Yeni oluşum bir büyük boşluğu doldurmayı hedefliyorsa önemli; halk bunu bekliyor…

24

Bayram günleri en fazla konuşulan konunun ufukta beliren yeni partiler olması elbette sürpriz değil. İnsanlarda mevcut siyasi sistemden ve o sistemle özdeşleşmiş siyasi kurumlardan yılgınlık varsa ve bu durum kendini ‘yeni parti’ arayışı olarak belli ediyorsa, yeni oluşum ihtimali ağızları yormaya başlar.

Kamuoyu yoklamaları insanlarda yeni parti beklentisi olduğunu dışa vuruyor.

AK Parti tabanında kendini belli eden beklenti CHP tabanında da var.

CHP’de Ekrem İmamoğlu kişiliği ve o kişiliğin siyasi başarısı bu arayışın bir sonucudur. CHP kendisini İmamoğlu’nun çizdiği profil istikametinde yenileyebilirse, oyverenler açısından daha cazip hale gelebilir; tabii eşzamanlı olarak geleneksel tabanını da oy vermeye devam ettirebilirse…

Bunun ne kadar zor hatta imkansız olduğunu en iyi CHP yönetimi bilir.

Halklar sisteme tepkilerini farklı ifade ediyor

Türkiye, ülkemiz ve insanımız, pek çok alanda dünya ile birlikte hareket ediyor; hatta çoğu zaman ilk bizde kendini gösteren hisler ve eğilimler, bir bakıyorsunuz, globalleşivermiş. Siyasette popülist yaklaşım dünyada moda olmadan önce ilk bizde belirdi; çok kısa sürede başka ülkelerde de benzer siyasi gelişmeler yaşanmaya başladı.

Dünya siyasetinde son moda, halkların demokrasiden ve demokratik uygulamalardan tatminsizliğidir. Karşılarına çıkan ve kendilerinden oy isteyen sağ-sol politikacıları fazla ayran gönüllü saymaya başladı halklar; bugünün insanları daha farklı davranışlar ve genelin çıkarlarına uygun politik tavırlar bekliyor. Mevcut siyasi sistem ve o sistemin politik kadroları bu beklentiye cevap vermezse, halk, kendine başka çıkış yolları arıyor. Bulamazsa oyunu zayi ederek tepkisini açığa vuruyor.

Reklam

İtalya’da bir palyaço sisteme tepkileri kanalize eden bir parti kurdu, kendisi aday da olmadı; partisi son seçimde oyların dörtte birini aldı ve bugün hükümet ortağı. 

‘5 Yıldız Hareketi’ üyesi politikacılar İtalya’da saçma sapan konuşmalar yapıyor, varlıkları sistemi ‘ti’ye almaya yarıyor.

Zaten amaç da bu. Partinin kurucusunun da amacı bu, ona oy veren seçmenlerin de…

En son Ukrayna’da, halk, oyuyla, televizyonda komedi programı yapan birini cumhurbaşkanı seçerek aynı yola başvurdu.

Aynı türden oyunu zayi etme tepkisine sahip başka ülkeler de var.

Bu yaygınlaşmaya başlamış bir eğilim.   

Sistem bizde de kendi içerisinden halkın beklentilerine uygun bir alternatif çıkarmazsa, korkarım, bu tür beklenmeyen bir gelişmeyle bizde de karşılaşılabilir.

Genç Parti ve 2002 seçiminde aldığı yüzde 8’e yakın oy bu yoldaki ilk çıkış-ilk deneme sayılabilir.

Reklam

Acaba yeni oluşum için kolları sıvayan Ali Babacan ile oluşturmaya çalıştığı parti halkın beklentilerine cevap teşkil edebilir mi?

Popülist politika eğilimi varlığını ilk ülkemizde hissettirdiyse, o eğilimden uzaklaşma ve halkın gerçek arzularına uygun yeni bir gelişme yine ilk bizde başlayabilir mi?

Neden olmasın?

Yeni oluşum ve vizyonu

‘Yeni oluşum’ denildiğinde, pek çok gözlemcinin aklına, geçmişte içerisinde bulundukları siyasi partileri bir sebeple beğenmedikleri için onunla yollarını ayırarak kendi partisini kurmuş örnekler geliyor. 

“Ali Babacan AK Partiliydi, onun çıkışı da AK Parti tabanını kendisine çekme hareketidir” akıl yürütmesi eşliğinde değerlendirmeler yapılıyor.

Oysa, Babacan’ın istifa mektubu ile bayrama gidilirken yaptığı yazılı açıklama başka bir niyeti dışa vuruyor. 

Hedefi AK Parti tabanı olmayan, toplumun sistemle derdi bulunan çok daha geniş kesiminin beklentilerine cevap vermeyi amaçlayan bir siyasi hareket olma niyetini…

Bundan tam 18 yıl önce bugünlerde kurulduğunda AK Parti de böyle bir niyete sahipti; kuruluş belgeleri bu gözle mercek altına alındığında o günlerin dünya ve Türkiye gerçeklerini yansıttığı görülecektir. Zaten o sayede girdiği ilk seçimde iktidar görevi halk tarafından kendisine verilmişti.

Yeni kurulacak parti bugünün dünya ve Türkiye gerçeklerine cevap verirse ilgi görecektir.

Aksi halde İtalya ve Ukrayna başta olmak üzere dünyanın bazı ülkelerinde kendini belli etmiş tarzda bir gelişme bizde de yaşanabilir; halk en olmayacak ve en beklenmedik tepkiyi vermeyi bildiğini o ülkelerde belli etti, bizde de edebilecektir.

Var olan siyaset, siyasi söylem ve kadrolar günümüzün devasa sorunlarına çözümler üretemiyor, tam tersine iş başında kalmayı tek hedef saydığı için sorunlara yeni sorunlar katarak ilerliyor. Çözümsüzlük siyasetin alamet-i farikası olmuş durumda.

Çıkış yolu, yeni bir söylem, o söyleme uygun yeni bir program ve o programı her türlü engele rağmen uygulayacağı güvenini veren bir kadrodur.

Hiç değilse her coğrafyada halkların beklentisi bu yoldadır.

Bayram günleri her gidilen yerde, ev ziyaretlerinde konu siyasetten açılıyor ve her seferinde yeni oluşum gündeme geliyorsa sebebi işte bu beklentidir.

ΩΩΩΩ

24 YORUMLAR

  1. Muhafazakar kesimde CHP’nin (özellikle ekonomide) ülkeyi iyi yönetemeyeceği kanaati hakimdir. Bu görüşe kısmen katılıyor ve şunu ekliyorum. CHP geleneksel olarak dış borçlanma konusunda çekingendir ve ‘borç alan talimat da alır’ felsefesine sahiptir. Sağ muhafazakar partiler ise dış borçlanma konusunda daha cesur davranırlar ve aldıkları dış borçlar ile ekonomiyi canlandırırlar. Fakat aldıkları dış borçların bir kısmı ile bazı yatırımlar yaparken bir kısmını da halka dağıtarak seçim ekonomisi uygularlar. Tabi ki sonunda hesap tutmaz ve ekonomik kriz kapıya dayanır, nihayetinde iktidar değişir.

    Erdoğan döneminde iktidar süresinin uzamasının nedeni ise dünyadaki dolarizasyon sürecinde yüksek miktarlarda dış borç alınabilen bir dönem olması ve ayrıca kamu kuruluşlarının aşırı özelleştirilmesidir (64 milyar dolar). Borçlanma ve eldekileri satmada sınırlara gelindiği için yeni bir iktidarın işi daha zor olacaktır.

    Yani sağ partiler daha başarılı falan değil. Millet dini duyguları kaşınarak bunlara daha fazla oy veriyor. Zaten kimsenin elinde sihirli bir değnek yok. Milli (ulusal) bilim-teknoloji yoluyla gerçek kalkınma sağlanmadan herhangi bir liderden mucize beklemek abesle iştigaldir. Bu nedenle yeni kurulacak parti ile CHP temel konularda uzlaşma sağlamalıdır. Aksi takdirde eski Türk filmlerinin değişik versiyonlarını izlemeye devam ederiz (mendilleri hazırlayın).

    Not : Devam eden Türk filmini ise, sonu belli olduğu için izlemeyi bıraktık.

  2. 16 Ağustos 2019 Yeni Akit
    “Laikçileri çıldırtacak haber: Türkiye’yi Güney Kore’de düzenlenen dünya robot yarışmasında temsil eden Güngören İTO Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi, ‘imkansız görev’ kategorisinde dünya 3.’sü oldu.”

    Bu haberin mantığına göre, dincilerin bugüne kadar sayısız kez çıldırmış olması lazım !

  3. Yorum yazmadan once,Erdoğanin ve yeni oluşumda ismi geçenlerin öz geçmişlerini okudum.
    Erdoğanin 5 -6 tane yazıli öz geçmişi var hepside birbirine ters.
    1973 ile 1981 arasinda geçen hayat hikayesi karanlik ve çelişkilerle dolu.
    Başlangiç özeti ile ortalarda geçen tamamen birbirinin zıddı.
    Karanlık ve Şişirme bir özgeçmiş…..

    Daha sonra, Milli Görüş Teşkilatindan gelenlerin özgeçmişlerini okudum, onlarin hepsinin eğitm seviyeleri ve geçmışleri açik ve gayet kalitelı. Bunlari okuyup karşilaştirinca, şu soruyu sormadan edemedim. MGT’ Yetiştirdiği dünyayi ve ülkeyi iyi bilen her biri birkaç dil bilen siyasete ve hayatinda en ufak bir olumsuzluklari olmamalarina rağmen neden geçmişi çelişkilerle dolu birisini parti başkani yaptilar?
    Hadi bunu bilemediler diğelim! Peki Türkiyeyi batirmasına neden ses çıkarmadılar? En azindan bir kaç tanesi çıkıp Abdüllatif Şenerı doğrulasaidiler…..
    Demeki onlar iç menfaatlarını ve şöyle’de diye biliriz! Erdoğanın menfatlarıni Türkiyenınkinden daha fazla düşüniyorlarmışlar.
    Kendileri yapmadıklari gibi Hayrinisa Gül hanımada engel oldular, ve-konuşturmadılar.

    Ali Babacan ve bir kaç arkadaşi MGT ile alakaları olmadiklari ve geçmişte hem Türkiyede hemde yurt dışında çaliştikları işlerde başarılı olmuşlar ve önemli görevlerde bulunmuşlar.
    Herhalde Babacan, kendisi gibi her konuda başarılı ve güvenilir olanlarda ekibini kuruyor olmaliki, bize ağirdan aliyor gibi gelsede, ucunda menfaat beklenmeyen işler ince elenir sik dokunur gibidir… Bellki bizi bilmediğimiz çok daha vahim konulr var.
    Allah CC doğrulara yardim, sahtakarlaride islah etsin.

    • “Demeki onlar iç menfaatlarını ve şöyle’de diye biliriz! Erdoğanın menfatlarıni Türkiyenınkinden daha fazla düşüniyorlarmışlar.” dusunceniz cok basit ve haksizlik olur. Bu konu her populist rejimlerde benzerlik teskil eder. Nazi Almanyasida boyledir. Bazi notlarim:
      1. Bilgili kisiler her zaman etkin bir yonetim (execution) gosteremeyebilirler. Introvert yapilari, toplum/politika ortaminda yanlis anlasilir.
      2. Erdogan nin en iyi secim degildi ama karizmasi, kararliligi, 90 lik yillardaki kisir politikadan bunalan toplum icin bir umut oldu. Bilgili kisiler toplumun bu tercihinin dogru oldugunu sandilar.
      3. En onemliside bu bir surec ile oldu, kurbayi pisirme metaphor u gibi. Basarili baslangic, katilimci, ozgurlukcu bir yonetim, baris sureci, vs. 2013 den sora ne olduysa oldu ama gercekte ne oldu? Bunu tam bilmiyoruz ama tarih yazacakdir.

  4. 23 Hazirandan sonra, Fehmi beye sitemler epeyce azaldı…..ne zaman erdoğanin akp sinin yalnışlarını yazsa hemen sitemler ve ataklar başliyordu 30- 35 senedir okuyorlarmışlar, şimdi taniyamiyormuşlar, vb,vb…. Turkiyenin bu hale gelmesinin 1# sıni savunmak için,halen daha bu tip yazılar yazıldiğına, okuyunca, acaba benmi yaniliyorum diye! Kendi kendime şaşırdim. Çünkü tam senesini hatirlamiyorum fakat bendeki 35 yıl öncesi kesip sakladığim köşe yaziları var onları okuyunca, çok şukür aklim başimdaimiş diye seviniyorum.Allahtan o zamalar önemli ve hoşuma giden yaziları kesip saklamişim…genede kendime şu soruyu sormadan edemiyorum! Acaba anormalık bendemi? Cünkü o zamandan şımdiye kadar Fehmi beyin yazilarinda her hangi bir değişiklik oldugunu ben şahsen fark etmedim.
    Yalniz 1998 Temmuz ile 2000 arası okuyamadım, o zaman birilerini okşayan yazilar yazmış olabilirmi onu bilemem.
    Fakak yazmayacağına eminim.

  5. Yazının baş tarafına konulan Ali Babacan
    fotoğrafı hiç anlamlı görünmüyor bana.
    Boş gözlerle bir yerlere bakıyor gibi bir hali var.Daha anlamlı,daha canlı bir Babacan fotoğrafı vardır bence.Ama bu benim sorunum değil elbette.

    ***

    Muhalefet yandaşı bir yorumcu şöyle yazmış:”Şunu farkettim akpartililer çok öfkeliler ve nereye saldıracaklarını bilemiyorlar.”

    Yahu güldürmeyin adamı.Şurada keyifli
    keyifli yazıyoruz.Editör de sağ olsun yayınlıyor yazdıklarımızı.Aşağıdaki yorumuma bir daha bakınız bakalım,yorumumda nereye saldıracağını bilemeyen bir adam tavrı mı, yoksa neyi ve kimi eleştireceğini bilen bir insan tavrı mı var?

    • “yorumumda nereye saldıracağını bilemeyen bir adam tavrı mı, yoksa neyi ve kimi eleştireceğini bilen bir insan tavrı mı var?”Sorduğunuz için söylüyorum.

      Bence yorumunuzda nereye saldırdığını bilen bir insan tavrı var;ama ataklar boş.
      Yine yorumlarınızda bence neyi ve kimi eleştireceğini bilen bir insan tavrı ise yok.

      Bekir bey,siz ne derseniz deyin dünya dönüyor.Sizin yazılar bana çocukluğumdaki “Uykudan Önce” programını hatırlatıyor; nedense ben onu da “Uyanmadan Önce ” olarak okuyorum.

  6. – Dervişin fikri- zikri yergilerine aldırış etmeksizin gelişmeler gündeme taşınmalı ve tartışmaya açılmalı.
    – MHP’nin aldığı oy ve milletvekili sayısı belli.Ancak uzun süredir siyasetin ve ülkenin gündemini belirliyor.Bu nedenle BABACAN’ın , doğrudan iktidara taşıyacak bir başarı hedeflemesi gerekmiyor.
    – Başta AKP ve hatta 31 Mart ve 23 Haziran başarısına rağmen CHP de dahil olmak üzere tüm partilerde rahatsızlık mevcut.
    – Seçmenin büyük çoğunluğu parti programına değil kadrolara bakıyor.Bu nedenle BABACAN, asıl mesajın kadrolarla verilebileceği gerçeğine yoğunlaşmalı.
    – Tabii ki zamanlama. Bana göre kuruluş yılı 2019 olmalı.

  7. İlim
    İnsan uygarlaşan bir topluluktur. Bunu da diğer camlılardan farklı olarak ilim kurumuna borçludur. Uygarlıklar yeni ilimlerle oluşur. İlmin iki kaynağı vardır: din ve felsefe. Yeni uygarlıkları ya peygamberler ya da filozoflar kurmuştur.
    Siyaset adamları yanlarına yenilik getiren ilim ve din adamlarını alırlar ve sonunda yenilik oluşur. Dışarının öğretileri ile kurulan partiler gelip geçerler. Normal zamanlarda iktidar da olabilirler. Sorunların oluştuğu zamanlarda artık sorunları çözen ilim kaynaklarını bulanlar başarıya ulaşır.
    Beşir Atalay ve Ahmet Davutoğlu profesördürler. Yeni düzene ait bir kitapları var mıdır, ben bilmiyorum. Önce kitap yazsınlar yahut yazdırsınlar. Necmeddin Erbakan Süleyman Akdemir’in Mağdurun Korunması doktora tezi üzerinde her hafta Akevler ekibi ile buluşarak çalıştı ve oluşturduğu Adil Düzen’le iktidar oldu. AK Parti de o mirasa kondu.
    Mustafa Kemal devlete Ziya Gökalp’ın meşhur Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak kitabını uyguladı. Marks dünyaya Sermaye (Das Kapital) adlı kitabı ile hükmetti.
    Türkiye yeni kişilerle yeni siyaset bekliyor.

  8. Bizim Bayram sohbetlerimizde yeni oluşumlar pekala konuşuldu. Şunu farkettim akpartililer çok öfkeliler ve nereye saldıracaklarını bilemiyorlar. Bu yaklaşım bile akpartinin kaçınılmaz sona yaklaşdığını gösteriyor. Unutmayın öfke yetersizliğin ve başarısızlığın göstergesidir.

  9. Dünyada siyasetçi kalitesinin düşmesinin iki nedeni var.
    1) Sovyetler Birliği’nin dağılması nedeniyle sol siyasetin itibar kaybetmesi ve sağ siyasetin şımarması.
    2) Teknolojinin gelişmesi ile sosyal medya kullanımının aşırı artması. Bunun sonucunda kamuoyu oluşturmada düşük seviyeli ve dedikodu mahiyetindeki haberlerin ağırlık kazanması.

    Türkiye’de sağ siyasi partilerin giderek yozlaşmasının nedeni.
    Türk halkı (seçmeni) %70 muhafazakar, %30 laik şeklinde ayrılır. Buna göre ana sağ parti seçmen havuzunun %70’nin oyunu alsa %49 ile tek başına iktidar olur. Oysa ana sol parti seçmen havuzunun %90’nın oyunu alsa %27 ile muhalefette kalır. Bu sosyolojik yapı sağ muhafazakar partilerde bir siyasi şımarıklığa yol açmaktadır. (Bunun en çarpıcı örneği AKP=Erdoğan olmuştur).

    CHP kurulduğundan buyana devam eden istikrarlı tek partidir. Bu yönüyle beğensek de beğenmesek de CHP’yi takdir etmek gerekir, bir çeşit Türkiye’nin sigortası gibidir. Siyasetin sağ kanadı ise eskiden olduğu gibi şımararak yine yozlaşmış ve çökmek üzeredir.

    ‘AK Parti tabanı’ yanlış bir ifadedir, doğrusu ‘muhafazakar taban’dır. AKP=Erdoğan’ın kemik oyu ençok %20’dir ve bu oylar Kadir Mısıroğlu ve Rıza Nur gibi kişiler ile aynı düşüncede olanlara tekabül eder. Fakat siyaset pratiğinde bu oyların da yarısından çoğu başka partilere gidecektir.

    Yeni kurulacak A.Babacan liderliğindeki partinin, bir yandan şartların olgunlaşmasını beklerken diğer yandan kendini ifade etmekte zorlandığı kanaatindeyim.

  10. Gerçekler : AKP kendini tükete , kendi çukuruna yuvarlanan bir parti olduğunu , Lideri RTE ise kendi içinde bir yalnızlığı yaşayacağını daha önceden belirtmiştim. Çünkü Müslüman Sünni Türk ve Kürt Müslüman kitle 15 temmuz darbesi ile beyin travması geçirdi. Sonra AKP iktidarında gördü ki :
    Taksime cami, Baş örtüsü serbestisi, İmam hatip yaygınlaşması ve Siyasal İslam söylemlerinin laik cumhuriyette gündelik politikaların içinde olması bir şeyin eksik olduğunu , meydana gelen durumda tat ve tuzun olmadığını insanlar gördü..
    İşin içinde KURAN samimiyeti yok…. İnsanların özellikle siyasal İslam ve yakınında duran AKP destekçilerinin dünya ve mal hırsları her şeyi altüst etti. AKP nin ve liderinin dava .. dava… dava … dediği şey HAK ve Kuran DAVAsı , farklı insan kitleleri ile birlikte yaşama ve kuranın hakikatlarını yaşama ve rol model olma davası olmadığını gördüler… Ve AKP den ayrılmaya başladılar… AKP istikrar vadetti…
    Kazanılan istikrar ise :
    TL nin değer kaybetmesi , sınırlarımızda ülkemizi yıkıcı terör içerili faaliyetlerin artması ve SURİYE in başımıza bela olması oldu..
    Babacan hareketi AKP in bu kirli karanlık geçmişinden çıkan parlak bir yıldız olacak mı ? Hİç sanmıyorum… Artık şunu anlamak gerek lider değil kitlesel birlikte var oluş dönemi , farklı değerle birlikte yaşama düşüncesi ülkemizde sistem gereği iktidarda olma şansını ortaya koymaktadır.
    Böylece karizmatik lider ve şovenist söylemlerin dönemi kısaca Recep Taip Erdoğan dönemi kapandı. Artık birlikte yaşama ve hukukun üstünlüğü içinde var olma dönemi bu dönem 2017 nisan referandumuyla başladı….. %50+1 deki +1 : 0,2+0,3+0,5 gibi ufak parçaların bileşkesi… Özetle yarattığın düşmanın hacmi değil özgül ağırlığı önemli … Duyduğuma göre FETÖ tanımı yerine FESÖ (Fetullah Suç Örgütü) geliyormuş ? Sayın Koru arkadaşınız TAHA KIVANÇ bu konuda ne der ? Gerçi her türlü terör ve suç örgütlerinin canı cehennemin dibine…..

  11. Gerçekler : AKP kendini tükete , kendi çukuruna yuvarlanan bir parti olduğunu , Lideri RTE ise kendi içinde bir yalnızlığı yaşayacağını daha önceden belirtmiştim. Çünkü Müslüman Sünni Türk ve Kürt Müslüman kitle 15 temmuz darbesi ile beyin travması geçirdi. Sonra AKP iktidarında gördü ki :
    Taksime cami, Baş örtüsü serbestisi, İmam hatip yaygınlaşması ve Siyasal İslam söylemlerinin laik cumhuriyette gündelik politikaların içinde olması bir şeyin eksik olduğunu , meydana gelen durumda tat ve tuzun olmadığını insanlar gördü..
    İşin içinde KURAN samimiyeti yok…. İnsanların özellikle siyasal İslam ve yakınında duran AKP destekçilerinin dünya ve mal hırsları her şeyi altüst etti. AKP nin ve liderinin dava .. dava… dava … dediği şey HAK ve Kuran DAVAsı , farklı insan kitleleri ile birlikte yaşama ve kuranın hakikatlarını yaşama ve rol model olma davası olmadığını gördüler… Ve AKP den ayrılmaya başladılar… AKP istikrar vadetti…
    Kazanılan istikrar ise :
    TL nin değer kaybetmesi , sınırlarımızda ülkemizi yıkıcı terör içerili faaliyetlerin artması ve SURİYE in başımıza bela olması oldu..
    Babacan hareketi AKP in bu kirli karanlık geçmişinden çıkan parlak bir yıldız olacak mı ? Hİç sanmıyorum… Artık şunu anlamak gerek lider değil kitlesel birlikte var oluş dönemi , farklı değerle birlikte yaşama düşüncesi ülkemizde sistem gereği iktidarda olma şansını ortaya koymaktadır.
    Böylece karizmatik lider ve şovenist söylemlerin dönemi kısaca Recep Taip Erdoğan dönemi kapandı. Artık birlikte yaşama ve hukukun üstünlüğü içinde var olma dönemi bu dönem 2017 nisan referandumuyla başladı….. %50+1 deki +1 : 0,2+0,3+0,5 gibi ufak parçaların bileşkesi… Özetle yarattığın düşmanın hacmi değil özgül ağırlığı önemli … Duyduğuma göre FETÖ tanımı yerine FESÖ (Fetullah Suç Örgütü) geliyormuş ? Sayın Koru arkadaşınız TAHA KIVANÇ bu konuda ne der ? Gerçi her türlü terör ve suç örgütlerinin canı cehennemin dibine…..

  12. Sayın yazarın akp’yi eleştiren yazılarına bazı yandaş yorumcular anlamsız tepki vermektedir. Partilerinin çok değiştiğini, maalesef bu değişimin milletin ekseriyetinin istemediği bir değişim olduğunu görmüyorlar. Bakınız beraber yola çıktığınız, en azından kurucusu olan kişilerden kaç tane kalmış? Partinin bugünkü durumundan kimler çok memnun? Ya da başlangıçtaki çizgi ve uygulamalar ile bugünkü uyuşuyor mu? Daha neler neler… Hepsinden önemlisi yüzbinleri bulan magduruyetler varken ve buna çare bulunmazken nasıl başarılı olunur ki?

  13. – Dervişin fikri-zikri vs söylemlere aldırmadan konu gündemde tutulup tartışılmalı.
    – Şu anda AKP başta ve her şeyden önemlisi 31 Mart ve 23 Haziran başarısına rağmen CHP dahil olmak üzere tüm partilerde ciddi rahatsızlık var.
    – MHP nin oy oranı ve milletvekili sayısı malum.Ancak şu anda ve uzun süredir ülke siyaset ve gidişatını MHP belirliyor.Bu nedenle BABACANın doğrudan iktidara gelecek oy alması gerekmiyor.
    – AKŞENER beklenen başarıya ulaşamadı.Bana göre parti kurmakta 6 ay geç kaldı, derinlerin etkisinde iki şekilde kaldı. Birincisi, kadro oluşumunda. İkincisi, zamanını suçlamalarına cevap vermekle geçirdi.
    – BABACAN ile ilgili olarak ise, neredeyse kimse parti programı okumuyor.Mesajını programla değil kadrolarla verebilir. Partisini de yılbaşına kadar kurmalı.

    • babacanın partisi ne zaman kurulursa doğru olur çok bir fikrim yok. Ancak, hiçbirşeye ses çıkarmayıp, sonra da çıkıp, “bakın biz parti kurduk. oyunuzu verin de ülkeyi kurtaralım” demeleri ya da diyecek olmaları bana hiç güven vermiyor.
      – Eğer bir düşünceniz varsa ki parti kurmak için yıla çıkıyorsanız vardır, o zaman partinin kurulmasını beklemeyip, konular hakkında konuşmanız gerekiyor. Kaz dağları sorunu var, suriyedeki durum var, egedeki durum var. bakanların “yerimiz asya” açıklamaları var. Varoğlu var.
      – şahsen, davutoğlu ekibine daha bir olumsuz yaklaşıyordum. ancak davutoğlunun sorunlar karşısında aldığı tutum, bana, davutoğlu hareketinin, babacan hareketine göre daha ciddi görünmesine neden oldu.

  14. Allah nurunu tamamlayacak, vatan ve milletinin davasına sadakatle bağlı bulunanların olanalar kazanımlı çıkacak, ilegal yollara tevessül edenler , ” Ğasire dünya vel ağire” akibetin bedeli olduğunu muşahede edecek. Rabbim nefsinin yanlış beklentilerini doğru algılayarak kendini aldatanlardan eylemesin.Hükümet düşmanlığıyla kendini. vatanını ve milletini felakete sürükleyerek kötü akibete duşar olanlardan eylemesin.Rabbim vatan ve milletimizi, islam ve insanlık alemini her türlü tuzaktan, dahili ve harici bedbahtların şerrinden korusun emnu eman ihsan eylesin.Kötü algı ve niyetlere fırsat vermesin.

  15. İyi idare ve idarecilere sahip çıkmayıp, basit ve bayağı beklentiler uğruna, değişik arayişlarda bulunup, vatan ve milletin kazanımlarının aksine yollara tevessül edenler gün gelir, kötü idare edilmetten şekvaya hakları kalmaz. ”Takdir-i Ğuda Kuvei bazu ile dönmez. Bir şemaki mevla yaka üflemekle sönmez.”İyi insan ve oluşumlara zara vererek egosunun tatmini için, hissi davranış sergileyerek kendilerini hayatı içtimaiye ekranına taşıyanların hem halk, hemde hak nezdinde büyük rezilliklere duçar olduklarına tarih ve kader şahittir. ”Beşer zülmeder, kder adalet eder. ” Beşer kaportası üzerinden Allah’ ın takdiri ile savaşılmaz.Kendimizi hak formatı ile yenilememiz daha isabetli ve hayırlı yöntem olduğunu bilmek gerek

  16. Bundan tam 32 yıl önce köyden okumak için şehire indiğimde, yine köyümden olan halamın evine alınan, kiloluk gazete topunun dışına dek gelen, yazınıza göz atmakla başladı sizi takip serüvenim.Ortaokul yıllarımda yaşanan tanışmamızdan bu güne gelen okur yazar ilişkisinde, hayatınızın en zorlama yazılarını yazdığınıza şahit olur gibiyim. Bu bayramda her bulunduğunuz ortamda konuşulan yeni oluşum, bana öyle geliyor ki sizin olmadığınız ortam dışında gündeme bile pek gelmiyordur..’ Ak Parti ve Tayyip Erdoğan misyonunu mutlaka tamamlayacaktır’. Benim de bulunduğum bir çok bayram sohbetlerinde açtığım yeni oluşum değerlendirmelerin de aldığım tepkilerden en önemlisi: Meral Akşener’in kendisine siyasi yol bulamadan(hala da bulamamıştır)
    ulaştığı TBMM de temsil gibi, bir duruma bile ulaşamayacakları. Siyasette yozlaşma bugünün Türkiyesinde kaçınılmaz. Her türlü yozlaşmaya rağmen otuz yıldır tercüman olduğunuz duygularım bu gün nedense heyecanlanmıyor yeni bir oluşum için. Biraz daha beklemeniz lazım.Bu yaşta hayal kırıklığı geçirmezsiniz biliyorum ama yinede iyi bir şey değildir hayal kırıklıkları.

  17. Fehmi Bey,bayram ziyaretlerinde her evde yeni oluşumun gündeme geldiğinden bahsediyor.Dervişin fikri neyse zikri de odur diye boşuna söylenmemiş.Biz de
    bayram ziyaretlerinde bulunduk,ama yeni
    oluşumdan hiç bahsedilmedi.

    Yazıda popülist siyasetin ilk bizde belirdiğinden de söz ediliyor.Sanırım bununla “kim ne veriyorsa ben beş fazla veriyorum” diyen eski siyasetçiler kastediliyor.Dünyaya onlar bulaştırmış
    olabilir.Ama bu tür siyasetin temsilcileri
    gümümüzde de var Türkiye’de.Mesela CHP yerel seçim öncesi CHP’li belediyelerde asgari ücreti artırmayı vaad etti.Ama ben bugüne kadar bu vaadini gerçekleştirdiğini duymadım.İmamoğlu da 75 bin öğrenciye burs vereceğini söyleyebildi,kendi partisi belediyelerin burs vermesini Anayasa Mahkemesine yasaklattığı halde.Anayasal olarak bu
    imkansız olduğu halde.

    Öte yandan Türk halkı, İstanbul’a
    Yıldırım’ı değil de İmamoğlu’nu seçmekle
    İtalya ve Ukrayna’dakine benzer bir şaka yapmış oldu.

    Yazıda yeni partinin geniş tabanlı olacağından söz ediliyor.Sanırım bununla
    Ak Part’nin zaten geniş olan tabanının hedef kitle olması kastediliyor.Zira yeni oluşum CHP tabanından zırnık oy alamayacaktır.Tıpkı ANAP ve Ak Parti’nin alamaması gibi.Yeni oluşum,MHP’nin ülkücülerinin oyunu mu alacak?Yoksa Ak Parti’ye bile oy vermeyen %1-2’lik Saadet seçmeninin oyunu mu?Bana göre yeni oluşum İyi Parti’den bir miktar oy alır,biraz da Ak Part’yi tırtıklar.Bu söylediklerim milketvekilliği seçimleri için geçerli.

    Cumhurbaşkanlığı seçiminde hesap değişir.Yeni oluşumun asıl hedefi Ak Parti’den az bir oy kopararak 2023 için muhalefetin açığını kapatmak;Abdullah Gül’ün (bir ihtimal Babacan’ı)2023’te muhalefetin ortak adayı olmasını sağlayarak aradan sıyrılmak.CHP buna razı olur mu?Olur.Çünkü CHP’li birinin
    asla seçilemeyeceğini biliyor.Zaten 24
    Haziran’da da Gül’ün adaylığına razı olmuştu CHP.Cumhurbaşkanının halk
    tarafından seçilmesinin en iyi tarafı
    CHP’li birinin asla cumhurbaşkanı seçilemeyecek olması.Bu sebeptendir ki
    CHP bir önceki seçimde de Ekmeleddin
    İhsanoğlu’nun adaylığına razı olmuştu.

    Sonuç:Yeni partinin hedefi Ak Parti’den
    az bir oyu kopararak muhalefet ittifakına
    katmak.Böylece 2023’teki açığı kapatmak.Gerisi hikaye.

    • Bekir abi! siz bayram ziyareti için bizim eve de uğrasaydiniz ben de hiç yeni parti oluşumundan bahsetmezdim. Mübarek bayram günü Bekir beyi üzmeyelim der, diriliş türküleri söyleyen mehter müzikleriyle karşılardım sizi:))

  18. Anayasa suçları,Fetö’den dolayı yapılan enorm haksızlıklar,çalmalar,peşkeş çekmeler ve peşkeş çekilenler &daha nice dünya siyaset tarihinin görmediği arsızlık,pişkinlik,kul hakkı yemeler…..Bu suçların tamamının hesabını eski kabinelerde olanlar soramıyacağı için buradan yönetimsel olarak gelecek bir yenilik yok.Yapanın yanında kalacağı bir düzene misal ben niçin oy vereyim?O yüzden bu yeni oluşum şimdiki yönetimin oyunu düşürür ve belki ilerde yüce divanda yargılanmasına yol açabilir. Ülke için başka hiçbir getirisi yoktur ve olan bitende bizzatihi dahli vardır.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız