Saadet Partisi’nin bu seçimin kazananı olacağı şimdiden belli de…

50

Saadet Partisi (SP) yarışa son seçimde aldığı oy oranı bakımından olağanüstü mütevazı bir noktadan başlıyor; bu seçimde SP açısından önemli bir sıçramaya tanıklık edilecek.

Dün akşam SP genel başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu’nun İstanbul’da gerçekleştirdiği basınla buluşma toplantısındaydım.

Anlattıklarından etkilendim; sanıyorum toplantıya katılan meslektaşların çoğu da benim durumumdadır.

Zihni berrak biri SP lideri; önünde notlar bulunmadığı, elektronik cihaz da kullanmadığı halde görüşlerini en anlaşılır biçimde aktarmayı biliyor ve çok zor sorulara bile ortamı ılıklaştıracak cevaplarla mukabele edebiliyor.

Memleketin değişmeyen kaderi

HDP’nin cezaevindeki cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın durumundan mülhem CHP adayı Muharrem İnce’nin ortaya attığı “Her hafta bir aday cezaevinde kalsın” teklifine cevap olarak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın söylediği “Ben sıramı savdım” cümlesi hakkında ne düşündüğü sorulduğunda “A, o işin sırası mı olurmuş?” derken gülümsüyordu Karamollaoğlu.

Sözlerine de, dün akşam saatlerinde belli olan bir mahkeme kararını duyduğu sevinçle birlikte hatırlatarak başladı zaten. Yargılandıkları mahkeme, Ali Bulaç’ın tahliye edilmesine, daha önce ev hapsi şartıyla tahliye edilmiş Şahin Alpay’ın da denetimli serbestlikten yararlanmasına karar vermiş.

Kendisi de, 12 Eylül (1980) askeri darbesinden sonra MSP davası sanığı olarak cezaevine düşmüştü Temel Karamollaoğlu’nun; toplantıda hemen yanı başında oturan gazeteci Oral Çalışlar ile cezaevi arkadaşıydılar.

Memleketin kaderi hiç değişmiyor; özellikle de siyasiler ile gazeteciler için…

Temennim, onlarla aynı gerekçelerle yargılanan diğer gazetecilerin -ve bu arada siyasilerin- de tutukluluk hallerinin en kısa zamanda sona erdirilmesidir.

Costa Rica’da başkanlık seçimi gecesi (1 Nisan 2018)..

Nobel ödüllü iktisatçının tespitleri

SP’nin cumhurbaşkanı adayının toplantısına Nobel ekonomi ödülü sahibi Joseph Stiglitz’in ‘Costa Rica ne yapıyor da doğruyu yapıyor’ başlıklı son makalesini okuyarak gitmiştim. Stiglitz, makalesinde, 5 milyon nüfuslu küçük ülkede, yakın zamanda yapılmış seçimin sonuçlarından hareketle, ekonomik kalkınma ile demokrasi arasındaki yakın ilişkiyi gündeme getirmiş…

Costa Rica’da yüksek katılımlı başkanlık seçiminde oyların yüzde 60’tan fazlasını halen aynı koltuğun sahibi 38 yaşındaki Carlos Alvarado Quesada kazanmış…

Muhafazakar Costa Rica halkı, yüzde 70’i kamuoyu yoklamalarında aynı cinsten insanların evliliğine karşı olduklarını beyan da ettikleri halde, kampanyasını onu yasaklama vaadi üzerine oturtmuş rakibi yerine Quesada’ya oylarını akıttı; Stiglitz bunu yürütülen dengeli kalkınma politikalarına bağlıyor.

Nobel ödüllü iktisatçı, yazısında, kendisinin liderliğini yaptığı OECD’ye bağlı bir komisyonun bulgularına dayanarak, Costa Rica’nın iyi yolda olduğu tespitini paylaşıyor. Seçimi yeniden kazanan başkan, ülkesinde, sosyal politikalar uyguluyormuş. Bedava eğitim ve sağlık hizmetleri yanında kooperatifler ve sosyal ağırlıklı işletmelerin yaygınlaşması için çabalıyormuş.

“Ortalama insan ömrü, Costa Rica’da, ABD’den daha yüksek” diyor Stiglitz.

Demokrasinin bütün kanalları açık tutularak, en geniş özgürlüklerin her kesimden insan tarafından yaşanması garantiye alınarak bu sağlanmış…

Yoğun ekonomik sorunlarının üstesinden bu sayede gelmeye başlamış Costa Rica.

Karamollaoğlu’nun manifestosu

Zihnimde o makalede okuduklarım olarak katıldığım toplantıda, bütün gazeteciler, siyasi sorularla cumhurbaşkanı adayının görüşlerini öğrenmeye çalıştı.

Ben dahil.

Türkiye’nin sorunları daha çok siyasi konular üzerinde yoğunlaşmayı gerektiriyor da ondan.

Yine de mevcut iktidarın ekonomi politikalarının sonuçlarını hem de hiç abartıya kaçmadan eleştirmekten geri durmadı Temel Karamollaoğlu. Rantın üretimin önüne geçtiğini, eldeki milli değerlerin satılmasına rağmen dikiş tutturulamadığını, sanayi tesisleri yerine betona yatırılan borçların yine borçla kapatılarak bugünlere gelindiğini, dış borcun 450 milyar dolara, iç borcun da 950 milyar TL’ye ulaştığını söyledi.

“Batıdan daha katı bir Batı kapitalizmi uygulanıyor” da dedi.

Çözüm?

Daha fazla adalet, daha çok insan hakları ve özgürlükler… İsraftan uzak ekonomi ve kaliteli eğitim… İşsizlikle mücadele… Bunların da ancak OHAL’siz bir ortamda gerçekleşebileceğine inanıyor; bunu birkaç kez tekrarladı SP lideri…

Muharrem İnce’nin meydanlarda dile getirdiği “Devr-i sabık yaratmayacağız” görüşüne o da katılıyor; “Konulara öç alma mantığıyla yaklaşmak bizlere yakışmaz” diyor.

Temel Karamollaoğlu kendisinin ve partisinin son zamanlarda gördüğü ilgiden memnun; “Bizim yüzde 10 barajına takılma gibi bir sorunumuz kalmadı” dedi.

Yıllar önce kendisine Sivas belediye başkanlığına adaylık teklifi yapıldığında “Ağabey” diye andığı Recai Kutan’a danışmış. Recai Bey, kendisine, “Mesuliyet bakımından akıllı adam işi değil” cevabını vermiş…

Aktardığı bu anekdotu, “Cumhurbaşkanlığı da bugünün şartlarında mesuliyet yönünden akıllı adam işi değil” kanaati takip etti.

SP liderini önümüzdeki günlerde meydanlarda da göreceğiz.

ΩΩΩΩ

50 YORUMLAR

  1. Bilge adam Temel Reis ilk manifestosunu açıkladı; otobüsle seyahat zor, hızlı trenle kolay. Hızlı tren hizmet değil, çünki insanlar şimdi İstanbul daha kolay gidecek!

  2. Allah sizden razi olsun, gercekten herseyin isinize gelir yönünü aliyorsunuz. beklenmedik hamleler yapmakta uzmanlastiniz nede olsa. Bizi sasirtmaya devam ediniz lütfen.

  3. % 1 oyu olmayan bir partinin liderini parlatmaya kalkışmak hangi aklın eseri?Ben yazar değilim ama gündemi 40 -45 yıldır iyi takip eden biri olarak iddia ediyorum ki,HDP.de barajı aşamıyacak,çünkü tersi akla ve vicdana aykırı,Kürtler hiçbir zaman, son bir iki senede olduğu kadar huzur içinde olmadılar,onlar akıllı insanlardır,kendilerine kan ve gözyaşından başka bir şey vermeyen örgütün partisini kendi rızalarıyla tekrar meclise sokmazlar ve eski günlere dönmek istemezler.İnce de % 30 cıvarında bir oy alırsa,ilk kurultayda başkan olur,bu konularda siz dahil herkesle iddiaya varım.

  4. 1071-2002 arası bu ülkede hiçbir din adamına istediği herşey verilmedi. 2002-2012 arası ise RTE, Fetö’ye ne istediğiyse verdi. Bunun adı cehalettir, gaflet, delalet ve ihanettir. Bu cehalet “Kandırıldım, Rabbim affetsin” sözü ile itiraf edilmiştir.
    Her şey bu kadar açık ve ortadayken bakıyoruz ak-troller içlerindeki pisliği her yere kusmaya devam ediyorlar.
    Temel Karamollaoğlu’na omurgasız, Fetö’nün oyuncağı, satılmış, İngiliz maşası vs. gibi laflar ediyorlar. Doyamadılar içlerindeki pisliği kusmaya. Herkes mecbur mu biat etmeye? Herkes iktidar yalakası olmak zorunda mı!
    Bütün yalaka medya, AKP’yi ve RTE’ı cilalıyor yıllardır. Yalakalığa doyamadılar. Aydın Doğan’ı da tehdit ve şantajla medyasını satmaya zorladılar. Yani medyanın yüzde 99’u iktidarı cilalıyor. Buna rağmen bu kadar tahammülsüzlük neden?
    Fetö’nün oyuncağı, İngiliz maşası, satılmış… dedikleri Temel bey sarayda ağırlandı. 20 mebus teklif edildi, reddetti. Haysiyetli bir adam olduğunu, yalaka olmadığını ortaya koydu. Kabul etseydi bu lafları edemeyeceklerdi. Temel bey demokrasi diyor, hukuk diyor. Kötü bir şey demiyor.
    Trollerin anlayışı şu: RTE’a biat etmeyen herkes satılmış. Bir RTE vatansever, onun dışında herkes satılmış.
    Ali Bulaç’ın hapisten çıkması güzel bir haber. Yandaş yazarlar “Ali Bulaç’ın hapiste ne işi var!” diyemediler. Fetö’ye boyun eğmeyen, Fetö ile mücadele eden Hanefi Avcı ise “Ahmet Altan’ın hapiste ne işi var!” dedi. Haysiyetli bir adam olduğunu ortaya koydu.
    Ali Bulaç’ı, Ali Bayramoğlu’nu, Ahmet Turan Alkan’ı, Şahin Alpay’ı ve diğerlerini Ocak Medya’ya bekliyorum.

    • Milli görüşçüleri geçmişten beri horlayan aşağılayan vampir kan emiciler olarak niteleyenler şimdi seviciler oldular. neden saadetliler sayın Erdoğan’ın muhalifi oldukları için. ama emin olun bir gün eski Türkiye geri gelirse hem saadetlilere hemde Ak partililer ve diğer muhafazakarlara hiç birini ayırmadan saldıracaklar horlayacaklar vampir kan emici diyecekler işte üzülenler buna üzülüyor neden bunun farkında değiller sayın milli görüşün eski yeni temsilcileri bendeniz milli görüş geleneğinden gelmiyorum ama size yapılanlara hep üzüldüm gelecekte de üzüleceğim çünkü sizi aşağılayanlar sizin değerlerinizden (yani hepimizin kutsallarından) dolayı aşağıladılar. ama şimdi bir kısmımızı yüceltirken bır kısmımızı yine aşağılıyorlar bunun farkında olsun herkes

  5. AKP liderleri de ilk başlarda aynı şeyleri söyledi. AB ye ve ileri demokrasiye geçeceğiz diye uçağa bindirdi insanları , ortadoğunun ortasında bırakiverdi. Ne doğuya ne batıya varabildik. Hukuk ihlali ve basın özgürlüğü vs de dünyada çok gerilere düştük. Ekonomide farklı sayılmaz. İslamcılar kendilerine verilen krediyi çok kötü kullandı ve Türkiyenin imajına çok zarar verdi , bir daha bu toleransı mumla arayacak gibi görünüyor.

  6. Nerden nereye geldik. bir zamanlar.
    Dindarlari okullara almazlardı.Şimdi bebekleri ve sülaleri ile birlikte Zindandalar.
    Parası olan gider dışarda tahsil yapardı.
    Şimdı Pasaportlari iptal edilip sakıncali ilan edilerek mallarını mülklerini yağmaladılar ve ana babalarını kodese gönderdiler.
    İmam hatipler tika basa öğrenci doluydu imtahanla öğrenci alırlardı, şimdi bomboş öğrenci bulamiyorlar.
    Bu gibi örnekleri çoğaltabiliriz istiyen bu yorumun altına eksikleri ekleyebilir.
    Din Tacirlerini yönetimi ile Dini tehlikeli görenlerin yönetimleri arasındaki fark bu, hangisi daha adaletli imiş?
    Yazarımız da o zamandan payına düşeni almış mağdur olmuş, iki senedir yazacak gazete, çıkacak TV bulamamış, ancak devam etmiş istediği yazıları yazacak kadar da medyada aranan bir yazar kalitesini korumakta.

    • Evet başörtülüleri okullara almazlardı ama FETÖ ne yaptı fetva vererek başlarını açmalarını, her türlü din dışı yaşamı mübah sayarak devleti ele geçirmek için devletin içinde kalmayı başardılar FETÖ cüler asker sivil devlettten atılmadılar kimler atıldı samimi ihlaslı gercek dindarlar asker sivil ibadet ediyor diye ihraç edildiler ama FETÖ nün memurları başlarını acarak balolara katılarak içki içerek hatta hocalarına gerektiğinde söverek devlette kaldılar çünkü amaçları dini hizmet değil devleti ele geçirmek dış güçlerin maşası olmak kısaca FETÖ olmaktı ve de oldular simdi atılanlar dini yaşadıkları için değil FETÖ NÜN elemanı oldukları için atılıyorlar

  7. bence konu eleman sıkıntısı türkiye de sadece sayın erdoğan varmış gibi bir inanışları var insanların…sayın erdoğan evet iyi bir yönetici türkiye için de çok güzel şeyler yaptı ammaaaa dünya sayın erdoğan dan daha hızlı dönüyor yani artık yeni şeyler yeni kişiler yeni heyecanlar yeni umutlar…mesela sayın akşener gibi..

          • bu gün faili meçhul olmuyor mu adam kaçırma falan başka örgütlerle mücadelede ne kadar hassas falan hani anlatabiliyormuyum tekrar soruyorum al içeri suçsuzsa nasıl olsa çıkar mantığı bu gün yok mu ayrıca öcalan ın ADINI DUYUNCA RENGİ BEMBEYAZ OLDU diyen kim biliyormusunuz öcalan ın türkiyeye getirildiğinde öcalan ı sorguya çeken general biraz araştır araştır oku oku oku sayın akşener bir İYİLİK HAREKETİ dir

  8. Kendilerini Müslüman olarak kabul edenler İslamın “HOŞ”görúş ünün H sini dahi bilmeden ve sanki evinde sohbet ediyormuş gibi kalkıp başka inançlara hakaret mânasında bilmem kimin nesi hangı milletin hangi inancından.
    O zaman İslamin İ sini dahi anlamayacak kadar kendisi hangi soydan geldiğini ve dedelerini ne zaman İslami seçtiklerine bir düşüne bilse! Türkler İslamin inişinden 150 yil sonra Müslüman olduğuna cevebi ne olur acaba.
    Yusuf İslam da bir ingıliz ve şöhretinin zirvesinde gencecik bir delikanlı iken islam dinini seçmedimi? Sizin bizim gibi Müslüman ana ve babadan doğanlar onun İslama ve insanlığa yaptığı hızmetın miliyonda birini yaptikmi? önce kendimize bakalım sonra insanları dinine veya irkına hakaret emak kastı ile ne kadar küçúlúp cahiliğimizi dünyaya sergilemeden evvel biraz olsun dúşúnelım.
    ABD de bir televizyoncu kiz Trumpin küçúk oğluna hakaret dahi içermeyen alay eder gibi bir Twit yazdı en başta Hillerınin kızı olmak üzere Trumpu hiç sevmeyen bütün karşit görüşdekiler o kizi işinden attirana kadar ortalığ ayağa kaldırdılar kiz Twiti silip özür dilemesine rağmen onu sifirladılar.Bakın onlar müslüman değil ama Ahlakları Müslümanlarda olmassa olmazlardanlar.
    Maalesef AKP li bazi taraftarlar o kadar hadlerini aşiyorlarkı.
    Yaho Temel beyin Hanımının Yahudi olmasi sizi neden bu kadar saldirganlaştırıyor? Olamaz mi? Size ne?
    O zaman Hazreti Musa ve İsa alehisalamlar da yahudi değiler mi idiler?
    Birde İslam dini Allaha inanan Hiristiyan Ve Yahudi Kadınlarla evlenmeye izin verirken siz kim oliyorsunuz kalkıp da utanmadan.
    Bu siteyi taptiklarınızı savunma maksadi ile cahaletinizi sergiliyerek kendi kin ve nefret lerinizi kusamak için kirletiyirsunuz.
    Gidin Kendi huvuzunuzu kirletin.
    Hoşca kalin.

    • Dunyada ingilizler dahil esareti tatmamis tek ulus turklerdir. Dunyaya efendilik etmis ve efendilik ogretmis bir irkiz. En uzun suren imparatorluk roma, o da ikiye bolunmus ve son parcasi bizanstir. Onu da turkler devam ettirmis 600 kusurat yil… Islamdan once de sonra da bircok dine intisap etmisiz, hala da degisik ornekleri vardir. Yeryuzunde islamin sancagini da gezdirmisiz, hilal turklerin semboludur ve islama malolmustur. Nice irki birbirine kattigimiz gibi nice milleti de dunya haritasina biz kazandirmisizdir.

      • H Gayret,Gerçekten çok zekisiniz.Tarih bilgin de mükemmel. Görüyorumki
        Osmanlı imparatorluğunun tarihçesini de iyi biliyorsun, onun için benim tam olarak bilemedığím bir konuda sizin müthiş bilginizden yararlanmak istiyorum.
        Soru 1 Türk veya Osmanlı Padışahlarından kaç tanesinin “ANNESİ”Türk asıllı?
        Soru 2 Kaç tanesi sonradan Müslüman olmuş?
        Size zahmet bunları isimler ve tarihleri ile yazarsaniz sizin gibi oğunenler de ilerde kendi kendileri ile çelişkiye düşmesini önlemiş olursunuz..

        • Padisah analarinin yazari Ali kemal meramin adini, osmanli tarihiyle ilgili en onemli orjinal eserlerin bulundugu kutuphanelerin hicbirinin arastirmaci fislerinde goremedigini ilber hoca kendisi soyluyor… Padisah analari ve hanimlari degisik irklardandir ve kimileri musluman kimileri de degildir ama hepsi de milli validelerimizdir. Her biri medeniyetimizin en gozde mimari eserlerinin banisidirler ve kendini 1dolara satmis mankurtlar bu mevzulari kavrayamazlar!

  9. Vaktiyle imamhatipleri, kuran kurslarini kapatip, dindar gencligin universitelere girmesini katsayiyla engelleyen (sapkali ya da sapkasiz) bu saadet partisi ve onun eski lideri erbakan degil miydi?

    • Hacı yine uçtun ya. Erbakan 28 Şubatta , askeri cunta tarafından görevden el çektirildi. Silah zoruyla . Bu dediğin şeyleri yapanlar cunta subayları : İsmail Hakkı Karadayı , Çevik Bir , Erol Özkasnak ve Güven Erkaya’idi . Güven Erkaya öleli uzun zaman oldu. Diğerleri ise darbeden 20 yıl sonra güya yargılanıp mahkum edildiler ama yaşlılar diye içeri atılmadılar. 69 yaşındaki bunlardan biri de yaşlıymış ! diye ceza almadı . Ancak onların mağdur ettiği 28 Şubat mağdurları (Hatta birisi 85 yaşında, yaşı genç ! daha ) içerdeler. Durum bu .TÜrk siyasi yakın tarihini hiç bilmiyorsunuz. Hatta siz İDAM’ı kaldıranın MHP olduğunu sanalardan birisiniz tahminime göre , ama o kunu da gerçekler çok farklı . Çok yanlış bilgilerle donanmışsınız . Dinlerseniz öğreneceksiniz ama. Uzun sözün kısası : Türkiye’de GÜCE DAYALI bir sistem var . Güçlüysen , darbe yaparsın 69 yaşında tahliye olursun , zayıfsan 85 yaşında darbecilerin mağduru olduğun halde içerde yatarsın.

    • kardeş sen ne içiyosun bu neyin kafası yeni bir madde mi bulundu hayır bildiğimiz uyuşturucuların kafası değil seninki başka bi kafa adını verirmisin

      • 28 subattaki o kararnamelerin altinda basbakan erbakanin imzasi vardi! Muhalefete simdi kararname begendiremiyoruz:) O zamanlar begenmisler ve imzalamislar bile! Sizi gidi postal yalayicilari sizi…

        • Yorumcu arkadaşım
          Bu sitede belli bir seviyeyi korumamız gerekir, herkese ulaşamasak ta derdimizi anlayacağina inandığımız kimselerden rica edelim. Genişi daraltmanın çoğu azaltmanın bir anlamı var mı?

  10. ”Memleketin kaderi hiç değişmiyor; özellikle de siyasiler ile gazeteciler için…”..ne demeli Kor’nun bu yargısı için?

    Okuduğumda aklıma gelen cevabi sorularımı sorayım: Bu ülkeyi (seçimle gelen) siyasetçiler yönetmiyor mu? ve yine bu ülkenin gündemini gazeteciler ve onların dükkanı(!) olan medya belirlemiyor mu? Değilse onlara bunları kim reva görüyor? yada siyasilere siyasiler, gazetecilere de kendi meslektaşları mı reva görüyor bütün bu olanları?

    On beş yıllık uzunca bir süre tek başına iktidar olunan ve siyasi istikrarın da sağlandığı bu zaman diliminde, daha çok eski (vesayet odaklı) Türkiye manzaralarını görüyor/yaşıyor olmamız değişen bir şey olmadığının kanıtı galiba.

    Hem, hala sivil bir Anayasa yapamamış ve 12 Eylül darbe anayasasının yamalı bohça haliyle yönetilen bir ülkeden ”yeni Türkiye” diye bahsetmekte anlamsız. Üstüne, bir de ”anayasayı tanımıyorum” söylemine karşılık, vakt-izamanında anayasayı değiştirme çoğunluğunu elde ettiği dönem itibariyle yeni bir sivil anayasa yapmayı beceremediği gibi, şimdi de, ne Cumhurittifak tarafından, nede Millet ittifak tarafından bununla ilgili bir çalışma ve niyet ortaya koyduklarını göremiyoruz.

    Bu arada Anayasaya ne gerek, OHAL ile yönetiliyor olmamız bir nimet! diye düşünenlerimiz de olabilir.

    Bu şartlarda sonucu önceden belli bir seçim yaşayacağız kanaatimizi ikrarımıza rağmen bu seçimin en zorlananı Erdoğan ve partisi olacak galiba.

    Yeni sistemin ikili bir siyasi yapı dayattığını ve işin realitesinin bu olduğunu bildiği halde muhalefetin dağınıklığı ve kendi başına ”kendini darı ambarında görmek” hayali içerisinde, Saadet Partisinin bu seçimin kazananı olmasının da genel tabloya bir etkisi olmayacaktır

  11. Şanslı
    Saadet Partisi’nin oyu %22’dir. Bu oy emaneten AK Parti’ye gitmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan olacaktır. Bunun dışında az ihtimal vardır. AK Parti’nin oyları azalacak.
    a) Gülenciler artık ona oy vermeyecek.
    b) Müslüman Kürtler artık ona oy vermeyecek.
    c) ANAP ve Doğru Yol kalıntıları diyelim ona oy vermeyecek.
    d) Saadetçiler ona oy vermeyecek.
    Saadet Partisi’nin %20’si geri gelecek mi? Bunu belirleyecek olan adaylar listesidir. Adil Düzen’i benimseyip ona göre adaylar listesi çıkaran partinin %20 oyu var. İkisini de gösterebilir. İkisini de göstermeyebilir. O zaman ne olacağını kestirmek zordur.
    Ben Erdoğan’a oyumu vereceğim. Bugünkü liderler arasında Adil Düzen’e en yakın olan liderdir. Diğer taraftan Ordu onu tutuyor. Halk durup dururken değiştirmek istemiyor. Bir de Sermaye hep ona tuzak kuruyor. Dolayısıyla oyumu ona kullanacağım. O partiye gelince söylediğim gibi Adil Düzen adaylarını kim koyarsa ben o partiye oy vereceğim. Örnek olarak Ali Bulaç, Mümtazer Türköne ve Nazlı Ilıcak Sadet Partisi’nde yer almalıdır. AK Parti’de Gürsoy Erol, Kazım Erten ve Bünyamin Demir yer almalı.
    Erdoğan AK Parti kurucu kadrosunun listesinde bunlara yer vermelidir. Saadet Partisi ikinci kez anahtar parti olabilir.

  12. Çoğunluğu ikna edenin kazandığı seçimlerde muhalefette olanlarında mutlaka kazanimlari olmalı ya da olmak zorundadır. Neticede bir yarış sözkonusu ve her yarış yeni yarıştır. Eskiler yenilen pehlivan güreşe doymaz desede, dayak yiye yiye atmayı öğrenirsin diye de bir guzellememiz de vardır. Önemli olan muktedir iken yaptığın uygulamaların acaba biçare iken bana ne kadar yardımı olur dusuncesidir. O yüzden hak ve özgürlükler hususunda hamasetten mümkün mertebe uzak durmakdan ve bu tarz soylemlerle bir taraf da olmak zorunda birakilmaktan başta tüm siyasiler olmak üzere hepimizin imtina etmesinde fayda olacağı kanaatindeyim. Siz bir düşünce tarzına aldığınız kararlar ya da çıkardığınız kanunlar vasıtasıyla ne kadar ket vurabilirsiniz ki? Maalesef bu yol denenir ise istenmeyen ya da öngörülemeyen komplikasyonları da beraberinde getirdiğini farklı zaman dilimlerinde farklı örneklerle gördük! Elbette iktidar yalnızca yüksek oy alan olacak, ancak kazanamayan partilerin lüzumsuz ya da bölücü olduğu söylemleri ile insanların bölücülük veyahutta her ne ise olumsuz hitaplarla ötekileştirilip küstürülmesinin ülkemiz geleceği adına ne fayda sağlayacağını anlamam mümkün değil!! Öyle veya böyle ne kadar bize hitap ettiği ortada olan adayların yarışına sahne olan bir zaman dilimindeyiz belki ama, şu anda hayat devam ediyor, karşı komşun, metroda yanında oturduğun yolcu, işyerinde iş arkadaşların, bakkal Ali Amca hepsi şu anda geçim derdi bir kenara yaşamaya çalışıyorlar, kim bana bu yaşam tarzları benim güvencem değil tam bağımsız Cumhuriyetimizin, sağlam demokrasimizin teminatı altındadır derse önemli bir yol alabileceği kanaatindeyim.

    • Ozellikle son dileginize katilmamak mumkun degil. Ayni kayiga binmis birkac yolcu dayanismak yerine ellerindeki kurekleri birbirinin kafasinda kirmaya calisiyorsa bundan hepimiz zararli cikariz. Lakin orta yerde kabak gibi duran bi darbe denemesine karsi bile dimdik duramayan mirin kirin eden agizlar varken hangi ilkelere yaslanarak dayanisabiliriz acaba? Darbeye tiyatro diyenlerden beklentimiz: tamam oyun bitti, su yunanistana askeri helikopterle firar eden devlet sanatcilarimizi ya da suikastci subaylarimizi nasil geri getirecegiz. Iltica taleplerini de kabul etmis yunan mahkemesi… Ne tiyatroymus arkadas yaaa?

  13. Temel beyin hatiplik gücü etkileyici.Rahmetli Erbakan kadar olmasa da.Hele ‘ilkeler ittifakı” söylemi müthiş di.Demokrasi,hukukun üstünlüğü,kuvvetler ayrılığı ve herkesin hakkını arayabileceği ortamın oluşturulması.Bu kadar net açıklanabilir.Saadetliler bilge başkan diyorlarya hak ediyor…

  14. her zaman dediğim gibi ben oyumu muhalefete bakıp iktidara veriyorum. iyi bir şey görsem başımı neden çevireyim.
    Abdullah gülü çatı adayı yapmak gibi bir garabeti kotarmayı düşünen saadet partisinin barajı kimlerin oyları ile geçeceğini merak ediyorum doğrusu. chp nin tabanının feryat figan ettiği, yok canım bizim gündemimizde böyle bir mesele hiç olmadıya kadar işi götürdükleri gül meselesine saadetin tabanı farklı tepki mi vermiştir??? bu şok geçmeden Erbakan ödüllerini vermeye nerede namaz kılan insan özellikle de öğrenci görse ekranlara taşıyıp bas bas bağırma alışkanlığı olan, 28 şubat sürecini hazırlayanlardan efsane gazeteci uğur dündar davet edilmiş. iktidara uzak araştırma şirketlerine bakarım genelde son durumlarda halk ne düşünüyor diye o nedenle açıklanan konsessus sonuçlarına baktım saadet % 2.5 görünüyordu. bu 2.5 içinde çoğunluk akp küskünleri olmalı.

    ince nin Demirtaş çıkışı da benim kime oy vereceğim üzerinde çok etkili oldu yine. saadetin buna gülümsemesi de. türkiye partisi olacağız dediler, barış, kardeşlik kazanacak dediler, oy topladılar….kanlı terör eylemlerine ses çıkarmadılar, hendekleri savundular, bagajlarında silah taşıdılar, insanları sokağa yakıp yıkmaya çağırdılar, parti başkanları çıkıp özerk olacağız, doğu illeri bölünecek toplantıları düzenledi, şimdi empati zamanı, şimdi gülümseme zamanı öyle mi???

    kaliteli eğitim, EVET
    daha fazla adalet, EVET
    daha çok insan hak ve özgürlükleri, EVET
    israftan uzak ekonomi, EVET
    işsizlikle mücadele, EVET
    EVET ama önce sapla samanı ayır…
    buna ağır bedeller ödedik, çok kanlar döktük. neden baştan başlayalım….

  15. T.Karamollaoğlu farzımuhal seçilse ve hükümet kursa 1 hafta sonra bugün Erdoğan’a söylenenlerin 5 fazlası O’nun hakkında dile getirilmeye başlanır.Nitekim bugün Erdoğan’a ne deniyorsa aynısı geçmişte Özal ve Erbakan’a da söylenmiştir.Hiç kimse bizi saf yerine koymasın.

    Temel Bey’e rağbetin artmış görünmesinin
    tek sebebi Ak Parti’den koparacağı düşünülen oylardır.Böyle bir beklentileri
    olmasa o tarafa dönüp bakan olmaz.6 Haziran seçimleri öncesinde de S.Demirtaş’ı parlatmıştı muhalif medya.

    Aç tavuk kendini darı ambarında görürmüş.1 Kasım seçimlerinde Ak Parti’nin %50 oy aldığı unutuluyor. Erdoğan’ın kişisel oyunun partisinin oyundan da fazla olduğu hesaba katılmıyor.Bunun üzerine bir de MHP oylarının ekleneceği görmezden geliniyor.1 Kasım seçimlerinden bu yana Ak Parti seçmeninin partisinden kopması için hangi olumsuz gelişme yaşandı?Bilakis partisini daha kuvvetle desteklemesini gerektiren olaylar cereyan etti.

    Ağzını açan Türkiye’nin geldiği noktadan bahsediyor.Türkiye iyi bir noktaya geldi
    hamdolsun.Safralarından kurtuldu. Fötöden ayıklandı,ayıklanıyor.Böyle söyleyince Fetöye siz yardımcı oldunuz deniyor.Hatta bazı utanmazlar bizi siz palazlandırdınız diyecekler neredeyse. Yahu fetö 1960’lı yıllardan itibaren devlete sızmaya başlamış.Bugün sökülüp atılıyor bütün kurumlardan.Adalet konusunda en çok ses de onlardan çıkıyor.Evet adalet önemli.Adalet suçlunun hak ettiği cezayı
    alması ile yerini bulur.

    Hülasa muhalefet bu seçimde de umduğunu bulamayacak.Halkımızın lafa
    karnı tok.Yapılan hizmetleri görüyor.
    Bazılarının twetleri üçe,beşe,ona,yüze katlaması sonucu değiştirmeyecek.Ortaya çıkan adayların somut hiç bir projesi yok.
    Sırf aday olmak için aday olmuş gibi bir
    görüntü veriyorlar.Halkı ikna etmekten çok
    uzaklar.Hayal kırıklığına uğramamak için
    kendinizi Erdoğan’lı Türkiye’de yaşamaya
    hazırlayınız vesselam.

    • Hocam , madem FETÖ söküp atılıyor , 16 yıl Bank Asya ‘da müdürlük yapan biri niçin 2 hafta kadar önce SPK’nın başına getirildi ? Bank Asya’nın kapanmasıyla işsiz kalan binlerce personel öcü ve cüzzamlı muamelesi görüp işe alınmazken , hatta işe alınmamaları için (Potansiyel suçlular çünkü AKP’ye göre açlıktan gebermeleri gerekir! ) sektör firmaları tehdit bile edilirken , toplumsal barış ve huzur nasıl sağlanacak? AKP li vekilin kardeşi olan ve Bank Asya da 16 yıl çalışan biri işe alınıp diğerleri süründürülerek mi bu sağlanacak ? Hocam ağaca bakma ormana bak. Tüm toplum mutlu olmalı , sadece bir partinin yandaşlarının mutluluğu ve malı götürmeleri bizi mutlu etmiyor. Biraz empati yapın , bir gecede çıkarılan KHK ile işlerinden atılan 100 bin kişinin hepsi silahlı terörist olamaz.İşsiz güçsüz bırakılan insanlar ve çoluk çocukları ne yer ne içer bir düşünün ? 40 yıl devletle mücadele eden PKK bile Suriye savaşından önce 10 bin elemanı olan bir örgüttü.Bunların ıslahı mümkün olanlarının ıslahı şart. Devletimiz ve milletimiz 12 Eylülde hortlatılan PKK dan çok zarar gördü. FETÖ/PDY terör örgütünün , TSK ya sızan ve 250 insanımızı şehid eden , asker kılığına girmiş cani teröristleri dışında , hiçbir şeyden habersiz , darbeyi tasvip etmeyenlerin ne suçları vardı ki zarar gördüler? Devlet aklı selim ile bu işi çözmeli. Bu işler tarafgirlikle çözülmez , hukukla adaletle çözülür. O da şu anda bizde yok maalesef. Seçimden sonra gelmesi duasıyla .

      • Suc ortakligi, yardim ve yataklik, silahli orgut uyesi olmak, teror orgutunun propagandasini yapmak ve eleman kazandirmak, finans saglamak ve darbeciler icin fetih suresi okuyup okuyup sabahlara kadar birbirlerine tebrik telefonlari acanlar! Bunlara ne diyorsunuz, tiyatro mu?

        • FETÖ / PDY terör örgütü , 2004 MGK da devletimizin kabul ettiği terör örgütleri listesine girmiştir.Bu tarihten sonra “ Ne istediyseler verenler “ güçlerini kaybedince devlet tarafından “ Teröre yardım ve yataklık “ suçundan yargılanacaklardır .

  16. Temel Karamollaoğlu, bu seçimde 1 oy bile alamasa tarih Onu zor bir dönemde önemli şeyler söyleyen ve yapan bir adam olarak anacak hatta Don Quichotte gibi armada misali medyası ve binlerce maaşlı trolleri olan devlet partisine karşı parasız, pulsuz ve doğru düzgün taraftarı da olmaksızın ihanetle, münafıklıkla, ingiliz uşaklığı ile itham eden eski arkadaşlarına karşı seviyeli, kavl-i leyyin kullanarak mukabele etmeye çalışan bir güzel dede olarak yazacaktır. Ve bir şey daha söylemeyi borç bilirim deistlere eğer İslam’da temsiliyet örneği Temel dede gibi olacaksa ben bu İslam’ın mesajını tekrar gözden geçirmeliyim, solda duran gence bu simada farklı bir şey var dedirten hasbi, emin bir itminan mesajı var ki her kaşı gözü oynayan kavruk siyasetçide göremezsiniz.

    • Sayın yorumcu. . . Ben, 28 Şubat olarak adlandırılagelen ve siyasal ifadesini adalet, özgürlük, demokrasi talepleriyle yola koyulan AK Parti’de bulan döneme gelinceye kadar onyıllarını geleneksel sosyalist hareket içinde geçirmiş bir insanım. Beni çok uzun zaman boyunca içine itilmiş olduğum ideolojik körlükten kurtaran şey, dindarlarımızın adalet ve özgürlük talebi olmuştu. İslam’a ve dindalarımıza yönelik olarak yaşamış olduğum düşünsel uyanışta, MAZLUM-DER gibi sivil toplum örgüterinde tanıştığım değerli insanlar, o dönemin Zaman ve Taraf gazetelerinde yazan yazarlar önemli rol oynadılar. Seküler dünyanın din ve dindar düşmanı ideolojik körlüğünden adım adım sıyrılması pekala mümkün, en azından genç kuşaklar için bu mümkün. Böylesi olumlu bir süreçte, İslami duyarlığı temsil eden siyasi parti liderlerinin barışcıl, bilge, adalet ve özgürlükleri esas alan söylem ve tavırları önemli rol oynayacaktır diye düşünüyorum. Birbirimizle tanışıklık kurarak, hep birlikte el ele vererek bu topraklarda herkesin kardeşce, adalet ve barıış içinde bir yaşam süreceği bir Türkiye kurabiliriz, gençlerimize farklılıkları bir zenginlik sayan bir bakış açısına ulaşmalarında yüreklendirip onlara destek olabiliriz.

      • Barbarlik ya da sosyalizm: ikisinin arasinda sosyal/demokrasi diye bir istasyon olamaz! Iranda ayetullah, turkiyede gayretullah: din baronlari halkin sirtindan gecinmeyi biraksin! Calismak en guzel ibadet:)

    • eğer İslam’da temsiliyet örneği Temel dede gibi olacaksa ben bu İslam’ın mesajını tekrar gözden geçirmeliyim,
      diyorsunuz ama,
      islamın mesajı için doğru adres islamın kitabı Kur’an ve slamın peygamberi ve peygamberin bakın uyun dediği sahabe kiramdır. yanlış işlerdeki insanlara bakıp islamın mesajına yüz çevirmek kadar şu an fikrinize uyan kimseye bakıp mesajı gözden geçirmek o derece yanlış olur. yarın temel bey size ters gelen bir söyleme imza attığında ki bu kişi bir siyasidir bu kaçınılmazdır, islamın mesajına bakışınız ne olacak? yanlış yapan insanlar islamı yanlışlarıyla temsil etmezler, uydukları hallerle ederler, yanlışları kendilerini bağlar, islamla alakası yoktur islamı asla bağlamaz.
      insanlar politik eleştirilerinde istedikleri gibi Müslümanlık üzerinden eleştiri hakları varmış gibi olmayan haklarını kullanıyorlar oysa hepimiz kendimizden mesulüz ve hiç korkumuz yok siz en hayırlı ümmetsiniz diyerek Müslümanları mümtaz bir yere yerleştiren Yüce Allah yarın atıp tuttuğumuz Müslümanlara itham konusunda bizi hesaba çeker mi diye…el cevap genellikle dini yanlış işlerine alet edenleri örnek göstermek oluyorsa da sizin üzerinizden demeye çalıştığım onların tutulacakları hesabın bir bölümünde olmak isteyip istemeyeceğinizi de gözden geçirmenizdir…
      selamlar
      saygılar.

  17. Temel Bey sıralama yaparken “Kaliteli Egitimi” 4.Sıraya koymuş. Keşke daha çok bu konudan bahsetseydi. İlk sırada soyleseydi.
    Bence siz de eğitim konusuna daha çok yer vermelisiniz. Siyaset gündemi tablonun değişmesine odaklı mulahazalarla hareketli ve dolu. Tablonun değişmesi insanların fikir ve tercihlerinin degismesi ile mümkün. Bu gelinen noktada kutuplasma ortamında çok kısıtlı.
    Birinin tercihlerini değiştirmenin en etkili ve doğru yolu eğitim ile ilgili yapılacak, insanların anlayacağı, somut adım vaatlerinden geçtigine inanıyorum . Mesala her çocuğun yeteneği belirlenip yetenekli olduğu alanda daha yoğun egitilecek, edebiyat,sanat ve spora daha çok yatırım yapilacak…bunları halkımız artık anlayabiliyor. Bu konuda sıkıntı ve arayış olduğu bir gercek.
    Fikir ve tercihleri bu konuda söylenen sözlerle degistirip taraftarlik duygusuna galip gelebileceğine inanıyorum.
    Bilmiyorum herkes etrafında gördüğü hemhal olduğu ile düşünüyor, öğretmen olduğum için benim gerçeğim de bu heralde

    • Sağduyu ve akla dayanan sözlere rast gelmek, insanda pek sık yaşayamadığımız bir iyimserlik duygusu yaratıyor. Yorumunuzda dile getirdiğiniz ana fikre katlıyorum. Saygı ve selamlar.

    • Hocam lise 1e gelen ogrenciye 450 soruluk bi test uyguluyor fransizlar, cocugun ne mal oldugunu ve neye yariicani tesbit ediyorlar. Ondan sonraki ogrenim asamalarina bu sinavdan alinan sonuca gore yonlendiriyorlar talebeyi. Kaportaciliksa teknik liseye, satis temsilcisiyse ticaret lisesine… Illaki dersane mafyasini besliicem benim cocuk da profesor olcak ve askerlikten yirtcak ya da benim kiz da doktor ciksin da anca koca bulunur zaten gibisinden kaygilara yer yok yani… Hepimiz egitimli olursak direk chp ye yaziliriz diye bi sart/garanti yok ama:)

  18. SP lideri Sn. Temel Karamollaoğlu 24 Haziran seçimlerine yaklaşıldığı bu günlerde , ülkemizde mevcut iktidarın yolaçtığı büyük sorunların çözümü için yaptığı tespitler çok önemli.Ancak , tespit yapmakla idare etmek çok farklı şeyler.Rahmetli Erbakan da çok iyi tespitler yapardı ancak idarede olduğu dönemlerde bir sürü hatalar yaptı.Milli görüşçülerin klasik hastalığı olan yüce dinimizi kendi tekelinde görüp , kendi partilerine oy vermeyenleri “ Patates Dini” ne mensup olduklarını bile ilan etmişlerdi.MSP nin çok daha soft versiyonu Siyasal İslamcı AKP nin ülkemizi getirdiği yer ortada.Hadi AKP yi değiştirelim SP gelsin dediğimizde acaba değişen birşey olacak mı ? Soru işareti.MSP iktidarının olduğu yıllarda rahmetli amcam Diyanette İlçe Müftüsü ve vaiz olarak görev yaparken , Cami kürsülerinde kendisinden istenen MSP propogandasını yapmadığından haritada yer beğenmeye bile fırsat tanınmadan başka bir yere sürüldü.Ama yine o dönem bunlara göre iyiymiş sadece sürüldü , işinden edilmedi, KHK ile ihraç olmadı.O da bu sürgün sonucu görevinden istifa etmek zorunda kalmıştı.Geçmişte yapılan yaşanmış hatalar , elde ettiğimiz tecrübeler , günümüz siyasal İslamcılarının memleketi getirdikleri nokta bana “Siyasal İslamcılardan” uzak durmamı tavsiye ediyor. Selahattin Demirtaş meselesine gelince , Karamollaoğlu ve Muharrem İnce’nin HDP seçmeninden oy almak için Demirtaş’ı desteklemeleri Siyasal bir tercihleri ancak benim gibi düşünen bir çok seçmeni de kendilerine oy vermekten vazgeçireceğine inanıyorum . Diyarbakır’da ,bir Kurban Bayramında Ayn-el Araptaki (Kobani demek doğru değil,Kobami PKK/YPG nin koyduğu bir isim ) olayları bahane ederek PKK sempatizanı Kürt gençlerini provoke ederek , yine Kürt olan ama PKK dam farklı düşünen , müslüman kimliği öne çıkan, kurban eti dağıtan Yasin Börü ve arkadaşları ile birlikte toplam 50 kişimin ölümüne yol açan bir Selahattin Demirtaş’ı desteklemek doğru olmadığı gibi vicdanları da yaralayan bir hareket.Bu provokasyon sonucu evladını kaybeden Yasin Börünün annesi ve ölenlerin ailelelerini bir düşünün bakalım . Keşke PKK nın siyasi kanadı olmayı tercih edeceklerine , silah ve şiddetle bir yere varılamayacağını bilselerdi , bölgedeki gençleri şiddete yöneltmek yerine kardeşliğe , bilime , sanata , keleş tutmaya
    değil , kalem tutmaya yönlendirebilseydi Selahattin Demirtaş ve Partisi. Kendisi İstanbul Hukuk Mezunu olan Demirtaş ve Partisi ve ağababaları PKK niçin Kürt gençlerinin cahil bırakılmasından yana ? Bilmeyen mi var hala ?HDP maalesef eline geçen fırsatı kullanamadı PKK nın Siyasal Partisi olmaktan kurtulamadı( böyle bir hedefi de yoktu) bunu yapmadı , çünkü gündemi Türkiye Partisi olmak değil , Türkiye’yi bölmekti. AKP nin çözüm sürecine sarıldığı dönemlerde HDP li siyasiler kendi özel araçlarıyla PKK’ya silah ve mühimmat bile taşıdılar .700 ün üzerinde asker ve polisimizi şehit verdik Hendek savaşlarında. Şimdi tüm bunlar yaşanmışken Selahattin Demirtaş’ı masum ilan etmek ne kadar adalet ve hukuka sığar ? Hendekçilere ,elinde keleşlerle , yüzü poşu bağlı PKK lılara , “ Öfkeli Gençler “ diyip onları legalize ! eden ve sempatiyle bakan Sn.Kemal Kuluçdaroğluna da fiske vurmadan geçemeyeceğim.CHP nin teröristlere sempati duyan bir lideri var hala görevinin başında! Toplumumuz seçimlerde , hangi siyasetçi ne cürüm işlediyse bunun da cevabını siyasilere verecektir.Siyasetçilik zor zanaat gibi görünse de belli ahlaki ilkelere bağlı kalınarak , yalan söylemeden, toplumu bölmeden , farklı düşünenleri ötekileştirmeden ve biribirine düşmanlaştırmadan yapılmalıdır.Şiddet yoluyla fikrini insanlara kabul ettirmeye çalışan , PKK yı yedeğine alan HDP lideri elbette hakettiği neyse cezasını çekmelidir.Ancak burada sorunumuz , yargının siyasallaşmalıdır. Yargı maalesef Türkiye her dönem kim iktidarsa onu emrine girmekte ve adaletten sapmaktadır. Bu Temel meselemizin en kısa zamanda çözülmesi gerekir. Bu mesele sadece AKP dönemini kapsayan bir mesele de değildir.Yaşı müsait olanlar Seyfi Oktay’ın adalet bakanlığı yaptığı dönemi çok iyi hatırlayacaktır . Adaletin mülkün temelidir. Ancak ülkemizde her zamandan daha fazla bugün arayıp ta bulunamayan bir kavram haline getirilmiştir maalesef. İnşallah seçimler sonrası kutuplaştırmayan , birlikte yaşama Azmi’nde olan , yıkıcı /bölücü olmayan , şiddete dayanmayan her türlü Siyasal görüşe saygılı bir yönetim anlayışı gelişir , daha müreffeh bir Türkiye hedefine hep birlikte ulaşırız.

    • Yorumunuzun bu son kısmını kaydadeger buluyorum. Aynı siyasi tercihleri paylasmasalarda ,ideoljik körlükle egriye doğru dememeli. Hdp ve demirtas konusunda fikirlerinize aynen katılıyorum. Tebrikler

  19. Türkiye’nin şu anda Millet itifakı gibi itifaklara ihtiyací var. Keşke o itifaka HDP yide dahıl etse idiler çok iyi olurdu.
    Selahattin Demirtaş da bir an önce diğer arkadaşları ile birlikte özgúrlüğúne kavuşsalar baríş ve kardeşlik adına çok iyi olur.
    Millet bölünúp poarçalamaktan, kavgadan ve dúşmanlíklardan biktı.
    İnsanların huzura ihtiyacı var kavgaya değil.
    Temel bey Muharrem ince ve meral akşenerin barışçı konuşmakarını dinledikçe insanı geleceğe dair umutları artiyor.
    Bu arada TAMAM diyenlere cadi avi başlatacaklarıní açiklayan bakan beyede herhalde TAMAM cílar onun tehditlerine cevap olarak en az 10 miliyon daha TAMAM Twitter atacaklarına dair cevap verdikleri için bu günden sonra trollere daha çok iş çíkacak diyecektim ama Twitter onlarí hemen siliyor.
    Neyise trollerin yerine Havuz milleti uyutmak için birşeyler bulur. Bunda bir süre önce epeyce enerji harciyarak yaotíklarí bu haber gibi. Haberini seneristi havuzcular. Kahramanlarıda Abdullah Gül Fetullah Gülen VeEnes Kantar.
    Enes Kantarın ABD de Takim arkadaşlari ile maça giderlerken Türk Hava Yollar şubesinin önünden geçerken kendi resimni çekip Twittere koyuyor.
    Havuz Bu resmi ve F Gúlenin bir sohbetinde geçen “Onlar çölde açılmíş bir gül gibi kıymetlidirler” konuşmasındaki “Gúl gibi kiymetli kismını Enes Kantarın resmi eşliğinde casusluk seneryolari yazıp bunu úzerinde Televiziyonlarda açík oturumlar dúzenleyip yorumlar yapiyorlar.
    Seneryo mükemmel.
    11.C Başkanı Onlardanimiş, Gülen ve Enes Kantar ona mesaj gönderiyorlarmiş.
    Gúlle birlikte reise karşí pilanlar varmíş miş.
    Ben bu komediyi vidiyoda izledim olanlarının neler okdüğúnü araştirmama rağmen öğrenemedim.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here