Asgari ücret, tamam. Dolara “Dur” dendi, tamam.. Sıradakiler de gelirse seçim tarihi erkene alınır mı?

22
Reklam

Siyaseti ‘içeriden’ bilenler “Erken seçimi talep etmesi anlam taşıyabilecek tek bir kişi var, onun da bugünkü durumda seçimi istemesi imkansız” diyorlar…

Kast ettikleri kişi, AK Parti genel başkanı sıfatı da bulunan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan

Muhalefetin Meclis’te seçim tarihini değiştirmeyi sağlayacak sayısal gücü yok; buna karşılık, Tayyip Erdoğan isterse MHP destekli AK Parti grubu seçim tarihini erkene alma teklifini Meclis’ten sorunsuz geçirebilir. Tayyip Erdoğan ise ısrarla “Seçim zamanında yapılacak” görüşünü seslendiriyor.

Üç yıl önce kabul edilip uygulanmaya başlanan ‘Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’ seçim tarihiyle oynanmasın diye de çıkarılmış…

İyi de, ’Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’ koalisyonlar dönemine son vermek için de çıkarılmıştı; oysa ilk meyvasını AK Parti ile MHP arasında üstü kapalı koalisyon anlamı taşıyan ‘Cumhur İttifakı’ oluşturulmasıyla vermedi mi? Muhalefet de onlara bakıp kendi ittifakını kurdu.

Sisteme rağmen -istenirse- elbette seçim tarihi de erkene alınabilir.

Neden istemez erken seçimi Tayyip Erdoğan?

Bu soruya verilen cevap genellikle şu oluyor: Siyasetin gediklisi olan Cumhurbaşkanı Erdoğan kamuoyu yoklamalarına önem veriyor ve en başından itibaren güvendiği kuruluşlara sıkça yaptırdığı araştırmalara bakarak karar alıyor. Kamuoyu yoklamaları son zamanlarda AK Parti ile ortağı MHP’nin oylarında ciddi azalmalar gösteriyor. Yeni sistemin şartı olan ‘50+1’ oya ulaşılması imkansız görünüyor. Böyle bir durumda neden kaybedeceğini bile bile seçim tarihini erkene aldırsın?”

Reklam

Akıl yürütme sağlam temele dayanıyor, kabul ediyorum.

Yine de bu akıl yürütmenin hesaba katmadığı bir yön var: AK Parti’nin ve ortağı MHP’nin 2023 Haziran’ına kadar durumlarını düzeltmeleri hayli zor; iktidar cephesinin her geçen gün şimdikinden daha zor şartlarla karşılaşması çok daha muhtemel.

Zamanında yapılacak seçim AK Parti’ye belini bir daha doğrultamayacağı çapta bir darbeye dönüşebilir.

Bülent Ecevit’in partisi DSP’nin 2002’de başına geldiği gibi…

DSP 1999’da yapılan genel seçimden birinci parti olarak çıkmış ve sonraki üç yıl boyunca bir koalisyon hükümetiyle ülkeyi yönetmişti. 

Aynı DSP, bir sonraki seçimde yalnızca yüzde 1.22 oy alabildi.

Seçmenler bizde karizmasını da unutarak tuttuğu lider ve partiyi değiştirebiliyor.

Ecevit de zamanında kendisine samimi hislerle bağlı bir kitlesi bulunan karizmatik bir liderdi.

Reklam

Siyaseten doğru olan, liderin kendisini ve partisini o duruma düşürmemeyi başarmasıdır.

“AK Parti bugün o durumda” demek istemiyorum; tam tersine, “O duruma düşmeden -veya o duruma düşmemek için- seçim tarihini erkene almayı düşünebilir” diyorum.

Bugünün şartları 1,5 yıl sonra AK Parti’nin ve oluşturduğu ittifakın daha aleyhine gelişebilir.

Yarınki şartların bugünkünden iyi olmayacağını düşünmemin sebebi de belli: İktidar, eskisi kadar desteğe sahip görünmese bile, taraftarlarının önemli bir bölümünü kendisine oy vermeye ikna edebileceği bir manevra alanına hala sahip.

Ekonomik alanda meydana gelen olumsuz gelişmelerden en olumsuz etkilenen kesim AK Parti seçmeni olarak bilinen insanlar. Bir taraftar kitlesi son 20 yılda müreffeh duruma yükselmiş olsa bile, dar gelirliler eskisinden daha kötü durumda. İşsizlik had safhada. Genç ve diplomalı işsizlerin sayısı fazla. Ekonomi sallantıda ve işçi, memur ekonomideki sallantıdan etkilendi.

İktidar hiç değilse zevahiri kurtarabilecek durumda.

Asgari ücrete ‘beklentilerin fevkinde’ iyileştirme yapılacağı vaadi gerçekleşti. Emekliler ve devlet memurları da sırada. Onlar için de benzer müjdeli haberler veriliyor ve pekala yerine getirilebilir o vaatler. Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) grubu ile hallerini iyileştirmeye yarayacak 3600 ek gösterge beklentisinde olanları da tatmin etmek iktidarın elinde.

Kurdaki akıl almaz bozulmanın sorumlusu görülüyor iktidar, ancak küçük bir manevra ile bir günde o görüntü değiştirilebildi.

Yalnız her kesime beklentilerin üzerinde zam yapılması ve en son kura bağlı mevduat uygulaması, Meclis’in geçen hafta oyladığı bütçede öngörülmeyen ve olumsuz etkileri birkaç ay sonra açığa çıkacak türden icraatlar.

Hükümetin para basarak karşılayabileceği türden fedakarlıklar bütün bunlar.

Enflasyon -hayat pahalılığı- altı ay sonra tahammül edilemez boyutlara ulaşabilir.

Verilen ek imkanlar, zamlar, TL cinsinden mevduata tanınan faize ek olarak kura bağlı gelir de hayat pahalılığını gözlerden saklamaya yetmeyebilir.

Konuyu yalnızca ekonomiyle de sınırlayamayız; özellikle dış politika alanında kapıda bekleyen olumsuzluklar da hükümeti zora sokacak bir hal alabilir.

Sözün kısası şu: Bugün alınacak bir erken seçim kararı, AK Parti için, zamanında yapılacak seçimden daha tercih edilir bir seçenektir.

Sanıyorum, hala “Erken seçim yok” mesajları verilmesine rağmen, bu tür değerlendirmeler AK Parti içerisinde de yapılıyordur.

Orada da bu tahlile benzer tahlilleri yapabilecek deneyimli siyasiler var.

İktidarın ‘başarılı’ kabul edildiği ilk 10-12 yılını unutmayan seçmen kitlesinin hiç değilse bir bölümünün desteği henüz devam ederken gidilecek seçimi, onlar, bir çıkış yolu olarak görebilirler.

Görürler de bunu seçim tarihini erkene alma kararını verebilecek tek kişiye anlatıp onu ikna edebilirler mi?

Ya da, AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Erdoğan sıkça yaptırdığı araştırmalara bakıp kendiliğinden böyle bir yola gider mi?

Bekleyip göreceğiz.

ΩΩΩΩ 

Reklam

22 YORUMLAR

  1. “ddm
    22 Aralık 2021 At 08:48
    erken seçim olur mu?
    bana göre ve göstergelere göre kaçınılmaz.
    ama her kaçınılmaz olan olur mu, o başka.”
    Olmaz:)

  2. Mizah güzel şey…
    “Sözün kısası şu: Bugün alınacak bir erken seçim kararı, AK Parti için, zamanında yapılacak seçimden daha tercih edilir bir seçenektir.”
    diyor sayın yazar, niye ki?
    Erken seçim demek, bir iktidar için;
    bu koltuk bana batıyor demektir:)
    Sayın yazar buyuruyor ki:
    “Görürler de bunu seçim tarihini erkene alma kararını verebilecek tek kişiye anlatıp onu ikna edebilirler mi?”
    Türk tipi başkanlık sistemiyle birlikte artık erken/seçim kararı öyle bir kişinin ağzından çıkarak ilan edilebilir olmaktan çıkmıştır;
    seçim takvimini ysk belirler:)
    İtirazı olan?

