Çocuk evliliği yüzünden cezaevine düşmüş erkekleri kurtaracağız derken..

36
"Tecavüzcüye af değil, mağduriyetleri giderme.."

Yazının başlığı da gösteriyor, ben bu konuya olumlu yaklaşmıyorum.

Hem de hiç.

Adı bir defa ‘tecavüzcüye af yasası’ olarak konuldu; hükümetin hiç hoşuna gitmese de böyle oldu…

Salı günü Meclis Genel Kurulu’na gelecek.. Ve iktidar partisi milletvekillerinin oylarıyla kabul edilip Resmi Gazete’de yayımlanınca..

Yürürlüğe girecektir…

‘Milli iradeye dayalı demokrasi’ böyle olacağını söylüyor.

Peki ama itirazlar ne olacak?

En yetkili ağız, Başbakan Binali Yıldırım, konunun büyütülmesine karşı olduğunu söyledi.

Üçbin kadar aileyi ilgilendiriyormuş düzenleme… Belli yaşın altında evliliğin yasayla yasaklanmış olduğunu bilmeden aileler çocuklarını evlendiriyor ve devletle ilk temas noktasında (genellikle çocuk doğunca hastanede veya nüfus cüzdanı çıkartırken) yargı önüne çıkartılan babaya “Haydi bakalım hapse” deniliyormuş…

Başbakan, Bir seferliğine bu mağduriyetin giderilmesine yönelik bir çalışmadır” açıklamasını getirdi.

Sözlerinden iktidar partisinin geri adım atmaya niyetli olmadığı anlaşılıyor.

Din bu işin neresinde?

Etrafta “Kız çocukları 13 yaşında da evlendirilebilir, 11 yaşında da” diyen ulema kılıklı tipler de bulunduğuna göre..

İnsanlar, “Bunların derdi tecavüzcüleri teşvik değil belki, ama çocuk evliliklerin yaygınlaşmasını sağlamak, dinleri öyle emrediyor ya..” diyorlarsa şaşmamak gerekiyor.

Oysa ‘din’ denilen benim de dinim olan ‘İslâm’ ise, henüz ‘çocuk’ yaştaki birinin evlendirilmesine müsaade etmez.

Evlilik dince de sosyal hayatta en ciddiye alınan ve bunun için sıkı kurallar va’z edilen bir kurumdur; çoluk-çocuğun cinsel birlikteliğine asla indirgenemez.

Tarihten bazı isimleri anarak.. “İçinizden evli olmayanları evlendiriniz” (Nur: 32) âyetine bakıp evlilik için yaş sınırı konulmadığı sonucunu çıkararak.. ya da bir başka âyetteki “Henüz âdet görmeyenler” ifadesinden “Tamam, demek âdet görmemiş çocuk yaştaki kızlar da evlendirilebilir” yorumuna vararak..

Çocuk yaştaki kızları evlendirmeyi ‘dini’ kılıfa sokmak dinin (İslâm’ın) ana hedeflerine aykırıdır.

Evlilik eşitler arasında bir birlikteliktir; çoluk çocuğun oyuncağı haline getirilemez…

Yol bu değil

Buna rağmen böyle evlilikler oluyorsa?

Yapanları ara ara yapılan yasal düzenlemelerle affetmek en son düşünülmesi gereken bir yoldur.

Nedeni gayet basit.

Çocuk yaşta evlilikler masum sebeplere dayanmıyor; iki çocuk birbirlerine âşık oluyor ve aileler de “İki gönül bir olunca..” diye düşünüp onları everivermiyorlar…

Ya yaşlı biri parasını konuşturarak henüz evliliğe hazır olmayan bir çocuğa tâlip oluyor ve onu haremine katıyor… Ya da, yine maddi sebeplerle öyle münasip gördükleri için, evlenecek yaşa henüz erişmemiş evlâtlarının başını aileler bağlıyor…

Soruna çare ararken bu gerçeği görelim.

“Bir defalığına” diye çıkarılan af, evet bundan sonraki benzer durumları kapsamayacak, ama sorunun yasal düzenlemeyle çözülmesi, yine bir birikim olduğunda, siyasetin üzerinde baskılara yol açacaktır.

Hem de daha sık aralıklarla…

Gelecek yıl yeni bir ‘3 bin aile’ talebiyle karşılaşılabilir…

Her şeyden önce ‘yasa ile çözüm’ yasamanın genel mantığına aykırı…

Yasalar, tanımı gereği, bir ülkede günlük işleyişin genel kurallarıdır; bu sebeple herkesi bağlar ve yine aynı sebeple yasayı bilmemek mazeret sayılmaz.

Evlenebilme yaşı yasayla kurala bağlanır; nitekim öyle bağlanmıştır. Yasayla konulmuş ve varlığını sürdürecek bir kuralı geçici bir uygulama için yine yasa ile çiğnetmek ‘yasa’ kavramına ters düşer. Kuralı yasayla getirirken istisnaları da düşüneceksiniz; herhangi bir istisna söz konusu olmamışsa, yasayı hiçbir biçimde çiğnetmeyeceksiniz…

‘3 bin aile’ için bu yol açılırsa, çok daha başka konulardaki sorunların üstesinden gelinmesi için aynı yola başvurulmasını isteyecek çeşitli çıkar grupları siyasetin kapısına dayanır.

Lâfı fazla uzatmaya gerek yok.

Çocuk yaşta evlilikleri teşvik edecek girişimlerden kaçınmalıdır.

Konunun bir de ‘tecavüzcüsüyle evlendirme’ boyutu var; bunu da gözlerden kimse saklayamaz…

İyi niyetlerle çıkarılacak yasa, hiç akıldan geçmeyen yanlışlıklara âlet edilebilir.

Nitekim, yeni Ceza Yasası kaleme alınırken en büyük katkıyı sağlamış bir hukukçu, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin dekanı Prof. Adem Sözüer, düzenlemenin kötüye kullanılabileceğini örnek üzerinden anlatmak için çırpınıyor.

Ona kulak vermek lâzım.

Yasal evlilik yaşının altındaki bir kızla birliktelik yaşadığı için cezaevinde yatmakta olanlar ne olacak peki?

Erkekler uzun yıllar cezaevinde kalmaya, aileleri perişan olmaya devam mı edecek?

Düzenlemeyi savunanların en sağlam gerekçesi bu soruda yatıyor…

İyi de, gerekçeyi savunanlar, 15 Temmuz sonrasında gözlerini kırpmadan en şiddetli uygulamaları başlatmış durumda: Tutuklama veya işten el çektirme işlemleriyle birlikte maaşlar kesiliyor, mallara el konuyor ve bu yüzden aileler ciddi sıkıntılara düşüyor.

Bir yanda yanlış evlilik yüzünden sıkıntıya düşen (sayıları kaçtı?) birkaç bin aile; öte yanda daha büyük sıkıntılar yaşayan onbinlerce aile…

Öncelik, onbinlerce aileyi sıkıntıdan kurtaracak tedbir almaya verilmeli. Bunu yapmak için yasa çıkarmak da gerekmiyor zaten…

Siyasi nezaket diye bir şey var(dı)

Madem bu konuya girdik, iktidarın yasama alanına bakışını da mercek altına almak sanıyorum gerekiyor.

Evet, Meclis’te istediği yasayı çıkaracak çoğunluğa sahip iktidar partisi; Meclis’teki öteki partileri ve kamuoyunu ikna etmesi gerekmiyor.

Meclisler, malûm, kadını erkek erkeği kadın yapamazlar, onun dışında her şeye muktedirlerdir.

Ancak ‘siyasi nezaket’ diye bir şey de var.

Eğer gerçekten az sayıda aileyi ilgilendiren bir soruna çözüm olsun diye yasa çıkartılacaksa, ‘tecavüzcüye af yasası’ adını almadan önce, grup başkanvekilleri aracılığıyla bir ön-mutabakat arayışına gitmek, bu arada, kamuoyunun konuya hassas bölümlerinin bilgilenmesini de sağlamak daha şık olmaz mıydı?

Önyargılar.. Tamam, ama FETÖ ve PKK ile irtibatlı dernekler arasına bazı kadın örgütlerini de dahil edince.. Birilerinin aşırı hassas ve önyargılı olmalarını da anlayışla karşılamak gerekmez mi?

Biliyorum, iktidar, bugüne kadar kafaya ne koymuşsa onu gerçekleştirdi; muhalefet karşı çıkıyor, kamuoyunda zaten ona oy vermeyen ve vermeyecek olan birileri itiraz ediyor diye, genel kurula kadar getirdiği tasarıyı geri çekecek değil ya?

Ne yapalım, benim kaderim de bu işte; olmayacak duaya “Âmin” demek…

ΩΩΩΩ

36 YORUMLAR

  1. fehmi beye bu konuda yüzde binbeşyüz katılıyorum!GÜNÜMÜZDE 14 15 yaşında yapılan evlilikleri(!)haklı çıkarmaya çalışanları anlayamıyorum bu düpedüz istismardır bunu savunan beyleride anlayamıyorum kendi kız çocukları aynı durumda olsa yine savunacaklarmı acaba !?oda onların bilceği iş! 14 -15 yaşında evlenen bir kızın geleceği yüzdeyüze yakın biter o kız çocuğu okuyamaz osmanlı devrinde oladığımıza göre kimse evde harika bir eğitim almıştır diye zırvalamasın kurankurslarında bile adam akımlı eğitim 12 yaş civarında başlıyor ki bu kız çocuğunu istismar eden kişi pardon evlenen kişi de zengin kültürlü bir istismarcı hay allah insanın dili sürşüyor nediyordum kültürlü eğitimci alim bir bey olmuyor ÇAĞIMIZDA.yazarken kötü oldum kısacası o kız ÇOCUĞUNA yazık oluyor yazık.YASAnında birkeresi olmaz SAÇMALIKbir kapıyı açarsanız o kapı biDAHA KAPANMAZ!!

  2. Òncelikle küçük yaşta evlilikle cinsel istismarı birbirinden ayıralım. Sonra hükümetin zamanlama hatası olduğunu kabul edelim. Ana muhalefetin mümkün olan her konuyu siyasi istismar malzemesi yapacağını bilelim. Türküyenin gerçeklerinden uzak, batının çift dilli ağzıyla konuşan bir siyasi muhalefet partisinden başka ne beklenebilir ki. Ama Fehmi KORU dan bakış acısını değiştirmesini beklerdim: “-Hükümet ceza ve tutuk evlerinde FETO suçluları için yer açıyor.” diyebilmeliydi mesela..

  3. “Yasal evlilik yaşının altındaki bir kızla birliktelik yaşadığı için cezaevinde yatmakta olanlar ne olacak peki?
    Erkekler uzun yıllar cezaevinde kalmaya, aileleri perişan olmaya devam mı edecek?”

    Sayın Fehmi Koru, bu soruyu sordunuz, buna verdiğiniz cevap bu sorunun cevabı değil. Lütfen yalpalamadan bu soruya cevap verirseniz aydınlanmış olacağız. Teşekkürler.

  4. Fehmi bey kusura bakmayın ben yazı yazarken noktasından vürgülünden anlamam yalnız kafama takılan şeyler var sizi yıllardır takip etmeye çalışırım sizin minik kuşlarınız çok . fteö meselesinde hep şüpeyle yaklaştığınızı görüyorum somut bir tesbit koyamıyorsunuz sizi buna iten sebebler nedir merak ediyorum şu cinsel istismar işini bile onların maduruyetine bağladınız size sormak istiyorum darbe başarılı olsa idi o madur dediyiniz kişiler gazeteci akedemisyen iş adamı öğretmen ve siz hangi konumda olacaktınız hangi görevle görevlendirileclerdi o akademisyenler vs airler ali bulaçlar ve diyerlerinin gözleri okadarmı kör müydülerde onların borazanlığını yaptılar bu yetmiş milyonun veya 3.5 milyar müslümanın duyguları nolacak ya ALLAH VE RESULULLAH ın hakkı nolacak? Cinsel istismar meselesinde şunu diyeyim sizin kafalarınız iyi çalışırya anadoluda kız veya erkek kaç yaşında evleniyor 15 16 17 yaşlarında evleniyor çoğunluğu siz ler bunu tutup 3 5 yaş veya kendinden büyük meselesi yaparsanız bu iş çözülmez onlar evlenmiş cezalarını çeksinler mantığında gibisiniz sanki ülkemizde magazin aleminde günde kandırılıp kaç kızın ırzına geçildiyini hiç araştıdınızmı sizler müstesna hayatı gayi meşru geçmiş kişiler birilerinin namus savunucusu olmasınlar hergün ekranlarda kirletilen ahlakları kurtarsınlar

  5. sayın başbakanın adalet diye bir sorunu olduguna inanmıyorum
    2 sene önce işyerimden paramı alamadıgım için ayrıldım alo 170 i aradım 4 ay sonra işkurdan bana gelen yazıda işyerine denetlemeye gidildigi işverenimin ücretimi ödedigine dair herhangi bir belge sunamadıgını benimde yargıya gidebilecegimi belirten yazısını aldım bakırköy adliyeye gittim dava açmam için avukata git dediler avukatta gittim avukat bey işyerine ihbarname çekilmesi gerektigini söyledi bunun içinde vekalet istedi ihbarname ve vekalet için 250 tl gerekli dedi paramı hala ödemezlersede dava açmamız gerektigini söyledi bunun içinde 400 tl gerektigini söyledi param yok diyince baroya git dedi baroya gittim oturdugum adresteki baro tesilcisinin telefonunu verdiler aradım yetkili fakirlik kagıdı ve bir kaç evrak hazırlamamı söyledi fakirlik kagıdını muhtar veriyormuş gittim sigortan varmı dedi var dedim sigortası olana fakirlik kagıdı veremem dedi sonuç 2 senedir dava bile açamadım
    bir de mütesesille olayı varki akıllara zarar 2005 yılında rahmetli babam çatı katı ev aldı annem 3 sene önce kalp rahatsızlıgı geçirdi eve inip çıkması sorun oldugu için sattık tapuya gitmeden önce belediyeden borcu yok belgesi almaya gittim borcumu çıkartıllar borç dökümünün oldugu kagıda baktım 2000 yılına kadar olan borcu da eklemişler biz evi 2005 yılında aldık aldıgımız tarihten sonraki borçlar bizim öncekiler degil dedim neyse o masa senin bu masa benim dolandık sonunda bir beyefendi abi mümeselsille var dedi borç sizin dedi o ney ya
    borcun devamlılıgı iyide o tarihte ev benim degil desemde borcu ödedim yani adında adalet olan partinin adaletle uzaktan yakından alakası yok

  6. Türk halk edebiyatında “onüç-ondört yaş” güzellemesinin haddi hesabı yok.
    Aşağıya bir kaç örnek aldım:

    Dedim inci nedir, dedi dişimdir
    Dedim kalem nedir, dedi kaşımdır
    Dedim on beş nedir, dedi yaşımdır
    Dedim daha var mı, dedi ki yok yok
    (Erzurumlu Emrah)

    ***

    Recaizade Mahmut Ekrem Bey’in sözlerini yazdığı ve Ali Ulvi Baradan tarafından nihavend makamında bestelenen;

    Yemeni bağlamış telli başına
    Zülüfleri düşmüş hilal kaşına
    Yeni girmiş on dört on beş yaşına
    Gözleri sürmeli köylü güzeli
    Gel seni köylü kız alıp kaçayım
    Telli duvağına altın saçayım

    ***

    Karacaoğlan sevdiği güzellerin yaşını 14-15’ten de aşağı indirir şiirlerinde.

    Meclisi eleştirip geri adım attırabiliriz. Halk edebiyatını ne yapacağız?
    Elbirliği ile onu da düzeltmenin bir çaresine bakalım bari!

    14-15 Yaşında evlenenleri sapık olarak niteleyenlerin annelerinin veya büyük annelerinin de o yaşta evlenme ihtimalleri çok yüksektir.

    Dünyada ortalama insan ömrünün 40’ı bulmadığı ülkeler de var yanılmıyorsam. Bunu da unutmayalım.

    NOT: Halk şiirimizden aldığım yukarıdaki şiirler için beni suçlamaya kalkmayınız. Kendim 25, eşim 22 yaşındayken evlendik. Kızlarımızı 23 ile
    26 yaşlarında evlendirdik. Yukarıdaki alıntılar sosyolojimizle ilgilidir. Günümüzde evlenme yaşının 30’a dayandığını, hatta geçtiğini önceki
    yorumlarımda ifade ettim.

    • alıntıladığınız halk şiirleri zamanında yaşamıyoruz Bekir bey. Şiire de haksızlık etmeyelim, ağırlıklı yanı imgedir. Bu güncel olayları sosyolojiye bağlamanız bilime, alıntıladığınız şiirler (türküler), sahiplerine zul’dür.

      • Bence yaşı 40’tan fazla olanların annesinin ve büyükannesinin
        kaç yaşında evlendiği konusunda bir araştırma yapması bize Türk kadınının yakın zamana kadar kaç yaşında evlendiği konusunda önemli ip uçları verebilir.

        O şiirlerin yazıldığı zamana kadar geri
        gitmeye gerek yok.

  7. Uçkur “mağdurları” ve ailelerine ağıtlar yakıp, onların kırk katı olan gerçek mağdur (gerçeğin değil!) ailelerin kaale alınmayışı, insani ve hukuki bir yaklaşım olamaz. Hariçten gazel okumayacağım. “İçerden yar içerden, kes bağrım yar içerden” diyerek, yaşanan on binlerce dramdan özneli birtanesi olarak ve “mağdur edebiyatı” saymayacağınızı umarak izninizle özelimi arzedeceğim. Yıllardır .%25 kapasiteyle çalışmağa çalışan emektar kalbim, uğursuz, meş”um 15 Temmuz faciasından sonra kalan sermayesini tüketerek, geriye sayma sürecine girdi. Yaşanılan ailevi trajik olayların bir baba, dede olarak ortasında bulunuyorum. 12 yıllık kıdeminin son sekiz yılınında çeşitli illerde tertemiz KOSGEB il Müdürlüğü yapan Makine Mühendisi oğlum üç aya yaklaşan bir süredir “kodeste”. Önce hızla açığa alındı, ayni hızla meslekten ihraç edildi, yetmedi ekmeğinden sonra hürriyetinden de mahrum edilip, sadece canı bağışlanarak sorgusuz, sualsiz, hukuksuz ve tabii ki adaletsiz olarak zulmen içeri tıkıldı. “Fetocu”luğa, teyet geçme ,(dershane,Bankada kısa bir süre için küçük bir hesap,Kimse yok mu derneğine kurban bağışı) dışında daire içinde ki kiriş ve de çaptan uzaktı. Uzatmayayım, milyonlarca insanın yaşadığı ve-veya öğrendiği dram..

    6 ve 4 yaşındaki çocuklarıyle beş parasız ortada kalan eşi babasının evine sığındı. Huzur evi ödentimden artan küsuratı onlara gönderiyorum. Torunların babalarıyle ilgili olarak bana sorup durduğu sorular beni bunaltıyor ve bazen de ağlatıyor. Tıpkı şehit Kaymakamımızın 3 yaşındaki kuzusunun, babasının tabutunu göstererek, “babayı buna mı koyacaklar” dediğini okuduğumda ağladığım gibi.. EYY “eyci”ler unutmayın “MERHAMET ETMEYENE MERHAMET OLUNMAZ”. Bune yaHU!.. kör bıçakla “köklerini kesme” hırs ve kontrolsüz öykesle, bünyenin kan damarları kesiliyor.

    • okurken gözlerim doldu allah yardımcınız olsun bütün mağdurların yardımcısı olsun bu yol yol değil Allah idarecilere akıl fikir en çokda VİCDAN versin

    • Saolun teşekkür ederim Sözleriniz için aynı durumu ben yaşıyorum küçük yaşta evlendiğimiz için eşim bir buçuk senedir içerde üç Çocuğum var 10 senelik Evliyim çocuklarım sürekli Babaları soruyorlar her defasında yalan söylüyorum Babanız Çalışmaya gitti bize para getircek diyorum artık yoruldum çocuklarımın boyunları bükük çok zor durumlar yaşıyorum kimsem yok evim kira biyerden gelirim yol eşim çalışıp bize bakıyodu şimdi oda gitti yalvarıyorum biraz bizide anlayın tmm önce bi yanlış yaptık ama çok mutluyuz üç tane evladımız var yasayı geri getirmelerine destek olun ne olur Allah rızası için

  8. Alıştık, yadırganmıyorsa da, ülke ve millet adına çook üzücü oluyor.” Geceleyin kaçamak”lar hukukun üstünlüğüne tecavüz oluyor. Milletvekillerini uyku bastığı, bir kısmının daha fazla dayanamayıp evinin yolunu tuttuğu bir zamanda, mevcut konjonktürün de elvermesiyle karambol kanun çıkarma fırsatçılığı …. neyse, şık olmuyor diyeyim

    Bu taktik her zaman başarıya ulaşamıyor, toplantı yeter sayısı olan 184 engeli ortaya çıkınca,”geri tepiyor””
    Perşembe günü gecesi olduğu gibi… İktidarın her an kırılacak gibi duran İNCE AKLI, kolay kolay faka basmayacağı için, bu teşebbüsün sonuçsuz kalmasının arka planının boş olmadığı ihtimalini akla getiriyor.

    Senaryo ve algı yönetimi varsayımı bertaraf, kılavuz istemeyen görünen gerçeklere gelelim. Amacı, hedefi tartışma konusu olan bu önergeyle ilgili olarak, kesinkes şu söylenebilir, tartışılmaz bile: Bunevzuhur hamlenin asla dini, içtimai, sağlık, hukuk ve aklı selimle ilgisi yoktur.

    İnsanı acıacı gülümseten bir husus da iktidarın, işler sarpa sarınca muhalefetle görüşme gereği duymasıdır.

    Milli iradenin tecelligahı olması gereken çatı aldında olanlara bakıpta,bu ne tecellidir ya Rabbi diyesim geliyor.

  9. Tüm köşeyi oku sonuç ne hiç bir şey yapmayın demeye gelen bir yazı, zaten muhalefetinde yaptırtmak istediği bu değil mi? 5-6 ay önce okuduğum bir haberi hatırladım. Babaları içeride 3-4 yaşlarında çocuklar vardı. Devletin burnunu sokmaması gereken bir durum diye düşünüyordum. Hakimler karar vermiş adam hapiste. 2-3 yıl birlikte yaşamışlar ve yaşamaya devam ediyorlar. Karar çıkmış adam hapse giriyor. Küçük yaşta bir bayanla evlenmiş diye tüm ailenin hayatı karartılıyor. Bu durum için ne yapılacak boş boş üfüreceğinize meclistekiler bir şey yapmaya çalışmış. Diğerleri ya engelliyor, ya bahane üretiyor. Sizin gibi köşe yazarları da onlara destek oluyor. Bürokrat memur zihniyeti gibi bir şey yapma eleştirmezler.

  10. Türkiye bir girdaba girdi. Kitleleri galeyena getiren olayın biri bitmeden diğeri başlıyor.
    Anayasa Mahkemesinin temmuz ayında , TCK’daki ‘15 yaşını tamamlamamış çocuklara yönelik her türlü cinsel davranışı’ istismar sayıp 8-15 yıl arası hapis öngören maddeyi iptal etmesi Isveç ile Türkiye arasında bir krize sebep olmuştu.
    Şimdi yeni yasa teklifi Avrupa basınında. Almanya‘daki haftalık „Die Zeit“ gazetesinde konu detaylı işleniyor. Şimdiye kadar gelen okuyucu yorumu 219. Bakireliğin Türk ailelerinde önemini vurgulayan, ailelerin çocuklarını evlenirken bakire göstermek için kızlık zarını diktirdiğini anlatan detaylı bir yorumda var.

    • Daha önce yazdığım bu yoruma bir ilave yapmak istiyorum.
      Reşit olmayan anneler konusu yaşadığım Almanya’da da bir sorun. Meslek hayatımda bu konunun sosyal yönüyle ara sıra karşılaştım. Almanya’da konuya bakış şekli farklı. 18 yaşından küçük kızları anne olanların ilk düşündükleri, kızlarının öğrenim durumu, toruna nasıl bakılacağı ve kendilerinin altüst olan gelecekle ilgili planları. Türkiye’deki gibi ailenin onuru, şerefi, bakirelik gibi konular veya çevre ne der durumu burada çok geri planda kalıyor. 14 yaşından 21 yaşına kadar olanlar arasındaki yaşlarda, karşılıklı istekle olan ilişkiler için bir ceza öngörülmüyor. Türkiye’de sorunu evlendirerek çözmek buradaki tepkilerin nedeni olsa gerek.

  11. Merhaba, Fehmi bey konuyu dolaştırıp FETÖ uygulamalarına getirmeyi başarıyorsunuz. Onlar da masum (!), gariban anadolu çocukları, onlara da bir çözüm bulunmalıdır. Kalın sağlıcakla…

  12. enim yorumların onaylanması biraz zor oluyor herhalde Ahmet Taha bey. Canınız sağ olsun. Eğer yorumlarım rahatsız ediyorsa yazmayabilirim. Benden sonra yorum yazanların yorumları onaylanmış zira.

    Genellikle muhalif yorumlar yazıyorum. “Aman ne güzel olmuş” demek için yorum yazmıyorum.

    Gazeteler muhalefet etmek için vardır denilir ya, okuyucular da yazara muhalefet için vardır desek ne lazım gelir?

    • Bekir Bey,

      Sizin yorumlarınızın %98’inin onaylandığını düşünüyorum. Onaylanmayan bir mesajınız oldu mu hatırlamıyorum. Ben ara ara bakabiliyorum yorumlara kendi mesleğimden ötürü. Gecikmeler olabiliyor. Umarım anlayışla karşılarsınız.

      Muhalefet etmekte özgürsünüz…

      Saygılar..

  13. Fehmi bey, tebrik ederim. Öncelikle bu yasa tasarısı aleyhinde söz eden tek islamcı yazar olduğunuz için. Ahmet hakan var bir de ama ahmet hakanı islamcılar islamcı yazar olarak görmediği için güme gidiyor.

    İslama uygun mu değil mi bilemem, ancak konu gerçekten de çok önemli. Birkaç açıdan önemli. 1.- Çocuklar, toplumdaki en zayıf, en masum, en fazla korunmaya, düşünülmeye ihtiyacı olan ve kendi haklarını dile getiremeyen, en fazla istismar edilebilen kesim. Bu nedenle çocuk hakları, pekçok hakkın önünde düşünülmesi gerekir diye düşünüyorum. ve bu yasa çalışması, çocuklara istismara en başta psikolojik destek sağlıyor. Yani yasanın gündeme gelmesi bile aslında çocuk istismarının teşvik edilmesidir. ve buna vicdanı olan, topluma vereceği zararı bilen herkesin karşı çıkması gerekiyor.
    2.- Yazınızda belirtiğiniz ve yine önemli olan bir diğer konu da, mahkeme kararlarının yeni yapılan yasalar ile boşa çıkarılmasının hukuk sistemine vereceği zararlar.

  14. yukarı tükürsek sakal aşağı tükürsen bıyık, tecavüzle başlayıp, şu an tecavüzcüsüyle evli,çocuğu olan, yaşlarıda ilerlemiş, kanun bunlar için çıkıyor fakat gel gör ki gelecekte olanlar içinse kötü,hükümetin işi zor ne desemki.bence hükümet acele etmeden kanunu gözden geçirmeli, düzeltip çıkarmalı.

  15. Ülkemin kötü bir alışkanlığı ne ilim ne bilim ne de yasama kurumu olayları onlarca veya yüzlerce olay üzerinde hiç olmazsa bir kaç sene araştırma yaptıktan sonra bir karara varmaları lazımken günlük haber ve kamuoyu tepkisine göre hareket ediyorlar. Dolayısıyla adalet edelim derken zulmün en dehşetlisine sebep oluyorlar. Bir iftiradan masum bir insan öldürüldü. Bir iftiradan masum insan hapis de daha bir çok hadise. Küçük bir ilçede böyle ise ya ülke genelinde. İşin ehli bir hakim olmaz ve ortalıkta hiç sıkılmadan yalancı şahitlik edecek insanlar çoğalınca hangi kanunla hangi adaleti sağlarsınız.

  16. Mesele hapislerde yer açma meselesi, acaba kimleri hapisten çıkarsakta yer açsak zihniyetinin dışa vurumudur. İlerde katiller içinde bile düzenleme gelebilir.

  17. Şu haberi Milliyet gazetesinin internet sayfasından aldım:

    “Bu lisede 90 kız öğrenci hamile yada anne15.01.2011 Cumartesi 09:55Güncellenme: 15.01.2011 14:19
    ABD’nin Tennessee eyaletine bağlı Memphis kentindeki bir lisede, 90 kız öğrencinin hamile yada doğum yapmış olduğunun ortaya çıkması Amerikan kamuoyunda şok etkisi yarattı.

    Frayser Lisesi’nde, eğitim gören, yaşları 13 ile 17 arasında değişen kız öğrencilerden yüzde 26’sının hamile olduğu yada bu eğitim yılı içinde doğum yapmış oldukları belirtildi. Amerikan televizyonlarında geniş yer bulan haberlere göre, çocuk yasta anne olan öğrencilerin en yoğun olduğu okullardan biri olan Frayser Lisesi’nde, 508’i kız, toplam 978 öğrenci eğitim görüyor. Her dört kız öğrenciden birinin hamile yada anne olduğu lisedeki hamilelik oranı, Memphis kentinin yüzde 15-20 arasında bulunan, küçük yaşta hamile kalan kız çocukları oranını da geçiyor.

    Reşit olmayan yaşta hamilelik, dünyada en çok ABD’de yaşanıyor. Hastalık Önleme ve Denetleme Merkezi’nin verilerine göre, ABD’de her üç genç kızdan biri, 20 yaşına varmadan hamile kalıyor. Ülkede, bir yılda yaşları 13 ile 19 arasında değişen 750 bin genç kız hamile kalıyor. Bu hamileliklerden yüzde 80’inin istenmeyen, yüzde 81’inin de evlilik dışı ilişkilerden kaynaklanan hamilelikler olduğu belirtiliyor.”

    Bu ve benzeri haberler lise öğrencisinin cinsel yönden çocuk sayılamayacağını, onlara sabi muamelesi yapılamayacağını gösteriyor. Onlara bu muameleyi yapanlar ancak kendilerini kandırmış oluyorlar.

    Bizde de “Bir Liseli Kızın Romanı” isimli aşk romanlarının bulunduğu unutulmamalıdır.

    17 Yaşından küçüklerin evliliği bana da pek hoş gelmemekle beraber, insanın doğası bizim bunu beğenip beğenmememize bakmıyor. Dahası bu güçlü isteğin bastırılmasından veya gayr-i meşru yollardan tatmin edilmesinden başka yol bırakmamış oluyoruz belli yaşın altındakilere.

  18. Hükümet ne yaparsa yapsın eleştirmeye karar verince böyle bir yazı da yazılır.

    Fehmi Bey,çocuk evliliklerinin, genellikle yaşı küçük kızların yaşlı erkeklerle evlendirilmesi şeklinde gerçekleştiğini söylüyor.Acaba yasaya konu olan üç bin evliliği incelemiş, bir
    nevi istatistik yapmış da ona dayanarak mı bunu söylüyor? Eğer öyle ise rakamları da vermesi gerekirdi.

    Öte yandan bir defaya mahsus çıkarılan yasa küçük yaşta evliliği niçin teşvik etsin?

    Medeni kanuna göre 17 yaşını dolduranlar velilerinin muvafakati ile evlenebiliyor. 16 Yaşını dolduranlar ise hamilelik gibi bazı olağanüstü sebepler varsa evlenebiliyorlar.
    16 Yaşını doldurmayanlar ise hiç bir şekilde evlenemiyorlar.

    Diyelim ki 19 yaşında bir erkekle, 15 yaşında bir kız evlendi ve çocukları oldu. Bu durumda erkek hapse atılabiliyor. Hem de kendi rızaları ile bu evliliği gerçekleştirdikleri halde. Fehmi Bey de erkeğin hapse atılmasından yana görünüyor.

    Gazetelerde sık sık 16 yaşını doldurmadığı halde(lise öğrencisi) bir erkekle evinden kaçan kız haberleri okuyoruz. Bunların çoğu kendinden bir kaç yaş büyük gençlerle kaçıyor. Arada kandırılanlar da çıkıyor elbette. Ama hepsinin veya çoğunun yaşlı erkekler tarafından kaçırıldığını söyleyemeyiz.

    Aslında Türkiye’nin çocuk yaşta evlenmekten ziyade, geç evlenme problemi var. Gençlerin tahsillerini tamamlaması 24 yaşını buluyor. Bir kaç yaş da iş bulma için geçiyor, derken
    evlenme yaşı 30’u buluyor. Kadınların 30’undan sonra doğum yapması ise tavsiye edilmiyor, riskli bulunuyor, geç kalınmış sayılıyor.

    Aslında Fehmi Bey’e, ülke insanımızın evliliği geciktirmesinin ortaya çıkardığı problemler hakkında bir yazı yazmak daha çok yakışırdı.

    • Artık yeter savunmayin azıcık eleştirel baksanız . ..azıcık empati…Unutmayın Allah c.c şu an herseyi kaydediyor…ve neden bazı aileler e hassasiyet bazılarına yok…keşke şu an evlerde ne acılar yaşaniyor. .bir bilseniz. ..yarın başınıza gelmeden bir gorseniz. ..Rabbim sen varsın

    • Bekir bey, (bu arada bu Bekir bey Bekir Bozdağ olabilir ya neyse) ülkeler yasaya göre yönetilmelidir diyor Fehmi bey, 15 yaşındaki kız yasaya göre evlenemez. O zaman yasayı çiğneyen erkek ceza alır diyor. Bilmem anlatabiliyor mu. Yoksa sevenleri ayırmak gibi niyeti yok. Kendisi Hulusi kentmen gibi birisidir yani. Yasa neden 15 yaşı yasaklıyor çünkü 15 yaşında doğru karar veremez insan bir araştırın bakalım bu yaşlarda evlenip de ayrılan insanlar ne kadar çok şaşıracaksınız

    • o zaman evlilikler geç yaşa kalıyorsa direk yaş sınırını kaldırsınlar Bekir bey bu daha uygun değilmi?!!! bi yanlışı “ama bu da yanlış” diye haklı çıkarma çabası. 15 yaşındaki kız ÇOCUĞUNUN aklı ne kadar erebilir? Size bi laf etse takmazsınız kimse takmıyor ciddiye almaz çocuk dersin ama evlenebilir öyle mi??! herkes yasaya uysun o kaçan kızlar da kaçmasın(yasa yaparak teşvik etmek nedir) o evliliklerin emin olun yüzde doksanı iyi sonuçlanmıyor!!!15 yaşında evlensin 16 yaşındada anne olsun sonra o kız çocuğundan sağlıklı bir evlat yetiştirmesini bekleyin!!

  19. Komplo teorisyenliği yapayım mı?

    Acaba Başbakan Binali Yıldırım (yasa tasarısına sahip çıktığına göre) ve Bekir Bozdağ başta olmak üzere gizlice parlamenter sistemden yana olan AKP ileri gelenleri, sistem değişikliği referandumunda “evet” sonucu çıkmaması için çaba harcıyor olabilirler mi?

    Ahmet Davutoğlu’nun ıskartaya çıkarılmasında başkanlık sistemine karşı olması da sebeplerden biriydi.

  20. Fehbi bey aslında hakimlere, savıcılara ve mahkemelere ne gerek varki, zaten şu an onların çoğunlüğ darbe yaptıklari için tutuklu. Kalanlarıda o üç veya beş bin mağdur tecevuzcilerle yer değişdirsinler olsun bitsın. Nasıl olsa bu memleketın Öğretmene, doktora,hakimme,saviciya,generale, subaya, tüccara, polise,kaymakam,valiye,
    vb,vb,ihtiyaci yok’ki.Bizım TV lerde masa ve bardaklar orkestrası eşliğinde yeni moda şarkılari seslendıren mebuslarımz var onlar her şey en güzel şarkilar eşliğinde demokırası simgesi olan meclisde hallederler.Ha birşeyi unuttum heleki sizin gibi tarafsız bilgili yazarlara hiç ihtiyaçları yok.Zaten çoğunuda cani sıkılıp üşumesinler diye 5 kişilik lüks odalara 20 kişi isdifledikleri dinlenme kampında misafir ediyorlar.

  21. Dininiz asla ve kata çocukların evlendirilmesine izin vermez. Peygamberimiz Hz Aişe ile çocuk yaşta evlendiği yalanı ile bir sürü sapık sübyancı çocuklara göz dikmiş durumda. Halbuki Hz Aişe nin evlendiğinde en az 18-20 yaşlarında olduğu ispatlanmıştır. Üstelik evlenme yaşı ile ilgili Kuran referanslı Prof Dr Abdulaziz Bayındır hocanın çok önemli çalışmaları vardır. Bu çalışmalarda İslamın çocuklar ile evlenmeye izin vermediğini kanıtlıyor. Güya bu insanlar suç olduğunu bilmiyormuşta istemeyerek suç işlemiş. Yok ya. Sen bu ülkede nikahın devlet memurları tarafından kıyıldığını bilmiyormusun? Git bakalım devlete o yaştaki çocuğu evlendirir mi? Hocalara 3-5 kuruş tutuştur kıy imam nikahını geç çocuğun ırzına karart hayatıni, intiharina neden ol sonra da ben bilmiyordum. Geçin bunları. Ülkenin daha ciddi sorunları varken 3-5 uçkuruna sahip çıkamayanın derdine düşmüşsünüz.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here