Yurtdışına gidemeyen, yurtdışından kimselerin gelmediği bir ülkeye dönüşüyoruz…

48
Reklam

Bereket Nijerya ile herhangi bir işim yok; işim olsa ve gitmeye kalksam havalimanına indiğim an o ülkeye alınmayacağım ve geldiğim uçakla geri gönderileceğim.

Nijerya hükümeti, yalnızca Türklerin değil, korona tehlikesi yüzünden, son 14 gün içerisinde Türkiye’yi, Hindistan’ı ve Brezilya’yı ziyaret etmiş kimselerin, ülkesine girmesine izin vermeyeceğini  duyurdu. 

Kurala uymayan havayolu şirketlerine, bir tek yanlış yolcu getirdiği takdirde, uçakta kaç kişi varsa hepsini sayıp adam başına 3.500 dolar ceza kesecek Nijerya.

Tampa Bay Times gazetesi (4 Mayıs 2021)..

Bu haberle bir Amerikan gazetesinde karşılaştım.

Afrika ülkesi Nijerya’nın tutumu bu.

İsrail ise Kovid-19 ağına takılan o üç ülkeye başkalarını da ekleyerek daha geniş bir karar aldı. Açıklanan karara göre, İsrail’de yaşayan insanlar, Türkiye, Hindistan, Brezilya, Ukrayna, Etiyopya, Güney Afrika ve Meksika’ya seyahat edemeyecekler. 

Yine korona sebebiyle…

Haaretz gazetesi (4 Mayıs 2021)..

Halkının büyük bölümünü aşıladığı ve insanlarına sürü bağışıklığı kazandırdığına inanıldığı için maske ve mesafe kurallarını iyice esneten İsrail, salgının ithalini önlemek amacıyla, isimleri açıklanan -aralarında Türkiye’nin de bulunduğu- ülkelere seyahat yasağı koymuş durumda. 

Reklam

Orada çıkan Haaretz gazetesinde bunun haberini okudum.

Nijerya’ya ve kim bilir haberlere konu olmamış daha kaç ülkeye gidemiyoruz, buna karşılık Antalya’da tatil geçirmeyi seven İsrailli turistler, isteseler de bu yıl bu zevklerinden mahrum kalmak zorundalar.

Aşı olanlarımız bile pek çok ülkeye kabul edilmiyor.

En başta Avrupa Birliği ülkeleri Çin aşısını kabul gören aşılar listesine almadı.

İngiltere’nin gidiş-gelişlerine izin vereceği ülkeler arasına Türkiye’yi almayı düşünmediği gazetelerinde yer alan listelerden anlaşılıyor.

Rusya’da aşı bol, ama…

Rusya’nın aşısı da o aşıyı kullanan ülkeler dışında işe yarar sayılmıyor.

Hatta Ruslar bile kendileri için üretilmiş Sputnik V ile aşı olmaktan kaçınıyor.

Reklam

Moskova’da 18 yaş ve üzeri herkesin aşılanabileceği devlete ait veya özel 200’den fazla klinik hizmet veriyor. Alış-veriş merkezlerinde, hatta sinema girişlerinde bile aşı odaları var. Ancak Moskova’da yaşayan 12 milyona yakın insandan yalnızca 1 milyonu Nisan ayı ortalarına kadar aşı oldu. Halkın yüzde 8’i.

[Yerel yönetim, Moskova’da, her aşı olan 60 yaş üzeri insana 1000 Ruble ödüyor. Ardından Çukotra yönetimi yaşlılar için “Aşı olun, 2000 Ruble alın” açıklaması yaptı. Magadan yönetimi de onlara katıldı. St Petersburg’ta bir sinema aşı belgesi olanlara biletlerde indirim uyguluyor.]

Rusya’nın genelinde de durum aynı. 27 Nisan tarihine kadar, 150 milyon Rustan yalnızca 12.1 milyonu aşılanabildi. İki dozu tamamlayan Rus sayısı ise 7.7 milyon. Nüfusun yüzde 5’i. 

Aşı bol, her yerde olunabiliyor, ancak halk kendi aşısına itibar etmiyor.

Vladimir Putin, vatandaşlarını teşvik etmek amacıyla aşı merkezine kadar gitti, çıktığında aşı olduğunu duyurdu; ancak aşılanırken çekilmiş bir fotoğrafı görülmediği için teşvik inandırıcı olmadı.

Yolculuğun sakıncalı olduğu, gidilmesi sakıncalı görülen ülkeler genellikle Sputnik V aşısı uygulayanlar…

Ya da Çin aşısı…

Aşı oldum, ama ülkem bana aşı olmamış muamelesi yapıyor

Bizim ülkemizde iki Türk bilim insanının Almanya’da ürettiği ve denemelerden başarıyla çıkmış BionTech aşısı olabilmiş az sayıdaki şanslılar dışındakiler dünyanın dört bir tarafında aşılanmamış muamelesi görüyorlar.

Garip olan şu: Türkiye’nin kendisi de Çin aşısı olanlara aşılı muamelesi yapmıyor.

Tuhaf, ama gerçek.

Şu anda ülkemiz ‘tam kapanma’ diye anılan bir sürece girdi. Ülkenin bütünü Ramazan bayramını da içine alan 17 gün evlere kapanmış durumda.

Çalışanlar bundan muaf. Sokaklar özel izin verilmiş insanlarla dolu. Toplu taşım araçları tıklım tıklım. 

Peki evlere kapananlar kim?

Emekliler. 

Yaşı 55’in üzerinde olanlar…

İyi de, 55 yaş üzeriler ülkemizde aşılanmadı mı? Bunların büyük bölümü de her iki doz aşılarını olmadı mı?

Aşılananların evden dışarı çıkamadığı, buna karşılık yaşları 55’ten küçük çalışan aşısız nüfusun her gün işine gidebildiği bir ülke manzarası ne anlama geliyor?

Manzara, aşılayanların, aşılanlarımıza, aşılanmış gözüyle bakmadığını gösteriyor.   

Şu andaki uygulanmanın üzerinde ne kadar düşünsem manzaraya başka bir anlam veremedim.

Henüz aşılanmamış olanlarımız için Rusya’dan aşı bekleniyor. Sputnik V aşısı…

Rusların, kendilerine özel sebeplerle, neredeyse ayaklarına kadar getirildiği halde, uzak durdukları, Rusya dışında hemen hiçbir yerde kabul görmeyen aşı.

O aşıyı olanlar da, Çin aşısı olanlarımız gibi, Nijerya’ya bile sokulmama tehlikesine muhataplar. Avrupa ülkeleri yakında insanlarını ziyaretçi olarak kabul etmeyeceği ülkeler listesi yayınlayacak, orada da muhtemelen ülkemizin adı yer alacak. ABD dışişleri bakanlığı internet sitesinden “Korona yaygın, Türkiye’ye gitmeseniz iyi olur” uyarısında bulunuyor; bir adım ilerisi “Türkler buraya gelmesin” uyarısı olabilir. 

Daha da kötüsü, vaka ve ölüm sayılarını düşürmek için gösterilen bunca gayrete rağmen, her yıl ülkemize gelmelerine alıştığımız yabancı turistler de, ülkelerinin getireceği kısıtlamalar yüzünden, bu yıl Türkiye’den uzak durabilecekler.

Büyük bir yanlışlık yapılıyor ülkemizde ve nedense böyle bir yanlışlık yokmuş gibi davranılıyor.

Umarım, hatalı olan benimdir.

ΩΩΩΩ

Reklam

48 YORUMLAR

  1. Türkiye haritası kırmızıya döndüğü 30 martta yatılı okul arkadaşlarımdan oluşan whatsapp gurubuma “Önden gelen Ramazan. Ben olsam 1 Nisan dan başlayarak bayram sonuna kadar tam kapanma kararı alır, gıda ve sağlık çalışanları dışında herkesi eve kapatırdım, nerede o irade…” demiştim. Orada erkek erkeğe yaptığımız argo paylaşımlar gibi bağlayayım; bunu yapmadığımız için yakında ebemizinkini göreceğiz.

  2. Avrupa’da seçim yarışını kaybettikten sonra siyaseti bırakan politikacılara bir yenisi daha eklendi.
    İspanya’da aşırı solcu Unidas Podemos’un lideri Pablo İglesias, Madrid’de yapılan erken yerel parlamento seçimlerini kaybedince siyaseti bıraktığını açıkladı.

    11. Seçim geliyor. Bırakır mı. Yeni bir yalan bulur bırakmaz. Allah uzun ömür versin.

  3. Niye bunlar yalana doymuyor. Kılıçtaroğlu ve Chp yeni bir yalan bulmuş.
    CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu “Çin’le yapılan sözleşme 100 milyon değil 50 milyon doz aşı” diyormuş.
    Niye bu adamlar utanmadan yalan söylüyor.
    Söyledikleri yalan çıkınca hiç kızarma bile yok. 

    • 128 milyar dolar yastık altına gitti diyorlar. Bakıyorum yastık altında bir şey yok. Aşılama bitiyor normale gidiyoruz dediler. Tam kapanmaya ve dünyada covid rekoru kırmaya gittik. Üstelik ölen sayısını çok düşük göstermelerine rağmen. Benim şahsen tanıdığım bir sürü insan öldü. İstatiksel olarak yalan söyledikleri kesin. Zaten hiç bir konuda söyledikleri hiç bir şey doğru değil. Yalan, yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar. 4Y.

  4. Mhp herkesten önce 100 maddelik yeni anayasa taslağını hazırlamış bile, ne önemi var değil mi?
    Yalnız bu kadar uzun bir anayasa metni yine çok baş ağrıtır benden söylemesi, en fazla on maddelik bir metin yeterdi…
    Bir de şöyle bir kısmına rastladım ki tam bir akıl tutulması, yani üniter devleti(meraklısı değilim) havaya uçuralım deseniz bundan daha güzel bir yöntem bulunamazdı:

    “Taslakta Başkanlık sisteminde de bazı değişiklikler kaleme alındığını bildiren Bahçeli, Başkan ve iki başkan yardımcısının seçildiği bir sistemin öngörüldüğünü kaydetti.”

    Lübnana hoşgeldiniz, ya da ıraka!!!

  5. Türkiye’de:

    Şapka giymeyen insanlar idam edilirken özgürlük vardı.

    Genelev patroniçesi Manukyan vergi rekortmeni olurken üretim vardı.

    Fetullacı hâkimler Fetö’nün emriyle karar verirken hukuk vardı.

    İMF’den 1 milyar dolar borç dilenirken zenginlik vardı.

    Şimdi yokmuş…

    • Bugün de Muğla Milas ilçesinde, ki çocuk babası bir çiftçi, borçları nedeniyle av tüfeği ile intihar etmiş.
      Bugünkü Coronavirüs nedeniyle vefat sayısı 356.
      Vefat edenlerden aşılı olan varmı?
      Bu tablonun sorumlusu Manukyan mı?

      • İngiltere 300 yıllık daralma yaşarken
        ABD 29 buhranından sonraki en büyük ekonomik sorunları yaşarken Türkiye nin bundan etkilenmeyeceğini size kim söyledi.
        Ekonımik durumlarına bakarsan OECD de Türkiye 2. sırada
        Covid durumu için git Avrupa ülkeleri toplam ölüm ,sağlık sistemi durumlarına bir bak da hizaya gel Türkiye ile kıyaslarken
        Bu haşhaşi algı operatörleri o an Türkiye de en ufak nerede sarsıntı varsa dünyadaki en iyi ülke ile kıyaslayıp hemen tedbir,iftiar,algı,kumpas moduan geçiyor.
        İngiltere berabt yönetti süreci ölümler vs berabttı .aşılama sürecinde öne çıkınca hemen Türkiye neden 1. değil 7.sırada diye feryat ediyorlar.
        sanki Türkiye her şeyde 1. idi ve birinci olacak
        Şöyle haritaya bak.Kafa tuutuğumuz ve yere serdiğimiz ülkerler bak hizaya gelirsin de koklanılan atletletlerin verdiği sarhoşuk ve “Haçlılar namusunuza dokunmaz” direktifinin sonunucu işiniz gücünüz tweetleri 10 a katlamak .
        Ne diyelim ana vatanınızda haçlılar ile mutluluğunuz bol olsun

  6. ABD ajanları atlet koklayıp herşeyi çarpıtıyor
    Kafayı kuma gömmüşler bol yalan bol dolan bol algı
    Hedefe varmak için Haçlıların haçını yalıyorlar
    ABD ,PKK AB hiç farketmiyor hepsi ile müttefikler
    Vatansızlar ABD nin bunları niye besliyor onu bile anlamayacak kadar haşhaş çekmişler
    Haçlılarla bir ömür mutluluk dileyelim

  7. Dedim ya bugün benim kopi günüm.

    Okuyucu arkadaşlar AKP lilere hep kızacak değiliz onların üstün zekaları sayesinde birazda gülelım.:)))
    Eğer gülmek isterseniz aşağıdakı liki ziyaret edin.

    AKP Sivas Milletvekili Semiha Ekinci, Twitter’da kendi partisinin iktidarını övmek amacıyla yaptığı paylaşımda gülünç duruma düşmüş.

    Sosyal medyadaki #20liyaslarchallenge akımına dahil olarak birbirinden farklı iki otoyol görselini yan yana koyan Ekinci, “20 yıl önce Türkiye / 20 yıl sonra Türkiye. Teşekkürler Erdoğan” notuyla bir paylaşım yapmış.

    https://mobile.twitter.com/OGulumoglu/status/1389918391033606145
    ××××
    @OGulumoglu
    Replying to
    @SemihaEkinci58
    and
    @valisalihayhan
    Sayın vekil yol resmini kaldırmışsınız lütfen Milli eğitim bakanı kafasında ilerlemeyin hani bilginiz olsun google ile sadece harfleri değil görsel de aratabiliyoruz kullanın bence adı google lens.Bu tarz şeyleri paylaşmadan bence Fahrettin Altuna danışın o yine para veriyor.
    5:22 AM · May 5, 2021·Twitter Web App
    56
    Likes
    oguzhan_gulumoglu
    @OGulumoglu
    ·
    3h
    Replying to
    @OGulumoglu

    @SemihaEkinci58

    Basit bir yazılımcı tavsiyesi inanın bana çok basittir bu tarz algoritmalar.
    Dilerseniz ama dünyanın her hangi bir yerinden size veride paylaşabilirim anlık olarak baya gelişti teknoloji çünkü.
    Sizi görünce gerçekten vekilliğe aday koymam gerektiğine daha da inanıyorum.

  8. Bir üniversitede hoca sınav sorusu olarak tahtaya sadece Why ( neden ) yazmış , ‘sınav sorunuz budur’ demiş !
    Böyle bir sınav ve soruyla ilk defa karşılaşan öğrenciler şaşırıp kalakalmışlar ! Hoca bunun üzerine durumu kısaca izah etmiş ‘ Evet sınav sorunuz budur, başlayabilirsiniz ‘ diye yine aynı şeyi söyleyerek konuyu kapatmış .
    Bunun üzerine herkes kendi aklınca bir şeyler karalamaya, yazıp çizmeye başlamış.
    Ancak uyanık öğrencilerden birisi kısa bir durum değerlendirmesi yaptıktan sonra kağıdına Why not (Neden olmasın ) ibaresini yazarak hocasına vermiş ve salondan ayrılmış.
    Sınav sonuçları belli olmuş , bu öğrenci 100 puan almış !
    Daha sonra yine başka bir yazılı sınavda hoca bu sefer ‘Risk nedir’ diye sorar.
    Bu öğrenci de bu sefer kağıda sadece adını soyadını ve altına da ‘Risk işte budur ‘ diye yazar ; bu sınavdan da 100 tam puan alır !
    Bir sonraki sınavda hoca , enteresan bir şekilde önceki sınavda sorduğu ‘Risk nedir ‘ sorusunu tekrar sormaz mı ! Öğrenci de hiç istifini bozmadan bir önceki sınavda yaptığını aynen tekrar eder ve kağıdını verir , çıkar gider.
    Ancak bu sefer yazılıdan 0 almıştır ! Betibenzi sararmış , şaşkınlıktan ve öfkeden adeta kudurmuşcasına hocanın karşısına dikilir ve hiddetle sorar,
    – Neden hocam , aynı sorunun aynı cevaplarından birine 100 verirken diğerine 0 verdiniz !
    Hocası gayet sakin ve güleryüzle şöyle cevap verir,
    – Evladım , aynı şartlar altında iki defa aynı riski almak akıllılık değil aptallıktır !
    Selamlar iyi akşamlar

  9. Bir lider var, birde
    soyguncu var! 1 yıl içerisinde ABD bunlar’ın ikisi ile’de tanıştı.
    Aralik 2019’da Çinde Vürüs olduğu haberi iletılıyor! Trump onu gizliyor. Sebebi seçim. Başkanlığı elden gitmemesi için, ABD’yi Koronada Dünya lideri yaptı, ölümlerde ABD #1 olarak dünya liderliğini kimselere vermedi.
    Trump bir tarafta Mitingler, diğer tarafta partiler ve eğlenc’ler kırıla gitti.
    O arada Biden mitink falan yapmadı ve basın aracılığı ile başkan seçilirse ilk icraati koronayı kontrol altina alip etkisini azaltark bitirmek. Bunuda aşı ile yenebileceğini ve ilk 100 günde 100 miliyon aşı yaptıracağı sözü verdi.

    Başkanlığ’ının ik 100 gunude 220 miliyon aşı yaptırdı ve ülkeyi esir almış dünya birinciliğin elinde tutan vürüs’lü ABD’yi Îsrailin arkasından, sondan ikinci yaptı.

    Ya bizde! ilk vürüse yakalanan yetkililer kendileri de dahıl sıradan vatandaşları’de gizlediler.
    Taki Dünya Sağlık Örgütü vürüs yaygın olan ülkelere para yardımı yapılacağını açıklayıncıya, j kadar. Açiklar açıklamaz para kokusu alan bizimkiler anında 180°dönüş yaptılar.
    Bir yıl önce vürüs ‘de ölenleri normal ölüm gibi gösterip Korona ile en iyi mucadele biz ediyoruz diye palavra atiyorlardı, şimdi ne oldu?

    Bugün kopile yapiştır günüm.
    Benim ile sadece burdaki troller tartışmıyor.Erdoģana taparcasına hayran kendilerini çok dindar olarak bilen akrabalarda tartışiyor.
    ××××××
    15,Nisan 2020 tarihli bir akraba ile karşılıklı message’larımız.
    ××××××
    [4/15/2020, 11:46] : Merhaba abla,
    Nasılsın iymisin.
    Senin olduğun bölgede durum nasıl,
    Dualarımız sizinle.
    Amerikanın durumu çok kötü.
    [4/15/2020, 11:54] 209912: Merhaba canım çok şükür iyiyiz.
    Türkiyede ki haberlere pek ihtibar etmeyin. Evet burada ölenler ve hastalar fazla genelde bakım evlerindeki hasta yaşlılar ve içki sıgara içenler öliyor.
    Birde burasi hastalığı gizlemiyor hepsini doğru açıklıyor.
    Türkiyenin haberlerini okuyorum şaşıriyorum.
    [4/15/2020, 12:13] : Biz devletimize güveniyoruz, ve şuan dünyada coronayla en iyi mücadele eden tek ülkeyiz
    Bunu defalarca uluslar arası sağlık örgütü ifade etti
    [4/15/2020, 12:14] : Ayrıca amerikanın durumunu sadece türkiyedeki haberlerden öğrenmiyoruz,
    Eğer takip edebiliyorsan dünya sağlık örgütü açıklama yapıyor, bütün ülkelerin durumunu ölü ve hasta sayısını söylüyor
    [4/15/2020, 12:15] : Birde amerikanın ileri gelen gazetelerinin türkçe çeviri bölümleri var internette onları okuyoruz her gün biz.”
    ×××××
    1 yıl õnce bir yıl sonra.
    Akrabama, sizi kandırıyorlar dememe rağmen bana değil havuza inanmıştı.
    Havuz ile sıradan bir vatandaş arasındaki fark.

  10. “”Sayın Erdoğan bundan önce olduğu gibi bundan sonra da sizi seçimle indirdikten sonra Vatana İhanetten yargılanmanız için bütün gücümle çalışacağım”

    evet bu sozler yazara ait degil ama onun da canu gonulden destekledigi ve hersekilde pompaladigi ‘millet ittifakinin’ (ermenilerde dahilmidir acaba o ittifaka?)nami diger ‘cukur ittifakinin’ bir fedaisi sarfetmis..mahkemede de bekleyecekmis -adilce bir idam karari ciksin diye herhalde-
    rusya da ki asidan bahsediyor muhterem de mensubu oldugu ittifakin bu ideallerinden ve hayallerinden de bahsedip bizleri aydinlatmasini beklerdik ..netice yol arkadaslari ya da soyle mi demek lazim ‘stratejik partnerler ‘ 😉

    • İykide Ermeniler var! Yoksa cambazlar sizi ve sizin gibilerini ne ile uyutacaklardı.
      Mâlum, uyku ilaçları uyuşturucudur.. bir içtinizmi zizi kendilerine bağılı yaparlar.

  11. Kopi
    ×××××××
    Erdoğan iftarda ‘misafir’ olmuyor, vatandaşı dekor olarak kullanıyor
    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı iftarlar istenenin aksine yapmacıklığıyla göze batıyor

    Ramazan ayıyla birlikte siyasilerin geleneksel iftar şovu pandemi nedeniyle bu yıl daha kısıtlı şekilde de olsa sürüyor.

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iftar ziyaretleri medyanın tüm çabasına rağmen “halk adamı Erdoğan” imajı oluşturamıyor. Aksine bu iftarların reklam amaçlı kurgulandığı açıkça ortaya çıkıyor.

    Erdoğan Ramazan’ın ilk günlerinde Ankara’da bir eve ‘konuk’ olmuş, ailelerle birlikte yer sofrasında yemek yemişti. Bu görüntüler büyük bir kampanya eşliğinde basına servis edilmişti.

    Ülkenin başkentinde kurulan yer sofrasının Erdoğan’ın ‘mütevazı lider’ imajı için düşünüldüğü anlaşılıyor. Yoksul bir evde hem de aynı boy yeni 3 tepsinin bulunmasının getirdiği yapmacıklık istenenin aksi bir sonuç verdi. Bu fotoğraf Cumhurbaşkanlığının iletişim uzmanlarının halktan kopukluğunun bir göstergesi olarak da yorumlanabilir. Yer sofrası hala varlığını sürdürse de 2021 Türkiyesinde yoksulluğu temsil eden fotoğrafın hala yer sofrası olduğunu düşünebilmek için halkın gerçeklerinden çok uzak olmak gerekiyor.

    Gazeteci Günel Cantak’ın Erdoğan’ın iftarıyla ilgili yakaladığı ayrıntılar Erdoğan’ın bu iftar sofralarında ‘ne varsa paylaşmak’ için misafir olarak bulunmadığını; yemeğiyle, sandalyesiyle, masasıyla evlere gittiğini ve ev sahiplerini bir dekor olarak kullandığını gösteriyor.

    Erdoğan son olarak bir köy evine misafirliğe gidiyor. ancak şehirde yer sofrasına oturmasının yapmacıklığı eleştirilince bu sefer köy evinde masa kurmayı tercih etmiş yemeği organize edenler. Fakat o da ne! Evdeki sandalyeler, Erdoğan’ın her türlü etkinliğinde kullanılan sandalyelerle aynı:
    ‘Bu kadar şerbet içirmeyin…’
    Cantak Erdoğan’ın misafirliklerinde hep aynı menünün olduğuna dikkat çekerek yemeğin de hazır şekilde götürüldüğünü gösteriyor. Her menüde şerbet bulunmasını da eleştiriyor: “Bu arada Külliye’den yetkili birileri burayı okuyorsa lütfen şekerli şeyler yedirip içirmeyin Reis’e. Sonra sinirleri bi hopluyor bi düşüyor olan bize oluyor…”
    İşte Cantak’ın sözünü ettiği menü:”
    ×××××××

  12. Kopi
    ××××××
    “İnanılması zor rakamı açıkladı: 115 bin fazladan ölüm!
    Türk Tabipleri Birliği (TTB), 17 Büyükşehir, 5 il merkezi ve 2 ilçede belediyelerin vefat sayıları ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ölüm verilerini paylaşarak, bir kez daha fazladan ölüm sayılarına dikkat çekti.

    Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) resmi Twitter hesabından yapılan paylaşımda 2020 yılı Mart-Aralık dönemindeki ‘fazladan ölümlere’ dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

    “2019’da Türkiye’deki ölümlerin yüzde 51’inin yaşandığı 24 il-ilçede, Mart-Aralık 2020 döneminde salgının ülkeye eşit yayıldığı varsayıldığında; 2019’a göre ‘fazladan ölüm’ sayısı 115 bin. Ölümleri gizleyerek salgınla mücadele edilemez.”

  13. Vürüsün ülkeyi kasıp kavurduğu zaman ayarlı message’lamalardan birisini paylaşip yorumu H Gayret ve Matamatık uzmanına bırakiyorum!

    20,Nisan 2021 tarihinde eşim tarafından akraba olan Diş hekimi bir hanımin WhatsApp’a gönderdiği message’ı okuyunca.
    Gösterdiği tarih ve dosya numarasi olmayan kaynağı,ın bir yillik çalışmalarını araştırdım ve öğle bir rapora rastlamadım..!!!???

    Not: message’ını paylaştığım hanım ve ben birbirimizi ćok severiz kendi benda 5 yaş küçük,Türkiyeye õğrenci olarak geldığınde rahmetli abim onu Yabanci uyruklu Türk asılli olan öğrencilere tanina haklardan yararlanarak üniversiteye yerleştırmişti. Okulu bittirdkten sonra Iraka dõnmedi veTürkiyede kaldı.
    Kendiside Erdoğan hayranı. Okumuş cahiller ordusunun bir ferdi.
    ×××××××
    “Rusya, dünyada bir Covid-19 cesedinin otopsisini (post mortem) gerçekleştiren ilk ülke oldu. Kapsamlı bir araştırmanın ardından Covid-19’un bir virüs olarak var olmadığını, bunun radyasyona uğra mış bir bakteri olduğunu ve kanda pıhtılaşma yaparak insanın ölümüne sebep olduğunu keşfetti.
    COVID-19’un insanlarda tromboza neden olan kanın pıhtılaşmasına neden olduğu ve damarlarda kan pıhtılaşmasına neden olarak beyin, kalp ve akciğerler oksijen alamadığı için kişinin nefes almasını zorlaştırdığı ve insanların hızla ölmesine neden olduğu tespit edildi.

    Solunum enerjisi eksikliğinin nedenini bulmak için Rusya’daki doktorlar WHO protokolünü dinlemedi ve covid-19’un cesetlerine otopsi yaptı. doktorlar kollarını, bacaklarını ve vücudunun diğer kısımlarını açıp doğru bir şekilde inceledikten sonra kan damarlarının genişlediğini ve damarların kan pıhtılarıyla dolduğunu fark ettiler, bu da genellikle kan akışını engelliyor ve oksijen akışını da azaltıyor. vücutta, hastanın ölümüne neden olur. Bu araştırmanın öğrenilmesi üzerine Rusya Sağlık Bakanlığı, Covid-19 için tedavi protokolünü derhal değiştirdi ve pozitif hastalarına aspirin verdi. 100 mg ve Empromak almaya başlandı. sonuç olarak hastalar iyileşmeye ve sağlıkları iyileşmeye başladı. Rusya Sağlık Bakanlığı bir günde 14.000’den fazla hastayı taburcu ederek evine gönderdi.
    Rusya’daki doktorlar, bir süre bilimsel keşif sonrasında “fellium-intravasküler pıhtılaşmadan (tromboz) başka bir şey olmadığını ve tedavi yönteminin iyileştirici olduğunu” hastalığın küresel bir aldatmaca olduğunu söyleyerek tedavi yöntemini açıkladılar.
    Antibiyotik tabletler
    Antiinflamatuar ve
    antikoagülanlar (aspirin) alın.
    Bu da hastalığı iyileştirmenin mümkün olduğunu gösteriyor.
    Diğer Rus bilim adamlarına göre ise, ventilatörlere ve yoğun bakım ünitesine (YBÜ) hiçbir zaman ihtiyaç duyulmadı. Bu etkiye yönelik protokoller Rusya’da çoktan yayınlandı.
    ÇİN bunu zaten biliyordu, ancak raporunu asla yayınlamadı.
    Bu bilgiyi aileniz, komşularınızla, tanıdıklarınızla, arkadaşlarınızla, iş arkadaşlarınızla paylaşın ki Covid-19 korkusundan kurtulsunlar ve bunun bir virüs değil, sadece 5G radyasyonuna maruz kalmış bir bakteri olduğunu anlasınlar. Sadece bağışıklığı çok düşük olan kişiler dikkat etsinler. Bu radyasyon ayrıca iltihaplanma ve hipoksiye neden olur. Mağdur olanlar Asprin-100mg ve Apronik veya Paracetamol 650mg almalıdır.

    Kaynak: Rusya Sağlık Bakanlığı”
    ××××××

  14. Sayın yazarın işi de zor; kendisini korkaklıkla suçlayanı mı ararsın, ona buna gebeliği var diyeni mi istersin?
    Yok bu kadar uzun cümleler kurmasanız, beyinciğimiz o kadarını algılayamıyor diye cızırdayanı mı istersiniz, var oğlu var!
    İşte bi tanesi daha “Yazarımıza bir tavsiyem var.” diyerek başlamış yoruma:
    “…Allah’ın insanlara verdiği en büyük nimetlerden biri olan hayal dünyanızı kullanmayı bir deneyin.”
    Vallahi daha önce kıdemli yorumcularımızdan hasan günayın sayın yazara “akıl sağlığı” dilemişliği filan vardır ama kendisine “…hayal dünyanızı kullanmayı bir deneyin.” diyeni de ilk kez görüyoruz uğur bey!
    Hayrullah ve senin gibilerin hep alacaklı hep üstenci hep onun bunun arkasına saklanıp dalavereler çevirerek iş görmeye alıştığınız o kadar belli oluyor ki!
    Sn.bernar gibi, tanrı tanımaz kuldan utanmaz bir arkafaşımızı bile şu ortamdan tiksindirip kaçırttınız ya, vallahi brawo!

  15. “Hayrullah
    5 Mayıs 2021 At 05:19
    Sayın yazar niye gerçekleri direk yazamıyorsun..Kimden ne gibi korkun veya kime ne gebeliğin var? Eskiden çok cesur yazılar yazardın.Geldin kaç yaşına neden korkuyorsun? Korkulacak bir tek Allah’ dır bir de O nün hesap günü…”
    Yiğidim buralarda yenisin galiba, hele şöyle bi sandalye çekip masamıza buyurmaz mıydın? Hem bi çayımızı içersiniz hem de değerli görüşlerinizle bizleri de biraz aydınlatmış olursunuz…
    Sayın korunun bu “direk” yazamadığı gerçekler neler ki?
    Korktuğu birileri ya da bişeyler mi var ki?
    Dediğiniz gibi “gelmiş kaç yaşına” yazarın bu saatte “gebeliği” mi olurmuş?
    Kendisine “medeni ölü” filan da diyenler var ama sizinki düpedüz “ölmüş eşşek kurttan korkmaz!” demeye gelmiş!
    “Eskiden çok cesur yazılar yazardın.” derken heralde kimi gastelerin arka sayfa dilberlerinin verdiği cesur pozlardan söz etmiyorsunuzdur öyle değil mi?
    Yoksa o türden bir cesaret sergileseydi sayın yazara; “yaşından başından utan, allahtan kork…” diye çıkışıp azarlamak da vacip olurdu!
    Bi çay daha?

  16. Her yıl arabistana hacca giden milyonlarca mümin de salgın nedeniyle beytullaha yüz süremiyorlar, bu sayede milyonlarca dolar da testereci prenslere gitmemiş oluyor, fena mı?

  17. virüsün ciddi bir artış gösterdiği zamanda tam kapanma yerine lebaleb parti kongreleri yapılmıştı. oysa bu pandemi insanın hayatını elinden alıyor değil mi? sonraki artış ise inanılmaz rakamlara ulaştı, her gün yüzlerce insanımız ölüyor.
    morglar lebaleb.
    içinde bulunduğumuz bu süreç bir “tam kapanma” sürecinden çok bir “tam yayılma” süreci oldu. emekli, öğrenci ve bir kesim hariç herkes işinde, gücünde ve en önemlisi yolunda. bir parça kapanmanın bile sonuçları olur, elbette bizi dünyanın ilk sıralarına taşıyan rakamlarda bir düşüş olacaktır, rakamlar ne kadar doğruyu yansıtıyor o da başka hikaye. neyse ki yazın virüsün şiddeti azalıyor dolayısıyla en azından bir kaç ay bir nebze sakin geçebilir.
    geçen yıl nispeten iyi durumda olduğumuzdan turist gelmişti, bu yıl aklı başında kimsenin gelmesi bu rakamlarla zor o nedenle çoğu ülkelerin uyarılarında adımız bolca geçiyor. bu, ekonomik bir krizden zaten ekonomik bir buhrana dönmek üzere olan süreci maalesef hızlandıracak. o nedenle ekonominin iyi günleri diyorum, bu günleri arayacağız ne yazık ki. halk arayacak tabii, yoksa anormal faizlerle ülkeyi borçlandıran ülkenin mutlu kısmı değil, onlar 2021 mercedes alımlarına devam ediyorlar, itibarlarından tasarruf etmiyorlar. halk gittikçe fakirleşirken halkın parasıyla daha yeni model araba alıyorlar, daha lüks yazlık yaptırıyorlar, itibarlarına itibar katıyorlar. oysa sadece kamu araçlarını gelişmiş bir ülkedeki kamu araçları miktarına düşürseler pandemi sürecinde milyonların nefes almasına yardım etmiş olurlardı.
    sağlık bakanı önümüzdeki iki ay aşı sıkıntılı dedi.
    CB buna inanmıyorum dedikten sonra bütün konuşması değişti, aşı bulma ya da alma diyelim ümidi büyük ölçüde arttı. bir de gerçekler var, ülkemizde yaşayan suriyeli ve diğer göçmenlerle beraber nufusumuz 90 milyona dayanıyor. yapılan aşı nisan itibarıyla 12 milyon 1. doz, 7 milyon 2. doz toplam küsurlarıyla beraber 20 milyon doz. henüz ülkenin çeğreği bile aşılanmadı. uğur şahin bu virüsle 10 yıl kadar yaşayacağımızı söylüyor, bunun en az 3 yılı mevcut koşullarda geçeceğe benzer. kalan zamanda şiddeti giderek düşer, mutasyonlarda zayıflar diye umalım.
    kendi aşımız ise sayın kocanın beyanına bakarsak en iyi ihtimalle yıl sonu hazır olacak, pandeminin sonuna yetişirse iyi. herkes aşısını yaparken bir zaman dünyaya aşı ihraç eden ülkemiz, hıfzısıhaların kapatılmasıyla aşı ithal eder olmuştu, şimdi can havliyle her kapıyı çalıyoruz. rusların bile.
    sayın koru büyük bir yanlışlık yapılıyor ülkemizde diyor ama bana kalırsa büyük yanlışlıklar yapılıyor. sonuçları çok ağır çok büyük yanlışlıklar…

    • Didem hanım sayılarla pek aram yoktur ama aşılama çalışmalarında an itibarıyla rakamlar şöyleymiş:
      Toplam Yapılan Aşı Sayısı
      24.226.118
      1.Doz Uygulanan Kişi Sayısı
      14.304.051
      2.Doz Uygulanan Kişi Sayısı
      9.922.067
      Sizin paylaştığınız rakamlar ise şunlar:
      “yapılan aşı nisan itibarıyla 12 milyon 1. doz, 7 milyon 2. doz toplam küsurlarıyla beraber 20 milyon doz.”
      Bu sonuçları nisan ayı başlarında filan okumuş olmalısınız, şu anda mayısın başındayız, online güncellenen bir aşı tablosu varken bir ay öncesinin sonuçlarının burdan paylaşarak neyi amaçlıyorsunuz bilmiyorum.

      • Yani 10 milyon kişi iki doz aşıyı da olmuş. 4 milyon kişi sadece ilk dozu almış. Böyle durum daha iyi anlaşılır. Bu çok zayıf ve yavaş bir performans, kabul etmek çok mu zor?

    • nisan ayı itibari notuyla beraber aklımda kalan verileri paylaştım, genelde biten ayın verilerini paylaşmaya alışığım. güncel verilere herkes ulaşabilir, saklı bir şey değil, isteyen baksın.
      bu durumda ülkenin henüz çeyreği yerine neredeyse çeyreği denebilir, büyük bir ilerlemeden söz etmiyoruz sonuçta…

      • Didem hanım bence alışkanlıklarınızı bi gözden geçirseniz iyi olur; çünkü “büyük bir ilerlemeden söz etmiyoruz sonuçta…” diyorsunuz ama doların önce 8e çıkıp sonra 7ye düşmesini ve tekrardan 8tl ye çıkmış olmasına epey içerlemiş gibiydiniz geçen gün?
        Şimdi burdaki bikaç milyonluk aşılanmış kitleyi görmezden gelerek rakamlar paylaşmak pek etik durmuyor yani…
        Yalan söylemek ayıptır!!!

  18. Yazarımıza bir tavsiyem var.
    Amerika’sından,İngiltere’sinden,İsrail’inden,Arap ülkelerinden,Nijerya’sından bilumum algıcı dünya basınını takip etmeyi bir süreliğine bırakın ve bu dönemde sadece Yeni Şafak benzeri gazeteleri takip edip,a haber benzeri tv kanallarının haberleriyle algı dünyanızı şöyle bir renklendirin. Sonrasında Allah’ın insanlara verdiği en büyük nimetlerden biri olan hayal dünyanızı kullanmayı bir deneyin.Öyle değil mi efendim,bütün büyük icatlar da mucidin hayal dünyasındaki geniş seyahatlarının ürünü olarak ortaya çıkmamışlar mıdır? Hayal ederek neler yapamayız ki? Hayal dünyasında kendimiz için mutluluk dahi icat edebiliriz,kendimize toz pembe bir dünya da oluşturabiliriz. Bir de bu yolu deneyin.

    Geçen sene kurban Bayram’ının birinci günü ağız burun sarılı vaziyette bir kurban kesim alanında -kalabalıktaki olmayan mesafeyi de mümkün mertebe korumaya çalışarak- kesim sıramızı bekliyoruz. Yanımdaki Akparti muhibbi arkadaşlar diyorlar ki:” abi boş verin dışarıdaki aşı çalışmalarını,bizim ODTÜ’de bir hap üretilmiş,yakında piyasaya da çıkıyor.Hapı bi yutuyorsun,öyle günlerce beklemeye gerek yok,hemen etkisini gösteriyor,bir daha virüs yanına bile yaklaşamıyor!”

    Hayal gücünün etkisi bu işte.Hapı bir yutuyorsun.virüs yanına yaklaşamıyor.İcat ettiğin virüs öldürücü gazı havadan uçakla bi dağıtıyorsun,yerdeki tüm virüsler rahmeti Rahman’a kavuşuyorlar.
    Çalışmaları başarıyla devam eden bizim aşıları bi bekliyorsun,virüs senden fersah fersah kaçmaya başlıyor.
    Yine hayal ediyorsun,akın akın turistler ülkemize doluşuyorlar,hepsinin ellerinde de “Su akar iz bırakır/turist döviz bırakır” pankartı var. Oteller lebaleb doluyor, dolarlar,eurolar kağıt mendil yerine kullanılıyor.
    Hayal gücünü bi kullanıyorsun;bütün dünya ülkeleri gıptayla bize bakıyor. Bi hayal ediyorsun,tarladaki üreticiler millet gelip,alsın da bedavaya çoban salatası yapsın diye hayrına domates,cacık yapsın diye de boş alanlara hıyar döküyorlar.
    Bi hayal ediyorsun,uçuyoz. Bi hayal ediyorsun,kaçıyoz. Bi hayal ediyorsun, peşin para avuçlarımızda,keyifler gelmiş yerine kahkaha üstüne kahkaha…

    Uzatmaya ne gerek var? Kapatın bir süreliğine gözlerinizi efendim herşeye ve bir de sadece hayal kurmaya odaklanın. Bakın herşey ne kadar da güzel görünecek,ne kadar da güzel olacak.

  19. Akp hep mağdurluk edebiyatı yapar durur.12 Eylül darbesinde hiçbiri gözaltına alınmamış,tutuklanmamış işgence ,görmemeiş,hapislerdce çürümemiştir.
    1980 darbesinde, önceki darbelerde, kontrgerillanın hedefi olan, cezaevlerinde yıllarca işkence gören, katledilen, mezarları dahi bulunamayanlar sol, sosyalistlerdir. Yani inanılmaz bir acı yaşanmıştır, mağduriyet yaşamışlardır.
    Erdoğan ,200’de :”Biz yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla, yani ‘3Y’ ile mücadele etmek için iktidara geliyoruz.”demişti.Şimdi yolsuzluk yapmak gelenekleri oldu.Yolsuzluğa,rüşvete bulaşmayanı devlet kademelerine atamıyorlar ,onlara iş ve ihale bile vermiyorlar.Yoksulluk desen kat be kat arttı.Erdoğan taifesinin beş parasız gelip iktidarlarının açtığı haram kapılarından nemalandığını,herbirinin 4-5 ayrı yerden ve devletin sırtından maaşlar aldığı medyada defalarce gündeme getirildi.AKP li şimdiki holding,şirket sahipleri vaktiyle çulsuz iken şimdi servetlerini sayacak mecalleri ,servetlerini koyacak yerleri yok.Bir de bu ticari maharettimiz diyerek adeta dalga geçiyorlar.
    AKP iktidarı 3y ile geldi,3y ile gidecektir.Saygılar.

  20. Sputnik V aşısına , kendi vatandaşı olan Ruslar neden itibar etmedi , bilmiyorum .Ama bu aşıya ve Çin aşısına Avrupa ve ABD başta olmak üzere dünyanın büyük kısmının itibar etmemesinde güven duymamaktan ziyade siyasi husumetin veya gerginliğin sebep olduğu kesindir !
    Bu arada gündemimize bambaşka ve öylesine enteresan bir konu girdi ki ağlar mısın güler misin belli değil !
    F.Sultan Mehmet’in eşi rahmetli Gülbahar Hatun ; İmamoğlu’nun , türbesinin önünde elleri arkasında bağlı olarak gezindiği ve kendisine hakaret ettiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuş , iyi mi !
    Bekri Mustafa’nın dediği gibi buyrun cenaze namazına !
    Selamlar ,iyi günler

  21. KANAL İNTİHAR
    Gün geçmiyor ki ekonomik nedenlerle intihar olmasın.
    Hatta maalesef virüs gibi günlük intihar vaka sayısı verilecek hale geldi.
    Tabii ki kayıtlara sebeplerinin ne geçtiğini Allah biliyor.
    Hazine tamtakır.
    Net rezervler en düşük rakam eksi(-) 49 milyar dolar., En yükseği eksi(-) 70 milyar doların üstünde.
    128 daha doğrusu kendi beyanlarına göre 165 milyar dolar ile ilgili tek doğru şu anda elimizde olmadığı.
    Enflasyon, işsizlik, cari açık, bütçe açığı, CDS hepsi SOS veriyor.
    Bu ortamda dahi tutturmuşlar: KANAL da KANAL.
    Daha doğrusu rant ta rant. Soygun da soygun.
    Bu kanalın temelinde gariban ve çaresiz vatandaşın intiharı var.
    Bu nedenle adı “Kanal İstanbul” değil “Kanal İntihar” olarak değiştirilmelidir.
    Çevre felaketine ve ihanetine girsek zaten anlatmakla bitiremeyiz.

  22. Sayın yazar kusura bakmayın ama vaka sayılarını düşürmek için çaba falan sarf edilmiyor. Sanayi siteleri, fabrikalar lebaleb işçi kaynıyor. İşçi servisleri tıklım tıklım. Sokaklar insan seli. Arabalar vızır vızır. Salgınla mücadele edilmiyor, mış gibi yapılıyor. İnsan hayatı bir memlekette bu kadar ucuz mu olur.

    • Veysel bey şimdi sorsak memlekette işsizlik almış başını gidiyor, pahalılık demişsin gırla diye başlarsınız ötmeye ama bakıyorum işçi servisleri lebalebmiş, her taraf ucuz işgücü kaynıyormuş;
      ulan iyice ne diicenizi şaşırdınız artık haa!

  23. Nato,Birleşmiş Milletler,Avrupa Birliğine hayır!AKP nin reisi CB.Erdoğan, derhal bu uluslararası kuruluşlardan çekilmelidir.Avrupa Birliğine girmeyei isteyen yandaş şirket ve holdinglerle ilişkisini derhal kesmelidir.Halka dön Erdoğan!Türkiye halkı, AKP ve MHP sömürü ve çıkarcı gurplardan ibaret değil.

    • İngilizler Amerikalılarla kuzen çocukları olmalarına rağmen eskiden beri ikili rekabet halindeler. İlginizler de zannedersem NATO’dan çıkıp Avrupadan uzaklaşmamızı istiyor. bunu başka kim istiyor; İsrail, Rusya ve Çin de ister sanırım. Avrupa ve Amerika ne istiyor; onlar uluslar arası anlaşmalara karşı sorumlu olduğumuzu hatırlatıp insan haklarına saygılı bir hukuk devleti olmamızı istiyorlar galiba.

      eğer bu dediklerim doğru değilse o zaman ben hiç bir şey anlamadığımı bir kez daha itiraf ederim.

      • Bence bu kısım doğrudur baran:
        “Avrupa ve Amerika ne istiyor; onlar uluslar arası anlaşmalara karşı sorumlu olduğumuzu hatırlatıp insan haklarına saygılı bir hukuk devleti olmamızı istiyorlar galiba.”
        Ne güzel, tabii ki öyledir, öyle olmaz mı hiç?

        • senin fikrin ne? eğer Avrupa ve Amerika da Türkiye’nin NATO’dan çıkmasını istiyorsa bizi NATO’da tutan ne ozaman?

          bir diğer gerekçem de hukuk alanını diğer şıkkı bildikleri gibi çok iyi biliyorlar. bu onlar’ın çıkarları için temiz ve risksiz bir alan çünkü. bunu bizim iyiliğimiz için istemiyorlar herhalde.

          sen dünya ile mücadelende istersen hukuk sahasında kalarak garip isteklerine hukukun dışına çakamam diyerek karşı durursun, istersen de hukuk alanının dışında kalır güç ile karşı durursun. ne de olsa dillere destan dronların var.

    • Almanya Gibi devletlerde Nato birliğinde, 1.5 Milyar Nüfuslu çinle ancak 20 avrupa devleti bir araya gelerek başedebilir. Devir İttifaklar devridir. Yanlız kalanı yutarlar.

  24. Eskiden demirperde ilkeleri vardı.Sovyet sosyalist güdümlü komünist ülkelerdi.Komöüst dikta rejimleri idi.Bu ülke vatandaşları dışarıya gönderilmez,dışarıdan bu ülkelere kimse sokulmazdı.Türkiye,sağcı,milliyetçi,dindar hükümet olarak lanse edilen AKP/MHP diktatörlüğü tarafından eski demirperde ülkelerine dödürüldü.Türkiye yengiriş-çıkış yassak!Sen gel umreden dönenleri karantinaya almadan memleketlerine gönder,koronoyu yaysınlar.Lebaleb AKP kongrelerini yap,korono yayılmasına hizmet et.Asker uğurlamalrı ile soruna sorun ekle.Şimdi de pandemi bahanesi ile baskı uygula.Tam da AKP parti devleti uygulamalarına uyuyor.Pandemi bahane baskı şahane olmalı.Saygılar.

  25. Millet ittifakı işini sulandırmak herhalde işinize geliyor olmalı.İyice sulandırmalı ki,Erdoğan ın ekmeğine iyice yağ süresiniz ,değil mi sayın H Gayret?Natoya giren biz değiliz sayık H Gayret sağcı parti lideri Adnan Menderes’tir.Yıllarca nato diye tutturan da sağcı partilerdir.AKP reisi Erdoğan a geçemiş yıllarda defalarca sosyal medya üzerinden nato’dan çekilin mesajı yazdım.Umurunda bile olmadı.Yazdığım sosyal medya mesajlarını okuyun.Nato’ya göbeği bağlı olanların nato’dan dem vurmaları herhalde hedef saptırmaktır.Unutmayın ki nice hükümetler gelip geçmiş,nice iktidarlar devrilmiştir.Çünkü hepsinin bir ömrü vardır.Ölümsüz iktidar yoktur.Çatlasanız da patlasanız da AKP ömrünü çoktan tamamladı.Saygılar.

  26. Pandemiyi bile yandaşlara rant fırsatına çeviren bir yönetim bu. Hatırlayın, ilk zaman maske satışını yasakladılar, yandaşlar bedava dağıtsın vergilerimizden çalsınlar diye, gittiler Atatürk havaalanının pistine hastane kurdurdular başka boş yer kalmamış gibi, aşı tedarikini gizli kapaklı ticari sır anlaşmalarla belirsizliğe mahkum edip milleti aşısız bıraktılar ve sonunda etkinliği olmayan aşıları kullanmak zorunda bıraktılar. Bu fırsattan istifade hazineyi boşalttılar, 128 milyar doları buhar ettiler, damadı da kaybettiler ortadan. Nerdesin eyyyy damat?

    Sonunda ülkeyi kapatmak zorunda kaldılar. Bir sonraki aşama ülkeyi toptan dünyaya kapatmak olacak görünüyor. Beceriksiz tek adam rejimlerinin varacağı yer burası.

  27. Günaydın.
    Aşı ile ilgili olarak ;
    A) Size emekli büyükelçimiz Ali Naci Korunun “Aşı üreten ülkeler aşıyı siyasi silah olarak kullanıyorlar” başlıklı yazısını okumanızı tavsiye ederim. Bizim ülkemiz bu silahların namlu tarafında…
    B) Her ilaç fabrikasının üretimi sınırlıdır. 16 milyar doz aşı üretilmiş, vitrinlere konulmuş ve “gel vatandaş gel, taze taze aşılarımız seni bekliyor…” deniliyor…
    C) Bizim ülkemizde diğer ülkelerin aksine (iftiharla söylüyorum) 10’un üzerinde kurum ve kuruluş tarafından aşı geliştirme çalışmaları yürütülüyor. Sonuçlar da eli kulağında. Kendi aşılarımıza şanş vermek, daha ucuza temin etmek gibi gayelerimizin olması çok normal. Sonunda her şey ekonomiye dayanıyor. Kimse aşıyı bedava vermiyor…
    D) Midem bulanıyor ama bu aldığım ilaçlardan ziyade medyanın burnuma burnuma dayattığı algı operasyonlarından olsa gerek…
    Saygılarımla.
    H. Kayahan

  28. vak’a sayısının beş bine düşeceğini sağlık bakanı yerine turizm bakanından duyduğu bir ülkenin başka ülkelerce ciddiye alınması mümkün mü.
    alın size değerli yalnızlık.
    ne kimse gelsin ne de biz gidelim.
    bakalım o dış borçlar neyle ödenecek.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız