Lânet okumak iyi bir şey değildir… Fakat…

20
FETÖ sürecinden görüntüler...

 

Yakın geçmişimizin ‘post-modern’ diye anılan darbesinden ailece zarar görmüş bir dostum var.

Durur durur, o süreci yaşatanlara lânetler okur…

Hayli zamandır görmemiştim; geçen gün karşılaştığımızda, baktım, lânetleme işleminde birinci sıraya ‘15 Temmuz’ gecesini ülkemize yaşatanları koymuş…

Önceleri ağzından çıktığını hiç işitmediğim uygunsuz sözleri, küfürleri, lânetleri ‘FETÖ’ ve uğursuz darbenin üzerine boşaltıyor…

Bir ara nefes almak için durduğunda kendisini bu hale getiren sebepleri sorma fırsatı yakaladım.

28 Şubat’ta olanlar…

Dediği şu: “28 Şubat’ta ben ve ailem dışarıdan bakanların kolay fark edemeyeceği türden darbeler yedik. Beni sonunda işimden eden hukuk süreci o dönemde askerler tarafından açıldı. Eşim İmam Hatip’te başörtülü derslere girebiliyordu, giremez oldu; öğretmenlik hayatı sona erdi. Çocuklarımın arzuladıkları alanlarda yüksek öğretim görmeleri engellendi; onlar gibi meslek okulu statüsünde okuyan diğer gençler ile birlikte… 28 Şubat’a ne kadar lânet yağdırsam az…”

Araya girip “İyi ya…” diyecek oldum, beni susturdu.

“O günleri ve dindar insanların yüzlerini kızartan sahte görüntüleri hatırla: Kadınlar tarafından kutsal sayıldığı için çoraplarına el konulan sahte şeyhler… İsmi ‘Fatma’ mıydı yokda ‘Fadime’ mi, neydi, o başörtülü kızın etrafında döndürülen hicap duyulası maceralar… Her akşam televizyonlarda, ertesi gün gazetelerde, onların üzerinden İslâm’a yapılan saldırılar…

“Sonuçta, 28 Şubat böyle bir zemin üzerine oturmuyor muydu?”

Cevabını beklediğini sanmadığım için soruyu aldım, ama suskun kalmaya devam ettim.

“Askerler o dönemde yargıya baskı yapıp parti kapattırdılar… Okulların orta kısmını kapattılar, sınavlarda ayrı bir katsayı uygulamasını YÖK’e başlatarak İmam Hatipler’in önünü kestiler… Zararlı gördükleri devlet memurlarını görevden aldılar… Kendi garnizonlarında yasakçı uygulamalarını sürdürdüler; ‘yeşil sermaye’ adını taktıkları firmaların ürünlerinin askeri alanlarda satışını engellediler… Başka? Başka?”

Ben de birkaç başka çarpık uygulama daha ekledim…

“Doğru, hepsi doğru…” dedi dostum…

“28 Şubat tam bir kâbustu, karabasandı ülke için… O günlerde gazete okuyamaz, televizyon izleyemez olmuştum. Benim gibi düşünmeyen insanların karşısında yiğitlik âbidesi gibi durabiliyordum ama… O çirkef kadının, sahte şeyhin birer algı operasyonu parçası olduğunu biliyor ve etrafıma anlatıyordum da…

“Ya bugün?

Günümüzde FETÖ yüzünden yapılanlar

“Türkiye’ye o kâbuslu dönemi yaşatanların akıllarından bile geçiremedikleri, hayallerini kursalar bile uygulamaya koyamadıkları ne varsa, bugün, FETÖ yüzünden fazlasıyla yapılmıyor mu?

“O günlerde ‘irtica’ yaftası üzerlerine yapıştırılarak görevinden alınan memur sayısı birkaç 100 ile sınırlıydı; bugün üzerlerine ‘FETÖ’cü’ damgası vurularak onbinlerce memur görevden atıldı. Başörtülü kadınlar öğretmenlik yapamaz, üniversitelerde okuyamaz hale sokuldular 28 Şubat’ta; bugün ise ‘abla’ sıfatı taşıdığına inanılanlar, ellerine kelepçe vurularak cezaevlerine yollanıyorlar…

“Sebep kim? Elbette ‘FETÖ’

“Hiç unutmam; bir gazete 28 Şubat’ta ‘yeşil sermaye’ diye adlandırılan şirketlerin listesini yayımlamaya kalkmıştı da, arada bir tane de ‘kebapçı’ dükkânı bulunduğu için o liste sizler tarafından alayla karşılanmıştı… Bugün ise, ülkemizin çok değerli ekonomik varlıkları arasında yer alan şirketlerin kapısına ‘FETÖ’ irtibatı yüzünden kilit vuruluyor, yönetimleri ‘kayyımlara’ terk ediliyor, sahipleri içeri atılıyor…

“FETÖ, FETÖ, FETÖ yüzünden…

“Akşamları TV karşısında oturduğumda kafam rahat kalsa neyse… Her akşam, dini cemaat diye bildiğimiz, dini önder sayarak arkasından gitmesek bile saygı gösterdiğimiz gruplar ve kişilerin, aslında ne kadar tehlikeli, alçak, süfli ve rezil olduklarını, onları iyi tanıdıkları için ekranlara çıkartılan kişilerin ağzından işitiyoruz…

“İtiraz edebilecek, ‘Hayır, öyle değiller’ diyebilecek halimiz de yok. Onları hayatlarının yarıdan fazlasını örgütün odağında geçirmiş, ekranlara çıkartılan o kişilerden daha iyi mi bileceğiz?

“Geçen akşam… Aa o da ne, bir baktım, 28 Şubat’ta algı operasyonuna kendisini âlet etmiş, programından dine ve dindarlara hakaret ettirdiği için medya dışı kalmış birinin 28 Şubat gecelerinde sabaha kadar bizlere izlettirdiği programlardan biri de ekrana getirilmemiş mi?

“Meğer, ‘Bak, o zaman söylenenler ne kadar doğruymuş…’ dedirtebilmek için yeniden izlettirilmiş o program…

O günler… Ve bu günler…

“O günlerde, 28 Şubat’ta, işini kaybedenler oldu, benim gibi… Görevini yapması engellenenler de oldu, eşim gibi… Hayalleri söndürülen, eğitim hayatı inkıtaya uğratılanlar da oldu, çocuklarım gibi…

Ancak, şu günlerde ‘FETÖ’ yüzünden yaşatıldığımız türde bir sürek avı görmedik, ‘Bakalım bana ne zaman sıra gelecek?’ endişesiyle yatağa da girmiyorduk…

Dostum sözünün burasında durdu. Gözleri nemlenmişti. Zihninden bazı olaylar geçtiğini sezer gibi oldum. Çok da bekletmedi zaten…

“Şu günlerde etraftan gelen ‘O da, bu da, maalesef şu da’ türü yakıcı sözleri işitmekten gına geldi. İnsanlar işlerini kaybedebiliyor, görevlerinden alınıyor; bunlar yetmezmiş gibi ‘kirli’ bir örgütle aralarında ilişki kurulup lekeleniyorlar da…

“Hep FETÖ yüzünden…

“Bugünler de geçecek elbet, ama arkada bir enkaz kalacak…

Nasıl yani?

“Uygulamalar zorunlu, anlıyorum, ancak sivil siyaseti zayıflatıyor… 28 Şubat (1997) süreci üzerinden 5 yıl bile geçmeden, 2002 yılında, sürecin tasfiye etmeye çalıştığı siyasiler ülkede iktidara geldi. Neden? Süreç sivil siyaseti güçlendirmişti çünkü.

AK Parti ‘Anadolu Kaplanları’ diye anılan bir sermaye ve 28 Şubat’ta yapılanlar karşısında direnerek bilenmiş ve saygınlık kazanmış bir ‘muhafazakâr medya’ ile demokrasiyle arasını düzeltmiş bir ‘entelijansiya’ desteğiyle rakiplerinin önüne geçmeyi başardı…

“Bugün durum ne: FETÖ yüzünden ‘Anadolu Kaplanları’ diye anılan, yabancıların Max Weber’ci yaklaşımla ‘Calvinci’ diye adlandırdığı, ‘püritan’ anlayışla çok çalışan ve ülkesine katkıda bulunan yeni sermayenin itici gücünü oluşturan firmalar töhmet altında bugün. Bazılarının sahipleri cezaevlerinde…

“Muhafazakâr medya ise… FETÖ’yü anlatmakla meşgul; onlar anlattıkça yalnız FETÖ çizgisi hırpalanmış olmuyor, AK Parti de, muhafazakâr her kesim de yara alıyor…

“Tek gündemli bir çizgiye ‘entelijansiya’ denebilir mi, sen söyle?”

Sustum.

“Bunların hepsi FETÖ yüzünden…

Askerlerin 28 Şubat döneminde –hatta her darbeden sonra– arzulayıp da hayata geçiremediği ne varsa, kendisine bağlı askerleri ‘Huruç vakti geldi’ diye ayaklandıran FETÖ, onların günümüzde yapılmasını sağlayıverdi.

“Yazık ettiler ülkeye… Hepimize… Lânet okumam bu yüzden…”

Lânet olsun gerçekten…

ΩΩΩΩ

20 YORUMLAR

  1. Fehmi bey kim ne derse desin okunmadan geçilmeyecek bir insan. sık sık kulağa gizli bir şeyler fısıldar gibi ifadeleri, sonu şaşırtan filmler gibi yazılarını bitirmeleri, bu adam şimdi kimi kastetti diye okuyucuyu sorgulatması, arşivciliği.. hakikate ayrı bir ekol. bu güzel. aynı zamanda bana baba yadigarısınız. kahveci babamın taha kıvançsız güne başlamadığı günlerin yadigarı..

    bu sitenizi de yeni keşfettim. 15 temmuzdan bu yana yazılarınızı okudum. yavaş ol kocaoğlan mealinde devlet aklını itidale sevketmeye çalışıyorsunuz. bi derece kabulüm. ancak hiçbir yazınızda bu örgütün milli birliğimize ne derece tehsit oluşturduğuna dair bir vurgunuz yok. sadece satır arasında geçen bir kaç ifade. o da iddia ediliyor mealinde.. bu yapının içinde zamanında bulunmuş biri de olarak o gizemli dostlarınızın size fısıldadığı bir şeyler yokmu fehmi bey, fetö – cia ilişkisi, fetö – hristiyanlık – papalı – karma din projeleriyle ilgili hiç mi söyleyeceğiniz bir şeyler yok.

    yazılara yapılan yorumlara bakıyorum abiler ablalar oldukça fazala miktarda sizi okuyorlar. onlara allah rızası için şunu söylermisiniz. Fetönün ne itikadı, ne kullandığı yöntemler, ne işlediği cinayetler islam dini ile müslümanlarla bir alakası yok. “Allah indinde din islamdır.” her cuma namazında dinleriz ayeti kerimedir. ne olur bu insanlara dinlerin birleşmesinin mümkün olmadığını anlatsanız. ah bir yazsanız. bu insanların dünyası 30 sene 40 sene gider. bunları yazıp uyarmazsanız ahiretleri heba olacak. saygılarımla.

  2. Zor zamanların yazarı kalemine ve diline sağlık iyiki varsın Fehmi bey.. Aklı Selim isabetli tespitleriniz güzel Rabbim kelamınıza ve sizin gibi araştırmacı gazetecilerin yardımcısı olsun..

  3. bu millet darbelerden çok çekti.

    ve malesef, sağ muhafazakar kesim, menderes ve arkadaşlarının asılmalarının, sol kesim 12 eylül sonrası yaşatılan işkencelerin, dindar kesim 28 şubat uygulamalarının travmalarıyla başetmeye çabalarken, darbenin kağıt üzerinde tasarlanmış hallerine ya da komutan günlüklerinde bahsedilen dedikodularına, imâlarına bile tahammül edecek hali yokken, pat diye hiç ummadığı yerden darbe yedi.

    ve bu aziz millet, artık ordumuz milletinden yana olsun, darbecilere fırsat vermesin diye, gerektiğinde lifler örüp, mantılar yapıp kermeslerde satarak, maaşından ayırdığı cüzi burslarla okuttuğu o fakir çocukların, 2016 temmuz’unda tepesine bomba yağdırıp, tankları kendisine doğrultacağına ihtimal dahi vermedi.

    tsk içerisinde darbecilere karşı garantör olarak varlığını hissettiği o anadolu çocuklarının, daha öncekilerin hepsine taş çıkartıp, bu kadar acımasız, bu kadar insafsız olacağını öngöremedi.

    öfkemiz bundan!

    kim ki bu rayından çıkmış örgüte destek verip para akıtıyorsa, milletin kanı eline bulaşmıştır ve milletin kanlısıdır.

    yazınızda vurguladığınız gibi “kimselere benzemez” gözü dönmüş bu örgütlü yapı, yine kimsenin veremediği kadar zarar verdi toplumsal zihin kodlarımıza. artık, kimseye güvenemiyoruz, kimseye inanmıyoruz, herkese şüpheyle bakıyoruz. kardeş- kardeşe, kayınpeder- damada, baba-oğula düşman oldu.

    ve halen daha ne bir özeleştiri, ne bir özür, ne bir pişmanlık cümlesi..
    utanmadan tarih verip, sadece kendi bağlılarına hala “bahar” vadediyorlar..
    peki ya bu millet?
    kendilerinden olmayanlar insan değil mi?
    “iç savaş” lafını o kadar kolay alıyorlar ki ağızlarına. altın neslin bu topraklara vadettiği tek şey: iç savaş mıydı?
    ne ufak bir dahilleri varsa vebali boyunlarına..
    çok üzgünüm, çok öfkeliyim, yaşama sevincimi kaybettim sayelerinde.
    böyle olmamalıydı:(
    samimi duygularım bunlar

  4. Ticari kurumun değeri paradır
    Şayet o “değerli kurumlar”
    Değerlerini bu ülke için ortaya koymuyorlarsa yani bu değer uğursuz darbeleri yapacak caniler yetiştirmek içinse millet için bu değer bi anlam ifade etmez.

  5. birileri buna karma diyor ama biz buna ilahi adalet diyoruz. güç sendeyken adaletli ve vicdanlı olmazsan yarın bunun hesabını vermeye hazır olmalısın. ne demiş atalarımız keser döner sap döner gün gelir hesap döner. Allah idarecilerimize adaletle hükmetmeyi nasip etsin ki yarına başka hesaplar kalmasın.

  6. Ben başka bir şeye yanmıyorum da hukuka yanıyorum. Bırakın tutuklananları gözaltına alınıp sorgulananları ve hatta sakıncalı diye devlet tarafından hazırlanan listeleri bazı basın organları liste yapıp yayımlıyorlar. Anayasanın masumiyet karinesi, kişilerin lekelenmeme hakkı yerle bir ediliyor. Fetö’den gözaltına alınanlar kendilerine avukat bulmakta zorlanıyorlar. Avukatlar neme lazım diyerek bu davaları almaya çekiniyorlar. Böylece savunma hakkı zayıflatılarak büyük oranda ortadan kaldırılıyor. Geçmişte devleti yönetenler en tepesinden belediye başkanlarına kadar bu yapıya tam destek vermediler mi? İnsanlar bu güvenle bu yapıya yaklaşmadılar mı? Gerçekten saf ve temiz duygularla bu işe destek verenlerle devletin içine sızıp yetkilerini devletin ve milletin faydasına değil de sadece cemaatin faydasına kullananları ayırt etmek gerekir. Aynı zamanda darbeye her türlü destek verenler de ortaya çıkarılarak en ağır cezalar hukukun üstünlüğü çerçevesinde verilmelidir.
    Yani demem o ki toz duman kalktığında HUKUK enkaz altında kalmamalıdır. Çünkü ADALET MÜLKÜN TEMELİ OLDUĞU GİBİ ANARŞİNİN DE PANZEHİRİDİR. Lütfen hukukun canına okumayın.

  7. Sahi ne olcak? Herkesin haciya, hocaya ve ortuluye guvenmedigi bir zaman dilimi icine giriyoruz! Ben i bile dinden sogutular ya, ne denile bilirki… ALLAH akil ve izan versin..

  8. iyide fetoyu büyütüp bu günlere getiren akp değilmi,ne istedinizde vermedik mi diyenler eğer menfaatlerine dokunulmasaydı bu birliktelik devam etmeyecekmiydi.

  9. “Dostumuz” dediğiniz kişi Taha
    Kıvanç’mış gibi geliyor bana.

    Bir de sarı öküz hikayeleri
    yaşadığımız olaylara hiç uymuyor
    bence.Çünkü diğer cemaatların
    iktidarın uygulamalarından hiç
    bir rahatsızlığı yok.

    Belki FETÖ’yü bahane ederek diğer
    cemaatlerin de zararlı olduğunu
    söyleyen laikçi kemalistler var sadece.

    Diğer cemaatler asla iktidarın hedefinde değil.Ve onlar da FETÖ’nün yaptıklarından en az hükümet kadar rahatsızlar.
    Ancak FETÖ’cüler
    sıra size de gelecek havası vermeye
    çalışıyorlar.

    Fehmi Koru’nun yaptığı da bu.

    İktidarın şu ana kadar FETÖ’ye yaptıkları benim yüreğimi
    soğutmaya yetmedi.Daha fazla
    cezalandırılmalarını istiyorum.

    Hem 28 Şubat mağdurları 240
    kişiyi mi öldürmüşlerdi?Yoksa
    özel harekat merkezini mi
    bombalamışlardı?Ya da meclisin
    üzerine bomba mı yağdırmışlardı.

    “Dostunuz”un kıyası çok batıl bir
    kıyas.

  10. Ne kadar çok dostunuz var imrenmiyorum desem yalan olur.Sürekli 28 Şubat karşılaştırması yapmaya mecbur bırakacak dostlar gerçekten insanın iki ayağını bir pabuca sokuyor olsa gerek.Allah yardımcınız olsun
    vesselam.Yalnız, o dostlarınıza Ankaranın ultra laik, mega
    Atatürkçü koleji olarak bilinen
    Anafartalar kolejinin sahibinin
    ne zaman ve nerede
    yakalandığını ibretlik anlatın ki
    böyle kripto kanser hücreleriyle
    mücadelenin asla,uğursuz 28
    Şubat dönemiyle
    karşılaştırılmaması gerektiğini
    onlar da öğrensinler. Öğrensinler ki algı operasyonlarına kurban olmamalarında sizin de katkınız olsun. (Çok kibar yazmaya çalıştım. İnşallah önceki yorumum gibi kurula takılmaz.)

  11. Bütün kaynaklarınızı harekete geçirin ve enişteden öğrenilen bir olayı neden canlı yayında bir gurubun üzerine atıldı irdeleyin. bir de en aptal asker dahi bu işi yapsa köprüye çıkmaz köprüye çıkanları da bir irdeleyin. Bir de mit in durumu

  12. hayat böyke maalesef sadece yapılan deyil yapanda çekiyor ceremesini fetö devleti ele geçirmeye çalışmakla suç işlemekle kalmadı islami cemaatlerede olan güveni sorguladı artık herkes herkesden şüpheleniyor aslında 28 şubatla başladı bu cemaatin saklanmasını yeraltına çekilmesini sagladı gizliden gizliye içki içen karını açan fetöcülerle donandı her kademe birde bizden diye destek görünce akpden bu süreç hızlandı fetönünde satılmış sahtekar olmasıyla herkes kaybetti ammalesef başta ülkemiz

  13. 30 yıl önce üniversite öğrencisi iken tiryakisi olduğum gazete yazılarınızı yeniden keşfetdim. Kriz dönemleri’nde cesur, mantıklı, akl-ı selim yazılar yazmak oldukça zor… iyiki varsınız… çok teşekkür ediyorum.

  14. Ülkemiz şu anda tam da dostunuzun anlattığı gibi Fehmi bey. Yakın bir gelecekte olumlu bir gelişme olacağı konusunda bir belirti de yok maalesef. FETÖ diye tanımlanan bu örgüt yalnız kendisine bağlı olanları hayal kırıklığına uğratmakla kalmadı, Türkiye’deki islami kesime de büyük zararlar verdi. Bu örgütle ilişkisi olmayan muhafazakar gençlerden ideolojilerini sorgulayanlar olduğunu görüyorum. Daha geniş bir alanda değerlendirdiğinizde, yakın zamana kadar dünya müslümanları için örnek alınan ülkemiz ne yazık ki bu özelliğini de yitirdi. Lanet okuma konusunda tereddüdü olanlara Fethullah Gülen’in şu kısa videosunu izlemelerini öneririm.
    https://www.youtube.com/watch?v=7Y_cLmsmOuY

YORUM YAP