CHP’liler CHP’li aday istiyor… CHP’li adayla gidilecek seçimde sandıktan kim çıkar dersiniz?

27

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu partili milletvekilleriyle toplu görüşmeler yapmakta…
O görüşmelerden edindiği izlenimi günün sonunda Parti Meclisi üyeleriyle paylaşacak Kılıçdaroğlu.

Erken seçimin kapıda olduğunun işaretleri alındığı ve baskın seçim endişesi büyüdüğü için bunu normal karşılamamız gerekiyor.

Zamanından erkene alınması beklenen seçimlerden biri cumhurbaşkanlığı seçimi olduğu ve o seçim aynı zamanda sistem değişikliği yolunda atılan adımların sonuncusu sayıldığı için de, aday üzerinde spekülasyoınların istişari görüşmelerde gündeme gelmesi kaçınılmaz.

Nitekim gelmiş de.

CHP’lilerin takıldığı sendrom

Bazı milletvekilleri ‘‘Aday olarak Abdullah Gül’ün adı dolaşıyor; bunun doğru olmadığını şimdiden açıklayalım’’ teklifini CHP genel başkanına yöneltmiş…

Kulislerden öğrenilen, CHP liderinin, milletvekillerine, ‘‘Biz kişiler değil ilkeler üzerinde çalışıyoruz; diğer partilerle de görüşerek bu konuda bir tavır belirlemek niyetindeyiz’’ cevabını verdiği…

Daha işe yarayan bir cevap ‘‘Yapılacak seçimde ilk turda olmazsa ikincisinde yüzde ‘50+1’ alabilecek sizlerin önereceğiniz bir isim var mı?’’ sorusu olabilirdi.

CHP’nin kendi içerisinden çıkaracağı herhangi bir adayın toplumun yarısından oy alabilme şansı yok. CHP’li bir adaya oy verebilecek seçmen oranı yüzde 30’u bile bulmuyor.

Siyaset bilimi jargonuyla konuşursak, CHP’nin şimdi içerisinde bulunduğu duruma ‘Ekmeleddin sendromu’ diyebiliriz. Bir önceki cumhurbaşkanlığı seçimine MHP ile bir ortak aday üzerinde uzlaşarak gitmişti CHP ve ortak aday olarak belirlenen Ekmeleddin İhsanoğlu sonradan MHP saflarına katılarak Meclis’e girmişti.

Sanırım CHP’liler bunu sorun haline getiriyor ve tekrarlanmamasını arzu ediyor.

‘‘Formül işe de yaramadı’’ da diyor CHP’liler…

O seçimde ortak aday yüzde 40’a yakın (38.44) oy almıştı.

Yüzde 38.44…

Çok değerli bir bilim tarihi profesörü olma ve literatüre emsalsiz eserler kazandırması yanında, uluslararası camiada da takdir edilen bir kişiliğe sahip Ekmeleddin İhsanoğlu, aslına bakılırsa, muhalefetin o dönemde bulabileceği en ideal adaydı. Ancak bir eksiği vardı: Kamuoyu tarafından kişiliği, o güne kadar neler yaptığı ve hangi özellikleri sayesinde cumhurbaşkanlığına münasip görüldüğü bilinmiyordu.

Buna rağmen yüzde 40’a yakın oy almayı başardı Ekmeleddin İhsanoğlu

Kendisini aday gösteren partilerin teşkilatları çalışmadığı, arkasında adaylığını başarıya çevirecek bir siyasi mekanizma da bulunmadığı halde…

Nedense bu gerçeği görmek yerine akıllarını ‘‘Formül işe de yaramadı’’ peşin fikrine takmış görünüyor CHP’liler…

‘‘Kazanabilecek bir ismi siz verin’’ cevabıyla yetinilmesini zaten o yüzden tavsiye ettim.

Öyle bir isim muhalefet partilerinin hiçbirinde yok.

AK Parti de eşit görüntülü yarışı istemeli

AK Parti adayının -o kişinin şahsen hükmettiği oy yüzde 50’nin üzerinde dolaşan Tayyip Erdoğan olması bile gerekmiyor, herhangi bir AK Partilinin- daha ilk turda kazanabileceği bir seçim olacak yapılacak ilk cumhurbaşkanlığı seçimi…

Muhalefet partilerinin (CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin) cumhurbaşkanlığı seçiminde kendi partilerinin sınırlarını aşan, şahıs olarak da seçildiğinde partiler üstü kalabilecek, aralarında uzlaşabildikleri ilkeleri hayata geçirmeyi benimseyecek ve benimseyebileceğine toplumun güvenebileceği bir ismi aday olarak belirlemeleri gerekiyor.

O ismin illa Abdullah Gül olması da gerekmiyor.

Kendisine sorulduğunda Gül de adaylığa razı olabileceği yolunda bir işareti bugüne kadar vermedi zaten.

Ancak sayılan özellikle sahip başka biri bulunamazsa Abdullah Gül’e bu yolda baskı yapmak düşünülmeli.

Gül’ün yarışa katılması AK Parti için de olumlu bir gelişmedir.

AK Partililer yarışa o kadar önde başlıyorlar ki, adaylarının karşısına çıkacak adayın kimliği o tabloyu zor değiştirir. Ancak yarışın eşite yakın şartlarda geçtiği tablosu ülke için olduğu kadar AK Parti’nin de yararınadır.

Türkiye gerçekleri, daha doğrusu seçmenlerin profili, böyle bir eleme sürecini zorluyor, ne yapalım gerçek bu.

İlkeler belli

Kulislerden, CHP liderinin görüştüğü partili milletvekillerini herkesten oy alabilecek bir isim belirlemede kendisine yardımcı olmaya davet ettiğini de öğrendim.

Parlamenter sisteme dönülmesi yolunda adımlar atılmasını, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, karar mekanizmasında şeffaflık, denge ve denetleme işlemine yatkınlık, israf ve yolsuzluklarla mücadele ilkeleri istikametinde bir yeniden yapılanmayı gerçekleştirebilecek bir kişi olabilir muhalefetin destekleyebileceği aday…

CHP’nin veya herhangi bir partinin tek başına belirleyeceği veya zorlama yoluyla bir partinin diğerlerine empoze edeceği bir isimle gidilecek seçimin olumsuz sonucuna bütün partiler katlanmak zorunda kalacaktır.

Türkiye içte ve dışta belli merkezler tarafından ‘tek adam rejimi’ tarzında takdim edilen bir ülke olduğu görüntüsünü de bu sayede yıkabilir.

En azından iki güçlü adayın yarıştığı bir seçim bu amaca hizmet edebilir.

AK Parti’nin MHP ile gerçekleştirdiği ‘cumhur ittifakı’nın hazır oyu (yüzde 50 AK Parti, yüzde 12 MHP olduğuna göre) kendi adayını rahatça seçtirecek bir çoğunluğa ulaşıyor nasıl olsa…

Kılıçdaroğlu, milletvekillerine, ‘‘Başka partilerle görüşmelerimiz sürüyor’’ da demiş.

Radara yakalanmadıklarına göre, olağanüstü gizli yürütülüyor olmalı o temaslar…
ΩΩΩΩ

27 YORUMLAR

  1. Maalesef Türkiye Allah ile aldatanlarla, Atatürkle aldatanların arasına sıkışıp kalmıştır.
    Bu sıkışıklık aşılmadığı sürece daha çok patinaj yaparız.
    15 yıllık tek parti iktidarında da istikralı bir kalkınma trendi yakalanamadı.
    Ülkenin yetiştirdiği en iyi devlet adamları ortada.
    Yaptıkları da ortada…
    İnsanın hiçbirisine oy veresi gelmiyor.
    Gençlerin önü de açılmıyor.
    Seçme seçilme yaşı 18 ama ülkeyi yönetenlerin ve yönetmeye talip olanların yaş ortalaması 60 ın üzerinde.
    Adamlar koltuğa sanki 404 le yapıştırılmışlar.
    Koltukla doğmuşlar koltukla ölecekler.

  2. bu ülkeyi 16 yıldır ak parti yönetiyorsa bunun sebebi chp dir.bir yanlış yaptıysa bunda chp nin payı vardır.neden mi var;20 yıldır türkiye nin gündemini boş şeylerle geçiren chp dir.20 yıldır irtica diyerek gündemi sapıttılar. chp liler. irtica gibi boş bir şeyi bu ülkenin gündeminde tuttular.şimdi cumhurbaşkanlığına bir aday bile bulamıyorlar.Abdullah gül cumhıurbaskanlığına aday olduğunda yoktan yere kriz çıkarıp türkiye ye sorun yaptılar hala da hiçbir yapıcı önerisi olmayan gündemini sadece karşıdakının kötülemek olan chp sayesinde ak parti daha çok iktidara gelir.

  3. CHP nin adayı Abdüllatif ŞENER, İyi Partininki Meral Akşener, Saadet Partisinin Abdullah Gül… Bu şartlarda ilk turda sonuç çıkmayacagı için ikinci kura kalan ve sayılan adaylar içinden en yüksek oyu alan aday etrafında İlkeler İttifakı (CHP İyi Parti, SP) birleşmeli bence. Ve bu aday Abdüllatif ŞENER olabilir bana göre

  4. Muhalefetin ortak adayi mansur yavas olsun! Bi yanina meral ablayi bi yanina i. Basbugu, a. Sener, feyzioglu, i. Ortayli ve daha adi gecen kalburustu kimler varsa… Iste benim kabinem ve baskan yardimcilarim deyip hepsini yanina alip ciksin meydana. Belki gercekten bi sinerji yaratirlar…

  5. BÜYÜK harflerin anlamını anlıyabilmek için (tek veya tümü) Türkçeye vakıf olak lazım.

    HASED ve kin İnsanın en etkili vsıflarındandır. O yüzden memleket Kaht-ı rical (devlet adamı sıkıntısı çekiyor. Zira, Devlet adamı yetiştirecek (Enderun gibi) bir okul yok. Her ne kadar SBF var ise de, o da işe yaramıyor ! liderler ve üst yöneticiler altındkilerin yetişmesi için çaba göstermiyor,; boynuz kulağı geçmesin isteniyor.
    Eskisi gibi, teenni ile (yavaş ve bin düşünerek) hareket edecek, sembolik gibi bir Cumhurbaşkanı dönemi geçti.
    Önümüzdeki yıl ilimli (ama ilim adamı değil, aksiyon..), yürekli, cevval, atak, fetanet, feraset sahibi, hazır cevap….. bir Cumhurbaşkanı seçilmesi zarureti karşımızda duruyor. Bu itibarla, varsa, ya bu çapta bir Cumhurbaşkanı bulunup, ortaya çıkarılması lazım. Yoksa, Tayyip beyle kifayet edilecektir, istesen de istemesen de .

  6. Kafalar sanki biraz karisik? chp vaktiyle sayin gul aday yapilmasin, cb olmasin diye 367 krizleri cikardigi icin biz bugunku duruma gelmedik mi? Simdi nasil chp adayi olsun ki, bi de kendisi eski sisteme gore 7 yil gorev yapip emekli oldu, adayligini koysa bile ysk dan ya da aym denen doner yani…

  7. ilk önce garibime sonra da hoşuma giden bir tespitimle başlayayım yazıma. fehmi bey nar gibisiniz bir köşe yazısı yazıyorsunuz bin köşe yazısı gibi yorum alıyorsunuz yorumların sizin yazılarınızdaan altta kalır yanı yok içimden imkan verilse yurdum insanı neler yapmaz ki demeden de edemiyorum hani neyse konuya dönelim benim de adayım abdullah gül ama biraz kendine güveni olmalı sayın gül ün bu bir ihanet değil zira erbakan hocaya da bunun beterini yapan sayın cumhurbaşkanı erdoğan değil miydi….sayın abdullah gül konu vatansa gerisi teferruattır

    • Yalniz erbakan hocaya o dedigini yapan sayin gul ve diger fazilet milletvekilleriydi! Cumhurbaskanimiz o zamanlar muhtar bilem olabilemez durumdaydi. yurdum insani tarihi bilmese de carpitmakta bayaa iyi:)

  8. Bugünkü yazınızda dile getirdiğiniz fikirleri uzun yıllardır sizi okuyan ve takip eden biri olarak oldukça özgür ve rahat takip edilebilir buldum.
    Kendine dönük otosansüre uğramayan ve ufuk açıcı yazılar daima takdire şayandır.

  9. Siyaset ve kurallar
    Kurallar bellidir. Bunlar ulusal bile değildir, uluslar üstüdür. Partiler bu kuralları gerçekleştirmek için kurulurlar. İlkel topluluklarda liderler önemlidir, insanlar onların etrafında toplanır. İleri topluluklarda ilkeler bir sistem için seçilir, o sistemi öneren, bilen bir teşkilat kuralları gerçekleştirir.
    Kurallar nasıl gerçekleştirilir? İki yolu var. Birincisi ilkel yoldur. Bir lider çıkar, halk onun peşinden gider ve lider kuralları ve düzeni belirler. Tarih bir noktaya kadar böyle akmıştır. Kur’an ise bu düzeni sona erdirmiş ve yeni bir aşama başlatmıştır, bu ise ikinci yoldur. Düzenin kurulması ve kuralların gerçekleştirilmesi ilme bağlıdır. Erbakan Akevler ile çalışarak bir adım atmış ve kuralları getirmiştir ama o kadar. O da sistemi kuracak bir kurum oluşturamamıştır.
    Gül normal zamanlarda iyi bir cumhurbaşkanı olabilir. Bugünkü şartlarda sivil olarak Erdoğan’ın yarısı kadar iş yapabilecek bir cumhurbaşkanı adayı görünmüyor. Temel Karamollaoğlu Akevler ile iş birliği yapsa Erdoğan’ı AK Parti’nin kuşatmasından ve çevresinden kurtarabiliriz. Böylece Erdoğan gerçekten bağımsız bir cumhurbaşkanı olabilir. Şu anda bağımsız olmadığını açıkça ifade ediyoruz. Biz Erdoğan’ın yardımına koşmalıyız.

    • Erdoğan’ı AK Parti’nin kuşatması mı? Ya o parti Erdoğanın partisi deyilmi anlamadım. Görünen AK parti içine sızmış derin devlet ve sermayenin adamlarınımı kastediyonuz yoksa. İki şık var: Ya Erdoğan onları yola getirir. Büyük bi ihtimal Beştepeki Küllüyede onları toplar arkasında namaz kıldırır (imana gelsinler biraz). Ya da o çevresindeki adamlar Erdoğanı kuşatıp neticede istediklerini yaptırır. Bunun için namaz da kılarlar santaj da yaparlar. Sermaye bu işleri yapacak kabiliyette casus seçmesini iyi bilir. CHP ve diğer partiler Abdullah Gülü aday göstersin herşey daha iyi olur. En iyisi Erdoğan şeçilemeyip partisine dönsün sonra da emekli olsun. Ortadoğunun eski ateşi yok, normalleşmeye doğru gidiliyor. Şartlar değişti Gül pekala iyi bir Cumurbaşkanı olur. Bazı zevatlar geçmişte olanlardan sonra CHP Gülü aday gösteremez diyorlar. Şartlar değişti Dün dündü, bugün Bugün. Erdoğan nasıl 2-3 defa artık değiştim deyip değişik şeyler yaptıysa Gül de değişir daha iyisini yapar. Ülke daha dengeli yönetilir. Herkes biraz nefes alır. AB ile komşularımızla ilişkiler düzelir.

  10. Demokratik bir seçim yapılsa “cumhur” ittifakı 40% oy alamaz.
    OHAL sopası ile yapılan seçimde bile kazanamazlar.
    Bence şuan seçim olsa reisin karşısına aday olarak kim çıkarsa çıksın yüzde yüz reis kazanır.
    Peki neden kazanır? Atalarımız ne demiş? “Yiğidi öldür hakkını yeme” Nisan seçimlerini kayıp edeceklerine ramak kala İsa aleyhisselam mücize bir şekilde Türkiyeye indı ve bir güncelleme ile ölülerı dirilti.
    Aslında ben 4 yaşında iken ölen annem, babam dan boşandıktan iki yıl sonra öldüğü gün kardeşimi doğurmuş. Boşanınca nüfus kaydi doğum yerine geri gittiğı için, şu an o köyde yaşıyormuş.
    Ocak Medya yazarlarından Mustafa Kalabalığın ailesinde de ninelerinden 4 kışı de aynen benim annem gibi halen daha yaşiyorlarımış.
    Eğer o dirilenler yetmeyeçek olursa bir o kadar daha oy

  11. Bence aday çoktan belli..ve Erdoğanı rahatlıkla ilk turda yenecek biri..Baykalın başına gelen erdoğanında başına gelecek..İlber Ortaylı yıllardır boşunamı ne etlisine ne sütlüsüne dokunmadan konuşup PR yapıyor…Baykalın parti mevzuatını Kılıçtaroğlu için hazır hale getirdiği gibi Erdoğanda anayasayı İlber bey ve brother’ları için hazır hale getirdi…geriye sadece bir kaç kaset kaldı..

  12. Sayın yazarın hayalindeki Cumhurbaşkanı olacak kişinin özellikleri:”Parlamenter sisteme dönülmesi yolunda adımlar atılmasını, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, karar mekanizmasında şeffaflık, denge ve denetleme işlemine yatkınlık, israf ve yolsuzluklarla mücadele ilkeleri istikametinde bir yeniden yapılanmayı gerçekleştirebilecek bir kişi” böyle bir kişi var mı acaba? Varsa kendisini niçin belli etmiyor? Bizi kendisinden mahrum etmesin, ortaya çıksın, ben varım desin ve elini taşın altına koysun.

  13. Başkanlığa geçmeden önceki sistemde cumhurbaşkanlığı en azından teoride pasif bir konumdaydı. Muhalefet tarafından gereksiz ve yanlış yere idealize edilen teorik hakem konumundaydı. Dolayısı ile cumhurbaşkanlığına da kişisel olarak aday olunmaz , partiler aday gösterirdi. Bu sebeple daima partiler arası görüşme ve pazarlıklarla isim belirlenir, son dakika ortaya çıkardı. Bu şekilde seçilen en son cumhurbaşkanı da Ahmet Necdet Sezer idi. Kimsenin aklında fikrinde yokken suya sabuna dokunmayacağı partiler arasında adil olacağı zannıyla anayasa mahkemesi başkanı bir anda cumhurbaşkanı oldu. Ama maalesef umulan hiç olmadı hatta tam tersi oldu. Kendisini öneren ve seçtiren Ecevit hükümeti dahil çalıştığı hiçbir hükümet ondan memnun kalmadı, rahat çalışamadı. Ama şimdi cumhurbaşkanlığı sistemine geçtik ve cumhurbaşkanlığı teorik, sembolik olarak hakem değil tersine icracı bir görev haline geldi. Dolayısı ile bir politik görüşü ve duruşu, gelecek vizyonu, plan ve programı yani kısaca siyasi bir iddiası olması gerekmekte. Bu sebeple de son dakikada ortaya çıkmamalı, her yerde ve her zaman ortada olmalı, her konuda bir fikri olmalı ve bunu halka ifade etmeli, halk cumhurbaşkanı olacak kişinin görüşlerini düşüncelerini, tavır ve davranışlarını, yapmak istediklerini, ortadaki siyasi partilerle yakınlığını, uzaklığını, her şeyini bilmeli ve ona göre seçim sandığına giderek kararını vermeli. Sayın Gül bu bakımlardan bana hiç uygun bir aday olarak gelmiyor.
    Çünkü Akp nin bakanlığını, başbakanlığını ve cumhurbaşkanlığını yapmış bir isim olarak hangi partinin adayı olarak gösterilebilir? Eğer Akp dengörüş ayrılığına düşmüş bir kişi olarak ayrılsaydı, ayrıldıktan sonra ayrı bir parti kursaydı ya da bugün kendisini aday olarak göstermeye çok hevesli görünen Saadet partisine geçseydi, bu durumda Akp den bir farkı olduğunu, bazı noktalarda ayrıldığını düşündürtebilir ve Akp den farklı bir iddia ortaya koyabilirdi. Ama Akp de görülebilecek bütün umurları görmüş biri olarak bugün birdenbire Erdoğanın karşısına aday olarak çıkması durumunda sadece mantıklı iki sebep ileri sürülebilir; 1. kişisel hırs ve rekabet 2. bazı çevrelerin farklı emellerine alet olma. Abdullah beyin şu ana kadar siyasi bir iddiasını görmediğimize göre normal şartlar altında böyle bir adaylık teklifini kabul edebileceğini hiç düşünemiyorum.
    Saadet partisi belki olumlu bir siyasi konjönktür yakaladığı umuduyla Erbakana karşı yenilikçilerin adayı olarak çıkan , kaybedince ayrılıp Akp kurucusu olan, yıllarca eleştirdiği birini geçmişi unutturup aday göstermek isteyebilir. Aynı şekilde Chp de başı örtülü eşi sebebiyle karşı çıkmasını, sırf engelleme yapmak için anayasada olmayan bir 367 garabeti icat ettirmesini ve sayısız hakaret ve benzeri davranışını unutup unutturup adaylığını seçmenine kabul ettirmeyi deneyebilir. HDP ve İyi parti açısından söylenebilecekleri es geçiyorum. Ancak bunları yaşamış olan Abdullah bey aday olmayı kabul ederek kendisini bu duruma düşürür mü, vatandaşa bu durumunu nasıl açıklayabileceğini düşünmez mi? Adaylığa zorlamaya niyetlenenler bu açmazı çözdüler ise açıklasınlar da boşuna yorum tüketmeyelim.

  14. “Geriye HDP seçmeni kalır ki, eğer AK Parti ve HDP arasında seçmeninin tavrını AK Parti adayından yana koyacak yeni bir gelişme yaşanmaz ise HDP seçmeni de Gül’ü destekleyecektir.” tezinize katılıyorum rumuz ismimdende anlaşılacağı üzere Güneydoğu Anadolu Bölgesinde HDP nin kalesi sayılabilecek bir ilde yaşıyorum. ve edindiğim izlenim hem HDP seçmeninde hemde AKP ye oy veren muhafazakar kürt seçmeninde Abdullah GÜL’e karşı büyük bir sempati ve sevgi var. Bana göre Abdullah GÜL Muhafazakar kürt seçmenden de AKP adayı dışında ciddi oy alabilecek tek isim. Üstelik hangi partiden aday olduğununda bu bölgede bir önemi yok.

  15. Fehmi bey söz konusu Gül olunca bütün objektifliğinizi kaybediyorsunuz.Chp nin sol bir aday,klasik CHP li bir aday göstermesinden hiçbir farkı Yok Gül ü aday göstermesinin.chp adayı hem CHP den hemde CHP dışından oy alabilmeli.bu kesin.ama Gül bir çok CHP liden oy alamaz.seçime katılım oranı çok düşer.bir çok CHP li için Gül ile Tayyip beyin farkı Yok ki.Chp tarafından desteklenen Gül Ak parti dende oy alamaz.(zaten anketler Akparti seçmeninde çok karşılığı kalmadığını gösteriyor)
    Hasan beyin Mansur yavaş örneği hiç olmamış.mansur yavaş CHP üyesi ve adayı oldu.
    Kişiliği CHP ye çok yakın.ayrıca kendine ait ciddi bir oyu var.
    Musa bey CHP Akşeneri 1.turda desteklesin demiş.buda mümkün değil.Türkiyenin 2. Partisi.bir izzeti nefsi var.daha seçime bilen girmemiş başka bir partinin genel başkanını nasıl destekler?meral hanım parti kurmasaydı bu belki olabilirdi.ayrıca meral hanım hdp oylarında büyük fire verir.2.tura kalsa etkili olur ama kalamaz.zaten Afrin sonrası anketlerde ittifak % 54 lere oturdu gözüküyor.kasımda seçim olur ve 1.turda biter

    • Önümüzdeki seçimlerin sıradan bir seçim olmadığını görmüyor olamazsınız..bu seçimlerle Türkiye bir sistem değişikliğine gidiyor ve bu köklü bir değişim. 16 Nisan referandumunda bunun ilk adımı atıldı ve yüzde 51’e 49 gibi tam ortasına yakın bir yerinden ayrışan Türkiye toplumunun, bir yarısı bu değişime geçişi onaylarken diğer yarısına yakın kısmı reddiyeci konumuna geldi ve bu durum halen devam ediyor. Toplumun geriye kalan bu yarı kısmını görmezden kim gelebilir ki? Erdoğan bunu görmezden gelmemiş olacak ki MHP ile Cumhur ittifakını kurdu, yanına BBP alarak.. SP üzerindeki çalışmalarda halen devam ediyor. Ben, seçime doğru yaklaşılırken HDP seçmenine yönelik ”tava getirme” söylemlerinin tedavüle gireceğini, bu olmasa, yine bizzat HDP üzerinden ”Kürt Açılımına” dair yeni versiyon dosyaların açılacağını bekliyorum..daha önce yaşanmışlıklardan esinlenerek. Siyaset bu azizim, öyle isimlerde durduğu gibi değil ”kurnazlık” bu işin olmazsa olmazı…
      Mansur Yavaş örneği de bu kurnazlığın başka bir örneği ve başarılı da oldu. Reddiyeci cephe (yüzde 49) bu siyasi kurnazlığın çatısına (becerebilirse) Gül’den başka potansiyel bir aday bu-la-maaaz. Varsa bir isim, sadece bir isim söyleyin. Ben göremiyorum. Güreşen pehlivanlardan birinin yenilmesi de işin doğası.
      Pehlivanları, cesaret ve kazanımlarından dolayı tebrik etmekte bize düşer, vesselam.

  16. Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçiminde saydığınız bütün özellikler sanki sahada oynanacak maçı idare edecek bir hakemi tarif ediyor. Elbette adaletle yönetmeli elbette sorumlu biri olmalı ancak partiler arasında eşit mesafeli olsa ve ülkeyi kötü yönetse ne olur mu diyeceğiz ? Artık cumhurbaşkanı makamının görevi sembolik olmaktan çıktı farkındamısınız.

  17. CHP aday bile göstermemeli . Gösterdiği anda ilk turda CHP adayı otomatik olarak 2. olur ve 2. Turda açık ara kaybeder . Bu 2×2=4 ten bile daha kesin bir sonuç . Millet CHP ye güvenmiyor . Yapacakları tek şey , eğer sindirenilirlerlerse , Akşener daha ilk turda desteklemek . Atatürk ün kurduğu CHP tezine de en yakın şansı da yüksek aday Akşener . Aksi halde bir seçim daha kaybedip keşke yapmadaydık diyecekler . Abdullah Gül ise bu yarışa katılmayacaktır . Akşener in karşısına çıkarılacak (zayıf veya güçlü ) bir CHP adayı ilk turu görür , 2.turda katılımın az olduğu bir seçimle Ak Parti adayı açık ara seçimi alır .

  18. CHP’de bir sıkışmışlık içerisinde..halbuki iş son derece basit.

    Kendi adayını seçtiremeyeceğini adı gibi bildiği halde neyin uğraşında CHP?

    SP ve İYİ Partinin ittifakı ve CB adayının Abdullah Gül olması halinde, ilkeler ittifakı temelinde pekala da dışarıdan destek verebilir CHP..seçmeni de buna karşı durmaz Mansur Yavaş örneğinde olduğu üzere…

    Geriye HDP seçmeni kalır ki, eğer AK Parti ve HDP arasında seçmeninin tavrını AK Parti adayından yana koyacak yeni bir gelişme yaşanmaz ise HDP seçmeni de Gül’ü destekleyecektir.

    Bu durum da AK Parti dişli bir aday ile yarışmanın haklı gururunu yaşayacaktır. Hem ısrarla benimsedikleri Başkanlık sisteminin gereklerinin yerine gelmesinin hem de karşı cephe olarak gördükleri böyle bir ittifaka karşı seçim kazanmış olmanın o sistemi güçlü kılacağı gerçeğinin gururunu…

    Bu durumda -Gül’ün adaylığında- CHP anahtar konumuna gelmiştir. Buna yanaşmaz kendi adayı ile seçime gitmeyi dayatırsa o zaman % 65 ve üzeri oy oranı ile Cumhurbaşkanlık sistemi Erdoğan ve Bahçeliye “ananın AK sütü” gibi helal olsun.

    O günü görürsem ben de bunu dakikalarca ayakta alkışlayacağıma söz veriyorum.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here