Trump, CB Erdoğan’a, “Geceyarısı Ekspresi filmini gördün mü?” sorusunu yöneltmiş… 

39
Reklam

Londra günlerimden bir anı.

Yıl 1978.

Okul arkadaşlarımdan bir Alman genç, dostluğu daha da artırmak için olacak, sinemalarda kapalı gişe oynanan yeni gösterime girmiş bir filme birlikte gitmeyi teklif etti. Film Türkiye’de geçen bir olayla ilgiliymiş. Günü belirledik, akşama yakın bir seansta biz de diğer sinemaseverlerle kuyruğa girdik. Kuyrukta beklerken, filmin afişlerindeki Türklere benzedikleri için seçildikleri belli olan sert artist yüzler dikkatimi çekmedi değil. Ancak büyük sürprizi tıka basa dolu sinema salonundan başım önde çıkarken yaşadım.

Tek kelimeyle felaketti film. 

Sinema çıkışı Alman arkadaş bana veda etmeden ayrılıverdi.

Kendisiyle o günden sonra bir daha yan yana gelmedik.

Filmi izlemiş ve benden nefret etmesi gerektiğini anlamıştı.

Üzerinde uyuşturucuyla yakalanmış genç bir Amerikalının turist olarak bulunduğu Türkiye’de ve uyuşturucuyla yakalandıktan sonra cezasını çektiği cezaevinde -güya- yaşadığı insanlık dışı davranışları sergiliyordu ‘gerçek bir olayı yansıttığı’ iddialı film.

Reklam

Billy Hayes isimli gencin yazdığı aynı adlı kitaptan beyaz cama Oliver Stone’nun kaleme aldığı senaryoyla aktarılmıştı ‘Midnight Express’ (Geceyarısı Ekspresi) filmi. 

[Filmin ismi mahpuslar arası jargonda ‘hapisten kaçmak’ anlamına gelmekteymiş. Hayes, anlatımına göre, kendisini ziyaret eden kız arkadaşının gizlice bıraktığı paralar sayesinde gardiyan kılığına girerek dışarıya çıkmayı ve kaçmayı başarmıştır.]

Yıllar sonra önce Hayes çok daha sonra ise Oliver Stone kitaptan filme aktarılırken olayların olandan çok farklı yansıtıldığını, senaryosunda gerçeklerin çarpıtıldığını itiraf edecektir.

Oliver Stone ilk Oscar ödülünü bu filmin senaryosu sayesinde aldı.

Her sahnesi Türk ve Türkiye düşmanlığını körüklemek amacını taşıyan bir filmdi Geceyarısı Ekspresi

[Tahmin edileceği üzere, filmin Türkiye’de gösterimi yasaklandı ve uzun yıllar yasaklı kaldı. Ta ki, Bülent Öztürkmen yönetimindeki HBB televizyonu, 1993’te, birkaç gün öncesinden yayınlanacağını duyurup gösterimini yapana kadar…]

Trump: Patavatsız bir lider

Durduk yere öyle bir filmi şimdi neden hatırladım ve hatırlatıyorum?

Reklam

Sebebi güncel. Dün içeriğinden söz ettiğim, Beyaz Saray’da hem kendisinin hem de First Lady’nin en yakınında görevli olarak bulunmuş gazeteci kökenli Stephanie Grisham adlı kadın, Donald Trump’ın ve ailesinin yanında geçirdiği dört yılda görüp gözlemlediklerini kaleme aldığı kitabında anlatıyor. 

O kitabın bir çok yerinde Trump’ın yüz yüze görüşmelerinde dünya liderlerine karşı sergilediği gaflar da anlatılıyor. Onlardan biri de bizimle ilgili.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve heyetiyle 2019 yılındaki G-20 zirvesinde gerçekleşen görüşmesinde yapılıyor o gaf…

Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu Türkiye heyetine dönüp “İçinizde Midnight Express filmini göreniniz var mı?” sorusunu yöneltiyor Trump.

