Venezuela’da olanın başka yönleri de var…

52

İşin içinde geçmişte darbelere verdiği destekleriyle maruf bir ülke olarak ABD ve başında da en yakın ittifak ilişkisi içerisinde bulunduğu ülkelere bile (Suudi Arabistan’a, Türkiye’ye) akla mugayir tehditler savuran Donald Trump olunca, ABD ve Trump daha orada gerçekte ne yaşandığını dahi öğrenmeden Maduro-karşıtı bir tavır aldığında, Türkiye’nin ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın konuya yaklaşımının şimdiki gibi olması elbette şaşırtıcı değil.

Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan seçimle işbaşına gelmiş bir iktidarı temsil ettiğine inandığı için, ABD ve Trump karşı çıktığında, derhal Maduro‘ya destek veren açıklamalar yaptı.

Fazla uzak olmayan bir geçmişte devrilmesi için başarısız bir darbe girişimine (15 Temmuz 2016) maruz kalmış bir ülkeyiz ve darbecilerin hayatına kast etmek istediği kişiler listesinin başında Tayyip Erdoğan‘ın da bulunduğu, darbecilerin görevlendirdiği infaz timinin görevi yerine getirmek üzere hareketlendiği de biliniyor.

Böyle bir ülkede lider konumunda olan biri, uzun süre düşünmesi bile gerekmeden, Venezuela ve Nicolas Maduro‘nun yanında yer alacaktır elbette.

“Acaba aslında yaptığımız yanlış olabilir mi?” sorusunu sormaya başladığımızda karşımıza çıkan tablo değişebiliyor ama…

Maduro yanlışta olabileceği gibi onun ‘meşru’ olmadığını ileri sürerek cumhurbaşkanlığını geçici olarak üstlendiğini açıklayan Meclis başkanı Juan Guaidó haksız olmayabilir.

Tabloyu karartan, ABD ile Trump‘ın Venezuela üzerindeki gölgesi…

Venezuela’da olana biraz yakından bakalım

Venezuela’da şu sırada bir meşruiyet krizi yaşanıyor. Geçen yılın mayıs ayında yapılan başkanlık seçiminde katılım, muhalefet seçimi boykot ettiği için, o ülke tarihinin en düşük oranında gerçekleşti; ayrıca pek çok şaibeyle kirlenen bir seçim süreci yaşandı. Var olan Anayasa Mahkemesi’ni ilga etmiş ve yerine bütün üyelerini kendisinin atadığı yeni bir mahkeme oluşturmuş Maduro, yine kendisinin atadığı üyelerden oluşan seçim kurulunun da desteğiyle şaibeli seçimin yenilenmesi taleplerine karşı direniyor.

Orduyu da yanına alarak…

Yine iş başına seçimle gelmiş Venezuela meclisi ise, şaibeli bulduğu için başkanlık seçimi sonucunu geçersiz sayarak, Maduro‘nun ilk döneminin sona erdiği 10 Ocak 2019 tarihinden itibaren, anayasanın ilgili maddesine dayanarak, yönetimi eline alma girişimini başlatmış bulunuyor.

Meclis başkanı Guaidó kendisini geçici olarak ve meclisin kararıyla Maduro‘dan boşalan yere konumlandırdı.

Cumhuriyet’e gidilen dönemde Türkiye’de olan

Yanılıyorsam tarihçilerimiz beni düzeltsin: Benzer bir durum bizde de Cumhuriyet’in kurulmasına yol açan süreçte yaşanmamış mıydı?

Ankara’da toplanan Kuva-yı Milliye kadrosu, İstanbul’daki hükümetin meşruiyetini kabul etmediklerini, esas gücün yeni oluşan Büyük Millet Meclisi’ne geçtiğini duyurmuş, ülkedeki bütün resmi kurumların İstanbul’la ilişkilerini kesmelerini, yabancı ülkelerin de Ankara ile ilişki kurmalarını şart koşmuştu.

Büyük Millet Meclisi (BMM) ilk işlerden biri olarak, 20 Ocak 1921 tarihinde, Teşkilatı Esasiye Kanunu adıyla yeni bir anayasa ilan etmişti. Cumhuriyet’in o ilk anayasası hakimiyetin ‘bila kayd u şart’ Meclis’te olduğunu ilk maddesine yazmış, 2. maddesinde de icra kudretini Meclis’in uhdesine vermişti.

İstanbul’da da bir hükümet ve padişah eş zamanlı olarak varlıklarını sürdürmekteydi. BMM’nin 1 Kasım 1922’de kabul ettiği bir kanun bu ikili yönetimi teke indirici bir maddeyi içermekteydi. ‘Makabline şamil’ olarak çıkartılan madde ile “İstanbul’daki hükümetin 16 Mart 1920’de tarihe intikal ettiği” bütün dünyaya ilan edilmiş oldu.

[Konuya ilgi duyanlar Prof. Hasan Bülent Kahraman’ın ‘Yapısal Analiz’ adlı iki ciltlik kitabının ikinci cildine (s. 8-10) bakabilirler.]

Ne demek istiyorum?

Maduro’ya karşı olan mı darbe, yoksa Maduro’nun yaptığı mı?

Demek istediğim, Venezuela’da meydana gelen olayın “Maduro haklı, ona karşı bir darbe girişimi söz konusu” kolaycılığıyla yaklaşılamayacak kadar girift olduğudur. Ayrıca sırf Venezuela’daki ihtilaflı durumun çözüme kavuşturulması için 12 ülke (Arjantin, Brezilya, Kanada, Şili, Kolombiya, Kosta Rica, Guatemala, Honduras, Meksika, Panama, Paraguay ve Peru) tarafından 2017 yılında oluşturulan LIMA grubu ülkelerinin tamamı da meclis kararını doğru bulmakta.

“Darbe yapılıyor” diye tavır alırken, aslında yanlışı destekliyor olabiliriz.

Maduro‘nun meşruiyetinin kalmadığını savunan Venezuela’daki meclisin iddiası tam da bu: Maduro‘nun halkta desteğini kaybettiği halde iktidarını sürdürme amacıyla yargıyı ve orduyu kullanarak gerçekleştirdiği bir ‘darbe’ gerçekleştirdiği iddiası…

Dünyamızın kimyası çoktandır bozuk. Bu sebeple kimin haklı kimin haksız olduğunu derhal görebilmek hayli zor.

Bildiğim bir şey daha var: Dünyanın en zengin petrol rezervlerine sahip olmasına rağmen Venezuela halkı hayli zamandır açlıkla terbiye ediliyor, yüzde binlik enflasyonla iflas etmiş ekonomisi yüzünden…

ABD’ye kızıyoruz, Trump‘tan hiç hoşlanmıyoruz tamam, ama Maduro da sütten çıkmış ak kaşık olmayabilir.

ΩΩΩΩ

52 YORUMLAR

  1. Fehmi bey öncelikle venezuela olayının diğer boyutunu da gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Burada AKP iktidarını çok destekledigimi söyleyemem ama burada çok ciddi bir sıkıntı var oda su mualefet ben seçime girmiyorum lüksüne sahip olamaz. Ileride aynı sıkıntı farklı ülkelerde de olabilir. Muhalefet seçimi boykot eder daha sonra bu secimi saymıyorum deyip farklı kulvarlarda hakkını aramaya kalkar. O yüzden her nekadar maduro haksızlık yapıyor olsa bile hak arama yeri sandık olmalı farklı mecralar değil.

  2. Akp yada Rte seçim kaybetmekten neden bu kadar korkuyor.
    Maduro ya neden sadece Rusya Çin İran ve Erdoğan sahip çıkıyor.
    AKP yöneticileri neden hep tekbir kişinin gözüne bakıyor ve koro halinde o ne derse onu diyor yada o istemiyorsa biz de istemezuk diyor.
    Eger Maduroya desteğimiz seçilmiş bir isme olan destekse neden Esad’ı yıkmaya çalıştık sonuçta o da halkın desteği ile koltukta değil mi?
    Beka sorunu diye yutturulmak istenen ülkenin bekası mı yoksa Erdoğan ve bahçelinin bekası mı?
    Kimler geldi kimler geçti dyp olsun ANAP olsun bugün esamesi okunmuyorsa akp için de bunu niçin kabul etmek istemiyorsunuz?
    Niçin muhalif bir sese tahammülü yok akpnin ve bu yüzden olsa gerek bir iki medya dışında hepsi yandaş hale getirildi?

  3. Venezuela halkı ya amerikanın beslediği bir fino köpeği gibi karnı tok olur ,yada yarı aç onurundan taviz vermeyen bir KURT olur . uamarım kurt gibi asil davranırlar . fehmi bey de kıvranıp duruyo fino köpeği olmadı diye

  4. Onlar “Maduro’nun hiç mi suçu” yok derken, akıllarınca Erdoğan’a ve Türkiye’ye yönelik benzer hamlelerin meşru olacağını anlatmaya çalışıyor.
    Yemediği için yine sinsilik yapıyorlar.
    Ama adları farklı olsa da iplerini salan okyanus ötesi olduğu için hep uygun adım yürüyorlar.
    Paytak yürüyüşlerinden tanıyoruz.

  5. Gün geçmiyor ki kimi ahlak fukarası muhalif yorumcular; affınıza sığınıyorum, calliğime veriniz, ortaokul terkim de kabilinden mızırdanmaların ardından akla hayale gelmiicek iftiraları, küfür ve hakaretlerini üzerimize boca etmesinler. Nihayet cahilliklerine verip geçiyoruz ama artık düpedüz sarkıntılık diyebileceğimiz bir seviyesizliğe başvuracak kadar da azıttılar. Dide i huffaş rencide olurmuş ziyadan sözünü doğrularcasına; özellikle diğer yorumlar arasında bilgi birikimi, entelektüel donanımı ve incelikli üslubuyla göz dolduran didem hanım ve görüşlerine yönelik çirkin ve yersiz saldırıyı kınıyorum:( insan kendini bilmiyor olabilir belki ama en basit centilmenlik kurallarını bile çiğneyerek bu derece alçalmaya söylenecek bi söz bulamıyorum. Yine de şu kadarını belirteyim: senin her gün okuyorum dediğin kimi kıytırık köşe yazarları önce didem hanımın tırnağı kadar olsun da ondan sonra biz de referans alalım kendilerini! Didem hanımdan özür dilenmez ya da bu densizliğe diğer yorumcu arkadaşlarımızdan bi tepki gelmezse ben de bi daha yazmam buralarda, ona göre..:)

  6. Meşruluk

    Davalı ve davacıdan her biri ben haklıyım der. Bunu deme her iki tarafın da hakkıdır. Kimin haklı olduğuna ise tarafların seçeceği iki hakem ile onların seçeceği üçüncü hakem karar verir. Sokak söylentileri ile haklıyı haksızı ortaya koyamazsınız.

    Devletler, başka devletlerin iç işlerine karışmazlar. İktidarın meşru veya gayri meşru olduğuna başka devletler karar vermezler. Biz ancak onlara hakemlere gidin deriz. Biri hakemliği kabul etmiş diğeri etmiyorsa talep ettiği takdirde hakemliği kabul edene destek veririz.

    Çözüm tektir: İlahi nizam.

  7. Zor zamanlarda insanları hata yapmaktan koruyacak olan da konjonktürel veya faydacı değil, ilkelere göre pozisyon almak ve harekete geçmektir. Venezuela’da mesele ülkeyi kimin yönettiği değil, 300 milyar varillik dünyanın en zengin petrol rezervlerinin kimin kontrolünde olacağıdır. Chavez bu noktada ciddi bir devrim yapmış ve bu şirketleri devletleştirmiş veya ülkeden kovmuştu. Maduro da bu kritik tercihi sürdürdü.
    Devletler ya doğal zenginlikleri ya da jeopolitik değerleri yüzünden saldırıya uğruyorlar. Bu saldırı, o ülkelerde bağımsız politika izleyen yönetimler ortaya çıktığında hemen başlıyor.
    Önce iç siyasette muhalifler destekleniyor, medya ve algı operasyonları devreye giriyor, ekonomik saldırılar buna eşlik ediyor. Bu şekilde nefessiz kalan o yönetim yıkılıp yerine kukla yönetimler geçiriliyor. Bu da başarılı olmazsa, darbeler ve hatta işgaller devreye giriyor.
    Durum bu kadar alenileşmişken, “Ama Maduro da şu hatayı yaptı demek” veya “Ne yapalım dünyanın düzeni bu” diyerek reel politikayı kutsamaya, politik doğruculuğun zirvelerinde gezinmeye gerek yok.

  8. Seçime katılımın düşük olması,kesinlikle seçimlerin yasal ve meşru olmadığını göstermez.Bir çok batı demokrasilerinde de seçime katılım % si çok düşüktür.Seçimlerde hile yapmak isteyen diktatörlerden hiç biri seçimleri % 60 la kazandım demez hepsi % 90 ve % 95 ler den .Maduro beceriksiz olabilir ama gayri meşruu değildir Chavez de fazla becerikli değildi ama halkın büyük desteğine sahipti.ABD.nin derdi dünyanın her yerinde kendisine uydu olacak rejimlerdir,bunu anlayın artık Fehmi bey dert ağaç değil uydu olmak.

  9. gerçek demokrasiler de asıl olan seçimlerde en ufak bir şaibenin dahi olmamasıdır.ama en ileri demokrasilerde bile mesela abd de bu ihtimal hala inceleniyor.esas olan göstere göstere şaibe oluşturulmaması.
    mesela bizde görevleri sona eren ysk üyelerinin görev sürelerinin 1 yıl uzatılması.türkiye cumhuriyetinde ysk görevini layıkıyla yerine getirecek hakim mi yok da mevcut üyelerin görev süresi uzatılıyor.
    akp de muhalefette seçmen yazılımlarından şikayetçi.bir adreste inanılmaz sayıda seçmen olması neye işaret ediyor.
    meclis başkanının görevinden istifa etmemesi cumhurbaşkanının seçim yasakları kapsamına alınmaması tamam parlamenter demokraside olurda şu anadaki durumda cumhurbaşkanı aynı zaman da parti başkanı.
    velhasıl deveye boynun eğri demişler o da nerem doğru ki demiş.
    venezuela derseniz madara olmuş bir maduroya destek vermek ve ona karşı gösterilen reaksiyonu darbe olarak nitelemek mümkün değil.neticede halk tarafından seçilen meclis bu kararı alıyor.

  10. Bizim konumuz maduro, venezuala vs. değil.

    Pazara çıkın bakalım asıl dert neymiş..
    Millet tane tane sebze meyve almaya başladı.

    • bizim sorunumuz venezuella değil ama venezuella ile benzer. sadece onlar bizden biraz daha ilerde. biz diyete yeni bismillah dedik onlar ise şu an tığ gibiler.

      • Hamza bey türkiyeyi açlıkla, ambargoyla tehdit edenlere milletimiz hep aynı cevabı veriyor: yiğit yakadan it paçadan tutarmış; buyursunlar hangisini isterlerse! Lakin, itin sahibi varsa, kurtun da allahı vardır!

        • Beyefendi tuzunuz kuru galiba ülkede kirada olan var çocuğu eşi ailesi zor durumda olan var bana dış güçler hikayesi anlatma yıllık tüketim ve üretim planı yapmayanların ceremesini ben çekmem o kadar delikanlı iseniz bağışlayın servetinizi milletimize

  11. bizler doğruyu ve yanlışı bir arada paket program kabul eder gibi kabul etmek zorunda değiliz. doğrunun ve yanlışın altını çizebiliriz. üstelik takım tutar gibi abd-venezuela arasında bir tercih yapmak zorunda da değiliz. devletlerin öncelik verdiği kendi doğruları üzerinden görüş beyan etmesi başka bir konu zaten.
    burda asıl karşı çıkılan mesele abd nin çıkarları için hatta bir azınlık grubun çıkarları için başka ülkelerin işlerine bütün dünya normlarına göre yanlış olan müdahaleleri ve izlediği ahlak dışı yöntemlerdir. sonuçta müdahalenin altında kabul edilmeyen anlaşmalar, verilmeyen imtiyazlar var tabii ki…kaynakları zengin ülkelerin içinde bulundukları yoksulluğun altında mafya/haydut devletlerin uyguladıkları gayri ahlaki ambargolar/yaptırımlar yok mu??? yüksek maliyetlerle çıkardıkları kaynaklarını satmalarına izin veriliyor mu??? bugün abd kendi ambargo uyguladığı gibi başka ülkelere de ambargo uygulaması yönünde baskı yapmıyor mu??? zenginliği çıkarsanız ne olacak, tarım üretseniz ne olacak satamadıktan sonra değil mi???

    ülkede seçime katılımın az olması seçimleri gayrimeşru kılmaz. Avrupa da pek çok seçimde seçime katılım hele yerel seçimlerde hayli düşüktür. venezuelada muhalefetin seçimi boykot çağrısı nedeniyle seçime katılım % 46 civarındaydı. İsviçre de % 45-48 civarında galiba. abd’nin 2012 başkanlık seçimlerinde seçmenlerin sadece yüzde 53,6’sı oy kullanmıştı. muhalefetin hem seçime gitmemesi, kendi seçmenine oy kullanma çağrısı yapması, hem de seçime katılanların iktidar yanlısı olması dolayısıyla maduronun yüzde 67,7 oy oranına ulaşarak seçimi kazanmasını gayrimeşru bulması enteresan değil mi? kendi seçmenini sandığa yollamayan bir muhalefetin beklentisi ne olabilir? muhalefeti burada haklı mı bulalım yani…bir ülke ülkeyi yönetecek başkanını nasıl seçebilir ki, hanedanlık değilse yani…burada muhalefetin meşruiyeti sorgulanmalı öncelikle bana kalırsa. ülkeyi karışıklığa sürüklemenin amacı nedir, muhalefet kime çalışıyor???

    abd nin seçimlerine bile müdahale olduğu, şaibe karıştığı, rusyanın seçimleri manipüle ettiği konuşuluyorsa venezuelada seçimlere şaibe karışması/karıştırılması yine şaşılası olmasa gerek. şaibe karıştıran maduro mudur, muhalefet midir, gaipten bir el midir, kimbilir…

    ülkeler değişse de bazı yöntemler değişmiyor işte.
    moon tarikatını incelerseniz the cemaatle birebir nasıl uyuştuğunu görebilirsiniz.
    seçimleri boykot çağrısı, seçimlere şaibe karıştı iddiası, seçilmiş kişileri gayrımeşru olmakla suçlama, lideri şeytanlaştırma, boy hedefi haline getirme, şartlar müsait olunca yargılama birebir her ülkeye uydurulan benzer yöntemler.
    ülkelerin başında liderlerin hiç biri sütten çıkmış ak kaşık değil, geldiği süreç zaten sütü temiz bırakmaz. daha iyisini seçmek hepimizin vatandaşlık hakkıdır, insanlık talebidir lakin gayri meşru yolları haklı çıkarmaz. demokrasinin gereği sandıktır, sandığın güvenliğini sağlama yolları bellidir. bize düşen sandık güvenliğini sağlamayı savunmak, sonuca saygı duymayı teşvik etmek olmalıdır. venezula da olanın başka yüzleri de var diyerek üstelik zanlar üzerinden çıkar gruplarının müdahalelerini meşru kılmak aydınlara yakışık bir tavır değildir, olamaz.

    • Didem hanım! hoşgörünüze sığınarak yazıyorum, lütfen anlayış gösterin.
      Sizin yorumlarınızı okurken, buradaki diğer bazı yorumlardaki gibi çoğu kez ‘meselelerin aslını kaçırıp faslında takılıp kalmak’ hissini yaşıyorum. Örneğin dünkü yorumunuzda Adana mutabakatını anlatmişsiniz, devlete de Suriye yönetimiyle görüşmeli diye akıl vermişsiniz. Oysa dünkü yazının ana fikri, ABD’ nin Suriye’ye girerseniz ekonominizi mahvederim tehditinden sonra Rusya nin Adana mutabakatını da hatırlatarak Türkiye’yi cesaretlendirmesi, Cumhurbaskani’ninda bu hatirlatmaya sarılması üzerine yazılmış bir ‘tuzağa kapilmayalim’ uyarısıydı. Siz tuzak ihtimalini göz ardı edip mutabakatın detaylarında takildiniz.
      Suriye yönetimiyle görüşülmeli tavsiyeniz de laf olsun diye yazılmış olduğu çok belli.
      Türkiye’nin Suriye yönetimiyle alt kadrolar aracılığıyla görüştüğünü bilmeyen yokki.
      Ben kaç tane bölgedeki gelişmeleri yakından takip eden yazardan okuduğumu hatirlamiyorum. Aralarında bu görüşmeleri bütün dünyanın bildiğini iddia edenler de var.
      Bugünkü yorumunuzunda dünkünden farkı yok. Yazının ana fikrinden bağımsız yorumlar yazabilirsiniz tabi ama konuyu neden ana fikrinden çıkartıp detaylara hapsediyorsunuz. Diğer yorumculara trol der geçerim de siz dini inancı olan birisiniz, neden yazıları çarpıtarak yorumluyorsunuz.İnanan insanlar olarak hadiselerin hakikat yönlerini ortaya çıkartmak neyimize yetmiyor. Vatandaş rumuzuyla yazan yorumcuyu tebrik ediyorum Venezuela daki siyasi yapının ülkemizde ki iktidar-muhalefet yapısını akla düşüren yorumundan ötürü. Meselelere bakış açılarimizi değisrirmedigimiz sürece ülkemizin de varacaği yer Venezuela gibi görünüyor.
      Bizim millet olarak iktidar-muhakefet sorunundan önce olayları kavrama sorunumuzu halletmeliyiz? Büyük sorunumuz şu, iktidar-muhalefet ikilisinin yanlışlarını göre göre ikisinden birini seçmek zorunda mıyız, yoksa hakikatlerden yana tavır alıp yanlışları olan bu ikiliye yolmu göstermeliyiz.
      Örnek olsun diye söylüyorum, İçişleri bakanı açıklama yapmış ” seçim güvenliğini bahane ederek kaos çıkartmaya çalışanlar var” Allah Allah kimmiş onlar. Bakan bey’ in bize şikayet ettiği şeye bak. Kim bu ahırlara seçmen kaydı yaparak seçmenleri hayvan muamelesi yapan kaoscular acaba? Bunları bulup adalete teslim etmek görevi benimmi yoksa İçişleri bakanının mı? Sen hiçbir şey yapma sonra kaos çıksın sonra İçişleri bakanı muhalefeti suclasin kaosu bunlar çıkardı diye, öyle mi?
      Vallahi bu işleri benim gibi orta okullulara biraktiysaniz bu ülke ABD nin planlarından kaçarken Rusya nin oyunlarına yakalanır. Rusya’nın oyunlarından kaçarken Çinliler’in tuzaklarına kapılır, Çinliler’in tuzaklarindan kaçarken Avrupa aklınıza gelirde orada da kalın duvarlara toslayiverirsiniz. Size üzülmüyorum da anlattiklariniza inanıp peşinizden gelen saf ve masum insanlara üzülüyorum.

        • Devleti bütün dünyanın kabul ettiği temel insani değerler üzerine oturtursan ve bütün politikalarını da bu temel ilkeler üzerine inşaa edersen, bir de bunlari ülke vatandaşlarına iyice öğretip bir yaşam kültürü haline getirirsen işte o zaman hiç bir ülkeden kaçmak zorunda kalmazsin. Biri ilisecek olsa hop kardeşim ben senin de kabul ettiğin değerlere göre hareket ediyorum dersin ve bütün dünya da seni destekler. Yoksa herkese kendi elinle mudahale bahaneleri vermiş olursun. Tıpkı Suriye, Mısır Venezuela vb ülkelerde olduğu gibi.

          • O zaman ABD kendi yandaşlarına niye dokunmuyor
            Eskiden çok mu demokratik de destekliyordu
            Veya Mısır çok mu demokratik
            Veya Arabistan
            ABD sözünü dinleyen veya dinlemeyen vardır
            Dinleyenleri çiftlik verir dinlemeyenler illegal der

      • neye anlayış göstereyim baran efendi bilemedim. peşimden gelen saf ve masum insanları kandırdığımı düşündüğün için mi anlayış göstereyim, bir parti kuracağımı falan mı sanıyorsun? saygısızlığın sınırları olmalı değil mi? sen benim için üzülmeyebilirsin ama ben senin için üzüldüm.

        asıllarımızın ve fasıllarımızın farklı olduğunun ayırdına varamadığın için.
        senin asıllar üzerinden düşünmek, yorumlamak hakkın olduğu gibi benim de fasıllar üzerinden düşünmek, yorumlamak hakkım olduğunu düşünemediğin için.
        yorumları çarpıttığım düşüncesinin kendin ve kendin gibi düşünenlerin yorumlarımdan ne anladığının sonucu olduğunu, ne yazdığımla ne anladığının ne kadar farklı olduğunu göremediğin için.
        herkesin aynı fikirde olması gerekmediğini, karşı çıkılacak meselenin fikir olduğunu, kişilerin hedef alınmaması gerektiğini hala öğrenememiş olduğun için.

        ben yorumlarımı açık ve net yazıyorum. senin yazarın ana fikrinden ne anladığın üzerinden değil, benim yazarın ana fikrinden ne anladığım üzerinden yazıyorum. belli ki ana fikir anlayışlarımız aynı değil. .diğer yorumcular yorumumdaki düşüncelerime itiraz edebilir, karşıt görüş savunabilir ya da onaylayabilir, fikirler üzerinde tartışılabilir ancak ne yazacağıma ya da sayın korunun yorumundan ne anlamam, neyi asıl almam gerektiğine karışamazlar. kişinin haddini bilmesi büyük bir erdemdir. haddini bilmeyen de hiçbir şey bilmiyordur.
        ne yazdığımla ne anladığın arasındaki farkı ise bırakalım dağınık kalsın.

        • Ben sadece yazıları böylede anlayabilirsin ve bu hepimizin menfaatine, yoksa senin anladığın gibi sadece senin menfaatine benimde zararima olur demek istedim. Neyse sen böyle söyledikten sonra başka söze gerek yok.

          • Bu konuda denetim ve söz hakkı sayfa editörünündür. Yorumcuların yazdıklarıyla ilgili olarak başka yorumcular da yorum yapılabilir ama kısıtlamayı düşünemez. Burada konudan bağımsız yazan, her yolu getirip romaya çıkaran yorumcular bile mevcut, onlara birşey diyemeyenin, Didem hanıma en ufak söyleyecek sözü olamaz bu konuda.

          • Soylemek istedigin nerede yukaridaki yazi nerede. Neyi carpitmis? Yorum yazinin ana temasiyla ayni yonde olmasi mi gerekir?Sn Editor sanirim sadece benim yorumlari yayimlamadan onceliyorsun. Seviyesiz bir platforma donusuyor bura.

      • Beyefendi, Didem Hn.’mı yorum yaparken ilgili yazının konusunun dışına çıkmakla itham ediyorsunuz.Kendi yorumunuza bir bakın lütfen.Bugünki yazının ana temasıyla ne ilgisi var?

        ABD’nin tavrı tipik bir zorbalık.Trump benzer bahanelerle bir twitle kafasına estikçe seçilmiş iktidarlara ayar vermeye kalkıştığında ne yapacağız?Trump’ın twitlerinden nasibimizi bolca almadık mı?

        Kendi seçimine şaibe karıştırıldığı için kendi ülkesinde soruşturma geçiren Trump, Maduro’nun seçilmesinin şaibeli olduğunu ididia edebilecek yeryüzündeki son insan olsa gerektir.

        Sn Koru da Amerika’nın Irak’a müdahalesine muhalefetini unutmuş anlaşılan.Maduro’nun günahları Saddam’dan daha mı fazla?

  12. RTE nin derdi gündem değiştirmek.
    Maduroyu tartıştırıp ülke gündemindeki seçim,hayat pahalılığı enflasyon,döviz derdini unutturacağını sanıyor.
    Bize ne Maduro dan?
    Bir başı dönsün bir beyni…
    Bize ne faydası var? Bedava, ya da ucuz petrol mü verdi?
    Neymiş?! Trump Maduro ya karşıymış.
    İki yanlış adamın kavgasında niye taraf olalım ki?

    • Dert Büyük… Maduro Denen Kişinin Ülkesindeki Altın Rezervleri; Kavganın Asıl Sebebı; Dünyanın Gözünü Büyüleyen Altın Rezervleridir. Rusya Ve Türkiye Gıbı Ülkeler Kendı Paylarını Artırmak Amacı Ile Maduro’ya Destek Vermekteler. Yoksa Maduro’nun Kara Kaşına Kimse Aşık Olmamış!

  13. Demek ki muhalefet dediğimiz şey her yerde soytarı olmak zorunda değil; beğenmediği seçimi boykot da edebiliyormuş:) sıkıyı görünce genel kurula girmemek ya da şapkasını alıp sıvışmak yerine dişe diş göze göz mücadele de edilebiliyormuş işte… Bizdeki gibi seçim üstüne seçim kaybedip sonra da yine biz kazandık diyerek mecliste yan gelip yatmakla bu işlerin yürümediğini 15yıldır görüyoruz. Yalan yok bi keresinde kendini otobanlara vurup gakguk atalet sloganlarıyla yürüyüş filan da yaptılar ama 15temmuzda tankları görünce yine aradan sıvışıp gittiler. Zaten sinei millete gidemeyen, seçim boykotu bile yapamayan bir muhalefetin demokrasi uğruna mücadele etmesi de düşünülemezdi. Ancak mebus maaşlarını alıp yemesini bilirler. Muhalefetimizin hali ortada: izmire koca, şişliye gül yetiştiremiyoruz:)

  14. Bence Sayın Maduro; Gidip Nusret’in Et Lokantasında Bir Otomobil Parasına Eş Değer Olan Bir Yemek Yemeli;

    Belki Mizah Olarak Değerlendirilecek Ama; Ülkesindeki Sorunları Gormezden Gelerek Basın Toplantısında Nusret Denen Bir Zibidinin Hareketlerını Basının Karsısında Kendı Halkı İle Adeta Alay Edercesine Yapması Bır Siyası Lidere Yakışmadı;
    Gerçek Nedir!
    Türkiye Ve Rusya Gerçekten Maduro’nun Mu Yanında Yoksa Ülkedeki Altın Rezervelerının Mi! Peşinde ! Sizce! Bence de….

    • “Nusret denen zibidi”den kastınız bizim yorumcu nusret karaca değildir umarım:) etçi nusret amerikada açtığı restoranda eldivensiz eliyle et doğrayıp servis yapmış müşterinin masasında, benden söylemesi! Nurdan ablanın maduroya önerisi bence de yerinde: boğaza karşı iskender kebabı ısmarliicakmış:) ama büryancıya da götürseler olur; etin kralı fatih-kadınlar pazarında siirtlilerin orda yenir! Kemikli kemiksiz..:)

      • Nusret Efendinin lokantası Garanti Bankasının sahibine aittir. Yanılmıyorsam 36 veya 37 tane Şubesi vardır içeride ve dışarıda.
        Nusret ile ilgili yapılan tüm yayınlar P R dır. Yönlendirme, algı oluşturma ve gizli reklamdır. Genellikle de Hürriyet gazetesinde ve tv lerinde yayınlanır.
        Garibim Venezuela devlet başkanı doldurularak figüran olarak kullanılmıştır ve dünya çapında bir reklam kotarılmıstır. Yazık.
        Selamlar.

  15. 15 yıldır sizi rakip ediyorum
    Uzun zamandır darbelere alttan alta kılıf bulma gayretinizi esefle takip ediyorum
    Zaten dış darbeler bir anda durup dururken olmuyor önce şeytan yaratılıp iç karışıklıklar oluşturuluyor
    At izi it izine karıştırılıp içerdeki işbirlikçileri vasıtası ile iktidarın ve seçimlerin meşru olmadığı propagandası yapılır
    Sonra içerdeki işbirlikçiler harekete geçirilir ve taraflara itidal çağrısı yapılır sonra da içerde harekete geçirilen işbirlikçileri yasal hükümet olarak tanınır darbe sonrası eski iktidarın aslında ne kadar kötü ne kadar darbeyi hak ettiği işlenir

    ABD nin açıkça müdahalelerini nasıl da meşrulaştırmaya çalışıyorsunuz

      • ABD nin müdahalesine takmıyorum.İt itliğini yapacak.
        İşbirliği yapanlara ve birde üstüne pişkinlik yapanlara şaşırıyorum.
        Takma zevk al diyorsun.
        Yok almayayım ben sonu belli olsada direneceğim.
        “1 dolarlık” değilim ben.
        Vatanım da ABD değil.
        Ölümse burada doğduk burada öleceğiz.
        ama şerefimizle

  16. Evet haklısınız Maduro sütten çıkmış ak kaşık değil ve ülkeyi yönetmekte muktedir değil fakat Muhalefet o kadar çamur işler yaptiki zamanında halkı hakir gördü Venezüellanin beyazları olarak kendilerini üstün gorduler ondan dolayı Maduro muhalefete tercih edilir konumdadır çünkü muhalefetle bu iş olmuyor. Bir dahaki yazinizda Diosdado Cabellonun ve Cilia flores hakkindada araştırma yaparsanız iktidar hakkında daha doğru bilgiler yazabilirsiniz. Parlamento seçimlerinden önce CNNi için oradaki MUD(muhalefet partilerinin oluşturduğu koalisyon) sekreterine soruyorlar ekonomiyi düzeltmek için ne yapacaksınız? Hanimefendi şirketleri geri cagiracagiz ekonomi canlanacak tan başka bir laf edemeyince alay konusu oluyor. Anlayacağınız sorun iktidarı ve Muhalefetiyle kapasitesiz insanların iktidara talip olmasıdır Venezüellada muhalefet iktidara gelince çok şey değişmeyecek en azindan 5 yıl daha öyle devam edecektir isterseniz iddiaya girebiliriz.

  17. Ne bir ülkenin demokrasisini düzeltmek emperyalistlerin görevidir, ne de emperyalizmin bir ülkeye müdahalesine bahane bulmak bizim görevimizdir. Abd yetiştirmesiyle muhalif lider üretimi şu ana kadar hiçbir ülkeye huzur ve demokrasi getirmemiştir. Kurtuluş savaşı dönemi ile kurulmaya çalışılan ilişki ise kel alaka. Toplumumuz bu sefer de Madurocular ve Abdciler diye ikiye ayrılacak sanırım..

  18. Aslinda! Trump Dünyadaki bütün devlet başkanlarının Maduro gibi “diktatörlerden oluşmasını istiyor ve onun gibilerini de çok seviyor. Peki neden Maduro’yu değıl de rakibini destekledi?

    Sorunun cevabi gayet basit.
    Amerkadaki yolsuzluklarina hergün yenileri eklendiği için hem gündemi değistirip hemde Maduro’nun sonunun geldiğini herkesten iyi o bildiğinden dolayı ordaki mal varlığını daha fazla artirmak ve yeni gelenide haraca bağlamak için bu tip çıkişları yapması her ne kadar karekteri ile bağdaşmasada genede onun için geyet normal.
    Trumpin amacı! Suudiler’e yaptığının aynisını onlarada yaparak servetine servet katma.

    Biz önce aynaya geçip kendimiz bir bakalım daha sonra başka diktatörleri savunalım. Diktatörler halki ezdikleri için halkta onlari ezer….Kadafi, Saddam, ve diğerleri örneğin de olduğu gibi.
    Sahi biz Şangay beşlisinemi üyemi olduk?

    “Adayımıza vereceğiniz oy ruzi mahşerde beraatiniz olacak”

    Yukardaki sözler Eski Milli Savunma Bakanı, AKP Milletvekili İsmet Yılmaz
    partisinin Sivas Belediye Başkan Adayı Hilmi Bilgin’e oy isterken, seçmenlere Cennetide vaad etmeyi ihmal etmiyor ve
    , AKP’li adaya oy vermenin ruzi mahşerde (kıyamet günü) beraat belgelerinden biri olacağına dairde garantı veriyor.

    Eski bakan ve Millet vekili bu bey efendi hem Mühendis, hemde muşavir Avukat yani 2 üniversite bitirmis mastir yapmiş TAHSillİ birisi….
    Acaba bu millet vekili “TAHSILILINEMİ” güvenerek öyle bir garanti verebiliyor.

    Oysaki Peygamber efendimiz SAS in okuma yazmasi dahi yoktu, fakat Mucadele ettiği CAHILLER hem ondan zengidiler hemde okumuştular….Tıpkı bizim Türkiye ve bazi geri kalmiş ülkelerde okul bitirmeyi marifet sayıp her okul bitireninde külturlü olduğunu zannedenler gibileri ile.

    Yukarda yazdığımın! her ne kadar konu ile alakasi olmasada, buradaki bazi trollerin durmadan yorumculara hakaret etmelrinden dolayi o örneği verdim. Çünkü okuduklarini dahi anlamayacak kadar cahil TAHSILLILER. orta okula kadar okuduğunu yazan BARAN beye cahil diyerek kendilrinin cahaletlerini günde en az 10 kez ortaya koyduklarindan dah beyhaberler.
    Işleri güçleri millete hakaret etmek.
    Ana okulu çocuklari dahi bunlardan daha olgunlar.
    Atalarımızne ne demiş?”Kötü laf-sahibinindir”

  19. Halkın nabzını yoklamak lazım. Eğer halk Maduro’dan memnun değilse o zaman darbe olumludur diyebiliriz. Bir Devlet iyi bir şekilde yönetilmiyorsa; o Devlet lideri de haliyle koltuğu bırakmaya mahkumdur.
    SAYGILAR SEVGİLER

      • ben yazılanlardan yola çıkarak yazdım. Maduro Ülkeyi sefalete sürüklemiş. o Yüzden maduronun gidişi de doğal karşılamak lazım.

    • O zaman hükümeti her zaman askerler kursun; halk da hep memnun kalsın: nasıl nusret bey, size uyar mı? Askeri işleri, savunmayı da siyasi partiler falan yapar heralde:))) nato mermer sunta kafa!!!

  20. Sn koru oncelikle cumhuriyetin kuruluşu ile osmanlının durumunu karşılaşturmanız bence yanlış.Bu yorumunuza şöyle soru ile karşılık vereyim.Peki M.Kemal başarisiz olsaydi vatan haini olmayacakmiydi.Osmanli o zaman diliminin meşru yönetimi değilmiydi?.Simdi hepimiz olay neticelendikten sonra cumhuruyeti meşru kabul ettik.
    Maduro haksiz olabilir yanliş yapmiş olabilir ancak yanliş başka bir yanlişla duzeltilmez.TC ayni yanlişı Suruye de de yaptı Asıl çelişki burada .Suriye ve Venezuella tam zit tepkiler.
    Asil bunu tartişmamız gerekir.
    HANGISI DOĞRU ????

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here