Kaçmıyorum, üstelik meydan da okuyorum: Sizler neden artık yanımda değilsiniz?

77

Merak etmeyin; ben bir yere kaçmıyorum.

Birileri beni rahatsız edeceğini düşündükleri her türlü küfür ve tezviratı sosyal medyayı kullanarak üzerime boca ediyorlar; moralim bozulsun diye…

Oysa ben hiçbirini okumadığım için farkında bile olmuyorum.

Yakınlarım ve dostlarım okuduklarında benim namıma üzülüyorlar; onları teselli etmek de bana düşüyor.

Akif Beki de referandum konusundaki yazılarım üzerine o birilerinin sosyal medya bombardımanından etkilenmiş olmalı ki, dün, “Koşun muhafızlar Fehmi Abi kaçıyor” başlıklı bir yazı yazdı.

Ben kaçmıyorum, hatta yerimden milim kıpırdamıyorum, ancak birlikte yola çıktığımız kişilerin savrulmalarını izlemek de ızdırap verici. Aynı gazetelerde, TV kanallarında çalıştığımız, ortak değerleri paylaştığımız –ya da benim paylaştığımızı sandığım– kişilerin…

Hepimizin siyasi eğilimi, oy verdiği parti var

Gazeteci de elbette siyasi bir görüşe sahiptir. Kimin hangi partiye oy verebileceğini, kendisi açık etmese bile, tahminde zorlanmazsınız.

Yaş itibariyle oy verme hakkı kazandığım ilk seçimden bu yana, yaklaşık 50 yıldır, oy kullanıyorum.

Elbette benim de bir siyasi görüşüm, kendimi yakın hissettiğim ve oy verdiğim partiler oldu.

Oyumu kullandığım partilerde çizgi değişiklikleri meydana geldiğini fark ettiğimde.. yolumu değiştirmekten hiç geri durmadım.

Sözün kısası oyum hiçbir partiye ipotekli değil.

Önemli olan ilkeler

Yazı hayatım boyunca dikkat ettiğim temel bazı ilkelerim var:

Demokrasi en mükemmel sistem olmayabilir, ancak içinde yaşadığımız toplum için en gerekli sistemdir.

Partiler demokrasinin temel direğidir; görüşleri bana ne kadar ters gelse de her partiye ve partiliye saygımı esirgemem.

Fikir ve fikri ifade özgürlükleri vazgeçilmezdir.

İnsanların görüşleri yüzünden hapisle cezalandırılmaları yanlıştır.

Gazeteciler ve aydınlar elbette yargılanabilir, ama tutuksuz olmak şartıyla…

Medya içinde yer alanların birbirlerini kıyasıya eleştirmesi, yanlış gördüğünde üzerine gitmesi doğaldır; birbirlerine hoş olmayan sıfatlarla hitap etmemeleri şartıyla… Medyaya dışarıdan müdahale ise yanlıştır. Esas olan sağlıklı bir rekabet ortamının bulunmasıdır.

Geriye dönük bir tarama, yukarıda saydığım temel ilkelere, kalemi elime aldığım ilk günden bu yana saygı gösterdiğimi ortaya koyacaktır.

Partilere yakınlık ve uzaklığımı da.. genellikle.. onların bu ilkelere yakınlığı ve uzaklığı belirliyor.

AK Parti ve ben

AK Parti 28 Şubat’ın ve askeri vesayetin etkisini hala sürdürdüğü bir dönemde kuruldu.

Kuruluş ilkeleri ‘herkese özgürlük, herkes için demokrasi ve insan hakları’ olarak özetlenebilir.

Tayyip Erdoğan’ı siyasetin dışına iten, ona destek çıkan kalemlere gün yüzü göstermemeye kararlı bir ortam vardı ülkemizde ve o ortamda ben de TCK 312. maddeyi ihlâl gerekçesiyle Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) yargılandım.

Mahkeme sürecinde her duruşmama destek amacıyla benimle birlikte katılan meslektaşların bazıları bugün cezaevinde. O meslektaşlar, kalemleriyle, uzun yıllar AK Parti’ye de destek vermişlerdi. Bu durum benim için üzüntü kaynağıdır.

Benim yargılandığım günlerde, pek çok akademisyenin üniversitelerden ilişkileri dönemin ‘aykırı’ bulduğu görüşleri yüzünden kesilmişti; bugün o akademisyenlerden bazısı rektör konumundalar.

Şimdi de başka akademisyenler, bu dönem tarafından ‘aykırı’ bulunan görüşleri sebebiyle görevlerinden uzaklaştırılıyor…

Eski dönemin mağdurlarına sahip çıkmakta o zaman tereddüt göstermediğim gibi.. yerlerinden edilen akademisyenlere reva görülen muameleyi bugün de içime sindiremiyorum. Eleştiriyorum.

Acaba benim mi yerim değişti, yoksa geçmişte mağduriyete uğrayanların bazılarının şimdi yapılanları göremeyecek kadar gözleri mi bozuldu?

Kusura bakılmasın..

15 Temmuz gecesi ülkemiz hâin bir saldırıya uğradı; o hâinliği yapanlara göz açtırmayacak cezalar uygulanmasına kim itiraz edebilir? Ancak sayıları 150 bini bulan kamu görevlisinin askeri darbe girişimiyle irtibatlandırılarak kovulması, yarısının yargılanması, yargılananların tutukluluk hali.. buna herhalde itiraz edilebilir…

İnsanlar hata yapar; her hatayı cezalandırmak gerekmez.

Referandum konusuna gelince…

Türkiye Cumhuriyeti 150 yıllık parlamento geleneğinin sahibi. Meclisimiz ‘gazi’ unvanını İstiklâl Savaşı’nı bizzat yürüttüğü için kazandı. Doğru olan, hataları varsa düzelterek, bu geleneği sürdürmektir.

Gelenekten vazgeçilebilir elbette; ancak yerine konulacağın bize uygunluğuna aklımızın yatması şartıyla…

Akıllar getirilmek istenen sisteme yatıyor mu?

Benimki yatmıyor.

Gördüğüm kadarıyla.. değişikliği isteyen kişi/lere saygı ve sevgileri devam ettiği halde.. çevredeki pek çok kişinin de.. gönlü yatsa aklı yatmıyor.

Referandum günü sandıktan arzu edilen sonucun çıkmama ihtimali en az çıkma ihtimali kadar…

Sağlıklı kamuoyu yoklamaları da buna işaret ediyor zaten.

Birkaç bin oy farkla “Evet” sonucu çıkınca.. değişecek sistem.. kimseyi memnun etmeyecektir; çıkarmak için olağanüstü gayret sarf edenleri bile…

Herhalde bu kadarcık bir uyarıyı yapmaya hakkım var.

Sitem benim 10. köyüm..

Görüyorsunuz, kaçmaya hiç niyetim yok.

10. köydeyim ve artık burası (fehmikoru.com) benim kendi köyüm.

Ben de, etrafıma bakıp, Henry David Thoreau gibi, “Sizler neden burada değilsiniz?” diye soruyorum.

Son bir not: Trolleri yenmenin yolu.. onlara aldırmamaktır…

ΩΩΩΩ

77 YORUMLAR

  1. Fehmi bey değişikliğe karşı olmanızı sadece gelenek ve gazi meclis gerekçesine dayandırmanız olaya duygusal yaklaştığınız görüntüsü veriyor. Milletin doğrudan en az yüzde 50 oyla seçtiği kişi ve ekibinin yönettiği, başka vesayet kurumlarının olmadığı bir sistem bize neden uygun olmasın.

  2. 79 milyonu ilgilendiren bir anayasa değişikliğini birkaç kişi hazırladı. Sistem kuvvetler birliği getirmektedir. Bütün yetkiler cumhurbaşkanında toplanacaktır. Yürütme tek elde toplanabilir sorun değil ancak yasama ve yargı dolaylı olarak tek adama neden bağlanır?

  3. Saldırılar içün acil cdn kurula, olmadı bir bilene danışıla, daha olmadı kurşun dökülüp, nazar boncuğu takıla fakat hiti bile daha doğru düzgün oturmamış siteye bu saldırı neden ola ki sultanım bu dahi acilen Ertuğrul’a sorula!

  4. Sosyalist ve liberal akademisyenler KHK’ya uğrayınca yer yerinden oynadı. Hükümet suçu YÖK’e attı. YÖK döndü üniversitelere attı. Hemen düzelteceğiz bile dedi Başbakan Yardımcısı olacak siyasi. Kimse sahip çıkmıyor yaptığına. Bu siyasi islamcılarda azıcık mertlik olmadı hiçbir zaman. Hep mıy-mıy hep kıytırık hareketler. Ne varsa gene sosyalistlerde var, insanlık da mertlik de.

    FETÖ diye yüzbinler kıyıma uğruyor, yok bir tane Allah’ın kulu çıkıp, ya bu adamlar öğretmen, memur, şu bu. Darbeyle ne alakaları var, durun hele demiyor, diyemiyor. Vardır bir şey diyorlar. Hatta yer kapmak için çevresindekileri ispiyonluyorlar. Yukarıdan en tepeden emir öyle geliyor çünkü. Bu çirkefliğin, insanlık dışı uygulamaların hesabını nasıl vereceğiz diye düşünmüyorlar. Bunları söyleyince, ama 15 Temmuz bak diyorlar. Biz hele bir atalım satalım da, sonra düzelir ilerde diyorlar. İyi de iki yanlış bir doğru yapmıyor. Siz devletseniz adaletli olmalı ve hukuka uymalısınız. Karşınızdaki katil bile olsa. Ama yok, yalakanın biri çıkıyor ve diyor ki çocuk da olsa işkence yapılmalı konuşturulmalı (Reyna katilinin çocuğuna). İnsanlık diye bir şey kalmamış bu namertlerde. Ne hukuku ne adaleti arıyorsunuz.

  5. Fehmi bey
    Öyle zor zamanlar yaşıyoruz ki toplum olarak.
    Doğru nedir ? Asıl gaye nedir? Güzel ülkemde neler oluyor.
    Kimi öyle kimi böyle kimi şöyle diyor. Güvenilir yazarlara her zamankinden fazla ihtiyaç var. Eskiden bi gazete birde haberler vardı şimdi herkes herseyi anında öğrenebiliyor. Bu sebeple yaşanan bilgi kirliliği de cabası.
    SÖzüm o ki
    Bu bilgi kirliliği içinde yıllardır takip ettiğimiz güvenilir kişi bir siz kaldınız. Umarım her şey güzel olur. Allah doğrudan yanadır. Bedeli ne olursa olsun.

  6. FEHMİ BEY. SİZİ YENİŞAFAK TA YAZDIĞINIZ YILDAN BERİ TAKİP EDER, TAKDİR EDERİM.
    BU ÜLKENİN ÖNEMLİ ENTELLEKTÜEL VE BANA GÖRE ÖNEMLİ BEYİNLERİNDENSİNİZ.
    SÖYLEDİKLERİNİZE SONUNA KADAR KATILIYOR BÖYLE BİR ZAMANDA DİLLENDİRME CESARETİNİZ İÇİNDE TEBRİK EDİYORUM.
    MALESEF ÜLKEMİZDE KORKU İMPARATORLUGU KURULMUŞ, KİMSE FİKRİNİ DAHİ SÖYLEYEMİYOR.BENİM CEVREMDE HEMEN HERKES BÖYLE.BU NORMAL OLSA BİLE TOPLUMUN ÖNDE GELEN DÜŞÜNÜRLERİ, YAZARLARI ,CİZERLERİ VS. NEDEN KORKUYORLAR. NEDEN BU KADAR ZULME GÖZ YUMUYORLAR.BU İNSANLARIN HEMEN HEPSİ AK PARTİYE OY VERMİŞKEN ŞİMDİ BU MAGDURLARI CHP NİN SAVUNMASI VİCDANLARI RAHATSIZ ETMİYOR MU…

  7. Gariplerin ve Masumların sesi oldunuz dilsiz şeytan da olmadınız..Allah tüm hesapları bozar inşallah yurduma huzur ve barış gelir inşallah..Ahiret yurdunda Fehmi Koru bey bizim gibi kimsesizlerin hakkını savundu ŞAHİDİM diyeceğim inşallah..

  8. Sayın Fehmi Bey;Sizi, zaman gazetesi günlerinizden bu yana sıklıkla takip ediyorum.Rahmetli babacığım sayesinde sizi tanıdım.o zamanlar genç ve okuduklarımı çok da anlamazdım.Ama şimdi hangi konu ile ilgili bir tereddüte düşsem açıp yazılarınızı tekrar okuyorum.yaşım 42 ve benim tanıdığım yazar (Fehmi ağabey) hala aynı,çizgi hala aynı, ve hep yüksek zeka ürünü cümleler… sizi anlayan anlar,size şimdi ithamda bulunmaya çalışanlar,itham kelimesinin manasını bundan yıllar yıllar önce sizden öğrendiklerini unutmuşlar,unutmuşlar da bi de… saygılar

  9. Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
    Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
    Biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım! …
    -Boğamazsın ki!
    -Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
    Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
    Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
    Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;
    Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!
    Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
    Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
    Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
    Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
    Adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım. Mehmet Akif Ersoy Fehmi bey Allah siz ve sizin gibi dik duran ve menfaat gazeteciliği yapmayanlardan razı olsun. 28 Şubat sürecinde cok sıkıntılar cektim ama diyebilirim ki 28 Şubat surecine rahmet okuttular.

  10. Fehmi bey Allah razi olsun kalaminiz sağlıklı ve uzun yaşamasi dileklerimiz ve dualarımız sizinle.Doğru söyliyeni dokuz köyden kovarlar onuncu köy onun gerçek kalesi olduğunu görenler paniklediler.10.Köyu yıkmak için kirlenmiş elleri ve ağızlarından akıtıklarını ……. buraya yazmaya benim ellerime yakışmadığı gibi bu siteninde şanina yakışmaz. Onlar ne yaparsa yamsın bu siteleri çökertemiyecekler. Son üç günde ne kadar başarılı oldular? Sadece yazdığımız yorumlari engellediler ve de Türkiye saat ile bu sabah ABD saat ile dün akşam siteleri kilitlediler.
    Fehmi Koru “Okurları” günü birlik ve tek tip menfatları gereği renk değiştiren değil her görüşden uygar insanlar oldukları için her zaman onu arar bulurlar. Ne oldu benim yorumlarım iki gün gitmedi ve dün akşam Sayın Koruyu okumadan yattım. Bugün gene burdayıım.
    Selamlar sağlıcakla kalın.
    Not:Taha bey yorum gönder de gene sorun var

    • Nurdan Hanım merhabalar,

      1-2 gündür, siteye siber saldırı gerçekleşiyor. Yayın kesilmesin diye aldığımız önlemler, websitesinin düzgün çalışmasını engelleyebiliyor.

      Siz yorum yolladığınızda bana ulaşıyor, ancak yorumunuz beklemede mesajını siz görmüyorsunuz. Umarım saldırılar biter ve normale döneriz diye ümit ediyorum.

      Saygılarımla

      • Ben yöntemini buldum son iki yazım ulaşti.Bende biliyorum saldırıları benim telefonuma uyari geliyor ve yorumum siliniyor size olaşmiyor.
        Ahmet bey suç babanızda, haksızlıklari alkişlamak yerine karşı çıktığı için,ikide bir Ocakmedaya ve buraya saldıriyorar😊
        Allaha emanet olunuz.

        • Teşekkürler Nurdan Hanım,

          Saldırları kim ne için yaptırıyor bilemiyorum.. Tespit edilemiyor nereden geldiği.. Bu konuda bilmeden bir yorum yapmam doğru olmaz.

          Yoluna girer en kısa zamanda inşallah. Tesellimiz, yayın kesilmiyor en azından.

          Saygılarımla

          • Ahmet bey bende dün yorum yapmıştım size ulaşmadı. Allah yardımcınız olsun. Siteyi ziyaret etmek Fehmi beyin yorumları ve yorumcuların yorumları gayet iyi geliyor. Boş işlerle uğraşanlar karanlığa ışık yakmaya çalışanlara engel olmaya uğraşıyorlarda inşaallah başaramıyacaklar.

  11. Hayatım boyunca düşünsemde aklımın ucundan geçmeyecek günler yaşadım. Ama insan oğlu herşeye adapte oluyo ve aklının sınırlarını zorlasada kaldırabiliyo bazı şeyleri. Şu günleri yaşadığıma inanamıyorum diyemiyorum çünkü inancım kuvvetliki yıllardır hep sabrın ne kadar büyük bi nimet olduğunu biliyorum ve sabrediyorum. İnsanların bu kadar vicdansızlaşacağını müslümanın müslümana bu kadar vicdansızlaşacağını görüyordum ama kendi ülkemde bu kadar vicdansızlığın olabileceğini düşünmüyodum. Fehmi Koru gibi yazarlarımızın bu vicdansızlıklara karşı korkmadan tepki göstermeleri yüreği yanan masumlara bi nebze teselli oluyor. Umarım ayağımıza takılan çelmeden sonra uzun süre yalpalamadan doğrulabiliriz.

  12. “Rabiyessir,velatüassir,Rabbi temmin bi”l hayır.”
    Hemen mealini yazayım,bazıları dini ,”hayı”r probagantısına alet ettiğim sanabilir.
    Bu ihtiyara ihtiyaç yok;o işi hoca efendiler yapıyordenilebilir.
    Cami kürsülerini kimileri miting kürsüsüne çevireceklerdi ki..
    Ümraniyeli hoca sıkışınca kelime-i şehadet getirince islamiyetin özüne dönüldü.
    Sadede geleyim.Duamızın türkçesi:”(işlerimizi) Rabbim! kolaylaylaştır zorlaştırma.Rabbim hayırla sonuçlandır.”
    ***
    Fehmi olmayanlara(iki manalıdır.)gelince..
    çok az düşündüğümüz,Yüce Rabbimiz tarafından tescil edilmiştir:”NE AZ DÜŞÜNÜYORSUNUZ,NİÇİN AKLETMİYORSUNUZ?”
    Artık bu ilahi ihtar akledilinir mutlaka.
    Birlikte düşünelim
    Başbakan”ın “resmileştirmek”ten bahsettiği durum,konumdan kasıt neydi?
    Kaç yıldır,adı konulmamış fiili durum,yani dolaylı başkanlık yönetimi..
    yiğidin hakkı ketmedilmez
    Sayın Cumhur başkanımız partiyi kuruşundan bugüne kadar kendisini kabul ettirdiği milyonlar tarafından
    yani partilileri tarafından,”reis” simgesiyle mutlak hakim başkan değil miydi?
    Partisi tekbaşına iktidar,kendisi de kesin muktedir değil miydi?
    Çakışan,sonra,ayrışıp paralel olan,nihayet düşman kardeşler olarak zıt doğrular haine gelen ikilinin,cicim yılları yani “çakışan doğurlar”döneminde elbirliğiyle ana yol temizliği ve dizaynı yapılmamışmıydı?
    “Ne istediler de vermedik” süreci sonrası ne istedi de yapamadı mutlakiyet yıllarına gelindi.
    ***
    Pekaz kişiye nasibolacak,sonderece avantajlı Başbakanlık ve saraykavramıyla bütünleşen bir Cumhur Başkanlğı
    Yönetimde,hemde inadına istikrar vardıysa da,temsilde adaletin niceliği değil,niteliği tartışılabilir.
    Yıpranmadan günümüze kadar gelen ve güncelliğini koruyan “ainesi işidir kişinin lafa bakılmaz”özlü sözü gelsin
    Başarılı-başarısız 14 yıllık tek başına iktidar gidişi sonu masal tekerlemesini hatırlatıyor:”Az gittik,uz gittik dere tepe düz gittik;bir de arkamıza dönüp baktık ki bir arpa boyu yol gitmişiz!”
    Ekonomi uzmanların verdiği sayılar,Doları çıldırması,İşsizler ordusu,açlık sınırında bekleyen 9 Milyon yarı aç,yokluk sınırında ki 10 Milyon yoksul bu ülkede yaşıyor.
    Yani onların tuzları kuru değil,yaş..
    Tuzları yaralarına basılı olduğu için!..
    ***
    Bilseniz, bana, “be moruk onları bırakta sen kendi derdine yan” demeğe hakkınız olurdu.
    2100TL. emekli maaşımı Huzureviyle, babaları şimdi haybeden tutuklu, çıktıktan sonra işsiz mühendis olacak oğlumun ailesiyle yani torunları ve anneleriyle bölüşüyorum.
    Namaz çıkşı, camilerde para toplayanlara görünmemeğe çalışıyor, utanarak kaçıyorum.
    Dertleşmeğe devam etsek, yanlış anlaşılarak, “evet-hayır”denklemi üzerine varsayımlar kurulabilir.
    Fehmi beyi savunacak değilim, boyumu aşan saygısızlık olur.

    Genç Doktora NOT: Dr .olmadan önce dertten daha iyi anlıyordun! İki yazımı karantiye almanız acep nedendi?
    Kalbi muhabbetlerle selam ve dua..

    • Orhan Bey merhabalar,

      Halinizden anlıyorum, buna emin olun… Allah size sabır versin, zor günlerinizin bir an önce bitmesini, huzurunuza ve refahınıza kavuşmanızı dilerim.

      Dr. oldum ama bürokratik işlemler sürüyor. Bir koşturmaca içindeyim, bu ara eskisi kadar siteyle ilgilenemiyorum, burada yorumlar çok fazla birikti. Dünün yorumlarını da bugün onayladım, sizin yorumunuz onaylandı sanırım.. Biraz gecikmeli olsa da.

      Ben de eski günlerdeki gibi http://www.fehmikoru.com ve http://www.ocakmedya.com ile ilgilenmeyi özledim. 1 hafta daha yoğun geçecek,sonra eskisi gibi yakından ilgileneceğim Allah’ın izniyle.

      Ben de okuyucularla dertleşiyorum.. Sizin gibi.

      Saygılarımla.

    • Bir arpa boyu ileri gitti binlerce metre geri gitti.Allah dogrularin her zaman yanindadir.
      Zalimlerin yerini garantilemek icin sevdigi kullarini o zalimlerle imtahan ederki yanina gunahsiz gitsinler.
      Iyi gunler yakin olmasi dileklerimle,Allaha emanet olunuz.

  13. Çocuk yaşta babamı kaybettim ve hatırı sayılır bir geliri olmasına rağmen biz çocuklarına pek bir şey bırakmadı. Ancak aradan geçen 24 yıla rağmen babamla yolu kesişen kişilerle her karşılaşmamda hayır duası okuyarak sırf onun çocukları olduğumuz için saygı ve sevgilerini esirgemiyorlar. Yaşadıklarım karşısında şunu çok iyi anladım ki önemli olan husus gök kubbede hoş bir seda bırakmak. Asıl kaybedenler, bir nefeslik ömrünü maddiyat, makam ve çıkar için harcayanlardır. Başta Fehmi Bey olmak üzere, aklını bir siyasi partiye-cemaate-ideolojiye teslim etmeyenlere, çıkarına kul olmayanlara selam olsun. Aliya İzzetbegoviç’in dediği gibi “Tarihi insanlar yapmaz, tarihi Allah yapar; bizim için önemli olan; nerede durduğumuzdur.” Durduğunuz ve durduğumuz yer her zaman adaletin, vicdanın, iyiliğin olduğu taraf olsun. Allah bizi zulmedenlerden ve zalim olanlardan taraf kılmasın.

  14. Bazı fikirlerini paylasmasamda hergün fehmi koru yu tıkliyorsam bu fehmi koru nun farkını gösterir. Tarih her fikir adamını hakettiği yere getiriyor.Hatta muhalif bile olsalar pekçok yorumcu sizi ısrarla okuyor. Tartışmalar arasında en ufak bir küfür hakaret yok. Bu kadar işte. Gerisi teferruat.
    Not:686 no lu KHK ile ihraç edilen akademisyenler için hükümete destek veren medya dahil herkes cirpiniyor. Keşke daha önceki (gerçek)magdurlara da bir hak taninsaydi. Muhtemelen birçoğu yakında iade edilir. Adalet yada ceza gucluyede zayıfa da aynı uygulanmadigi sürece adalet değildir. Nitekim at izi it izine karışması meselesinin muhafazakâr camia yazarlaridan birinin bir tanidiginin magduriyetini sayın Cumhurbaşkanımız bildirmesi üzerine farkedildigini biliyoruz. İadelerin yine bu sesini duyuran camia yakınları için yapıldığıni seziyorum. Bu çok acı veren bir gerçek. Geçenlerde aynı anda ihraç edilen 13 kişinin aynı KHK da geri döndüruldugu haberini okuyunca şüphem daha da arttı.
    Allah adaletten ayirmasin duası ile bitiriyorum.

  15. Sayın Fehmi Koru yazılarınızı 1990 yılından beri, bazı yıllar ara versem de okuyorum. Sizin gibi okuyucusuna her daim katkı sağlayacağına inandığım bir yazarın Türkiye’ de fikirlerini açıklayacağı bir kanal, yazacağı
    ğı bir gazete olmaması medyamızın geldiği noktayı göstermesi açısından manidar. Ama öyle de olsa biz sizi 10. köyünüzden güvenerek ve inanarak okuyoruz.

  16. Sizi uzun yıllardır okuyorum hiçbir zaman çizginizden sapmadınız iftiralara boyun eğmediniz Allah doğruların yanındadır .Ama müslümanlar bu kadar zalim olmamalıydı Allah gün gelir mazlumların intikamını alır bugün zulme rıza gösterenlerdende alır ondan sonra üst akıl ararız .Allah sonumuzu hayr eyleye.

  17. Fehmi Baba tebrik ederim. Sen boyle dik ve dogru dur Allah da yardim eder aklini ve izanini kaybetmemisse kul da sana destek olur. Milletimiz cinnet geciriyor. Ufacik bebelere yapilan zulme bile olsun hak ettiler diyor.Biz böyle degildik! Ülkede 2 3 yildir iyiye guzele giden tek birsey gosterebilir misiniz?? TEK BİRŞEY! Muktedirlerin işleri kokuşmanin ustune kapatmak. Necaset alisan burunlar da bu laşenin kokusunu misku amber diye cigerlerine çekiyorlar. Allah halimize acisin bizi bu halden en kisa zamanda kurtarsin.

  18. sayın Ahmet taha bey,
    yorum yazdıktan sonra yorumunuz onay bekliyor olarak yorumları yayınlanmadan önce görebiliyorduk. hem ulaştığını görebiliyor, hem de bazen yorumumuza yorum ekleyerek ekleme yada düzeltme yapabiliyorduk. şimdi bunu göremiyorum. eskisi gibi düzenleme yapmayı düşünür müsünüz?

    • Didem Hanım merhabalar,

      Sitemize saldırılar oluyor son günlerde. Saldırıları engellemek amaçlı yaptığımız düzenleme, zaman zaman websitesinin düzgün çalışmasına engel oluyor. Saldırılar durunca, normale döndürüyorum.

      Siz yorumunuz onay bekliyor diye görmeseniz de, aslında yorumunuz onaylanmak için bekliyor.

      Umarım saldırılar biter demekten başka yapabileceğim bir şey yok gibi duruyor şu an için. Anlayışla karşılarsınız umarım.

      Saygılarımla,

  19. Neresinden bakarsak bakalım haklı ve yerinde bir yazı olmuş. Aylardır ne mahkeme ne soruşturma olmadan açlığa terk etmek kabul edilemez. Bu gemi bu fırtınada batar. Allah sonumuzu hayr eylesin. Teşekkürler Fehmi Bey…

  20. önce dünkü yazıya bir yorum yapmak isterim. akademisyenler gazeteciler sanatçılar bir ülkenin zenginliğidir. akademisyenler bildirisi gibi sorunlu bir metni yazabilen ve ona imza atabilenler bile sadece vicdanlarda yargılanmalıdır… hükümetin eli olduğu sanılan nice iş en çok hükümeti zor durumda bırakıyor en çok ona zarar veriyor. bu ihraçlar da olduğu gibi…daha önceki haksız olanlarında olduğu ihraçlarda olduğu gibi… zaman içinde karışıklıkların giderileceğini sanıyorum. maalesef çok karmaşık bir dönemden geçiyoruz…40 yıllık içiçe geçmiş üstelik özel eğitilmiş insanların ayrıştırılması gerçekten güç bir iş olsa gerek…

    yeni bir döneme giriyoruz. gerçi gireli çok oldu da çoğumuz yoğunluğunu şimdi şimdi fark ediyoruz…ülkeler fikirler ve tabii kişiler cepheleşiyorlar. bu sadece türkiye de değil bütün dünyada böyle. ülkeler gibi kişiler de yavaş yavaş ayrışıyor yeni saflar tutmak için de birleşiyor. mesela dersanelerin kapanma kararının ardından başlayan yüksek tempolu gerilimler sırasında pek çok kişi cemaatin olağanüstü güçlü olduğu savıyla ak parti -cemaat savaşını cemaatin kazanacağını iktidarın nefesinin yetmeyeceğini sanmış safını ona göre tutmuştu. iş 15 temmuza kadar geldi. halen devam eden savaşta bazı cepheler kaybedildiği için başta öngörülen zafer artık belirsiz olduğu için bazı kişilerin saf değiştirmesi şaşırtıcı olmaz. elbette bu the cemaatin rütbeli kısımları için böyle tabanını tamamen ayrı ele almak gerekir. bir kısmı savaşın ilk evresinde 17/25 gibi durumu anladı ve ayrıldı bir kısmının anlaması 15 temmuza kadar sürdü. kalan kısım için söyleyecek bir şey yok değil mi…bu noktada artık kimse için masumiyetten söz edilemez sanırım. durum açık ortada saflar açık ortada.

    bir paragraf alıntılarsak yazıdan
    15 Temmuz gecesi ülkemiz hâin bir saldırıya uğradı; o hâinliği yapanlara göz açtırmayacak cezalar uygulanmasına kim itiraz edebilir? Ancak sayıları 150 bini bulan kamu görevlisinin askeri darbe girişimiyle irtibatlandırılarak kovulması, yarısının yargılanması, yargılananların tutukluluk hali.. buna herhalde itiraz edilebilir…

    itiraz edilebilir masumların karışması asla ve kat’a kabul edilemez AMA 40 yıllık süreçte çeşitli kademelere yerleştirilen yüz binlerce bilinen ve ya kripto kalmış insandan bahsediyoruz. sayılar kimseyi aldatmasın. rütbeli kişileri zaten konuşmaya gerek yok asıl tabanı anlamak gerekir burada sıkıntı hükümete karşı olmakla devlete karşı olmak arasındaki çizgiyi kaybetmiş insanları ayırmanın güçlüğüdür bence. zira hükümete karşı olmak meşru iken devlete karşı olmak asla meşru değildir ve kabul edilemez. maalesef çoğu zaman bu çizgi görmezden geliniyor…
    kaçmak zaten herkese yakışmaz, korkaklara yakışır. her kesin inandığı bir davası olmalıdır. ve davasının arkasında durmalıdır. doğruluğuna inandığı sürece. ola ki yanlış bir davaya inanmışızdır yanlıştan dönmek te bir cesarettir ve büyük bir erdemdir.

  21. Sayın Koru özellikle 15 temmuzdan itibaren duruşunuz tam bir mümine yakışır tarzda Rabbim yazdıklarınızdan dolayı sizden razı olsun , Mazlumların ahı göğe çıkmış iken sağduyulu seslere gerçekten çok ihtiyaç vardı bunları çok kısık sesle duyabildik ancak siz ” durun kalabalıklar bu cadde çıkmaz sokak” diyerek okyanustaki madeira adasınının 90 millik deniz feneri gibi ortalığı aydınlattınız. Bunun için bir kez daha Rabbim sizden razı olsun diyeceğim . Tarih sizi ne olursa olsun hayırla yad edecektir. Gerçi Akp hükümetlerine kayıtsız şartsız destek verirken bu olabilecekleri ön görememeniz biraz düşündürücü olsa da bizler de aynı durumda sayılırız, zira gerek 2007 ve 2010 referandumlarında gerekse de 2011 genel seçimlerinde bunları destekledik .Büyük Birlik partililer olarak ta uzun müddet muhalefete muhalefet yapmak bahasına iktidarın yanında olduk amma 2014 yerel seçimlerinde Bbp gibi bir parti çıkmış !!! hitabına muhattab olduk. Demokrasi gereği Muhterem İhsan İhsanoğlu hocanın oğlu Ekmeleddin beyi destekleme kararı alınca hakkımızda söylenmedik kalmadı , amma bizler Şehid Muhsin başkanın arkadaşlarıyız ülkemizde tekrar kardeş kavgası olmaması için sabredeceğiz , sabredeceğiz . Rabbim sizi ve tüm inananları her türlü kötülüklerden muhafaza eylesin , güç kuvvet versin. Vatan ve milletimiz için en hayırlısı neyse onu nasib eylesin

  22. Geriye dönük yazılarınızı taramamızı tavsiye etmişsiniz ya. O yazılarınızı sizinde yeniden gözden geçirmenizi tavsiye ediyorum. Özellikle 7 Haziran ve 1 Kasım seçimleri öncesinde yazdıklarınızı. Yazılarınızın, tahminlerinizin ne kadar ” isabetli” olduğunu görüp haklı olduğunuza olan inancınız-“inancımız” artar mı?

  23. Allah rizasi icin “magdur var” demeyin diyen Numan Kurtulmuşa sesleniyorum. Allah rizasini hala gozetiyorsaniz komisyonu biran once kurun ve adil yargılamanın önünü açın. Adli idari sorusturma olmaksizin insanları işten atmak ne tabii hukuka ne de islam hukukuna uyar. Adalet tek kriter olsun.

  24. Özetle fikir hürriyeti. Aynı düşünmek zorunda değiliz aynı düşünen toplumlarda yenilik ve ilerleme olmaz. Hatadan beri değiliz. Hayal dünyasında yaşıyoruz. Yığınla sorunumuz var. Bölünme korkusu yaşadığımız kadar, bu korkuyu topluma yaymakla uğraştığız kadar birleşmeye harcasaydık şuan belkide başka konuları konuşuyor olurduk.
    Vatandaş hain olmaz olmaz olmaz. Hangi CHP li Ülkemizin geri kalmış, ekonomisi kötü, dışilişkilerde başarısız olmasını ister. Yok böyle birşey. Siyasi rekabet bizi birbirimize düşman etmemeli,
    Ülkemi çok seviyorum. Daha iyileri var ama ben ülkemi toprağımı herşeyden heryerden çok seviyorum. Geniş bir aileyiz ve gelecek endişesi taşıyoruz. Nasıl bir endişe? Ülkede terör sorunu var. Toplumun yarısının oyuna sahip iktidarımız kendisine oy vermeyenleri terörü desteklemekle suçluyor. Ekonomi iç açıvı değil. İnsanlar karın tokluğuna çalışıyor. Bir çok insan sosyal haklardan mahrum. Eğtim iyi değil. Cahillrrin feraseti hertürlü eğitimden bilimden daha değerli. Daha ne olsun. Bizim mutlu olmaya olamıyosak ta umutlu olmaya ihtiyavımız var. Bürokrasi istikametini hukuk ve hukuki hiyerarşiden ziyade, siyasi konjektürden alıyo. Hak olanı konuşamaz haldeyiz. İnsanlar yalakalık yarışına girmiş vaziyetteler.
    Psikolojimiz bozuk. Enerjimizi kendii içimizde harcıyoruz. Milli seferberlik toplumu tektipleştirmekle olmaz ortak değerlerimizi ön plana çıkararak olur. Yıllarını fikir işçiliğine harcamış bilim insanlarının, yazarların entellektüellerin savrulmaları, yönkerini kaybetmeleri çok acı verici.

  25. Sayın Koru , 

    Yorumda genel yazdım.  Ama özelde bilmenizi istedim. Merimder e yerimizi verdik ki fakir fukara çocuklar yurt ta kalsın.  Kuruldugundan beri yurt işletmemişler biz bunu yapamayız demiyorlar da oyalıyor. 

     Dernek yönetiminin derdi bürokratlar ve siyasiler ile biraraya gelip kamu kurumlarının ihalelerine girmek.işadamlarıyla bürokratları biraraya getiren kahvaltılar düzenleyip para toplamak.   Kurmaca fotograflar ile facebook üzerinden yalan yanlış bilgilendirme yapıyorlar  Olmayan arapça kursu varmış gibi. 1500-2000 lira harcanan yıl da bir pilav günü masrafı 70-80 bin lira harcanmış gösteriliyor. Kaç üyeniz var ? kaç para gelirsiniz var?  kaç öğrenciye burs veriyorsunuz?  diye sorulduğunda sorular hava da kalıyor.  Binayı boşaltın kardeşim siz bu işi yapamıyorsunuz dediğinizde FETÖ cü diye çamur atılıyor. Bunların şerrinden korkup bu tepkiyi vermesemiydim. Ya haksızlığın karşısında susan dilsiz şeytandır ikazı ne olacak ? 

      Selam ve Saygı ile Allah a emanet olun. 

    M. Münir Salt

    Not Eski il başkanı Abimin iddianamesi kabul edildi. Hiç bir somut belge ve delil yok. Aslında savcının polisin yüzüne çarpması gereken bir soruşturma dosyası. 7 aydır içerde. 27 Nisan ayına gün verilerek eksikleri siz tamamlayın diyor. Evde kasada bulunan bir kagıt üzerinde kimin ne kadar altın taktığı na dair bir not için emniyetin değerlendirmesi şu. Hayatın dogal akışı için de böyle bir not tutulduğu görülmemiştir. Bu olsa olsa himmet toplamının özetidir. Hep bu tip yorumlar. Şüpheli olmasını gerektiren tek olay daha önceden tanıdığı ve Fetö cü olmasına ihtimal vermediği ayyaş beynamaz Garnizon komutanını darbe akşamı araması ve ne oluyor diye sorması.  Bunun da teknik izlemede tespit edilmesi. Zira 15 temmuz gecesi darbeci  askerler ile siviller arasındaki tüm telefon görüşmesi tarafları darbeci olarak yaftalandı
    İnfo@fehmi koru adresine bu yazıyı iki defa gönderdim. Red cevabı geldi bilginize.

  26. fehmi̇ bey yillardir yazilarinizi okuyorum fi̇ki̇rleri̇ni̇z bana yol gösteri̇yor bende üzülerek görmekteyi̇mki̇ ülkemi̇z i̇yi̇ye gi̇tmi̇yor her anlamda. bugüne kadar yaşadiğim tüm seçi̇mlerde oyumu fefah parti̇si̇ ve akparti̇ye verdi̇m i̇lk defa ve üzülerek bu kez referandumda kararli bi̇r şeki̇lde hayir oyu vereceği̇m umarim bi̇zi̇ yönetenler bundan bi̇r ders çikarir.

  27. Allah razı olsun Fehmi Koru. Ben de 28 Şubat mağduruyum. Başörtülü olarak öğretmenlik yapamadım. Bugün yapılanlar aynen 28 şubatı da geçti. Bugüne kadar bir Ak partili olarak bunlar canımı yakıyor. Bize bu haksızlikları yapmak yakışmaz. Müslüman adil olur.
    Ağlarım ağlatamam, hissederim söyleyemem
    Dili yok kalbimin bundan ne kadar bizarım
    Hayırlı cumalar

    • çokkkk güzel şiirdir…..”bilirim yağmur gözlüm bilirim”
      Konuya gelince;
      belki biz göremeyeceğiz ama Gelecekte,geriye bakıldığında aklı ve vicdanıyla hareket edip Hakkı tutup gözetenler(örnek Tabiki Fehmi Korugibiler) gerektiği değeri görecek. Bugün müslüman olduğunu iddaa edip susanlar bu zülme ortak olanlar Düşünce özgürlüğüne vurulmuş prangalarıyla hatırlanacaktır.Ve ozaman yanlarında menfaat destekcilerini bulamayacakları için yine bugünün acıyı ,derdi çekenlerinden yardım isteyecekler.
      .Bundan hiç şüphem yok.. Allah’a inandığım kadar inanıyorum bu doğruya…
      Kendim için istediğim özgürlük; benim gibi düşünmeyenin işine yaramıyorsa napayım öyle özgürlüğü.
      28 şubatın ezilenleri bugün eziyorsa çekilen acılardan hiççç ders alınmamış demektir.
      Bu da insanın aklına herşey bize(müslümanlara) müstehakk dedirtiyor tabiki….

      Not:hukuk kurallarına göre cezayı gerçekten hak edenler de bir an önce cezasını bulsun, masumlara acı çektirilmesin. Allah masum olanların biran önce özgürlüğüne, işlerine kavuşmasını nasip etsin.

  28. Korkma, titre-me, arkanda kimse olmasa da,

    ‘Doğru’ adına gidilen yolda, kimseyi yolda bırakmaz, Hak.

    Akif Beki, …‘Koşun muhafızlar Fehmi Abi kaçıyor’.

    Muhafızlaaar!

    Varacağı yer, arka planında tahakküm, tahdit (sınırlama), kişi hürriyetini kısıtlama olan düşünce..

    Muhafızlaaar!..

    Beki, …’’Tövbe ve temyiz yolu kapalı olacak, dünyasını kararttığı gibi ahiretini de yakmış sayacaklar.’’

    Bir de kişinin ‘ahiret’i adına hüküm koyuyorlar ya..

    Aman Allah’ım! … bu ne haddini bilmezliktir.

    Adın ve ‘din’in siyasete, ‘mansıp’a ermeye hiç bu kadar alet edilmemişti.

    Adına, hüküm koymak…

    Sonuna kadar açık tuttuğun ‘tövbe kapını’ kapatmayı, ve senin adına hüküm koymayı, kendine hak! görmek. …bu ne cüret.

    Nasıl da savruldular böyle? Yazık, yazık, çok yazık.

    ‘Amiral gemisi’nin güvertesinden hiç inmeyecekmiş gibi, geldiği sokakları unutmak..

    Bir gün dönecek olsalar FK köyüne.

    Kapı hep açık tutulup,

    O köyde, köyün en organik gıdaları ikram edilecek kendilerine.

    Ben böyle görüyorum.

    • Fehmi Bey:Fikirlerine değer verdiğim ve güvenerek yazılarını takip ettiğim ender gazetecilerden biri de sizsiniz.Özellikle bu günlerde, doğruya doğru; yanlışa da yanlış diyebilecek onurlu fikir adamlarına ihtiyaç vardır. Devlet kinle, nefretle yönetilemez. Devlet adaletle yönetilir. Adalet olmadıktan sonra; rejimin adının şu olması, bu olması bir şey ifade etmez. Saygılarımla…

  29. Nasıl böyle bir algı oluşturuldu anlamakta zorlanıyorum.Bu operasyonun AK partiye yönelik olduğunu görmemek anlaşılır gibi değil. Biz bu oyunu müteaddit defalar gördük.
    Gerçekten muhteris hain ve satılmış suçlular var. Bunlar gerekçe gösterilerek arazilerimizi çoraklaştıranlar var.Senaryo hemen hemen aynı renklerin tonu farklı…
    Rabbim sonumuzu hayretsin

    • bu operasyonun ak partiye yönelik olduğunu düşünmek anlaşılır gibi değil. insanların karşılarında duran arabaya bakıp bakıp, “bu işte bir yanlışlık var. bu karşımda duran araba gibi görünüyor. aslında bu güzel bir at” demesinin mantığını çözebilmiş değilim. Ak parti dediğin Tayyip Erdoğan. o da bu işten rahatsız olsa zaten kimse bunları yapamaz, yapmaya cesaret edemez, aklından bile geçiremez. Durum bu kadar açıkken, hala yapılanların ak partiye operasyon olduğu nasıl düşünülebiliyor?

  30. Sevgili Fehmi KORU,
    Geçmişte yazılarınızı hiç kaçırmadan okuyan biriydim. Yazılarınızı kendimden kaynaklanan nedenlerle uzun zamandır okuyamıyordum.Bir kaç gündür tekrar okumaya başladım. Bu kadar uzun aradan sonra , köprünün altından herkes için çok sular aktığını gördüm. Herkesin hala kısır tartışmalardan kurtulamadığını üzüntüyle izledim.Ülkemizin dünkü yazınızda belirttiğiniz gibi sürekli tekerrür eden bir tarihin içinde olduğunu, acılar içinde gördüm. Fehmi KORU neden ayrı düştü bu camiadan diye internete yazdım. Cem KÜÇÜK’ÜN sizinle ilgili bir yazısını gördüm.Sonuna kadar okudum.Hani şu sizin Aydın DOĞAN’ın yatında gezdikten sonra saf değiştirdiğiniz yazısını… Acım katmerlenerek artmaya devam etti. Neden dedim : Cem KÜÇÜK böyle yazmış , acaba söylenenler doğru mu ? Bu insanlar yıllarca aynı cephede mücadele etmediler mi ? Bir birleri hakkında neden bu kadar acımasızca , insafsızca yazı yazıyorlar diye içimden geçirdim.Fehmi Koru kendini bir yat gezisine satmış mıdır ? Sonra neden hiç kimseyi okumadığım aklıma geldi. Cevabını kendimin de bilmediği o soru birden yanıtlandı.İşte tamda bu kafa karışıklığından okumamıştım. İyi ki de okumamışım dedim.İnsan bazen kendi kendine kalınca Yoga gibi, İnzivaya Çekilmek gibi daha sağlıklı düşünebiliyor.Sonra şu soru geldi aklıma seçimlerimi ben mi yapıyorum yoksa Siyonistler mi ,Amerikalılar mı Ruslar mı ?Eskiden ne zaman başımız sıkışsa suçu onlara atardık ya…Şimdi onlar yoktu.İyi bildiğim Fehmi KORU birden hain oluverdi. Başkanlık sistemine yürekten katıldığım için oy vereceğimden, konuşmaları bana çok yerinde gelen Cem KÜÇÜK onu karalıyordu.Cem KÜÇÜK kimdi ? Mehmet Akif BEKİ kimdi ?Fehmi KORU nasıl olmuştu da bu hallere düşmüştü. Zira dost düşman kabul eder ki adamın kafası çalışıyordu. Düşüncelerim birden yeniden allak bullak oldu.Keşke okumasaydım dedim kendi kendime. Zaten ortada Siyonistler yoktu. Amerikalılar’da Ruslarda bizi artık kontrol edemiyorlardı. Öyleyse nedendi bütün bunlar ?Bizi bu sefer kim karıştırıyordu. Ben kimin yanında saf tutmalıydım. Çünkü biz geçmişten alışıktık biz ve diğerleri olmaya.Ya benim olacaktın yada kara toprağın .Ortası yoktu.Yazınızı okuyunca 10. köyün en iyisi olduğuna karar verdim.Bu köyde kimseye minnet etmiyorsunuz. İstediğinizi istediğiniz gibi değerlendiriyorsunuz. Bugün yukarıda sizin söylediklerinize yurekten katılıyorum. Cem KÜÇÜK’ün Başkanlık ile söylediklerinede.İnsan böyle olmalı bence.Ben sizi sadece yazılarınızdan tanıdım ve sevdim. Yazınızı ilk gördüğümde içimden bu sayfadaki tüm reklamlara tıklamak geldi. Tıkladım da .Belki size küçük bir desteği olur diye.Bizler millet olarak böyleyiz. Bir birimizin eksiklerini tamamlamalıyız.Suriyelilere 25 milyar dolar yardımı Allah için yapıyorsak ki yapmalıyız.Fehmi KORU için ben birey olarak reklam geliri olsun diye tıklamak zorundayım. Her gazetede yazabilecek bir insansınız.Birikimlerinizden neden bu ülkenin insanları yararlanmasın.Başkanlık sisteminde sizinle tamamen farklı düşünüyorum.Ama bu sizi sevmeme engel değil. Erdoğana’da geçmişte Çözüm süreci içinde çok çok kızmıştım. Bugün beni bu yazımdan tutuklatmaması hariç her durumda kendisine oy vereceğim. MHP ‘li olmama rağmen uzun zamandır kendisine oy veriyorum.Kardeşlik bunu gerektiriyor.Ben psikoloji eğitimi aldım.Çocuklar üzerine çalışıyorum.Çocuklar hata yapıyor.Hemde yenilir yutulur hatalar değil. Bir imamın oğlu homoseksüel oluyor. Babası diyor ki : Ne yapmamı öneriyorsunuz.? Biz ona senin değerlerin ile tamamen zıt olan bu çocuğu eve götür ,yemek verme , evden at demiyoruz. Dememeliyiz! ”İnsan hata yapar; her hatayı cezalandırmak gerekmez”.

    Neyse ki artık eskiden öğretilen devlet büyüklerimiz en iyisini bilir efendi sözleri de kalmadı. Her kes yorumcu,Herkes Gazeteci. Ben Bile!
    Sevgili Fehmi Abi ,
    Attan düşmedik yiğit olmaz olmazmış. Yerinizde durmanız beni mutlu etti. Aydın DOĞAN gibi yatımız yok! ama Erdek’te Küçük bir Restoranımız var. Yolunuz düşerse bekleriz.

    • Metin bey, Yorumunuzu okudum ve çok beğendim Elinize sağlık. bir MHP’li olarak aynı duyguları paylaşıyoruz. Fehmi Koru hakkında da aynı duyguları paylaşıyoruz.

  31. selamlar.zamanın da sizin de yanlışlarınız oldu. özellikle milli mücadelecilere karşı yapılan haksızlıklar içinde oldunuz.
    lakin bugün uğradığınız baskılar karşısında yanınızdayım.

  32. İnsanlığın ve vicdanın öldüğü zamanlardayız. Her geçen gün adaletin var olduğuna olan inanç zayıflamakta. Farklı görüş ve düşüncenin birlikte yaşayacağı toplumsal zemin de kaymakta.
    Bu bir travma bir cinnet haline geldi. Bu ülkenin insanlarını kıyıp bir kenara atıyoruz. Ya bizdensin ya da öteki mantığıyla ülke ve millet olma şuurundan hızla uzaklaşıyoruz. Sistem ha bire komplo ve hain üretiyor. Kazanmak yerine kaybediyoruz.İnsanlar bu ülkede yaşama idealini kaybettikçe bu ülke kaybediyor. Çabuk harcıyoruz değerlerimizi. Bir gecede bir KHK ile onca değeri kaybedip umut ve yuva yıkıyoruz. Artık şunu anlamalı tüm toplumsal ve siyasal gruplar bu ülkede adaleti yaşatamazsak bu ülkede yaşama idealini de yaşatamayacağız. Geçmişten günümüze gelişen olaylardan herkes ders çıkarıp devleti bir grup veya cemaate değil farklı düşünen herkesi kucaklayan bir anayasa ile adaleti tesis etmeliyiz. Yoksa her gelen bir öncekinden intikam almak için devlet gücünü araç olarak kullanacaktır. Ne kadar da uzağız bunlardan…

  33. Sayın Fehmi Koru 9 köyden de kovulmanız doğru yolda olduğunuzu gösterir.Satılık kaleminizin olmadığını gösterir, Allah yardımcınız olsun yüreğinize ve kaleminize sğlık

  34. vellezine hüm li emanatihim ve ahdihim raun onlar ki, emanetlerine ve verdikleri ahde riayet ederler … وَالَّذينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَ.
    Mümin süresi 8 .ayette işaret edilenlerden olmak ne güzel. Elesti bi rabbüküm denildiğinde be la dedikten sonra her vakit namazda istikamet üzere olmayı istemek ve olmaya gayret etmek. Bunlar imtihan şekilleri.
    Ya eyyuhâ-lleżîne âmenû lime tekûlûne mâ lâ tef’alûn(e). Abdülbaki Gölpınarlı Meali. Ey inananlar, ne diye yapmayacağınız şeyi niye söylersiniz ikazına dikkat etmek .
    Maalesef Allah ile aldatanların var olduğu bir dünya da yaşıyoruz. Öyleleri vardır ki yaşantısında Allah teala nın ögütlerini kulak arkası ettikleri belli . Onların hali belli. Ya bu tavsiyeleri emir telakki etmesi gerekenler ? Üzüntümüz burdan kaynaklanıyor. Yüzlerine bu gerçekleri haykırdığınız da arkanızdan yalan yanlış isnatlarla dedikodusunu yapanlar. Tek tesellimiz “”Kararını verdiğin zaman da artık Allah’a dayanıp güven. Çünkü Allah … Eğer sizi bırakıverirse, ondan sonra size kim yardım eder?”Kim Allah’a güvenip dayanırsa, Allah ona yeter.” (Talâk: 65/3)
    Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler; maide 54.

  35. Sayın Koru,
    Dün akşam ki Şirin Payzın’ın sunduğu CNNTÜRK’ teki “neler oluyor” isimli programı izlediniz mi bilmiyorum, sizin tereddütlerinize cevap olacak açıklamalar, Mehmet Uçum tarafından yapıldı. Tavsiye ederim.

  36. Cok sevgili Fehmi Koru
    Yazinizi hüzünle okudum.
    Gelişmiş ülkelere baktığımızda insanların arasında ki ilişkilerin, hoşgörünün, nezaketin gelişmiş olduğunu çok kolay görebiliriz. Dünyafa kültür seviyesi yüksek toplum olup ta geri kalmış bir ülke varmıdır bilmiyorum.
    Ülkemi ve insanlarını çok seviyor ve saygı duyuyorum. Size hakaret eden troller bu ülkenin güzel insanlarını yansıtmıyor. Yazılarınızı 90 lı yıllardan beri takip ediyorum. İyiki varsınız. Sizin gibi keşke daha çok yazarımız olsa ve yazsa.

  37. Fehmi Bey’i Zaman’da, Yeni Şafak’ta, Star’da hep okudum. Hikmet Çetinkaya ile, Emin Çölaşan’la polemiklerine şahit oldum.
    Milli Gazete’de bulunduğu dönemden pek bir şey hatırlamıyorum.Yeni Devir’de de herhalde bulunmuştur ama oradan da aklımda kalan bir şey yok. Son dönem Haber Türk’teki yazılarını biraz az okudum. İşin doğrusu yazarım nereye giderse ben de oraya giderim diye bir takıntım yok.

    Herkes durduğu, duracağı yeri belirleme hakkına sahiptir. Hiç kimse zorla bir yerde durmaz, durdurulamaz. Ancak durulan yerler isabetli, ya da isabetsiz olabilir. Bu da biraz zamanla anlaşılır.

    Baştan beri çok sevdiğim, değer verdiğim, meclisteki konuşmalarını zevkle dinlediğim, halen de hakkında okumsuz bir kelime kullanmadığım Bülent Arınç yakın bir zamanda “Cübbemi giyip bunları savunasım geliyor”dedi. Ama O’nun savunmayı düşündüğü kişiler Türkiye’ye 15 Temmuz’u yaşattılar.O da yanıldığını itiraf etti 15 Temmuz’da.

    Türkiye 1973 Yılındaki seçimlerden 2002 yılına kadarki sürede 1980’lerdeki 2 dönem Özal iktitarı hariç koalisyonlarla yönetildi. Özal dönemi dışında kalan zamanlar Türkiye için kaybolmuş yıllar oldu. Milletvekili ayartarak, bakanlıklar verilerek hükümetler kuruldu. Türkiye için her seçim bir belirsizlik idi.

    Halbuki şimdi getirilecek olan sistemle her seçim %50’yi aşan bir oy oranıyla mutlaka bir iktidar çıkaracaktır. Seçimler bir belirsizlik ortamı olmaktan çıkacaktır. Başkan seçilecek
    ve hükümetini kuracak.Koalisyon pazarlıkları için bir zaman kaybı da olmayacak. Bu, bir tek kişinin yönetimi de olmayacak. Başkanın bir ekibi olacak. Bakanları, yardımcıları, danışmanları, uzmanları olacak. Yani Türkiye gene bir ekip tarafından yönetilecek. Burada aklın yatmayacağı ne var?

    Bu sisteme aklı yatmayanlar da elbette olabilir. Ama sistemi makul bulanların çoğunluğu sağlayacağı kanaatindeyim. Sayın Bahçeli de iyi performans gösterecek gibi görünüyor. İki büyük partinin desteğine diğer küçük parti seçmenlerinden de destek gelecektir.

    • Koalisyonu yurutemeyen, onu hep kotu goren bir toplum, toplum degildir. Farkli toplumlarin bir sekilde, zorla beraber bulunmasidir. Gecmiste yurumedi diye koalisyonu kategorik olarak kotu diye gormemek lazim. Aslinda gecmis cok buyuk bir zayifligin gostergesi.

    • Tamam, siyasi istikrar olacak, iktidarlar güçlü gelecek. Şimdi de güçlü bir iktidar var ve daha güçlü gelecek bir iktidarın gücünü kim dengeleyecek?.
      Evet, şimdi de yasama ve yargı erkleri var ama iktidarın ‘ben tanımıyorum’ deyince onların var olmasının bir anlamı kalmıyor.
      Sayısal çoğunluğunu her istediğinde yasal değişikliği gerçekleştirme, her dilediğini yapma aracı olarak kullanacak bir yürütmenin icrasını yasalara uygunluğunu denetleyecek BAĞIMSIZ ve TARAFSIZ bir yargının teşekkülünü nasıl oluşturacağız.
      Yargıçlar var ülkemizde ya bir ideolojiye ram olmuş yada onu makamına taşıyan ‘efendisinin önünde’ el- pençe divan…Değilse ‘hadi oradan’ denip atılan..
      Galiba, sistemin adı ne olursa olsun ihtiyacımız olan, HUKUK’un, ADALET’in tesisi ve kendini HAK için adayacak bir YARGI.

    • Bekir bey sizin bi çok söylediğiniz şeyde hakkınız var. koalisyonlar bu ülkeyi hep zora soktu doğru. Kesinlikle yeni bir sistemede ihtiyaç var bu da doğru.

      Lakin bütün ülkeyi ilgilendiren bu sistem sadece mhp ve akpartiden 2 hukukçunun yan yana gelip yazdığı ve başkanların onayladığı gibimi olmalıydı. Neden ülkenin en önde gelen hukukçularına danışılmadı sonuçta 2019 da seçim olacak 2018 e kadar bütün sorunlar düşünülerek neden yapılmadı. 2018 de sunulsun referanduma herkesin içine sinsin.

      Diyeceksinizki bunda ne var. daha öncede size çok yazmıştım erkler ayrılığını iyi derecede sağlamıyor. bir çok akpartilinin savunması gerekli kanun düzenlemelerini referandumdan sonra yapacağız. Ben senin ne yapacağını bilememki neye göre oy vereceğim. Parlementoyu daraltılmış bölge seçimleri şeklinde yapacaklarmış. Neden bunlar pakete koyulmuyor.

      Hukukun bağımsızlığı tam sağlanmıyor. Buna akpartili vekillerin cevabı hep bundan öncede cumhurbaşkanı anayasayı ve hsyk üyelerini cumhurbaşkanı atıyordu diyorlar. Gelecek sistemi şimdikiyle kıyaslayıp 1 adım önde diyorlar. eskisinden biraz iyi diyemi birşey yapıyoruz. Olabilecek en iyi sistemi kurmamız gerekmiyormu. Yapılacak anayasa yap boz olmamalı iyice düşünülüp tek seferde milletin önüne gelmeli.

      Başkanlık sistemi deseniz başkanlık sistemi değil, Parlementer sistem deseniz o değil. yapılan tek şey sayın bahçelinin dediği olan durumu hukuka uydurma. Bu şekilde yapılmasına karşıyım şahsen. yoksa her ayrıntısı düşünülmüş bir başkanlık sistemi bu ülkenin faydasına olacaktır.

  38. Bu yapılanlar bumerang olup kendilerini vuracak gibi Fehmi Bey. İş te o zaman ne olacağını düşünmek istemiyorum. Allah en kısa sürede aklı selim versin. İmanımda fırtınalar kopuyor…

YORUM YAP