1978 yılında çekilmiş, sonrasında filmin üzerine oturtulduğu kitabı yazan Billy Hayes ile senaryosunun sahibi Oliver Stone’un gerçekleri çarpıttıkları için ayrı ayrı özür diledikleri ‘Geceyarısı Ekspresi’ filmini Türk heyetine neden hatırlatır ki Trump?

Açıkça söyleyemediği düşüncesini, dolaylı biçimde “Benim gözümde o filmde yansıtıldığı gibisiniz” demeye getirdiği ne kadar belli…

Bunu soruyu takip eden şu tasvirden de anlıyoruz: Trump heyete sorusunun ardından “Sizler için kara bir filmdir” açıklamasını getiriyor.

Patavatsızlığın daniskası bu.

Anlatan Stephanie Grisham, o sırada Trump’ın basın sözcüsüdür ve o sıfatıyla görüşmelere katılmaktadır. Bizdeki Cumhurbaşkanlığı iletişim başkanı Fahrettin Altun’un ABD’deki mukabili gibi bir konumdadır. 

Heyet üyeleri bu patavatsızlığa fazla bir tepki vermemişler. “Birkaç nazik gülüşme dışında ses çıkmadı heyetten; sanki ABD başkanı böyle bir şey söylememiş gibi davrandılar, konuşma devam etti” notunu düşüyor Grisham.

Sanıyorum, Osaka’daki 2019’da yapılan G-20 zirvesinde geçen bu patavatsızlığı, bizim heyetin üyeleri, adamın Türkiye ve Türklere bakışını dışa vuran bir ilginç dil kayması olarak değerlendirmişlerdir.

Aynı türden -hatta daha ileri- bir patavatsızlığı da, Trump, 2019 yılında, PYD/YPG örgütlerine arka çıkan ABD’nin tavrından şikayet edildiği bir sırada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdiği ve muhatabının ‘çirkin’ bulup çöpe attığını söylediği şaşırtıcı ifadelerle dolu mektupla yapmıştı.

G-20 Zirvesi 2019 haziran ayındaydı, mektup da 2019 ekim tarihli.

 “Trump döneminde Türk-Amerikan ilişkileri” konusunda ileride yazılacak eserlerde Trump’ın önyargılara dayalı tavırlarının ülkesinin siyasetine nasıl yansıdığı mutlaka anlatılacaklardır; Grisham o tür çalışmalara malzeme sağlamış oldu.

Donald Trump’ın Beyaz Saray’da ikamet ettiği o dört yıl Türkiye’nin ABD ile ilişkisi açısından ‘iyi’ bir dönem değildi. Türkiye’nin hassas olduğu hiçbir temel konuda Trump’ın olumlu davrandığı görülmedi. Buna Filistin konusu da dahildir.

Nedense bizde o dönemin yaşattıklarının ‘iyi’ olduğu yanılgısı devam ediyor. 

ΩΩΩΩ

Reklam

39 YORUMLAR

  1. “Donald Trump’ın Beyaz Saray’da ikamet ettiği o dört yıl Türkiye’nin ABD ile ilişkisi açısından ‘iyi’ bir dönem değildi. Türkiye’nin hassas olduğu hiçbir temel konuda Trump’ın olumlu davrandığı görülmedi. Buna Filistin konusu da dahildir.”
    Elhak öyledir ama en sondaki “Buna Filistin konusu da dahildir.” cümlesine katılmak mümkün değil.
    Sayın yazar “Türkiye’nin hassas”iyetinden neyi kasdediyor bilmiyorum belli başlı arap şeyhlikleri filistin için planlanan gelecekten çok memnundular ki bence haklıdırlar da…

