilir.
    aday olur sonucu ise hukukun, kurumların, kişilerin fazla zorlanması demektir bu şimdi büyük sorun çıkaramasa da seçimde meclis çoğunluğu muhalefete geçince meşruluğu pek çok şeyin yanı sıra mesela bir türlü ortaya konamayan diploma gibi büyük sorun çıkarır.
    bir şifre varsa bir decoder de vardır,
    bu şifrenin çözümü, seçim tarihini biraz erkene almaktır,
    herkes için en ideal yoldur.
    bu ülkede ideal her zaman tercih edilmez gerçi,
    ihtiyaca binaen.

    • ben,
      bana yapılan yorumlara her zaman gereken cevabı veriyorum, yanıtsız bırakmıyorum. bu davranış, inatla değil, nezaketle açıklanabilir. üstelik bu konunun gündemde tutulması gerektiğini düşündüğümden yorumlarınız benim için bir araç sonuçta, bana alan açıyor ben de değerlendiriyorum.
      genellikle kimsenin görüşlerini savunmam, benim görüşüme uyuyorsa o başka tabi.
      o zaman hemfikiriz demektir.
      efendim münferit değilse huy tekrar edermiş,
      yıllar süren bir evlilikten söz etmiyoruz sanki. dürtü de tecavüzde yıllarca sürmüş.
      efendim, başka çocuklarda tekrar edermiş,
      burada çok şey yazılabilir ama ben umarım etmemiştir diyerek hüsnüzan etmekle yetineyim.
      lakin bu bir kereden bir şey çıkmaz zihniyetine sormak lazım bir katilin katil olması için kaç kişiyi öldürmesi gerekir,
      bir hırsızın hırsız denmesi için kaç hırsızlık yapması gerekir diye.
      mağdurun sayısı artarsa iş seri sıfatını alır, bir kişiyi öldüren katil olur, birden fazla kişiyi öldüren seri katil olur.
      efendim, kanıtınız var mıymış, ses kayıtları zaten belgedir, zaten kanıttır. mahkeme kabul etmiş, hala kanıt var mı diye sormak güneş var ama acaba gerçekten var mı diye sormak kadar zırvadır.
      keşke olaylar benim önyargım olsa ama değil,
      son bir kaç yılda çıkan onlarca haber bize olayların münferit değil tam tersi aysbergin görünen yüzü olduğunu gösteriyor, konular ortaya çıktıkça mağdurlar çoğalıyor toplum vicdanı harekete geçtikçe de yargı üzerine düşeni yapmaya başlıyor.
      öyleyse unutturmayacağız.
      konu bitmemiştir.
      bilakis.
      siyasi iktidar görevini yapmış, öyle mi?
      ne zaman?
      kamuoyu vicdanı harekete geçtikten önce mi?
      sonra mı?
      mahalle yanıyor,
      seyirci kalmayın.

        • Somut olarak son defa: Olay pedofili değildir. Konu bitmiştir. Olayı burada başta sayın yazar ve herkes kınadı. Sizin dışınızda pedofili üzerinden değil. Hırsızlık olayı benzetmesi buna uygun değil. Siyasi iktidar gerekeni yapmıştır.

  4. HUKUKU SIFIRLA(RIM)
    “Babcım paraları sıfırla”
    “Senin paraları mı kızım”
    “Daha fazla şeyyetme görüşürüz”
    Avrupa Parlamentosu başkan yardımcısı Yunan milletvekili Eva Kaili Katarlılardan aldığı rüşvet olan 500 bin Euro saklamasını babasından istemiş.
    Anlaşılan Yunanlılarda hırsızlık babadan-oğula değil, kızdan-babaya geçiyor.
    Bir de bizim çerez parası bile görmediğimiz rakamlarlarla helâli haram yapıyor.
    Bunlar da helâl-haram oranını bir türlü öğrenemediler
    Sanki mübarekler %50 joker hakkını kullanıyor.
    Helâl milyarda biri geçmeyecek.Yoksa yediğinde acil servisi boylarsın.
    Kucağa geleceklerini zaten bilmiyorlar.
    Bulgaristan Todor Jivkov döneminde “Aysel” olayında meydanlarımız(Ben de Saraçhane’deydim)ne diye inliyordu?
    “500 yıl yönettik böyle mi öğrettik”
    Gelelim hukukçularımızın şifresine.
    Danışılan Anayasa hukukçusunun M.Ş. olduğunu kundaktaki bebek bile biliyor.
    Bu zat-ı muhteremin görüşü:
    önceki Cumhurbaşkanlığı “sayılanmaz”.
    Nedenmiş?
    Çünkü Anayasa değişmiş miş miş.
    Çünkü sistem değişmiş miş miş.
    Pekâlâ Anayasa değişikliği ile devlet başkanının adı sıfatı değişti mi?
    Hayır değişmedi
    İkisinde de “Cumhurbaşkanı” demiyor mu?
    Evet diyor.
    Öncekinde Cumhurbaşkanı derken değişiklik ile “Başkan” mı diyor?
    Hayır. Herhangi bir isim ve makam değişikliği yok.
    “Anayasada değişiklikten öncekiler sayılmaz diye açık bir hüküm mü var?”

  5. “..Belki aday olmaz, belki başka bir şey olur… Cumhurbaşkanı, resmen adaylığa başvurmadan bu konuyu değerlendiremiyoruz.”
    -işte masanın bir ayağı.
    -diğer ayak, ysk seçim ile ilgili fikir beyan eder genelde! doğmamış çocuğa don..
    -öbürü, hükümet bişey yapacak! kahrolsun bağzıları “onu öyle yapma!.. böyle yapmazsan!..
    -bu da son ayak, milletçe yiyeceğiz iyi bir dayak!🤕. bu gidişle kimse kalem bile oynatmayacak!
    &İmamoğlu daha aday!.. ım bile demeden!..
    &RTE daha geliyomm girerimm bile demeden!..
    &enflasyonn!.. daha gelmeden! marcetler 6 ay sonra doğacak çocuğa giydirdiler zammı!😡
    Bu ne yaa?
    bu kadar germeyin insanı🤗.

    • Bırakın insanlar rahat konuşsun! karnından konuşma devri bitsin!
      Bırakın hükümet yönetenler yanlış yapsın kusur işlesin ki;
      deliğe tıksın hukuk işni yapsın! hapishaneler bomboş! bir saddam gelsin ondan sonra duvarları yıksın!! ondan sonra en kahraman rıdvan bir yirmi yıl daha👽..
      Sen akıllı bir muhalefetsen,
      yıkarsın hükümeti darmadağın edersin partisini çetesini, daha seçim gelmeden🤗.
      özledimm.. teninin pardon hukukun üstün yerden görünüşünü özledim.
      özledim sımsıcak ekmek arası peyniri yumurtayı biraz biber birazda turşulu sandviçi
      gerçekten özlettiniz!😡.

  6. DÖN BABA DÖNELİM

    Yazar yine masa6 dan bir şey çıkmayacağını anlayınca RTE nin aday olamayacağına ilişkin tezlerine dönmüş. Karşısına koysak kesin kazanır dedikleri Islak tuvalet terliği çapında bir aday bile bulamayan masa6 nın dramı kadar büyük bir dram bu.

    Bazı muhalefet parti liderlerinin dile getirdiği 3. kez aday olamama iddiası aslında bir turnusol. Şöyleki cumhurbaşkanlığı sistemine geçmeden önce ki cumhurbaşkanı, yetkileri, yönetim şekli ile anayasa değişikliğinden sonraki cumhurbaşkanının aynı olduğunu sananlar bence hiçbir konuda fikir beyan etmesin.

    • O kadar açıklıkla anlatıyorsun ancak anlamak istemeyenler anlamıyor, aynı “uyuyan insanı uyandırmak çok kolay, ancak uyuma numarası yapanı uyandırmak imkansız.” deyişi gibi sayın yazar da uyuma numarası yapıyor, geçen defa anayasa’nın değiştirilmesine dair kanunun 18 nci maddesinin b bendinde 101 nci maddenin iptal edilip değiştirilip yeniden yazıldığını yazdığım halde sayın yazarın ısrarla bunu ortaya atması inanılmaz. Türkiye’nin nasıl uçuk iddialar sürüleceğini bilip de bunu düşünmeden anayasa değiştirirken bunları hesap etmeyecek kişinin ancak aklından noksan olması gerekir.

  7. Ben size bir şifre vereyim…
    Bay kemale meral karşi.seçilemez diye.
    Imamogluna chp liler karşi.
    Meral ve yavaşa hdp karşi.
    Diger kücük partilere zaten herkes karsi .
    Güle chp ve meral karşı.
    Şimdi bu muhalefet aday çıkaracak ve erdogana rakip olacak hemi…😂Allah Erdogana başka nasıl yardım edecek..işte böyle😂tabi ANLAYANAAAA….

    • Sayın Erdoğan zaten gidiyor kendi yolunda musti. Birileri çıkıyor yoluna!
      Ama daha önce birbirlerine çelme takıp yere düşürüp koşar adım koşuyorlar, yetişebileceklerini sanıyorlar kaf dağına.
      Burdaki bilinmeyen denklem,
      her parti kendi iç işlerini, içlerindeki sorunu!!!
      6’lı masayı kullanarak!!!
      çözmeye bir sonuca ulaşmaya çalışmaları!
      -İmamoğlu daha BBB adayı açıklandığından beri CB adayı idi!!!!
      -Meral seçilemezsin ‘i görüyor lakin,
      O’da “zaten bizim aday seçilsin” demiyom diyor belkide🤗
      -Halk zaten tercihini yapmış veriyor oyunu Erdoğan ‘a.
      bu da benden:
      Gül sadece rakip olabilir Erdoğan ‘a!
      fakat, amaç yenmek değil, bir koltuk fazla kapmak! olmasa!

    • seçmen kimlere verecek Aferin,
      kime diyecek BRAVO?
      bende diyom ki,
      Elvedaa.. elveda..
      hepinize birden elveda.👋👋👋👋👋👋👋👋👋👋👋👋👋👋👋👋👋👋👋👋👋👋👋👋👋👋

  8. Fehmi bey, gündemin en önemli konusunu es geçmiş.
    “Adamlar sürekli birbirinin altını oyuyor.” Ortalık toz duman ama Fehmi bey havalara bakıyor dumanı görmek istemiyor. Ama duman yukarıya da çıkacak. Ha o zaman da yere bakar, nerde bu duman der, ben görmüyorum der.

    Bir de demiyorlarmıydı iktidar medyası fitne yayıyor diye.
    Kılıçtaroğlu, kendisine yapılan darbeyi cevap vermiş.

    Kılıçdaroğlu, Akşener’e
    ” Bir parti başka bir partinin iç işlerine karışmamalı. Her partinin kendi kuralları vardır. İmamoğlu ve Yavaş görevinin başındadır”
    Günaydınlar olsun Kemal Beye.
    Geçmişten ders çıkarabilirdi halbuki.
    Tansu Çillere çalım atmasından,
    Ak partinin kurucular arasından son anda çıkmasınsan, Mhp yi bölmesinden, 2018 seçimlerinden öğrenemedi mi ki.
    Veya Kılıçtaroğlunun İmamoğlu için 16 milyon arkanda demesinin ardından yok canım 85 milyon arkasında demesinde de anlamadı mı ki. Her yurt dışı gezisinde bir şeyler oldu. Kılıçtaroğlunu devre dışında bıraktılar Kılıçtaroğlu bunu da mı anlamadı. Kılıçtaroğlunun Alevi olmasını yine büyük ortaklarından biri gündeme getirmedimi, Ekranlarda her hafta Aday olursa kaybederiz, bize kazanacak aday lazım demelerini de görmedimi.

    Ama dünkü açıklaması Akşeneri köşeye sıkıştırdı. Hamle sırası Akşenerde.

  9. Kanaatimce açıklamada şifre falan yok. Sayın Koru siz şifreli konuşmuşsunuz çoğu kere yaptığınız gibi. Dahası seçim kurulu başkanının açıklamalarını şifreli/gizemli hale getirme çabasına girmişsiniz.

  10. Fehmi koru siz bazı şifreleri çözemiyorum diyonuz ama ben sizin şifreleri çözdüm gibi….İngiliz Guardiyan gazetesi “Muhalefet sandıkta birleşmeli “başlıgını atmış…sizde aynı şeyi diyonuz…

    • Altılı masa dağılır mı?
      Hayır dağılmaz! Hiç kimse o masadan ayrılamaz.
      Ayrılan kaybeder.
      Ya ne olur?
      Yazın bir köşeye Kemal Bey aday olur.

      Bu arada Akşener’in siyaseten nasıl ağır bir yara aldığını da önümüzdeki günlerde göreceğiz. Anketlere yansıyan oy kaybını Saraçhane üzerinden toparlamaya çalışan Akşener her şeyi eline yüzüne bulaştırdığının farkında.

      Ava giderken avlandı.

    • Mustafa bey ingilizler demokraside epey mesafe katetmişler anlaşılan, daha 15temmuzda bbc; darbeciler önce interneti kesmeliydi diye akıl veriyordu bunlara?!

  11. Önceki cumhurbaşkanı, sembolik cumhurbaşkanı, yürütmenin sorumsuz kanadı. Şimdiki cumhurbaşkanı; yürütme yetkisi kendisinde olan, yürütme organı cumhurbaşkanıdır. İkisi arasında çok büyük fark var. Statüsü değişmiş. Bir de eskiden cumhurbaşkanı seçilenin partisiyle ilişiği kesilirdi. Şimdi partisiyle ilişiği kesilmiyor. Bu ne demek? Biz partili bir cumhurbaşkanı seçiyoruz. Bu da yeni bir statü. Yeni bir hak. Aday gösterme usulü değiştirildi. 100 bin seçmende aday gösterebiliyor. Yüzde 5 olan toplam partiler tek başına toplu aday gösterebiliyor.

    Anayasa Mahkemesi’nin, Sayın Abdullah Gül’ün 7 yıllık görev süresi konusunda, yapılan 5 +5 değişikliği sonrasında verdiği iptal kararında söylediği pek çok şeyden biri de şu; ‘siyasi haklarda geleceğe dönük yapılan olumlu değişikliklerden vatandaşların yararlanması engellenemez’. İki defa seçilme hakkı vermişsiniz. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi; ‘bu hak geçmişte kullanıldı, biz bir defa bundan mahsup edelim’ diyemezsiniz, dedi. Ayrıca, eğer Meclis bu yönde bir irade koysaydı, Anayasaya öyle bir istisna koyardı. Yasa koyucu, böyle bir istisna koymamış. Yürütme organı adaylığı yeni bir haktır ve bu hakkı siz anayasada hüküm olmadığı durumda, yorumla, içtihatla alamazsınız. Anayasa Mahkemesi’nin de içtihadı ortada.
    ‘2028’de gündeme gelebilir’
    Parlamento tartışmaları 2028’de gündeme gelebilir. 2028 seçimleri geldiği zaman, parlamento seçim kararı alırsa, cumhurbaşkanımız 3. kez aday olabilir. Anayasa 3. kez adaylığın da önünü açık tutuyor. Onlar 2’nci kez çok görüyorlar ama bizim anayasamız 3’üncü kez aday olma ihtimalini açık tutuyor. Onlar şimdi, olmayan bir anayasa hükmünü varmış gibi göstererek, olmayan engeli varmış gibi göstererek, yorumla cumhurbaşkanımızın önünü kesmeye çalışıyorlar.

  12. Bizim hukukumuzda yazılılık esastır. Bir şeyin olabilmesi için yazılı olması gerekir. Anayasamızda görevin yetkilerinin değiştirilmesi durumunda görev sürecinin tekrar başlayacağına dair tek bir atıf yok. Yani diyelim Ekrem İmamoğlu seçildiğinde birçok yetkisi vardı. Mesela Galata Kulesi Büyükşehir Belediyesi yönetiminde idi. Ancak kendisi şu an itibariyle kendisinden önceki tüm belediye başkanlarından farklı olarak Galata Kulesi’nin yönetiminden sorumlu değil. Bu durumda bu yetkisi elinden alındığı için görev süresi yetkisinin kısıtlandığı süreden mi başlaması lazım? Bu durumda sayılmaz denen dönemde alınan maaşlar, kullanılan yetkiler kullanılmamış mı sayılacak? Ya da diyelim Belediye Başkanı’na aynı zamanda Valiliğe vekalet görevi de verilse, bu durumda belediye başkanlığı yetkilerinin genişlediği dönemden itibaren mi sayılır?

    Bunları konuşmak bile zait aslında. Gerçekte görevin yetkileri ile görevin süresi arasında hiçbir bağlantı yoktur. Görevin yetkilerinin azaltılması veya artırılması görevin süresinden bağımsızdır.

Comments are closed.