Seçimler fazla uzakta değil, ya sandığa uzaktan müdahale edilirse…

0

Türkiye olarak 2019’a kilitlenmiş görüntüsü veriyoruz. Üç seçim yapılacak 2019’da ve o seçimlerin sonuçları daha sonraki onlarca yılı etkileyecek…

Siyasetle ilgilenenlerin gözleri 2019’dan başka bir şeyi görmüyor: İktidar partisi seçimde başarılı olabilmek için ağır mı ağır taşlarını yerinden ederek vitrin değişikliğine gitti; bu arada seçimde halka farklı bir alternatif sunma iddialı yeni bir parti de kuruldu.

Hemen her şey konuşuluyor ve üzerinde çokça mürekkep harcanıyor 2019 ile ilgili; ancak galiba ‘seçim güvenliği’ konusuna kafa yoran pek yok.

Oysa bugünün dünyasında ‘seçim’ sözcüğü ile birlikte düşünülmesi gereken ikinci sözcük ‘güvenlik’ olmak zorunda.

Rusya, artık iyice ortaya çıktığı için kesinlikle biliniyor, ABD seçimlerine sonucu etkileyecek müdahalelerde bulundu.

Yalnızca ABD seçimlerinde de değil, Almanya seçimleri sırasında da devredeydi Rusya.

Estonya ve Ukrayna’da da…

200 dolara sokaklar hareketlenebiliyor

Aylar önce, 26 Aralık 2016’da, OCAKmedya sitemizde, konuya ilişkin bir haber yayımlanmıştı. Haberde, Alman istihbarat örgütü BfV’nin başı Hans-Georg Maassen’in, Reuters ajansına ‘seçim güvenliği’ konusunda endişelerini beyan eden şu açıklaması yer alıyordu:

“Saldırgan bir biçimde ve giderek artan ölçülerde siber casusluk ve siber operasyonlar aracılığıyla yürütülen bir kampanyayla, Alman hükümeti, bürokrasisi ile milletvekilleri ve demokratik partilerde çalışanların durumlarını tehlikeye düşürecek bir faaliyet görmekteyiz…”

ABD’de yapılan ve kısa süre sonra Almanya’da yapılacak olan seçimi Rusya’nın APT 28 adlı bilgisayar korsan grubu (Fancy Bear ve Strontrium da deniyormuş bunlara) etkileme çabası içerisindeymiş…

Associated Press (AP) haber ajansı da, birkaç gün önce, seçimlere müdahalelerin boyutu hakkında kapsamlı bilgiler verdi. ABD’nin Atlanta kentindeki Secureworks adlı bir şirket, 2015 yılı Mart ayı ile 2016 yılı Mayıs ayı arasındaki zaman diliminde Rus Fancy Beargrubunun çalışmalarını didik didik etmiş. Vardığı sonuç şu: Grup, ABD, Ukrayna, Rusya, Gürcistan ve Suriye üzerinde yoğun bir çalışma yürütmüş…

Rusya’daki hedefleri Putin muhalifleriymiş; diğer ülkelerde ise Kremlin’in istediği istikamette sonuç alma gayreti içerisindeymiş aynı grup.

Selçuk Şirin bugün Hürriyet’te okuyabileceğiniz yazısında daha vahim bir manipülasyona dikkat çekiyor: Yalnızca 200 dolarla sokak çatışması çıkarılması operasyonuna…

Heart of Texas adlı Rusya tarafından kontrol edilen bir Facebook hesabı geçtiğimiz sene ‘Teksas’ın İslamizasyonuna son’ diyerek, 21 Mayıs 2016 günü Teksas’ta oturanları Müslümanlara ait bir kültür merkezinin önünde protesto eylemine çağırıyor. Aynı gün, aynı Rusya kaynaklı hesap, bu sefer, ‘United Muslims of America’ (Amerika’nın Birleşmiş Müslümanları) adlı bir hesabı kullanarak bu sefer de Müslümanlar lehine bir eylem çağrısı yapıyor. ‘İslami düşünceyi koruyalım’ başlıklı bu çağrıda da Austin bölgesinde oturan herkes aynı İslami kültür merkezinin önüne, aynı gün davet ediliyor. Ve 21 Mayıs geldiğinde tüm kameraların önünde Rusya tarafından oraya yönlendirildiklerinden habersiz iki grup birbiriyle kavgaya tutuşuyor. Sonuç tam bir toplumsal çatışma. İki farklı grubun birbirine saldırısı, nefreti o gün haberlere yansıyor.”

Korkunç bir şey.

Sosyal medya aracılığıyla yapılıyor bu tür manipülasyonlar.

Hep “Rusya” suçlanıyor, ama…

Teksas’taki operasyonun arkasında yine Rus bilgisayar korsanları var.

AP ajansının geniş çaplı araştırması bizzat Donald Trump tarafından atanmış bağımsız savcı Robert Mueller’in bulgularıyla teyit edilir ve 2016 yılında yapılan başkanlık seçimine Rusya’nın müdahalesinin sandık sonucunu etkilediği ortaya çıkarsa, ABD’de seçimin yenilenmesi bile gündeme gelebilir.

Bu yazıda yer verdiğim operasyonel olaylar Rusya merkezli korsanların yaptıklarından örnekler içeriyor.

Acaba yalnız Ruslar mı bu işe meraklılar, yoksa onlar biraz daha kaba-saba oldukları için suçüstü yakalandılar da, o sebeple mi hep onların operasyonları konuşuluyor?

Teknolojik altyapısı müsait, korsanlık yapabilecek maharete sahip insanların yaşadığı başka ülkelerin, ellerini bu tür işlere bulaştırmaktan geri durduklarını düşünmemiz için hiçbir sebep yok.

Her ülkenin trolleri var.

Yalnız seçimleri etkilemekle veya birbirine ters bakan iki grubu çatıştırmakla yetinmiyor, devletleri karşı karşıya getirip çatıştıracak yalan haberleri de üretiyordur korsanlar…

Ve tabii arkalarındaki istihbarat örgütleri ve devletler…

Bunlar, dikkat edilmezse, ülkelerin içlerini karıştırabilir, hatta savaş bile çıkartabilirler…

Milli irade dediğimiz uzak bir yerlerin iradesi olmasın da…

Ülkemiz için hayati önemde üç seçimin yapılacağı 2019 yılına doğru hızla yol alındığı şu günlerde, üzerinde en fazla titizlenmemiz gereken konunun neden ‘seçim güvenliği’ olduğu sanırım anlaşılmıştır.

‘Milli irade’ diye boyun eğdiğimiz sandık sonuçları, aslında milletin özgür iradesini yansıtmayacak, kim olduklarını bilemeyebileceğimiz bir grubun yanıltma ve etkileme operasyonlarının eseri olacaksa, buna ‘demokrasi’ denebilir mi?

Konu üzerinde şimdiden düşünmeye başlamalı ve tedbirler için kolları sıvamalıyız.

ΩΩΩΩ

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here