"Yerel seçimde sandıktan kim çıkar?" sorusuna benim cevabım

45

Henüz daha parmakla sayılacak kadar az gün kalmış değil, nereden baksanız sandık başına gitmemize iki aydan fazla bir zaman var; ancak yine de sayılı günler çabuk tükeneceği için yerel seçimlerin kapıda olduğunu söyleyebiliriz.
Nereye gitsem, kiminle konuşsam herkesin dilinde aynı soru var: “Seçimi kim kazanır?”
Önceleri bu soruya farklı cevaplar veriyordum, günler kısaldıkça cevabımı şu klasik cümleyle değiştirdim: “Tayyip Erdoğan’ın hamleleri sonucu belirleyecektir.”
AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir seçim kazanma ustası. 2002 ile başlayan son 16 yıllık süreçte kazandığı seçimlerin sayısını kendisinin de hatırlamadığını sanıyorum. En az oy aldığı ve tek başına iktidarı kaybettiği 7 Haziran 2015 seçiminin aynı yılın kasım ayının ilk günü olarak yine kendisinin belirlediği rövanşında, birkaç zarif ayak oyunuyla, oyunu yüzde 50’ye yakın bir orana çıkartabilmişti.
Bir daha aynı duruma düşmemek için bulduğu ‘ittifak’ formülü sayesinde iktidarını sürdürmeyi başarmakta.
Ne yapacağını bilmesem de, seçimi kaybetmemek için mutlaka bir şeyler yapacağını biliyorum.
İşte ilk yaptıkları:
Tayyip Erdoğan önceki gün bir dizi ekonomik tedbir açıkladı. İlk bakışta seçimle ilgisizmiş gibi görünen tedbirler bunlar… Toplamı 100 milyar TL’den fazla olan kredi kartları borçlarının Ziraat Bankası’nın açacağı kredilerle kapatılması, Halk Bankası’nın dolar-TL dengesinin bozulmasından en fazla etkilenen kitle olan esnafa 20 milyar TL üzerinde kredi kullandıracağı ve elektrik sarfiyatı az olanların faturalarının devlet tarafından ödeneceği gibi tedbirler…
Oysa bal gibi geleneksel olarak AK Parti’ye oy vermekte olan az gelirli, yoksul kitleleri bu defa da kaybetmemeyi amaçlayan düzenlemeler bunlar…
Faydası olur mu?
Herhalde olacaktır.

Poşet 25 kuruş, ama…

Marketlerde, çarşı-pazarda yılbaşından bu yana yeni bir uygulama başladı: Aldıklarımızı koymakta kullanılan poşetler için bir meblağ ödüyoruz: 25 kuruş… Sorulduğunda, bunun geri dönüşümü olmayan plastik kullanımını asgariye indirmeyi hedefleyen bir uygulama olduğu cevabı veriliyor.
Tatmin etmeyen bir gerekçe bu.
Para ile alınması plastik kullanımını ortadan kaldırmıyor ki… Ayrıca, bütçeye ek bir yük getiren bu ödemeyi markete yapmış oluyoruz; oysa market zaten o poşetlerin maliyetini fiyatlara yansıtıyor. Bu uygulamayla müşteri kaybediyor, marketler kazanıyor…
25 kuruş deyip geçmeyin, sıradan vatandaşın poşet parası ödediğinde çıkardığı homurtular Ankara’dan da duyuruluyor.
Duyuluyor olmalı ki, uygulamayı başlatan bakanlık, gerekçeyi vurgulama amaçlı açıklamalar yapma ihtiyacı hissetti.
AK Parti kendisinin getirdiği uygulamanın sandığı olumsuz etkileyebileceği hesabını yapıyor. 25 kuruşun hesabını…
Seçimlerden önce, paralı poşet uygulamasıyla ilgili “Yaptığımız bir denemeydi, tutmadı, vazgeçtik” açıklaması gelirse şaşırmayacağım.

İktidarın adayları, muhalefetin adayları

Başka isimlerle seçmen karşısına çıksaydı şimdiki kadar itiraz edilmez miydi, bilmek zor; ancak Cumhur İttifakı‘nın 31 Mart seçiminde oylatmak üzere iller ve ilçelerde gösterdiği belediye başkanı adayları genel hatlarıyla çok beğenilmedi.
“Neden bu kişi?” sorusu ısrarla sorulan pek çok aday var.
Özellikle de kritik geçeceği düşünülen büyük şehirlerde.
Muhalefet aynı yerlerdeki kendi adaylarını anlatmakta daha rahat görünüyor: İstanbul’a ülkemizin bu en büyük kentinin en kalabalık ilçelerinden birinde başarılı bir başkanlık dönemi geçirmiş olan genç birini aday gösterdi. Ankara’da da, son seçimde AK Partili rakibine foto-finişte kaybetmiş bir siyasetçi, muhalefetin adayı.
Şimdi yapılması gereken, farklı eğilimdeki parti tabanlarını tavanda varılan anlaşmayla belirlenmiş adaylara oy vermeye ikna edebilmek…
Ancak, muhalefette bu yolda fazla bir çaba görülmüyor.
Yerel yöneticilerin seçileceği seçimde her il ve ilçenin ihtiyaçlarını karşılamaya ve özellikle yoksul kesimlerin sıkıntılarını gidermeye yönelik kapsamlı bir programı da henüz ortaya koyamadı muhalefet cephesi.
Parti sözcüleri kendilerine sürekli seçim kaybettirmiş söylemlerini günümüzde de kullanmaya devam ediyorlar. Adaylarını ve programlarını anlatmak yerine, AK Parti’yi ve özellikle Tayyip Erdoğan‘ı hedef alan açıklamalar yapıyorlar.
Ben en fazla Saadet Partisi‘nin bu seçimde ne yapacağını merak ediyordum, merakım hala karşılanmadı.
Saadet’in öncüsü olan partiler yerel yönetimlerde başarılı oldular. 1989’da ilk önce Konya, 1994’te ise İstanbul ve Ankara başta olmak üzere pek çok kent ve kasabanın yönetimi Refahlı başkanlara geçti. AK Parti bile o başarının nimetlerinden yararlandı, yararlanıyor.
Ya şimdi?
Lafı fazla uzatmaya gerek yok. Bu seçimin sonucunu da muhalefetten çok Erdoğan‘ın taktikleri belirleyeceğe benziyor.
Taktikler tutarsa AK Parti bir yeni seçim başarısı daha kaydedecek, tutmazsa…
Galiba o zaman da Tayyip Erdoğan‘ın yeni hamlelerini bekleyeceğiz.
Muhalefetin silkinmekten başka bir şansı yok.
“Sandıktan kim çıkar?” sorusuna cevabım bu benim.
ΩΩΩΩ

45 YORUMLAR

  1. Fehmi Bey, geçen genel seçimden beri yazılarınızı okumadım ama nasıl olduysa bugün aklıma geldiniz bir bakayım dedim. Tamda istediğim yazıyı yazmışsınız . Arkadaş, siz genel seçimde öyle bir yazıyordunuz ki aman RTE gitti gidecek çünkü taktiği yanlıştı size göre. Sanırım ağzınız yandığı için artık üfleyerek yazıyorsunuz. Bu yazıda onu gördüm. Fi tarihinde bilimsel bakabiliyordunuz ama sanırım o artık geride kaldı şimdi beklenti ve istek tarafından baktığınızdan fazla isabetli olmuyor yazılarınız.
    Seçim sonucu sonrası tekrar okumak isterdim ama okumaya gerek kalmadı çünkü topu ortaya atmışsınız. Ne şiş ne kebap meselesi gibi…
    iyi dinlenmeler…

  2. Seçimi Erdoğan’ ın hamleleri değil ekonominin gidişatı belirleyecek. Seçime kadar ekonomi gümbürtüye giderse bakın bakalım seçimi kim kazanıyor.

  3. Partisini, ” o güne kadar yaptığı icraatların neredeyse hepsini sorgulamayı getirecek ” şartlarla koalisyon yapmaya zorlayan ana muhalefetin çabalarını boşa çıkararak korumak; ülkeyi, bugün “olduğu iddia edilen” kötü
    durumdan bin beter hallere düşmekten muhafaza etmek ve yeteneksizliği zirve yapmış muhalefet liderinin bu ülkenin başına dert olmasını önleyip milletin bugünleri mumla aramasına meydan vermemek ne zamandan beri “zarif ayak oyunları ” oldu Sayın Koru. “Bir denensin de herkes boyunun ölçüsünü alsın” demek isterdim ; ancak ülkeye yazık. Ayrıca, sizin gibi yüksek seviyeli ve deneyimli bir gazetecinin ” poşetten muhalefet” peşine düşmesine , zaman zaman eleştirsem de ben bile üzüldüm.

  4. T Cumhuriyetinde seçim kazanmak için ABD ye meydan okuyor…..Yani MİLLETİ KANDIRIYOR, fakat durmadan New York Times a “T Cumhuriyetinin US dostu olduğunu” dair makeleler yaziyor.
    Sahi bir devlet başkani neden başka bir devletin gazetesine birde deği durmada yazi yazar??? Hemde Içeride ayri dişarida ayri.. ayri …. dil kullanarak…. İÇERİDE KURT dişarida KUZU gibi.
    Neyise Amerika medyasi her şeyi cok iyi biliyor ve göriyor.
    Onun için ABD dede kaç kişi inandiğıni da gordük. Hemen senetorler ve KANKASI Trumpın yaverleri biz Erdogana güvenmiyoruz diyerek…..kesip attilar.

    • Fehmi bey! Yaziyi gene makaslammışsınız.🙂.
      Makaslamanın nedenını anlayişla karşiliyorum.Dünyanin bildiğini T Cumhurriyeti vatandaşlarınin haberdar olmasıni istemeyenlerın başinizı ağritmasina yol acmamsini istememenizden dolayı.
      Gerçi yazimin bir anlami kalmamiş, bunada şükür.
      Özgür yazabilecek günlerin yakin olamsi dileklerimle.
      Saglicakla kalin

      • Nurdan abla, bugün sayın editör çok yorulacak deyip durduğunuz bu muydu? Kendiniz yazıyosunuz kendiniz yoruyosunuz yani:) öyle baştan savma gübre yığını gibi yorumsular döşeniyorsunuz ki makasla makasla kol mu dayanır ona! Allah affetsin artık…

  5. Sayın Koru, yazılarınızı her okuduğumda “ne pop sosyologmuş; koca adamı nasıl da kendine benzetti diye” düşünmeden edemiyorum. Artık hi-pop sosyoloğumuz da var. Daha neler görecez…
    Suskunluğum asaletimdendir.
    Her lafa verecek cevabım var.
    Lakin, bir lafa bakarım laf mı diye,
    Bir de söyleyene bakarım adam mı diye!
    -Hz.Mevlana

  6. Vah Vah yani Reis Kendi aleyhine olduğunu bile bile plastik yasasını çıkardı.
    Yani seçimi kazanmak mı istemiyor 3 ay sonraya erteleleyeilirdi pekala.
    Muhakkak bu etkili olacak ve kaybedecektir.
    Sizin işinizde zor vallahi baharı bekle,Kışı bekle yazı bekle.
    Her seçim binbir türlü akıllar vermece.Her türlü takla atmaca.Gülü CHP ye başkan yapmaca
    Tedbir olsun diye Atatürkçü olmaca,Yurt dışında olmaca,İlkokul mezunu olmaca (İlkokul mezunu Fehmi Koru yu nasıl anlayacaksa ?)
    Bakın bu halk aşağıdaki aşağıdaki menkıbeyi gayet iyi bilir ve ona göre hareket eder.25 kuruş poşete göre değil.
    İmam-ı Şafii’ye sormuşlar;“Fitne zamanında Hakkı tutanları nasıl anlarız?”
    İmam Şafii demiş ki;“Düşmanın oklarını takip ediniz, o sizi Hak ehline götürür.”

    • İlkokul mezunu sayın Fehmi Koru’yu şöyle anlayabilir: erişebildiği bütün yazılarını bulup okur sonra kitaplarını sonra TV yorumlarını daha sonra başka platformlarda yaptığı konuşmalarını sonra beslendiği kaynakları imkanı nispetinde okur ve takip ederek en sonunda yazarın özelliklerini tespit eder tamamen anlayabilir mi hayır sadece kapasitesi kadar anlar e oda ona yeter. Serdar abim be acelem var noktalama işaretlerini de sen yerleştiriver. Yıldıray Oğur’un dünkü yazısının altında köylü Mehmet in yorumu çok güzeldi.

        • Akp vekili Aydın Ünal bir mektup bırakmış ben benimkini aldım sen de seninkini al hemen altta, seçilmiş yazılar bölümünde… mümkünse digerlerinede bir göz at.

      • Sayın baranosky aşağıda ilkokul mezunuyum demişsiniz ancak yazdıklarınız ve okuduklarınız onu aşıyor.
        Her şeyi tedbir yapıyorunuz anladım da bu kadarı da fazla ve komik oluyor
        Yani köylü de değil ilkokul mezunu da değilsin,Yaptığın şark kurnazlığı da ona bizim köyede “sür eşeğinini ABD pensilvenya ya” derler.
        Orada isen zaten bekle yakında paketlerler.
        Nasıl YPG ile işleri bitti ise sizlede de bitecek eninde sonunda

  7. Ben ilköğretim mezunuyum. Seçimlerde ne olur, kim kazanır kim kaybeder bilemem. Ama anladığım bir şey var ki o da ‘reyiz’ kazanamayacağını hissederse o seçime girmez iptal eder.

  8. Poşetlerin paralı olması toplam satılan plastik oranını çok az etkiler. Vatandaş alışverişte kullandığı poşetleri pratikte çöp poşeti olarak kullanıyordu. Yeni dönemde çöp poşeti üretimi patlar.

  9. 7 hazirandan sonra seçimleri zarif bir hareketle mi kazandı? Siz 7 haziran sonrası yaşanan olayları hatırlamıyorsunuz galiba. Bunu söylerken hiç mi vicdanınız sızlamıyor?

  10. İktidar kanadı bu seçimlere bir mi desem iki mi..hatta, üç sıfır önde giriyor.
    Eskiden olduğunun hilafına, iktidar cenahı, önümüzdeki yerel seçime, diğer adaylarıyla beraber bir Cumhurbaşkanı, bir TBMM Başkanı, bir de bakan ile giriyor. Devletin ve hükumetin tüm kadro ve imkanları ellerinde olarak…
    Seçim gününe sayılı günler kala, seçime yönelik ve seçmenin oyunu ”zarif ayak oyunları” ile elde etmeye dair, dar gelirli vatandaşa ekonomik iyileştirmeler yapmak ancak iktidarın elindeki bir imkandır.
    Muhalefetten bunu beklemek beyhudedir ki, elinde DEVLETİN imkanları yoktur. Ancak vatandaşa yeni dönemde neler yapabileceklerinin projelerini sunabilirler. Bir de muhalefetin görev başında oldukları belediyelerin imkanlarını kullandırtabilirler. Yanında, bir de adayların seçim için özel bütçeleri vardır kullanabilecekleri.
    Yaşadığım yerden biliyorum; seçimin sonucunu iki favori adaydan birinin diğerine fark attığı oy miktarı belirler; toplam kullanılan oyun yüzde 5’i 10’u kadar olanı… Bunlara yerelde de ”makarnacılar” denir..oyunu belli bir çıkar ve ya menfaati için kullananlara…
    Seçim gününe az bir zaman kala iki favori aday arasındaki makas kapanma eğilimindedir. İşte burada adaylardan biri, özel bütçesinin yanında, iktidarın adayı ise, o yerdeki belediye dahil diğer kamu kurumlarının da imkanlarını seferber eder. Rakip aday da özel bütçesiyle bu yola girer ki, bir seçim borsası kurulur..kim çok verirse oy onundur artık. Buna Koru’da ”zarif ayak oyunları” diyor ya…
    Diyor ki; seçime sayılı günler kala seçmenin ”oyu”nu almak için, şimdi iktidar partisi, dar gelirli vatandaşın seçime kadar olan ekonomik sıkıntılarını bir nebze olsun rahatlatacak ekonomik ve sosyal programlar uygulamaya koyuyor. Buda bir ”zarif ayak oyunu” ve mübah. Peki etik mi? Değil.
    Değil, çünkü; seçime eşit şartlarda girilmiyor.
    Seçimin sonucunu (şartların lehine olan tarafın H.G) “Tayyip Erdoğan’ın hamleleri sonucu belirleyecektir.” diyor Sn Koru..
    Yanına bir de muhalefeti ‘muhalefetsizliği” koyun…
    Bunu bilmeyecek ne var?
    Poşet meselesini de anlamış değilim henüz. Bir süre sonra uygulama kendiliğinden sona erer, unutulur diye bekliyorum.

  11. REİS işini bilir hergün üç yerde miting yapar konuşur bir gün il başkanlarını toplar konuşur bir gün ilçe başkanlarını toplar konuşur bir gün muhtarları toplar konuşur bizde zannederizki bu konuşan muhalefet lideri çok doğru konuşuyor tamam oyumuz sana deriz biraz dış güçler ,biraz üst akıl,biraz dava sosuyla süslenince konuşmalar bak sen coşkuya Muhalefet mi kim o? Oohooo angutlar ayıkıncaya kadar balkon konuşması başlar bile. Fehmi beye katılıyorum Daha REİS neler vaadecek göreceksiniz ne yapareder bu maçı alır

    • Maşallah hacı ağabey, ağzından bal damlıyor, hadi hayırlısı bakalım:) şahsen muhalefetin bu haline bakınca gene de akparti devam etsin bari diyor insan!

  12. Sinek küçüktür ama mide bulandırır.bu seçimler poşet seçimleri olarak tarihe geçecek.markette poşet başına ödenen 25 kuruşa tepki sandıkta karşılığını bulacak.
    Bu millet enflasyonla cebinden giden tl lere bakmaz ama markette poşete ödenen kuruşu ciddiye alır.
    Avrupa da 50 yıl önce başlayan çevre bilinci bizim her yaz piknik alanları ve deniz kenarlarındaki çöplük durumunu gördüğumüzde daha çok fırın ekmek yememiz lazım geldiğini gösteriyor.

    • Türk milleti yıllar yılı evinde biriken çöp poşetlerini tekrar tekrar kullanır sonra da içine çöp doldurup geri dönüşüme atar. Çevreyi kirleten ülkelerden çevrecilik öğrenecek değiliz, gölge etmesinler yeter!

  13. Saadet Partisi
    Dünyanın sıkıntıları var. Sorunlar çözülmüyor. Türkiye’nin sıkıntıları iki kat. Bunlara çözüm bulan parti yarın iktidarda olacak. İstanbul’da kimi başkan yaparsanız yapın Saadet Partisi Bekaroğlu’nu aday göstermiştir. Şimdi de yarın CHP’ye gidecek birini bulabilir ve aday gösterir. Bu şartlar altında AK Parti’den başka seçenek kalmıyor. CHP ittifak yaparsa İstanbul’da kazanabilir ama ne değişir? Hiçbir şey.
    Bugün Temel Karamollaoğlu’nun talebi üzerine Akevler ekibi kendisiyle görüşme yapacaktır. Akevler işçilikten ortaklığa geçmeye katkıda bulunacak her partiyi ve başkan adayını desteklemeye hazırdır. Kimse kulak vermiyor. Biz de fazla ilgilenmiyoruz.

  14. Fehmi bey! İyki varsıniz, ömrumun 46 yılini Turkiyede geçirdim fakat bu kadar cahil ve insanliktan nasibini almamiş ahlaktan noksan insan musvettdeleriinin varliğindan son 2:5 yılda Fehmikoru.com okumaya baslayincaya kadar haberdar degildim.
    Şimdi Erdoganin her seçimi neden kazandiğinın sorusunun cevabide bugün-kü size utanmada hakaret eden o şahsın nezlinde daha iyi anladım.
    ALCAKLIK kime daha cok yakisiyor?????

    • Vah kızım vah. Demek ki ülkenden uzaksın gel kaçma yabancı diyarlara. Türkiye Cumhuriyetine sığın. Yönetimler gelip geçici. Türkiyemiz herşeyiyle güzel. Fehmi Bey’e hakaret etme kızım Fehmi Bey’ i cahiller okumaz. Kendin gibi düşünmeyenlere niye bu kadar kinlisin. Sen Fehmi Bey’in yazılarına odaklan yazılarını çoğu zaman anlamayıp başka yorumlar niye yazarsın. Anladım ben seni kızgınsın. Keskin sirke küpüne zarar.

      • Sayın başbuğum, cahiller okumaz diyorsunuz ama bizim baran maşallah hem de nasıl bi fk okuru bilseniz:) ortaokul terk mi neyim deyip duruyordu yani…

  15. Genel seçimde siyaseten başarı gösteremeyenlerin yerel seçimde başarı göstermesi bir hayaldir. Seçimden sonra önümüzde 4 yılı aşkın seçimsiz bir dönem var ve bu dönemin siyasi iktidarı Erdoğan ve Cumhur ittifakıdır. Yerel seçimin bu iktidarı sarsabilecek bir etki üretme ihtimali sıfıra yakındır. Seçimden sonra bazı sokak hareketleri söylenti ve ihtimali de muhalefetin aleyhine çalışmaktadır. Bu seçimde ben İmamoğlu veya Yavaşdan değil, tam tersine Chp elindeki büyük belediyelerde cumhur ittifakı lehine bir sürpriz bekliyorum. Çünkü bazı Chp’li belediyelerdeki hizmetsizlik durumunun, artık vatandaşı ideolojik inat ile Chp’ye oy vermekten vazgeçme seviyesine getirdiğini düşünüyorum. Önümüzdeki seçimsiz 4 yıl, bu ülkede başkanlık sisteminin yerleşmesine büyük katkı yapacaktır ve vatandaş buna göre oy kullanmayı tercih edecektir.

  16. ARKADAŞ BEN BU AK PARTİ TEKTİPLEŞTİRMESİNDEN BESMELELİ SOYGUNCULUKTAN ,İÇMEDEN -VEYA İÇEREK-KÜLHANBEYLİKEN ,ADALET LİYAKATTEN UZAK DEVLET ERKİNİ YOK SAYAN ANLAYIŞTAN,EYYY ABD İLE OY TOPLAYIP İSRAİLİN VE BATININ ÖNÜN AÇMA …LARDAN BIKTIM.BİZİM KURTULUŞ ÜMİDİMİZ HİÇ Mİ KALMADI.ERGENEKON TİYATROSU ZAMANINDA ZAMAN GAZETESİ VE SAMANYOLU KANALINA DÖNDÜ TÜM MEDYA .ŞARLATANLIK GOYGOYCULUKTAN GINA GELDİ…NE KADAR DA GÜNAHIMIZ VARMIŞ ARKADAŞ.GENÇLİĞİ VE GELECEĞİ ATEİZM VE TEMBELLİK ÇEMBERİ SARMIŞ BİZ DİZİLERLE GAZA GETİRİLİRKEN….ÜLKE TOPLUM EĞİTİM ERİYİP GİDİYOR.

  17. Bu seçimde sadece Ankara’yi kritik buluyorum. Mansur yavaş kazanma ihtimali yüksektir. Genel olarak 3 veya 4 il el değiştirecek.
    Asıl olan mesele ise; Tayyip Erdoğan’in istediği belediyeye istediği kadar para verebilmesi düşündürücüdür. Örneğin gongoren belediyeyi AKP kazanmis olsun. Bağcılari da CHP kazanmış olsun. AKP parti belediye daha çok pazara alabilecek ve bu da halk nazarında adaletsizliğin daniskası olacaktır.
    Bence kim kazanacaktan ziyade seçimden sonra Hangi belediye konkordato ilan edeceğini konuşalım. Önümüzdeki süreç bir hayli zorlu geçecek.
    Temenni ederim ki; Adaletli, hilesiz, haramsız ve kansız bir seçim geçirmemiz dileğiyle….
    SAYGILAR SEVGİLER

    • Pkk sempatizanı olan belediyelerin bile bütçeleri tümüyle ödenirken sen chp belediyelerine mi para bulamadın nusret! Dert ettiğin şeye bak; chp bu seçimde belediye başkanlığı falan kazanamaz, olur biter:)))

  18. seçim manevralarını yazan sayın koru, kalem manevralarıyla ustaların birini nedense atlamış. oysa bizde iki seçim ustası var, biri kazanma ustası sayın Erdoğan, diğeri kaybetme ustası sayın kılınçdaroğlu. obsesifkompulsif-okb-bir bozukluk olarak nitelenebilir mi bilmiyorum ama chp delegelerinin kaybeden bir başkan takıntısı olduğu kesin. üstelik kaybedenin her zaman kazanana çalıştığı bir ustalar ilişkisi var bizde. sayın Erdoğan kendi seçmenini son derece başarılı konsolide ediyorsa lakin icraatlara bir parça kızgınlık göstermek isteyen seçmen olursa da yardımına kaybeden usta koşuyor. bu seçimde de ekonomi bozuk diye kafası kızan seçmen varsa da sağolsun kılınçdaroğlu kendi her girdiği seçimi kaybeden kılığına bakmadan, her seçimi kaybettim öyleyse genel başkanlık koltuğunda oturmam meşru mudur diye sorgulamadan cumhurbaşkanını sorguluyor, meşru olmadığını ve tanımadığını söylüyor, eh bundan iyisi şamda kayısı sayın Erdoğan için. hem ülkede huzursuzluk çıkarmak, gerginlik yaratmak hemde seçmeni hiçe saymak demek olan böyle bir çıkış nedeniyle ekonomiden çok kılınçdaroğluna kızan seçmen üstelik hayrola, seçimlere girerken meşruydu da kaybedince mi meşru değil diyen seçmen oyunu gidip yine akp ye vermesin. elbette chp de bu hesaplar da yapılıyordur, bir dakika iktidarı istediğimizi kim söyledi diye gülüşüyor olmasınlar.
    elbette iktidar seçimi kazanmak için mavi boncuk dağıtacak, bazı sözler verecek, projelerini açıklayacaktır, muhalefet partileri gibi. bunların seçimde önemli bir yeri olabilirse de bence seçmen asıl genel havaya bakacaktır. adayların yeterlilik durumlarından ve projelerinin konuşulmasından çok -ki önemli olduğunun yine altını çizeyim- siyasetin ağırlaşan ve çirkinleşen dil seçmenin nezdinde ağırlık kazanacaktır. bu dil her zaman iktidar partisinin işine yarıyor o halde muhalefete düşen sakin, gerilimsiz, vakarlı bir seçim yürütmektir, heyhat nerde bu akıl…muhalefet partisinde olmayan bu akıl yakın gazeteci ve aydınlarda da yok. Erdoğan için diktatör diyorlar aynı işi kaybeden usta yapınca adı- risk aldı – oluyor. mesela istanbula aday gösterilen İmamoğlu seçmen tarafından bilinmiyor ve temayüllerde adı geçmiyordu değil mi? açık ara muharrem ince yi istiyordu chp seçmeni. ama herkesten çok diktatör olan kemal bey İmamoğlu dedi, nokta. mansur yavaş için de aynı şey söylenebilir sanıyorum, chp içinden bir kişinin aday gösterilmesini isteyen, chp den istifa etmesini içine sindiremeyen partilileri pek dinleyen olmadı sanki. kemal bey mansur yavaş dedi, nokta. diktatörlüğü yeniden tanımlamalı. her seçimi kazananın otoritesinin olması anlaşılır bir şey de, her seçimi kaybedenin böyle otoritesinin olması anlaşılır gibi değil, değil mi???
    hasılı kelam bana kalırsa bu seçimin sonucunu yine iktidarın manevralarından çok, muhalefetin tutumu belirleyecek diye düşünüyorum, zira ben iktidar sorunumuz değil, ciddi bir muhalefet sorunumuz olduğuna inanıyorum.
    not; naylon poşetlerin paralı olmasının kullanımı azaltacağına inanıyor ve iktidarın bu konudaki icraatını destekliyorum. bana kalırsa sigara ile mücadele de arttırılmalıdır…

  19. Sayin editör! Kolay Gelsin.
    Galiba, bugün gene yorulacaksiniz
    Evet Fehmi bey! bende sizin gibi düsüniyordum… şu an düşündüklerimın çoğu gercekleşti.
    Her türlü hilleye caizdir diyen fetvacilar miliyonlar varken, diger tarafta zaten RAHMETLI TÜRKIYE CUMHURIYETININ kanunlarini Cumhuriyet ile birlikte mezara gömdukleri için, yenisi olan Tayip Cumhuriyeti Anayasasi gereğince,(TBMM) TAYIP BERRAT MILLET MECLICI BAŞKANI Şani büyuk Binali Yildirim vekaleten Bilal Erdoğanin yerine belediye başkanliğina
    aday olduğu da hiç süphesiz yapilmiş ve yapilacak onurlu, gururlu, kitabiba uygun hillelerin habercisidir….
    Tabii bunu bile bile anli şanli erdoğan biatcilarinin sayisi onlara seçim kazandirir.
    Yalniş anlaşilmasin! bir mahallede erkek diğer mahallede kadin kiliğina girebileceklerden bahs ediyorum.
    Aynen sayin Korunun burdaki biyatçi yorumcularinin yaptiği gibi nasil 2 kişi 6 kişi olabiliyorsa seçimdede 5/6 mahallede rahatlikla oy verirler.
    Nasil olsa herşey emirle yapiliyor. Diğer taraftan ortaği olan yaveride kendi seçmenlerinin beynini HDP ile yikamiş…onlardada bir sorun yok…

    • Dar gelirli tabiki kendisine verilecek bazi atantajlari degerlendirecektir.Bu devleti yonetenlerin bir cikis yoludur.Secimlere bir de soyle bakin 8 .10 kez secime girmis her seferinde kaybetmis sadece belli bir guruhun menfaatini dusunerek yonetimde kalmayi tercih eden muhalefet ya onlara ne demeli.
      Evet vatandas caresiz cok buyuk sikinti var ve kotunun iyisi olarak AKP ye oy verecekler.
      Ha benim fikrimi sorarsaniz menfaatime dokunsada 2011 den beri yanlis yonetim nedeniyle ne bu iktidara ne de muhalefete oy vermeyecegim.
      Belki anlarlar diye .

      • Ahmet bey 2011den beriki yanlış yönetim menfaatinize dokunduğuna göre artık iktidara oy vermemeniz de normal yani, hatta geç bile kalmışsınız bence:)

  20. Plastik torba düzenlemesinin çevre temizliği için olduğu iddia ediliyor. Yapılan iddia da deniz diblerinde plastik çöplerin biriktiği. Deniz diblerinde oluşan bu çöplerden bir miktar alınıp ayrıştırılsa en fazla çıkan üzerine gidilse benim tahminim bu plastik poşet olmayacaktır. Öyleyse bu düzenlemenin amacı farklı.

    • Hadi oradan. Sen belli ki bilgisizsin ama fehmi koru yurtdışını bilen biri olarak, dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde poletin çevre koruma amaçlı olarak satıldığını bilmesine rağmen bu uygulama hakkında böyle saçma sapan yorum yapması milleti kandırmaya, iktidarı lekelemeye yöneliktir, art niyetlidir.

    • Sizce amaci ne olabilir.Bu uygulama bircok Avrupa ulkesinde mevcut.Tuketimi azaltacagi kesin.Ha diger cozum de uygulansa cok daha iyi olur.Ayrica her cop bidonunun yanina donusum bidonu konmasi yayginlastirilsa bu da iyi bir cozum olur.

      • MARKETLERDEKİ TÜM GIDA MADDELERİ PLASTİK AMBALAJDA İKEN DIŞ POŞETİN SADECE ELE ALINMASI BİRAZ TUHAF DEĞİL Mİ.TÜM AMBALAJLARIN CAM,KESE KAĞIDI VB GİBİ DOĞADA KAYBOLAN VEYA GERE DÖNÜŞÜMLÜ OLMASI GEREKMEZ Mİ.DIŞ POŞET KULLANIMINI PARALI YAPMAK TEMBAŞINA YETERLİ DEĞİL BANA GÖRE

      • Amaç marketleri desteklemektir. Bu dönemde bu gerekli de olabilir. Çevreyi esas kirleten poşetler değil pet şişelerdir. Bu konuda henüz birşey yapılmadı. poşetler genellikle çöp olarak katı atıklarla birlikte gitmektdir. Gittiği yerde durmakta veya birçok yerde kontrol altına alınmaktadır.

      • Kardeşim millet evindeki biyolojik atıklardan kompost gübre üretimine başladı siz hala burda naylondan poşetten bahsediyorsunuz! Geri kalmışlık böyle bişey olsa gerek:) siz de mutfak tezgahının altına bi otomat yerleştirin, bırakırsınız bu yaveleri…

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız