
Savaşı kazanan seçimi de kazanır mı? CHP’nin endişesi…
Bu yıl aynı tarihi kişiliğin hayatından kesitler iki ayrı filmle beyaz perdeye aktarıldı. Birinde o tarihi kişiliği canlandıran artist (Gary Oldman) dün Oscar’a aday gösterilen

Bu yıl aynı tarihi kişiliğin hayatından kesitler iki ayrı filmle beyaz perdeye aktarıldı. Birinde o tarihi kişiliği canlandıran artist (Gary Oldman) dün Oscar’a aday gösterilen

Beklenen oldu: Türkiye sınırlarının güvenliğine tehdit teşkil ettiğine inandığı PKK uzantısı PYD/YPG unsurlarının ABD eliyle ‘sınır güvenlik gücü’ne dönüştürülmesini engellemek için Afrin’e müdahalede bulundu. İlk

Şu günlerde yatıp kalkıp ‘‘Allah devleti yönetenlere yardım etsin’’ diye dua etsek yeridir. Belki de yakın tarihimizin dış politika açısından en muhataralı döneminden geçiyoruz; bunu

Milli Güvenlik Kurulu (MGK) son toplantısında Afrin’e askeri müdahale konusunu görüştü; toplantıya ait fotoğraflarda katılımcıların önünde açık tutulan haritalar kapsamlı bir müdahale hazırlığının yapıldığına işaret

İki gün sonra (13 Aralık günü), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT, eski İslam Konferansı Teşkilatı), dönem başkanı Türkiye’nin davetiyle ve münhasıran ABD’nin aldığı Tel Aviv’deki büyükelçiliğini

Önce Mesut Barzani’nin kendisine babası tarafından emanet edildiğini aktardığı Türkiye ile ilgili vasiyeti hatırlatayım. Okuyalım: “Org. Eşref Bitlis ile Korg. Necati Özgen 1992 yılı Ekim ayında, PKK’ya karşı

İran, gelen haberlere göre, Mesut Barzani’nin ‘bağımsızlık referandumu’ konusundaki ısrarı üzerine kapattığı sınır kapısını açmış… Bizde pek duyulmadı, ama önemli bir haber bu. Irak Merkez

Irak sınırımızın karşı tarafında bugün yapılması çoktan kararlaştırılmış referandum konusunda ayaklar nihayet suya erdi; AK Parti’nin ve hükümetin değer verdiği yazarlar, uzun zamandır ilk defa,

Türkiye bu güne kadar inişli-çıkışlı da olsa sınırları ötesindeki Kürtler konusunda doğru bir politika izledi. Onların Türkiye’de yakın akrabaları bulunduğunu hiç gözardı etmeyen bir politika…

Dönemi “28 Şubat’ın başları” olarak gayet iyi hatırlıyorum da.. ilk kimin aklının eseri olduğunu tam çıkaramıyorum; belleğimde ‘kendisi ekranlara çıkmayan biri’ olarak yer etmiş o
