Alternatif medya gelişiyor ve siyasetin zeminini kaydırıyor…

37
Reklam

Siyasette zemin kaymaları artık iyice fark edilmeye başladı.

Takım tutar gibi partilere bağlılık duyanların saplantı denilecek düzeydeki bağlarında çözülme kendini değişik biçimlerde belli ediyor.

Hızlıca hem de.

Bu gelişmeden en olumsuz etkilenen iktidar cephesi…

Oysa zemin kaymasını sağlayan en önemli unsur bizzat iktidarın eseri… 

Uzun yıllar tek yanlı propagandalara maruz kalan ve o etkiyle seçimlerde oy kullanan insanların büyük bölümü zaman içerisinde -biraz da korona salgını yardımıyla- alternatif medyayı keşfetti; haber ve yorumları büyük çapta oradan alıyorsa, bunda en ciddi katkı, altyapısı devlet tarafından sağlanan internete ait.

Daha önce bilgisayar veya tablet girmemiş evler korona döneminde evden çalışma ve evde eğitim zorunluluğu yüzünden bu eksikliğini gidermek zorunda kaldı. Şimdi artık herkesin evinde bir veya birden fazla bilgisayar/tablet ve herkesin elinde bir akıllı telefon var.

Mübalağa etmiyorum, ciddi araştırmalara yansıyan rakamlar da bu gelişmeyi teyit ediyor.

Reklam

En son yayınlanan konuya ilişkin bir rapora göre, geçen yıl (2020) ülkemizde internet kullanımı yüzde 6 artışla 65.80 milyona ulaştı. Bir yılda internet kullanan kişilerin sayısı 3.7 milyon arttı. 2021 yılı Ocak ayında internete bağlanabilme oranı yüzde 77.7 olarak belirlenmekte.

Aynı rapora göre, ülkemizde 2020 yılında nüfusumuza 806 bin yeni kişi eklendi; bu da yüzde 1’e tekabül ediyor. Nüfus yüzde 1 artıyor, buna karşılık internet kullanıcı sayısındaki artış yüzde 6. Artış bu yıl daha da hızlanacaktır.

Çalışanlar görevlerini evde gördükleri ve iş arkadaşlarıyla Zoom üzerinden bağlanarak görüştükleri için, bu arada öğrenciler de derslerini takipte internete muhtaç olduklarından, hemen her evde artık internet var.  

Bilgisayarı olmayanlar bu eksiklerini -kimi tablet alarak- giderdiler, akıllı telefonlar da aynı işe yarıyor.

[Ülkemizde akıllı telefona sahip olanlar yüzde 89’u teşkil ediyor. Kişisel/masaüstü bilgisayar sahipleri yüzde 67. Tableti olanlar yüzde 45. Akıllı saat/bilezik kullananlar bile yüzde 17’ye erişmiş durumda.]

Araştırmaya göre, Türkiye’de 2021 Ocak ayında toplam nüfusun yüzde 90.8’inin mobil internet bağlantısı bulunuyor.

Evde yüzde 77.7 olan bağlantı, mobil ortamda yüzde 90.8…

Çoluk-çocuk herkes bağlantı halinde.

Reklam

Sosyal medya ve alternatif kanallarda çokça vakit geçiriliyor. 

Onun rakamlarını da vereyim: Bir günde ortalama 7 saat 29 dakikayı internette geçiriyoruz. 2 saat 51 dakika sosyal medya kullanıyoruz.

Herhalde dikkat ettiniz, günümüzün üçte biri (7,5 saati) internete bağlı geçiyor.

‘‘İnternete bağlandığımızda nerelerde vakit geçiriliyor?’’ sorusunun cevabı da var araştırmada: İlk sırada YouTube (yüzde 90) yer alıyor. Instagram (83), WhatsApp (81), Facebook (76) ve Twitter (61) onu izliyor.

Bunların hepsi haber ve yorumların aktığı mecralar.

Yalnız haber ve yorum akmıyor gün boyu, insanlar birbirleriyle aynı alanda görüş alış-verişinde de bulunuyor.

Gazetelere mi bakılacak, bayiye gitmek yerine, internete bağlanılıyor.

Çoğu kişi son zamanlarda gazetelere göz atmayı bıraktı; haber sitelerinde dolaşılıyor, gözler YouTube’un başlattığı ‘en son konulanlar’ bölümüne yerleştirilen yeni videolarda. YouTube üzerinden yayın yapanlar, yayın saatlerini, kimlerle hangi konuları konuşacaklarını, saatler öncesinden ilan ediyorlar.

Propaganda amaçlı çıkan ve desteklenen gazeteler sinek vızıltısına döndü. Her an ulaşılabilen internet medyasında günün her saatinde kanlı-canlı yayınlar sürüyor, haber siteleri yazarlarının tazelenen yazılarıyla okurla interaktif iletişim içinde bulunuyor.

Nereden biliyorum?

Ben de günümün birkaç saatini onlara ayırıyorum da oradan biliyorum.

Siyasetin zeminini kaydıran, parti bağımlılığını en aza indiren, kanaatlerin oluşmasına katkıda bulunan farklı bir dünya var günümüzde.

İktidarlar bu yeni gelişmeden dünyanın her tarafında etkileniyorlar.

Afganistan’dan askerlerini çekme kararı ve sonrasında yaşananlar ABD’de Joe Biden’i sarstı. İngiltere’de Boris Johnson ve savunma bakanı da siyasi sarsıntı geçiriyor. Bizde de iktidar ve destekçileri Afganistan politikasını savunamıyor.

Sebep, her ülkede internetin sağladığı yeni medya düzeninin etkisi…

Gazeteler, TV kanalları bir yana, yeni medya düzenini kullanarak insanlara taze haber ve ilginç yorum ulaştıranlar bir yana…

İkincilerin kazandığı bir dünyadayız.

[ABD’de New York Times internete 1996 yılında geçti. Bizde Hürriyet ve diğerleri ondan hemen sonra. O zaman çalıştığım gazeteyi, temsilcisi olduğum Ankara’da kurdurduğum düzenekle, 1995 yılının Ağustos ayında internet üzerinden yayına sokmuştum. Bugün o gazetenin arşivine ne yazık ki ulaşılamıyor. Resmen kapatıldı çünkü.]

Ülkede yaşananlarla ilgili farklı görüşü olanlar, devletin ‘suç örgütü lideri’ saydığı kişilerden bile olsalar, videolar veya sosyal medya mesajlarıyla bildiklerini kamuoyuyla paylaşıyor, onun anlattıklarına itirazı olanlar da aynı mecradan anlatılanlara cevap yetiştiriyorlar.

Nabız orada atıyor.

Siyasiler her şey eskisi gibiymiş gibi davranıyor.

Zeminin altlarından kaydığının galiba farkında değiller.

Tek şaşırdığım şu: Sosyal medya milyonlarca takipçisi bulunan ‘fenomenler’ çıkardı ve ben buna bakarak alternatif medyanın da kendi siyasi figür/lerini çıkarmasını bekledim. O bir türlü olmadı, olmuyor.

Gelişmeleri yakından izleyen bir dostum, ne zaman bu beklentimi ve hayal kırıklığımı açsam, bana ‘‘Bekle, o da olacaktır’’ diyor…

ΩΩΩΩ

Reklam

37 YORUMLAR

  1. ”Siyasiler her şey eskisi gibiymiş gibi davranıyor.
    Zeminin altlarından kaydığının galiba farkında değiller.” diyor sayın yazar,
    bende diyorum ki:onlar kendilerini kandırıyorlar (kandırılmayı sevenler derneği kurarlar belki yakında)
    Evindeki Z’lerin internetini kes, cep tilifonunu al elinden bakiim (hatta 1 saatliğine test yap) gör bak başına ne geliyor, karşına ne dikiliyor, kafana soğuk mu kaynar sularmı dökülüyor..
    aahhh ah.

  2. “Baran
    21 Ağustos 2021 At 13:37
    türkiyenin ana sorunu siyasi değil ki siyasi bir lider çıksın da çözsün, türkiyenin temel sorunu kültürel sorun. kültür kültür…”
    Baran arkadaş bu “kültür kültür” sorunu nedir biraz açar mısınız?
    Yani bu kadar politik sorun ve kutuplaşma iddiaları arasında şimdi bir de kültür sorunsalı mı çıktı, nedir bu?
    Yalnız rica ederim; sen de sn.bernara özenip “türkiye halkı zaten modern bir toplum filan da değildir…” diye başlama, vallahi bozuşuruz!!!!

  3. Yahya bey ilk kez haklı görünüyor:

    “yahya özal
    20 Ağustos 2021 At 21:50
    O kadar (olumsuz herhangi bir sıfat) milletiz ki durmadan gereksiz konular üzerine konuşuyoruz. Haa yalnızca konuşuyoruz, icraat yok. Bu her yerde böyle; TBMM’de de, parti meclislerinde de, haber kanallarındaki tartışmalarda da… Seçime daha yıllar varmış ne gam; aylardır seçim tartışması.”

    “Tevfik ahmed
    21 Ağustos 2021 At 14:13
    Acaba son günlerde dillendirilen gülen-AKP pazarlığı bunun üzerinden mi ilerliyor???”

    Yahya bey ne dersiniz; Tevfik ahmet bey de
    “O kadar (olumsuz herhangi bir sıfat)” hakediyor mu, yoksa es mi geçelim???

    • “H. Gayret
      21 Ağustos 2021 At 21:37
      Yahya bey ilk kez haklı görünüyor:

      “yahya özal
      20 Ağustos 2021 At 21:50
      O kadar (olumsuz herhangi bir sıfat) milletiz ki durmadan gereksiz konular üzerine konuşuyoruz. Haa yalnızca konuşuyoruz, icraat yok. Bu her yerde böyle; TBMM’de de, parti meclislerinde de, haber kanallarındaki tartışmalarda da… Seçime daha yıllar varmış ne gam; aylardır seçim tartışması.”

      Yahya bey ne dersiniz;
      Tevfik ahmet ve baran beyler de
      “O kadar (olumsuz herhangi bir sıfat)”
      hakediyor mu, yoksa es mi geçelim???

      “Tevfik ahmed
      21 Ağustos 2021 At 14:13
      Acaba son günlerde dillendirilen gülen-AKP pazarlığı bunun üzerinden mi ilerliyor???”

      “Baran
      21 Ağustos 2021 At 13:37
      türkiyenin ana sorunu siyasi değil ki siyasi bir lider çıksın da çözsün, türkiyenin temel sorunu kültürel sorun. kültür kültür…”

  4. Fehmi Bey, alternatif medyanın oluşmasında ve  internetin bu kadar geniş alana yayılmasında en önemli faktör iktidarın kendisidir diyor.
    Hatta
    “Bu gelişmeden en olumsuz etkilenen iktidar cephesi…
    Oysa zemin kaymasını sağlayan en önemli unsur bizzat iktidarın eseri…” diyor.

    Demek ki neymiş bazılarının diktadörlük rejiminde yaşıyoruz ifadeleri çöpmüş. Demek ki neymiş özgürlük yok ifadesi çöpmüş.
    İnternetin ve sosyal medyanın nimetlerinden yararlanan kişiler söylüyor bunu. Ayrıca eski medya düzeni ve tv lerin aslında hiç etkisi olmadığını da belirtiyor. Eee daha ne istiyorsunuz dibine kadar bu nimetlerden yararlanıyorsunuz zaten.
      Şimdi de şuna itiraz ediliyor. Aman Allahım sosyal medya yasası geliyor. Diktatörlük kurulacak yaygarasına başladılar. Biraz inceleseler bu yasanın herkese faydası olacak. Muhalifliğe karışmıyor ki yasa. Sosyal medyada küfür, iftira, terör propagandasına düzenlemeler geliyor.
    Bu sitenin müdavimleri bilir. Bu sitede admin tarafından yorumlar otokontrolden geçer. Uygun olanlar yayınlanır.

  5. Osman Görmel,”Sayın, Erdoğan! sende öleceksin bende ölecem, bırak o öğrencileri onların suçu yok. Siz neden öğrencileri oraya getirenlri değil günahsız öğrencileri tutukladınız? Onları bırakı zındanlarda çürütmeyin.”

    Eski Sadat çalışanı olduğunu söyleyen ve uzman çavuş rütbesiyle askerlik mesleğinde de bulunduğunu belirten Osman Görel’in bir itiraf video’sunu izledim!
    Zavallı öksüz yetim hanelerde büyümüş. Erdoğan’ı çok seven birsi’imiş. Sırf Erdoğan’a olan sevgisinden dolayı Sadat’a katılmış. Tayyip Erdoğan’ın 15 Temmuz’da darbe korkusu nedeniyle Gülen Hareketi’ne kumpas.kurduğunu anlatiyor.
    Elinde belgeler olduğunu söyleyen O G “zindanda yatırdıklarınızı bırakın. Ben o zaman Türkiye’ye gelip teslim olacam 5 yıldır uyuyamıyorum günahsız insanları maf ettiniz.’
    Ben o tankların birinin üstünde idim adam öldürdüm, tankı kullanması için hayatında araba kullanmamış askeri otutrturu’an’ sizsiniz ” VB VB.

    Doğrucu H Gayet kardeşim ve Fatih bey, o videoyu bulun izleyin ve bir yorumda siz yazın. Ha dikkatlı olun!
    O G’nin itirafları diğerlerinin yanında solda sıfır kalır.
    Benden söylemesi. Bu arada biraz Avukatlık kursuna gidin çünkü sizlere çok lazım olacak.

    • Nurdan abla “…bırak o öğrencileri(talibanı) onların suçu yok.” buyurmuşsunuz ya;
      bence onları hiç bırakmasınlar, çünkü beterin beteri vardır!
      İyisi mi içerde, yarım kalan hatimlerini filan tamamlasınlar;
      yoksa ülkücü gençlik kendi işini yarım bırakmaz, ona göre!

    • Bir arada sizinkiler adil öksüz MİT elamanı diye sahte belge düzenlemişti
      İşiniz gücünüz yalan dolan algı
      ABD papazı niye besliyor islama hizmet için mi
      Bunu düşünüp bir cevap bulabildiğin Zaman özgürleşirsin

  6. GİTTİ, GİDİYOR.
    Ben demiyorum.
    Sosyal medya platformu üzerinden AKP 24. dönem milletvekili Pelin GÜNDEŞ BAKIR diyor.
    “Ben hiçbir zaman AKP li olmadım” diyor.
    Henüz AKP iktidarda iken.
    Biz muktedir sanıyorduk.
    Demek ki, değilmiş.
    Demek ki, zemin kayması tahminimizden de vahim.
    Zemin kayması değil düpedüz deprem.

