MİT de açıkladı, Genelkurmay Başkanı da.. 15 Temmuz gecesiyle ilgili bir parça olsun aydınlandık..

19
15 Temmuz 2016... O gece...

Zamanında olmasa bile, sonunda, devletin iki önemli kurumunun başındaki isimler kamuoyunun merakını giderme konusunda bir adım attılar ve ‘15 Temmuz darbe girişimi’ konusunda bildiklerini paylaştılar.

Önce MİT Müsteşarlığı 36 sayfalık bir açıklama yaptı; dün de, Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar, Darbe Komisyonu’nun kendisine yönelttiği 10 soruyu cevapladı.

Hiç kuşkusuz önemli adımlar bunlar…

Konuyu yakın takip altında tutan gazetecilerin karşısına çıkarak sorularına cevap vermekle eş-değerde olmasa bile.. sonuçta darbe gecesiyle ilgili kafa karışıklıklarını giderme amaçlı doğru bir adım.

Darbe saati

İlk aydınlatılan konu, darbe girişimi için, geleneklere aykırı olarak, neden erken bir saatin öngörülmüş olabileceği konusudur.

Öyle ya, bizde ‘darbe’ dediğin, gece yarısından sonra, genellikle saat 03.00’da başlar. Oysa, 15 Temmuz gecesi, darbeciler gecenin erken bir saatinde, saat 20.30 gibi, hareketlendiler.

Neden?

MİT’in açıklamasında bu soruya şöyle cevap veriliyor:

Örgüt mensuplarınca daha sonra verilen ifadelerde; ‘MİT Müsteşarının Genelkurmay Karargâhına gelmesi ve akabinde Genelkurmay Başkanı tarafından tüm askeri uçuşlar ile Ankara Garnizonundaki askeri intikallerin ikinci bir emre kadar durdurulması üzerine darbe girişiminin başlama zamanının, 16 Temmuz 2016 saat 03.00’den, 15 Temmuz 2016 saat 20.30 civarına alındığı’ belirtilmiştir.”

Genelkurmay Başkanı Org. Akar’ın Komisyon’a cevabı da farklı değil. Okuyalım:

Bu ihbar (Binbaşı O. K.’nın MİT’e giderek askerlerin Hakan Fidan’ı kaçıracağı ihbarı) en başından itibaren çok ciddi bir şekilde ele alınmış ve gerekli tedbirlerin tereddütsüz alınması ve icra edilmesi sağlanmıştır. Kanaatimce, alınan bu tedbirlerden dolayıdır ki, hainler paniğe kapılarak, daha sonra sanık ifadelerinden öğrendiğimize göre geç saatlerde yapmayı (saat 03.00) planladıkları işi öne almak suretiyle erkenden ifşa olmuşlar ve böylelikle darbe girişiminin akamete uğramasındaki önemli bir faktör gerçekleşmiştir.” 

Anlaşılan, darbe için her zamanki gibi 03.00 saati başlangıç vakti olarak belirlendiği halde, O. K. ihbarını öğrenen darbeciler, Genelkurmay Karargahı’ndaki hareketlenmeyi görüp birbiri ardına verilen önleyici emirlerden haberdar olunca telaşa kapılmış ve darbenin çarkları da bu yüzden erkenden dönmeye başlamış…

O. K. kaçırmayı mı, darbeyi mi ihbar etti?

O. K. rümuzlu binbaşı, 15 Temmuz günü, saat 14.20 sularında, MİT’in kapısına kadar giderek, ordudaki olağanüstülüğü duyurmuştu; MİT’e sadece “Hakan Fidan kaçırılacak” mı demiş, yoksa hazırlığın bir ‘darbe’ hazırlığı olduğunu da söylemiş mi?

Kendisinin 11 Ağustos 2016’da savcılığa verdiği ifadede “Büyük bir faaliyet olabileceğini, hatta darbe faaliyeti olabileceğini söyledim” dediği biliniyor.

Org. Akar’ın cevap metninde bu konu şöyle yer alıyor:

MİT’ten gelen istihbaratta darbe söz konusu olmayıp MİT Müsteşarına karşı yapılacağı iddia edilen bir operasyon ile ilgiliydi. Ancak son zamanlarda adam kaçırma, suikast gibi bazı kişilere operasyon yapılacağı hakkında duyumlar alınmaktaydı. Bu duyumlarla ihbar konusu olay birlikte değerlendirildiğinde daha büyük bir planlama olabileceği şüphesiyle yukarıda belirtilen tedbirler alınmıştır.

(..) Kara Pilot Binbaşının ‘O gece bir faaliyet olacağını ve MİT Müsteşarının alınacağını’ bildirdiği…” (..) Konuşmalar sonrasında ihbar edilen olayın daha büyük bir planın parçası olabileceği mütalaa edildi.” 

Buradan anlaşılan, O. K.’nın ihbarı önce yalnızca Hakan Fidan’ın kaçırılmasıyla sınırlı görülmüş, ancak Genelkurmay’da yapılan değerlendirmede, ‘darbe’ ihtimali de gündeme gelmiş…

MİT’in anlatımı biraz daha muğlak. Önce, bir saatten fazla bir süreyle, ihbarcının kimlik teyidi çalışması yapılmış, kendisinin söylediği kişi olduğu anlaşılınca, ihbarı değerlendirmeye alınmış. İhbar şöyle özetleniyor:

Kara Havacılık Okulunda görevli bazı şahıslarca MİT Müsteşarına saldırı yapılacağı’ yönünde teyide muhtaç ham bilgiler…” 

Ardından olanları biliyoruz: MİT Müsteşarı önce yardımcısını 2. Başkan ile görüşmesi için Genelkurmay’a gönderiyor; 2. Başkan’ın sunumuyla ihbardan haberdar olan Org. Akar MİT Müsteşarı Fidan’ı karargâha çağırıyor.

Tedbirler

İkisinin görüşmesiyle muğlak alan ortadan kaldırılmış ve hazırlığın bir ‘darbe’ girişimi olduğu kanaatiyle bazı tedbirler uygulamaya konulmuştur.

O tedbirler arasında Özel Kuvvetler Komutanı Korg. Zekai Aksakallı’nın sözünü ettiği ‘kışladan kimse ayrılmasın emri’ neden yok?

Uygulansaydı sonradan 250 cana mal olacak kargaşalar yaşanmayabileceği için o tedbir önemli.

Hatırlayalım Korg. Aksakallı’nın yazılı olarak verdiği tanık ifadesini:

“TSK’da kriz ve olağanüstü durumlarda ilk haber alınır alınmaz ‘personel kışlayı terk etmesin’ emri verilir. Birlik komutanları kışlalarında mesaiye devam eder. Her zaman uygulanan bu temel ve basit kural 15 Temmuz 2016’da ilk haber alındığı zaman uygulanmamıştır. Uygulansaydı darbe girişimi baştan açığa çıkardı.”

Sorulsa iyi olacak bu hayati soruyu Genelkurmay Başkanı Org. Akar’a nedense yöneltmemiş Darbe Komisyonu

ΩΩΩΩ

19 YORUMLAR

  1. Öyle oldu böyle oldular konuşuluyor yazılıyor ama darbeden hiç ama hiç haberi olmayan insanlar içeri atıldı işten atıldı ve aileleriyle birlikte büyük bir travma yaşanıyor ama bunun üzerinde yeterince durulmuyor. Yazık oluyor bu insanlara.

  2. Darbe Komisyonuna doğaçlama sözlü ifade ile yazılı mektup göndermek arasında fark var. Acaba yazılı mektup göndererek muhalefetin sorularından kaçmak mı amaçlandı?

  3. İnanmadığınız “darbe mutlaka başarılırdı. Başarılmadı ise darbe değildir” mi size göre? Bahçeli, 1. Ordu Komutanı Ü. Dündar, millet.. Velhasıl Allah bazılarını vesile kıldı, hem 2. Menderes vakası yaşanmadı hem de FETÖ dolayısı ile CIA’nın sadece Başbakan ve Cumhurbaşkanını değiştireceği “darbe” başarısız oldu.
    “Darbeyi haber verdiği” iddia edilen şahıs “darbe olacak” dememişken” ve 15 adet “darbe olacak” ihbarı varken vatandaşın teline gelen “askeri hareketliliğin” “Suriye’ye TSK girdi” olarak algılandığını biliyor musunuz?

  4. Darbeciler aylar öncesinden darbe planını hazırlayıp ölümü göze alarak deşifre olmalarına rağmen bu işe giriştiler
    darbe yapmak zorundaydılar çünku bir ay sonra tesbit edilen fetö iltisaklı subaylar ordudan atılacaktı.
    Gn kurmayın kışladan çıkmayın emrini dinlerlermi ?Aynı saatlerde uçuş yasağı emrine rağmen f 16 ları
    havalandırıp halkımızı bombaladılar. Darbecilerin emir komutası CİA VE PENSİLVANYADIR.
    Darbenin siyasi ayagı chp ve doğan medyası Davaları sulandırma çabasındalar.
    Halkımız algı oyunlarını ezberledi .Bu filimlerinin benzerlerini çok izledi..
    Yemezler….

  5. 15 Temmuz darbe harekatı başarısızlıkla sonuçlanmıştır. 250 kişi ölmüştür. Ölenlerin kaçı darbecidir, kaçı darbeyi bastırmak isteyen görevlilerdir? Savaş demek ölmek demektir. Darbe harekatı varsa darbe yapanlarla darbeye karşı gelen kuvvetler arasında zorunlu olarak çatışma olur ve iki taraf da ölü verir.
    Önceden kaç darbeci ölmüştür? Kaçı darbeyi bastırmadan ölmüştür? Darbe ile ilişkisi olmayanlar arasından kaç kişi ölmüştür? Bunlardan kaçı darbe karşıtı kimseler tarafından öldürülmüştür? Kaçı darbeciler tarafından öldürülmüştür? Bu husus henüz aydınlatılmış değildir. Bunu aydınlatma işi de ne ordunun ne de yargınındır, MİT’indir. Yargı görevini yapmıyor. OHAL uygulamalarına yargı müdahale etmelidir. Suçu sabit olmayanlar tutuklanmamalıdır.
    OHAL’i istismar edenler olduğu söyleniyor. İhbarlar buna göre değerlendirilmelidir. İstismar edenler sorumlu tutulmalıdır.
    Kışlayı terk etme emrinin verilmemiş olması askeri bir taktiktir. Komutanın taktiridir. Galip gelmişse asker kahramandır. Çanakkale’de, Sakarya’da biz şehit vermedik mi? Bunu sorgulamak abestir.

  6. Bu saatten sonra verilen cevap bence şudur.
    Ancak 10 ayda çelişmeyecek ifade verelim çalışması yapılmış. Oda bu kadar olmuş.
    Darbeyi önleyemeyen beceriksizler işinin başında darbe ile alakası olmayan olamayacak olan vatanseverler terör iftirasına kurban.

  7. En azindan “beceriksizlik” soz konusu yapilan aciklamalara gore. Benim kpmplo teorim ise soyle:

    – Darbe hazirligi ilk basta tamamen “organik” olarak basladi
    – Ama MIT takipte idi
    – MIT ile baglantili birimler de darbe planlari icinde yer aldi, ilk asamada olmasa bile
    – Aslinda burda MIT’den kastim “Avrasyaci Klik” ama MIT’de bu kligin guclu oldugunu dusunuyorum
    – MIT tum detaylara vakif olmasa da 15 Temmuz ogleden sonra olanlari anladi
    – Gen. Kur. Bsk. muhtemelem her seyden bihaber idi ama MIT tarafindan kendine o gun ogleden sonra verilen gorevi oynamayi kabul etti. Ufak bir ihtimal darbeden daha onceden haberi vardi ve ya biraz icinde idi ya da “Du bakali nolucak” durumunda idi. Ama MIT’in ziyaretinden sonra artik onlarin kuklasi oldu.

    “Kontrollu Darbe”den benim anladigim budur.

  8. sayın koru ikiz kardeşiniz(taha kıvanç) bu konuda. bu ifadeyle sizin yazdığınız makaleyi okuduğunda inanıyorum ki bıyık altından güler

  9. MIT müsteşarının kaçırılacağı ihbarı var, darbe tehlikesi var. Ne cumhurbaşkanına nede basbakana haber veriliyor. Insanın aklına binbir türlü şey geliyor…

  10. her yeni açıklama kafaları daha da karıştırıyor. en başından beri zaten bu darbe meselesine kuşku ile baktım. yazık ediliyor bu memlekete bu toprağın insanına yazık.

  11. Korgeneral aksakallının ifadesinde “TSK’da kriz ve olağanüstü durumlarda ilk haber alınır alınmaz ‘personel kışlayı terk etmesin’ emri verilir. Birlik komutanları kışlalarında mesaiye devam eder. Her zaman uygulanan bu temel ve basit kural 15 Temmuz 2016’da ilk haber alındığı zaman uygulanmamıştır. Uygulansaydı darbe girişimi baştan açığa çıkardı.” denilmiştir.

    Özellikle “Her zaman uygulanan bu temel ve basit kural” ifadesi çok önemli, bu kural TSK personeli arasında her zaman darbe durumunda uygulanan bir kural mı yoksa Türkiye’ye veya TSK’ya dışarıdan gelen tehditler için mi uygulanan bir kuraldır? Sanırım 350.000 kişilik TSK Personelinin 250.000 kısmı er ve erbaşlar oluşturuyor kalan 100.000 kişilik kısmını subay ve ast subay oluşturuyor. 1960 darbesini 38 kişilik çoğunluğu subayların oluşturduğu kadrosu tarafından 1980 darbesi toplam sayısı 100 ancak bulan Genel Kurmay Komite kademesi tarafından yapılmıştır. 15 temmuz darbesi 1960 ve 1980 darbesinin adeta bir karışımı gibi görünüyor. 15 Temmuz günü darbe saatinde helikopter ve uçakların uçmasını yasaklamış bir genel kurmay başkanı olarak üstelik özel kaleminizden en yakın çalışma arkadaşınıza kadar 15 Temmuz darbesinin elemanı olmuş bir kadroya görevinizi terk etmeyin şeklinde Korgeneral aksakallının ifadede ettiği gibi “TSK’da kriz ve olağanüstü durumlarda ilk haber alınır alınmaz ‘personel kışlayı terk etmesin’ emri verilir. Birlik komutanları kışlalarında mesaiye devam eder. Her zaman uygulanan bu temel ve basit kural 15 Temmuz 2016’da ilk haber alındığı zaman uygulanmamıştır. Uygulansaydı darbe girişimi baştan açığa çıkardı.” şeklindeki açıklama darbecilere daha fazla bir avantaj sağlamaz mı? Bu aksakallının 15 temmuzu bastırması için gösterdiği çabaya gölge düşürmez yalnızca bu konuda çok ciddi yanlış içerisinde olduğunu gösterir. Bu konuda askeri alanları takip edenler dünyada çok iyi yetişmiş subay kadrosunun çok vahim hatalar yaptıklarının örnekleri ile doludur. ABD savunma bakanlığı 2. körfez savaşında Irak’a müdahale için asker ve harcamalarının planını yapmasını ABD genel kurmay başkanından istemiş ABD Genel Kurmayı 850 bin asker ihtiyacı olduğunu bildirmiştir. Bunun üzerine ABD savunma bakanlığı ABD Genel Kurmayını azarlamak ile kalmamış 850 binlik asker talebi yerine 130 binlik asker ile müdahale edilecek bir planın yapılmasını istemiştir. Sonuç olarak 15 Temmuz darbesinin şartları içerisinde Genel Kurmay başkanı Hulusi AKAR personeline görev yerini terk etmeyin demediği için mi darbeciler kışlanın dışına çıkarak darbeye kalkıştı. Darbeciler önceden planladığı için darbe gecesi kritik görev yapan personelin büyük çoğunluğu zaten darbecilerden oluşuyor. Bu durumda darbecilerin görevlerini terk etmemesi değil tam tersine görev yerini terk etmesi istenir ki resmi güçten mahrum olsun.
    Korgeneral aksakallının ifadesinde “TSK’da kriz ve olağanüstü durumlarda ilk haber alınır alınmaz ‘personel kışlayı terk etmesin’ emri verilir. Birlik komutanları kışlalarında mesaiye devam eder. Her zaman uygulanan bu temel ve basit kural 15 Temmuz 2016’da ilk haber alındığı zaman uygulanmamıştır. Uygulansaydı darbe girişimi baştan açığa çıkardı.” iddiasının isabetli bir görüş olmadığı kanaatindeyim. saygılarımla,

  12. ”Kamuoyunun merakını gidermek” de olsa ‘Kamuoyuna bilgi vermek’ de olsa işin sonuna bırakılan galiba bu.

    Kamuoyu, bedel ödemede en önde; ödediği bedeli ne için ödediğini bilmede ise, olsa da olur olmasa da..
    Bu vakitten sonra merakını giderse de gidermese de, bilgi edinse de, edinmese de ne olur ki?

    Bir çırpıda onlarca darbe ve darbe teşebbüsünü sayacağımız 1950 sonrası ülkemizin hali pür melali ortada.
    Bundan sonra bir daha darbelere maruz kalmayacağımızı kim söylerse, ben, ona inanmam artık. Doğumumdan 6 yıl önce başlayan ülkemin ‘her on yılda bir darbe’ tarihi geleneği hiç bozulmamış, ve bu yaşıma kadar 4 darbeye şahit olduğumu, diğerlerini de tarihin şahitliğine vererek biliyorum. Örtülü olanları da hariç.

    Her seferinde özellikle TSK’da geniş çaplı tasfiyelere neden olan darbeler, 15 Temmuzda da aynıyla vaki olmuş, adeta TSK’nın kimyasını bozmuştur. Nitekim son PYD/ABD ittifakını gerekliliğini ”TSK’nın kapasitesinin zayıflaması” ile açıkladı bir ABD’li.

    Şimdi, 15 Temmuz ile beraber diğer darbelerde de ABD’nin rolü üzerinde durmalı, neden buna hep maruz kaldığımız noktasında kamuoyunu bilgilendirmelidir.

    ABD bunu hep yapar! Peki biz, hep neden buna maruz kalırız?

    Zekai Aksakallı’nın sözünü ettiği ‘kışladan kimse ayrılmasın emri’ ni neden vermediğini Orgeneral Akar’a biz (kamuoyu) soralım.

    Sayın Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar: (Mel’un) 15 Temmuz günü ”kışladan kimse ayrılmasın” emrini vermediniz. Neden?

    ABD’nin darbelerdeki rolü?

    Asıl soru bu ve buna kim(ler) cevap verecek?

  13. İş bukadar netken bir hain darbe girişimi yapılmışken bunu sulandırıp geçersiz hale getirmeye çalışanların amacı ne aceba ?

    Bu hainliği tiyatro .konturollü darbe diyenlerinde parmağı varmı aceba ?
    Birazda bu soruları sorsanız. büyük bir olay yaşanıyor birileri işin içinde kıl aramaya çalışıyor o an işin riskinden ve büyüklüğünden belki bazı hatalar yapılmış olabilir tek kasıt olmasın

    Bende şu soruyu soruyorum taaa ogünden beri bu hainliği sulandırmaya çalışan CHP ve sol kesimin yazar ve çizerleri bu darbe girişiminin içinde varmı ? Yoksa neden böyle davranıyorlar ?
    Belgeler var diyor Kılıçtaroğlu neden açıklamıyor o belgeleri ?

    Darbe komusyonunun başkanının bir yanlışı 1967 deki bir belgeyi onunla irtibatlındırması. var yeya yok bilemem ama bu yanlıştı

    İnşallah bu iş herşeyiyle ortaya çıkar bu hainler cezasını çeker

    • İnş. kardeşim… İnş. bu iş herşeyiyle ortaya çıkar da kimin hain olduğu, kimin yapıp da kaçtığı hepsi ortaya çıkar inş. bak Adil ÖKSÜZ bulunamadı, ankara istanbul arası mekik dokuyup istanbulda ateş serbest diyen hain Uzay ŞAHİN de kayıp. Ankarada tankları çıkartan Ali kalyoncu da kayıp. Tarlalarda barakadan suçlu toplayan devlet bunları başkent Ankaradan nasıl kaçırdı hayret!!! İnş. bulurlar… ha bu arada adil öksüz kayıp tamam diyelim. peki havaalanında karşılayan sakallı kim ve nerede? onu da bulamadılar değil mi? Çalışmaya devam…

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here