AK Parti MHP işbirliği iktidarı zorluyor… Dünya Kaşıkçı konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ne diyeceğine kilitli…

35

Bugün yazım iki parçalı.

AK Parti’nin bu Pazar seçim olsa alabileceği oy ilk katıldığı seçimde (3 Kasım 2002) aldığından (yüzde 34.4) daha aşağıya düşmüş olabilir mi?

“24 Haziran seçim sonuçlarını en isabetli tahmin eden araştırma şirketlerinin başında geldiği” bildirilen ORC‘ye göre bu sorunun cevabı “Evet öyle” oluyor. AK Parti’nin itibar ettiği bir kalem ORC araştırmasının sonucunu şöyle açıklamakta: AK Parti yüzde 32.4, CHP yüzde 23.9, MHP yüzde 15.7, HDP yüzde 5.1, İYİ Parti yüzde 2.4… [Geriye kalanlar, “Oyum adaya bağlı” cevabını işaretlermiş. F.K.]

Önümüzde altı aydan daha az bir süre kalmış olan yerel seçimde, buna göre, AK Parti’yi büyük bir sürpriz bekliyor.

Sürpriz, 1994’ten beri hep muhafazakar başkanlar seçmiş olan İstanbul ve Ankara’nın belediyelerini -bu arada referandumda ‘Hayır’ oyu kullanmış diğer 15 büyükşehiri de- AK Parti’nin kaybetmesidir.

İtibarlı yazar AK Parti’ye “Halkın beğeneceği adaylarla seçmen karşısına çıkmalısınız” aklını veriyor.

Dediği doğru, halkın beğeneceği adaylar sürprizi bozabilir.

Ancak araştırmanın ortaya koyduğu tablo yerel seçimin ötesinde ve seçimden daha vahim anlamlar taşıyor. En önemlisi de, kamuoyu yoklamalarını yol gösterici bir unsur olarak kabul ettiği bilinen iktidar partisinin bu sonuçların etkisinde kalma ihtimalidir. Yüzde 32.4 oranı AK Parti’yi ‘Cumhur İttifakı’ndaki ortağı MHP’nin telkinlerine daha açık hale getirebilir.

Tabloya göre, AK Parti ancak MHP desteği yanında olduğu sürece iktidarda kendisini rahat hissedebilecek bir durumda bugün: 32.4 AK Parti + 15.7 MHP = 48.1 iktidar…

Oysa AK Parti ile MHP’nin arası ittifakın kurulduğu dönemde düşünülemeyecek kadar açık hale geldi günümüzde. MHP devlete karşı işlenmiş suçlar dışında kalanlara ‘af’ için bastırıyor; AK Parti ise devlete karşı işlenen suçlar dışında affı uygun görmüyor. AK Parti kendisi tarafından uygulamadan kaldırılmış okullarda öğrencilere içirilen ‘andımız’ın Danıştay kararıyla yeniden başlatılması kararına tepkili, kararı işlevsiz bırakmak için her yolu denemek niyetinde; MHP ise Danıştay’ın kararından duyduğu memnuniyeti gizlemiyor…

Her iki konuda da, MHP lideri Devlet Bahçeli, AK Parti’ye kendi çizgisine gelmesi için sürekli baskı uyguluyor.

Tabii bir de şu var: ‘Cumhur İttifakı’nın yerel seçimde de devam etmesini istiyor MHP; AK Parti ise her il ve ilçede kendi adaylarıyla seçime girmekten yana.

MHP ile yakın işbirliği, referandum ve cumhurbaşkanlığı seçiminde AK Parti’nin önünü açtı, ancak ORC araştırması ve 24 Haziran genel seçim sonucu bu yakınlığın AK Parti oylarını aşağıya çektiğine de işaret ediyor.

İşbirliği, İYİ Parti rekabetine rağmen, MHP’nin oylarını artırmış görünüyor. AK Parti tabanındaki milliyetçi oylar, sandık başı tercihinde, MHP’ye yönelmeye başladı.

Yerel seçimde ittifak AK Parti’nin oylarını müthiş olumsuz etkileyebilir.

Ne olacak şimdi?

AK Partililere bu soruyu yönelttim, tek ağız halinde verdikleri cevap şu oldu: “Liderimiz nasıl olsa bir çıkış yolu bulacaktır.” 

Çoğu, 2002 seçimini zorlayarak kendisinin baraja takılması pahasına AK Parti’ye iktidarın önünü açan MHP’nin, AK Parti iktidarının sonunu getirebileceği endişesinde.

Dünya da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tavrını bekliyor

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın, bugün, partisinin grup toplantısında, Suudi Arabistan’ın İstanbul’daki başkonsolosluğunda öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili bilinmeyenleri açıklaması bekleniyor.

AK Parti sözcüleri, son bir-iki gün içerisinde, cinayetin üstünün örtülmeyeceğini çok açık bir dille ifade ettiler. Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın açıklamaları cinayeti birkaç önemsiz isme mal ederek sorumluluktan kurtulmak isteyen Suud yönetimini zor duruma düşürebilir.

Buna karşılık, tam tersine, Suud yönetimini rahatlatacak şeyler de söyleyebilir Cumhurbaşkanı Erdoğan.

Hangi yolu seçeceğini bilmiyoruz.

Reuters haber ajansı, en son, Kaşıkçı‘nın İstanbul’daki sorgusunun görüntülü olarak -Skype yoluyla- Riyad’tan izlendiğini duyurdu. ‘Suçlu’ diye görevden alınanlardan istihbarat örgütünün 2 numarası Saud al-Qahtani bağıra çağıra izlemiş sorgulamayı ve Kaşıkçı‘nın ters cevapları üzerine “Bu köpeğin başını bana getirin” talimatını o vermiş.

Galiba bu görüntülü görüşme MİT’in elindeymiş…

Kaşıkçı‘nın yazılarıyla katkıda bulunduğu Washington Post gazetesi de, dün, cinayetten Kral Salman‘ın Suudi Arabistan’da bir süredir ipleri elinde tuttuğu bilinen oğlu veliaht Muhammed bin Salman‘ın -MbS diye de anılıyor- cinayetten sorumlu olduğunu ve bu yüzden bir çok uluslararası hukuk ilkesinin ihlal edildiğini, bunun sonucu olarak da yargılanabileceğini yazdı.

Suudi Arabistan da ABD gibi Birleşmiş Milletler’in işkenceye karşı sözleşmesinin imzalayıcıları arasında bulunuyormuş. “ABD ve bazı Avrupa ülkeleri bu sözleşmeye dayanarak çeşitli şahıslara karşı dava açılmasını sağladılar; bu defa da MbS’yi yargı önüne götürebilirler; yargılanamasa bile yargılanma korkusundan burnunu ülkesi dışına çıkaramaz MbS” diyor Post.

Dünyanın Kaşıkçı cinayetiyle yakından ilgilenen bütün ülkeleri ve bu arada doğal olarak Suudi Arabistan, Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın bugün TSİ öğle saatlerinde yapacağı konuşmayı bekliyor.

Bizler de bekliyoruz.

ΩΩΩΩ

35 YORUMLAR

  1. AK parti Berat Albayrakla, Mevlüt Çavuşoğlunu bakan yapmakla, bence, kararsızlığa yakın AK parti oylarını feda etmiştir. Kaldı ki bunu bile isteye yapmıştır, devam eden süreçte bu kararlarında ısrarlı olmaları liyakat ölçeğine pek aldırış etmediklerinin göstergesi olmuştur. MHP nin memleket için istikrarlı bir fikri, istikameti yoktur, bugün varlığı pahasına savunduğunu yarın terkedebilir… CHP HDP yi mustakil bir şekilde ayakta tutmak için olağandışı bir fedakarlık yapmıştır. İYİ parti kişisel çıkarlarını milli çıkarımızdan öteye geçirerek baştan kaybetmiştir, kim kaldı SP; söylemleri ve yaklaşımı en aklıselim SP ama onlarda da vizyon yok, tek görüneni Karamollaoğlu, sicilleri nasıl bilemem ama önceki dönemlerde almanyada toplanan yardımları aşırdıklarına dair duyumlarım var. Hasılı ülkeyi yönetecek ahlakta, istidatta, liyakatta kimseyi göremiyorum ben.

  2. Erdoğan bildiğin ötesinde şeyler söylemedi.WP,NYT ve Reuters daha fazlasını söylediler kanaatimce.MBS Kaşıkçı’nın ailesine başsağlığı dilemiş aile de teşekkür etmiş diyorlar.Bu da apayrı bir garabet örneği.Seçim mevzuuna gelince; orada işler karışık.Kararsız seçmen muhabbetine hastayım bu aralar.Onları dağıttık mı AKP paçayı kurtardı öyle mi? Eskiden olsa tamam diyeceğim de şimdi hatta yıl başından sonra zor gibi.Yeni yıla okkalı zamlarla giren sevgili gariban halkımın şirazesi hepten kayacaktır.Sonrası malum.Yanılıyor da olabilirim ama görüntü bence böyle.O saatten sonra gündem değiştirmelerin,beylik pozlarının getirisi olmayacaktır.MHP ile evlilikte de cicim ayları bittiğine göre boşanma yakındır.Bu kadar tantanaya kafa dayanmaz.Mevla görelim neyler.

    • SP de Sayın Karamollaoğlu kendisini anlatacak mecrayı zor buluyor.Diğerleri maalesef bu imkanı hiç bulamıyor.Hem de çok çalışmalarına rağmen.Vizyon meselesine gelince;bugün yaşanan birçok hadiseyi 3-5 yıl önceden görebilmek,sorunları, çözümleriyle beraber iktidara ve halka anlatabilmek için feryad edercesine dil dökmek vizyon değilse nedir.Sadece ekonomik değil dış politika ve kıbrıs konusunda da durum aynı.Sicile gelince;elhamdulillah tertemiz.28 Şubatçılar her iftirayı attılar ancak tek bir yolsuzluk ve hırsızlık dosyası ortaya koyamadılar.
      Eğer gerçekten garson devlet istiyorsanız Saadet’ten başka yol yok.
      Referans istiyorsanız 1991 dem önceki belediyecilik anlayışıyla sonraki anlayışı karşılaştırın.Sebebini Milli görüşe sahip belediyelerde bulacaksınız.Bugün yolsuzluk yaptığı bilinen birçok ismin gömlek çıkarana kadar temiz kaldığını,gömleği çıkardıktan sonra hırsız ve utanmaz olduğunu göreceksiniz.Bu gömlek sabıkaya izin vermez hamdolsun.
      Umutsuz olmayın.Herkes hırsız ve yolsuz değildir.Öyle olsaydı şimdi çoktan yerin dibine geçip turistik gezilere seyir olmuştuk.Gönlünüzü ferah tutun,kendinize bir iyilik yapın ve bu sefer. “ Herşey benimle başlar” diyerek Saadet’i isteyin.

  3. Haber
    Son dakika… Cemal Kaşıkçı’nın cesedi bulundu iddiası
    SKY News, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın cesedinin bulunduğunu duyurdu.

    İngiliz haber sitesi Sky News, öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın cesedinin bazı parçalarının bulunduğunu iddia etti.

    SKY News, Kaşıkçı’nın cesedinin parçalara ayrıldığını ve yüzünün tanınmaz hale geldiği bilgilerine yer verdi.

    Habere göre, Kaşıkçı’nın cesedinin Suudi Başkonsolosu’nun evinin bahçesinde bulunduğu iddia edildi.

    Öte yandan Çin resmi haber ajansı Xinhua, da Cemal Kaşıkçı’nın cansız bedeninin bulunduğunu iddia etti.

    Olayı sitesinden attığı bir tweet ile duyuran haber ajansı, başkaca bir detaya yer vermedi.

  4. Dağ gene fare doğurdu
    Sayın Koru’nun partilerle ilgili tespiti beni hiç heyecanlandırmadı, zira Türkiye demokratik seçim yapılacak bir ülke vasfını kaybedeli çok oldu. 2014’de kedilerin trafolara girdiği seçimde % 43 oy alabilen, 2015 Haziran’da azıcık demokratik ortamda iktidarı ve meclis çoğunluğunu kaybeden bir parti, ondan sonraki “organize işlerle” seçimi yeniletip tek başına iktidar oldu. Sonrası malum. Hele tamamı merkeze bağlı ve Perinçek’in ifadesi ile “siyasetin köpeği olan bir yargı”, istenilen herkes anında “terörist” olup tutuklanabilir ve mal varlığına el konabilirken, hangi serbest seçimden bahsediyoruz? Bu bahis şimdilik kapanmıştır. Anlaşılan o ki oyun kurucular; ülkeyi “bir misyon” adamı ve O’nun partisinin bir müddet bu şekilde yönetmesini istiyorlar, sonraki hesapları hep beraber göreceğiz inşallah.
    Gelelim Kaşıkçı bahsine; herkes büyük bir merakla bugün açıklanacak bilgileri bekledi. Sonuçta dağ fare doğurdu. Daha önce yazdığım yorumlar şu anda geçerlidir. Bu konu “komisyona” havale edilmiştir. Kaşıkçı’nın kanı üzerinden ABD ve Türkiye ne koparmıştır sorusunun şu an cevabını bilmiyoruz. Belki de hiçbir şey koparamadılar. Bu yaklaşımları isterseniz “ölü soyuculuğu” isterseniz “büyük siyasi deha” olarak adlandırabilirsiniz. Bu sizin tarz-ı telakkinize ve hazım kapasitenize kalmış birşey. Herkese sağlık, bereket ve esenlik dolu günler dilemekten başka ne yapabiliriz ki.

    • Kaşıkçı konusunda ”komisyona havale edilmiştir”, ”ölü soyuculuğu”, ”dağ fare doğurdu” demek büyük bir haksızlık.
      Memnun olmak istemeyeni tabii ki kimse memnun edemez, o ayrı bir bahis. Ama benim gördüğüm, bütün karşıtları sanırım Erdoğan’ı süpermen olarak kabul ediyor, tanrılaştırıyor ve bu sebeple hep en iyisini bekliyor ve bu yüzden bir türlü tatmin olmuyorlar. Neyse, belki bir gün olurlar.
      Ama Erdoğan konuşmasıyla şu hususları açıkça ortaya koydu;
      -Cinayetin evvelinden başlayarak Suudi yetkililerin İstanbula gelişlerini tarih ve saatlarıyla belirtti, önceden Belgrad ormanında, Yalovada keşif yaptıklarının tespit edildiğini söyledi ve onların anlattıkları gibi bir arbede sonucunda değil planlı olarak bu cinayeti işlediklerini ortaya koydu.
      -Bu soruşturmanın sonuna kadar devam edeceğini ve cesedin nerede olduğunun açığa çıkacağını, karışan tüm kişilerin ve ayrıntıların ortaya çıkarılacağını, yardımcı olan başka ülke ve kişiler varsa bulunacağını söyleyerek ne Abd ne de S. Arabistan ile herhangi bir pazarlık olmadığını, olmayacağını, olayın teferruatının öğrenilip açıklanacağını kesin olarak açıkladı.
      -Olay yeri İstanbul olduğu için tüm Suudi sorumluların verilip yargılamanın burada yapılmasını talep ederek, Suudların kendi mahkemelerinde bu işi kapatmaya çalışmalarını kabul etmeyeceğinin sinyalini verdi.
      -Bir konsoloslukta ilk defa böyle hunhar bir cinayet işlendiğini belirtip, dokunulmazlık kurallarının belirlendiği Viyana sözleşmesinin masaya yatırılması, bu tür durumlarda konsolosluk yetkililerinin soruşturulabilmesinin mümkün hale gelmesi gerektiğini söyleyerek, uluslararası düzeyde etki yaratmaya ve kural belirlemeye soyundu. Bunu ilerki dönemde mutlaka takip edecek ve gerekli girişimleri yapacaktır.
      -Suudi bir yetkilinin cesedi yerli bir işbirlikçiye verdikleri açıklamasına sözü getirerek soruşturulmak üzere bu kişinin kim olduğunun açıklanmasını net biçimde isteyerek, ülkemizin adının bu işe karıştırılmasının önüne set çekti.
      -Olayın baştan sona serencamını ayrıntılarıyla anlatıp ne kadar titiz bir çalışma ile ne kadar kuvvetli deliller elde edildiğini ortaya koydu.
      -Olayın kimin emriyle yapıldığının da soruşturulacağını belirterek Prens, Suudi yetkililer, Abd li diğer ilgili ve yetkililerin de soruşturmadan vareste tutulmayacağını açıkladı.
      -Türkiyenin olayın sıkı takipçisi olacağını vurguladı.
      Bunlar sizi memnun etmemişse sanırım bugün Suudlara savaş ilan etmesini bekliyordunuz. Gerçi gerekince onu yaptığında da eleştiriliyor ya..

    • Batılı demokrasilerde seçimlere katılım çok düşük; halk, ölmüş eşek kurttan korkmaz misali sandığa gitmeye tenezzül etmiyor çünkü siyasetçilerin çapsızlığı değişim umudu vermiyor. En fazla ırkçı partilerin yükseliyor oluşu da bu çaresizlikten kaynaklanıyor! Türkiyede yapılan seçimlerin kalitesi, katılım oranlarının yüksekliğinden ve meclisteki temsil çeşitliliğinden anlaşılabilir. Üzerinden aylar yıllar geçtiği halde seçim sonuçlarını bile açıklayamayan komşu ülkeleri ve kaybeden adayın başkan yapıldığı uzak memleketleri burada sayıp dökmeye gerek bile yok… Türkiyenin demokratik standartlarını beğenemeyen çiçek çocuklar her seçime katılıp utanmadan adaylar göstermeyi ve son ana kadar seçimlere asılmayı da ihmal etmiyorlar ama! Nihayet her seferinde millet muhalefete boylarının ölçüsünü, akpartiye de iktidarı veriyor:) birazcık onur, bi parça omurganız olsa; halkın akp döneminde elde ettiği demokratik kazanımlarına sonuna kadar karşı çıkmış olduğunuz halde bi de tutup utanmadan her seçimde adaylar çıkarıp oy kullanmazdınız! Ahlaklı bir düşünce sahibi tutarlı olmalıdır; beğenmediği seçime girmez, boykotunu yapar/düzene karşı direnir. Yoksa halkın tokadına doyum olmaz:)

      • Ben batılı demokrasilerde seçime katılımın azlığının en önemli sebebini;
        Şimdiki türk demokrasisiyle kıyaslanamayacak kadar ileri bir demokrasi olduğundan ve oturmuş ilkelere dayalı kanunlarının olduğu ve seçmenlerin kim gelirse gelsin nasıl olsa kanunlarin dışına çıkamaz rahatligindan kaynaklandığını zannediyordum.
        Beni aydinlattiginiz için teşekkürler saygıdeğer bayefendi.

      • 12 Eylül’ü alkışlayan, anayasasına evet oyu verende sevgili halkımız.Demokrasi değil demokratur sistemin olduğu her yerde halk kendisine verilen rolü oynar.
        Eğer halk seçtiğiyle doğru yapıyorsa Esad’da sandıktan ezici bir çoğunlukla çıkıyor.Bu açıdan baktığınızda halkın istismar edildiğini net görebilirsiniz.

    • Doğu Perinçek ” yeni hükümet sisteminin iflas ettiğini, yeni bir milli mutabakat hükümeti kurulması gerektiğini ancak yeni hükümetin de RTE siz olamayacağını” yazdı.
      Devletin görünür ve görünür olmayan( derin) kadrolarını sekillendiren, sekillendiremediklerini ise ‘istediklerini verme’ yoluyla (bir isteyene on, on isteyene yüz vererek) biricik sevgilisi haline getiren reis, seçimler konusunda ” merabalar! nasıl gidiyor arabalar ” rahatliginda olacak ki; herkesin
      Vahşice işlenen Kaşıkçı cinayetini konuştuğu bir zamanda ana muhalefet liderini kurtulunmasi gereken bir bela olarak niteledi. Akıllara kötü senaryoları düşüren bu konuşması seçim hazırlığı yapıldığı bir zamanda üstelik MHP ile ittifakın bittiği olarak anlaşılan açıklamalar la eş zamanlı yapmasi, düşen oy oranlarına rağmen neye güveniyor sorusu aklımı kurcalıyor.

  5. Sayın korunun kaşıkçı olayına saplanıp kalmasını pek anlayamadım.
    – “acaba kaşıkçı üzerinden türkiyedeki gazetecilerin durumunu mu gündeme getirmek istiyor?” ya da “kaşıkçı olayını gündemde tutarak, devletlerin böylesine hoyratça cinayetlerinin önüne geçmeye mi çalışıyor” gibi iyimser sorular aklıma geliyor.
    – Birinci sorum için, cevap belli. türkiyede herşeyi savunacak köle ruhlu insanlar hazırda beklerken, böylesine utangaç dokundurmalar, demirelin deyimi ile, abesle iştigal.
    – Devletlerin hoyratça cinayet işlemesinin önüne geçme meselesinde de; hem koru hem de herkes biliyor ki, amerika bu işin içine girmedikten sonra yazdıkları yine abesle iştigal. Türkiye, bütün kanıtları, reddedilemeyecek şekilde ortaya koysa bile, amerikanın konu ile ilgisi olmadıktan sonra hiçbir etkisi olmaz. Kuşkusuz burda amerikan basını ve sivil örgütleri ile amerikan devletini ayırmak gerekiyor. Hatta amerikan devletinde de yönetim ile derin devleti de ayırmak gerekiyor. Ancak amerikan basını ne kadar dahil olursa olsun, amerikanın sivil kurumları ve kamuoyu ilgisi yoksa, amerikan yönetiminin politikaları geçerli olacaktır. Amerikan sivil kuruluşlarının konu ile ilgili bir sahiplenmesini ben duymadım. geriye birtek basın var, bir de amerikan iktidarı, yani trump var. Amerikan basının trumpı doğrudan etkileme gücü olmadığı açık olduğuna göre, geriye amerikan yönetimi ve amerikan gizli yönetimi kalıyor. yani kaşıkçı olayında amerikan yönetiminin ilgisi olmadan hiçbir gelişme olamaz.
    – ikinci saptama, aslında kaşıkçı olayının, bir şekilde, amerikanın ilgi ve dahlinin olduğunun da saptaması aynı zamanda. Bu durumda da, bu konuda, sayın korunun ve türkiyedeki gazetelerin ve hatta türkiye devletinin, amerikanın politikalarını, çıkarlarını, niyetlerini yönlendirme konusunda bir etkinliğinin olamayacağı aşikar. geriye yazılan çizilenlerin amerikanın çıkarlarına hizmet etmesi kalıyor.
    – üçüncü bir ihtimal de, benim hesaplayamadığım durumlar vardır. Sayın korunun bu konuyu gündemde tutmasının bir nedeni, yanlış hesaba dayanmayan bir nedeni olabilir.
    – Sayın korunun yazısının seçimler ile ilgili bölümüne gelince;
    – bazı yorumcular ekonominin seçim sonuçları üzerinde etkisi olacağını yazmış. bu tür yorumlara sık sık rastlıyorum. Ortada venezuella, iran vb gibi açık örnekler dururken, ekonominin seçim sonuçlarını belirleyeceği nasıl kesin olarak veri kabul edilebiliyor anlayamıyorum.
    – Ayrıca, hem amerikada, hem de ülkemizdeki son seçimlerdeki anket şirketlerinin ve insanların beklentisinin yanlışlığının nedenleri kesin olarak ortaya konulamadı. yani anket şirketlerinin tahminleri tutmadığı gibi, neden yanıldıklarını da bilmiyoruz. Dolayısı ile, anket şirketlerinin bu önümüzdeki seçimler üzerine varacağı sonuçların güvenilirliği şüpheli. Durum buyken, anket şirketlerinin sonuçları üzerine yorum yapmak da abesle iştigal.
    – Türkiyede, son dönemde, özellikle kullanılan oylarda ideolojik yaklaşımın daha fazla belirleyici olduğu dikkate alınırsa, türkiyede seçim sonuçları üzerine konuşulurken, “ideolojik durum nedir?” sorusu, “ekonomik durum nedir?” sorusu kadar dikkate alınmalı diye düşünüyorum.
    – Bu noktada, genelde ülkede yaşanılanlar ve özelde ise akpdeki gelişmeler önem taşıyor. Zaten akp’de, bütün politikalarını bu ideolojik ayrışma üzerine kuruyor. türkiyede, ilerleme sağlamak isteyen muhalefetin, ekonomik durum kadar (belki de daha fazla), ideolojik ayrımı körükleyecek yaklaşımlardan kaçınması, toplumun ilgisini başka konulara (en başta ekonomi) çekmesi gerekiyor.
    – Ancak maalesef, türkiyede insanlar mantıyı ve ekmeği çok seviyorlar. herhalde ondan olsa gerek, siyasilerimiz (muhalif siyasiler) ısrarla, akpnin ideolojik ayrımı körükleme politikalarına benzin taşıyorlar.
    – Hem akpdeki ideolojik blok, hem de diğer kesimlerdeki durumlar hakkında daha önce yazdım. yazılacak daha çok da şey var. Ancak konu çok uzayacak.
    – Bu nedenle, sadece chplilerin bu konudaki akılsızlığını burda not olarak belirtmek istiyorum. Chpli bir yönetici, akpnin neden andımızdan rahatsız olduğunu sorarak, akıllılık yaptığını zannediyor. oysa yaptığı birebir akpye hizmettir. hem de trollerden daha fazla hizmettir. herhalde mantıyı akşam biraz fazla kaçırmış.

    • Yorumları cevapla seçeneğinin yanına yorumu beğendi kısmının da eklenmesi iyi olur kanaatindeyim. Hamza beyin yorumunu beğendiğimi ifade edeyim.

    • Merhaba Hamza bey! Yorumlarıniz mantikli ve zihin açici, erçekten mükemmel yorumlar yapiyorsunun, tebrikler ve tesekürler.
      Ben şahsen sizden Kaşıkçı olayı ile ilgili bir yorum bekliyorum,belki ilgilenmeye bilirsiniz. İnanin o cinayet sıradan bir muhalefet cinayeti değil,( şahsen cenaze bulundu deseler bile ben inanmam)
      21 gündür dünya gündeminde fakat sorular cevapsiz vede verilen carplar hep çarpıtiliyor.

      Fehmi beyin uzun yıllardir bir okuyucusu olarak Kaşıkçı olayını gündemde tutması bizim politikacilarmizin zararina fakat ülkemizin yararina olduğuna inaniyorum.
      Bu arada yorumculardan bazilari gelecektende bizleri haberdar ediyorlar.
      Atalarımiz ne demiş? Çocuktan al haberi.
      Bende H Gayretten al haberi diyiyorum, ve parantiz içine aldiğim o cümlerde ne demek istediğini aciklamiş

      Esenlikle kalın.
      ××××××××××
      H. Gayret
      20 Ekim 2018 at 18:02
      Mösyö koçan, küfür tek millettir! Kaşık
      çının (müstakbel eşi fetöcü çıkmadımı)zaten? Gerçi arabistan basınına göre tam bi kadın bile değilmiş ama neyse…

      • sayın mümin ve nurdan hanım! her ikinize de teşvik edici yorumlarınız nedeniyle teşekkür ederim.
        Öncelikle, bilgi ile değil, mantık yürütme ile yorum yaptığımı vurgulamak istiyorum. Bu nedenle de yazdıklarımın bir bilgiden ziyade bir yorum olduğunu hatırlatmak istiyorum. Fehmi beyin ise konu ile ilgili bilgisi var. bu nedenle fehmi beyin yorumları (tabii ki bildiğini ya da düşündüğünü okuyucuya aktarabildiği ölçüde) daha gerçeğe yakın, daha önemli.
        – ikinci olarak da, kaşıkçı olayı ilk gündeme geldiğimde aslında mantık yürüttüğüm bir yorumum vardı. onları tekrar etmeme gerek yok. Ancak kaşıkçı olayında hiç ilgilenmese bile, herkesin görebileceği bazı veriler var ki, aklımda yanlış kalmadıysa sayın avamın bu konuda yazıları var. yani devletler, bu olaydan yararlanmaya çalışıyorlar. (ya da sadece devletler demeyeyim, birşeyler koparabileceğine inanan herkes demek daha doğru). kimi için ideolojik olabilir, kimi için para, kimi için bir başka parça olabilir. Bu noktada, kaşıkçı olayına doğru ve dengeli yaklaşım sergilenemezse, pastadan pay kapmak isteyenlerin ve/veya olayı planlayanların çabalarına hizmet edilmiş olur.
        – olayın bir başka boyutu ise, kaşıkçı olayı, türkiyenin milyon sorunu içinde milyonda bir önemi olan bir konu. onun için de enerjimizi, dikkatimizi, zamanımızı türkiyenin daha önemli sorunları için harcamak bana daha doğru bir yaklaşım görünüyor.

    • Bilgisayar mühendisleri odasının açıkladığı rapora ve bu raporu enine boyuna irdeleyen makalelere kimse değinmemiş Hamza bey!

      Bu güzel yorumunuz için teşekkürler.

      Fehmi Bey’in devlet eliyle işlenmiş bu vahşi cinayet konusunu sürdürmesi aklın ve irfanın gereği. Aylarca yazılsa yeridir.
      Hiçbir netice alinamasa bile mücadele içinde olmak mesleğinde kemalatin göstergesi olduğuna inanıyorum.
      Hem mücadele eden olmazsa yarınlara dair hayal kurabilirmiyiz?

  6. Kaşıkçı konusunda Türkiye kaynaklı çok radikal haberler çıkmış olduğu için kendilerinin duymadığı, bilmediği, buna karşın Erdoğan’ın yetkili kişi olarak ne bildiği konusunda bir merak var. Ortak çalışmalarla bu işin üstüne gidileceğinden başka yeni bir şey olmaz.

    Erdoğan hali hazırda bir sinekten dem vurmuştu ve bu da neyin nesi deyip merak edenler olmuştu…. Kuş çıkmaz sinek çıkmaz demişti. Şimdi, sinekten yağ çıkarma hesabında olanları zamanla göreceğiz. Mekan Ortadoğu olunca zaman göstere göstere gelir. Önemli olan görebilmek. DiN’i gözlüklerimizi takmayı unutmayalım. Gözlüklerde öncelikle kan gözüküyor. Kaşıkçının kanı….

    • sn Erdoğanın bugünkü konuşması oldukça dikkat çekiciydi, pek çok önemli noktanın altını çizdi özellikle türk işbirlikçi olduğu iddiasını gündeme getirdi ve bu işin sahiplerini hem yerli hem de yurt dışında olan işbirlikçileri açıklamaya davet etti. sinekten yağ çıkarma gayretinde olanlar ve olanlara seyirci kalanlar insanlığın geldiği yer ve önümüzde bizi bekleyen yarınlar…
      “Bir adam öldü diye pulluklar durmaz” Flaman atasözüdür.
      Peter Bruegel’in yaklaşık 1555 tarihli oldukça meşhur bir tablosu vardır. ” ikarusun düşüşü”
      merak eden bu çok güzel mitolojik öyküyü araştırabilir ve üzerinde düşünebilir. sanki ikarus insanlığı sembolize ediyor ve babası da peygamberleri…babasını dinlemeyen ikarus denize düşer ve boğulur. tablo da ise flaman atasözünü doğrularcasına asıl iş tarlayı sürmek olarak resmedilir boğulan ikarus sadece küçük bir ayrıntıdır…tabloda dertli düşünceli bir kimselerde vardır hatta söylenecek çok ayrıntılar da vardır ama lafı uzatmayayım, peygamber gelmeyecek dediniz de aklıma neler geldi….

  7. Milletin cebi yanarsa ne yapar?
    İlk olarak buna sebep gördüğü faili sonuçlarını düşünmeden cezalandırır.
    Bir zamanlar AP ve MHP işbirliği muhteşemdi.
    Herkes kurt atı yiyecek diyordu.
    Sonuçta 12 eylül darbesi olunca kominizm tehlikesi kalktı ve MHP ilk seçimde baraj altında kalktı.
    Terör var olduğu sürece aşiri milliyetçilik aşırı millyetçiliği tetikleyecektır.
    Yerel seçimler den sonra uzun süre seçim yok resmi olarak 4 yıl kadar çok uzun bir süre.
    İktidar ne yapıp edip yerel seçimleri almak zorunda ;çünkü yerel seçim güven oylamasına dönüşecektir.
    İttifak ne pahasına olursa olsun 2019 ilk çeyreğinden sonra yürümeyecektır.
    MHP bunu iyi biliyor.
    Biz ne dersek o. diyen kişi görevden alındı ama bu kadar açık edilmemelıydı tepkısıydı.
    Halk sandık başına gidince en iyi belediyecılığı AKP yapar desede cebi yandığından çok kızacak ve iktidara yanı başkana sarı kart göstermek isteyecektır.Yangin çok büyürse bu kırmızı karta dönebilir.
    İktidar ve seçimlerin imparatoru bunu çok iyi bilir.
    Ne pahasına olursa olsun seçimleri almak için para bulması yeterlıdır.
    Maliyeti ne olursa olsun fahiş faizlede olsa dünya rekoru dahı olsa borçlanabilmeyi başarı gösterecektir.
    Yabancıların en sevdiği anlar geri kalmiş ülkelerdeki iktidarlarin seçimleri almak için yapamayacakları şey olmadığını bilmeleridir.
    IMF ile çok daha uygun borçlanabilme imkanı varken birkere büyük konuşulmuş; seçim arefesinde tükürdüğümüzü yalamak pahalı olabılır.
    Nasılsa çok yüksek faizle alınan borçları halk seçim sonrası vergi ve kamu zamlarıyla ödemek zorunda kalacak.
    Kimse döviz kurlarındakı artışı düşmanlar yaptığını söylerken;neden JP MORGAN,GOLDMAN SAC. ve BİLMEM NE FİNANS KURULUŞUNA KOMİSYON ÖDEYEREK TAHVİL İHRACİ BAŞARIYLA GERÇEKLEŞMİŞTİR.(üç kat talep gelmiş neden?)
    Yoksa işimize geldiğinde dostlar ve düşmanlar sürekli yer mi değişiyor.
    Anlaşılıyorki martın ilk çeyreği sonuna kadar ekonomının gerçek durumu bir şekilde gizlenecektir.
    Bu medyayla olabilir.
    Yerel seçimden sonra fatura çok daha büyümüş olarak önümüze konacak.
    IMF ve MC KINSEY le yola devam etmek bu sefer çok doğru karar olarak halka alkışlatılıcaktır.
    Biz neler gördük halkın cebi yanmadığı ölçüde dün söylenen çok şeyin bugün tersi söylense ve yapılsada sorun görülmemiştir.
    Yarın bugün söylenenin tersı yapılsa halk birşey söylemek için dört yıl beklemek zorunda kalacaktır.
    İnsanlar kötü durumlara uzun zamanda ya bir çözüm bulurlar yada kötü duruma alışırlar iki durumdada zaman en büyük derman kabul edilir.
    Sonunda biz neysek bizim idarecilerimizin hamuruda bizdendir.
    Kaşıkcı olayı bu kadar önemli olması ARAMCO NUN ham edilmesi ve ucuza kapatılması içindir.
    Bazan güçsüz bir kişiye pahalı birşey verirseniz ,o na iyilik değil kötülük edersiniz.
    Güçlüler o serveti kapmak için o güçsüz kişinin başına gelmedik iş birakmazlar.
    Petrolu çok artır İRANA uygulayacağımız ambargo RUSYAYA yaramasın.
    Biraz bu işe işine gelmediğinden irin kirin edilince diz çökertme düğmesine basılmıştır.
    Herhalde büyük beşeri güçün dediği olacak ,petrol üretimi artacak fiyat düşecektir.
    Bu iş bize yarayacak görünüyor.
    Dünyada onlarca gazeteci öldürülüyor haksızca zindanlara atılıyor kimse de tık yok.Göstermelik yarım ağiz kınamalar.
    GAZETECİLİK HASSASİYETİ KEŞKE OLSA ,HESAPLAR BUNUN ÜSTÜNDEN İSTEKLERİ KABUL ETTIRME OPERASYONU GİBİ GÖRÜNÜYOR.

  8. CIA
    Bugün Sermaye Dolar’ı ile dünyanın tüm müesseslerine hakimdir. Bu hâkimiyetini kaybetmektedir. Eskiden Rockefeller Dolar’ı üretiyor, Rothschild’e faizle veriyordu. Rockefeller de faiz gelirleri ile ABD’ye borç veriyor, Pentagon’u finanse ediyor, CIA ile de istediğini yapıyordu.
    Yeryüzünde tam istihdam sağlandığından dolayı faizli sistem çalışmaz oldu. Birinci ve İkinci Cihan Savaşları ile bu tıkanıklık aşıldı. Üçüncü cihan savaşı çıkarılamadı çünkü bombalanacak tesisler Rothschildler’in fabrikaları idi. Bunun üzerine Rothschildler ile Rockefeller’in arası açıldı. Rothschildler galip geldi. ABD Devletler’e hakim oldu. Sorun çözülmelidir. Rothschildler ve Rockefeller’in üstünde bir Yahudi gücü vardır. Şimdiki oyunları o oynuyor.
    Kaşıkçı’nın katili odur. Ona ulaşmak ise mümkün değildir. CIA başkanının Türkiye’ye gelmesi Kaşıkçı cinayetini aydınlatmayı değil, Kaşıkçı cinayetinin kime fatura edileceğinin tespiti için olacaktır. Başkan cinayeti aydınlatamaz. Başkan talimat verir.
    Erdoğan’ın beyanı ile cinayet aydınlatılmayacak. Türkiye’nin bu cinayete takınacağı tavır aydınlatılacaktır. Açıkça görülüyor ki insanları öldürenleri, bir de fatura ettikleri kimseleri öldürüyorlar. Bir taşla iki kuş vuruyorlar.
    Çözüm, Dolar’ı etkisiz hale getirerek Altın doları çıkarmak, gizli istihbarat yerine açık soruşturma sonuçları ile hakemler yoluyla mahkum etmektir.

  9. Fehmi beyin yazdığı araştırma sonucu doğrudur. Geçmişte de seçimden belli bir müddet evvel yapılan araştırmalarda Akp düşük çıkmış ama seçim yaklaştıkça bu oran yükselmiş ve seçimde bilinen başarılar yaşanmıştır. Bu durum benim daha önceki yazılarımda bahsettiğim ve kendim de uyguladığım seçmen davranışına gayet uygundur. Akp ye oy veren seçmen bazılarının göstermeye çalıştığı gibi körü körüne bir partiye oy veren bir seçmen değildir. Her seçimde önündeki seçenekleri kıyaslayıp değerlendirerek seçim günü mevcut seçenekler içinden aklına en yatana, kendine en iyi hizmeti verene mührü basan seçmendir. Dikkat edilirse chp, hdp gibi partilerin seçimden çok önce araştırılan oy oranları seçim sonucunda neredeyse birebir tutar. Onlar tıpış tıpış oy veren seçmen tipidir. Ama seçimden önce, kararsız olarak nitelenen seçmen oranı genellikle yüksektir ve bu kararsız seçmen çoğunlukla Akp ye oy veren ve seçim öncesinde değerlendirme sürecindeki seçmendir. Bu defa da benzer bir davranış ve sonuç alınacaktır. İttifakın test sonucu da olumlu çıkacaktır.

    • Necip bey, konuyu çok güzel izah etmişsiniz. Her seçimden önce aynı teraneler: kafa kafaya bi yarış varmış da, burun buruna, göğüs göğüse kılpayıymış da şeklinde bir kamuoyu oluşturma çalışması alır başını gider. Nihayet herkes sandıkta boyunun ölçüsünü alır! Ondan sonra da kimi sarhoş kafayla gazeteci kovalar, kimi de madam mıydı matmazel miydi diye kendini şaşırır:)

      • Ümit fakirin ekmeği. Dediğiniz kişi şimdi İstanbula göz dikti. Chp genel md olamadı, TC başkanlığına, o olmadı kurultay, o olmadı belediye.Zıplıyor ama hiçbir koltuğa oturamıyor, oturamayacak da maalesef. Seçmenlere de boş ümit pompalıyorlar, sonra gelsin gitgide büyüyen hayal kırıklıkları..

  10. ORC araştırmasında oranları topladığımızda %80 gibi bir rakam çıkıyor, yani %20 gibi kararsızlar var. Kararsızlar dağıtıldığı zamanki oylara bakmak gerekmez mi? Sanırım bu, gözünüzden kaçmış.

  11. sayın yazar ya bilerek ya da yanlışlıkla bir noktayı atlamışsınız

    evet orc anketinde akp oyu 32.4 ancak 20% civarındaki kararsızlar ve sandığa gitmem diyenleri ne yapacağız

    bunlar eşit oranda dağıtılınca, ki matematik bunu gerektirir akp oyu yaklaşık 40% çıkacaktır

  12. dünya erdoğanın kaşıkçı konusunda ne diyeceğine kilitli, gerçekten öyle. bazı ülkelerden gelen çıkışlara bakılırsa bu iş BM lere gideceğe benziyor. daha önce yazdığım gibi elbette ahlaki nedenlerle değil ama ahlaki nedenler kılıfı altında. ortadoğuda sergilenen oyunda giriş bölümü bitti şimdi gelişme zamanı. bu cinayetin sonuçlarını suriyede izleyeceğiz zannedersem. pkk / ypg nin yannda daha çok arap askeri göreceğiz, bu askerler türkiye ye karşı savaşacaklara/savaştırılacaklara benziyor…bu aralar pkk jargonu da çok moda oldu tc aşağı tc yukarı uluorta söyleniyor çok enteresan değil mi…uluslararası mekanizmaları göreve çağırırsanız gelirler ve daha çok kan getirirler. İsrail açıktan masum insanları katlederken toplanmayan işlevsiz kalan BM, suriyede gazla insanlar ölürken seyirci kalan BM, Budistler Müslümanları doğrarken ne olduğunu anlamaya çalışan BM, afrikada kıyımlara nasıl tepki vermesi gerektiğini hala düşünmekte olan BM, kaşıkçı olayında birden insanlık onurunu koruma derdine düşer mi??? insan hakları, demokrasi, özgürlük, ifade özgürlüğü, çiçek, böcek hakları falan derken pazarlık masalarında neler konuşulur neler istenir kime kaça patlar, ne bedeller ödenir bakalım göreceğiz…neyse biz bu uluslararası mekanizmaları göreve çağıralım, nasıl olsa çağırmasak ta gelecekler…
    AKP nin oylarının anketlerde düşmesi son derece normal ve beklenen hatta olması gereken bir sonuç. ekonomi göstergeleri oy oranları üstünde hayati derecede belirleyici rol oynuyor. MHP ile olan çatlak bir patlağa dönüşür mü bilmem ama ana muhalefet partisi anketlerde AKP nin oylarının düştüğünü görür görmez hemen alarm durumuna geçer ne yapar eder seçimlerde oyların AKP ye gitmesi için canla başla çalışır. kaşıkçı meselesinde ana muhalefetin gösterdiği yüksek performans şimdiden büyük beğeni topladı sanki…kılınçdaroğlunun erdoğanı gölgede bıraktığı kesin…

    • Didem hanım, kılıçdaroğlu ve chp hakkında çok isabetli bir tesbitte bulunuyorsunuz: eskiden tsk, doğanmedya, sonradan pkk, fetö gibi şer örgütleri ve ab ne yapıp edip seçimlere ramak kala akpartinin sandıktan şampiyon olarak çıkmasını sağlıyordu. Chp her dönem bu güçlerle birlikte hareket ederek muhalefet yapıyordu zaten ama şimdi tek başına sayılır. Eminim ki kılıçdaroğlu ve chp, iktidara bi hayat öpücüğü daha verebilmek için canla başla çalışacaktır. Tc meselesiyle ilgili tespitiniz çok güzel; benim nice tanıdığım tosuncuk hala sosyal medya hesaplarında bu kısaltmayı önad olarak kullanıyor… (Bi tür fb cumhuriyeti ya da tosuncuklar……) Bu arada eski türkiyenin özeti “andımız” danıştay eliyle memlekete geri dönmüşken eski danıştay saldırganı a.aslan da karardan memnun olmuştur sanırım. Bi de af çıkarsa tamam! Ayrıca değerli yorumlarınız ortama renk katıyor, faydalandığımızı bilmenizi isterim:)

      • TSK yı şer örgüt olarak tanımlamayı doğru bulmam. bizler ordumuzu askerimizi polisimizi seven bir milletiz. onlar bizim gözbebeğimizdir. içinde her ne kadar hain bir damar bulunsa ve bunu çok acı bir şekilde 15 temmuzda yaşamış olsak ve sen de niyet olarak bu damarı tanımlamış olsan da genelleme yapmak doğru olmaz diye düşünüyorum. bu ordu şanlı bir ordudur nice gencimiz biz şimdi evimizde rahat rahat oturalım diye canını vermiştir ve hala da vermektedir…borcumuz büyüktür.

  13. MHP ve AKP liderlerinin birbirlerine saygısı ve güveni, karşısındakini Kuzu kendisinide Kurt olarak görmeleri.
    Bana göre kuzüluğa yakın olan MHP lideri.
    AKP’ nin Kurt lideri MHP’nin kuzu liderini çiğnemeden yutabilecek kapasitede.

    Şu an Türkiyede AKP lideri ile başa çıkacak birtane adam bulamassiniz.
    Siyasi hayati boyunca tam bir oy makinesi gibi çalişiyor, birde İş bankasıni halletimi işi tamamdir.
    Yarin Brunson’un serbest kalmasi,İş Bankasinin gaspi, 15 Temmuzdan sonraki kanunsuzluklari,ve Dişardan adam kaçirmalar gibi olumsuz ve kanunsuzluklarin hepisinin Suçlusu olarak
    Bshçeli ve Partisinden daha iyi bir günah keçisi olmayacağı için, Allah ve Vatandaşlarım beni af etsin bunlar bizi aldattilar! Hic merak etmeyın biz onlarin İNLERİNE GIRECEĞIZ VE YOK EDECEĞIZ dediği anda olay bitmiştır, çünkü MHP nin panzehiri “HDP” ile yola devam eder onun için işi kolay.
    ERDOĞAN NE EDER EDER KAZANIR…..

    MHP Ordu Millet vekili Cemal Enginyart gibi hemşerileride benim hemşerim olsunda ne olursa olsun diyerek kolları sivarlar.
    İsterseniz C E nin konuşmaci olarak katıldiği hemserilerine şöylediklerinden son bölümü okuyalım.
    ××××××

    Türk milliyetçilisiyiz ki nefsimizi gerektiğinde ayaklar altına alırız. Numan Kurtulmuş’u hiç sevmem. O da beni sevmez. Ama Numan Kurtulmuş Büyükşehir adayı olduğunda; partim bir karar aldı. İstanbul’da Büyükşehir adayı çıkarmayacak, Cemal Enginyurt olarak söz veriyorum sonuna kadar çalışacağım. Niye? “Hiç olmazsa bir Ordulu Büyükşehir Belediye Başkanı olsun.”
    ××××××××
    Sanki Milletin Vekili değilde
    Hemserilerine adanmiş bir RUH.ilk okul çocuğu gibi.Hemşericilik yapiyor, demeki Karadenizliler kendilerini sadece Hemşerilerine adamişlar. Onlar milletin Vekili veya TC Bakani olarak vatan için değilde Karadenizliler içın çalişiyorlar.

    Erdoğan’ın ne konusacağini ben hiç merak etmiyorum….
    Çünkü Minarenin Kılıfı tamamlanmişa benzesede o kilifa ancak tatli laflari duymak isteyenler inanir.
    Ben şahsen Kaşikçinin Konsoloslukta öldurüduğunede inanmiyorum.
    Araplar işgence etmeden ve bir şeylere imza attirmadan öldürmezler…
    Elçiliği badana etmeleri temizletmeleri hepsi hedef şaşırtma.
    Dünyada Diktatörlükleri en sağlam olan devlet Suudiler. 20 gündür dünya ile kedinin fare ile oynadığı gibi oyniyorlar.

    Birde bunlar çerden yardım almadan adam ölduremezler.
    Bu konunun bu kadar uzamasi birilerini temize çıkarmak için. olsa gerek.

    • Nurdan hanım, tamam ordulular böyle de son seçimlerde çerkez kökenli abdüllatif abi chp den konya mebusu seçilecek diye sizin de etekleriniz zil çalıyordu? Bölgesel dayanışmayı onlar yapınca suç abhaz/çeçen aşiretçikleri yapınca sevap mı? Bak şimdi nasıl da canım haçapuri ve peynirli hıngel çekti:)))

  14. ORC firmasi dogru bir arastirma yapmi.Evet AKP bu secimlerde tarihi bir yenilgi alacaktir.
    1 Bu millet herzaman sandikta dogru tercihi yapmistir.Yapilan yanlislara vurdulu kirdili tepki vermemis ancak sandikta gereken cezayi kesmistir.Ornek mi Ecevitin DSP . 20 lerden 2 lere gelmis ve silinip gitmistir.
    2 Akp guc sarhosu olmus ve onu iktidara getiren mazlum muhafazakar toplumu uc bes
    Muteahhite degismistir.
    3 Feto olayinda en buyuk suclu kendisi olmasina ragmen bedeli garip grubbaya odetip onlari iceri tikarak milyonlarca insanin hayatini karartmis ancak kendisi bu olayi firsata cevirmistir.
    4 Insanlar ticari olarak varolma savasi verirken AKP ahlat a saray . Otluk a saray pesine dusmus ( bunlar sembolikte olsa onemlidir ) is yasamini kendi kaderine terketmistir.
    Daha bircok sey sayabiliriz en onemlisi Akp cok buyuk ah almis ve bunun bedelini mahalli secimlerde odeyecektir.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here