İktidar için hoş olmayan senaryolar yazılıyor. İtirazlarım var…

30

Seçim tarihi yaklaştıkça partilerin ve partililerin heyecanının artmasını herhalde normal karşılamamız gerekir. Oysa ortalıkta ‘heyecan’ hissini akla düşürecek herhangi bir hareketlilik görülmüyor.

Gerçek anlamda ‘heyecan’ bir tek AK Parti’nin itibar ettiği yazarlarda kendini belli ediyor.

Seçimin kritik il ve ilçelerde kaybedilebileceği endişesinin verdiği heyecan…

“Ankara ve İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi de kaybeder” diye ortaya atılmış bir lâf var ya, bazıları bunu bir ölüm-kalım mücadelesine zemin yapmış görünüyor. Onlara göre, AK Parti bu iki büyük kenti -hatta Adana’yı, Bursa’yı, Mersin’i de- kaybedecek ve muhalefet bu başarıdan sonra genel seçim, ardından da cumhurbaşkanı seçiminin yenilenmesi talebiyle kamuoyunun karşısına çıkacak.

Siyaset sürprizlere açıktır

Muhalefet cephesinde böyle bir sonucu umut edenlerin fazla olduğunu sanmıyorum. Senaryo bana hiç değilse bu aşamada ‘boş’ geliyor.

Olmaz mı? Olabilir elbette. ‘Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi’ için yapılan referandumda, ‘Evet’ oyları başta İstanbul ve Ankara olmak üzere 17 büyükşehirde ‘Hayır’ oylarından daha az çıkmıştı. AK Parti ile MHP’nin ittifakı o büyükşehirleri kaybetmeyi engelleyememişti.

Siyasette her zaman sürprizlere hazır olmak gerekiyor.

Eğer gerçekten iktidar oylarında gerileme görülür ve ‘garanti’ bilinen il ve ilçeler kaybedilirse, bunun sebebi ne olabilir?

Konuyu bugünkü yazısında bir kez daha açan iktidar partisinin muteber saydığı yazarlardan biri, Süleyman Özışık, endişesini daha çok AK Parti’nin seçmen karşısına sunduğu aday profiline bağlama eğiliminde.

Yazısında ‘somut’ bazı tiplere yer vermiş. Okuyalım:

“Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’den milletvekili adayı olup, çıktığı televizyon ekranında Erdoğan’a, ‘Bu adam Kaddafi olmak istiyor’ diyen ve şimdi AK Parti Belediye Başkan Adayı gösterilen birinin… Gittiği her ortamda, ‘Süleyman Soylu Kürtleri katlediyor’ diyerek İçişleri Bakanı’na kâğıda kaleme gelmez galiz küfürler savuran ama AK Parti’den aday gösterilen bir belediye başkan adayının… Ya da ByLock kullandığı kesinlik kazanmasına rağmen AK Parti’den aday gösterilen bir başka adayın bunları yapmayacağına garanti verebilen birileri varsa, buyursun öne çıksın.” (Siyahlar yazara ait. FK).

Benzer tespit ve itirazları dile getirip farklı örnekler veren başka itibarlı yazarlar da var.

Özışık, yerel seçimde büyük kayba uğraması sonrasında, AK Parti’nin bazı milletvekilleri ile yanlış belirlenmiş belediye başkanlarının yeni bir parti oluşumuna katılabileceği endişesini de dile getiriyor.

Abdurrahman Dilipak da zaten “50-50 milletvekili AK Parti’den ayrılıp ya yeni bir partiye geçecek, ya da Saadet Partisi’nde yer alacak” diye yazmış.

Bu tür uyarılar başkan adayları ilan edilmeden önce yapılmış olsaydı, yanlış insanların adaylığının önüne geçmek amaçlı bir girişim olarak görebilirdik; adaylar açıklandıktan sonra yazılması bu yazıların, endişeyle ve ona dayalı duyulan heyecanla ilgili olmalı.

Gerçekten duyulan bir endişeyi yansıtıyor olmalı iktidar partisinin itibar ettiği yazarlar…

Partiler nasıl ortaya çıkar, nasıl ortadan kaybolur?

Mazur görülmeyi bekleyerek kanaatimi yazıyorum: Çizdikleri senaryonun gerçekleşeceğini düşünmüyorum. Benim siyaset gözlemim, iktidardan kopartılan unsurlarla kurulan/kurulacak olan siyasi partilerin toplumdan kabul görmeyeceğidir. Geçmişte öyle oldu, kabul görmediler.

Partiler toplum ihtiyaç duyduğunda bir bakmışsınız ortaya çıkar ve sağdan-soldan topladığı ödünç simalarla ve kör bir muhalefet anlayışıyla değil, umut veren yüzler ve sağlam bir programla kamuoyuna kendini benimseterek varlığını kabul ettirir.

Tıpkı Ak Parti’nin 2000 yılında yaptığı gibi…

Partilerin iktidardan düşmesi de, yine gözlemlerime göre, varlık sebeplerini yitirdiklerinin oy veren kitleler tarafından fark edilmesi sonrasında gerçekleşiyor.

Anavatan Partisi’nin, DYP’nin iktidarı kaybetmeleri böyle oldu.

Seçmenler -hiç değilse önemli bir bölümü- geçmişe ve bugüne bakarak değil daha çok geleceği düşünerek oy kullanıyorlar. İyi işler yapmış iktidar partileri ilerisi için umut veremez hale gelirse, seçmen, daha fazla umut verebilen, kendilerini daha müreffeh kılabileceği görüntüsünde olan partilere doğru kayıyorlar.

Yarın ne olacağı üzerine senaryolar oluştururken, yalnızca iktidardaki partinin yanlışlarına yoğunlaşmak bu sebeple hatalıdır; sonuç için diğer partilerin gelecek tasavvurlarına bakmak gerekir.

Senaryolarda gördüğüm bir uygunsuzluk da, ‘yeni parti’ beklentisinin rahatsızlık unsuru olarak görülmesidir.

Oysa, siyasette o kapının hep açık tutulması herkesin -en başta da ülkenin- yararınadır. İktidarları yanlış yapmaktan engelleyen, kendine çeki-düzen verme ihtiyacı hissettiren, itibar ettiği kalemlerin itirazlarına da yol açan yanlış tercihlerde bulunmaktan onları alıkoyan da her zaman ciddi bir alternatifle karşılaşabileceği beklentisidir. O beklenti kaybolursa, hele bir de mevcut muhalefet güven de vermiyorsa, ülkede umutsuzluk yaygın hale gelir.

Siyasette umudun tükenmesi ise ülke için zararlıdır.

ΩΩΩΩ

30 YORUMLAR

  1. Ak parti kuruldu kurulalı her seçimde oy verdim.Ahcak bu seçimde kesinlikle vermeyeceğim. AK parti artık yalpalamaya başladı.Özellikle ekonomide üretimi artırmak üreticiyi teşvik etmek yerine gıda ithalatı ile üretimi ve halkı yıkıyor.Bir de şu danışman atama (kavak yelleri ) parvasızlığı….YETTİ ARTIK .BUNLAR YOLDAN ÇIKTI…BİTİŞE ODAKLANMIŞLAR..GÜLE GÜLE …

      • MHP yoldan çıkmış AKP ye gaz ve hız vermek dışında ne yapıyorki..Bitişi geciktirme günhına ortak olmak için mi MHP gardaş.MHP nin AKP ye payandalığı dışında bir varlığı varmı ki.Gel etme gardaş..

        • Sen bilin kardaş teklif var ısrar yok. O zaman sana bi seçenek kalıyor. Üretimi istihdamı arttıracak, üreticiye destek verecek halkı yıkmayacak olan HDP destekli- Chp-iyi parti kalıyor yersen… Gerçi talimatla Hdp-pkk partisine oy veren tvitleri ikiye katlayanlardan değilsen hükümet gitsin de ne olursa olsun diyenlerden değilsen o başka. Herkes özgür sonuçta kimi içine sindiriyorsan ona ver.

          • öncelikle hdp kim semirtti ona bak kardeş hdp fetö kim kol kola idi sayın bahçelinin sayın cumhurbaşkanına söyledikleri daha kulaklarda ve madem hdp = pkk niçin hala mecliste niçin her seçim milyonlarca lira yardım veriliyor niçin meclis arabalarını meclis telefonlarını vs hertürlü imkanı kullanıyorlar boş versene sen kardeş seni beni kandırıyorlar madem pkk peki ona oy veren milyonlar ne olacak hem sadece saydığın partiler yok kapı gibi hiç bir lekesi olmayan ve seçime türkiye genelinde tek başına giren tek parti var SAADET PARTİSİ gelin hep birlikte ona verelim saygılar

        • Şakirtleri 50 metre yürüyüşünden konuşmasından anlarık kardaş sağ gösterip sol yapmasından da tanırık kardaş, bütün gazetecilerin yorumcuların köşebaşısını tutmalarından anlarık kardaş,samimisini de algıcısını da bilirik kardaş

  2. Batı demokrasilerinde kışkırtılan ve yükselen yabancı düşmanlığı da olmasa seçimlere rağbet yok. %50 katılımı gören bayram ediyor:) ölmüş eşşek kurttan korkmazmış misali; oralarda insanların seçimde oy kullanarak geleceğini değiştirebileceğine inancı kalmamış. Fransadaki sokak çatışmaları artarak yayılacaktır. Türkiye demokrasisi akpartili yıllarda iyice dinamikleşti. Halkımızın seçimlere katılımı %80 civarında. Milli iradenin belirleyiciliği tepe noktasında ve türk halkı tercihlerine yönelen tehditleri de kendi elleriyle, canıyla, kanıyla savuşturuyor! Halkımız elde etmiş olduğu demokratik kazanımlarını elinden almak isteyen zillet ittifakına gereken cevabı yine önceki seçimlerde olduğu gibi verecektir:) devlet başkanını halk mı seçsin diye referandum yaptık halkımız evet dedi; başkanlık sistemine geçelim mi dedik halkımız yine evet dedi! Muhalefetimiz ise sürekli her şeyine hayır dediği bu seçimleri kaybetti ve bir de utanmadan olmaz dediği yeni sistemde de devletbaşkanı adayları gösterebildi! Nasıl yaptırmayız dedikleri marmaray, 3.köprü ve havaalanımızı şimdi utanmadan kullanıyorlarsa… Yorumlarıyla buradan milletimizin tercihlerine karşı kin kusan kimi elemanlara da allah akıl sağlığı nasip etsin diyorum…

    • Sn gayret yorum yapmak ozgurluklerin en dogal olani .Yalniz bu yorumlari hakaretlerle degil de mantik suzgecinden geciriseniz daha demokrat olursunuz.
      1 Once baskanlik sistemini ele alalim ileride çapsız biri baskan oldugunda sistemin yanlisligini hepbirlikte gorecegiz.
      2 koprulerin ve havalimaninin fizibilite yanlisligindan dolayi itiraz geliyor.Muhendislik hesaplarinin hatali yapilmasi milletten fitil fitil cikacak.
      3 Enson çanakkale koprusunun nekadar hatali fizibilitesinin oldugu yakinda anlasilacaktir.Gunde max 5.000 aracin gecebilecegi kopruye acaba kac geçiş garantisi verildi.Bir çanakkaleli olarak milletin parasinin çarçur edilmesine gonlum razi olmuyor. Oraya harcanacak para ile 20 tane feribot alinip liman revize edilse çok daha fizibil olur.Ancak fazla paraniz var ve hava atmaya merakliysaniz butun kopruler sizin.
      Yanlişa yanlis demezseniz son cumlenizi size hatirlatirim.

      • Türk halkı kimi devlet başkanı seçerse başımızın üstünde yeri vardır. Kabiliyetsiz biriyse bile! Yapılan her mega proje fizibıl mıdır değil midir bilmiyorum; biz yapacaaz diyene oy veriyorum, yaptırmam diyene de oy yok:) o proje yetmez 4 tane de biz yaparız diyene sonraki seçimde bakarız…

    • Keh keh keh….
      Batı umudu kestiği için secime gitmez olmuş. Ileri demokrasi Türkiye, seçime katılım oranlarıyla bile, halkına verdiği umudu gösteriyormuş….
      Gel de gülmekten ölme…

  3. Cumhuriyet Meşrutiyet’in yanında yeni bir düşünce idi. Demokrat Parti cumhuriyetin yanında yeni bir düşünce idi. 1924 Anayasası yeni düşünce idi. Milli Görüş yeni düşünce idi. AK Parti yeni düşünce idi. Başkanlık hareketi de yeni düşünce olabilirdi. Erdoğan’ı etkin hale getirmek dışında bir hedefi olmayan boş bir hareket, yeni düşünce kaynağı olamadı. Şimdi yeni düşünce aranıyor. İyi Parti, Demokrat Parti Sermaye’nin partileridir, bunlarda yeni düşünceden eser yoktur. Fatih Erbakan parti kurdu, vakıf kurdu. Şimdi Akevler’den uzakta. Erbakan cephesinde hiçbir yeni fikir yoktur. Şimdi 50 zavallı yeni parti kuruyor. Hiçbir yeni fikir yoktur.
    Yenilik Kur’an’da vardır. Adil Düzen’i geliştiren Medhal’ın Güngören adayı ümit ederiz ki yeni görüşün kaynağı olsun. Bugün bütün çaba bundan ibarettir. AK Parti belediyeler kaybetse bile, seçim gitse bile Erdoğan’dan başkası cumhurbaşkanı olamaz. Çünkü muhalefetin adayı yok. Dün başbakan yapılan kişi bugün belediye başkanlığına bile layık görülmüyor. Halk aptal değildir.
    Ordu desteğini AK Parti’den çekmiş değil. Yenilik yoksa orada oturacak.
    Biz ortaklık üzerinde çalışıyoruz. Gelecek seçimleri Akevler’in desteklediği siyaset kazanacak.

  4. Bizim milletimiz partici değil adamcıdır.
    Partiye değil adama oy verir.
    Demirel gitti DYP bitti…
    Özal gitti ANAP bitti…
    Erbakan gitti Saadet bitti…
    Ecevit gitti DSP bitti…
    Yarın Erdoğan gider AKP biter.
    Maalesef bizde kurumsallaşmış bir siyaset ve siyasi parti yoktur.
    Özellikle sağda…
    Sol kesimin partisi CHP Türkiye nin en kurumsal partisidir.
    İslamcı kesimde şöyle bir anlayış hakimdir genelde.
    Bir mürşidin olacak sana yol göstersin. Yoksa yolunu kaybedersin.
    İnanç konusunda da adamcıdır bizim milletimiz.
    Kimi cübbelinin peşinden gider kimi cübbesizin…
    Kimi menzil şeyhinin peşinden gider kimi Süleyman efendinin.
    Çünkü özellikle dindar kesim zihnen kendini özgürleştirememiştir.
    Hep birilerinin esiri olmayı birilerinin hizmetine ram olmayı seçer.
    Halbuki Kuranı Kerim akıl sahipleri için inmiştir.
    Ama bizim dindarlarımız aklımı kullanırsam nefsime esir olurum diye korkar.
    Olay budur.
    İslamcı kesim aklını özgürleştirmeden Türkiye özgür olamaz.

    • Bir başarısızlıktan diğer başarısızlığa koşan kurumsal CHP’nin travmatik seçmeni olarak, muhafazakar seçmeni suçlamak hangi yaranıza merhem olacak birader? CHP seçmeni hele bir aklını kullanmayı öğrensin, sıra diğer seçmenlerin aklına da gelir. Sıra sizin, malum.

      • Adamin biri ne guzel yorum yspmis iste gorduk fetonun ardindan gidenlerin ne hale getirdigini memleketin.siz duymadiniz galiba hoca cehenneme girse pesinden giderim diyecek kadar aklini yemis muritlerin oldugunu.
        TEK LIDER VAR oda siyaset te M. Kemal
        Inancta Peygamber efendimiz baskasi lafu guzaf

  5. yav ne safsiniz. apo gül parti kuracak yalanina inandiniz mi? her secim öncesi pisirip getirilen bayatlamis bir numara.. derin yapilarin tayyipi yeniden kazandirmak icin attigi bir yalan.. akp icindeki muhaliflerin baska bir yere gitmemesi, tayyip etrafinda konsolide olmasi, bak apo gül parti kuracak giderseniz oraya gidin diye muhalifleri uyutma taktigi.. yemezler efendim baska kapiya.. bu secimi sermayenin sayesinde ve büyük bir hile ile ki secmen tasimayla bu ortaya cikmaya basladi, tayyip yine kazanacaktir. abd tayyipden baska kimsenin kazanmasini istemez. abd nin muhalefeti basa gecirmek gibi bir derdi hic bir zaman olmamistir. tayyip ve düsüncesi en az 100 yil daha secim kazanir. tabii abdnin istediklerini yapmak kaydiyla..

  6. TR’de doğru bilinen yanlışların başında şu geliyor:rte giderse kk gelir, bir başka ülkeye sırtını dayamazsan muktedir olamazsın. halbuki sırtını kendi ülkesi insanına dayayan başarıyor ve halka faydası oluyor. onun bunun eş-şeş başkanlığına soyunanlar öfke gözyaşı üretiyor. ben hiç kimsenin adamı uşağı değilim, ülkeme hizmet edceğim diyen her kimse başarılı olmaması içten bile değil. hiç kimse vazgeçilmez değildir. halk yeterki doğru insanı bulduğuna inansın.

  7. “Yeni bir çıkışa her zaman kapının açık olması gerekir’e” sevindim. Bu sütunda öncesini hatırlamıyorum, son parti kurulurken de. Sayın yorumcular Süleyman Özışık’a takılmayın, yazının ana teması çıkış kapısıdır. Bence de yeniler gelmeli, yenilikler olmalıdır. ‘İstikrar da istikrar’ diyenler, ‘ya benimsin ya kara toprağın’ diyenlerin günümüz versiyonudur.

  8. Bazı yazarların olumluluğunu da olumsuzluğunu da çok dikkate almaya gerek yok bence. Günlerdir, defalardır Fehmi bey basının durumunu yazıp duruyor. Basın artık göz gezdirilen ama fazla dikkate alınmayan bir konumda. Bu duruma da iktidar sebebiyle falan değil, yandaşıyla muhalifiyle kendi yapıp ettikleri sebebiyle geldi. Bu ülke her çeşit vesayetten kurtulurken , herbiri başka başka vesayete maşa olmuş olan basının vesayetinden kurtulmaması da düşünülemezdi zaten. Siyasette olduğu gibi basın da belli bir süreç içinde yeni sistemin gereklerine uyacak bir dönüşümü yaşayacaktır. Seçim konusundaki heyecansızlığı ben artık ülkemizdeki seçimlerin, sistemi oturmuş ülkelerdeki seçim süreçlerine benzemesi sebebiyle bu heyecansızlığın olduğunu düşünüyorum. Seçime girenler belli, seçmenler belli, süreç belli, zamanı gelince millet gidip oyunu verecek, kim yerel yönetim yetkisini aldıysa makamına oturacak hizmet etmeye başlayacak. Bunda pek heyecan yapacak bir durum yok doğrusu.

  9. Millet bakar kim ne söylüyor ,ne yapıyor,ondan sonrada ümidinin peşinde oyunu kullanır CHP nin başında Mağlubiyet rekortmeni bir başarısızlık örneği var MHP zaten iktidarın ortağı ,Bahçeli’nin Danışıklı Dövüşcüsü Meral hanım vaziyeti idare ediyor Saadet ise ne yapacağını bilmiyor Hdp nin hayali çukur eee bu kadar acemi siyasetçinin olduğu yerde Siyaset Dehası REİS muhalefet görevinide yerine getiriyor dinleyin,bakın REİS konuşurken muhalefet lideri zannedersiniz çünkü en iyi bildiğiniz konuda bile size bir sürü şey söyler bildiğinizi de unutursunuz yalnız dünbir şey söyledi bizim unuttuğumuzu sanarak . Bu trenden inen bir daha binemez dedi fakat URFA belediye başkanı o trenden inmişti , tekrar bindi hatta ayrıcalıklı bir yere de oturdu hatta Treni taşlayanlar bile trene bindi Müttefik oldu ama olsun davayı iktidarda tutmak İçin bunlar sıradan siyaset numaraları istemeyen insin sonuç olarak REİS futbolu iyibilir ne yapar eder bu maçı alır kendini muhalefet sananlarda hiç üzülmez muhalefetin keyfini sürer her zaman yaptıkları gibi yürüyüş yaparlar ,yüzmeye giderler ,uyurlar ,uyanırlar ,kahvaltı yaparlar ,yemek yerler , sonra birde DEMEÇ VERİRLER ee daha ne yapsınlar ülkemiz için bu kadar yoruluyorlar dinlensinler tabiki

  10. Merak ettim Süleyman Özışık adaylar belirlenmeden adaylar hakkında nasıl bu yorumu yapacaktı?! Yani adam zaten baştan beri aday seçimine dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor. Hasekinin bu konuda titiz çalışma yaptığını söylüyor ve sanıyordu. Adaylar açıklanınca somut hale geldi. Ve yanlış gördüğü adayları eleştiriyor. Bence gayet normal. Ayrıca şu bir gerçektir ki yerel seçim her ne kadar genel seçimden farklı dense de yerel seçim sonuçları genel seçim kararını ve sonucunu etkiler.
    Ayrıca unutmayalım ki yönetim sistemimiz parlementer sistemden başkanlık sistemine geçti. Bu sistemin kalıcı ve başarılı olabilmesi için en az 2 dönem işlemesi ve faydasının görülmesi gerekir. Hükümetin ve destekçilerinin bu konuda hassas olması gayet normal. Diğerleri zaten yıkıcı pozisyonda yani eski sisteme dönelim derdindeler. Ama eski sistemin bugüne kadar bizlere ne sağladığını ülkemize ne fayda getirdiğini konuşmazlar. Kuru bir demokrasi lafından başka. Bu sistem bence çok daha demokratik bir sistem. Millet kimi isterse onu seçiyor başkan olarak. Daha ne olsun…

  11. Her partinin bir yükselişi bir de çöküşü vardır. Ak Parti de zamanı gelince yerine taze kana bikacaktir. Abdullah Gül veya bir başkası; ne fark eder ki……

    • Hasta olduğum için yazım yanlışa bile dikkat etmemişim.Ak Parti de zamanı gelince yerini taze kana bırakacaktır. Abdullah Gül veya bir başkası; ne fark eder ki……

      • Geçmiş olsun nusret bey; tek sorun yazım yanlışı olsun! Yeter ki düşünce çarpıklığı olmasın:) sayın gül devletbaşkanımızdan çok daha yaşlı birisi; nasıl taze kan oluyormuş ki?

        • Taze kan derken Abdullah Gül Kast etmedim ki; elbette Merhum Mücahit Necmettin Erbakan’ın oğlu Sayın Fatih Erbakan Hazretleri kast ettim. Zafer Mücahitlerin olacaktır. Belki yarın belki de yarından da yakın….

          • Mücahit öreni kastettiysen o öyle parti pırtı işlerine bakmaz! Aynı beklenen salih zat gibi ihlas finanstan tokatladığı milyon dolarlarla amerikalarda bir malikane satın almış ve oralarda inzivaya çekilmiş diyorlar:) galiba pensilvanyadaki büyük şeytanın postuna oturabilmek için de gün sayıyormuş (bi tür staj döneminde de diyebilirsiniz yani…)

  12. Gene hedeflerine Cumhur başkani Gülü koymuşlar.
    AKP liler yakinda Abdullah Gül isminide yasaklarlar, eğer yasaklamasalar, Gül ismi onlarin kââbusu olmaya devam eder.

    AKP lilerin bence bu kadar paniklemelerine gerek yok, zaten onlarda, fake seçmenlerden yeterinden fazlasi var.

    Sahi bu yazarmi? yoksa evdeki işlerini bırakıp mahallede dedi kudu eden kadinlarin arkadaşımi?

    Belkide! Ihlas finansdaki milletin parasini AKP nin yardimi ile iç eden patronunun akibetinden ve kendinin işsiz kalma korkusu ile paniklemiş olduğundan dolayı o yaziyi yazmiştır.

    Iyi tamamda bu yazara sormazlarmı! Sen neden bu kadar. Panikledın? Peki AKPyi kuran, ve Erdoğana kendi eli ile Başbakanliğini teslim eden, Gene dişarida onun yumuşak ve akıllı politikasi sayesinde, Erdoğani dünyaya tanitan birisi değılde,
    sonradan erdoğanin kendisine rakip görüp partilerini kapatirip satin( Kurtulmuş, Soylu,gibileri) aldiklarindan birsimi?
    Vay be! 17 senede Turkiyeyi nasil Bakırköye cevirmeyi becermişler.

    • Hakikaten Fehmi beyin yazisini okudugumda nedendir bilinmez yorumlarada goz atiyorum bazen.Yorumlar icinde heralde en vasat olan her yorumunda bu ulkeye uzak oldugunu ,yada bu ulkenin meselelerinden cok uzak oldugunu haykiran,muhtelif zamanlarda atişlarda sınır tanimadigini haykıran sensin.1-Gul cumhur baskani degil ,eskiden cumhurbaskanligi yapmis biri 2-Ad yasaklama olayı olsaydi bugune kadar adi yasaklanacak cok kisi vardi ,kimsenin adi yasaklanmis degil 3-Gul sizin pencerenizden size yakinligi dolayisiyla bir kahraman olabilir ancak ,inanin toplumda bir karsiligi olmayan biri 4-Ulkeyi Bakirkoye çevirdiler diyerek ,bu ulkede yasayan insanlari bir nevi deli yerine koymak kimsenin hakki da degil hukuku da 5-Basbakanligi kendi eli ile Erdogana teslim eden ve onu tanitan derken ;onu basbakan yapan ve tanitilmaya ihtiyaci olmayan birinden bahsettiginin farkinda bile degilken cumhurbaskani diye ifade ettigin ,unvani ,ona altin tepside sunanin da kim oldugunun farkinda bile degilsin….
      Kisacasi Erdogan dusmanligi ve hirsi olanlarin surekli panik halinde oldugu bir ulkede yasiyoruz ,9 seçimdir surekli ayni argumanlarin kullanildigi hep ayni hesaplarin yapildigi ve bir turlu hesabin tutturulamamasindan kaynaklanan hezeyanlarin birilerinde artarak birikmesi normal.Toplumun suan aradigi ve bulamadigi tek sey dogruya dogru yanlisa yanlis diyebilecek ,iftiradan ve camurdan uzak duran,guvenilir bir muhalefet yada bu ozellige sahip yep yeni bir yüz.Maalesef oda bugunku sartlarda ortada yok….

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here