  3. 22 Aralık 1914, tarihini de es geçmemek lazım. Komitacı, ittihatçı ve hayalperest olmak dışında hiç bir özelliği olmayan Osmanlı Devleti Aliyyesini 30 yıl kurşun atmadan muhafaza edip çöküşü geciktiren Abdülhamid Han cennet mekandan tevarüs bütün kazanımları hayalleri ve hırsları uğruna harcayan Enver’i derhatır etmeden olmaz. O günlerde çıkan ittihatçı yandaş medya borusu Tanin’e göre Enver reisimiz Kafkas cephesinde yeni bir şey deniyor ve AllahüEkber Dağlarını kış günü geçerek Sarıkamış’ı kuşatmak için, Irak cephesinin askerini, yazlık kıyafetler ile dağlara sürüyor. Bu Kafkas cephesi huruc hareketi Sarıkamış’ı kurtarıp Rusları bozguna uğratarak ilerde kurmayı hayal ettiği bağımsız Türk yurtlarından toplamayı hayal ettiği Turan Ordusu ile dünya harbinin kaderini değiştirmek için yapılan hamasi bir hamle. Bu hayalperest içi boş hamle ile 90 bin Mehmetçiğin bir gecede donmasına ve yanlış olarak Sarıkamış Destanı diye tesmiye edilerek bir büyük askeri fiyaskonun üstünün örtülmesine vesile olmuştur. Osmanlı gazeteleri ittihatçı yönetim tarafından uygulanan yoğun sansür nedeni ile 90 bin vatan evladının tek kurşun atılmadan, donarak öldüğünü halka uzunca bir süre haber edememiştir. Halbuki o gün Enver’e bu yaptığının yanlış olduğunu söyleyenler olmuşsa bile, komutanlar sözleri dikkate alınmayınca her namuslu memur gibi istifa ederek bu vebale ortak olmamışlardır. Enver, için bu kadar lakırdı fazla bile hain değil ancak hayalcidir, tarihten notu kırıktır.
    Bir de Mehdiyet konusu var ertrollerce son çare, Bediüzzaman ve Cübbeli atıfları ile twitter üzerinden TT yapılmaya çalışılan, biraz daha bu ciddiyetsiz paylaşımlar devam edecek olursa sebilürreşad o konuya da açıklık getirmek zorunda kalacaktır. İstemezsiniz.

  4. Döviz mevduatını liraya çevirenlere , dövizdeki kur ile faiz arasındaki fark devlet tarafından karşılanacak ; burada nass yok ananas var !
    Lira mevduatı olanlara ise zırnık yok ; bu memlekette zaten hep dürüstler kaybeder , onlar da o zaman döviz mevduatına çevirsinler !
    Bankaların resmi döviz kurları , her zaman serbest piyasadakinden oldukça düşük olur ; külyutmaz vatandaş , bu oltaya gelir mi, gelmez !
    Bir süre önceki açıklamaya göre (BDDK)bankalardaki mevduatın %63 ü döviz üzerindenmiş,elhak şimdi herhalde %70 i bulmuştur .
    Peki bu insanlar neden lirayı beğenmeyip dövize koşuyor ??!!
    Yetililer ve de etkililer , neden acaba sebeple değil de sonuçla uğraşıyorlar , yani bataklığı kurutmadan sivrisineklere kılıç sallıyoruz !?
    Faize haram diyenler, yastık altındaki 300 milyar dolarlık altın ile 100 milyara yakın dövizin katmerli haram olduğunu nedense bilmezler veya görmezler !

  5. Yalancı Bahar
    Erken seçim, bu yalancı bahar halka pek faydası olmasa da ne kadar süreceğine bağlı.
    Yalancı baharda zamansız açan çiçekler bakalım ne kadar dayanabilecek.
    Yalancı bahar bittiği gün erken seçim.

  6. Sayın Koru ,
    Durumumuz hane de yaşanan bir sahne yi anımsatır.
    Erkek sabah evden ayrılıp akşam gelene kadar kadının haleti ruhiyesinde neler olmuştur bilmez..Eve gelir. Çorbasını içer , pijamalarını giyer tv nin karşısında otururken kanal kanal gezerken bir de önüne gelen meyveyi yerken mutfaktan seslenen kadının sesi ile irkilir. ” Sen ne biçim adamsın hiç eve bakmıyorsun ! Fırının içinde ki raylar kitlenmiş çalışmıyor hani bakacaktın ?
    Adam şaşırır. Ya hu hatun niye akşam üzeri mesaj atıp malzeme getir diye hatırlatmadın ? Sonra noldu? Eve geleli iki saat oldu.
    Kadın devam eder. Zaten beni hiç sevmiyorsun.Insan gelince bir karısına sarılır. Günün nasıl geçti diye sorar.Evlenirken de şöyle ettiydin. Seneler önceki kusurları dökmeye başlar ve son ölümcül yemi atar. Allah canımı alsın da kurtulayım sen de kafana göre birini bulursun artık. Zavallı şaşkın Erkek , haketmediğini düşündüğünü bu suçlamalar karşısında nerde biz de o şans dediği anda kendi idam fermanını imzalamış olur. Tecrübeli olsaydı ,aman hatun Allah Korusun o nasıl söz , ben nereden bulurum sen gibisini vesair sözlerle yatıştırma yoluna giderdi.
    Bu aksiyonun geri planında kadın o gün duyduğu haberler sebebiyle evhamlanmıştır ve duygusal olarak erkeği test etme yoluna gitmiştir..
    Tecrübeli erkek krizi büyümeden çözerse , kadının reaksiyonu bu kadar da nazımıza katlanamıyorsunuz olur. Melek olmamızı istiyorsunuz olur.
    Bilek gücü ile hakimiyet sağlamaya çalışan erkek , buna mukabil zekası ile evrim geçiren kadının karşısında yenilmeye mahkumdur. Kadın , hiç yoktan yere kriz çıkarıp ,erkeği her türlü sıfatta geriye düşürme becerisini gösterebilmektedir.
    Evlilik kadın istediği süre devam eder. Zira yuvayı dişi kuş yapar demişler.

  7. Eski bir Merkez Bankası Başkanı.
    Milliyetçi bir partinin milletvekili.
    Dolar satışının arttığı bir gecede millete.
    Aman dolarlarınızı satmayın. Dolar alın. Fırsat bu fırsattır” diye öğüt veriyor.
    Millete umut olmayacaklarını bir kez daha beyan etmiş oldular kendileri.

    • 5 yıldır dolar satın, dolar tutanın eli yanar diyenlerin hep yanlış çıkmış olması ile ilgili olabilir mi? Şu anda milli ve yerliyim diyerek zamanında gaza gelip dolar satmış bütün tanıdıklarım haklarını helal etmeyip geziyorlar.

  8. Selâm
    1.Bu seçim çatallı seçimdir; çatalın birinde yürütme ötekinde yasama var
    2. Muhtemel sonuçlar şöyledir , Cumhur ittifakı
    a)ikisini de kaybeder
    b) birini kaybeder
    c) ikisini de kazanır.
    3. Her üç hal icin de seçimi niye öne alsın?
    NOT: 1.M Yılmaz seçimi öne aldı ama kendisini geçici bir süre iktidarda tutabildi; bunu ANAP i bilerek YOK ETME karşılığında yaptı..Böyle bir senaryo bu dönemde asla hesaba giremez.
    NOT:2. Seçim isteyen partiler çatalın hangi ucunu kazanacaklarını veya hedefe koyduklarını bile söyleyemiyor sadece *seçim havası”nı çalıp oynuyorlar..

    • Ak parti için erken bir seçim tek çare ama buna devlet bahçeli izin vermez. Erdoğan da bahçeli onay vermediği için seçim kararı alamaz.

    • Seçim 22 de de yapılsa 23 te de olsa koalisyon benzeri bir yapı olur.
      Bunun böyle olacağını gören (tek) diş (i kalmışlar?) güçler “olsun gari” mi der, ister?
      Oyun kurucu güç burda, hükmedenler mi?
      Yoksa tek dişi kalmişler mi?
      Sonuç olarak,
      ne ne zaman seçim olacağına,
      Ne de kimin nerede kalıp nereye gideceğine,
      Hatta bu durumun ne kadar böyle süreceğine bile bir vade bir kılıf bir tarife bağlamayın derim???.
      Tek bir tahminim var, TR’de sol’un sol kolunun felçli kısmısının kangrenden telef olup kesimhane de et pahalandı deyip etlerin gramını artırmayacağı,
      Et pahalıyken piyasaya gireceği dünya merceğinden görülüyor mu merakım?.

      • Diş güç abi “koalisyon benzeri bir yapı olur” derken nasıl yani?
        Altı eşek üstü insan gibi ucube bir hükümet mi olur diyorsunuz?
        O tip koalisyonlar eski türkiyede kaldı bilader, devlet başkanını en fazla iki turda seçiyoruz tamam, ne/yin koalisyonundan sözediyorsunuz, biraz açar mısınız?

  9. Aha da buraya yazıyorum, KHKlılara ve diğer bazı mağdurlara yapılan haksızlık giderilmedikçe ne yapılırsa yapılsın, iyiye giden birşey olmayacak…

    • KHK lılar niye mağdur olsun. Hükumet onlarla çalışmak istemedi ve işten çıkardı. Patron kimse onun dediği olur bu saatten sonra. Yeni bir hükumet gelir onlar da beğenmediğini ya da suça bulaştığını düşündüğü memurunu bir KHK ile işten çıkarır. İstediği memurlar ile çalışır. Artık devlette dinamik kadro geleneği oluştu. Resmi gazetenin matbaaları gürül gürül çalışıyor.

  10. erken seçim olur mu?
    bana göre ve göstergelere göre kaçınılmaz.
    ama her kaçınılmaz olan olur mu, o başka. normalde her gecen gün cumhur ittifakı için sadece CB seçimini kaybetmek anlamına gelmiyor, meclis sandalye sayısı da düşüyor.
    erken seçimin olup olmayacağı kritik eşiği aşmaya bağlı.
    ülkenin izanına bağlı.
    mesela doları örnek alalım ülke ekonomisi için ölümcül bir hançer olan 18 tl seviyesine çıkaranlar, hazineye korkunç bir yük getirecek fark ödeme / opsiyon yani faiz açıklaması ile yine aynı derecede ülke ekonomisine büyük zarar verir bir rakam olan 12 tl seviyesine indirdiği zaman “sevindirik” olan bir kitle var. bir gecede halkın değil ama birilerinin inanılmaz paralar kazandığı, bir kişinin açıklamalarıyla ekonominin seyrinin değiştiği, yoksulluğun hayatın olağan akışı haline gelen bu ülkede bu sevindirik olan kitlenin sayı eşiği önemli. seçim bu sayıya bağlı. zaman uzadıkça bu sayı giderek azalacaktır çünkü bir ülkenin ekonomisi sadece ve sadece güven verdiği zaman iyiye gider. öngörülebilir olmayan, güven vermeyen, rüzgarın önündeki bir yaprak gibi dalgalanmaları olan, bir kişinin konuşması ile ciddi kur farkları yaşayan bir ekonomi ne içeride ne dışarı da yatırımcı çekemez kimse de yastık altını çıkarmaz. daha yüksek faizle borçlanırsın, daha çok para basarsın. enflasyon yükselir kur yükselir faiz yükselir işsizlik yükselir yoksulluk yükselir….
    bir şeylerin yanlış gittiğini anlayan herkes bir umuttur.

    • “12 tl seviyesine indirdiği zaman “sevindirik” olan bir kitle var”

      o sevindirik kitleye soruyorum?

      Erdoğan’ın düşürdüğü doları kim yükseltmişti?

  11. bence adamların tabela partilerini kapatsın sayın koru sende kurtaramazsın gemiyi terkedenleri.

    • Kemancıların sesleri kulağının duymasını engelliyorsa pruvqaya bak reis , pruva aşağı doğru gidiyor.

Comments are closed.