  2. “H. Gayret
    2 Ekim 2021 At 22:26
    “$15+30=$45 miliyon
    1 Ekim 2021 At 19:49
    Nurdan:
    Ben Fehmi beyın yazıların’dan çok faydalandım, ve faydalanmaya’da devam ediyoru. Kendisinden Allah razı olsun.”
    Nurdan abla elhak öyledir, belli oluyor zaten ne kadar faydalandığınız ama ben burdayken lütfen şu alttaki gibi ifrazatta bulunmayın:
    “O sitede gerçeklri açıkladım site yöneticisi beni Kürt olarak tanıtıca hayır ben Kürt değilim Şeyh Şamilin soyundan geliyorum Avarım Türkiyim dedim. Güya beni Kürt olarak gösterip yalanlarının üzerini örteceklerdi. bir dakika geçmeden beni sitelerinden attılar.”
    Kürt olmaktan niye gocundunuz, ben olsam gurur duyardım!
    Çerkezlerle şeyh şamilin ne ilgisi var, ki avarım diyorsunuz onlarla zaten bi alakası yok; şamil kumuk asıllı bir türktür ve avarları da hiç sevmezler:)
    Kürtlere kurban ol sen!!!!”

  3. Bu düşük ve yolsuz iktidar hazine garantileri ile havaalanı, köprü yol santral derken toplamda157 milyar dolar borçlandırmış milleti. Sadece iki parti S-400’e havadan verdiği para 5 milyar dolar. Kullanmamak üzere. Durmadan savaş ekonomisine yatırım yapıyorlar. Türkiye’ye üç kuruş yatırım getirmiyorlar. Millet, işsiz aşsız yurtsuz. Bu kadar savruk, iş bilmez, yolsuz ve hırsız bir iktidarı haketmiyor bu ülke. Bu Talibancı yolsuzları en erken zamanda postlamak ve söke söke tüm yolsuzluklarını ödetmek zorundayız.

    • Capsizin da capsizi vardır.
      Şekil İBB de olduğu gibi
      Şu an iş yapilmadigi için az yolsuzluk görüyoruz.
      Biraz artirabilseler işleri o zaman goreceğiz yolsuzluğun daniskasini.
      Şimdi eskinin mirasiyla idare ediyor İstanbul
      Maksimum 2 yılda göreceğiz kaç yıl geri gittiğini.
      Olacak olacak herşey şey berbat olacak.

      • Belidiye Meclis’lerinde olan çoğunluklarıyla övünenler işlerini doğru dürüst takip etsinler, yolsuzluk yaptırtmasınlar. Meclis Çoğunluğuna rağmen yolsuzluk oluyorsa birlikte yapıyorlar demektir.

      • Beddua etmek hoş değil. İmamoğlu ilk defa belediye başkanlığı yapmıyor. Daha önce İstanbul’un bir ilçesini gayet iyi yönetti ve oradan geldi seçildi. Öbür yandan İstanbul’u ve Türkiye’yi çeyrek asırdır yönetenlerin yolsuzluklarını, İstanbul’u nasıl bir çöpe dönüştürdüklerini gayet iyi gördük. Kendileri de itiraf ettiler “ihanet ettik” diye. Daha ne olsun. Herkesin karnesi ortada. Buna bakarak herşey güzel olacak diyoruz. Yeterki bu yolsuz hırsız tafyası bir toz olsunlar.

  4. “Eski Beyaz Saray Sözcüsü Stephanie Grisham, kaleme aldığı kitabında eski ABD Başkanı Donald Trump’ın, 2019’da Japonya’da Rusya lideri Putin’e, basın mensuplarının karşısına çıkmadan önce ‘Sana birkaç dakika sert davranacağım. Ama bu, kameralar için. Onlar çıktıktan sonra konuşuruz. Beni anladın mı?’ dediğini iddia etti”

    Bazı olaylar kameralara (medyaya) algı yönetimi için yansıtılır. Bu nedenle her zaman ilgi ile izlediğim Sayın Koru’nun yaşanan bu olayı eksik yorumladığını düşünüyorum.

    Bizim heyete de bu şekilde bilgi verilmediğinden emin miyiz ?

  5. Trump yüzlerine tükürse de gittiler yine Trump’a açık destek verdiler seçimde. Şimdi de Biden niye yüzümüze bakmıyor diye şikayet ediyorlar. Bunlar da ayrı bir kafasız takımı.

