ABD’de Kongre saldırısı sonrasında neler yaşanıyor?

16
Karikatür: Trump’ın yaşayacağı binanın girişine konulan plakette şunlar yazılı: Anarşiyi kışkırttı, demokrasiyi ayaklar altına aldı, Amerika’ya utanç getirdi..

Amerika gerçekten tuhaf bir ülke.

Önce bir alıntı.

Bir İngiliz TV kanalında (ITV) sabah programı da sunan Daily Mail gazetesinin kulis yazarı Piers Morgan günlüğüne 7 Ocak’ta şu notu düştü:

“Bir keresinde Donald Trump’a neden hiç içki içmediğini sormuştum. Bana şu cevabı verdi: İçkinin insanları mahvettiğini gördüm. Önceki gün çok saygın bir bankacıyla birlikteydim. Yemeğin sonunda kendisini biz evine taşımak zorunda kaldık; sarhoştu çünkü. Böyle olunca saygınlığını yitiriyorsun. Çok kişi gördüm böyle. Hiçbiri duramıyor, izlemesi bile inanılır gibi değil.”

Kendisini yazarlıkta şimdinin Ertuğrul Özkök’üne benzettiğim Piers Morgan notunu şöyle bitirmiş:

“ABD başkanı olarak Trump farklı bir içkiyle sarhoş: İktidar ve gücünü kötüye kullanma sarhoşu. Onu da bu mahvetti işte.”  

Azil işi Pelosi’ye kaldı

Yazıya oturduğumda yabancı ajanslar birbiri ardına aynı haberi geçiyordu: Donald Trump’ın yardımcısı Mike Pence kendisinden ABD anayasasının 25. ek maddesini çalıştırmasını isteyen Temsilciler Meclisi başkanı Nancy Pelosi’ye bunu yapmayacağını söylemiş…

Reklam

Trump’ın istediğini yerine getirmemiş, konumu sebebiyle başkanlık ettiği Kongre’de, 6 Ocak günü, “Seçimlere hile yapıldı” diyenlerden yana davranmamıştı Pence; şimdi de Pelosi’nin “Trump’ı başkanlıktan azlet” baskısına “Hayır” demiş oldu.

Artık azil işi Kongre tarafından yapılacak…

Bir hafta sonra yerini yeni seçilen başkana devredecek birini azil yoluyla erkenden yerinden etme çabası sonuca ulaşabilecek mi? Herkes gibi ben de kuşkuluyum. Ancak ABD’de siyasiler Trump’ın sisteme ihanet ettiğini gözlere iyice sokabilmek için bunu zorlamaktan vazgeçmek niyetinde değil.

Sonuç alamayacak olsalar bile…

Bizde siyasilerin günlerdir ‘sözde’ sözcüğü üzerinde tartışmaları, mahkemeleşmeleri -biraz da ABD’ye bakarak- bana çok tuhaf geliyor.

Göstericiler arasında subaylar, polisler de var

Geçen çarşamba günü ABD başkentinde girişim olarak kalmış ‘darbe’ sırasında beş kişi hayatını kaybetmişti. Biri Capitol binasını işgale gelenlere karşı direnen bir polis memuruydu, diğerleri de işgale kalkışanlardı.

İşgale kalkışırlarken polis kurşunuyla can verenlerden biri, Ashley Babbitt, 35 yaşında bir kadın. Gazeteler, Babbitt’in Amerikan hava kuvvetleri mensubu olduğunu yazıyor. 12 yıl fiilen hava kuvvetlerine hizmet vermiş, son bir yıldır da başkentin bitişiğindeki Maryland’ta hava üssünde görevliymiş… 

Reklam

Trump sevdalısıymış, Trump-yanlısı bütün gösterilere katılırmış…

Emily Rainey..

Emily Rainey ABD’nin ünlü askeri akademisi Fort Bragg’da psikolojik savaş dersleri veren bir subay… Televizyonlara yansıyan görüntülerden onun da Kongre binasına giren işgalciler arasında bulunduğu fark edilmiş. Gazeteler kadının Kuzey Karolina’dan 100 kadar kişiyi gösterilere katılmak üzere ayarttığını yazıyor.

Daha da ilginç haber “Nasıl oldu da oldu?” sorusuna da cevap teşkil eden bir gerçek: İşgal edilen binayı korumakla görevli Capitol polis müdürlüğünün bazı elemanları işgalcilere kolaylık göstermişler. Bir-ikisi işgalcilerle birlikte bina içinde gösteri de yapmış…

Başkan ve başkan yardımcısının güvenliğini sağlamakla görevli özel kuvvetlerden birinin de göstericiler arasında yer aldığı fark edilmiş… 

Göstericiler arasında bir generalin varlığından da söz ediliyor.

Olaya karışmasa bile ardından sosyal medya hesaplarından işgalcilere destek mesajları atan subay ve polisler olmuş…

“Acaba onlara ne muamele yapılmış?” merakımın sonucu hayretime yol açtı. Göstericiler, işgalciler içerisinde yer almış subay ve polislere şimdilik görevden el çektirilmiş… Gözaltına alınan, tutuklanan yok.

Adam Christian Johnson, kürsü elinde..

Adam Christian Johnson işgal gününün en fazla dikkat çeken eylemcilerindendi. Dünyanın bütün gazeteleri ve televizyon kanallarının üzerinde yoğunlaştığı göstericilerdendi. Capitol binasına girmiş, toplantı salonundaki mobil kürsüyü üstlenerek kameralara poz vermişti.

Hatırladınız değil mi?

Eylem sonrası memleketine giden Adam Florida’daki evinde gözaltına alındı.

Önüne çıkarıldığı hakim 25 bin dolar kefaletle tutuksuz yargılanmak üzere kendisini serbest bıraktı.

Dedim ya, Amerika tuhaf bir ülke.

Kovid sayesinde serbest bırakılan El-Kaide mensubu

En son ABD haberini İngiliz Daily Mail gazetesi yazdı: 1998 yılında Tanzanya’daki ABD büyükelçiliğine yapılan füze saldırısı sonrasında eylemin sorumlusu ‘terörist’ olarak yargılanmış 60 yaşındaki Adel Abdelbari ABD’de cezasını çekmekteyken Kovid-19 salgınında riskli gruba girdiği gerekçesiyle serbest bırakılmış…

Mail gazetesi, haberinde, “Londra’ya geldi, 1 milyon sterlinlik bir evde yaşıyor” ayrıntısını da veriyor…

Medyanın iki yüzü

Amerikan medyasının Trump yanlısı bölümü Kongre binası baskınının şaşkınlığını tam anlamıyla üzerinden atmış değil. Seçim gününe kadar Trump’ı eleştirenlerin akıbetlerinin hiç de iyi olmayacağını yazıyor, söylüyorlardı. 

Washington Times gazetesi yazarları, Fox News kanalı yorumcuları kendilerine Washington Post ve New York Times gazeteleri ile CNN kanalını hedef seçmişlerdi. 

Dün baktım, aynı yazar ve yorumcular, Trump’ı eleştirdikleri için düşmanlık besledikleri gazeteler ve kanalların şimdi kendilerini hedef aldığından yana yakıla şikayet ediyorlar. İsimlerini saydıkları yayın organlarında ileri sürdükleri türden bir saldırıya rastlamadığım için şikayetlerinin sebebini anladığımı söyleyemem.

Fox News’ün seçim gününe kadar sürdürdüğü açık ara en çok izlenen kanal olma özelliği, seçim sonrasında elden gitti. CNN ve CNBC haber kanalları şimdi Fox News’a izleyici sayısında fark atmış durumda. Washington Times, kaçırdığı okurları elinde tutabilmek için olsa gerek,  “Adresinizi verin, gazetemizi evlerinize kadar getirelim, para da almayalım” duyurusu yapıyor.

Bir anda eğilimler değişir mi? ABD’de değişiyor işte.

Amerika gerçekten tuhaf bir ülke.

Piers Morgan’ın Trump tespiti yabana atılmamalı.

ΩΩΩΩ

16 YORUMLAR

  1. Karagülle hocaya “herhalde ayrı bir Dünyada yaşıyon.” diyorsun da; yazdığın zırvalıklara bakılırsa kendin de pek buralı sayılmazsın yani.
    Yoksa bu deli saçması ifadeleri;
    “öğrenmişin bir sermaye şunu yapıyor , sermaye bunu yapıyor. Bir günah keçisi bulmuşun sermaye.”
    ancak bir uzaylı filan yazardı herhalde?
    Senin o günah keçisi dediğin sermaye(finans kapital ya da das kapital)nin ne olduğunu anlamanı bekleyemeyiz ama en azından anlatana bir saygın olsun; bilenler bilmeyenlere anlatmasın mı? Bilmemek değil öğrenmemek ayıp! Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?
    Karagülle hoca herkesin arayıp da bulamadığı notayı tutturmuş ve sürekli o noktaya çalışıyor, haklı da.
    Sermaye; mercimek kadar beyninle senin bile görüp bildiğin iyi kötü her şeyin/işin tek kaynağı/motoru ve sebebidir, sonu da tekelleşmedir.
    Madem ki başka bir gezende yaşıyorsun o zaman sana önce bizim töremizi öğreteyim;
    büyüklerine saygılı ol, saçmalıklarını kendine sakla.

  2. Trump’ı Pence’in görevden alması, senatonun azletmesine göre son derece lehine.
    Eğer azil 20 Ocaktan sonra bile olsa son derece aleyhine.Zira senato kararı ile azledilirse hukuki sonuçları çok ağır olacak. Bir daha eski başkan haklarını kullanamayacağı gibi hiçbir kamu görevi de yapamayacak.
    Başkan yardımcısı görevden alır ise bahsettiğim mahrumiyetleri yaşamayacak.Zira gerekçesi Trump’ın da elinde olmayan psikolojik sağlık sorunları olmuş olacak.

  3. “Yoksa, Trump dahil birkaç kişi ve Kongre’de yaptığı vandallıkların görüntülerini iftiharla paylaşan on-onbeş kişiyle mi sınırlı tutulacak yargı süreci?”Yazara ait onceki gunden

    ha ???

    Su bi kac gun icinde ilk etapta 70 kisi tutuklanmis ve bu sadece baslangic diye de ozellikle de belirtiliyor..
    “15 kisi” guzel bi varsayim ama o kadar iste 🙂

  4. Sayın yazar “Bir anda eğilimler değişir mi? ABD’de değişiyor işte.
    Amerika gerçekten tuhaf bir ülke.”demiş.
    Bir anda mı?
    Adıgeçen medya organlarına bakıp da hangi eğilim ne yönde değişmiştir bilemem ama mevcut yönetim oylarını arttırmak suretiyle bir seçim kaybetmiş ve taraftarları da iktidarı bırakmamak için canıpahasına direniyor; üstelik de “daha bu başlangıç!” naraları arasında…
    Bu durumun neyine şaşırıyorsunuz, onu da anlamak güç?
    Bizde de hem demirel hem de sezer görev süreleri dolduğu halde uzun süre oturdukları cb koltuğunu terketmek istememişler ve terketmemişlerdir! Üstelik seçilmiş(halkın seçtiği) değil atanmış oldukları halde…
    Şimdi bu yaşananların nesi tuhaf?

  5. ne kadar iyi bir oyuncu olursa olsun bir satranç oyununda tek bir hamle yenilmeye neden olabilir, tek bir atış önemli bir maçı ya da tek bir saniye bir yarışı kazanmaya yetebilir. seçimlerde öyle, tek bir oy kazananı belirleyebilir ve ülkenin ne kadar büyük olursa olsun kaderini değiştirebilir.
    tabii ki bunu kaybedene anlatmak zor, bizde ki gibi gücü olursa kötüye kullanır seçimi yeniletir ama sonuç yine acı olur, gücü yetmezse ortalığı biraz hareketlendirir ama bunun da yine acı sonuçları olur.
    lakin seçim bir sonuçtur, bir başlangıç değil.
    abd de bu noktaya zorlu bir süreçle geldi. zenginlerin zenginlikleri tavan yaptı. öte yandan işsizlik % 15 e dayandı. ulusal borç 25 trilyon doları geçti. gelir dağılımındaki adaletsizlik, çarpık sosyo ekonomik sistem üstüne bina edilen düşmanlaştırma ve ötekileştirme cabası. bir yerde adaletsizlik, hukuksuzluk, yoksulluk varsa orada darbe de olur, iç savaşta çıkar.
    toplum bir kargaşaya hazırlanmış zaten.
    kongre binasını basanların içinde askerlerin olması daha büyük bir resim.
    trump ulusalcıları temsil ediyor, askeri, orduyu, müesses nizam adına ne varsa. biden ise küreselcileri yani sermayeyi. para ve güç yer değiştirmek istiyor bu büyük kavga önce dengeler değişeceği için sonra her şey değişeceği için oluyor. benzeri dünyanın neredeyse her yerinde yaşanıyor ya da yaşanacak. abd liler trump için değil trumpla yeni düzene karşı savaşacaklar.
    trumpın temsil ettiği eski düzen iyi değildi, bidenın temsil ettiği yeni düzende eskiyi çok aratır tadında olacak. öyleyse başka bir şeylere ihtiyaç var. yeni değil, doğru bir düzene, adalete ve iyiliğe ihtiyaç var. bu güneş te bir yerlerden doğacak. batıdan değil. onların güneşi batıyor. bazen sadece bir kişi pek çok şeyi değiştirebilir, ülkelerin kaderini hatta insanlığın kaderini…
    bazen kritik eşiği geçmek için sadece bir kişi yetebilir.

    • Kişi aramaya gerek kalmıyor, kendi ortaya tüm varlığı ile adeta fırlıyor dünyada.
      İhtiyaca göre adam aramaya gerek te yok, istediğin adam senin istediğin kılığa bürünüyor.
      Burada sistem, kanunlar, kurallar önemli olmalıdır.
      3/5 çoğunlukla değiştirilebilecek kurallar nelerdir?
      4/5 çoğunlukla ne yapılabilmesidir?
      Örneğin, bugün kapatmaya çalıştığın parti, siyasetten men etmeye çalıştığın kişi hükümet olur birde başına geçerse veya kilit bir konuma getirilirse hatalar yada plan dahilinde, ne tedbir almıştır siyasetin?
      Mesela ben yarın birileri çıkıp İngiltere krallığı gibi olalım derse olma şansı yüzde kaçtır diye düşünmeye başladım.
      Bu gibi abuk sabukluklar varmıdır, nelerdir, bunları bulup konuşmak yerine,
      Sen beni tanimursan, ben seni hiç tanimeyrum fıkrasını yazıyorlar.
      Dünya değişti, fakat bazıları geç intikal sorunundan bihaberler.

    • Sayın Süleyman Karagülle herhalde ayrı bir Dünyada yaşıyon. öğrenmişin bir sermaye şunu yapıyor , sermaye bunu yapıyor. Bir günah keçisi bulmuşun sermaye.

      Sen ülkeye Geliştirmek için FEN lisesi açtın, yabancılar’mı veya sermaye’mi engel oldu.

      Sen ülkeye Fabrikamı açtın yabancılar veya sermayemi engel oldu.

      MKE arpalık yapılmış çalışmıyor ama Aselsan nasıl çalışıyor. demekki neymiş bütün olay bizde bitiyor.

      Çalışmıyan hükümetler dış güçler , sermaye engel oluyor diye bahane üretiyorlar.

      Bu ülkeye imam yetişecek kadar imamhatip okulu olmalı. Ama sen her lise okulunu imamhatip okulu yaparsan ülke gelişmez.

      Şu an hattin’den fazla imamhatip okulu var eskiden azdı gerçek samimi Dindar insanların çoçukları okuyordu şimdi samimi olmayan deist insanlar okuyor. Bu insanların burdan imam olduğunu düşün. Ben gelecekte bunlardan, İslam dinini bozacaklarından endişeliyim.

    • Sayın rne bu yazı fehmi korunun yazısına yorum olarak kaleme alınmış bir yazı değil bilakis kendi yazısıdır; linkini verdiğiniz yazıyı ise zaten biz görmüyoruz.

  6. Türkiye de az tuhaf değil en azından Türkiyedeki bazıları (şu sizinkiler demek istiyorum)

    Ahmet beyin yazısını okuyunca aklıma düştü. Amerika dediğimiz ülke 1950 lerden bu yana dünyadaki her “şer” işin merkezi değilmiydi? Dünyayı sömürmedi mi Anglo Sakson ittifakla birlikte? Vietnam, Ortadoğu, Irak, Afganistan ve şimdi de Suriye. Keza terör devleti olan İsraili dünyanın başına bela olması için koruyan himaye eden eline bedava silahlar tahsis eden Amerika değilmiydi. Milli görüşcülerimiz, sol tarafımız, milliyetçilerimiz… Biz (bizim bazıları yani sizinkiler) ne ara Amerikancı olduk yahu. Bu kadar mı acziyet içinde kaldınız, kendi gücünüz Tayyibe yetmedi de sırf arası kötü, Tayyibi devirse devirse Amerika devirir diye nasıl birden Amerikancı kesildiniz. Amerika seçimlerinde taraf olacak kadar hemde.. Kendi göbeğinizi kendiniz kesip adam gibi bir program adam gibi bir kadro bir kaç samimi konuşmayı beceremeyip ordan medet umuyorsunuz. Çünkü ülke sevginiz yok. Şaşırdınız değil mi evet çünkü ülke sevilir. Size hamaset gibi gelir lakin ülke sevilir arkadaşlar. Ülkede adalet de sevilir eşitlik de sevilir. Ancak bunu amerikalıların sağlayacağını düşünür onu söylerseniz inandırıcı olamazsınız bak söyleyim. En azından topunuz birleşseniz seçim kazanabilecek kadar inandırıcı olamazsınız. Sevmeyince samimi olamazsınız. Ülkeyi yönetenlere ders verirken bile Amerikadaki olaylardan örnek vermeye kalkarsınız ama umursanmaz. Sadece şu sizinkilere anlatırsınız. Amerika ben ve benim gibilere idol değildir çünkü. Düşünün bakalım Amerika nereye (sözde değil özde) adalet götürdü de size getirecek.

    Acınacak haldesiniz. Tayyibi devirmek o kadar zor değil ha. Şimdi yaptıklarınızı yapmayın o bile kafi. Yada en iyisi bekleyin 2027 yada 2028 seçimlerinde aday olmayacak (yasal olarak) o zaman kazanırsınız belki. Bazı projeler (söylenenin yarısı bile olsa) hayata geçince zaten siz gitmek istersiniz bu ülkeden imkan yok sizin kafaya yaşadıkça kimse oy moy vermez.

    Kendinize gelin hey. Aynı şeyi 5 yıl oldu papağan gibi tekrar tekrar söylemekten bıkmadınız mı. Amerikalı patronlarınız bile pes etmek üzere. Diğerleri çoktan pes etti. Para baronları kaç senedir Türkiyedeki spekülasyonlar için ayırdıkları bütçeleri büyütmekten yoruldular. Sırf sizin beceriksizliğinizden bütün bunlar. Az bişe akıllı olaydınız bir önceki seçimde ikinci tursa falan seçimi alacaktınız. Lakin 2023 de şansınız yok ha. Sandığınızın aksine pandemi bile Tayyibe oy kaybettirmedi. Ülkenizi sevin, Tayyip gözünüzü kör etmesin. Tayyipten kurtulmak için başkalarından medet ummayın. Umarsanız kaybetmekle kalmaz üstelik rezil rüsva olursunuz. Amerikadan size ekmek çıkmaz. Yarın bişey olur o sizin Biden bir gün”ya bu Tayyip ne iyi adammış der” apışıp kalırsınız. En iyisi Kemal ile anlaşıp yepyeni bir parti kurun yepyeni bir anayasa taslağı hazırlayın ama şimdiden hazırlayın. Yepyeni bir ekonomik plan hazırlayın. Yepyeni söylemlere geçin. Ama kendi aranızda da kavga etmeyin. 2028 de seçimi kazanmanın yolu. Yoksa bak gene kaybedersiniz. Bu defa Tayyip seçime katılamıyor ama tutar birini işaret eder gene kaybedersiniz. Evet belediyeleri kaybetti ama sizin takım kendi arasında kavga ediyor ve sizin adamlar traş çıkmak üzere. O yüzden başka bir plana geçmelisiniz.

  7. ABD de daha çok şeyler göreceğiz. seksen küsür yaşındaki BIDEN bakalım nekadar yaşayacak sonrasında neler olacak. ABD işlediği günahların bedelini yavaş yavaş ödeyecek.
    İlginç olan ise : ””1998 yılında Tanzanya’daki ABD büyükelçiliğine yapılan füze saldırısı sonrasında eylemin sorumlusu ‘terörist’ olarak yargılanmış 60 yaşındaki Adel Abdelbari ABD’de cezasını çekmekteyken Kovid-19 salgınında riskli gruba girdiği gerekçesiyle serbest bırakılmış…
    Mail gazetesi, haberinde, “Londra’ya geldi, 1 milyon sterlinlik bir evde yaşıyor”
    Muhtemelen ABD nin adamıdır . Yoksa neden salıverip lüks evde yaşatsın. Bir zamanlar BIN Laden i yetiştirip piyasaya sürdüğü gibi .

  8. Trump bugün çok mutluydu; Galiba Pence ile bir işler karıştırıyorlar.

    Göstericiler arasın’da bulunan
    FBI ajanları Trump taraftarları’nın aralarında “yemin töreni esnasında Joe Biden’ni õldüreceklerini konuşurlarken duymuşlar.
    Onun için güvenliğı iki kat artırdılar.

    Trump başkanlığı vermemek için ya ölecek yada õldürecek.

    Õğüdü! Ustalarından aliyor.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız