İkinci tur olur mu? Seçimleri kim kazanır? İddiaya girmeyin derim

50

Cumhurbaşkanlığı seçiminde adaylardan biri ilk turda yüzde 50+1 oyu bulamazsa ne olacak?

Seçim iki hafta sonra yapılacak ikinci tura kalacak; o turda en çok oyu alan iki aday çekişecek…

İkinci tura kimler kalacak peki?

CHP adayı Muharrem İnce yola çıkarken “İkinci tura ben kalacağım” diye sözlerine başlıyordu, şimdilerde o “Seçim ilk turda bitecek ve ben kazanacağım” demekte…

İYİ Parti adayı Meral Akşener de iddialı; ikinci tura kalacağı ve ikinci turda da seçimi kendisinin kazanacağı iddiası bu…

[Seçim tarihinin erkene alınmasını Devlet Bahçeli’ye, Abdullah Gül formulünün boşa çıkartılması ile HDP’nin ittifak dışı kalmasını ve baraja takılırsa AK Parti’nin fazladan 70 kadar milletvekili kazanmasının ihtimal dahiline girmesini Meral Akşener’e borçlu olduğumuzu unutmamamız gerekiyor.]

HDP’nin eski eş-başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş da, cezaevinden medyaya ulaştırdığı mesajlarda ikinci tura kendisinin kalacağı görüşünü paylaşıyor…

Bu arada, 100 bin imzayı toplamayı başararak cumhurbaşkanı adayı olma hakkı kazanan Vatan Partisi genel başkanı Doğu Perinçek de, kendisine mikrofon uzatıldığında aynı iddiayı seslendiriyor; o da ikinci tura kendisinin kalacağı iddiasında…

Saadet Partisi de kendi adayı Temel Karamollaoğlu‘nun birinci turda olmasa ikinci turda seçimi kazanacağını ilandan geri durmadı.

AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın iddiası ise seçimin birinci turda kendisinin yeniden seçilmesiyle sonuçlanacağı…

Siyaset böyle bir şey işte.

Umutlu olmak iddiayı da getiriyor

Dışarıdan bakanlar siyasi hayatın içinde bulunanların umutlu halini anlamakta hep zorlanırlar. Kimilerine o iddialar üfürükten bile gelebilir. Mübalağa edildiğini, palavra sıkıldığını sanan da çoktur.

Yakından gözlediğim için bilirim: İddia sahipleri genellikle iddialarına kendileri inanıyorlardır. İnce de, Akşener de, Karamollaoğlu da, Demirtaş da, Perinçek de ikinci tura kendilerinin kalacağını söylerken söylediklerine inanmaktadırlar.

Hepsi de bu kanaate etraflarından gördükleri sıcak ilgi sonucu varmışlardır.

Kalabalıkların siyasetçileri aldatmak gibi bir huyu vardır da ondan.

En yakından izlediğim seçimlerden biri Turgut Özal‘ın MSP’den aday olarak katıldığı 1977 genel seçimiydi. Turgut Bey kampanya için seçimden 40 gün önce İzmir’e geldi ve bir günü bile boş geçirmeden müthiş bir çalışma gerçekleştirdi. Vaktiyle DPT’de kendisiyle birlikte çalışmış genç bir kadro da münavebeli olarak İzmir’e gelip seçim kampanyasına katılmaktaydı.

Son gece, ertesi gün sandık başına gidilmesine birkaç saat kala, Turgut Özal yakın mesai arkadaşlarından seçimde nasıl bir sonuç alınacağına dair tahminlerini topladı. O kadar okumuş-yazmış adam içerisinden biri bile sonucu doğru tahmin edemedi.

En az söyleyen MSP’den iki-üç milletvekili çıkacağı tahmininde bulundu.

Oysa sandık Özal‘ı bile Ankara’ya göndermeyen bir sonuç verecekti.

Seçileceğinden -hatta yanında birkaç kişiyi daha Ankara’ya götüreceği çoklukta oy alacağından- emin olmasa Turgut Özal gibi biri neden aday olsun, neden çalışsın ki?

Gerçek durum budur; siyasiler son ana kadar en olumluyu tahayyül ederler…

Dün bir yakınım ablasının eve mesrur bir hava içerisinde geldiğini ve bunun sebebini de bir anketöre deneklik yapması olarak anlattığını aktardı. “Çocuğa tam dört soruda doğru olmayan cevaplar verdim” demiş abla.

Anketler bazen yanıltıyor ya, sebebi soru sorulan kişilerin bizim abla gibi şakacı olmasıdır.

Şakaların en büyüğünü 1989 yerel seçiminde yapmıştı seçmenler. Hürriyet gazetesi, hem de seçim günü, iktidar partisinin yeniden aday olan İstanbul belediye başkanı Bedrettin Dalan‘ın oyların yüzde 60’ını alacağı öngörüsünü manşetine taşımıştı.

O gun seçmenin şakacılığı tuttu ve kimsenin adını daha önce işitmediği CHP’nin adayı Nurettin Sözen İstanbul’a belediye başkanı seçilmeyi başardı.

Bu defa ne olacak?

Güvenilir bir kurumun yaklaşık 15 gün önce sahada gerçekleştirdiği son araştırmasında görüş aldığı deneklerin verdiği cevaplara göre, son seçimden bu yana seçmen eğiliminde fazla bir değişiklik olmamış.

Cumhurbaşkanı seçimi az farkla ilk turda da sonuçlanabilir, az farkla ikinci tura da kalabilir. Milletvekili genel seçiminde AK Parti Meclis çoğunluğunu az farkla kazanabilir de, az farkla kaybedebilir de…

Tabii, anketçileri reddetmeyip görüş açıklayan denekler yakınımın ablası gibi kendisine yöneltilen sorulara doğru olmayan cevaplar veriyorlarsa, bu 25 Haziran sabahına sürpriz bir sonuçla da uyanabiliriz.

Her sonuca hazırlıklı olun derim.

ΩΩΩΩ

50 YORUMLAR

  1. [Seçim tarihinin erkene alınmasını Devlet Bahçeli’ye, Abdullah Gül formulünün boşa çıkartılması ile HDP’nin ittifak dışı kalmasını ve baraja takılırsa AK Parti’nin fazladan 70 kadar milletvekili kazanmasının ihtimal dahiline girmesini Meral Akşener’e borçlu olduğumuzu unutmamamız gerekiyor.]

  2. Hile olmazsa ikinci turu görücez iktidar kendisi de biliyor birinci turu geçemeyeceklerini ,ikinci turda muhalefet düzgün bir dayanışma sergilerse başkan kesinlikle değişir,ha değişmese bile adamın kendi partisinin mecliste etkinliği azalacak.Aslında Bernar beyin dediği gibi mevcut cb kazansa bile aslında kayıpta, ekonomiyi düzeltemeyecek bu kutuplaştırıcı diliyle.Onun başkanlığında ülkenin motivasyonu zayıf olacak.Anca bol ulufe dağattığı dar iş çevrelerine bolca iş ihale eder,oy aldığı kesimlere de sırt sıvazlama ve cep harçlığı dağattırır.Baya bi seçimli yıllar olabilir yani birinci tur ikinci tur ,mevcut cb seçilirse fazla geçmeden yeniden seçim

    • Yanılıyorsunuz, bu seçimin sonucunu ekonomi belirleyecek. Öcalan’ın yakalanmasında bile yakalayanlara çok kısa bir süre avans verdi halk… Ama sonrasında tamamı resmen sandığa gömüldüler, çünkü ekonomi iyi değilse milli duygular, hamaset vs. de bir yere kadar işler.

      OHAL şartlarında ekonomik olarak ülkede bir şeylerin iyiye gitmesi mümkün değil, yani AKP’yi OHAL’le devam etmeye kim zorluyorsa aslında amaç 2002’deki 3’lü koalisyon ortakları gibi siyaseten AKP’yi bitirmek için yapıyor, emin olabilirsiniz.

      Bu oyunu sadece Recep Tayyip Erdoğan bozabilir. Eğer herşeye rağmen OHAL devam ederse haklı çıktığımı da göreceksiniz, bu durumda Türkiye’nin geleceğinde AKP diye bir figür bulunmayacak.

  3. Bir heyecan (Nazım Hikmet):

    “…….
    Akın var güneşe akın!
    Güneşi zaaaptedeceğiz
    Güneşin zaptı yakın!
    …….. ”

    Yorulmayın lütfen beyim:

    *****
    Akın varsa o güneşe,
    Keçileri kaçırmışsın !
    Endişe yok, biraz neşe
    Keçilerin zaptı yakın !
    *****

    Bir başka heyecan (Abdurrahim Karakoç):

    “…..
    Bucak bucak, köşe köşe
    Kara taşa, kor ateşe
    Yıldız’a ay’a güneşe
    Hak yol İslam yazacağız!
    ….”

    Yorulmayın lütfen beyim:

    ******
    Bucak bucak, her köşede
    Kara taşta, kor ateşte
    Yıldız, ay’da ve güneşte
    Zaten İslam yazılıdır !
    ******
    —————————————————-

    ******
    Abıhayal rengarenktir
    Heyecanla fantazidir
    Bize bugün tek şey denktir!
    -İşin doğrusu bu da beyim
    İman-akıl sentezidir

    İman-akla ihtiyaç var
    Ezber ezber olmaz bu iş
    Arada fark dağlar kadar
    -Hele bana şöyle gelir
    Patinaş bu, kötü gidiş
    *******

  4. Sayın Koru ,

    Satıraralarında ki mesajınız , Sayın Erdoğan ın mitinglerindeki çoşkulu kalabalıkları işaret ediyorsa ki ben de öyle düşünüyorum iddia edenler boşa atıyor . Sadece Sayın Erdoğan ın marka değeri degil , Şükrü Hanioğlu nun Sabah gazetesinde buğün yazdığı köşe yazısı ile de ilgili bu durum. Demokrasi güzel de alternatif yoksa seçilecek bellidir. Şikayet ettiğimiz konular ne olursa olsun Saýin Erdoğan a inanmaya devam ediyor bu millet. Bunlaŕı yazarken göz ucuyla da Diyarbakır mitingini seyrediyorum. HDP barajı aşamaz ve doğuda milletvekili çıkaramaz. Akĺın yolu bir !

    • “Sayın Erdoğan’a inanmaya devam ediyor bu millet” ifadeniz doğru olsa bile eksik. Millet, Sn. Erdoğan’a sayıca azalarak inanmaya devam ediyor” cümlesi bence gerçeğe daha yakın. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalmasından, ikinci turda düşük bir oy oranı ile kazanabileceğinden, HDP’nin barajı aşması durumunda AK Parti’nin mecliste çoğunluğu yitireceğinden anlayacağız bunu.

  5. Erdoğan’ın yapacağı en akıllı hamle seçimden ve hatta bayramdan önce OHAL’in kaldırılması ve normalleşme yönünde adımlar atılması olacaktır. Çevremden duyduğum kadarıyla giderek daha fazla sayıda insan yaşanan olumsuzlukları OHAL ve OHAL uygulamalarına bağlıyor. Muhtemel bir krizin de OHAL ve OHAL uygulamalarına fatura edileceği artık bir sır değil.

    Bir örnek vermek gerekirse tanıdığım çok zengin bir iş adamı bütün yatırımlarını dondurdu, varlıklarını nakite döndürdü, satabileceği her şeyi elinden çıkardı, üstelik nakit varlığını bankada muhafaza etmiyor, kendi imkanlarıyla oluşturduğu güvenli yerlerde kasada muhafaza ediyor, çıkarabildiğini yurtdışına çıkardı. (Buna inanmayanlar hükümetin 1 numaralı müteahhiti Mehmet Cengiz’in Londra’da bir sokağı tüm mülküyle komple satınalmasına ne derler acaba?) OHAL nedeniyle hükümetin her an bankadaki mevduatlarla ilgili tasarrufa gidebileceği gibi bir algı oluşmuş durumda. Bu sebeple ekonomide inanılmaz bir durgunluk oluştu. Parası olan kıpırdamıyor, olmayan para kazanabilecek iş yapamıyor.

    Böyle bir ortamda ekonomik kriz eli kulağında, her an patlayabilir. Bir an önce normalleşmek, OHAL’den kurtulmak ülke için bir beka meselesi haline geldi.

    • yuh yani yuh ak parti erdoğanın başkanlığında yalakalıkla iyice zengin olmuş iş adamları bunu yapıyosa yuh memleket hapı yutmuş desene.

      • Malesef, daha neler neler var, OHAL olduğu için insanlar konuşamıyor. Ülke resmen kaçanın kurtulduğu bir açık hava hapishanesi haline geliyor.

  6. Başkanlık seçimi bıçak sırtında ancak
    kuzey suriye hususunda nasıl bir politika izleneceğinin anlaşması yapıldığından, d.devletin tüm imkan ve kabiliyeti kullanılarak beklenenin gerçekleşeceğini düşünüyorum.
    Çünkü başka bir adayın seçilmesi durumunda seçilen aday kuzey suriye ile ilgili farklı bir mekanizmayı devreye koyacağı suriyelileri bi sekilde gonderecegi kuvvetle ihtimal. Bu işi 1.turda bitirirler velevki 2.tura kalırsa o turu yaptırmazlar. Sonrasında illaki bi secim olacak ama o zamanda hazirandan sonra yapilan kasım seçimi gibi tur bindirirler.
    Asıl mesele;
    Bence şimdiden “parlemento” seçiminin tekrarlanması planları çoktan yapılmış durumda, aradaki fark müdahalelerle kapatılacak gibi degil. Şuanki secmen tablosu haziran secmeninden farksiz hatta daha kötü. ekonominin faturasini secmen, başkana degil, parlemento seciminde iktidar partisine kesecek bu nedenle hdp yi baraja takacaklar. Böylelikle ekim olaylarından daha beterini bu sefer kendi partililerinin başına getirtip o olaylar üzerinden tekrar seçime yürüyecekler.
    ABLANIN İNADI PAHALIYA PATLAYACAK
    Fehmi amcaya katılıyorum kesin tahminlerden uzak durmak lazım amaaaaaa kesin ve kesin bir durumu adım gibi biliyorum
    aha söylüyorum
    yakında köyü poğ basacak

  7. Seçim sonuçları
    Seçimden önce birçok yakınımın görüşlerine başvururum. Son görüştüğüme göre Erdoğan birinci turda çok az farkla başkan olacaktır. Halk Partisi ekseriyet partisi olamayacaktır. İkinci parti de olabilir. Ben oyumu Erdoğan’a kullanacağım. Erdoğan’ın iki hatada ısrarına rağmen oyumu ona vereceğim. OHAL Türk Milleti’ne zulümdür. Devam etmektedir. Hem parti başkanı hem de devlet başkanı devlete zulümdür. Israrla devam ediyor. Üzülüyorum. Korkuyorum ama ben oyumu ona vereceğim.
    AK Parti’ye gelince AK Parti’nin seçimlerde en çok aldığı oy %48’lere ulaşmıştır. Onun oyunu artırdığı bir grup göremiyorum. Kendi oyu %40 civarındadır. Baraj kalktığı için bütün partiler seçime katılmışlardır. AK Parti oylarını kaybetmiştir.
    a) Benim yakın bir Kürt arkadaşım vardı. “İslam varsa evet biz de varız ama eğer İslam değil Türkçülük varsa biz Türk değil Kürtüz.” demişti. O halde doğuda PKK’lı olmayan Kürtler hep AK Parti’ye oy verdiler. AK Parti çok iyi bir Kürt siyasetini görürken birden Bahçeli’nin tuzağına düştü. Dolaysıyla doğudaki PKK’lı olmayan Kürtlerin oyunu kaybetti. Bu oyların Saadet’e gideceğini sanıyorum.
    b) Saadet Partililer barajı geçemez diye oylarını AK Parti’ye verenler vardır. Saadet Partisi’nin %22 kadar oyu vardır, bu oy AK Parti’ye gidiyordu. Şimdi ise kendi partileri barajı geçmiş durumda. Bu oyu AK Parti’ye kullanmayacaklardır.
    c) Gülen Cemaati AK Parti’yi destekliyordu. Kendilerinin sayıları azdı ama devlete etkileri çoktu. Birçok kimse bundan dolayı AK Parti’ye oy veriyordu. Şimdi onlar tarumar edildi. Okulları kapatılmıştır. Dershaneleri lağvedilmiştir. Bankaları yok edilmiş, gazete ve televizyonları durdurulmuştur. Bütün bunlar AK Parti’nin yanında idi, oylar onun için AK Parti’ye gidiyordu. Şimdi ise onlar yok olmuştur ama onların yokluğu herkesi rahatsız etmiştir. Onların okullarında okuyan yakınları perişan edilmiştir. Onların oya etkileri diğer etkilerden az değildir.
    d) Erdoğan partiyi Gül, Atalay, Arınç, Çiçek, Gönül, Aksu, Şahin, Davudoğlu ve Babacan ile kurmuştur. Bugün onlar yok oysa onlar güçlü siyasetçiler idi ve halkın tanıdığı, bildiği kişiler idi. Şimdi onlar yok. “Yaşlandılar” deniyor. Erdoğan’dan yaşlı değiller ki. O partide kaldıkları müddetçe partinin siyaseti dışına çıkmamışlardır.
    Yukarıda söylediğim sebeplerden dolayı AK Parti’nin en az %20 oy kaybetmesi gerekir. Bununla oyunun yüzde otuzlara düşmesi gerekir. Bütün bu oyunları Sermaye oynamıştır. Halkımız bunun idrakindedir. Bir de işler normal gidiyor. Düzeni bozmak istemez. Oyunu yine eskisi gibi AK Parti’de kullanır.
    AK Parti kazanırsa Akevler rahatsız edilmeden devam edecek demektir. AK Parti kaybederse Akevler’e doğru yol alacaktır demektir. Her iki durumda da başarılıyız. Saadet Partisi’nin güçlenmesini istiyorum. Mecliste anahtar parti olsun, Erdoğan Yüce Divan’a gönderilmesin.

  8. Benim seçim tahminim.
    Diş işleri bakani Mevlüt Çavuşoğlunun
    F Gülenle götüşebilmek için bir gece sabaha kadar randevu alamyi beklemiş. nasíl beklediğini ve diğer onunla görüşen AKP li bakanlar ve görüşmek isteyip de görüşemiyenleri anlatan bir videoyu henüz izlemedim de fakat içeriğini aşağ yukarı anladım.
    Şimdi bunun şeçimlerle ne alakası var diye sora bilirsiniz, bence var nasıl var olduğunu bir kaç gün önce Temel beyin bir barda çekilmiş resminde elinde içi raki dolu bir bardak.
    AKPli troller tarafından internete konmuş fakat birileride onun fotomontaj olduğunu bilmiş çünkü o ftoğrafin orjinali kendisinde mevcütmüş böylece trollere başarili olamadi.
    Bu demek değilki bu seferki söz montaj larında başarılı olamazlar, olurlar çünkü o videonun orjinalına Türkide erişim yok.yasak
    O vedoda AKP li devlet görevlilerinin nerde, nasıl ve ne zaman Gülen ile görüştükleri anlatıliyor.
    İşte bunlara AKP li trollere tarafında ses montaji yapmak çok kolay.Nasılmi?
    Mesala Çavuş oğlünün Cavuşunu yerine molla dedinmi Olur Mollaoğlu.
    Çenelerinin iyi laf yapması yani sıra İftiradada şimdiye kadar müthiş başarılı olmuş AKPli Troller için bu gibi işler peynir ekmek gibi kolay.
    Bunun gibi İnce ve Akşener içinde emini o videonun içinde muhakak bunlada isim benzerliği olan vardır, çünkü AKP den Abdullatif şener harıç hemen hemen hepsinin bir türlú isimleri Gúlenle görüşmek içi geçiyordur.
    Bizde Çenesi kuvvetli iftiraci, kavgaci ve mağdurlari en iyi oyniyan kimler ise onlar seçimi kazanirkar.
    Bunlara birde YSK nin hediyeside eklendimi,çok rahat seçim kazanirlar.
    Ve çokta başarılı olurlar bu başarilarına onlardan önce muhaleret sahip çıkar.
    Tipki 15 TEMMUZ 2016 Da YAPILMİŞ DARBE” deki yaratılan terörist soylemlerini kendi benimsedikkeri gibi bunlarıde benimserler.Örnek Doğu Perinçek çikar Molkaoğlu sen millden Gulen örgüt lideri ile gnörúştüğü gizledin diyip topu orta sahaya atar o topa ilk vuruşu Erdoğan yapar.
    Uzaya yol yapacagına inanlar buna haydi haydi inanir.

    • Nurdan hanım: Uzayın yolu zaten vardır. Kapısı yerçekimi ve anahtarı bilim ve teknolojidir. Bizim umurumuzda değil, Allah (cc) bunu mümkün kılmış. Uzaya giden yol bulunur. “Ezbere müslümanlık”la, uzaya ancak dört şeritli otoyol yapılır! Bunu bugün AKP marka partizanlar başarmıştır.

      • Evet haklısınız, benim bahsettiğim Erdoğan marka damat icadı dört şeritli uzay yolu, iki ayaklılara ait olan bir uzay yolu.
        Sizin bahsetiğiniz o yol ezeldede vardı ebeddede olac bir uzay yolu.

  9. Bir iflas ancak bu kadar temiz iflas masasına intikal ettirilir. Alacaklılar müflise başvursun biz hakkımızı mahkemeyi kübraya tevdi ettik.
    ”Bizi yeniden güç dağılımını belirleyecek 24 haziran seçimlerine götüren ortam biraz böyle. Kendi müslümanlığını güç bloklarına bağlı görmeyen, koşullar ne olursa olsun dünyada bir sınava tabi olduğunu düşünen az sayıda müslümanı bir tarafa bırakırsak, iktidar değişiminden ürken ve sözünü, amelini iktidarın rengine bağlayan İslamcılık iflas etmiştir. Adalet ve ahlak için söyleyecek bir sözü kalmamıştır. El-emin değildir, başkaları için korku ve tedirginlik kaynağıdır. Rabbi karşısında Müslüman ismini taşımak isteyen herkes için buradan çıkış farzdır. Bunu hissediyoruz, fakat bunu dinin lügatiyle konuşmaktan bile ürküyoruz. Çünkü dinin lügati ile söylenebilecek temiz bir söz kalmadığının da farkındayız.”

    Yazının tamamı

    • “Emek ve Adalet Platformu” ile “Hak ve Adalet Platformu”. . . Yolunuz uzun, belki çok çok uzun. Ama haktan ve adaletten, barış ve ahlaktan yana gerçek toplumsal değişimler de uzun yolların sonunda. Her iki platformun çabalarını gönülden destekliyor, hepinize içten selamlarımı yolluyorum.

  10. OHAL BUHAL ŞUHAL…Ben sade bir vatandaş olarak OHAL beni ve çevremi hiç etkilemedi ben fark göremedim..SEÇİM e gelince..Bende seçimin ilk turda biteceğine ve REİS in ikinci gelenin 2 katı oy alacagına inanıyorum…velevki bitmedi ve yüzde 49 alan reisle yüzde 25 alan İNCE VEYA AKŞANER farketmez 2 nci turda REİS e lazım yüzde 1 oy ken , 2nci ye lazım yüzde 25 oy…matematik ve akıla sonucu tahmin eder herhalde.

    • Ohal, buhal, şuhal…demek ki. Ne kadar da empatiden yoksun bir soylem. Ben etkilenmedim, o zaman problem yok anlayisi. Bana dokunmayan yilan bin yil yasasin felsefesi.

      Tolstoy ne kadar da guzel soylemis:

      “Bir insan acı duyarsa canlidir. Baskasinin acisini duyarsa insandir.”

      Unutmayalim Kur’an merhametin kazandiracagini soyluyor. Bir de ben hic etkilenmedim diyenler; “Komsusu ac iken tok yatan bizden degildir” hadisini de dillerinden dusurmezler.

      Aclik sadece ekmek ve su icin degildir…

      Allah bu celiskileri de gormeyi nasip etsin goremeyenler icin..

    • Seçimi kim kazanır bilmiyorum. Ancak dün bir kurt adam gördüm. çok üzüldüm, insanların iyiliğinden daha çok iyi sistem önemli düşüncemin ne kadar doğru olduğunu kurt adamı görünce tekrar hatırladım.
      Brütüs de kazanabilir, sezar da. Brütüs’ün ve fenerin bir tek şansı var, o da “sermaye” eski gücünü yavaş yavaş kaybediyor. eğer “sermaye” gücünü devam ettirirse brütüs nasıl bir hata yaptığını çok acı bir şekilde anlar, tabi gerçekten fenerbahçeyi düşünenler de…

    • Sadece FB için değil Türk futbolunda adeta bir efsane olmuş Aziz Yıldırım’ı deviren Ali Koç’u tebrik etmek lazım. Fenerli değilim. Yukarıdaki yorumumu ustalık ve akıcılık kriterleri ile yapmıştım. Demek ki başka dinamikler etkili olmuş. GS için şampiyon olmak artık muhtemelen daha zor olacak.

      • ali koçu tebrik etmem gerekmiyor. tabii ki seçimin sonucuna herkes saygı duymak zorunda. ben de delegelerin iradelerini kabul ediyorum.
        benim anlatmak istediğim farklı birşeydi.
        ali koç, aziz yıldırımı yemek için piyasaya sürüldü. ali koç ile hem aziz yıldırım kolaylıkla yenilecek hem de ali koçun yenilmesi için de ortam hazır olacak. aziz yıldırımın defteri dürüldükten sonra ali koç çocuk oyuncağı onlar için. ordunun karşı duramadığı güçlere ali koçun direnmesinden vazgeçtim, direnmeye teşebbüs edecek cesareti bile olamaz.
        fenerbahçeyi yönetmek, işini yapmazsa kovulacak olan ve piyasada aynı şartlarda iş bulması zor olan koç holding çalışanlarını yönetmeye benzemez.
        fenerbahçe 5 tane üstüste yenilgi alsın kurumsallaşma, istikrar vb. hayal olur. o zaman ali koçun nasıl sürekli teknik direktör değiştirdiğini, nasıl futbolcu öğüttüğünü görürüz. birileri için de fenerin üstüste 5 tane yenilgi alması çocuk oyuncağı. ali koç aziz yıldırım gibi dayanamaz.
        fenerbahçe davası hala sonuçlandırılmadı. fenerbahçenin üzerinde demoklesin kılıcı gibi durduruluyor.
        Ali koçun artniyetli, bilinçli olarak aziz yıldırıma karşı işbirliği yaptığını düşünmüyorum. ali koçun iyiniyetinden herhangi bir şüphem yok. ancak yaşam iyiniyetle değil, yaşamın kuralları ile yürüyor.
        Birileri, ali koç ve fenerbahçe ile uğraşamayacak kadar yoğun olursa, değişim rüzgarı ile de birlikte, ali koç, fenerbahçede çok çok iyi şeyler yapabilir.
        Yani, olay, “ali koç geldi çok iyi oldu” olabileceği gibi, “ali koç geldi, fenerin felaketi oldu” da olabilir.
        Sonucun ne olacağı ali koçun yeteneğine, iyiniyetine, yapacaklarına bağlı değil, tamamen konjonktüre bağlı. söylemek istediğim bu. inşallah konjonktür fenerbahçe ve ali koçun lehine işler çünkü bu durum aynı zamanda ülke lehine anlamına da gelir.

  11. Ben, 24 Haziran seçimlerinin sonuçlarının her durumda fazlaca bir önemi olmayacağını düşünüyorum. Asıl ilgiye mazhar olması gereken seçimler bir sonraki seçimler. AK Parti, seçimlerden ayakta kalarak çıkmayı başarırsa, yaklaştıkça büyüyen göktaşının (ekonomik çöküntü) altında kalır -ve çok da hayırlı olur. Bugünkü muhalfet partileri iktidara gelirse, ekonomik çöküntünün hesabı bunların defterine yazılır. Dolayısıyla, hem bu seçimlerin hem de gelecek seçimlerin galibi Saadet Partisi. Devletçi partiyle vesayetin iki partisi tokuşacak. Orta vadede, devlete, milliyetçi hamasete, seküler oligarşiye, yolsuzluğa ve Cemaat’e en uzak parti kazanacak.

    Dağılıp giden AK Parti’nin Kürt illerindeki seçmenleri oluk oluk Saadet Partisi’ne akacak. Saadet’in, doğru bir Kürt politikası izlemesi halinde, marjinal-Stalinist Türk solu ile PKK vesayetindeki HDP’den bıkan Kürt seçmenlerin önemli bir bölümünü yanına çekmesi de kuvvetle muhtemel. Eğer Saadet geleneksel söylemini aşar ve vesayetçi seküler devlet partisine uzak liberallerle sol liberalleri de kendisine çekerse, yakın geleceğin yeni AK Partisi olarak tek başına iktidar olur. Bence herkes bir sonraki seçimde siyaset arenasında yaşanacak depreme hazırlansın. . .

    • Ben gerçekten anlamıyorum, Recep Tayyip Erdoğan bu derece nasıl değişebildi. İfade ve fikir özgürlüğünden mağdur olan ceza evine düşen belkide tek lider kendisi ama gelin görün ki bazı insanlar fikir beyan edince vatan haini olarak yaftalanıyor bunu da cumhurun reisi ya da ortağı yapıyor. Bu söz artık öyle ele ayağa düştü ki rutin ayak üstü sohbetlerde bile kullanılır oldu. Basit bir kelime mi vatan haini? Rahmetli özal’ın bazı konuşmalarını dinledim bugün, her cümlesi bir yaramıza merhem..Toplumların gelişmesi için, düşünceyi ifade hürriyeti, din ve vicdan hürriyeti, teşebbüs hürriyeti.. diyor. Bugün ekonomi bu haldeyse tek sorumlusu Recep Tayyip Erdoğandır, çünki son yıllarda yaptığı en büyük atak hamaset, kutuplaştırma, ayrıştırma ve ötekileştirme. Bugün insanlar fikirlerini söylemeye korkuyorlar, anket yapılan insanlarda da bu tarz çekinceler vardır illaki. Son dönemde bakanlığa atadığı isimlerin çoğu liyakatsiz, öyle bir ekonomi bakanımız var ki, dovizdeki her dalgalanmada akçelerimiz eksiliyor, 100 liramızın 30 u gitmiş o açıklama yapıyor bunlar suni, operasyon, spekülasyon, manipulasyon.. Mehmet Şimşek kaldı az buçuk inandırıcılığı olan, onuda harcıycaklar gibi. Ağzı olan her konu hakkında açıklama yaptı. Daha önceki balkon konuşmalarında bütünleştirici, birlikten dayanışmadan dem vuran Sayın Erdoğan rotayı tersine çevirdi, Oy oranlarının düşmesi ile sadece kendine kötülük yapmadı, memleketin istikrarı da zaafiyete uğradığından güven endeksi düştü, dışarı sermaye akışına izin vermiyecez dedi, sonra düzeltti ama yabancı sermaye korktu bikere, sonra ohalden dolayı insanların bu kadar kolay mahkum edilip, mallarına el konulan bir düzen gelince kendini güvende hissetmeyen yerli sermaye sahipleri de soluğu yurt dışında aldı, kendilerine güvenli liman aradılar haklı olarak ve neticede ekonomi çöküşe geçti, kredi derecelendirme kuruluşları tabiiki masum değil ama bizim kaderimiz onların elindemiki? Diğer taraftan Üniversitedeki akademisyenlerin bazıları nerdeyse sebebsiz uzaklaştırılıp tecrit edildi, benim şahit olduğum bir vaka; uluslararsı ilişkiler profesörü bir hocamız, 5 yıldır tanırım bir kez bile fetonun lehine tek kelime duymadığım ama hazzetmediğine dair ima ve eleştirilerine defalarca şahit olduğum biri açığa alındı. Kolaymı yetişiyor bir profesör, kaldı ki sıradan bir profesör değil, istanbulun en büyük unide, branşında oldukça sivrilmiş ve alanında söz sahibi biri. Bunlar ülkemiz için çok büyük kayıplar. Ha geri dönülürmüydü, yani hatalar telafi edilebilirmiydi? hala edilebilir, ama edilmiyor kendisi ile birlikte ülkeyide çukura doğru sürüklüyor. Hasılı hepsi Sayın Erdoğanın suçu. Danışmanlarına bakın Yiğit bulut, Tr 300 yıldır ilk defa dizlerinin üzerine kalktı:)) sonra kadın programlarına çıkan İbrahim Saracoğlu, dışişleri bakanı Mevlüt çavuşoğlu. Yine de temennimiz yanılıyor olmak, diğer türlü moralimiz çok bozuluyor.
      Bernar bey bence Saadet partisi söylemleri iyi ama icraata geçemezler, o kararlılığı sergileyemezler diye düşünüyorum. Genç biri gelseydi partinin başına,dinamik, çalışkan biri belki olurdu. Bence seçim bugünkü şartlarda ilk turda bitmez. 2. tura CHP kalır ordada kaybeder. Ama bu sefer meclis çoğunluğu AK partide olmaz gibi geliyor. Bizim işimizde zor valla, altı üstü 1 oyumuz var ama hiç kullanmasak olmaz, kullansak kime kullanacaz:)

  12. Seçimin birinci turda bitme ihtimali yüksek.

    Çok çok zayıf ihtimal ama,diyelim ki
    ikinci tura Erdoğan ile İnce kaldı.

    Bu takdirde İnce’nin kazanma şansının
    olmadığı aşikardır.İnce’nin kazanacağına
    Kılıçdaroğlu bile inanmaz.İnansaydı
    kendisi aday olurdu zaten. Kazanamayacağını bildiği için milletvekilliğini garantiye almayı tercih etmiştir ki bence haksız da değildir.

    Akşener başkan olamayacağı gibi milletvekili de seçilemeyecek.Bu durumda
    parti liderliğini sürdürmekte de zorlanacaktır.

    • `diyelim ki ikinci tura Erdoğan ile İnce kaldı. Kılıçdaroğlu bile inanmaz.İnansaydı kendisi aday olurdu zaten` iyi de işin gerçeği kılıçdaroğlunun umduğu oldumu şimdiye kadar. onun hesabının hiç tutmadığını nasıl unuttun. işine gelseydi unutmazdın demi. ak partilisin erdoğanı sütten çıkmış ak kaşık gibi gösteriyon ama halkı kandırması gitgide zorlaşıyo erdoğan ak mı karamı halk göstercek

  13. SAYIN KORU,
    SEÇİMİN SARAHATLE OLABİLECEK İKİ SONUCUNU BELİRTMEK İSTERİM.
    İLK TURDA ERDOĞAN KAZANIR.İKİNCİYE İNCE GELİR.
    İKİNCİ TURA KALIRSA ERDOĞAN EZİCİ BİR OYLA KAZANACAKTIR
    SEBEPLERİ YAZIP DA KAFA ÜTÜLEMEK İSTEMİYORUM
    SELAM VE SAYGILAR

  14. Seçim sonuçlarını tahmin etmek zor. Çünkü mevcut durum ile değişiklik olma ihtimali olan durumun çok dar bantta olması yanılma payları ile paralel gibi.
    Bir önceki seçimde iktidar partisinin oyunu 41 den 49 a nasıl yukselttigi konusunda birkaç örnek verebilirim. Kırsal kesimde parti yetkilileri muhtarlarla irtibata geçip (örneğin 200 seçmenin 130 oyunu alan iktidarın bunu nasıl 160 yapariz) oylarini nasıl yukseltebileceklerini belirterek muhtarlarla birlikte çok etkin bir çalışma yaptı. Oyları degisebilecekler bulundu istekler alındı. İstenilenler çoğu devlet ve partiye yakın özel sektör eliyle verildi. Muhtarlara da maaşlarını 2 katına çıkarma sözü ve tekrar seçilmeye katkısı olacak köyün ihtiyacı olan bir çalışma. Sonuç 130 oy 160 oluyor sözler tutuluyor. Ben farklı iki ilde anlattığımla ilgili iki ornege şahit oldum. Emeklilere verilen 1000 TL seçimin kaderini değiştirecek secmen alma adımlarının çok azından biriydi iktidar bunu aldı. Muhalefetin fikir benimdi demesi sonucu degistirmeyecek. Gerçek, böyle de bir secmen profili var. Sempatik bir gencimiz 100-200 tl edecek bir ödülle iktidar partisi liderinin Kuran okuyan videoşunu genelde yanliz yaşlılara ev ev gezip seçim günü öncesi aksami izlettiriyor.Fikri değişen var mı Benim anneminkini değiştirmiş Mesala.
    Bu seçimde şu an için bir gözlemim yok etrafımda bir önceki seçime göre MHP seçmeninden İYİ partiye geçiş dışında fikri değişen de yok. CHP Cumhurbaşkanı adaylarının performansı ile kendi umut ve moralleri yukseltmisler. SP mevcut oy oranına göre en organize çalışan secmenle insanı olarak en iyi ilişkiye sahip parti
    Bana göre politize edilmemis ve siyasi idoolojiden yalitilmis ortamda eğitim konusunda akılcı ve bilimsel projeler sunulmasi vaat edilmesi çocukları için gelecek kaygısı taşıyan bir kisimin teveccuhunu alabilir.
    Şahsen bende oyumu her seyini adalet eğitim ve liyakat üzerine kuran siyasi görüşe tereddütsuz veririm.

  15. Efendim teşbihinizde bence hata var, Turgut Özal örneği ile bugünki siyasetçilerin seçim öncesi inanç durumları kıyaslanamaz, dediğiniz gibi rahmetli Özal seçileceğine inanmıştır, lakin bugün iletişim o günlerden kat be kat daha güçlü ve yaygın, dolayısıyla anket sonuçları hakkaniyetliyse ve yaranma kaygısı taşımıyorsa nokta atışı yapamasa dahi az çok neticeyi tahmin eder, ha %2-3 lük hadi 5 lik bir yanılma olsun, önceki seçimde barajı aşamamış bir partinin, 2. turda seçimi kazanacağına inanması psikyatrik bir vakadır, tabii %3,4 lük bir oran tabii az değil neticeyi tayin edebilir belkide Selahattin Demirtaş 2. tura nasıl kalıcak, böyle şeylere inanan bir siyasetçi nelere inanmazki başka, her önüne gelen kandırır…Ha diğer ihtimal nedir, doğrusu o bana daha gerçekçi geliyor, yalan söylüyorlar, ne kadarını kandırsak o kadar kar diyorlar.. Yalan söyliyen bir lideri kim ister, bunların hepsinde var bu potansiyel. Turgut Özal gibi bir adayımız maalesef ki yok… Dediğiniz gibi seçimin sonucu hiç belli olmaz..

  16. Yahu, kim seçilirse seçilsin, iman-akıl sentezine önem verilsin, çünkü başka yolu yok bu işin….

    *******
    ….
    Zokaya getirenler, yabancının maşası,
    Yabancı şirk içinde, sabittir alakası !

    En alt taban ibadet, orta katman ticaret,
    En üst taraf ihanet, durum bundan ibaret!

    Şaibeler kıralı, piramitten muamma..,
    Tahribat düzeneği, bizden sanmıştık amma!

    Karanlık guruplarla, koalisyon halinde..,
    «Ezberci müslüman»lar, gövde gösterisinde!

    Manevralar hazırdı, bütün refleksleriyle,
    Kıyasıya savaştı bu, en azgın nefsleriyle !

    Kirli-çıkı olaylar, anlaması zor bence..,
    Böylesi görülmedi, ibret olsun her gence!
    ….
    *******

  17. Kimsenin dikkatini çekiyor mu bilemiyorum ama, bu seçim süreci daha öncekilere göre gayet sakin ve heyecansız geçiyor. Buna ramazanda olması sebep gösterilebilir ancak ben ramazanla çok ilgisi olduğunu düşünmüyorum.
    Dikkat edilirse çok iddialı kamuoyu araştırmacıları bile aynen Fehmi bey gibi çekingen duruyor, kesin ve iddialı sonuçlar yayınlamıyorlar, çünkü bu seçimi karşılaştırabilecekleri başka bir seçim yok henüz.
    Sadece Fehmi beyin belirttiği gibi 16 nisan referandumu sonuçları az biraz bu seçim için referans olarak kullanılabilir.
    Referandum sonucu 52 evet 48 hayır olarak çıkmıştı hatırlayacağınız gibi. Bu sonucu yanlış değerlendiren muhalefet partileri, kendi toplamlarının 48 olduğunu zannıyla bunun üzerine 2-3 puan koymanın yolunu aramaktalar ve bolkepçe verdikleri vaatlerin sebebi de bu.
    Oysa hatırlayalım ki, o referandumda oylanan sadece sistemin başkanlığa geçip geçilmemesi idi. Yine hatırlayalım o dönemde hem Mhp hem de Akp içinde başkanlığıa geçilmesine karşı olan, zamansız bulan, gereksiz bulanlar vardı. Dolayısıyla bu görüştekiler başkanlığa geçilmesine hayır oyu verdiler, ancak bu oyu vermeleri onların artık her durumda muhalefetle birlikte oy verecekleri anlamına mı geliyor?
    Tabii ki başkanlığa hayır diyen cumhur ittifakı seçmeni, artık başkanlığa geçildiği için bu seçimde oylarını farklı saiklerle kullanacaklar. Yani başkanlık olmasın, düzenimizi bozmaya gerek yok, hatta bu durum Akp nin aleyhine olabilir deyip referandumda başkanlığa hayır diyen bir Akp li , artık başkanlığa geçildiği için, doğal olarak yine partisine ve liderine oy verecektir. Mhp li seçmen de ha keza.
    Sonuç olarak referandum üzerinden henüz 1 yıl geçti ve bu süre içinde siyasi olarak oy dağılımını etkileyecek herhangi önemli bir olay olmadı. Hatta dış politika ve askeri konularda durum cumhur ittifakının lehine gelişti. Aslında sebebi her ne olursa olsun ekonomide erken seçim ilanından sonra meydana çıkan hareketlilik birileri ister inansın isterse inanmasın, cumhur ittifakının dış düşman tezlerini destekler niteliktedir.
    Bu yüzden vatandaş kafası net, kararı kesinleşmiş biçimde sakince 24 haziran gününü bekliyor. O gün geldiğinde gidip oyunu verecek ve daha önce kabul ettiği başkanlık sisteminin, bu sistemin kurucuları ile devam etmesi arzusunu sandıklarda gösterecek.
    Bu kadar açık bir süreçten geçiyoruz esasında, bu yüzden çok fazla heyecan ve tantana yok sokaklarda.

  18. Akşeneri maalesef bitirdiler. İddiası olabilirdi ve vardı, ama medya onu yok sayarak bitirdi diyebiliriz. Adil olmayan bir seçim sistemi ve bağımsız olmayan bir medya ile buraya kadar. Medyanın bağımsız olması için yeni bir düzen getirilmeli. Medya devlet ihalesi almamalı, medya devletten adil bir şekilde reklam almalı, medya başka işlerle meşgul olmamalı, devlet medyası iktidarın tekelinde olmamalı. Bunlar olmadığı sürece adil medya, adil seçim olmaz, demokrasi de denemez yapılan sandık seçimine.

  19. onaltı nisan referandumunda tahminleri bayağı zorlayan, erken seçim kararı tahmini tutan fehmi begin bu seçimlere kafası çok karışıksa kimbilir milletin kafası ne haldadır neden acaba

  20. En başta, Karamollaoğlu, Perinçek ve Demirtaş’ı ikinci tura bile kalamayacakları hususunda gönül rahatlığı ile eleyelim; ki onlar bile 2. tura kalma gibi bir ihtimale içten içe inanıyorlarsa, kendilerinin mevcut siyasi atmosferi okuyamadıklarına hükmedebiliriz seçmen olarak. (Bir seçmen davranışı olarak tahlil edilecekse, bu görüşümde bir “yanıltma” yapmadığımı bütün samimiyetimle söyleyebilirim.😃)

    Akşener’in Gül’ü devre dışı bırakan formül manevrasına gelince, bunun ikinci bir Bahçeli vakası, -yaptığına karşılık AK Parti içerisine veya icraatlarına ortak/müdahil bir truva atı- olduğunu söyleyebiliriz. (AK Partiyi bitirme planının da Bahçeli’nin bünye içerisine yerleştirilmesiyle tamamlanmış olduğunu da Netekim!..)

    Şimdi iyice “devletçi” pozisyona evrilen Erdoğan ile devlet, restorasyon sürecini başlatma/tamlama gayretinde…

    Yani, meclis çoğunluğunu AK Partiye kazandırmayı beceremese bile Erdoğan’ı 1. turda zinhar kazandırmakta kararlı. Gül’ü devre dışı bırakmayı başaran irade 1. turu elde edemez ise bu başarısının bir anlamı kalmayacak, siyasetin ana omurgasını oluşturan muhafazakar kesim, lider arayışında ilk olarak Gül’ü görecektir.

    Ben Koru’nun söylediğinin aksine şimdiden iddiamı/tahminimi açıklayayım: Kısaca; birinci turda kıl payı seç(tir)ilen Erdoğan ve çok parçalı bir meclis… (bu arada 16 Nisan tahminim de şöyleydi: “EVET” oyları yüzde 51’e ulaşmaz, ulaşsa da yüzde 52’yi aşamaz şeklindeydi.)

    HDP’nin barajı aşmasın çalışmalarına (!) rağmen -ki, bu çalışmanın ilki, Akşener’in “millet ittifakı”nda ki tavrıdır- aslında seçmen, meclis çoğunluğunu CHP, İYİ Parti ve SP partilerine tevdi (!) etmede kararlı.

    Yeni sistemde Erdoğan’a partisiyle beraber, MHP ve İYİ Partiyi de iki kol değeneği olarak sağlayacak devlet, bunu seçmene de teyit ettirerek en büyük bir “siyaset mühendisliğini” -bir nevi “üst akıl” gibi bi şey- becermenin hazzını doyasıya yaşayacak.

    Allah! Milletimize zeval vermesin.

  21. secimin sonucu 53 erdogan 47 muhalefet. yoksa ülke batar(!).
    adamlar aba altindan sopa gösteriyorlar
    hmmm kazanmazsak cam agacinin altina gömdügümüz (!)
    eserleri sizinle payöasiriz diye…

  22. AKP genel başkanını ve CB Adayı seçim mitinginde 3500 koruma yol boyuncada kilometerlerce uzunlukta zırhli araçlarla korunurken, İYİ Parti genel başkani ve CB adayınıda çöp kamiyonu ile koruyorlar.
    Gaziantep Valiliği dün en son teknoloji ile donatılmış son model ve yeni moda olan koruma aracı çöp kamiyonunu İlk defa kullanma şerefini İYİ Parti genel başkanı ve TC Cumhur Başkan adayna nasip olduğunu dünyaya duyururken Halka şöyle seslendiler bu tarihi bir olay kolay kolay herşehre ve herkese nasip olmiyacak bu şerefili hizmetlerimizi kamu oyuile paylaşmaktan gurur duyuyoruz.
    Gazi antep VALİLİĞİ.

    • Ben Gaziantepliyim. Dün ben de mitinge gittim.14.45’de. henüz Akşener gelmemişti.Miting alanına açılan Emniyet müdürlüğünün önünden geçen ana yol araç trafiğine kapatılmıştı. Her zaman olduğu gibi bunu da Büyükşehir Belediyesinin kamyonları ile yapmışlardı. Bariyerlerden de üst araması yaparak meydana alıyorlardı. Hiç yadırgamadım. Çünkü önceki mitingler de de yapılan rutin bir uygulamaydı. Yani ilk defa ve sadece İYİ partiye yapılan bir şey değil. Konuyu bilmeden buradan mağduriyet üretmek hem ayıp hem de gülünç oluyor.

      • Mitinge ne için gittiniz?
        TC Cumhur Başkani Adayını dinlemeyemi gittiniz?
        Eğer İYİ Parti LİDERİNİ TC Cumhur Başkani adayını dinlemeye gitti iseniz o olayin nasíl olduğunu gördünzmu?
        Galiba siz buraya yazdığınız bilgileri HAVUZDAN kopiyala yapiştır yapmışsınız, çunku ben İYİ Partililerin videosunu izledim.Birde Valinin açiklamasını okudum.Ne diyiyor?
        Biz böğle yaparız, öncedende yapiyorduk.Öncedende yapiyirdularsa Erdoğanın zirhli araç konvoyunu nasıl alana sokup çíkariyordular birer saat bekletip Akşenere yapılanlar gibi bir saat bekletip kavga ettikten sonrami izin veriliyordu?
        Miting bittikten sonrada alandan çıkmaması için çöp kamiyonunu çekmmelerinin sebebide emniyet ise orda yığınla polis var ve inadaina kamiyonu çekipte yol vermemişler.
        Burda sorun Orda yığínla polis var ve herşey kontrol altinda Çõp kamiyonu ile önü kesilerek Akşenerin geçmesine izin verilmemesi.
        Özelikle bekletilmesi.

    • Bir Gaziantepliler zaten o kadar koyun gibi bir gürüh ki kesinlikle abarttığımı düşünmüyorum; memleketin en basiretsiz, en çok karakter zaafiyeti gösteren ilidir. Ucu onlara dokunmasın isterse memleket yansın. Gerçi Gaziantepli oranının il nufusuna oranı % 7 imiş ama isterse 1 olsun, %1 bile olsa sesi içine kaçmışsa yakıştırdığım sıfatlar cuk diye oturur. Çok gitmişliğim var ama 2 yıl önceki birini anlatayım; şehire ölü toprağı serpilmiş gibiydi, bir tuhaflık vardı, sanki elektrikler kesilmiş gibi bir izlenim oluşturdu bende, trafikte kimse yürümüyor 30-40 yol boş halbuki ve antebin en geniş caddelerinden biri, bir nikah törenine yetişmem lazım ve gecikiyorum, kesinlikle abartmıyorum 30-40, antepte nerdeyse tüm ana caddeleri kameralarla donatmış belediye, 500m aralık olduğun söylüyorlar ama bence daha kısaydı, paristen bir şehir planlamacısı getirtmiş sayın başkan ve şehirdeki tüm gidişleri ara sokaklara varana dek yeniden düzenlemiş, u dönüşü yasağı, sola sağa dönülmez falan, inanın antep gibi bir şehirde u dönüşü yapmak için , perifer bir mahallede 10 km yol katettim, ve her yer kamera, köy yolları dahil, kesinlikle. harcanan parayı duysak heralde dudağımız uçuıklar, otogara yaklaşık 8 km mesafeden bir gidişte 8 tane ceza 199 luk ceza yiyene şahidim ve ödedi, %30 luk bir paya yatırım yapmış belediye düdüklediği kim kendi vatandaşı, ve bu belediye başkanına gaziantepli vatandaşlar ödül! vermişler birde, daha sonra duydum ki belediye ceza kesme işini özelleştirmiş, 0,1426 ms sonra kırmızı ışık ihlal cezaları, 88km/h hız sınırı ihlal cezalarını bizzat gördüm. Bir yer var ki ordaki sınır(prime mall avm) 2,5 kat ama yanı başında 5-6 blok var 27-52 kat arası değişiyor, bu konuyla ilgili kanıt yok elimde sadece çok söylenti var. Şehirde yol yok doğru dürüst, yapılanlarsa lüx semtlere sadece, zaten dar olan yollar tramway muhabbetiyle daha da daraltılmış, bir arabanın zor geçeceği darlıkta o kadar yer varki. Bakın önceki belediye başkanı da AKP liydi, Bu kamyon olayını yaparmıydı yapmazdı bence, daha karakterli bir adamdı. Şehre yatırım yapıcaksın samimiysen metro yapsaydın, milletini, memleketini düşünüyorsan, ama nedir hazır caddeye 2 ray döşe koy bir tramway, sonra reklam panolarına boy boy belediye çalışıyor, suç onda değil örselenmiş zekasıyla anteplide. Ama yine kazanır… Sonra Diyarbakıra gittim inanın sadece bir hız kamerası gördüm urfa yolunda; hız kamerasına 400m,300m her 100m de bir uyarı.. Demekki dedim bu şehirde asayiş berkemal bütün hırısı, yolsuzu, karaktersizi, yankesicisi, yasa delicisi antepte toplanmış…

      • koyun gibi olma sorunu sadece gaziantepe ilişkin bir sorun değil. ülkenin temel sorunu. omurgasız insanlar ahlaksız insanlardan daha kötüdür. Omurgasızlık, hiçbir dönem bu kadar yaygın ve yoğun olmamıştı.
        Yoksa zaten herşey açık. önyargısız bakan herhangi birisinin (ortaokul seviyesinde bile) farklı değerlendirme ihtimali yok.
        bu birazcık da bizim kültürel yapımızla ilişkili. düşünmeden, sorgulamadan üst makamın dediğini yapan bir yapımız var. bu cumhuriyet döneminin ya da son 16 yılın olayı da değil. taa eskiden beridir böyle. Arap Lawrence, türkler için “türkler kendi başlarına hiçbir iş yapamazlar fakat emir verildiğinde babalarını bile keserler” tespitinde bulunuyor.
        Bizim bu yapımız nedeniyle, iyi bir lider geldiğinde sıfırdan bir cumhuriyet kurulabiliyor, ve koskoca osmanlının borçları ödendiği gibi bir de büyük bir kalkınma hamlesi başlatılabiliyor. Ancak kötü bir yönetim olduğunda da koskoca osmanlı yok edilebiliyor. dünya tarihinde osmanlı gibi büyük bir imparatorluğun osmanlı gibi yok oluşunun bir benzeri var mı bilemiyorum.
        ancak son 16 yılda bizim yapımız hiç olmadığı kadar bozuldu. belki gaziantepte biraz daha fazla olabilir, başka biryerde biraz daha az olabilir. ancak gerçekten de bu durum çok yaygın ve yoğun.

        • Ilber Ortayli son donemin siyasi ikliminin en buyuk kotuluklerinden birinin ‘ siradanligi ve cehalati’ mesrulastirmis olmasidir der. Halbuki bir toplumu ayakta tutan ve ileri goturen ideallerdir. Avrupa Birligi buna standart diyor kabaca.
          Hepimizin tutunacagi standartlar ve ilkelerimiz var mi bizim? Bunlar olmadan toplumlar curur. Net.

  23. OHAL ALTINDA SEÇİM VAR
    OHAL ALTINDA SEÇİM ANKETİ YAPILIYOR
    VATANDAŞ BU DURUMDA NE ME LAZIM İKTİDARIN HOŞUNA GİTMEYECEK BİR CEVABİN BANA İLERDE PAHALIYA MAL OLMA İHTİMALİ VAR.
    NE ZORUM VAR, İKTİDARIN HOŞUNA GİDECEK CEVAPTAN ZARAR GELMEZ.
    BU DURUM TESPİTİMİZİN DOĞRU OLUP OLMADIĞI ANKETÖRLERİN SONUÇLARI İLE SEÇİM SONUÇLARININ UYUŞUP UYUŞMADIĞI BELLİ EDECEK.
    BENİM TAHMİNİM OTORİTER SİSTEMLERDE YANILMA PAYININ YÜKSEK OLACAĞIDİR.

  24. Erdoğan İhsanoğlu’yla yarıştığı seçimde yüzde 51 almıştı. Bu oran 21 milyon oya tekabül ediyor. Özellikle büyük şehirlerde yarışın başa baş gittiği de görülmüştü. İhsanoğlu’nun İnce ve Akşener’e göre daha zayıf bir rakip olduğu hesap edilirse bu seçim Erdoğan için kolay olmayacak demektir. Özellikle ekonomik gidişatın pek de parlak olmayışı bu öngörümü güçlendiriyor. Buna rağmen ilk turda Erdoğan sürprizi yaşanır mı? Seçim her şeye gebe niye olmasın. Bakın denekler de doğruları söylemekten imtina ediyorlarmış. Evet bizim insanımız biraz ketumdur bu hususta.Ortalıkta renk vermeyi pek sevmeyen bir yapımız var. Ola ki iş ikinci tura kalırsa Erdoğan’a karşı İnce yerine Akşener’in daha iddialı olacağına inanıyorum. İnce kalırsa ibre Erdoğan lehine dönecektir.İktidar yanlısı medyanın İnce’yi cilalama faaliyetlerinin altında bu durum seziliyor. Akşener’in nerede hangi mitingi yaptığından dahi haberimiz olmuyor.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here