  7. Üstad Bediüzzaman, İslamın kazandırdığı ufukla insanlığa medeniyet kapılarını açan Müslümanları sonradan “Ortaçağ”da durduran sebeplerden birini “çeşit çeşit sâri (bulaşıcı) hastalıklar gibi intişar eden istibdat” olarak teşhis etmişti.

    Şeriat deyince baskı ve cezalandırmaya dayalı bir devlet “düzeni” anlayan kafa yapısının İslam âleminde hâlâ aşılamamış ve İslam ülkelerinin çoğunun baskı rejimleriyle yönetiliyor olması, 110 yıl önce dile getirilen bu tesbitin hâlâ geçerli olduğunu gösteriyor.

    Bu rejimlerin “din adına” kurulanları, hem İslamın ana mesaj ve prensipleriyle çelişmeleri, hem de dünyaya son derece yanlış bir imaj vermeleri cihetiyle çok daha problemli.

    İran’da “İslam devrimi” adıyla uygulanan ve birçok İranlının da dinden tümüyle soğuyup kopmasına sebep olan baskılar, bunların “Şia,” Suud örneği ise “Sünnî” versiyonu idi.

    Afganistan’daki son gelişmelerle, bunlara Taliban halkası ekleniyor. Demokrasiyi reddeden; “Sistemimiz şeriat hukukudur. Nokta!” derken, yine baskıcı bir şeriat yorumunu dayatan; şimdilik burkayı değilse bile başörtüsünü kadınlar için yönetimin koyduğu bir zorunluluk olarak gündeme getiren bir anlayış…

    Tesettür dinin emri ve gereği. Tesettürün tamamlayıcı bir parçası olarak başörtüsü de.

    Ama asıl olan, onun da dinin bütün emir ve gerekleri gibi zorla ve dayatmayla değil, gönülden gelen bir iradeyle yerine getirilmesi. Çünkü dinde zorlama yok. Ve bu da Kur’an’ın bir emri. Bazıları bu ayeti Müslüman olmayanların İslama zorlanamayacağı, ama ayetteki mesajın “Müslümanım” deyip de dinin emirlerini yapmayanlar için geçerli olmadığı şeklinde yorumlasa da, bu doğru değil.

    Üstadın dediği gibi, siyaset topuzu kalpleri ıslah etmez; inanmayanı münafık yapar…

    Tahran’da çarşafla bindikleri uçaktan tatil beldelerinde çok farklı bir görüntüyle inen kadınlar ve Suud sosyetesinin yat sefaları, baskıların ne işe yaradığını göstermiyor mu?

    Afganistan’da da zorla başörtüsü taktırma dayatmaları farklı sonuç vermez, ters teper.

    Zorla baş açtırmak gibi, zorla örttürmek de çok yanlış. Kararı kişi hür iradesiyle vermeli…

    • Şahin bey birçok avrupa ülkesinde ve yakın geçmişte bizde de olduğu gibi mütesettir bayanların kamu kurumlarından dışlanmasıyla ilgili de bir çift sözünüz var mı yoksa furuattandır deyip geçelim mi?

  8. Bu iktidar medyanın sayesinde gelmedi ki sosyalmedya denilen foseptik çukuru sayesinde gitsin?
    Yutup, twitr ya da facebukta sergilenen şaklabanlıklarla gelen iktidarlar ancak mısırdaki kadar dayanır…
    İtirazı olan?

  9. “Ender
    21 Ağustos 2021 At 12:06
    Aziz Sancar’ın herhangi bir yöneticilik tecrübesi yok. Ayrıca Türkiye’nin meseleleri ile alakası da yok.”
    Elhak öyledir!

    Kürşat arkadaş her ne kadar “ciddiyim” dese de bu safiyane(dahiyane değil) önerisi biraz havada kalıyor sanki, şöyle ki:
    Adıgeçen bilimadamı kazandığı çeyreklik nobel ödülünü, nurdan ablanın;
    “$15+30=$45 miliyon
    21 Ağustos 2021 At 09:21
    Ne mutlu bize Peygaber ocağının anlı şanlı komutalari ve başkomutanı reisin emride çalışiyorlar.”
    diye bahsettiği genelkurmayın askeri müzesine bağışlamıştı…
    Şimdi de zillet ittifakı onu çatı adayı mı göstersin?
    Absürd ötesi:))))

  10. Atalarimiz demis ki: Her guzelin bir kusuru olur.
    Alternatif medya iyi guzelde onun da kusuru var: Fondas Medya.
    Elbette onlarin da hepsi koru degil, fakat atalarimiz da demis ki. Para alan Emir alir…

    • Asıl yandaş medyanın aldıklarını konuşsak. Fondaş medyanın aldığı onun yanında kırıntı bile değil.

      5 milyar TL lik bir reklam pastası var Türkiye’de. Bunun 2 milyar TL si kamudan. Kamu hangi yandaşları besliyordu. Bütün merkez medyayı. Satmayan gazetelere tv lere bu millet milyar milyar besleme parası veriyor alınterinden çalınan vergilerle. Utanmayın haramzadeler.

      Bir de bunun özel tarafı var. Devlet ihaleleriyle yani milletten çaldıkları ile besledikleri ve milyar milyar vergilerini borçlarını affettikleri yandaş şirketlerle yine yandaş medyayı besliyorlar. Tam bir besleme döngüsü.

      Daha? Tabii ki fetöden devraldıkları ve kayyım atadıkları yüzlerce şirket. Onların da içini aynı şekilde reklamla boşaltıyorlar. İstikbal Bellona gibi şirketlerin tam sayfa sürekli niye besleme medyaya reklam verdiğini anlamışsınızdır şimdi.

      Fondaş dediğiniz medyascope ne almıştı yardım olarak? 50 bin dolar mıydı?

      Yani utanmazsınız ve suçu utanmazlığınızla bastırmaya çalışıyorsunuz bir de.

      • Ender bey, son satirinizda fazla ileri gitmissiniz, gereksiz bir yargi olmus. Onun disinda yorumunuzdaki tum goruslerinize aynen katiliyorum, Yandas Medya dogasi geregi zaten Fondas’dir, “Para alan emir alir” ifadesi onlar icin de gecerlidir, yazinin konusu Alternatif Medya oldugu icin yorumum da o sinirlar icinde oldu.

        • Mehmet bey “”Ender bey, son satirinizda fazla ileri gitmissiniz, gereksiz bir yargi olmus.” derken
          ender beyin “Yani utanmazsınız ve suçu utanmazlığınızla bastırmaya çalışıyorsunuz bir de.” ifadesinde fazla ileri gittiği bir gerçek ama
          “gereksiz bir yargi” olduğu iddianız ne anlama geliyor, biraz açar mısınız?
          Yani gayet yerinde ve izaha gerek duyulmayan bir tespit midir bu nedir???

  11. Dün CHP li Engin Özkoç :
    “Başka bir egemen gücün müdahalesine gerek kalmadan parlamenter sistemi yeniden inşa etmeliyiz”

    Koç un niye eski sisteme dönmek gerektiğinin gerekçesi ilginç.”Bak eski sisteme dönmezsek darbe yaparlar ha. Ona göre”
    ***Darbe denilince akla…..abd abd abd bisküvileri akla gelir.*** Özköç eski eti reklamlarında kalmış.
    Özkoç gündemi de takip etmiyor. Biden” Türk liderliği unsurlarından daha fazla verim almalı ve onları güçlendirmeliyiz. Darbe ile değil, seçim süreci ile.”  dediğinden haberi yok gibi.
    Chp nin niye geri kaldığının bir ispatı da Özkoç gibilerin çokluğu.

    Biden göreve geldiğinde ilk kutlayan Chp olmuştu. CHP li Ünal Çeviköz :
    “Biden’dan beklentimiz Türk demokrasisi vurgusu” diyerek partisinin beklentilerini dile getirmişti.
    ***Biden-sen- bize- demokrasi- getir. Layda lay lay lay lay lay. Bu gece barda gönlüm hovarda. Çalsın sazlar, oynasın ……”***
    Çeviköz Biden nin *bu kez darbe ile değil, muhalefet liderliğini destekleyerek, seçim süreciyle muhalefeti desteklemeliyiz* sözünü Özkoç’a göre doğru okumuştu.

    Ama Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş  Chplilerin en ilerisinde. Biden i en iyi o anlamıştı. Güce şapka çıkarmıştı.

    Savaş, Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayına ilişkin,  “Cumhurbaşkanı adayını, ulusal ve uluslarası karar vericilerin işaret edeceği bir insanı yapacaklar” itirafında bulunmuştu. Chp nin stratejisini açık etmişti de sonra iyi bir zılgıt yemişti.

  12. Zeminin elden kaydığını görüyorlar elbette. O yüzden yasak üstüne yasak getiriyorlar. Ama yasaklar, yolsuzlukları kapatmaya yetmiyor. Yolsuzluklar ayyuka çıktı, çuvala sığmıyor. Torba yasalarla kanun üstüne kanun çıkarıyorlar. Ama dinleyen yok. İstediğiniz kadar yasaklayın sosyal medyayı, ana medyayı, baba medyayı. Abbas yolcu. Gidicisiniz. Ama heveslenmeyin. Londra mahkemelerine kaçmanıza izin vermeyeceğiz. Söke söke milletin hakkını alacağız sizden.

    • Yaw ender sizin yenilgi şampiyonu Abbas bir türlü yolcu olmuyor. Koltuğa çivilendi mübarek.

      Bir de senin London mahkemeleri ile kararsızlığın bir türlü geçmiyor.
      London mahkemelerinde mi yargılansınlar
      Türk mahkemesinde mi yargılansınlar
      Kaçsınlar mı kaçmasınlar mı.
      Bi karar ver abi adamlar da O na göre karar versinler.

      Adamların bir kulağı Ender de. Enderin veteceği son nihai kararı bekliyorlar. Adamlara da yazık valla.
      Muharrem ince gibi sende “adam yine kazandı” deyip tornistan yapma. Böyle diyenleri Chp den kovuyorlar.

      • Kaç gündür soruyorum. Burda senden başka Chp li yok. Diğerlerinin birkaçı çakma görünümlü. Mecburen Chp li. Bulursan sen bulursun. Chp nin oyu 20 senedir hala 20-25 bandında. Sence Chp ne yapmalı. Bir çözüm yolu söylesene

        • Niye CHP’li olduğuma karar verildi bilmiyorum. Demokrasi dediğim için mi? Bu da bir garip. Şayet Davutoğlu’nun CHP ile koalisyon yapmasına 2015’te tahammül edilebilseydi CHP de Türkiye de çok başka olurdu. Çözüm de bulunurdu her probleme. Tek adam hırsı bir çuval inciri berbat etti. Allah’ın lütfuna eriştiler ama Türkiye’nin nasibine yokluk, yolsuzluk, yasaklar kaldı.

          • Endercim Chp ve demokrasimi? Chp bütün üyeleri safdışı edidi. Kendi adamları yerleştirildi. Adam sülük gibi yapıştı. Bunu ben değil Muharrem ince ve Deniz baykalın adamları söylüyor.
            Siz demiyormusunuz Erdoğan giderse Akparti biter. Demekki neymiş halk Erdoğana oy veriyormuş. Onu yetkili kılıyormuş. 20 senedir halk memnun ise bunun neresi tek adam veya diktatörlük.
            Diktatörüğün Chp de olduğunu anlamak istersen şöyle bir düşünelim. Varsayalım ki Türkiyede parti başkanlarını halk seçsin. Partilerde 5 aday zorunluluğu olsun. Varsayalım ha.

            Sence Akparti de kim seçilir. Azıcık siyasetten anlıyorsan Erdoğan seçilir dşye aklından geçirirsin.

            Peki Chp de kim seçilir.
            Allah aşkına ızıcık bi düşün kim seçilir. Parti üyeleri seçmeyecek, halk seçecek ona göre.
            Chp ye oy verenler dahi bilir ki Kılıçtaroğlu seçilmez.
            Chp de Kemal kılıçtaroğlu seçilir diyorsan sen kesin Chp li değilsin.
            Chp ve demokrasimi? Bırak Allahınseversen.

  13. Fenomenler sanal alemden para kazanıyor. Dolayısıyla internet ortamında çoğunluğa hitap etmek zorundalar. Bu da gösteriyor ki gençlerin çoğu siyaset dışı konurla ilgileniyor.
    Siyasetle ilgilenen gençler de burdaki yorumcular gibi ikiye bölünmüş durumda.

    Dikkat ederseniz dünyada seçimlere katılım oranı en yüksek yerlerden biri de Türkiye. Gençlerde kararsızlık oranları artıyor. Bu da şunu gösterir. İler ki seçimlerde seçimlere katılım oranı Avrupa daki gibi düşecek.

  14. Merhaba Fehmi Bey. Prof. Dr. Aziz Sancar’ın adaylığını okuduğunuzda hızlıca geçip, sonra ekranı kaydırarak geri gelip ismimi okuduğunuzdan ve “acaba olur mu” türünden derin bir düşünceye daldığınızdan eminim. O sebeple bugün bir dinlenme yazısı yazmışsınız. Ben gerçek kişiyim.
    Alternatif medyanın siyasi figür çıkartamamasının sebebi de acaba ağzımızı ayırmış hala Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu isimlerini sayıklıyor olmamızdan olabilir mi? Bu millet siyasileri cumhurbaşkanlığı için bir köşeye çoktan koydu. Hiçbirisi ülkenin %70-80 ini temsil edebilecek durumda değiller ki olmasınlar da zaten. Çünkü bir parti lideri ülkenin %70-80 ini temsil ediyorsa o parti ülkeyi ele geçirmiş demektir.
    Bu arada ikinci bir Prof. Dr. Ekmelettin İhsanoğlu olayı olur diye endişelendiğinizi yakînen hissediyorum. Korkmayın. Türkiye o Türkiye değil. Asıl Abdullah Gül Bey veya mevcut parti başkanlarından biri aday olursa ikinci Ekmelettin İhsanoğlu vakası o zaman olabilir.

    • Aziz Sancar’ın herhangi bir yöneticilik tecrübesi yok. Ayrıca Türkiye’nin meseleleri ile alakası da yok. Adam Amerika’da yaşamış akademik başarıyı yakalamış Nobel ile taçlandırmış emekli olmuş. Ne istiyorsunuz garibandan Türkiye’ye Başkan olsun diye. Hakikaten bu adam seçmede bizim millet kadar talihsizi yok. Ya gidiyor diplomasızı seçiyor, yada gidip üniversite hocasını. Hiç memlekette yöneticilik tecrübesi olan bilgili diplomalı adam yok mu gerçekten. Siyasi liderlerin tamamı öyle. Hiç elle tutulur bir tane yok. Özgeçmişleri berbat. Babacan hariç!

      • türkiyenin ana sorunu siyasi değil ki siyasi bir lider çıksın da çözsün, türkiyenin temel sorunu kültürel sorun. kültür kültür….tıp’da hastalığa sebep olan virüs ya da mikrobu tespit edemeyince nümunelerde kültür araması yaparlar, kültür anlaşılınca tedaviye başlanır. tedavi için ille de virüsü bulmana gerek yok yani. kaldı ki türk siyasetinde virüs de ortada mikrop da.

    • Kürşat,bey merhaba! Aziz Sancar hakkında bilgim, Nobel ödülü sonrasında bizim palavracı basından okuduklarım kadardı. Oda Kürtmü Türkmü vb vb neyse bizm milleti’ın en iyi becerdiği çalıştırdıkkarı dilleri! Kemiksız olduğu için kolaylıkla her yana yatıyor.
      Bugün İngilizce hayat hikayesini okumaya başladım, ve size katılıyorum.
      Müthiş bir insan.
      72,5 ırktan oluşan ABD vatandaşlarını bir arada barışı içinde yaşata biliyor olması Sancar Hoca gibileri sayesinde dünya liderlığını sürdürüyor.
      Dünyanın cevherleri’ne sahip çıkıp onların başarılı olmaları için her imkanı sağlıyor.

      Sancar Hoca Köy enstüleri’nin Türkiye için önemi hakkında örnekler vermış Kendisinde orda yetişmiş öğretmeni keşf etmiş.

      Evet Cumhur Başkanı olsa Türkiye’nin Türki ‘”ye” kelimesini yiyen 600 parmakçı ve miliyonlari aşan danışmanlarına Türki yeme hızmet et emrini verir.
      Yalnız kabul edeceğini zannetmiyorum. Keşke teklif gitse ve kabul etse.
      Sayenizde gerçek Osmanlı tarihi ve Türkiye Cumhuriyeti’ni ilk dönemin’de başarılı yapan gerçek liderleri’de gene Înilizceden öğrenmiş oldum.

      O köy enstitülerin’den Zamanın CHP’si rahatsız olup, kapattırmasay’dı şu an Istanbul beton yığını değil Dünya turizimcileri’nin mekan olurdu. Türkiye ve sıradan halk Turizmden nemalanırdı. 5”li çete Mutahitlerine kimseler yağmalatiramazdı.

      Sizin yorumlarınızı sürekli vede sizin gibi yorumcuların sayılarının artması dileklerimle Hoşça kalın.

  15. Bu gün yine siyasetten uzak , teknolojik ağırlıklı ve fakat enteresan , güzel bir konu seçilmiş .
    Gayet tabii ki böylesine geniş kapsamlı bir konunun olumlu ve olumsuz olarak tartışılacak pek çok yönleri de vardır.
    Bilim ve teknolojide meydana gelen ve günlük hayatımıza da yansıyan , çeşitli alanlarda bizlere bir çok konforu , rahatlığı sağlayan gelişmelerin şüphesiz ki bir yandan da büyük zararları olduğu kesindir .Hemen ilave edeyim ki meydana gelen bu zararları da yine bilimin ve teknolojinin yardımıyla aşmak zorunda olduğumuzu özellikle belirtmek isterim , yoksa asla bilime ve teknolojiye karşı değilim !
    Dediğim gibi konu oldukça geniş kapsamlı , lehte aleyhte söylenecek çok şey var; ben şahsen bu konuda herhangi bir hazırlık yapmış değilim, doğaçlama konuşuyorum.
    Aklıma gelen en önemli zararlardan birisi , bir teknoloji bağımlılığının oluşması yüzünden insanların hareketsiz kalmaları ve bunun sonunda da toplumun %30 nun obezite olması ki AB de birinci durumdayız !
    Tabii ki bu obezite sorununda , herkesin araba sahibi olması yani araç bağımlılığı ve özellikle yeterli ve dengeli beslenmeyi bilmeyişimizin de büyük rolü var!
    Ne yazık ki her konuda olduğu gibi araçlarımızı da son derece biliçsizce kullanıyoruz , insanlar artık bakkala, manava , pazara da arabayla gidiyor , nerdeyse araçtan inmeden camı açarak pazar alışverişi yapacaklar!
    En son bir gözlemimi anlatarak konuyu kapatayım.
    Ben , 1996 dan bu yana aynı sitede oturuyorum.Sitenin oldukça geniş orta bahçesinde iki adet basketbol/voleybol sahası vardır. Başlangıç zamanlarında bu iki sahada iğne atsan yere düşmezdi, hatta takımlar arasında saha kullanma sırası yapılırdı . O kadar çok gürültü patırtı olurdu ki zaman zaman site sakini büyükler bile birbirine girerdi .
    Şimdi inanın o sahalarda akşama kadar incin top oynuyor , herkes sanal dünyaya dalmış !
    Herkese selamlar ,saygılar.

    • Nurdan abla “başkomutan” nasıl oluyor da kendi emrinde çalışıyor, biraz açar mısınız?
      Bir de “anlı şanlı” dediğiniz hangileri, ben hiçbirinin adını duymadım;
      mesela kuwet komutanlarımız kimlerdir?

  16. İnternetin nimetleri.
    Bu sitede bizim 20 yaşında emânet ettiğimiz çocukların çektikleri çileler bilhassa çekenler tarafından yazlmiş.
    Tabii bende her ne kadar içlerinde olmsamda iş yerimizde o çocukların çektiklerini göriyorduk. Askerlerin başına gelenler Kunta Kintanın başina gelmeştır.

    http://askerleranlatiyor.blogspot.com/2010/12/yuzkaras-besiktepe.html?m=0

    Buda bir önceki yorumda verdiğim listenin sözcüsünün açikladığı video. periçek paşanı emir erleri.
    https://www.ulusal.com.tr/gundem/isci-partisini-destekliyoruz-h24885.html

  17. İktidarlar uzun yıllar önce de yönetimde kaldığı zaman gitmeleri zor olur. Yönetimde kalmak için her türlü yolu denerler.

    Maalesef halkın her şeyden haberdar olduğu bu sosyal medyaya da el atacaklar .inşallah halkın çok tepkisini çekecek bir kısıtlama olmaz diye ümit edelim.
    Fakat kısıtlama olacağı cezayı müeyyidelerin arttırılacağı ve birçok kişinin canı yanacak gibi görünüyor.
    Toplumdan büyük tepki geleceği fakat bu tepkiye kulakları tıkayacakları, yen bir gündemle görmezden gelinecek. İşte bu tür uygulamalar halkın bilinç altına yerleşerek yeri ve zamanı geldiğinde de
    demokratik tepki olarak ortaya çıkar.
    Hani Bir söz vardır mızrak çuvala sığmıyor diye yapılmak istenenler bu olsa gerek.

  18. Sanal Ortam Sanal Gündem

    Medya fenomenlerinin kalitesine bakarak bu medyadan beslenen yapıların düzeyini anlayabilirsiniz. Sanal medyada yükselen siyasetçi yok demişsiniz. Yanlış, artık tik-tok kası ile eylem yapıp tivitter kafası ile cümle kuran muhalefet var. Bir de gençlerin demokrat amcası demiş kendine. Z kuşağına tavsiyemdir. Özgür olun dilediğinizi yapın, kafaniza göre için, giyin diyen amcalardan uzak durun. Cinayete kurban giden bir kardeşimizin son telefon mesajı “beni anlayan bir amca ile tanıştım” olmuştu

  19. Evet internet ortamı en fazla iktidar’ın temiz işlerini ortaya çıkariyor.
    Dün, Valiyoz mu baltami hangisi uygunsa o olsun. 28 Şubat derbesin’de Bati çalışma gurubun’da görevli olan emekli iki genaral hapise gırdi, fakat, 28 şubatın perde gerisindeki yöneticileri şu an hükümetin 3.ortakları.
    2014 yerel seçimlerinde Perinçek paşanın partisini destekliyeceklerini isim listesi ile birlikte basina açıklamıştılar.o 104 emekli general ve albay’ların isim listesi. Verdiğim linkte yaziyor.
    Birisini çok iyi taniyorum 28 Şubatın görünmez baş aktörüydü.aktörün
    Bir numaralı düşmani ve hedefi refah partisiydi.İşyerinde ne kadar refah partili çalışan vardi ise onları işten attı hemde ne tuzaklarla. Şimdi o listenin tamamı Iktidar partisini destekliyor.

    Peki AKP’yi ilk kuranlardan partide kalanlar ve gidenlere baktığmız zaman, birilei için 28 Şubatta 15 Temmuz gibi Allahın bir LÜTFÜ olmuş.
    Bir babağiyit çıksada bunu biraz eşelese. Tabii kokusuna katlana bilirse.
    Gerçi nasıl olsa listeler internet zamanı gelince oda olur.

    https://www.ulusal.com.tr/gundem/isci-partisini-destekliyoruz-h24885.html

  20. Almanya’da yaşayan bir vatandaş YouTube vidyolaatıyla cumhurbaşkanlığına aday olduğunu duyurdu, ismi aklımda değil ama başka programlara da konuk olup görüşlerini paylaşıyor.

    • Baran bey bahsettiğiniz almancı arkadaş daha önce herhangi bir ülkeden imf yi de çıkarabilmiş mi? Videolarından birinde anlatmış mı acaba, bunu nasıl başardığını?

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız