Saadet Partisi küllerinden doğuyor (mu), hem de fazla gürültü çıkarmadan…

22

Dün benim açımdan ilginç bir gündü.

Gün boyu üç ayrı dükkanda esnaflara muhatap oldum, üçü de hemen ardından cevabını da kendilerinin verdiği aynı soruyu sormadan edemediler.

Görüşmeler şöyle geçti:

Esnaf 1, 2, 3. “Siz bilirsiniz, ne olacak dersiniz?”

Ben: “İyi olacak inşallah…”

Yine aynı esnaflar: “Pek iyi değiliz ama…”

Yarayı deşmek bana göre değil, karamsarlığın altında yatan sebebi bundan dolayı kurcalamadım. Herhalde Afrin konusunu olumlu buluyordur onlar da; bizim esnaf milli davalarda ön saflardadır çünkü, ama aynı zamanda kasasına düşen parayı ve evine götüreceği nafakayı da önemser.

“Karamsarlık seçime nasıl yansır?” sorusunu partiler ciddiye almalı.

Saadet’in etkisi

Siyaseti kuramsal ve uygulamalı olarak yakından izleyen bilim insanı bir dostumla, yine dün, uzun boylu görüşme imkânım oldu.

Daha ağzını açar açmaz Saadet Partisi’nin görüntüsüyle ilgili şu tespitini benimle paylaştı:

“Temel Karamollaoğlu liderliğindeki Saadet, 2000’li yıllara gidilirken Fazilet Partisi içerisindeki ‘Yenilikçi Hareket’ görüntüsünü veriyor. Böyle devam ederse, bunun, siyasetin denklemini değiştirecek etkileri olabilir…”

Saadet liderinin bir haber kanalındaki birebir mülâkatını izlerken bu kanaati elde etmiş…

Görüşlerini almak için kendisiyle görüşen bir yabancı bilimadamı da “Seçimlerde Saadet Partisi’nin performansı etkili olabilir” demiş…

‘OCAKmedya’ sitemize Kosova’dan katkıda bulunan Adelina Sfishta da, şu yakınlarda, Saadet Partisi için ‘kök hücre’ deyimi eşliğinde benzer bir tespitte bulunmuştu bir yazısında.

Her gün yazan ve konuşanların değerlendirmelerinde henüz Saadet’e ilgi yok.

Oysa, Temel Karamollaoğlu’nun İstanbul’da düzenlediği ve benim de katıldığım basınla buluşma toplantısında, hemen her medya kurumundan gazeteciler vardı.

Acaba bu sessizlik “Nasıl olsa fazla oy alamazlar” düşüncesi yüzünden mi?

Yoksa, tam tersi bir beklentinin dışa vurumu mu bu ilgisizlik?

Neyse.

Siyaset ve hesaplar

AK Parti başını çektiği ‘Cumhur İttifakı’ içerisinde en fazla Saadet Partisi’ni görmek istediğini belli ediyor.

Eminim, Saadet Partisi içerisinde de, Meclis’te temsil edilebilmek için, daha geniş bir çatı altında yer almak isteyenler ve onların baskıları vardır.

Parti liderliği ise, seçimlere tek başına katılmayı tercih edeceğe benziyor.

Dün yazdım, ittifaklara yarayacak bir yasal düzenleme yapılıyor, ancak yarar getirmesi beklendiği halde zarara da yol açabilir ittifaklar…

Özellikle de ateşle barutu biraraya getiren yanlış kurulmuş ittifaklar…

‘Cumhur İttifakı’nı bir tarafa bırakarak geride kalan partilerin –CHP, HDP ve Saadet’in– ittifaka gitmesinin doğurabileceği sorun/lar üzerinde bir saniyeliğine duralım:

Getireceğinden fazla götürme ihtimali var öyle bir ittifakın…

İttifakın yapısından rahatsızlık duyabilecek seçmenler, seçime ayrı ayrı giren partilerden kendilerine yakın bulduklarına oylarıyla iltifat edebilirler.

SP veya HDP ile birlikte hareket ettiği için CHP oy kaybedebileceği gibi, AK Parti’nin varlığı yüzünden MHP, MHP’nin varlığı yüzünden de AK Parti bazı seçmenlerini kaybedebilir.

Çatı oluşturdukları için sonuçta kazançlı görülseler bile, çatıyla amaçlanan geometrik sıçrama gerçekleşmeyebilir.

Böyle bir ortamın en fazla yarayacağı parti olabilir Saadet…

Hatıralar eşliğinde

Kendisine yakın medyada da düzelmeler var. Herhalde dikkat çekiyordur, Milli Gazete ile TV5 kanalı Temel Karamollaoğlu’nun temsil ettiği çizgiye uygun kaliteli bir yayın çabasına girdi.

Kendim bile bazen unutuyorum, ama benim yayın yönetmeni olarak tanındığım ilk yayın organı Milli Gazete’dir.

Rahmetli Necmettin Erbakan’ın “Haydi başına geç” demesiyle üstlenmiştim görevi, biraz tereddüt etsem de… O güne kadar da kendi adım yanında mahlasla da Milli Gazete’de (Fehmi Muzafferoğlu) ve aynı gruptaki Yeni Devir’de (A. Akıncı) yazmaktaydım zaten.

Unutmadığım olaylardan birini daha aktarayım:

Dışa açılmayı başlattığı 1991 seçimleri öncesinde, Erbakan Hoca, farklı yapılardan siyasete ilgi duyan insanlarla birlikte değişik yayın organlarında yazanları da bir toplantıya çağırmıştı. Hayli kalabalık bir ortamdı. Bekir Berk ve Şevket Eygi’yi hatırlıyorum. Siyasilere “Refah’a geliyorsunuz”, bizlere de “Milli Gazete’ye geliyorsunuz” demişti Hoca.

O gün orada bulunanlardan bazıları ilk seçimde Meclis’e milletvekili olarak gitti, Eygi de yazar olarak Milli Gazete’ye.

“Yazılarıma müdahale edilmemesi şartıyla her gün yazarım, para da istemem” demişti Şevket Eygi.

Halen yazmaya devam ediyor.

Karamollaoğlu hesap adamıdır

Gördüğüm kadarıyla, Saadet, gelecek cumhurbaşkanını belirleyen parti olma amacını önemsiyor.

O amaç için gösterilen çabalar, yalnız veya ittifak halinde gireceği ilk genel seçimde Meclis’te temsil edilmenin de yolunu açabilir mi?

Temel Bey mühendistir, o hesabı da yapıyordur.

ΩΩΩΩ

22 YORUMLAR

  1. Saadet Partisi, İyi Parti ve CHP ittifak yapmalı. Abdullah Gül, Bülent Arınç vs. Saadet Partisine katılmalı. Bu üç parti Cumhurbaşkanlığı seçiminde ilk turda ortak aday çıkarmalı. Bu aday eğer kabul ederse Sezai Karakoç olmalı. Kemal bey anlayışlı adamdır, kabul edecektir. Erdoğan’ın, yandaş medyanın ve aktrollerin hiçbir şekilde kara çalamayacağı bir isim.

  2. ülkeyi batırdılar. yetmemiş olabilir mi? sanki saadet partisi akpden farklıydı. hep birlikte ülkenin geldiği nokta burası. şimdi tekrar aynı kadro ülkeyi yönetmeye talip.

  3. Basında saadete ilgi yok, diyorsunuz, doğru. Çünkü, daha basının ağaları besleyenleri, yönlendirenleri vakti erken görüyor.
    Saadet Partisi, ağzı ile kuş tutsa tek başına oyunu da artıramaz, kimseye de etki edemez.
    Şayet iyi Partinin epeyce oy alma ihtimali varsa – anaç ve masonumsu eskimiş mebusları listeye almazlarsa – çoğaltan tesiri ile birlikte bir SİNERJİ meydana getirebilirler.
    Bu ihtimal zayıf olursa, Saadet – kendini kısmen inkar olsa da mevcut ittifakla Mecliste temsil imkanı bulabilir, fakat, gümrah bir parlama olmaz. Soldaki her hangi bir ittifak hiçbirine yaramaz.
    Ali Babacan, şahsiyetli- beklentiye ihtiyacı olmıyan – bir aile mensubu Sıyasetçi. Ülkeye hizmet çağında, dürüst, birleştirici, pişmiş bir siyasetçi. Tek zaafı ! fazla efendi olması.

    Bu meyanda – kim , hangi münafık ortaya çıkardı ise – ” Asansörde Halvet konusunda ” Murat Bardakçı’nın kaleme aldığı yazı BabacanVARİ bir Müslüman – en azından peşin hüküm taşımıyan ve İMAN endişesi taşıyan – bir yazara has görünüyor ve kendilerini tebrik ediyorum. Fatih Altaylı ne yazsa doğal karşılanabilir. Çünkü, MÜFTÜ çocuğu değil, İmam-Hatip mezunu değil.
    Oysa, Şöhret ve menfaat düşkünü olarak kapı kapı MEDYA dolaşan (sosyeteye ve ladini’liğe) Coşkun Ahmet Hakan ise, kendine yakışanı yazmış ve söylemiştir. Biliyor olmalı ki, edindiği (veya edinemediği) o imam-hatip kültürü ile İslam konusunda, Nurettin Yıldız Hoca’ya, hele hele, edep dışı, küstahça, külhanbeyivari laf edebilmesi için onun herhangi bir konüşmsında serdettiği kadar İSLAMİ BİLGİYE ve İMAN gayretine sahip olması gerekir. Cübbeli Ahmet hoca, Mahmut Hoca belki tenkid yürütebilir ; elbette, bildikleri vardır, onların. Bir TV spikeri oldu diye, Ahmet Hakan kim oluyor ki.. böyle bir alime kapıkulu gibi abuk-subuk saldırıyor. O hoca efendi inanana, birikimine güvenenlere salık veriyor, salaklık etmiyor, zorlama yapmıyor, din (sadece) senin (gibilerin) dini değil ki… Edebinle oturacaksın oturduğun yerde, haddini bileceksin.

  4. güven bey AKP’nin tüm hedefi ülkenin çıkarlarının ötesinde kendisinin nasıl ve ne şekil tekrar padişah koltuğuna oturacağı hesabını yapmaktadırlar. Yani afrin propagandası seçim yatırımı olduğunu hafızınıza kazın bürokratik oligarşi AKP’nin dibine çömelmiş saltanatları iştah kabartıyor ne demek AKP ayrıştırıcı dil kullanmakta sanat haline getirmiştir. AKP tüm politikalarını şiddet ayrıştırıcı bir dil üzerinde inşa etmektedir.Bu gidişatta ne ülke nede halkın yararına olmadığı toplumun ezilen tüm katmanları müşahede etmektedir.

  5. didem kuz AKP azıyla yazıyorsun öyle kolay olmayacak muhafazakarların oyu artık AKP için altun tepsi değildir yok öyle muhafazakâr en fazla kazığı AKP’den yediler bu millet enayı değil CHP demokratik duruşunu ortaya koarsa neden dindarlar CHP’ye oy vermesin bir neden mı var sonra geçmişten bahs etmeniz AKP’nin geçmişine bakılsın, biraz dünyayı okuyan biri herhalde bunun analinizini yapar ona göre kararını verir

  6. temel bey değerli biri ve katma değer sağlayabilir. hesap kitap bilir olduğunu kabul ederek bunu içerden mi yaparsa daha iyi olur dışardan eleştirirse mi daha iyi olur hesabını yapıyordur herhalde. ben dışarda kalıp güçlü bir aday çıkarmayı tercih edeceklerini düşünüyorum. o nedenle adayları kim olacak önemli. kazanma şansı olacağına ihtimal verdiğimden değil ama daha sıkı bir seçim yarışına hizmet etmesi açısından. gerçekte birbirini yükseltecek adaylara ihtiyaç var. chp gibi tansiyonu sıçratıp bağırıp çağırmaktansa belki düzeyli bir adayla düzeyli bir dille daha kaliteli bir rekabete katkı sağlayabilir. mevcut şartlarda seçmen hiç kuşkusuz devlete destek olana destek olacaktır, ateşe benzin dökene değil.
    chp nin adayının çok önemli olduğunu şimdilik düşünmüyorum sonuçta bu partinin adayı dolayısıyla chp nin söylemleri ideolojisi ve geçmişi adayını rahat bırakmayacaktır. muhafazakar oyları chp nin konsolide etmesi neredeyse imkansız. iyi parti bile oylarını MHP nin seküler kesiminden ve chp den alacaktır.
    sp nin tabanı partisini desteklese de oyunu akp ye veriyor. bu durumun iyi analiz edilmesi gerekir, partinin görüntüsünün ve imajının üstünde çok kafa yorulması, yaşlı adam topluluğu görüntüsünden çıkması gençlerin ve nitelikli kimselerin ön vitrine alınması gerekir. sp yi yeterince tanımıyoruz, temel bey hakkındaki iyi niyetlerin yeterli olacağını sanmıyorum.

    • Herkes gibi yorumlarımı yazıyorum. İstediğim ağızdan yazabilirim öyle değil mi
      Dindarların chpye oy vereceğini düşünmek ağzınıza o nedenle cevap vermeyeceğim.

      İnsanın edebi aklına bağlıdır.
      Öfkesi de.

  7. Saadetin ya Ak Parti ya da İyi Parti ile ittifak yapacağını düşünüyorum.

    İttifak barajı aşamayacak olan partilerin lehine bir düzenleme olarak karşımıza çıkıyor.Büyük partilere önemli bir katkısı olmaz.Çünkü barajı aşamayan partilerin oyları zaten büyük partilere verilmiş gibi oluyordu.

  8. Fatih Bey merhaba !
    Böylesine muhteşem derinlemesine stratejiler geliştirebildiğinize göre; Sayın Fehmi Koru gibi sizin de; bu yakınlarda Uzman Stratejist “Suriyeli Berber Çırağı”nın mekanına yolunuz düşmüş olmalı.

  9. Saadet ihlas yolunu seçmiş, menfaat yolunu değil, mazlumun sesi olmuş yalakanın değil.
    Bunların hem toplumda bir karşılığı var hem de Yüce Rabbimin yanında. Hiç şüphe yok…
    Sesini topluma duyurması lazım. Tabi sesini duyurabileceği bir kanal kalmadı ya …
    Bunun için vitrin düzenlemesi yapması lazım. Vitrine insanlar çıkarması lazım. Tabi satılmayan insanlar….
    Makam koltuk için ülke menfaatini geri plana atmayan insanlar…. İllerde de vitrin düzenlemesi teşkilat yapılanması, her haneye ulaşılacak bir yapının kurulması gerekir. Refah Partisi kurulduğu yıllarda olduğu gibi…
    Allah’a emanet olun…..

  10. kimsenin küllerinden felan doğduğu yok hiç kusura bakmayın bilakis merhum erbakanın partisinin düştüğü bu durum içler acısı rahmetlinin kemikleri sızlıyordur eskiden bir sempatim var idiysede şimdi gayri milli oluşumların içerisinde olduklarından midem bulanıyor.

  11. AK Parti ve lider kadrosu karşısında alternatif yok dediğimiz, diğer partilerden bunun olmasını beklemek değil ve fakat Türkiye siyasetinde ana omurgayı oluşturan muhafazakar kesimi taşıyacak alternatif bir kadronun kendi içinden ortaya çık(a)madığıdır. Çünkü Türkiye siyasetinin ana-taşıyıcı omurgası muhafazakar kesimdir ve hesaplar hep bunun üzerine yapılır, söylemler hep bunun üzerine bina edilir.

    Uzun dönemdir iktidar olan AK Parti, ülkenin sistem değişikliğine gittiği bu hengamda güç devşirmek ve seçimleri garantilemek adına bir çok argüman kullanmaktadır.
    İttifak arayışlarıyla beraber ekonomi üzerine yapılan çalışmalar, -enflasyon ve faizin ateşini düşürmede yeterli olamayan- bu argümanlar yanına Kudüs, BM ve Afrin harekatı ile beraber bol soslu dini ve milliyetçi söylemleri de sıralayabiliriz.
    Bu, muhafazakar ve milliyetçi kesimi AK Partinin tabanı olarak tutmaya yetiyor ve milli ve manevi değerler yanında ekonomik ve sosyal zayıflamayı da geri plana atabiliyor.

    İYİ Parti ”iyi bir alternatif” olamadı.. CHP ve HDP’den bunu beklemek”çölde serap görmeye” eşdeğerdir. Bunu Erdoğan görüyor ve bu yüzden siyasetin ana gündemi ittifak arayışları..tabanını zayıflatacak ve başkanlığı riske edecek ayrı duruşları, zinhar istemiyor. Hele ki, milli ve yerli olmayan! kesimin üzerinde birleşeceği ve AK Partiden oy çalacak muhafazakar tabana hükmeden bir partinin çıkaracağı güçlü bir Cumhurbaşkanı adayı, en istemediği şey olacaktır..onun yerinde kim de olsa bunu yapar zaten.

    İşte burada, kartlar Saadet Partisi üzerinden karılacaktır ve önümüzdeki günlerde SP odaklı gelişmelere göz açacağız.

    ”İstemem, yan cebime koy” hesabı içerisinde değilse eğer Karamollaoğlu, güçlü bir Cumhurbaşkanı adayı ile Erdoğan’ın canını sıkacak ve onun hesabını bozacak tek kişi konumunda şu anda… Eğer ilkeli bir duruş ile bunu becerirse uzak olmayan yakın vadede, partisini muhafazakar kesimin ve siyasetin alternatifi konumuna yükseltecektir.

    Bunun emareleri görülüyor.

  12. Bülent Arınç ne diyiyordu? ” Birileri oturduğu koltuktan kalkmak istemiyorsa muhakak altını kırletmiştir.”
    Her gün gelen şehitlere dahí saygıları yok.
    Ülkeyi tam bir çocuk oyunçağına çevirdiler.
    Diş ülkelerin eline o kadar çok koz verdilerki devletın ve milletin itibarını ayaklar altına serdiler. Bir gün önce terörist vatan hainliği ile suçladıkları birıni ertesi gün serbest bıraktílar. Bunu yaparkende bizde yargı var diyerek iyice gülünç duruma düştüler.
    Nasíl olsa Alman başbakanı ve ABD diş işleri bakanı er geç hatıralarını yazarlar o zaman bizimkilerin milleti nasıl uyutukları ortaya çıkar. Bizim kalemlerini satmamış gazetecilerin çoğu hapisde dışardakiler de troller tarafíndan rahat bırakmıyor.
    Zaten bizdeki meşhur “AYİP” lafı “KAYİP” olduğu için artık kimseler rahatsız olmiyor.

    • nurdan hanım birileri koltukta oturuyorsa bu aziz milletin % 50 den fazla oyunu alarak oturuyor kimsenin lütfuyla değil kusura bakmayın ama şehitler geliyorsa bu aziz vatanı savunmak için geliyor artı kimseninde kimsenin oyuncağı olduğu yok siz çok dertlisiniz anlaşılan o yüzden bu kadar saçmalamışsınız oturun sakinleşin bir çay için iyi gelir bir dahaki yorumunuzda en azından aklı başında bir şeyler yazarsınız.

      • ” Gelen ŞEHİTLER” vatan mı savunuyor?
        Yoksa gelen şehitler Afrinden değil de Fíratín doğusundan geliyor da ben mi yanlış anlıyorum? Çúnkú Suriye’de Araplar, Kúrtleri ve Hiristiyanların barış içinde yaşadığı tek bölge Arfindi şimdi orasi kan gölüne çevirildiği için kusura bakmayın ben bizdeki 50% desdekli liderin “koltuğunu” garantilemek amaci ile ordumuzun oraya girdiğini zannetmiştim. Demekki ordumuzu teröristlerin 80,000 ordulu savaşçılarının bulunduğu Firatın Doğusunda imiş. Ben yanılmışım.
        Vijdanım beni bir túrlü rahat bírakmıyor geriye kalan 50% vatandaşın vergilerinin rüşvet olarak verilen milyonlarca dolarları,,zindanlarda çúrüyen bebekler,susturulmuş ve enayı yerine koyulmak istenen insanlara yapılan zúlümlerden dolayı. “Ben” hiç huzurlu ve rahat değilim çúnkü onların verdikleri rüşvetin içinde benim alın terimle kazandığım vergi olarak verdiğim paralar Rezalar gibılerini kurtarmak için “RÜŞVET” olarak verilmesi de beni kahr ediyor..Bilmem anlatabildim mi? Bakınız senelerdir bizlere SSK emeklilerine tenezül edipde sormadan Súriyeliler için her ay kesilen para beni hiç mi hiç rahatsız etmiyor.
        Ne dersiniz bakın bizi eneyi yerine koyanlara onun için hiç kızmıyoruz! rüşvete giden paralar o 50% yi rahatsız ve huzursuz ediyor. Bizler biatcı ve trollerden olmadığımız için vatan haini, teröris, besleme ve bunu gibi hakaretler işitiyoruz sırf gerçekleri görúp fikrimizi yazdığımíz için.
        Sahi siz hiç sizin 50% lilik liderinize şu soruyu sormayı düşündünüz mü?
        Neden ABD den 15,000 dolar rüşvet rüşvet taklif edip terõrist kaçırmaya gerek gördünüz? Açığa çıkacağını anladığınz anda Obama bizi aldattı diyerek milleti yanıltma geriği gördünüz?
        Size zahmet bir de geri kalan 50% vatandaşa bunu açıklar misiniz.

  13. Meydanlar oy dolu! seçmen yine sel!
    Nutuklar o biçim, herkes ümitli…
    «Cumhuriyet», «Millet»; yahu ne güzel!
    “İsim babaları” iyi niyetli…..

    İmrensin, murdar desin, çatlasın el!
    Ne de erdemli, ne kabiliyetli…
    «Saadet», «Fazilet»; yahu ne guzel!
    “İsim babaları” iyi niyetli…..

    Güvendi vatandas, sağlamdi temel!
    Bundan iyisi sağlık, çok isabetli
    “Halk”, «Demokratik Sol»; yahu ne güzel!
    “İsim babaları” iyi niyetli…..

    Öyle ümitli ki halk, gel seyret gel!
    Bak nasıl dinliyor, nasıl dikkatli!
    “Adalet”, “Kalkinma”; yahu ne guzel!
    “İsim babaları” iyi niyetli…..

    Yarısı imansa, gerisi amel!
    Amel akıllıysa en meziyetli
    Takke düşüp örtbas edildiyse kel
    Amel bozuktur, ey iyi niyetli!

    Ameller akıllı, her taraf şeffaf…
    Hesap sorabilen sistemdir sistem
    İşte budur, işte budur inkişaf!
    Yoksa hayal kırıklığı, bol sitem!
    ……

  14. Bize oy verenler müslüman diğerleri şüpheli anlayışları altında yatan ayrımcı zihniyet yüzünden ömrüm boyunca oy vermedim. Bu zihniyette bir değişiklik olduğuna dair henüz herhangi bir ipucu da görmüş değilim. Benim penceremden manzarada bir değişiklik yok.

  15. Saadet ittifakın içerisinde yer alırsa 3 milletvekilliği için kendisini ve itibarını bitirir!. Türkiye herşeyin tek kişiye göre dizayn edildiği bir çadır devleti değildir.
    En doğru çözüm Ali Babacan ın aday, sağ tarafında ise İlhan Kesici nin oturduğu her kesimi kucaklayan, hamasetten uzak ve akılcı bir ittifaktır. Türkiye her geçen gün gerilmekte ve aklı selim ile normalleşmeye ihtiyacı vardır.
    Kimse alternatifsiz değildir. Milletin taktir edeceği alternatifler çıkarsa herşeyi hesap edenlerin hesapları altüst olabilir!. Milletin de canı burnundadır.

  16. 1-Temel bey iyi performans gösteriyor bu tartışılmaz.
    2-SP seçimlere kendi olarak girerse ve/veya kendi Cb adayı gösterirse %1 dahi alamaz.
    3-mevcut siyasi iklim SP ni sembolik olarak önemli hale getiriyor şöyle ki;
    SP ittifak yaptığı partiye ciddi oy kazandırabilir.
    İttifak yaptığında en çok oyu İyipartiye kazandırır çünkü meral hanım milliyetçi muhafazakar bir isim Dindar bir hanfendi.özellikle iyi partinin zayıf olduğu gdoğu şehirlerinde SP li isimler listebaşı olursa bu oy daha da artar.Tüm bunlarla birlikte ne iyi parti baraja yaklaşabilir nede meral hanım 2 tura kalabilir.(bu formülde tek handikap kadına oy vermek bir kısım sp liyi rahatsız edebilir.)
    4-CHP ile ittifak yapması düşük ihtimal ama yaparsa da iyi parti kadar oy götüremez çünkü bugün dahi sp li büyük kitle kendi partisine değil Tayyip beye oy veriyor.(sp barajı aşamayacağı için)chp ye asla oy vermez.bu durum gdoğu Doğu ve iç Anadolu şehirlerinde sp li isimlere öncelik verilerek nispeten kırılabilir.
    5-Akparti SP ile ittifak yapmak istiyor çünkü her Oya ihtiyacı var.Cb nı aldıktan sonra 5-10 mvliği vermek Tayyip beyi rahatsız etmez.böyle bir ittifakta nerdeyse firesiz tüm SP oylarını Tayyip bey alır.muhafazakar cenahta aykırı ses kalmamış olur bu ülkemizdeki kutuplaşmayı arttırır ama Akparti nin işine yarar.çünkü ekonomi dışpolitika vb arka plana düşer.iyi parti tamamen etkisini kaybeder.bu ittifakı SP tabanıda ister .muhalefet zordur iktidar ortağı olmak rahattır.
    6-SP ittifak yaptığında CHP ye kayda değer oy kaybettirmez çünkü karşıda Tayyip bey var.Chp kitlesi Tayyip beyden nefret ediyor bunu anlar.ama CHP yada İyi parti Hdp ile ittifak yaparsa çok oy kaybeder.o nedenle açık ittifak yapmazlar.hdp ilk turda aday gösterir ikinci turda (ilk turda bitmesse)açık tavır almaz ama Tayyip beyin karşısında kim varsa ona oy verir.tabii Tayyip beyde bunun etkisini azaltmak için hüdaparla aşiretlerle yerel dini gruplarla ilişkileri güçlendiriyor.
    7-Saadet’le ittifak Tayyip bey açısından cb adayı çıkarmasını engellemek noktasındada önemli.çok ihtimal vermiyorum ama saadet iyi bir aday çıkarırsa seçim kesin ikinci tura kalır.(Gül iyi bir aday değil çünkü millette hiçbir karşılığı Yok.saadet gülü aday gösterirse max %3 oy alır.tüm muhalif partiler hep birlikte aday gösterirse (bu bence imkansız) Tayyip bey ilk turda%60 ile kazanır.bu durumda bir çok CHP li ve hdp li ve alevi vatandaşımız sandığa gitmez seçime iştirak düşer.(çünkü bu kitle Abdullah beyi Tayyip beyin kibarı içten pazarlıklısı olarak görüyor.) iyipartideki ve saadetteki milliyetçilerden Tayyip beye oy kayması olur.abdullah bey bu kesimlerde İngiliz projesi olarak kabul ediliyor.ayrıca mhp ak parti beraberliği,Afrin ve pkk mücadelesi burda etkili olur.yine çok az ihtimal veriyorum ama muhalifler hep beraber Ali Babacan’ı aday gösterebilirse ve ali beyde bu yola girerse en iyi oyu o alır ve başabaş bir yarış olur.bu durumda CHP iyiparti ve hdp den fire az olur.ekonomiye önem veren kitleler Ali beye rahatlıkla oy verir.
    8-bu denklemde asıl önemli nokta
    CHP nin kimi aday göstereceğidir.bence seçim ilk turda bitmesse her durumda ikinci turda Tayyip beyle CHP adayı yarışacak.bu aday Kemal Bey yada benzeri olursa ikinci turda hiçbir şansı Olmaz olay 65-35 dağılımıyla sonuçlanır.bu aday İlhan Kesici gibi bir isim olursa denklem çok değişebilir.
    1-uzun dönemdir CHP de.bu nedenle CHP seçmeninde rahatsızlık olmaz seçime iştirak düşmez.
    2-iyipartili seçmen eski dyp anap seçmeni ikinci turda rahatlıkla oy verir
    3-eski Ülkü ocaklı olması ikinci turda mhp den oy kayışı sağlar.
    4-aşırı bir figür değil hdpli kitlede Akparti mhp ittifakından ve Akparti nin son dönem politikalarından rahatsız olan dindar Kürt’lerde oy verebilir.
    5-yerel hemşericilik nedeniyle iç ve doğu Anadolu’dan kısmi oy alabilir.
    6-ekonomiye önem veren kitleler Ali Bey kadar olmasa da oy verir.
    7-İlhan bey aday gösterilirse ilk turda daha çok oy alacağından seçimin ikinci tura kalma ihtimali yükselir.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here