Whatsapp tartışması beni ByLock’a sürükledi.. Oradan Signal’e ulaştım…

49
Reklam

Yakınlarınızla görüntülü görüşme ve mesaj alış-verişinde hangi programı kullanıyorsunuz?

Bu soruya düne kadar hiç tereddüt etmeden “Whatsapp” cevabını veriyordum; hem de herhangi bir rahatsızlık duymadan… 

Dün birdenbire Whatsapp aleyhine yoğun bir mesaj trafiği başladı. Bir süre önce Facebook tarafından satın alınan Whatsapp, üzerinden mesajlaşanlara ait verileri ana platform olan Facebook ile paylaşmasına izin istemiş; bazı kullanıcıları bunu sakıncalı buluyorlar.

Eş-zamanlı olarak televizyonlarda ülkemizdeki servis sağlayıcılardan birinin bir-iki yıl önce üretip kullanıma açtığı ‘BİP’ programının reklamları başladı.

Cumhurbaşkanlığı da “Yerli mesajlaşma programı kullanın” tavsiyesinde bulundu.

Yine eş-zamanlı olarak…

Kullanalım kullanmasına ama BİP’in de Whatsapp‘ın sağladığı güveni vermesi lazım.

Whatsapp mesajlara müdahaleyi iki taraflı imkansız kılan bir yöntem uyguluyor. Görüşmeleri ve mesajları şifreliyerek karşı tarafa öyle ulaştırıyor. Bu bakımdan güvenli. BİP’in böyle bir güven verici tedbiri yok. Veri paylaşımı konusunda Whatsapp‘tan ayrılmak için ne sebep varsa, aynı durum yerli program için de söz konusu. Topladığı verileri BİP’in kem gözlerin kullanımına sunmayacağı pek malum değil.

Reklam

“Hiç değilse yerli gözler görür” diyenlerdenseniz BİP sizler için…

Whatsapp’tan Parler’e, oradan da ByLock’a

Bizde Whatsapp eksenli bu tartışmanın başladığı şu günlerde, geçen hafta başından bir darbe girişimi geçmiş ABD’de de hemen hemen aynı konu tartışılıyor. Orada da gündemi sarsan, iki yıl önce çeşitli platformlardan indirilebilen bir mesajlaşma programı olan ‘Parler’ tartışma gündeminin tam ortasında.

‘Parler’ de cep telefonlarına, tabletlere ve bilgisayarlara indirilebilen bir mesajlaşma programı. Apple, Google ve Amazon üzerinden indirilebiliyordu; bu şirketler bundan böyle Parler’e erişimi engellemeye karar verdiler.

On milyondan fazla kullanıcısı olan Parler bu yüzden artık tek bir yeni kullanıcı bulamayacak.

Neden?

Yasaklamanın geçen haftanın bütün dünyayı şaşkınlığa uğratan Kongre binası baskınıyla doğrudan ilişkisi var. 

Donald Trump’ın iddialarını doğru kabul eden ve yaşadıkları yakın-uzak eyaletlerden kalkıp başkente gelerek Trump’a destek veren, onun davetini ciddiye alıp Kongre’yi basanlar kendi aralarında mesajlaşmak için Parler programını kullanıyorlarmış…

Reklam

Aşırı sağcı grupların kullandığı bir programmış Parler… Çarşamba günkü darbe girişimine insanlar Parler üzerinden yönlendirilerek hazırlanmış, baskın sırasında da birbirleriyle yine onunla haberleşmişler.

Darbenin her adımı Parler üzerinden gerçekleşmiş…

Sizi bilmem, ama konuya ilişkin haberleri okurken benim aklıma 15 Temmuz (2016) hain darbe girişimi sonrasında bilgimiz dahiline giren ‘ByLock’ programı geldi. Apple, Google ve Amazon platformlarından indiriliyormuş ByLock da… Belli bir grup kendi iç haberleşmeleri için onu kullanıyormuş. Böyle bir özel amaca hizmet ettiğini bilmeseler bile ByLock kullandığı tespit edilen kişilerin o gün bugündür başı dertten kurtulmuyor.

Oysa ABD’de, Kongre binasını basan kişilerin özel haberleşme programı olduğu ortaya çıktığı için Parler kullananlara karşı herhangi bir cezai takibata girişilmedi, bundan sonra da girişileceğe benzemiyor; yalnızca isteyenlerin indirebilmesi için dijital mağazalarına onu kabul eden platformlar erişilmesini engellemekteler.

Bu durum bile tepkilere yol açıyor. Aşırı sağcı gruplar yanında temel hak ve özgürlükler alanında çalışan bazı sivil toplum örgütleri de ‘Parler’ programının engellenmesini özgürlüğe müdahale görüp sakıncalı bulmakta.  

Amerika böyle bir ülke işte.

Üzerine gidilen sayısı sınırlı

İlk gelen haberlere göre, Çarşamba günü dünyanın şaşkın bakışları altında beş kişinin canına mal olmuş ABD’yi sarsan darbe girişimi yüzünden çok sınırlı sayıda insanın üzerine gidiliyor. O gün Trump’ın da konuştuğu gösteriye 30 bin kişi katılmıştı oysa. Capitol binasına yüzlerce kişi girmişti. 

Sorumlular, eylemde lider olduğu, güç kullandığı, silah bulundurduğu görülen kişilerle sınırlı tutulacak gibi.

Akıl almaz komplo teorileriyle kafaları zehirlenmiş, değişik ortamlarda silahlı gösterilerde bulunduğu görülmüş, o gün de eylemler içerisinde yer aldığı kameralarla tespit edilmiş olmasına rağmen “Trump çağırsın yine giderim” diyen niceleri bu görüşleriyle gazetelerde karşımıza çıkabiliyor.

Üzerlerine gidilmiyor.

Neyse bugün konum bu değil, mesajlaşma platformları… Whatsapp kullanacak mıyız, yoksa yerli ve milli program arayışına mı gireceğiz?

Kendi adıma ben yıllardır kullandığım ve herhangi bir sorunla karşılaşmadığım Whatsapp programını terk etmek için ortada yeterli bir sebep göremiyorum. Facebook satın aldıktan sonra, para düşkünü Mark Zuckerberg’in veri satmada sınır tanımadığını da bildiğim için, Whatsapp’ın şimdi duyurduğu türden ana firmayla işbirliğine girdiğini tahmin etmiştim zaten. Şimdi yaptığı malumun ilamı…

İkircikli olanlar, verilerinin başkalarıyla paylaşılmasını mahzurlu görenler, kısacası Whatsapp konusunda rahatsızlık duyanlara, uzmanlar, onunla neredeyse tam tamına aynı hizmeti sunan, üstelik iki taraflı şifreleme (enkripsiyon) de sağlayan bir başka programı tavsiye ediyorlar: Signal programını…

[Rusya’yı güvenilir bulanlar için Telegram adlı bir program da var.]

Parler bende yok, olmayacak da; BİP’im vardı, Signal’i de indirdim, şimdilik Whatsapp’tan da vazgeçmek niyetinde değilim… 

Herbirinden aranabilir haldeyim.

Merak edenlere bildiririm.

ΩΩΩΩ

Reklam

49 YORUMLAR

  1. Sn. Koru, 6 ocak ile 15 temmuz arasında bir takım farklar var. 6 ocak ta ne ABD jetleri oradaydı ne de ABD askerleri…Genel ve kabaca bakıldığı zaman 15 temmuz hain darbe girişimi 6 ocaktakine göre biraz daha geniş kapsamlıydı. Hatta 6 ocaktakine darbe girişimi bile denilemez bence… sosyal medya meselesine gelince abd deki olayla bizim ülkedeki olay birbirine benzer bir takım işler. tabii abd nin aşırı serbest bir ülke olması farklılıklar doğuruyor. . Whatsapın bu politikası para avcısı mark zuckerbergin yeni bir oyunu da olabilir. Hatta belki de Türkiye de denemeye kalkmıştır bu oyunu.Whatsapın vazgeçilemez bir uygulama olacagını düşünüp. Açık söylemek gerekirse bu sosyal medya meselesinin altında çok derin izler bulunduğunu düşünüyorum. Abd de dahil (çünkü orada olan bu sıcak olaylardan dolayı). HERKESE SAYGILAR

    • Mustafa bey “tabii abd nin aşırı serbest bir ülke olması farklılıklar doğuruyor.”demişsiniz de buna katılabilmemiz için pek bir sebep görünmüyor; hatta bizdeki “serbestlikler” sıradan bir yankiyi bile şoka sokar, benden söylemesi!
      Ülkemizin kıymetini bilelim…

  2. Üstat, bundan yüz yıl önce yaşayan insanlarla bugünkü yaşayan insanlar arasında ne kadar fark var? Yeme içme giyim kuşam teknolojik alanda ne kadar büyük devrimler oldu. Tıbbi alanda da oldu. Şu anda insanların bir kısmı rahat ve varlık içinde yaşıyor. Üstelik bir de iletişim çağındayız. Bunlar hep iyi yönden baktığımız zaman gördüğümüz şeyler. Bunun birde tersine baktığım zaman uzaydan bizi izliyorlar deniliyor, whatsapp , twitter sanal dünya da.. hangiisini sayarsan say bunları mutlaka izleyecekler. Bunu kabul etmek lazım. İnsanların birbirini kandırmasına ve kontrol etmesine gelince bu dünya da hep var zaten. En son çanakkale de anzakları ve afrikalıları kandırıp getiren ingilizler savaştırmadı mı? Bu kandırma ve kontrol etme olayı hep olacak. Biz bu dünyaya kavanoz dipli dünya diyoruz ama bu dünya kafasını çalıştıranların ve üretenlerin dünyası. Bunlar hep galip gelir. HERKESE SAYGILAR

  3. Trump taraftarları sanki isteyerek parlar a geçti
    Küreselci çete nin yaptıklarını aşağıda okuyalım
    Twitter ve Facebook Trump’ın hesaplarını geri dönülmez şekilde kapatırken, Trump taraftarları Twitter’a alternatif Parler isimli uygulamaya yöneldi. Bu kez Amazon, Apple ve Google’da Parler’i dijital mağazalarından kaldırdı.

    Sadece Amerika’da değil, Amerika’dan Türkiye’ye bakan birileri de Trump’ın “şiddete çağrı yaptığı” için hesaplarının kapatıldığını yazarak bunun ifade özgürlüğüne girmediğine yönelik “iknacı” rolü oynamaya çalışıyor. Pozisyonları gereği onları anlıyorum, herkes oturduğu yerden olaylara bakar.

    Biz de “Bu Amerika’nın iç savaşı” deyip kenardan seyredebiliriz. Ancak meselenin yalnızca Türkiye’yi değil tüm dünyayı ilgilendiren boyutu var. Çünkü bu şirketler küresel bilgi ağını elde tutmakla kalmıyorlar, manipüle de ediyorlar. ABD Başkanı’na şiddete çağırdığı gerekçesiyle yasaklarken, platformlarını terör örgütlerinin propaganda zemini haline getirmelerine izin veriyorlar.

    İki yıl önce Venezuela Devlet Başkanı’nın hesabından onayı kaldırdılar, İranlı politikacılara, Ermenistan işgaline karşı savaşan Azerbaycan Dışişleri Bakanı’nın hesabını da kapattılar, sonra açtılar. Seçim kampanyası sırasında Trump’ın rakibi Biden ve oğlunun adının karıştığı uluslararası yolsuzluk skandalı ile ilgili haber yapan medya kuruluşları ile bunları paylaşan hesapları engellediler. Twitter’in başındaki Jack Dorsey, Joe Biden ve oğlunun Ukrayna ilişkilerini konu alan içeriğin yer aldığı 300 bin hesabı engellemekle hata ettiklerini söyleyerek özür diledi ama iş işten çoktan geçmişti.

    YASAL OLMAYAN YETKİ KULLANIYORLAR

    İşin en çarpıcı yani ise bu şirketlerin, hesapları ve haberleri hiçbir yasal yetkisi olmadan engellemesi. Örneğin Trump hakkında aldıkları karar hiçbir mahkeme kararına dayanmıyor. Siyasi hiçbir sıfatları yokken, tarafsız görünmeye çalışsalar da hepsi Trump’a karşı yarışan Biden’ın tarafında yer aldı. Haklı ya da haksız Trump’ın “Seçimlerde yolsuzluk yapıldı” iddiasına karşı kampanya ve engelleme yaptılar.

    Devlet kurumlarına Amerikan Anayasası’nda bile verilmeyen hakkı küreselci mafyanın Big-Tech oligarkları kullanıyor. “Küreselci mafya” derken Biden yönetimi ile daha da öne çıkacak aktörleri kast ediyorum. Kısa sürede onları daha yakından tanıyacağız. Elbette onların da algı yaratmak, kaos çıkarmak için uygun araçlara ihtiyacı olacak. Tercihler yapıldı, aslında savaş başladı…

    İşte meselenin yalnız Türkiye’ye değil, tüm dünyayı ilgilendiren yönü de burası: Hiçbir kanuni hakkı olmadan istedikleri içerikleri yayınlıyor, istediklerini engelliyorlar. Dolayısıyla başta Türkiye ve ülkesini düşünen tüm devletler bu kanun tanımaz emperyalizm ve yeni oligarklarına karşı güvenlik sistemlerini geliştirmeli.

    • mevcut zararın az bir kısmına değinmişsiniz, çok daha sıkıntılı konular var.
      yapılacak bunca şey varken, alınması gereken pek çok tedbir, en başta teknoloji yatırımı oysa biz bir kaç haftadır üzerinde durduğum gibi ne yazık ki milyarlarca dolarımızı betona gömüyoruz, sadece 5 şirket kazanıyor. neredeyse tamamı davet usulü yapılan yani kime isterlerse verdikleri ihalelerle. üstelik bu pandemi döneminde herkes zarar ederken, herkesten fedakarlık yapması beklenirken insanlar düşük ücretlerinin yarısını alırken bu beşi bir yerdelere hiç bir erteleme olmadan, fedakarlık yapmaları istenmeden hatta tam tersi borçları affedilerek dolar üzerinden sır olan ihale bedelli paraları takır takır ödeniyor, yani halk yani bizler ödüyoruz. evet, iha siha yapıyoruz onu da mucidin damat olmasına şükredelim diyorum. siz ne diyorsunuz?
      selamlar…

      • İlahi Didem hanım. Ben ABD de bile mevcut nizamı sorgulayan birileri olduğunda iletişim özfürlüğü,demokrasi rafa kaldıran ,diğer üçüncü dünya ülkelerini zaten kana boğan küresel çeteden bahsediyorum.
        Siz yeni değişiminizle nerdeyse “Millet aç aç” diyeceksiniz devamında ise “Betona göndük parayı”,”Katmedeğerli ürünler üretmek” vs diye bizden adam olmaz replikleri ile devam edeceksiniz.
        ancak sizin ince zekanız,güzel üslübünüz benim için çok değerli olduğundan elimden geldiğince size cevap vermeye çalışayım.

        1.si Maslow un ihtiyaçlar hiyararşsinde açlıktan sonra barınma gelir.Köylü milletin efendis diyerek köylere tıktığımız AB ülkeerinde %1.5 olan köylülük bizde hala %30 larda olduğundan ve %30-40 gibi bir nufusta hurra şehirlere göç edip
        şehirleri gecekonduya boğduğundan ,istanbul un bile yakın zamana kadar %60 imarsız olduğundan , faizler düşütüğünde yine insanlar düzgün evlerde yaşamak için konuta yönelecektir.
        Bu kaçnılmazdır.
        İkincsi insanlık gelişimi açısından Köylü toplumu-İşçi toplumu ve bilgi topluma şeklinde devam ettiğinden “%80 i ne iş olsa yaparım abi” bir anda işçi olamdan teknoljik uçuş bekliyorusanız bu ya sosyolji bilmemek veya bizden birşey olmaz emparyal koronun blinçi türküsünü çığırmaktır (Sizi tenzih ederim).
        Türkiye nereden neeye geldiğine bakarsanız 150 milyar dolarlık GSMH (almanya nın 1/20 ) den 800-900 milyar dolarla (almanya nın 1/4 ) ü haline geldi.
        Türkiye de sadece damatın ürettiği SİHA olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz %15 kendi ihitiyacını karşılamaktan %75 lere çıktı.ve silah ihraç eden bir ülke halline geldi.
        Helikopterden ,Savaş gemisine,orta menzilli füzelere kadar birçok şeyi üretmekte ve ihraç etmekte.Üretemediği sadece 5. nesil savaş uçağı (çalışmalar devam ediyor).Yüksek irtifa savunma sistemleri (s-400 geçici çözüm) ve uzun menzilli füze üretemiyor tümü ile ilgili de çalışmalar devam ediyor.
        Bir zamanlar tankını Güneydoğu ya sokmasına izin verilmeyen bir ülkeden açık ,gizli birçok ambargoya rağmen coğrafyasında ABD,Rusya,Fransa,Yunaninstan…. bilumum süer güce meydan okuyan ve toprak kazanan bir Türkiye var.
        Bunu damadın silahı diye basitleştirseniz size yakışmaz.
        Aklıma gelmişken Geçen yıl 2 milyar dolar oyun yazılımı ihracatı var sadece.Kısaca emin adımlarla yola devam ediyor.
        Niye bugun ABD ile yarışmıyoruz iyi niyetli değil.Çünkü Türkiye hızlı adımlarla her alanda arayı kapatıyor.
        Kaldı ki teknolojik konularda bir whatsup,Facebook,Twitter Almnaya dan da çıkmaz,Fransa dan da çıkmaz o niye diye soracak olursan o ayrı sosyolojik konudur.
        Sosyal devletlerde bu tür yenilikçi yaklaşımlar çıkmaz.Bu apayrı bir tartışma konusudur.
        Saygılar

        • aslına bakarsanız serdar bey, yeni değişmiş değilim. önceki yorumlarımda da tarımdan ekonomiye pek çok sıkıntıyı dile getiriyordum pek çok eleştirim de vardı, ama fetö darbesi yapıldığı bir sırada ülkenin büyük güvenlik endişeleri varken iktidarın yanında olmak bana doğru gelmişti hala öyledir.
          keşke iktidar da bizim yanımızda olsaydı.
          millet aç demeyeceğim, asgari ücret belli, temel yiyecek maddelerinin fiyatları belli, kiralar ortada. benim altını çizdiğim şey fakirleşmek değil zaten, fakirleştiriliyor olmak. “bizden adam olmaz” beni yansıtmaktan oldukça uzak, tam tersi biz herşeyin en güzeli yapabiliriz daha çok “rant kafalardan adam olmaz” beni anlatıyor.
          nazik yaklaşımınız için yine teşekkür ederim, saygıdan anlayıştan yola çıkarak farklılıklarımız tartışılabilir olmalı değil mi? kimbilir belki 100. kişi oluruz da bir kritik eşik atlanır.
          gün içinde siteye giriş olsun diye tıklayıp çıkıyorum, müsait bir zamanda yakışacak bir yorum yazayım.
          hoşça kalın.

  4. ÇİP TELEFONU
    Koronaviris bahane edilerek insanlara çip takılacağına dair bir iddia nedeniyle, bu sitede “eline cebi almışsan çipe gerek yok” demiştim.
    Elimize cep telefonu yada bilgisayarı almak demek, özelimizi, namahremimizi, mahremimzi, haremimizi, harimimizi ne derseniz deyin, her şeyimizin kapısını ardına kadar açmak demektir.
    Servis sağlayıcılar ne diyor” üçüncü kişilere karşı güvenli”
    Dedikleri doğru ise servis sağlayıcılar “istemez”;ise üçüncü kişiler iletişim içeriğine ulaşamaz demek.
    Yani içeriklerin tamı sevis sağlayıcıların elinde.
    Zaten aksi düşünülemez.
    Örneğin bir mahkeme yasal yollardan servis sağlayıcıdan içeriği istediğinde göndermek zorunda..
    Örneğin bankaya para yatırdığında, banka paranızı üçüncü kişilere karşı korur. Para üzerinde kendisi tasarufta bulunur. Paranızı bankaya emanet etmiş oluryorsun. Fark sadece bankada yasal bir emanet, servis sağlayıcılarda fiili bir emanet.Bankalarda kiralık kasa sistemi var. Belki “kiralık şifre” sistemi geliştirilebilir. Neden olmasın. Arz talep meselesi. Sadece istihbarat örgütleri karşı çıkabilir.

    • apple FBI’ın istediği telefon cihazına ulaşım iznini güvenlik politikası gereği vermedi. whatsapp mahkemenin istediği yazışmaları, yazışmalara biz bile ulaşamıyoruz cevabını verdi.

      dediğiniz gibi cihaza ulaşabilirlerse bilgilerinize de ulaşabilirler ama FBI bile elindeki i phone’u açamadı.

  5. Fehmi bey, verdiğiniz bilgiler için çok teşekürler, Allah razı olsun.

    Az kalsın Telegram kullanacaktım. Kurucuları olan kardeşlerin isimleri Rus fakat ofisleri Dubaide olması beni şaşırtı.
    Signal’de Türk marka olduğunu bilmiyordum. İnternette Putin sevenler telegrami, Erdoğan sevenler signali tavsiye ediyor.
    bilgileriniz için tekrar teşekürler.

  6. Türk deveti izleyeceğine ,ABD izlesin diyorlar. Nede olsa bazılarının ana vatanı orası
    whatsusp

    AB den aynı izni isteyemiyor ama bize dayatıyor bu aşağılama bile bile isyan etmemiz için yetmez mi?

    By lock bile Parlar gibi genel kullanıma açık bir uygulama kullanmı ile aklanmış ve paklanmış ne diyelim.Artık parmakları var mı yok mu varsa da yok Bylock mu whatsup mı diye diye at izi it izi karıştır karıştır.

    Darbe mi oda ne darbe oldu mu hiç Türkiye de karıştır karıştır aradan “Hizmet erleri” olarak temizlenmiş olacak çıkacaklar Papaz ve avanesi

  7. İşte gelinen nokta. Eskiden aksi iddia edilemez şeyler söylersi sayın Koru, oysa şimdi aksi çok rahat söylenecek hatta kolayca da ispatlanabilecek şeyler söylüyor.

    Başka bir yorumcu da sormuş ben de yünelemek istiyorum
    1 “ Sakıncası yoksa neden Avrupa bu kapsamın dışında”

    2. Turkcell in Bip ile ilgili sayfasına gidince hatta bağımsız karşılaştırma sitelerine de baktığınızda uçtan uca şifreleme yi bip de de görüyorsunuz.

    3. By lock u aklama merakı nerden türedi, by lock denilen yazılım referans ve indirme linki olmadan indirilemiyor dolayısıyla özel hazırlanmış bir organizasyon. Hoş isterse gizli olsun bizim teknolojide geldiğimiz seviye de bunu çözmeye yetiyor.

    Bir yönüyle katılıyorum çünkü android telefon kullanan herkes google tarafından 2009 yılından beri takipte zaten. Yaptığınız her şey an be ab hatta bazen ev içindeki gezinmeniz kaçta evden çıktınız kaç dk yolculuk yaptınız nerde yemek yediniz nerde konakladınız o arasa google de neyi aradınız vel hasıl herşeyiniz herşeyimiz kayıt altında bunu resmi olarak yapıyor ve size de bunu bildiriyor zaten. Unuttuğu şeyleri hatırlamak isteyen varsa google a sorabilir. Dolayısıyla biz herşeyimizi kaptıralı çok oldu..

    • BİP’in geliştirildiği Signal uygulaması uçtan uca şifrelemeli. Fakat BİP’in bu özelliği koruduğunu bilmemiz imkansız. Çünkü açık kaynak değil. Pekala şifreleri de mesajları da saklıyor ve istediği gibi her türlü veriye erişiyor olabilir. AKP’nin yoğun bir şekilde buna geçilmesini istemesinin de sebebi bu olmalı. Yoksa niye ilgilensin vatandaş neyle mesajlaşıyor diye. Onun tek derdi mesajları okuyamamak. O yüzden sosyal medya şirketlerine temsilci bulundurma zorunluluğu getirdi. İstediği gibi sansür uygulayabilsin diye. Vatandaşın hakkı hukuku umurunda değil. Kendisi tanımıyor ki o hakları. Vatandaşın bir oyluk değeri var onun gözünde. Kendine oy veriyorsa tabii.

      Bir diğer konu da uçtan uca şifreleme olsa bile BİP, kim kimle haberleşiyor bilgisine sahip olacaktır. Bu da AKP için çok kıymetli bir bilgi. AKP istihbaratı çok iyi çalışıyor canım.

    • Yazar bylock uygulamasını aklamıyor. AKP yargısı Bylock’ı suça delil olarak gösteriyor. Kanunlarda böyle bir suç yok. Bankaya para yatırmak suçu da olmadığı gibi. Akp suç örgütüne üye olmadan destek olmak gibi bir suç da icat etti örneğin. Ahmet Altan, Kavala gibi pek çok muhalif böyle abuk suçlarla içerde tutuluyorlar. Yarın devran değişince BİP kullanmak da bir tür suça ortaklık gibi kabul edilebilir bizimki gibi hukuksuz ülkelerde. Muhalif olmak suç değildir demokrasilerde. Ancak diktatörlüklerde muhalif olmak terörle eş tutulur. Çünkü iktidar için gerçekten iktidarını bitirme potansiyeli olduğu için muhalifler en büyük korkularıdır. Demokrasilerde iktidarın el değiştirmesi gerekli ve hatta zorunludur. 20 yıl iktidarda kalan bir parti hiç gitmeyeceğini zanneder ve her türlü naneyi yer. Nitekim öyle olduğunu ağır çekim izliyoruz.

      Trump da bir diktatörlük heveslisi olarak iktidarın yumuşak el değiştirmesini kabullenemiyor. Ayak diriyor. Elinden gelse darbe de yaptıracak. Onu savunmak da AKP’ye kaldı gördüğünüz gibi (AKP, Trump’ın Twitter hesabının bloklanmasını ifade özgürlüğüne darbe olarak görmüş 🙂

    • Teknolojinin geldiği nokta ne olduğunu bilmediğim 2016 aralıkta aldığım son model telefonda bylock buldu. Biraz sorgula diyeceğim lakin gene de sen bilirsin. :))

      • İkisine de cevap olsun. Defalarca dediğimi yineliyorum. Abd kimilerine göre USA ya başkanlarına lanet olsun. Hepsi biribirinden bin beter. Özgürlükçü geçinenlere ibret olsun Trump ne için sansürlendi şiddeti teşvik ettiği için. Bre nadanlar bunu kabul ve hatta takdir ediyorsunuz da niye bizim ülkemizde birileri alenen terörü överken aleni silahlı şiddete teşvik ve hatta tazyik ederken buna nasıl özgürlük diyorsunuz. Amerikalı şirketin gizlilik politikaları alenen ticari olarak kullanacağım demesi rahatsız etmiyor da turkcell’in bip i ni mi şüpheli buluyorsunuz. Söylediğiniz objektif olarak bir kıymete sahip değil. O kadar belli ki tek derdiniz tek ortak paydanız Tayyip karşıtlığı. Yeni telefonunuzda bylock bulunduğunu iddia ediyorsunuz. Ya kötü niyetli birinin araştırmasına denk geldiniz yada yalan söylüyorsunuz (her ikisi de eşit ihtimal). Belli ki her nerde devletle ilgili bir konu olsa belli ki ezberlenmiş metinleri döktürüyorsunuz. Herkesin davranışı aynı. Ama yemezler böyle haklı görünemezsiniz benden söylemesi. By lock kullanımı evet suça delildir bu durumda çünkü ancak bir fetöcünün sizi refere etmesiyle o yazılımı bilgisayarınıza indirebiliyordunuz başka türlü inemiyordu. Ve fetö defaatle çağrı yaptı başka bankalardan kredi çekip oraya yatırın diye. Bu çağrıyla para yatıranlar bankaya para yatırdığı için değil “fetö talimatıyla bankaya para yatırdığı için” suça iitirak etmiş olurlar. Yalan, anlaşılmaz suskunluk ve inkarlar içeren ezberletilmiş ifadelerle milleti boş yere cezaevinde yatırıp kendileri sağda solda gezenlere de hatırlatın bunları olur mu..

        • iyi ama şerif bey birileri terörü överken birileri mücteba kılıçlara başarı sertifikaları veriyor değil mi?
          öcalanın kardeşini tvlere çıkarıyor,
          mektuplarını okutuyor değil mi?
          hendeklerde 1000 genç askerimiz gömülü…
          pkk, fetö, dhkpc hepsi terör örgütüdür, ben bu örgütlere karşı devletimin milletimin askerimin polisimin yanındayım, yanlışın hepsine karşı çıkalım öyleyse, bunca şehidimiz var, onlardan utanalım bari…

          • Didem hanım “öcalanın kardeşini tvlere çıkarıyor,
            mektuplarını okutuyor değil mi?”buyurmuşlar da; gören de bahsettiğiniz kişi stüdyoda spikerin kafasına silah dayayıp darbe bildirisi okutmuş sanacak!

      • Safa bilgiyi eksik vermişsin.
        İkinci el aldığın bir telefon muydu, yoksa kutusunu kendi açtığın sıfır bir telefon mu?
        Az tamah çok zarar verir.

  8. Fehmi Bey kafamız çok karışık.Siz de bizi rahatlatmıyorsunuz.Niçin AB de yaşayan insanlara verdiği hakları bize vermiyor.Türkiye’de WhatsApp kullanıcıları birlikte tepki koyabilirler.Fehmi Bey siz bu harekete öncü olabilirsiniz.

    • AB ülkeleri bu şirketlere yüksek yaptırımlarla vatandaşının hakkını hukukunu koruyor. Bizim devlet ise kendini koruma peşinde sadece. Sosyal medya şirketlerinden Türkiye’de temsilci bulundurmayı şart koştu AKP. Böylece hesap sorabilecek, istediği içeriği sildirecek, sansür uygulayabilecek, gerektiğinde içeriye atabilecek. Vatandaşın verilerinin kötüye kullanılması umurunda değil. Zaten kendisi tepe tepe kullanıyor. Vatandaşa da şimdi BİP’e gel diye zorluyor. Daha iyi bip’leyebilmek için. Vatandaş akıllı olsa Whatsapp’de kalır. Hiç olmazsa biplenmez. Verilerini de üç beş reklamcı kullanır. Varsın kullansın.

  9. Fehmi Bey,
    Lütfen iki olayı ve iki ülkeyi kıyaslamayın. Ortaya çıkan bulgulara göre 15 Temmuz bir darbe gösterisi olarak planlanmış ve ondan sonra kurulacak olan düzen (şu anki hukuksuz düzen) için senarize edilmiş bir olaydır. Bunun delili de şu an iktidarda olanların bu olayı kendi söylemleri dışına çıkacağı korkusuyla araştırtmamalarıdır.
    Erdoğan’ın açtığı Bankasya’da 1 kuruş hesabı olmak (istenirse) terörist olmaya delil sayıldığı bir ortamda hangi kıyaslamayı yapıyoruz. Geçiniz lütfen. Kurulan bu rejime gönüllü destek olanlara sözüm yok. Muhalif olanların şunu anlaması lazım ki; Cemaat karşıtlığı da 15 Temmuz da birer bahanedir. Tek adamlık yolunda manivelalardır. Erdoğan sıkıştıkça yeni kirli ittifaklarla yeni senaryolar göreceğiz. Tıpkı Güneydoğu’da bombaların döşenmesine göz yumup sonra şehirleri dümdüz ederek “terörle mücadele” primi yaptığı gibi.
    Şimdi de Millet İttifakı’nı parçalamak için CHP’ye bir kumpas geliyor gibi. En azından CHP’yi kriminalize ederek zayıflatacaklar. Sanırım birkaç angaje DHKP-C militanı bulup bu işi kotarırlar. Nasıl ki Adil Öksüz gibileri buldularsa. Yanına da birkaç tane gizli tanık sosu ekledin mi tadından yenmez.
    Demem o ki ByLock vs. hikaye, sadece yapılacaklara bir bahane. Zaten gerçekte kimin ByLock’u vardı bilmiyoruz ki. Ne server ne de dijital veriler incelenemiyor. Sadece MİT ve Emniyet karar veriyor kimin kullandığına. Anlayacağınız tam “hukuki Muhaberat” devleti vaziyeti. Biz de neleri tartışıyoruz daha.

    • Boş işlerle uğraşan, yıllarca ayni teraneyi okuyan o kadar çok yurdum insanı varki. 12:41 ahmet beyde bu dön baba dönelim sazan sarmalı vaziyetlerine takılmışlardan.
      Baktım iki satır yazsam kendini haklı çıkarmak için yırtınacak, boş ver dedim.
      O kadar köreltilmişiz ki bazan ha bam sınıfı gerçek olsa falan bile mırıldanmışımdır.
      Ana muhalefet partisini bile kapatmaya fırsat bulsa casaret edecek biri, diş güçlerin oyuncağını mı kıramayacak? Çok saf olmayalım.
      Torbayı açıp içindekileri ortalığa saçtınızmı, ortalığı b.k götürür. Çuvalı denize atarsın yoluna bakasrsın. Kim kime ne veriyor kim kimden ne almış, bu yanlış düzen bitsin mi bitmesinmi, devletin bileceği iş.
      Herkesin aklı olduğu gibi, partilerin de bizden çok aklı var.
      Şurda iki kıt aklımızla dünyayı kurtaracağız yorumumuzla nerdeyse de,
      Parti başganlarımı bilmeyecek herbişeyleri?
      Geleceğe bakalım, yeni dünya başka bi dünya!

  10. Kimse tarafsız değil ve herkes kendi ideolojisine göre sansür mekanizmasını uygulayabiliyor.Joe Biden’ın oğlu Hunter Biden’ın Ukraynalı bir şirketten danışmanlık adı altında aldığı rüşvetlerin yer aldığı haberleri sansürledi. Yani açıkça siyasi bir tavır almış oldu. 
    Başka ülkelerin terörist gördüğü unsurlar için kılını kıpırdatmıyor Twitter! Ne kadar ikiyüzlü olduğunu göstermiş oldu.
      Avrupaya uygulayamadığı sözleşmeyi, niye Türkiye ye uyguluyor.

  11. Paranın ne önemi var? Möhim olan insan kalabilmek.
    Gizli bilgilerini, gizli resimlerini paylaşma sende. Bedava hava, bedava su, bedava gizli sır!
    Beleş eğitim, bir koli erzak, beleş otobos kartı. Amerika da bile yok. Bunlar kardeş zaten neye kafa yoruyor sun.
    Eğitim paralı olacak, su içkiden pahalı, suya artık içki katılacak. Bunlar masal gibi geliyor, ninni niyetine dinleniyor.
    Vermiyor adam! Vermiyor işte, ya benim dediğim gibi yapacaksın, yada nefes almana bile müsaade etmem diyor sanki.
    Netcen netcen, bana bişey olmazki, atın ölümü arpadan olsun! Yemiyor artık!
    Kafalar çıkacak etrafa bakacak. Marketin markasına değil, aldığın ürüne bakmayı,
    Senden oy isteyenin yakışıklılığına değil, beyninin içindekine bakmayı,
    Parmağın gösterdiği yere değil, sahibine bakmayı öğreneceğiz.
    Kapıyı kapatırım arkadan, ilsınırından ötesi isterse olsun tufan demeyi, bırakacağız.
    Devletine güvenip vergimi veririm, hesap pusulasını da isterim yerine, sana uzanan ele bir deste para bırakırsan yarın vermediğinde/veremediğinde kafana bmba atacağını, çocuğunu dağa çıkaracağını, seni kursunun önüne süreceğini görebilmeyi öğreneceğiz.
    Kendi işini kendin akledip ihtiyaçlarını belirleyecek, alet edevatını hammaddeni temin edeceksin, fazlasını satacaksın,
    İhtiyacının hepsini değil, yetmediğini dışardan alacaksın.
    Bunları anlatan tek bir kelime var aslında:
    TEDBİR.

  12. Sorun verilerimizin bir şirkete bireysel olarak işlenme iznini vermekten ibaret değil. Bu bireysel verilerin toplamından her türlü profilleme ve modelleme yapılabilir. Yapay zeka yazılımları ve uygun algoritmalarla (data mining işleme yazılımları) seçimlerden önce kimin kazanacağını bilmekten,uygulamayı kullanan populasyonun tüketim, eğitim, hastalık vs aklınıza gelebilecek her türlü istatistikleri çıkarılabilir. Zaten Facebook’un en büyük kazanç kapısı da bu verileri isteyene satmaktır. Cambridge Analytica örneğinde olduğu gibi. O yüzden sayın yazar ben kullanmaya devam edeceğim dese de yeni kullanım koşullarını ne kadar çok kişi kabul ederse bu verinin birikimi o kadar kolaylaşır.

      • Mümkün olduğunca açık kaynak kodlu yazılımları kullanmak. Güvenlik analistleri kaynak kodlara bakarak programın back doorlarını ya da bir yere aktardıkları bilgileri görebiliyorlar. Kullandığımız her yazılımı bu şekilde kontrol edebilir miyiz? Pratikte imkansız.

      • Parasını verirsen faks türü kimsenin erişemeyeceği belgeni değerli şeylerini gönder al yaparsın.
        Onun haricinde ekrandan niye gizli sırlı değerli namahrem işlerini ortalığa saçasın?
        Yanındaki kıza baktı diye …
        Yaparken hem de, şifreni bile parasız! Hizmet veren birilerine (kim olduklarını kim biliyor) yazıyorsunuz, yüz tanıma parmak okuma vs vs.
        Burada ters birşey var ama ne!

  13. Bu gün haberlerde verilen “İşsizlik oranı düştü” benzeri her gün başka başka gerçek olmayan yönetim ve medya açıklamalarına mı güvenelim, “bilgilerinizi çıkarım için kullanabilirim” diye açık açık söyleyen ve nezaketen de olsa (istese sormadan da bunu yapabilir, şimdiye dek depoladığı bilgiler yeter) soran teknoloji firmasına mı? Kendi adıma teknoloji firmasına güveniyorum. Çünkü kredi kartı, cep telefonu, internet kullanan herkes robottur. Bunun farkında olan bir robot olarak “ilim ve bilime önem veren yatırım yapan toplumların teknolojik üstünlüklerinin meyvelerini yemelerinden daha doğal bir şey olamaz.” diyorum. Başka mecralar aramak anlamsızdır. Hiç birinin bir birinden farkı yoktur, aynı durumu gelecekte onların yaratmasından daha doğal bir şey olamaz. Ucuz hamaset nutukları atan ve mecra değiştirenler nasıl lüks otolarına biniyor, uçaklarıyla uçuyorsanız; teknoloji sahiplerinin her dediğine ister seve seve ister başka türlü U Y A C A K S I N I Z.

  14. facebook, tweeter, instagram hiç kullanmadım sadece whats up kullanıyorum, ben de son derece memnundum. gizli, saklı bir şey paylaşmıyorum elbette ama yine de verilerimin kullanılacak olması bir yana bunun da hukuki yoldan bildirilmesi doğru gelmiyor. ülkeler açısından farklılık göstermesi de oldukça rahatsız edici bana kalırsa. kısa bir süre geri adım atılır mı diye beklemeye karar verdim. ama atılmadığı takdirde uygulamayı kullanmayacağım.
    kusura bakmazlar herhalde.

  15. Bip devlet destekli bir uygulama. O zaman kötüdür gibi bir çıkarsama yapmak mümkün. Türkcell çıkarmış uygulamayı ve Türkcell’de şu anda yönetim devlete geçti. En son Varlık Fonu büyük hisseyi devraldı. Türkiye’de verilerin kullanımı ve paylaşımı konusunda kanuni pek çok açık ve çelişki var. Ayrıca şimdiki yönetim ne kanun, ne anayasa, ne de uluslarası anlaşmaları tanıyor ve sürekli ihlal ediyor. Bu durumda devlete güvenemeyiz elbette. Devlet mutlaka terörle mücadele etmeli. Ancak bunu kanuni sınırlar içinde yapmalı. Yoksa kanun dışılığa kaydığında muhalifleri ezmek için neler yapıldığını görüyoruz. Terör yaftası vurmak çok kolay muhaliflere. Bu sebeplerle Bip’ten uzak durulmasını tavsiye ediyorum.

    Sadece bir örnek, Kavala’ya yapılan suçlamalardan casusluk suçlamasına delil olarak telefonunun Henri Barkey ile aynı yer ve aynı anda sinyal vermesi gösterilmişti. Buradan telefon kayıtlarının sürekli tutulduğu, vatandaşın nerede olduğunun sürekli izlendiğini, bunu yapan şirketlerin (Turkcell, …) bu bilgileri (muhtemelen izinsiz ve) kanunsuz olarak mahkemelerle paylaştıkları anlaşılıyor. Bunlar herkese basitçe kabul edilebilecek durumlar gibi geliyor. Ancak bu şekilde insanlar yıllarca mahkemesiz suçlamasız hapiste tutuluyorlar. İnsan hak ve özgürlüklerine hiç bir saygısı olmayan bu yönetim ve mahkemeler bunu halka terörle mücadele adı altında yutturuyorlar. Ama vatandaş akıllandı artık.

    Bu durumda şöyle bir ayrışma ortaya çıkacak görünüyor. Cumhur ittifakı bip’leyecek, millet ittifakı da muhalif uygulamalara geçecek. Böylece kimin ne olduğu daha kolay tespit edilebilecek! En iyisi Whatsapp’de kalmak. Daha nötr görülüyor. Acaba? Bunlar ortada kalmaya da iyi bakmazlar. Ya onlardansın, ya bizdensin, yada yoksun!

    • AKP-MHP-Vatan partilerinin genel başkan düzeyindeki sözcüsü : “biz terörle mücadele ediyoruz. ya bizimle beraber terörle mücadele edersiniz ya da teröristsinizdir” demeye getiriyor.

      kendi adıma konuşmam gerekirse ben terör merör bilmem, hayatımda hiç terörist de görmedim. hem zaten devletin en tepe yöneticileri : ” ülkemizde terörü bitirdik, dış güçlerin içerdeki maşalarından da kurtulduk” diye defalarca açıklama yaptılar. ben bundan sonra ‘terör’ sözcüğünü kullananların gerçek teröristler olduğuna inanırım. benim kanatim böyle.

  16. Sayın yazar sürüklendiği yerlerde “unlock” diye de bi programa ulaşacak mı bakalım?
    İntronet şart, nasreddin hocanın türbesi gibi bir güvenlik kalkanı olmaz.

  17. Sn Koru öncelikle konuyu çok yönlü incelemek gerekiyor. 6 ocak ile 15 temmuz mukayese edildiğinde arada dünyalar kadar fark var. 6 ocak spontone gelişen ve bir manyağın yönlendirmesiyle oluşan darbe teşebbüsüdür. Parler proğramı ne zaman aktive olmuş sadece trump destekçileri mi kullanmış bunu iyi irdelemek gerekiyor. Ayrıca aleni satılan bir proğram hiçbir zaman delil teşkil edemez ve etmemeli burada kararı verecek hakimlerin tarafsızlığına bakmak lazım.
    Gelelim 15 temmuz a on yıllarca süregelip tasarlanmış ve devleti ele geçirme senaryosudur.
    Sistemli olarak devlet kurumlarına eleman yerleştirme askeriyeyi hukuğu milli eğitimi ele geçirmek için yapılan çalışmalar ve ABD nin desteği ile tüm dünyada organize olarak teşkilatlanma operasyonu nu 6 ocak ile bir tutamayız. 15 temmuz bir darbedir türkiye cumhuriyetine karşı yapılmıştır. Peki kimler cezalandırılmalıdır. İşte burada biraz düşünmek gerekiyor. Bu işi bir planlayıp yıllarca uygulayanlar bir de masum bir hareketi yalnızca allah rızası için destekleyenler vardır. Destekleyenler gerek hareketin içinde gerekse dışında hiçbir art niyet olmadan bu işe hizmet etmişlerdir. Yeri gelmiş devletin yasal gördüğü bankaya para yatırmış, yeri gelmiş yasal okullarına çocuklarını vermiş , yeri gelmiş serbest olarak telefonuna ilgili proğramı indirmiş olsun. Bunlar darbeye katılımın delilleri olamaz ve olmamalıydı. Burada ayrımın çok ince yapılması gerekiyordu fakat bu yapılmadı ve bu ayrımı yapmayanlar ister yönetici ister hukukçu olsun elbet bedelini birgün öderler ama bu dünyada ama ahirette.
    Oysa yapılması gereken bu işin elebaşıları belli onların üzerine gidilip hasbelkader bu işe hizmet etmiş olanlara elektronik pranga takarak bu cemaatle ilişkilerinin tamamen koparılmasını sağlamak gerekiyordu.Eline silah almamış , sınavlarda kopya çektirmemiş sadece burs , himmet zekat işleri ile ilgilenen o hizmetkarlara ceza verilmemeliydi. Yoksa muhafazakar geçinip bu işe bulaşmamış sizce kaç onmilyon vatandaş vardır.
    tabi bu işin başka bir boyutu da hizmetkarların halen olayın farkına varamamış olmaları ve ciddi bir pişmanlık duyarak devletten af dilememeleridir.Sorsanız bunlara halen darbeyi cemaatin yapmadığını ileri süreceklerdir.
    Bu hizmetkarlar en azından şunu düşünse ya bu devlet tamam bizi suçsuz yere cezalandırıyor da peki bu işin elebaşısı göya muslüman olduğunu iddia eden şahıs neden oradan çıkıp gelmiyor. EYYY devlet bu işin tek suçlusu benim onların günah ve veballeri yok
    demiyor ve bunu demediğini bile bile bu hizmetkarlar halen onu masum görüyor.
    Bunların üzerinde biraz düşünmek gerekiyor her iki taraf için de .

  18. Yıllardan beri (1985) sizi takip eder takdir ederdim.Ancak Fetö yü aklamaya mı çalışıyorsunuz?
    Fetö 40 yıl devlete sızmış kanserli bir örgüt.
    Nasıl benzerlik kuruyorsunuz?

    • FETÖ hiçbir zaman aklanmaz ancak bu gruba bilmeden girmiş masumları da haksız yere cezalandırmaktan kurtarmalıyız. Düşünün adam öylesine inanmış ki Boğazicini bitirip sadece allah rızasını kazanmak için tüm dünyevi nimetleri bırakıp afrikaya öğretmen olarak gitmiş ve belki bir insanı hidayete erdirebilirmiyim düşüncesiyle hizmete karışmış . İş adamını düşünün kazandığı paradan allah rızası için zekatını vermiş kurbanını bağışlamış bu insanlar cezalandırılmayı mı hak ediyor. Yoksa herkes gibi kandırılmış olmanın ezikliği ile affedilmeyi mi hakediyor.
      Sorarım bank asya yasal bir banka değilmiy di
      Fatih kolejleri devlet ruhsat verdiği okullar değilmiydi.
      Hizmet hareketi her yıl t.rkç olimpiyatlarını yasal olarak düzenlemiyormuydu .
      Siyasiler sn ecevitin den demireline kadar herkes referans mektupları düzenlemiyormuydu.
      Referans mektubu düzenleyen ile okula ruhsat veren ile kurbanını buraya bağışlamış arasında ne fark var . Ceza herkese eşit uygulanmalı veya herkes adil olarak affedilmeli .
      haksızmıyım ?
      Çözüm : hareketin yanlış işler yaptığını kabul eden ve bir daha bulaşmayacağının taahhütünü veren herkesin uygun bir çözüm ile affedilmesidir. Hem bir haksızlık önlenmiş olur hem toplumsal barış sağlanabilir hem de bu insanlar kazanılarak düşman yaratılmamış olur.
      Düşünün belediye başkanı affedilmiş o garip öğretmen içeride sizce ne düşünür bu öğretmen ???

  19. YENİ KURALLAR

    Haberleşmenin aleniliği esastır. Herkes haberleşmesini kolayca erişilebilir tutmalıdır. Kullanılan uygulamaların şifreleri kolaylıkla kırılabilmeli, ilgililerin kolayca erişebileceği şekilde haberleşme yapılmalıdır.

    Kullanılan her uygulama terör örgütü üyeliğine gerekçe yapılabilir. Bugün makbul bir örgütün yarın terör örgütüne dönüşmemesinin garantisi yoktur.

    Terör örgütü ilan edilenlerin her türlü geçmiş eylemleri de terör sayılır.

    Masumiyetini ispat edene kadar herkes suçludur. Şahitlerden sadece aleyhte olanlarına itibar edilir. Lehte şahitlik geçersizdir.

    Yargılamada esas tutukluluktur. Kişilerin karakola/savcılığa çağrılması söz konusu değildir. İbreti alem için herkes sabah kapısı kırılarak gözaltına alınır.

    Suçun niteliği ne olursa olsun çıplak arama esastır.

    • İlave kurallar:
      – terör örgütüne ait eğitim ve doktrin merkezlerinde faaliyet gösteren “dersane öğretmenleri”nin suçu sabit görülürse, sorgusuz sualsiz MEB kadrolarına atanırlar.
      – yine aynı terör örgütüne ait eğitim kurumlarında okuyan “şakirtlere” sınavsız olarak en iyi devlet üniversiteleri bünyesindeki en yüksek puanlı bölümlere sınavsız olarak geçiş yaptırılır.
      İsteyen arkadaşlar diğer kuralları da ekleyebilir…

  20. BİPçiler niye böyle bir isim tercih etmişler ki?Bilgi işlem paylaşımcılığı gibi bir anlama geldiği düşünülebilir veya televizyonlarda istenmeyen sözlerin arasına giren biiiip sinyali gibi bir fonksiyonu mu var acaba? diye de zihinler bulanabilir.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız