‘Cumhur ittifakı’ oluştu ama, diğer partiler telaşta değil. Neden acaba?

13

“Son anayasa referandumunda ‘Evet’ oylarının önde çıkmasıyla gelen sistem değişikliği partileri ittifaka zorluyor” denildi ve o gün bugündür sürdürülen çalışmalar nihayet beklenen sonucu verdi: Oy pusulasında AK Parti ile MHP herbiri kendi armalarıyla yer alacaklar, oyları ortak bir havuzda değerlendirilecek.

Oluşan ittifakın yasal çerçevesi de Meclis’e bu hafta sunulacak teklifin yasalaşmasıyla belirlenmiş olacak.

‘Cumhur ittifakı’ hayırlı olsun.

İki partiye başka partilerin de katılması bekleniyor. BBP “Ben de varım” dediğine göre, ittifak, en azından üç partinin katılımıyla seçime gidecek.

MHP ve BBP aynı kökten gelen partiler, AK Parti de ittifak oluşturma sürecinde MHP ile zannedildiği kadar ters köşede durmadığını fark etmiş oldu. İttifak seçimde başarı kazanırsa, listelerde buluşan bu üç partinin aynı çatı altında toplaşması bile gündeme gelebilir.

Aynı listede buluşmaya karar veren üç partinin gözü şimdi Saadet Partisi’nde. Cumhurbaşkanı ve AK Parti lideri Tayyip Erdoğan Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu’nu da yüz yüze görüşerek ittifaka davet etti.

Önceden tarihleri belirlenmiş üç seçim var önümüzde, en erkeni yerel seçim ve o da gelecek yılın Mart ayında (24 Mart 2019) yapılacak. Diğer iki seçim (genel seçim ve cumhurbaşkanlığı seçimi) ise 3 Kasım 2019’da.

Ya erken seçim, ya da cephe oluşturmaya zorlama

Neden acele ediliyor?

Gelecek yılın sonuna doğru yapılacak seçimlerin daha erken bir tarihe alınması bir ihtimal. Hatta bunun için 15 Temmuz 2018 tarihi çoktandır telaffuz ediliyor. Yüksek Seçim Kurulu, kararının iki ay önceden alınmasıyla her zaman seçim yapılabileceği görüşünde.

Yerel seçimin tarihini erkene alabilmek için anayasa değişikliği gerek; ancak aynı şart diğer iki seçim için söz konusu değil, Meclis kararı yeterli.

Bu birinci ihtimal.

Hiç konuşulmayan ihtimal ise, erken başlatılan ittifak arayışının karşı cepheyi de benzer bir arayışa erkenden sürüklemesinin istenmesi… AK Parti-MHP ittifak cephesi karşısında bir başka cephe oluşsun ve iki cephe halinde bir kampanya eşliğinde seçime gidilsin isteniyor.

Yüzde 10 barajına dokunulmaması, buna karşılık ittifak partileri için barajın kaldırılması özellikle küçük partileri ittifaklar içerisinde yer almaya zorlar diye düşünülüyor olmalı.

Partiler ya o cephede ya da CHP’nin başını çekeceği öteki cephede yer almaya zorlanıyor.

Fazla gecikmeden… Şimdiden…

CHP ve ‘Cumhur ittifakı’ içerisinde yer almamaya kararlı görünen diğer partilerin acele eder halleri yok. Alttan alta görüşüyorlar mıdır, bilmiyorum, ancak dıştan bakıldığında öyle bir görüntü vermiyorlar.

HDP ve İYİ Parti baraja takılmayacaklarından emin görünüyor, Saadet Partisi ise bütün dikkatini gelecek cumhurbaşkanını belirleyen parti olma üzerinde teksif etmiş durumda.

Ya ittifak dışında kalmak yarar getirirse?

Türkiye seçime beklendiği gibi iki cephe halinde ittifaklarla değil de, “AK Parti etrafında toplaşan partiler” ve “Hiçbir ittifaka girmemiş diğerleri” olarak giderse ne olur?

İlk bakışta anlamsız gelebilir bu soru; özellikle aylardan beri ittifakların zorunluluğu üzerinde bir genel kanaat oluşmuşken… O kanaate göre, ittifaklar her partiye yarayacak. Zaten baraj derdi olmayan partiler (mesela AK Parti, CHP), baraja takılma ihtimali bulunan (MHP, İYİ Parti) partilerle ittifak oluşturduklarında, onların oylarını da kendi oylarıymış gibi saydırma üstünlüğüne sahip olacaklar.

Cazip değil mi?

Pek düşünülmeyen bir ihtimali hatırlatalım: Fazla uzak olmayan bir dönemde lider düzeyinde birbirleri için bugün hatırlatıldığında hiç hoş kaçmayan sözler sarf etmiş partilerin aynı çatı altında toplanmasının seçmeni kaçırtma ihtimalini…

MHP’nin AK Parti için vaktiyle söyledikleri İYİ Parti’nin işine yararsa?

Kurulduğu ilk günden ittifak çalışmaları başlayana kadar kendini diğer partilerden ayrıştırarak seçmen tabanını büyütmüş olan AK Parti, liderlerinin vaktiyle MHP için söyledikleri unutulsa bile sadece bu yüzden, kendi seçmen tabanından tepki görürse?

Adı ‘Cumhur ittifakı’ konulan cephenin karşısında ittifaka dayalı bir başka cephe oluşmaması seçime ayrı ayrı giren partiler açısından daha olumlu bir sonuç çıkmasını sağlayabilir.

Saadet Partisi ve İYİ Parti bu ihtimali akılda tutarak tercihlerini yapmaya hazırlanıyorlarsa hiç şaşırmam. İttifaka zorlayıcı siyasi ortama rağmen aceleci davranmaktan kaçınmaları bu ihtimali düşündüklerini gösteriyor.

Anayasa Mahkemesi’nin de, ittifak içerisinde yer alan partiler için yüzde 10 barajının kaldırılmasıyla ilgili yasa maddesini anayasanın eşitlik ilkesine aykırı bularak iptal etmesi de mümkün…

CHP bile ittifak derdine düşmeden gireceği seçimden daha başarılı çıkabileceği hesabını yapıyor olabilir.

Hesap tutar mı?

Ya tutarsa?

ΩΩΩΩ

13 YORUMLAR

  1. ‘Cumhur ittifakı’ oluştu ama, diğer partiler telaşta değil. Neden acaba?

    Neden acaba? belki umitsizlik!
    Belki de herkes halinden memnun
    Tabi biraz da kabiliyetsizlik
    Seçmenden oy almak ciddi sorun

    Millet bıkti ama ne yapsın ki
    Demek ki hâla alternatif yok
    Rüşvet almayacaklar mı sanki
    Nasıl olsa hepsi birbirinden .ok

    Aç gözlü nefsler depreşmeye görsün
    Kaynaklarımız az doyuramıyor
    Hallerini ahirette görürsün…
    Bu hal dünyada işe yaramıyor

    Sorun ciddi beyim; insan sorunu!
    İnsan yetiştiremiyorki sistem
    Çoğu dokunulmaz, havada burnu!
    Bunlardan gelişemiyorki sistem…
    …….

  2. Troller, yorumlara yorumla cevap veremeyecek kadar bilgiden mahrum, ahlak diye bir kavramdan habersiz cahil ve zavallılar. Sizler gidin patronuza o meşhur 4 saata yakın görúşmeyi sorun. O görüşmede adam kaçırmak için 15 milyon dolar teklif edildiğinden tutun da valizlerle kaçak dolarların nasıl başka ülkelere rüşvet için getirildikleri ve diğerlerini taptiklarınıza bir sorun. Daha dün Fras 24 TV deki Süriye tartışmasında Firat Baran tarafindan iddia edilen “TC askeri bizimle savaşmıyor, bizimle savaşanlar TC destekli teröristler. O teröristler sizin sınırlarınızdan Süriye’ye girdi ve Afrin Súriye’nin tek güvenli bölgesi iken sizin yardiminizla teröristler oraya girdi” buna benzer sorulara bizim Mehmet Öğütçü cevap veremedi. Õğütcü çok zeki ve de muazzam bir ingilizce konuşuyor tartíşmada iki taraf da çok kibar ve seviyeli konuştu. Sizler buradakí yorumculara terbiye ve nezaketen noksan saldırmak yerine biat ettiklerinize yukarıda yazdíklarımı sorun. Ben sizin biat ettiklerinizin õzelliklerini yazmaya devam edeceğim.

  3. Seçim ittifakına Anayasa Mahkemesinin “evet” demesi gerçekten eşitlik ilkesine ne derece uygun düşecektir ? İyi değerleme yapılması lazım ; hukuki mi, siyasi mi ? Anayasa Mahkemesi Kaynağı ve uygulama teamülüne göre SİYASİ bir Mahkeme…..

    Diğer Partilerde bir kıpırdama yok. Neden ?
    – Mevcut şartlarda Cumhurun başkanı belli gibi, ittifak bunu daha da garantiye alıyor
    – MHP ile AKP’nin dünya görüşü, medeniyet anlayışı ve din anlayışı yönünden çok büyük fark
    görünmüyor. Nitekim, ittifakın kolayca teşekkülü de bunu gösteriyor. Her iki partinin cari
    oturmuş, otutturulmuş sistemle fazla sürtüştükleri de yok. Ilımlı (YANLIŞ, dejenere edilmiş,
    YUTTURULMUŞ) İslamla da aralarında bir problem yok.
    – CHP’nin iktidar derdi de yok, gücü de yok. Kendinden menkul adayı da yok. İstikbal vaad’eden
    çaplı kişilerinin zaten, boynunu erkenden vuruyorlar. HDP ile ittifakın kendilerini de bir parça
    daha küçülteceğini biliyorlar. Öteki iki parti ile birleşseler de ne yazar.
    – Eğer bazılarının beklediği gibi, İyi Parti gerçekten iyi çıkar biraz oy potansiyeli vadederse,
    Saadet Partisi ile ikisinin ittifakı, 2.tur için ikisine belki bir kapı aralar, belirleyici olmak
    yönünden
    – Bir İttifakın dışında kalmak kimseye yarar getirmez.

    Seçimlerin 2018 sonbaharına alınması Memlekete bir yıl kazandırır, ekonominin de önünü açar.

  4. Haksızlık
    İktidar partileri seçim kanunlarını iktidarlarını devam ettirecek şekilde değiştiriyorlar. Bu genel hukuk anlayışına aykırıdır. Anayasada seçimle ilgili kanunların ancak bir sonraki seçimlerde uygulanabileceği maddesi yer almalıdır.
    Sermaye sosyalist ülkelerde tek parti, kapitalist ülkelerde iki parti oluşturuyor. Birini iktidar diğerini muhalefet yapıyor. Sonunda kendisi yönetiyor. Türkiye’de bununla çok uğraştı, başaramadı. Şimdi bunu tezgahladı. Başarabilir mi, bilmiyorum.
    Türkiye dünyanın en demokratik ülkesidir. Bu kadar barajlara rağmen mecliste dört parti çoğu zaman kendine yer buldu. İki partiye indirgendiğinde partiler anlaşır ve halkı ezerler. Anlaşamazlarsa ülkeyi bölerler. Ekseriyet sistemi ve iki parti yönetiminde yönetim oyuncak olur. Çıkarcı ve yeteneksiz küçük bir azınlık her gün cephe değiştirerek ülkeyi yönetilemez hale getirir. Referandumda ‘Evet’ çıkmasını isteyenler ise birlik, beraberlik sağlanacağını iddia ediyorlardı.
    ABD’de iki parti işe yarar. Sermaye Devlet’e böylece hakim olur. O da sonuç vermiyor. Türkiye’de iki parti demek ya müstemleke olma ya da Devlet’i askerin yönetmesi demektir. İkisi de birbirinden beterdir.
    Bugün dünya çıkmaza girmiş ve Adil Düzen de kapıyı çalmaktadır.

  5. Sayın Koru tarihten bir kare hakkında yorum yapsanız; Mısır ve Müslüman kardeşlerin adayı olan ve seçilen sonrada Müslüman kardeşlere düşman olan Nasır mesela.İlginç olur sanırım.

  6. Muhafazakar kesim güç temerküz etmiş karizma liderini, devletçi, Aydınlıkçı (Perinçek) yapıya kaptırdı-çaldırdı.

    Devlet, AK Parti ile ittifakını tamamlamış bulunuyor Bahçeli sayesinde ve yanına stepne mahiyetinde olacak küçük partileri de alarak tescilini gerçekleştirip, 2019′ da teyit için halka gidecek.

    Diğer partilerinde ittifak oluşturduklarını gördüğümüzde cepheleşme gerçekleşmiş olacak ve bu istenen şey… Sorun CHP, HDP ve İYİ Partinin aynı düzlemde nasıl buluşacağı..bu zor bi şey ve imkansız gibi.
    İşte bu SP’nin, Karamollaoğlu’nun elini güçlendiren en büyük saik ve Gül’ün adaylığı konusunda gayet cömert davranıyor.

    Cumhur İttifak, ona katılmayanları milli ve yerli olmamakla, yabancı unsur gibi nitelemekle, aslında kendine karşı doğal bir cephe oluşturmakta, bu da aralarında ittifak olmasa da diğer partililerin ”ortak aday” üzerinde birleşmesinde, bir kolaylık, bir ”kendinden hareket” ivmesi ortaya çıkarmaktadır.
    İşte bu yüzden % 10 barajı korunuyor ve İYİ Parti ve Saadet Partisi, Cumhur İttifakına katılmaya zorlanırken (acele edilmesi istenirken), CHP ve HDP rakipli bir seçimi kazanmak, Ak Parti için ”çantada keklik” hesabı yapılıyordur.

    CHP’nin sahibi olduğu ”devletçi” söylemi de, Ak Parti onun elinden almış bulunuyor..elinde başka bir argümanı kalmayan CHP, neden farklı politikalar geliştir(e)miyor?

    Yoksa, devlet ”Cumhurbaşkanlık sistemini” inşaa ederken, eski devletçi CHP, AK Parti ile zımni bir ittifak içerisinde mi?

    Siyasetin görünmeyen yüzü…

    Siyaset bu, olmaz olmaz demeyin…

    • Güzel bir yorum.Birde geçmiş tarihten bir hatırlatma yapmak isterim.ve bunun üzerinde yorum yapılabilirmi acaba.Mesela Mısır ve Müslüman kardeşler ve tabii olarak onların aday gösterip seçtirdikleri ve sonrada Müslüman kardeşlerin bir numaralı düşmanı olan Nasır.Bilmem bana ilginç geldi.Mısır+Müslüman kardeşler ve Nasır

  7. Benim bildiğim MHP tabanı Erdogan’a oy vermez. Neden mi? Biliyorum. Kendi ailemdeki MHP taraftarlarından dolayı biliyorum.
    Benim bacım koyu bir Bahçeli taraftarı.
    Bu bacım eski bakanlardan Beşir Atalay’ın önceki oturduğu mahalleden komşusu idi. Atalay hocayı ve eşini de çok sever. Her zaman şunu söylüyordu “Beşir hoca ve eşi çok değerli insanlar, ben bunları bin tane Bahçeli’ye değişmem, onun için hocaya oy vermek istiyorum fakat Erdoğan’a güvenmiyorum bu nedenle hocaya değil Bahçeli’ye vereceğim.” Bunu bana 2011 seçimleri zamanında söylemişti.
    O zaman kardeşimi Erdoğan hakkında yanıldığına ikna etmek için çok uğraştım fakat ikna olmadığı gibi AKP ye oy vermeme dahi çok kızımıştı.Aradan 7 yıl geçti maalesef ben değil o haklı çıktı, dediklerinin hepsi gerçekleşti.
    Şimdi AKP ve MHP kendi teraftarlarını oyuna getirmek için en uygun kandırmaca plan yapiyorlar. Sırf koltuk ve makam peşindeler.
    Nasıl olsa “ANAYASAMIZ”ı politikacılarıın sihirli bastonları vasıtası ile en az ayda bir değiştırıyorlar. Çünkü biz büyük devletiz. Onun için Anayasa kitabını da kitabına uyduruyorlar.
    Bu üçüzler çok marifetliler ve birbirlerine kol kanat oluyorlar. ALDATILAN ve KANDIRILANLAR PARTİSİ, MAĞLUP ve HAVALILAR PARTİSİ, BEBE BELİK PARTİSİ.
    Bunların üçünün bir araya gelmesi ömürlerini uzatır mı yoksa kısaltır mı onu zaman gösterecektır.Allah korusun ülkemiz 1980 öncesine geri dönebilir.

    ,

  8. Sadece geçmişte birbirlerine laf söylemiş parti başkanlarının biraraya gelirlerse bu hafızanın seçmeni kaçırtabileceği ihtimali sıfıra yakın düzeyde bence. Çünkü arada 15 temmuz gibi bir travma, çok büyük bir ihanet var ve bu durum bundan öncesi ile bundan sonrasını hiç birleşmemecesine birbirinden ayırmaya yeter bir sebep oluşturuyor. Fehmi Koru gibi istediğinde çok mantıklı analizler yapabilen birinin bu travmayı hesaba katmaması, önemsememesi düşünülemeyeceğine göre sanırım kendi de unutmuş, seçmenin de unutmasını diliyor.

  9. Yaşım gereği pek çok seçim yaşadım. Daha bir yıla aşkın zaman var iken gündeme gelen seçim haberlerine, seçim hazırlıklarına hiç şahit olmadım, diyebilirim. Hatta bugünkü gibi, Mehmetçiğin sınır dışında savaştığı bir ortamda nasıl oluyor da bu haberler manşetlerde yer alıyor, şaşıyorum.
    Bu durum, siyasiler tarafından en büyük koltuğun sahibinin varlığını sürdürmesini sağlamak ve diğer koltukların adedini azaltmamak isteğinin her şeyin üzerinde olduğunu ortaya koymaktadır. Ben de bunu ayıplıyorum.

  10. diğer partiler telaşta değil derken olmalılar mı gibi bir soru da geliyor beraberinde. o zaman da neyin telaşında olacaklar sorusu geliyor doğal olarak. iktidar olma dertleri mi var ki diye sormak ta vacip oluyor mecburen tabii…

    cumhur ittifakı hayırlı olsun.
    sistemin partileri bir ittifaka zorladığı meselesi tartışılabilir, içinde bulunduğumuz şartlarda ben akp nin tek başına da seçimleri zorlanarak ta olsa alacağını sanırım. makul seçmen başka adayın olmadığını kabul edecektir. fakat ittifak tek adam suçlamasını yıkmak için çok önemli diye düşünüyorum. fehmi beyin dediği gibi belki de ittifaka giren partiler bir şekilde tek parti altında toplanacak olurlar ise toplumun çok geniş bir kesimini temsil etmiş olacaklar. sevgili bahçeli zaten uzun zamandır siyasete yön veren isim değil mi. pek çok kararı birlikte verdikleri benzer duruş ve söylemlerinden anlaşılıyor o halde ittifak ortak akıl gerektiriyor benzer düşüncede olanların uyumunu gerektiriyor o halde tek adamlık değil uyum öne çıkıyor. ama güçlü liderlik meselesi önem kazanıyor ittifakta da zaten lider sıkıntısı hiç yok…

    telaşta olmayan partilere gelince fehmi beyin yazılarında defalarca sorduğu gibi mesela chp nin bir iktidar derdi var mı. var gibi gözükmüyor. bir kere kendi içinde çok büyük sorunları var. 7 seçim kaybetmiş bir başkanı tekrar seçmeyi demokrasi sananlar ve buna karşı çıkanlar var. girdiği her seçimi kaybetmiş biri tekrar seçiliyorsa bu demokrasi midir otokrasi midir??? son derecede milli meselelerde bile parti içinde çatlak sesler var seçmeni rahatsız edecek boyutlarda olduğunu görmemek için özel çaba harcamak lazım. afrin operasyonuna bile tam destek sağlamakta zorlanıyorlar. genel başkanları aday olacak mı belli değil. bana kalırsa belli de açıklamadılar. büyük ihtimalle ittifaka yanaşmayacaklar zira kendi içinde kimsenin kimseyle anlaşamadığı chp başka partilerle nasıl anlaşacak üstelik hdp de ittifak için iyi bir seçenek olmaz herhalde. pekte iktidar dertleri olmadığı için sertleşerek ortamı gererek muhalifleri konsolide etmeye çalışacaklardır. doğru bir aday çıkarma olasılıkları zayıf ama neden olmasın. hepimizin yararına olur.

    iyi partinin adayı belli ve demokrasimiz açısından baraj sorunu olmamasını umarım. meral hanımı kadın dayanışması bakımından da destekliyorum ve mecliste görmek isterim. saadet partisinin kimi aday göstereceğini merak ediyorum gerçekten. kuvvetli bir aday olmasını da umarım. hdp nin meclise girmesini istemem ama başka kürtleri temsil eden teröre destek yerine kürtlerin sorunlarına destek veren partilerin başımızın üstünde yeri var tabii…

    ittifakın dışında kalan partilerin 2. tur için birbirlerinin adaylarını destekleme şansları olabilir belki. büyük ihtimalle bunun pazarlıkları da yapılıyordur . ama ben şahsen çok enteresan bir gelişme yaşanmadığı takdirde 2. turun olacağını sanmam. bu iş 1. turda biter. türkiyenin nehri geçtiği bir sırada seçmenin at değiştirmek isteyeceğine ihtimal vermem…lakin kim kazanırsa seçilmiş lidere ve hükümete saygılıyız…

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here