    Putin’in yaptığı hakaretleri de yazın lütfen. Gerçekten ülkeyi bir rezillikten diğerine taşıyan ve temsil yeteneği kalmamış bir ekip bunlar. Gidip bir daha S-400 alma sözü veriyor millete sormadan. Aldığın birinci partiyi depoya koydun. Milyarlarca doları çöpe attın. Üstüne Amerikan ambargosu yedin milyarlarca dolar da oradan zarar ettin. Zarar üstüne zarar. Ülkeyi fakirleştiren, sömüren ve kaymağını yiyen bu yiyici ekip artık durdurulmalı.

  6. heyetimiz en azından mister trump kutlar vadisi ırak filmini seyrettiniz mi.
    Ebu Gureyb hapishane görüntüleri de sizin yüzlerce kara filmlerinizden sadece biri diyebilirdi.
    Trump abd sinin erdoğan türkiyesi için hangi olumlu bir durumu varda biz trumpla iyi anlaşıyorduk deniyor.
    rahip bronson,aptal olma denilen mektup,rıza zarap ,halk bankası genel müdür yardımcısının tutuklanması suriye de atılan kazık,verilmeyen patriot füze sistemi,f35 ambargosu
    hatırıma gelenler bunlar.
    trump döneminde ilişkilerimizde bayağı istikrar varmış.

  7. Aslında 1980 darbesi sonrasında Diyarbakır Cezaevinde yapılanları senaryolaştırıp filme çekmedikleri ve dünyaya yaymadıkları için şükretmeliyiz… Orada abartı yapmak şöyle dursun bazı sahneleri çekmekte zorlanırlardı herhalde…

    • Onları bizim çekip millete göstermemiz lazımdı. Diğer bütün pislikler gibi halı altına süpürdüğümüz için kendimizi dünya şampiyonu zannediyoruz. Halbuki tarihimiz insanlık dramı dolu. Bunlarla yüzleşmediğimiz ve hesap vermediğimiz için de hata yapmaya devam ediyoruz. Öğrenmiyoruz çünkü.

  8. Hapisteki birinin hesapsız denetimsiz elinde parayla! (Masum kesmez delmez!) Kodeste yatması,
    TR’ye gelenleri kılıç kalkan ekibiyle mi karşılasak!?,
    İmamoğlu mitingde bale vals mi gösterdirtse?!
    Denetim yaparken mini mini beşler bakarken
    Genç bir öğretmen e kızmak! Sonra onun gönlünü almaya çalışmak!
    **Enaz sınıfta 20-30, bağzılarına göre! 50-60 🙂 öğrenci herbiri 50-60 yıl daha yaşasa!…
    🤔 50 yıl bu neslin kim silebilir bu hafızayı??!
    X kuşağının hafızasından? Bu sahneyi!
    (Çocukları niçin 23 Nisan’da yönetici koltuklara oturturlar☺️☺️🤗😊 yarım elma gönül alma mı acaba?)

    • Trump cahil ve hödüktü Biden ise azılı bir Türk düşmanı, bu yüzden Trump dönemini görece iyi görüyoruz. Bu arada Türk olupda Amerikada pkk destekçisi demokrat partiden, Almanyada pkk destekçisi yeşillerden nefret etmeyen herkes ya vatan hainidir ya da ahmaktır.

      • PKK’ya yıllardır Moskova’da ofis açan diktatörü “dostum Putin” diye göklere çıkaran, kullanılmayan S-400’ler için Putin’in cebine 5 milyar doları koyanlar da vatan haini olabilir mi size göre? Yoksa ahmak kategorisine mi sokuyorsunuz? Aldatılmışlar mıdır acaba?

  9. Tahtadan maşa aptaldan paşa olmaz. Yılların deneyimli dış işleri personelini monşerler diye aklı sıra küçümseyen zavallıların Trump ın hakaretine gıkları çıkmaması doğal. Höt denilince papazı, zort denilince Alman vatandaşı olmuş hainimizi serbest bırakanların, istenmeyen adam ilan edildiği devlete havadan giremeyince karadan girmeye çalışan bakanın yaptıklarının TC’ne zararı Gece Yarısı Ekspresi filminin verdiği zararın bin mislidir. Ve bu acınası durum hala sürüyor. Çok önemli konuların ortaya konulduğu söylenen yabancı devletlerle olan görüşmelerde ne yeminli (yeterli) bir tercüman, ne zabıt katibi bulundurulmuyor. TCMB başkanının yabancı dilini yetersiz diye eleştirenler hiç dil bilmeyenin en üst düzeyde yaptığı görüşmelerde nasıl anlaştığını sorgulamıyorlar.

  10. Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu Türkiye heyetine dönüp “İçinizde Midnight Express filmini göreniniz var mı?” sorusunu yöneltiyor Trump.
    Bunu soruyu takip eden şu tasvirden de anlıyoruz: Trump heyete sorusunun ardından “Sizler için kara bir filmdir” açıklamasını getiriyor.
    Heyet üyeleri bu patavatsızlığa fazla bir tepki vermemişler. “Birkaç nazik gülüşme dışında ses çıkmadı heyetten; sanki ABD başkanı böyle bir şey söylememiş gibi davrandılar, konuşma devam etti” notunu düşüyor Grisham.

    böyle bir patavatsızlığın da pek çok diğerleri gibi cevabı olmalıydı elbette.
    içinizde “guantanamo yolu”nu izleyen var mı? diye sorabilirlerdi bence.
    sizin için kara bir filmdir diyebilirlerdi…
    üstelik ” kitabı yazan Billy Hayes ile senaryosunun sahibi Oliver Stone’un gerçekleri çarpıttıkları için ayrı ayrı özür diledikleri ‘Geceyarısı Ekspresi’ filmi” gibi olmayıp gerçek olaylara dayanan bir film olduğu için gerçek karalık buradadır.
    batılılar erdoğanı haz etmiyorlarmış.
    şehir efsanesi, kananlar oluyor tabii…
    kendisinin de “iyi çalıştıM, iyi anlaştıM diyerek ifade ettiği gibi onun kadar batıyla iyi geçinen liderimiz olmadı hatta.
    almanlara nazi dediği için eleştiriler almak başka bir şey tabii.
    asıl tartışma yaratan nokta dış meselelrin içerde oy maksatlı ya da show diyelim “eyyyy…” şeklinde kullanılmasından kaynaklanıyor en çok. ülkeler bir tehdit gibi gösterilmeye tepki gösteriyorlar. ama masaya oturunca artık ne konuşuluyorsa çok güzel anlaşıyorlar. elbette güvenlik sorunumuz olduğu gerçeği var ama en büyük güvenlik sorunu, ekonomidir.
    ülkede ekonomik sorunlar arttıkça kaygı, endişeye bağlı sıkıntılar büyür.
    o nedenle öncelikli sorunumuz ekonomidir.
    geçim derdidir vesselammm.

      • çok yazık ki, pek çok sebebin yanı sıra iktidarın hemen hemen hiç kredibilitesi kalmadığı için ve ekonomimiz de para girişine, yabancı yatırımcıya ihtiyaç duyduğu için bu iktidarın ülkenin ekonomik sıkıntılarını çözme imkan ve ihtimali yok denecek kadar azdır.
        cds, credit default swap yani kredi temerrüt takası yani risk primi ülkemiz ne acı ki riski dünyada en yüksek ülkelerden biri,
        CDS primi 300’ün üzerinde olan ekonomiler aşırı kırılgan ekonomiler olarak kabul ediliyor.
        puanımız 432, arjantin, tunus ve ekvador’un ardından dünya sıralamasında dördüncü sırada.
        tl uyumsuz para-kur politikaları nedeniyle aşırı değersizleşti, milli gelir düştü ve ülke yoksullaştı. paranın değer kaybı, ekonomiyi daha kırılgan, ülkeyi borçlarını ödeme güçlüğü çekebilecek bir ekonomi haline getiriyor.
        bu durum elbette CDS priminin yani risk priminin artmasına neden oluyor maalesef. yani TL değer kaybettikçe ülke riskimiz/CDS primimiz artış gösteriyor. CDS priminin yükselmesi ülke ekonomisinin borçlarını ödeyememe riskinin arttığını göstermektedir. tl nin değer kaybını alkışlamanın ne kadar akılsızca olduğunu da ayrıca göstermektedir zannedersem.
        bu birbirinin ardılı olan konular kendisine hiç bir güven kalmamış bir yapı tarafından çözülemez.

  11. ”2022 ABD Ulusal Savunma Yetki Yasası”nın Temsilciler Meclisi’nde onaylanan metninde, ‘Bozkurtlar/Ülkü Ocakları’nın bir terör örgütü olup olmadığı hakkında, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından rapor hazırlanmasını öngören madde kabul edildi.

    Benzer hamleler Fransa ve Almanya’da da yapıldı.

    Neden şimdi?

    • Bu örgütün Türkiye’de gazeteci siyasetçi pek çok kişiyi dövdüğü biliniyor. Terör örgütü olduğunu biz biliyoruz. Onlar da yeni farkına varmış demek ki.

      ABD, PKK’yı terör örgütü olarak yasaklıyor. Ama dostum Putin PKK’ya Moskova’da ofis veriyor yıllardır. Ona ses çıkaran yok ama. Birilerinin teröristi, birilerinin özgürlük savaşçısı, yada milli-yerli şeysi.

    • “Neden şimdi”

      Biz nerden bilelim nedenini Fatih, onu en iyi gene sen bilirsin. Benim yurt dışınd çıktığım bile yok, ben haberlerden takip edebiliyorum ancak.

      Mesela geçen gün ocak medyada “89 Caminin 1/3’i kapatıldı” başlıklı bir haber vardı. O haber de şöyle deniyordu:

      “İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, Le Figaro gazetesine verdiği demeçte, “ayrılıkçı” yasası yürürlüğe girmeden önce ülkede “aşırıcıların” bulunduğu 650 yerin kapatıldığı ve 24 bin yerin polis tarafından denetlendiğini belirtti.”

      Nasıl aşırılık yapmışlar acaba?

      Gene başka bir haberde de Avrupa ülkelerine ellerine ölüm listeleri tutuşturulup tetikçi gönderildiği ve giden tetikçilerden birinin silahıyla yakalandığı anlatılıyordu. Farklı farklı ülkelerde bulunan gurbetçilere ait isimlerin yer aldığı üç farklı ölüm listeleri ele geçirildiği anlatılıyor haberlerde.

      Başka zamanlarda farklı ülkelerden insan kaçırıp Türkiye’ye getirme haberlerinden geçilmiyordu. En son Özbek vatandaşı olan ve ülkesinde 25 senedir öğretmenlik yapan bir eğitimciyi kaçırıp haftalarca türk konsolosluğunda alı koyduktan sonra kameralar eşliğinde Türkiye’ye getirilişini büyün dünya ile beraber herkes izledi.

      Sosyal medya da Bozkurt işaretli hesapların sağa sola “dünyanın neresinde olursanız olun bulunduğunuz yerden kaçırılıp getirileceksiniz” salvoları yıllardır sürüyor. Gerçekten de batı ülkelerinin hemen hepsinden insan kaçırma girişimleri haberleri bütün dünya medyasında yer aldı. Sayısız haber gördüm.

      Amerika’da insan kaçırma girişimleri CIA başkanı ile bu konuda yapılan pazarlıklar dünya alemin bildiği işler.

      Şimdi buraya gelip bize mi soruyorsun?

  12. fehmi bey yönetim in yanlışlarına neden seviniyorsunuz sessiz kalın şimdi eleştiri zaman ı değil hiç değilse sessiz kalın sonra çaresine bakarız, başka birşey demiyorum

    • De de. Beka meselesi, dava meselesi değil mi. Hep susalım ve bu üslupsuz, tutarsız, bilgisiz, hoyrat ve cahil ekip ülkeyi talan etsin. Borç üstüne borç yapsın. Bu borçları da Londra mahkemelerinde garantiye alsınlar. Şatafat içinde saraylar, uçak ve Mercedes filoları kursunlar, Ejder suyuyla semirsinler, millet de taş yesin. Valla böyle millete de böylesi yakışır. Hakediyorlar.

  13. Biz o filmi yasaklamakla ve filme gösterilen şiddetli tepkilerle aslında , filmi yapanların ekmeğine yağ sürmüş ve bir bakıma filmde anlatılanların doğru olduğu kanaatine hizmet etmiş olduk !
    Dilimizde güzel atasözleri ve deyimler vardır ; ‘Yarası olan gocunur, ite dalaşacağına çalıyı dolaş, it ürür kervan yürür vs. ‘
    Yani aksi bir tutum ve davranış çok daha isabetli olurdu .Devleti yönetenlerin bu kadar basit bir gerçeği görememesi hakikaten düşündürücü ! Neyse olan olmuş ,yapacak bir şey yok, ibret alırsak ne âlâ !
    Herkese selamlar, saygılar

  14. Fransa imparatoru III . Napolyon ; opera salonundan içeri girer , herkesin aksine içeride oturan Keçecizade Fuat Paşa ayağa kalkmaz !
    Bu duruma çok şaşıran imparator yanındaki protokol nazırına ,
    – Hayret ! Bu adam kendini yoksa Kanuni’nin sefiri mi zannediyor !
    İmparator’un bu sözlerini nakleden nazıra , Fuat Paşa şu cevabı verir,
    – Haşa ! Eğer ben Kanunî’nin sefiri olsaydım sizin imparator hazretleri benden izin almadan buraya adım atamazdı !
    Bu gibi durumlarda hazırcevap olmak, yerinde ve zamanında densizin ağzının payını vermek gerekir ; sonra yapılanların, söylenenlerin hepsi havaya gider !
    Mektup konusuna gelince ; ben olsam o mektubu ‘ Böyle bir mektup sahibine daha çok yakışır ‘ diyerek aynen sahibine iade ederdim !
    Bazen küçük şeyler çok büyük anlam ifade eder !
    Selamlar ,iyi günler

  15. “Nedense bizde o dönemin yaşattıklarının ‘iyi’ olduğu yanılgısı devam ediyor.”
    ××××
    Beslediği, onbinlerce troller sayesinde.

    Allahtan gizli görüşmeler yazılmiyor. Hani Trumpin bir bakani ve Erdoğan bizim diş işleri bakanı’ın tercümanlığını yaptığı 3 saat’tan fazla süren o ğrüşmede sır olarak kaldı. Son nato zirvesindeki Baden ile yaptığı sır görüşme, gibi.

  16. Amerikan hapishanelerini anlatan filmler çok daha korkunç. Bundan kimse gocunmuyor, yasaklamıyorlar da, ödüllendiriyorlar bile. Ülkemiz ise pisliklerini ve tarihi suçlarını örtüyor, inkar ediyor ve yapılan insan hakları ihlalleri yokmuş gibi davranıyor. Daha düne kadar çözüm süreci yürüten birisi çıkmış Kürt meselesi diye bir şey yok, biz o meseleyi çözdük diyor. Neyi çözdün, nasıl çözdün?

  17. Film o kadar da kötü film değil. Filmler genelde abartı yaparlar. Bu da normal bir durum. Asıl üzülecek olunması gereken durum Türkiye’nin Akp döneminde hapishane yapma rekoru kırmasıdır. Hapishanelerin pek de eli yüzü düzgün yerler olmadığı da herkesin bildiği bir durum. Akp insan haklarında, kadın haklarında, işçi haklarında, hemen alanda hak ve hukuku yok ederek çuvalladı. Türkiye’yi daha kötü bir duruma getirdi. Bu rezalet yönetimi haketmiyoruz elbette.

    • Dini kuran ve sünnetden öğreniyorum. Sen bu kadar çok yazma ihtiyacını neden hissediyorsun ? Hangi emellerine ulaşmana sekte vurdu bu iktidar ? Açıkça yaz da kuyruk acının sebebini bilelim !!!
      O çok önemsediğin halk sokaklara dökülüp iktidara git demiyor , demek ki yerine koyacak bir adam gibi adam bulamadı .

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız