CIA’den ajanlarına havaalanı güvenliğiyle ilgili tavsiyeler

2

Brüksel’den sonra İstanbul’da da teröristler kendilerine mekân olarak havaalanlarını seçtiler. İki eylem de, eylemcilerin ve onları ölmeye gönderen kuklacıların istediği dehşet görüntülerini sağladı.

Çevremden biliyorum: İnsanlar havaalanları ‘terörist hedefi’ oldu diye uçakla seyahat etmeye çekinir oldular. Bunda, birilerinin ”Havaalanlarında güvenlik zafiyeti var” yaygarası da etkili oluyor…

Oysa ülkemizde uçakla seyahata çıkanların hemen öğrendiği üzere, en iyi korunan mekânlardır havaalanları… 41 kişinin hayatını kaybettiği İstanbul Atatürk Havalimanı sözgelimi, ciddi biçimde üstünüzün ve eşyalarınızın cihazlarla tarandığı, farklı bir ses geldiğinde üzerinizin de görevli tarafından hem cihazla hem de elle arandığı bir güvenlik denetiminden geçersiniz…

İçeride uçağa bineceğiniz bölüme girerken bir kez daha aynı durum yaşanır.

ABD’ye, İsrail’e ve İngiltere’ye gidenlerin zaman zaman üçüncü kez bir hassas denetimden geçirildiği de olur.

Karşınıza çıkan güvenlik görevlileri, gözünüze farklı görünseler bile, iyi bir eğitimden geçirildikten sonra o noktaya dikilirler.
Özel yetiştirilmiş ajanlar bile güvenliği aldatmada zorlanıyor

Nereden mi biliyorum? Wikileaks tarafından fâş edilmiş olan Amerikan Merkezi İstihbarat Örgütü’ne (CIA) ait iki belgeden…

Wikileaks’in açıkladığı belgeler, ajanlarına havaalanlarında güvenlik noktalarını sorunsuz aşabilmeleri için tiyolar vermek üzere hazırlanmış elkitapları… Üzerinde ‘Secret/NOFORN’ yazdığına göre müttefik de olsalar yabancı istihbaratçılarla paylaşılmaması istenen belgeler bunlar…

Okuduğunuzda, ajanlara kimliklerini nasıl koruyabileceklerini öğretirken, havaalanlarındaki güvenlik elemanlarının yolcular arasındaki ‘istenmeyen tipleri’ sıradan yolculardan nasıl ayırt edebildiklerinin ipuçlarını da sağlıyor.

İlk tavsiye şu: Ajansan, etrafına sinirliymişin gibi bakma…

Sinirli hal, ellerin titremesi, hızlı soluk alıp verme, soğuk ter, kırmızı yüz, göz temasından kaçınma… ”Bunlardan sakının” diyor elkitabı.

Casuslar, ajanlar farklı kimliklerle seyahat ederler ya, ”Kullandığınız pasaportu tanıyın” aklını veriyor elkitabı. Pasaporttaki gidilen ülkelerin damgalarından habersizlik, pasaportu veren ülkenin dilini bilmemek, o ülkenin âdetlerine aykırı davranmak, hareketinden 24 saat önce güzergâh değişikliği, güvenlik noktasında şerit değiştirmek, güvenlik elemanlarını dikkatle gözlemek…

Bunlar da kaçınılması gereken yanlış davranışlar…

Tabii bir de yanınıza alacağınız valizler var. CIA onları da unutmamış. Tavsiyeler şunlar:

Kalacağınız süreye uygun düşmeyen sayıda bagajlar… Çok seyahat eden birinin bagajını özensiz hazırlaması… Açılmadan tıkılmış haritalar, şehir rehberleri ve benzeri kitaplar… Seyahat programı içerisinde bulunmayan şehirlere ait haritalar… Yolcunun kişiliğine uygun olmayan kalitede fotoğraf makinaları ve harici bellekler…

”Sakının, sakının” diyor CIA…
Ajanlar yine de enseleniyor

Islık çalarsan, aşırı kahkahalar atarsan, sürekli esner ve saldırgan davranışlar sergilersen de dikkat çeker ve enselenirmişsin…

CIA’in ülkelere göre özel tavsiyeleri de var.

Japon güvenlikçiler yalnız seyahat edenlere ‘uyuşturucu işinde mi?’ kuşkusuyla yaklaşırmış. Irak’ta Türk aksanıyla konuşan Kürtler, PKK’lı olabilir diye, mutlaka ikinci bir güvenlik taramasına gönderilirmiş. Mauritius’ta bagajını alırken yolcunun yüz ifadesine dikkat ederlermiş. Macaristan’da havaalanında sinirlilik hali tek taraflı ayna arkasından gözlenirmiş. Bahreyn’de huzursuz görünen yolcuları ayırmak için sivil görevliler dolaşıp dururlarmış.

”Daha dikkatli ikinci bir taramadan geçirmek üzere sizi seçerlerse” diyor elkitabı, ”Ne olursa olsun uydurma kimliğinizde ısrarcı olun.” Bir defasında diplomatik pasaport taşıyan bir ajanı aşırı derecede sıradışı bir kıyafeti olduğu için kenara ayırmışlar. O ajan, hem de valizinde patlayıcı madde izleri bulunduğu halde, ”Ben teröristlere karşı mücadele eğitiminden dönüyorum” gerekçesini kullanmış ve sonunda adamı salıvermişler.

Wikileaksçiler haklı olarak soruyor: CIA ajanının valizinde patlayıcı izlerinin işi ne? [Bu da benim sorum: Öyle ya, ajan bir yerlerde patlayıcı maddelerle kışkırtıcı bir eylem mi yaptı yoksa?] Kuşku duyup kendisini durduran Avrupa ülkesinin güvenlikçileri, buna rağmen geçmesine nasıl oldu da izin verdiler?

 

Ajanların işleri daha da zorlaşıyor

İkinci belgede CIA’in esas endişesi yatıyor: Avrupa Birliği üye ülkelerden de üye olmamış ülkelerden de biyometrik pasaport talep ediyor ve bu durum farklı kimliklerle seyahat eden gizli ajanların işini zorlaştırıyor.

Malum, biyometrik bilgiler içerisinde kişinin parmak izleri de bulunuyor.

Daha fazla ve daha ince tavsiyeler de var, ama artık onlara girmeyeyim.

Eskiden bir ülkeden diğerine farklı kimliklerle seyahat eden ajanların işleri çok kolaydı; şimdilerde bilgisayar ve güvenlik için kullanılan teknolojiler sayesinde onların da işi zorlaştı.

ΩΩΩΩ

2 YORUMLAR

  1. fehmi bey, doğru adreste olduğumu da düşünerek uzun süredirkafamı kurcalayan ve sormadan edemediğim bir soruyu bu yazınız vesilesiyle sorayım müsaadenizle.açıkçası,şu dünyamızda dönen dolapları,gizli açık çevirilen işleri ve nice sonra ancak günyüzüne çıkan orta uzun vadeli kurguları planları projeleri gördükçekendi kendinize sormadan edemiyorsunuz sahi gerçekten de şu dünyamız görünen güçler mi yoksa aslında tamamen görünmeyen güçler tarafından mı hasılıcambaza bak ile mi yönetiliyoruz.aydınlatır mısınız fehmi bey.

YORUM YAP