AK Parti’de tezim tartışılmış.. B planları yokmuş.. Bu durum sandığa nasıl yansır?

35
Reklam

Sanki 18 ay sonra değil de 18 hafta -hatta 18 gün- sonra seçim yapılacakmış gibi bir hava var ülkede; içeride -ve dışarıda da- sandıktan kimin cumhurbaşkanı çıkacağı ve hangi ittifakın iktidar olacağı yolunda derin analizler yapılıyor.

Bunların kiminden hemen haberdar oluyorum, kimi ise dolaylı olarak radarıma takılıyor, geç de olsa bir yerlerde okuyor veya duyuyorum.

Kısa süre önce medyanın da gündemine giren cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili ‘tezim’ AK Parti içerisinde de tartışılmış. Sonunda geldikleri noktayı siyasi açıdan pek akıllıca bulmasam bile duygusallıkları hoşuma gitti.

Bir de siyasiler için “Duygudan mahrum insanlar” derler…

İsterseniz haberi bir internet sitesinde yer aldığı haliyle okuyalım:

“Siyaset kulislerinde ilk kez Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dışında bir ismin Cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağı konuşulmaya başlandı. Gazeteci Yazar Fehmi Koru eski cumhurbaşkanı Abdullah Gül gibi bir ismin adaylığının düşünülebileceğini yazarken AK Partili bazı milletvekillerinin de yeni senaryolar üzerinde kafa yormaya başladığı iddia edildi. Ancak parti yöneticilerine göre böyle bir olasılık yok. Toplumu arkasından sürükleyen Erdoğan’ın liderliği ile yaklaşık 20 yıllık Cumhuriyet tarihinin beşte birine damga vurduğuna dikkat çeken kurmaylar ‘B planı yok, düşünmeyiz. 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayımız Erdoğan’ diyor. Erdoğan’ın bugüne kadar seçimlerdeki başarısı bir yana kişisel oyunun AK Parti’nin oyundan fazla olduğuna dikkat çeken bazı yöneticiler de, ‘Erdoğan aday olmazsa kapatıp gidelim’ esprisi yapıyor.” 

Duygusallık AK Parti’de tavan yapmış. Umarım Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da genel başkanı olduğu partisi içerisinde yapılan bu tartışmadan ve tartışmanın dışarıya yansıyan sonucundan haberdardır.

“O aday olmayacaksa (partimizi) kapatıp gidelim” diyen kadrolara sahip bir parti var arkasında.

Reklam

Helal olsun.

Tezimi bir kez daha hatırlatayım:

Cumhur İttifakı sözcüleri ile onların itibar ettiği kalemler ve yorumcular, aylardan beri, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanlığı seçiminde kimi aday göstereceği konusunda spekülasyon yapıyor, hatta karşı ittifaka kendileri aday öneriyorlar. Evet Millet İttifakı’nın kimi aday göstereceği önemli; doğru bir isimle seçmen karşısına çıkabilirlerse aday gösterdikleri kişinin seçilebileceği anlaşılıyor. Ancak bu konuda çene yormak Cumhur İttifakı’nın işi olmasa gerek. Onların esas üzerinde düşünmeleri gereken konu, Tayyip Erdoğan aday olamaz veya aday olmak istemezse kendilerinin kimi aday gösterecekleri konusudur.

MHP en baştan “Bizim adayımız Tayyip Erdoğan” dediği için AK Parti tezimi üzerinde düşünmeye değmez görebilirdi. Öyle olmamış, tartışmışlar. Doğru da yapmışlar. Çünkü iki kez seçime katılıp seçildiği için Tayyip Erdoğan’ın üçüncü kez aday olabilmesi anayasaya göre sorunlu. Hadi o sorun bir biçimde aşıldı diyelim –“İstanbul seçimini iptalde zorlanmayan Yüksek Seçim Kurulu bunun için de bir formül bulur” diye düşünüldüğü anlaşılıyor- daha büyük sorun şu: Kamuoyu yoklamalarına da yansıdığına göre, onu aday gösterecek ittifakın toplam oyları gerekli ‘yüzde 50+1 oranı’nın çok altında; Seçilemeyeceği belli bir yarışa kendisini sokar mı Tayyip Erdoğan?

Benim cevabım belli: Sokmaz.

AK partilier tezimi tartışmış ve “Bizim B planımız yok” deyip konuyu kapatmışlar.

Kuşkuluyum. Tartışmışlarsa ‘B Planı’ üzerinde düşünmeye başlamışlardır. İş oraya doğru gidiyor çünkü. Hazırlıksız yakalanırlarsa kendileri için iyi olmaz.

Peki Millet İttifakı’nda neler oluyor?

Reklam

Onların da kendi yapıları içerisinde konuyu ciddiyetle ele aldıkları belli. Daha önce Cumhur İttifakı cephesinden gelen kendilerini aday açıklamaya zorlama amaçlı baskılara kafa karıştırıcı tepkiler veriyorlardı. Konuyu tartışınca oyuna gelmekte olduklarını anlamış gibiler. Oradan da akıllıca açıklamalar gelmeye başladı.

En önemlisi, İYİ Parti genel başkanı Meral Akşener’in konuya ilişkin son açıklaması…

2018 cumhurbaşkanlığı seçiminde sandığa yansıyan sonucu etkileyen, Akşener’in “Başkasını aramayın, ortak aday istemem, ben aday olacağım” tavrıydı. Çevresinde onun yine yeniden aday olması için gayret sarf eden, bunu dışarıyla paylaşanlar vardı.

Meral Akşener açıkça “Bu defa seçimde aday olmayacağım, ben başbakanlığa adayım” dedi.

Bunun anlamı açık: Millet İttifakı büyük ihtimalle cumhurbaşkanı seçimine ortak adayla gidecek…

İttifak içerisinde yer alan -ve alacak olan- partiler ‘seçilebilecek biri’ üzerinde birleşecek ve o kişiyi aday gösterecekler…

Akşener’in açıklaması Cumhur İttifakı cephesini şaşırtmışa benziyor. Onun her şeye rağmen bu defa da aday olmak isteyeceği üzerine strateji oluşturmuş gibiydiler. İYİ Parti kendi genel başkanını aday gösterince CHP de aynı yolu izleyecek ve Kemal Kılıçdaroğlu’nu aday gösterecekti. Seçim ikinci tura kalsa bile, ikinci turda Cumhur İttifakı adayının seçilebilme imkanı doğacaktı.

Böyle düşündükleri belliydi.

Meral Akşener’in açıklamasını bile öyle okudular. Şimdi, “O aday olmayacaksa, Kılıçdaroğlu ortak aday olacaktır” deyip yazıyorlar.

Oysa benim tezimin en önemli yönü, iki tarafın da seçime ‘seçilebilecek bir aday’ bularak girmek zorunda oldukları gerçeğidir. ‘Seçilebilecek aday’ iki taraf için de aynı: Bir ittifakın adayı karşı ittifak seçmeninden de oy alabilecek biri olmalı…

Hatta HDP seçmeninden de…

Cumhur İttifakı ‘AK Partili biri’, Millet İttifakı ‘CHP’li biri’ ile cumhurbaşkanı seçimine giderse sandıktan ne çıkacağı hiç belli olmaz. Cumhur İttifakı veya Millet İttifakı, adaylarını seçtirmek istiyorlarsa, farklı özelliklere sahip biri ile seçmen karşısına çıkmalılar.

Nasıl biri?

Kemal Kılıçdaroğlu Millet İttifakı için bu soruyu açıklamıştı.

Okuyalım:

“Millet İttifakı’nın adayı, nefsini terbiye etmiş biri olmak zorunda. Başkanlığın verdiği muazzam yetkilerle yozlaşmayacak, gücünü hızlıca Meclis’e ve Başbakan’a teslim edecek bilgelikte biri olmalı. Ülkeyi cumhurbaşkanı değil, başbakan yönetecek. Bu tarihi adıma ancak nefsine hâkim olabilen ve kendinden önce ülkesini düşünen bir cumhurbaşkanı vesile olabilir.”

Sıra Cumhur İttifakı’ndaydı; eğer haber doğruysa, yani onlar “Bizim B planımız yok” dedilerse, Millet İttifakı’nın ortak adayına yol açılmış oldu.

ΩΩΩΩ

Reklam

35 YORUMLAR

  1. Fehmi Bey aba altından sopa göstermiş.
    Çok da incelikli bir şekilde yapmış bunu.
    Demeye getiriyor ki Tayyip Bey (sağlık gibi) bir nedenle seçime girmeyecek. Yani ilk olarak secime gimesine engel olabilecek sağlık sorunları olduğunu alttan alta ihsas ettiriyor. Ardından “Zaten bu da yetmediyse üçüncü defa secilmesi Anayasal olarak imkansız, bu çerçevede secime girmemesi için elden ne gerekiyorsa yapılacak” diye ikinci defa sallıyor sopasını… Dedim ya cok incelikli sekilde yapiyor bunları.
    Peki, kim adına? Her zamanki gibi, buyuk siyaetci Abdullah Gül adına. Tayyip Bey hasta zaten giremeyecek seçime, girmeye niyetlense de Anayasal olarak önü kesilecek; en iyisi mi siz gelin B planı olarak Abdullah Gül’ü düşünün” demeye getiriyor.

  2. “Sıra Cumhur İttifakı’ndaydı; eğer haber doğruysa, yani onlar “Bizim B planımız yok” dedilerse, Millet İttifakı’nın ortak adayına yol açılmış oldu.”
    Gerçeğin taa kendisi.

  3. Üstadım bazı yazılarınız gündemin gerisinde kaldığı hissi uyandırıyor. Bu günkü yazı öyleydi mesela. Cumhur ittifakının seçim endişesi yok, topyekün finişe gidiyorlar. Mesela akp seçime bile girmeyebilir yani.

  4. Gazeteci problemi tespit etmiş işte. Ve çözümü arıyor. Bu ülkede bir tane problem var. Herşeyin de sorumlusu o. Kendisi öyle demişti. Verin yetkiyi görün sonucu. Gördük hep beraber. Şimdi o problemi çözmek de yine millete kaldı. Çözülene kadar da durmayacağız.

    • O iş tamam ender bey:
      “Ender
      26 Eylül 2021 At 11:12
      Siyasal islamcılığı kökten bitirmek de bu iktidara nasip oldu. Buna da şükür diyoruz.”

  5. Didem hanım daha dün
    “şimdi marketler enflasyondan sorumlu deyince milleti aptal yerine mi koymuş olunuyor yani,
    bence bir sakıncası yok.
    bilakis.”
    diyerek halkımıza siyasi tercihlerinden dolayı “aptallık” atfediyordunuz, bugün ise aynı halka “tencereler” yakıştırması yapmışsınız:
    “…tencereler muhalefeti desteklemektedir ve tencerelerin önünde hiç bir erk duramaz ve tutunamaz.”
    Eğer bahsettiğiniz aptallar, darbecilerin tanklarını balkonlarından tencere ve tava çalarak selamlayanlarsa yerinde bir tespit olmuş!
    Değilse, dün aptal dediğiniz seçmen bugün nasıl oluyor da muhalefeti destekliyormuş anlamak mümkün değil doğrusu?
    Tencereye kapak olsun:

  6. Akşenerin son çıkışına göre;
    Cumhurbaşkanı nefsini terbiye eden Kılıçtaroğlu
    Başbakan kendisi.

    Diğerlerini de tahmini yazalım
    İçişleri bakanlığı Sedat Peker
    Savunma bakanlığı Hdp-pkk
    Milli Eğitim hdp eş başkanları
    Dışişleri davutoğlu veya Ünal Çeviköz
    Ekonomi bakanları Chp iş bankası milletvekilleri
    Yüksek istişare kurulu üyesi Gül
    İha ve siha dan sorumlu Tanrıkulu
    Mavi vatan bakanı Zeki çeviköz
    İett den sorumlu İmamoğlu
    Yollardan sorumlu karamollaoğlu
    Diyanet sorumlusu Ekmelettin
    Heykellerden sorumlu bakan Yavaş
    Belediye payları yüzde 50 chp yüzde 35 ip yüzde 15 hdp
    Basın yayın bakanlığı  Sözcü, cumhuriyet, fehmi koru, fox, halk tv, yılmaz özdil
    Adalet ve hapishaneler bakanlığı Fetö üyeleri  veya öcalan
    Kuzey suriye ve kuzey ırak bakanlığı ypg pkk
    Ege denizi bakanlığı Yunanistana ver gitsin zeki çeviköz
    Yolları, köprüleri, havalimanlarını, şehir hastanelerini kapatma bakanı cumhurbaşkanı kılıçtaroğluna bağlı yardımcı
    Dolar ve yurodan sorumlu bakan didem
    Tatilden ve turizm den sorumlu İmamoğlu.
    Ulaştırma bakanı iyi partiye transfer olan 15 milletvekili. İsimlerinin baş harfi sırasına göre dönüşümlü paylaşılacak
    Kim demiş ülke yönetilemez diye

    • Genel olarak ekip süper,
      ama laraya sizin televizyon yıldızlarınız öcalangilleri, kırmızı halı misafirleriniz ypggilleri, her yere yerleştirdiğiniz fetögilleri falan serpiştirmişsin
      lakin biz onları almayız,
      bizden olmayanları istemeyiz.
      sizden kimseyi kabul etmeyeceğiz, kusura bakma lütfen.

  7. Kılıçtaroğlu “Millet İttifakı’nın adayı, nefsini terbiye etmiş biri olmalı”
    dedikten sonra  Cumhurbaşkanı  aday profilini o kadar yüksek seviyeye çıkardı ki  Meral Akşener ben zaten cumhurbaşkanı adayı olmayacağım canım başbakan adayı olacağım dedi halk tv de.
      Millet İttifakı yanlıları, bu soru etrafında yapılan televizyon tartışmalarından, yazılan gazete yazılarından ve tabii üretilen bin türlü spekülasyondan çok rahatsız oluyorlar.
    Acaba kim olacak.
    Türkiye merakla bekliyor nefsini terbiye etmiş kişiyi.
    Beklenti O kadar yüksek yani.
    Kim bu nefissiz.
    Türkiye de mi yaşıyor.
    Yoksa başka diyarlardan mı gelecek.
    Ne zaman ne zaman gelecek beklenen zat.

  8. Bugün, Chp Aydın ve İzmire iki yeni heykel daha kazandırdı. Başarılarının artarak devam etmesi dileğiyle. Son iki senede Türkiyeye kazandırdıkları heykeller sayesinde heykellere bakan vatandaşların ruhu artık aç kalmıyor. Beyin tencerelerinden duygu yoğunluğu ile dışarıya taşıyordu.
    İmamoğluna niye Fatih denilmesinin haklılığını bugün birkez daha anlamış olduk. Küçükçekmecede vatandaşlar iett otobüslerini ittirirken, hep birlikte Fatihin istanbulu fethettiği yaştasın marşını duygulanarak söylüyorlardı. Ha gemiler yürütülmüş ha otobüsler ne farkeder.

    • heykel merakının piri melih gökçektir.
      beyin tencereleriniz için bir güzellik;
      https://www.youtube.com/watch?v=24vkaed5x-A
      https://www.youtube.com/watch?v=Yq3wPvBhafM

      İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) kendi öz kaynaklarıyla aldığı 160 metrobüs için imzalar atıldı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, imza töreninde, metrobüs filosunun yenilenmesi, taksi sayılarının artırılması gerektiğini ancak bunların engellendiğini belirterek, “Buradan sayın Valimize, UKOME’ye temsilci gönderen kurumların bütün yetkilisi olan bakanlıklara, Cumhurbaşkanlığı’na sesleniyorum: İstanbulluyu mağdur etmeyin. İstanbulluyu mağdur ederseniz, İstanbullu sizi tanımaz. Bunu unutmaz. Yapmayın” diye konuştu.
      https://www.youtube.com/watch?v=mNScBYqYQho

      boşuna bütün anketlerde ilk iki sıraya yerleşmiyorlar.
      herkes herşeyi görüyor.
      kıskançlar hariç tabi…

  9. Dersimli kemalin bugüne kadar bir kez olsun “ben cb adayıyım ya da olacağım” dediğini duymadım, olamaz da!
    Olsa bile; chp nin son on yıldaki seçim sonuçlarına ve oy oranlarına bakılırsa sonucu hemen anlarsınız:)
    Madam daha önce birçok kez ben başbakan olacağım/başkan olacağım dedi ve aday da oldu; ilginçtir, partisinden bile daha az oy alarak tarihe geçti.

  10. BENİM TEZİM SENİN TEZİN ONUN TEZİ

    Sayın yazarın alıntı yaptığı haber sitesinde “Erdoğan’ın liderliği ile yaklaşık 20 yıllık Cumhuriyet tarihinin beşte birine damga vurduğuna dikkat çeken kurmaylar” cümlesi geçiyor. Müdavimler bilir bunu ilk ve en çok tekrarlayan benim. Yani benim tezim daha çok tartışılmış sanki: :))))))

    Akşenerin son hamlesi ilginç, bu güne kadar izlediğimiz ve bildiğimiz karaktere aykırı bir karar. Belli ki ona parti kur aday ol diyenler şimdi geri çekil diyor.

    Hepimizin tezi hikaye aslında abd deki klik muhalefet için nasıl bir yol öngördü ise o yoldan yürüyecekler.

    Bu güne kadar planları Türk halkının sağduyusuna çarptı. Sosyal medya bombardımanı ile artık bu sağduyuyu da örselemiş görünüyorlar. Baksanıza cumhuriyet tarihinin en çok yurt yapan, yurt şartlarını iyileştiren, öğrenciye imkan tanıyan, üniversiteler açan iktidar öğrenci düşmanı olarak sosyal medyada lanse edildi. Topkapı dan geçerken cezaevi gibi ikinci dünya savaşından kalma yurtlarda geçti öğrenciliğimin bir bölümü. Şimdi geçerken pırıl pırıl binaları görünce keşke dünya ya daha geç gelseymişim diyorum.

    Neyse bizim hikayemiz bitti, yeni nesil baştan başlasın çoğu sayfasını atlayarak sonuna geldiği kitabı okumaya.

    • TC Cımhurbaşkanlığı iletişim başkanlığı yazıp Google’a çıkan fotoğraftaki binayı tam ekran yap ve iyice bak. İşte o büyük bina Türkiye Cumhuriyetinin hayır sever vatandaşlarının dişinden tırnağından artırıp barınma sorunu yaşamasınlar diye öğrencilere yurt olarak yapıldı. Gasp ettikleri öğrenci yurdundan yurt sorunu yok diye açıklama yapmak da ak partililere nasip oldu. Algının en alasını ak parti yapar.

      Koskoca T.cumhuriyeti devleti iletişim başkanlığı binası yapmaktan aciz mi de öğrenci yurdunu işgal ediyorlar?

  11. 01.01.2022
    Bir tezim vardı.
    Takvimler 01.012022 yi gösterdiğinde 2023’e bir(1) kalacak. Bir yıl, bazen ay, bazen hafta, bazen gün gibi algılanacak.
    Algının ustası, olgu yerine algı inşa eden iktidar, bu kez bu psikolojinin “kurbanı” olacak.
    Bu psikolojik çarpıklığın işlemesi için zemin müsait ise bu kez 2022nin gelmesi de beklenmeyecektir.Zaten fazla bir süre kalmadığı için 2022 de gelmiş kabul edilecektir.
    Sayın Koru’ ya aynen katılıyorum.
    18 ay bundan sonra 18 gün gibi algılanacak.
    Özellikle iktidar cephesine acayip bir baskı ve blokaj uygulayacak, panik havası oluşturacaktır.
    B planlarına gelince.
    Önce olmazları ortaya koyalım.
    Hiçbir şekilde yapamayacaklarını.
    Hiçbir şekilde yapamayacakları tek şey: İntihar.
    Ne olursa olsun intihar, düzgün ve onurlu insanların gerçekleştirebilecekleri bir şeydir.
    Geriye kalan seçenekleri de aklınıza hayalinize ve tecrübelerinizi havale ediyorum.

  12. Son zamanlar “Kılıçtaroğlu tekil konuşuyor” diye rahatsızlığını bildiren İYİ Partinin üst yönetimini Sn. Akşener “ben cumhurbaşkanı adayı değilim, başbakan olmayı istiyorum” demekle bu üst kadroyu, parlamenter sisteme dönülecek kararlılığıyla teskin ve telkin etmiş olmalı…

    Ya da Millet İttifakının lokomotif gücü olana CHP liderin tekil çıkışlarına, “senin Mansur Yavaş ile İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olabileceklerine yönelik istemlerini bertaraf ettiğin iyi oldu, ben de parlamenter sistemde kararlılığımı deklare ederek Millet İttifakında ortak aday belirleyeceğimizi, ben olmadığıma göre sen de olmayacaksın” karşı göndermesinde bulunmuş oldu Sn. Akşener. Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş.

    2018 seçiminde ittifakın oluşumuna ve ortak adayının çıkarılmasına “benci” davranışıyla ket vuran Sn. Akşener, olası yeni parlamenter sistemde hükümet başkanı olma arzusunu cumhurbaşkanı olma isteği yerine revize etmiş oldu.

    Kılıçtaroğlu’nun cumhurbaşkanı ortak adayı görünme isteğini bu davranışıyla veto ederek olası yeni parlamenter sistemde de ondan önce başbakanlığı -hele ittifak ve ortak adayının şekilleneceği bu dönemde- kendisi için istemiş olması, bu hassas dönemde olgun bir siyasi tavır ve nezaketle açıklanamaz. Türkiye’nin yeniden şekilleneceği siyasi yelpazesi veya hükümet sistemi “benci” tutumlardan arındırılmalıdır. Millet ittifakı liderleri bu süreçte ancak yapacakları fedakarlıkla siyasi tarihe isimlerini yazdırmış olacaklardır. Tabi ki Cumhur İttifakı partileri ve üst yönetimi de…

    Erdoğan’sız siyaset düşünemeyen AK Parti üst yönetimi de sistemlerin ilanihaye tek adamla yürümeyeceğini bilmeliler. Öyle “Erdoğan olmazsa kapıya kilit vuralım” demek basitlik değil de nedir? Partinin kurumsal yapısını idame ettirmek mi önde gelmeli, yoksa liderini ölümsüz görmek mi? 20 yıla yakındır ülkeyi Erdoğanlı yöneten AK Partiler, partinin kurumsal kimliğini, ilkelerini önemsemeliler. Bu süreden sonra yeniden iktidar olabilme şevkini, inancını kaybetmişse AK Partililer, bunun nedenini partilerinin ilke ve kimliğinden ödün vermiş olmakta aramalılar. Hoş, “AK Partililer” diye nitelediğim zevat, öyle kuruluştan beri AK Parti içinde yer alanlar değiller de hadi neyse…

    Neyse si şu; Artık her partili ülke gerçeklerine ve halkın çektiği sıkıntılara uyanmalıdır. Siyasetçilerin, lider kültü oluşturarak etrafında pervane olacakları ve siyasi ikbal, maddi kazanç elde edecekleri zaman değil artık. Deniz bitti. Türkiye yönetilememe ve kaynaklarını heba etmiş olma sorunu yaşıyor.

    Yeni Cumhurbaşkanlığı -başkanlık- hükümet sistemi, yasama ve yargı/denetim fonksiyonelliği olmadığı için ülkeyi taşıyamıyor artık. Hızlı karar alma, hızlı yol alma kabilinden denge/denetimin bertaraf edildiği, yola tekdüze devam edildiği için sistem toslamıştır. Oysa hep şu kanaatteyim: Güçlü bir denge ve denetim ve güçlü bir yasama yapısıyla BAŞKANLIK sistemi ya da yönetimde istikrar açısından yüzde 50+1 çoğunluk sistemi bizim ülkemiz için iyi olabilirdi. Denetlenen ve hesap verebilen bir hükümet sistemi inşa edebilseydik, kağıt ürerinde kalmamış olsaydı belki o zaman Türk Tipi Başkanlı Sistemi adını hak ederdi yasal hale getirdiğimiz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi.

    Bir “neyse” daha çekip sadede geleyim bari: Önümüzdeki seçimde seçimi kazanmayı ciddiyetle düşünen her iki ittifak için de bütün yollar Sn. Koru’nun tezine çıkıyor. ‘‘Millet İttifakı içerisinde yer alan partilerin tabanlarının yadırgamayacağı, arayış içerisinde olduğu görülen AK Partili seçmene de çok sıcak gelecek, ülkeyi tek adam zihniyetiyle yönetmeyeceğine kesin inanılan, parlamenter sisteme dönüş için kararlı olduğu bilinen denenmiş bir isim…’’e çıkıyor. Bu isim Abdullah Gül’se eğer Millet ittifakının adayı olması Cumhur İttifakında aday olmaktan daha avantajlı olur. Nedeni, tek başına AK Partinin bagajı hayli kabarık ta ondan. Zaten Sn. Gül de aynı delikten ikinci kez ısırılmayı göze almaz da.

    Geriye Millet İttifakının akıllıca tutumu kalıyor, bakalım becerebilecekler mi. Derin bir kaht-ı rical yaşanıyor ülkemizde, değil mi?

    • Hasan, sen o yaşanıyor dediğin “kaht-ı rical” işini bir de bizim ender arkadaşa anlatsana!
      O da aksine “hey maşşallah, bostan tarlası gibi her yanda aday bolluğu yaşanıyor, seç seç beğen al!” diye zil takmış oynuyordu da:))))

  13. İşte sihirli kelime.🤔 Herkes tepe koltuğa oturan bir daha kalkmaz! Korkusundaydı bu güne kadar.
    Hele ki birde cehapeden birini oraya oturtmuş görmek!!!! Abooovvvvv…
    6-7 parti sağdan, bisi soldan, diğer o biri yandan yandan oohhh…
    Aklınızı pendir ekmanenmi yediniz derler adama. Anadolu’yu karış karış ikinci turu atacaklar nerdeyse. ☺️
    Hızlıcanın açıklaması:ertesi gün! Demekse eğer…
    Çeketi assanız da demektir: YETTERR.

  14. Almanya’da Merkel’in partisinden Helmut Kohl 16 yıl başbakanlıktan sonra seçimleri kaybetti. Angela Merkel 16 yıl başbakanlıktan sonra tekrar aday olmadı ama, cezasını partisi ödedi. Bu seçimde ilginç olan çok sayıda kemikleşmiş bilinen seçmenin başka partilere yönelmesi oldu.

    • Almancı arkadaş, inşallah almanyada koalisyonlarla yönetilmenin erdemini doya doya yaşarsınız ama her üç ayda bir seçimleri yenileseniz bence fevkaledenin de üstünde bir erdem sahibi olursunuz:))))

  15. Daha önce yazdım. metropoll Anketinde de göründüğü gibi hatta AK partiden kopan oyları alacak Mansur Yavaş.

    Gelecek Cumhur Başkanımız halkın yanında olan, yoksulun yanında olan, kurumlarda liyakate göre adam alan, Kibirlenmeyen sadece görevini yapan Anadolunun cesur adamı Mansur Yavaş

    Dilbaz Melih Gökçek ile uğraşabilen ve fırsat bekleyen Mahkemeler bağımsız olunca bir bir eski yönetime hesap soracak Mansur yavaş.

  16. Oyum çoğulcu demokrasiyi…
    İnsan haklarını….
    Adaleti savunan…
    KHK zulmüne son verip evrensel hukuk kurallarına göre yargılanma yolunu anayasanın 36.m. Ve 138.maddesi doğrultusunda açan…
    Halkların kardeşliğini savunan…
    Özgür dünya içinde adil…
    Kuvvetli dünya ve türkiye de barışı savunan…
    Adaletle çoğulcu bir anlayışla güçlü bir TBMM yi savunan liderler topluluğu kimler ise onlara olacak….

  17. Ne kadar yazsanız çizseniz boş.Hiç kimse millette karşılığı olmayan Gülü aday yapmaz.Meral hanım Kemal beyden Başbakanlık garantisi almadan adaylıktan vazgeçer mi sanıyorsunuz?Kemal bey ile Meral hanım anlaşmış karşılıklı hamlelerle önce Ekrem bey ve Mansur beyi potadan düşürdüler.Kemal bey Cumhurbaşkanı adayı.seçimi kazanırsa Meral hanıma tüm Başbakan yetkilerini kararname ile devredecek.Bu duruma ne Chp ne iyiparti seçmenleri itiraz etmez.Babacan’da ekonomiden sorumlu Başkan yardımcısı olur.Gül emekliliğe devam eder.

  18. benim tezim de sayın erdoğanın ciddi bir sağlık sorunu olmadıkça aday olacağı idi, çok duygusal bir yanı yok, makamlara alışmış insanların makamlarını ayak sürümeden bırakmayacağı üzerine kurulu tezim, öyle bile bırakmıyorlar, ille makamımda öleceğim diye inat ediyorlar.
    oysa sayın erdoğan yaşlandı ve yoruldu üstüne ciddi sağlık problemleri olduğunu izliyoruz, yerine genç ve sağlıklı ve mümkünse aileden olmayan birini aday gösterse kendi seçmeni rahatlıkla oy verir diye düşünüyorum.
    “Kamuoyu yoklamalarına da yansıdığına göre, onu aday gösterecek ittifakın toplam oyları gerekli ‘yüzde 50+1 oranı’nın çok altında; Seçilemeyeceği belli bir yarışa kendisini sokar mı Tayyip Erdoğan”
    diye soruyor sayın koru.
    bana kalırsa son anda yapılan bazı hamlelerle seçimin yönünün değiştirilebileceği hesabı yapılıyor ve iyimser tahminler üzerinde duruluyor olmalı. yine bana kalırsa boşuna çaba. maddi manevi büyük bir dejenerasyon geçiriyor akp. bu sarmaldan çıkması hiç mümkün değil. bunun maddi ve manevi sonuçları kendisi ve partisi adına ağır bir fatura olacak.

    millet ittifakı çok parçalı bir yapı, bir araya gelmeleri zor ama gelecekler.
    öncelikle yönetim sistemi değişikliği ve geçiş aşamaları üzerinde anlaşacaklar.
    ortak bir aday bulacaklar.
    ülke seçim aşamasına gelmiş bulunuyor, akp ye yakın şirketlerin yaptığı anketlerde akp seçmeninin bile % 60ı erken seçim istiyor, zaten her geçen gün iktidarın hanesine zarar yazıyor, oyları artık sistematik olarak düşüyor bu ciddi bir düşüş istikrarı getirir anlamına geliyor. meral hanımım yaptığı açıklamaların yanı sıra temel beyin yaptığı açıklamalar tek aday üzerinden bir seçime gidileceğinin sinyalini veriyor. kılınçdaroğlunun adaylık açıklamalarının bir cumhur ittifakının açıklamalarına bir cevap olarak oyalama maksadı taşıdığını düşünüyorum, seçim startı verildiğinde aday açıklanacaktır. o zamana kadar yıpratılması istenmiyor bu da anlaşılabilir bir durum dünyanın her yerinde genel olarak böyledir. yerel seçimler öncesi sayın yavaş pek çok itham ve iddialara maruz kalmıştı, keza sayın imamoğlu da. hatta başkanlığı bile iptal oldu ya.
    gerek tek adayla gidilsin gerek tüm partiler kendi adayları ile gitsinler bu seçimin kazananı muhalefet olacaktır çünkü tencereler muhalefeti desteklemektedir ve tencerelerin önünde hiç bir erk duramaz ve tutunamaz.

    • Seçim kazanmak sorunları çözecek mi?
      Nasıl bir program var? Ekip var mı?Sorunları çözecek nefis terbiyesi yapmış vatandaş anayasayı nasıl değiştirip 367 rakamını bulabilecek mi?Bu şahıs vardı da bizmi bilmiyorduk?Bugüne kadar nerelerdeydi?.Herşey güzel olacak ti ama İzpark batıyor İBB batıyor , eskinin mirası nekadar yetecek, İBB gibi devlette de çöküntü yasanmiyacak mi ? İETT de olduğu gibi ihalelerin verileceği firmalar belli mi ?Bunlara nasıl isim vereceğiz.Mahserin atlısı ihale almış , hastaneler yollar çalışıyor,cehennem zebanilerinin aldığı ihalelerde ise otobüsler yollarda kalıyor.
      Bu işler nasıl olacak sizce.
      Erdoğan siz Türkiye de her şey nasıl güzel olacak bı aciklayiverin hemen oyumuzu verelim.
      Piskopat veya mazoşist değiliz ki acı çekmek ızdırap çekmek için cirpinalim .
      Lütfen açıklayın.

      • sormuyor, söylüyorsunuz.
        sorduğunuz zaman cevaplarım.
        önce duymaya hazır olun.
        ona bile hazır değilsiniz bırakın anlamayı.
        İBB batıyormuş.
        güldürmeyin insanı.

  19. Sn Koru yazık ediyorsunuz bu ülkeye sabahtan akşam a seçim konuşulur mu bir ülkede.
    Zamanı gelince yapılır.
    Adaylar kim belli:
    Erdoğan ve Erdoğan a karşı olanlar başka isim var mı.
    Gazeteci ülke sorunlarına eğilir ve çözümler sunar.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız