Yeni bir dünya rekoru kırıp bir gecede doları perişan ettik de yeni formülün ‘nass’ yönü nasıl?

41
Reklam

Son günlerde hemen her alanda kendi tarihimizin rekorlarını kırıyorduk, dün bu defa bir ‘dünya tarihi rekoru’ yine bizim ülkemizde kırıldı: Piyasaların kapatılma saatlerinde ‘1 dolar = 18 TL’ tablosuyla yeni ülke rekorunu kıran TL-dolar paritesi, o saatte biten kabine toplantısı sonrasında millete seslenen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konuşmasına ‘dünya tarihi’  için ‘rekor’ olabilecek bir tepki verdi: 18 TL üzerinde işlem gören dolar, gece yarısına doğru, 13 TL altına düştü.

Amerikalıların parası birkaç saatte sayemizde yüzde 30’dan fazla değer kaybetti.

“Ne oldu da böyle oldu?” 

Bu sorunun cevabını meslekten ekonomistler vermekte zorlanıyor; açıklama ekranların sürekli misafirleri gazetecilerden geldi: Onlara göre, son birkaç ayda yarı yarıya ucuzlayan TL’nin makûs talihini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün verdiği müjdeler değiştirdi.

Merkez Bankası’nın ilan ettiği faiz oranının üstündeki kur artışından doğacak farkı bundan böyle devlet ödeyecek…

Faiz yine kötü olmaya devam ediyor ama bankada yatan TL mevduatlar, olur ya TL’nin değerinde aşınma yaşanırsa, ilan edilen faizin üzerinde bir getiriye bundan böyle kavuşabilecek…

Kura dayalı benzer bir uygulama ihracatçılar için de söz konusu olabilecek…  

Bu müjdelerden en fazla sevinenler hiç kuşkusuz bankalar olmuştur.

Reklam

Neden?

Çok basit bir sebepten: Dolara kaçan mevduat bu yolla TL’ye dönerse, bankalar, müşterilerine, Merkez Bankası’nın ilan ettiği oranda bir faiz sağlamakla yetinecek, buna karşılık ekonominin çok sayıdaki değişkenleri yüzünden kur faizin üstünde seyrederse kendilerinden kredi almış olanlara reel faiz uygulayabilecekler. Arada mevduat sahiplerinin TL hesapları aleyhine oluşacak farkı, şimdiye kadar olduğu gibi bankalar değil devlet -yani vatandaşlar- ödemiş olacak…

Ekonomimizin sektöre bu yeni katkısını yerli-yabancı bankalar minnetle karşılamışlardır.

İlan edilen ‘faiz+kur farkını takviye’ formülü sayesinde bankalardaki TL mevduatına ilgi artabilir.

Öyle olur ve ilgi gerçekten artarsa, dolar hesaplarında çözülmeler gerçekleşebilir ve TL yeniden değer kazanabilir.

Konunun bir-iki uzmanı ile görüştüm. Aldığım çelişkili bilgiler yüzünden aklım karıştı. Bilinmeyen bir formül değilmiş bu; finans dilinde buna ‘opsiyon’ denirmiş. Geçmişte buna benzer işlemler bazı ülkelerde, bir zamanlar ‘dövize çevrilebilir mevduat’ (DÇM) adıyla ve özellikle yurtdışında çalışan Türklerin paralarını ülkemize çekebilmek amacıyla 1970’li yıllarda bizde de uygulanmış bu yöntem.

Sorunlar çıkmış.

Konunun dini yönü

Reklam

Ancak en fazla aklımı karıştıran konunun dini yönüyle ilgili aldığım bilgi oldu.

DÇM uygulaması sırasında olmalı, dindar işçiler, paralarını DÇM olarak değerlendirmenin dini açından durumunu Diyanet İşleri Başkanlığı’na sorduklarında ‘opsiyon’ formülü fetva konusu olmuş. Konuyu ele alan Din İşleri Yüksek Kurulu’nun verdiği fetva şöyle:

“Opsiyon; tercih ve seçim gibi anlamlara gelmektedir. Taraflardan birinin diğerine, belirli bir varlığı, gelecekteki bir tarihte veya belirli bir dönem içinde alıp almama ya da satıp satmama konusunda seçme hakkı tanıdığı (opsiyon hakkı); bu seçme hakkını tanıması karşılığında da belirli bir bedel talep ettiği vadeli işlem sözleşmesine ‘opsiyon’ denir. Opsiyonun; döviz opsiyonu, hisse senedi opsiyonu, faiz opsiyonu ve endeks opsiyonu gibi farklı türleri bulunmaktadır.

“İslâm hukukunda satma konu olan şeyin, ihtiyaç durumunda kullanılmak üzere biriktirilebilen ve fıkhen yararlanılması caiz görülen (mütekavvim), mevcut ve belirli (veya zimmette belirlenebilen) mal olması temel kuraldır (Mecelle, md. 126, 127; Nezih Hammâd, Kadâyâ fıkhıyye muâsıra fi’l-mâli ve’l-İktisâd, 41; Bardakoğlu, Ali, Bey’, DİA, VI, 15-17).”

“Opsiyon sözleşmesinde üzerinde akit yapılan şey (ma’kûdun aleyh); fıkhen karşılığında bedel alınabilen meşru bir mal, menfaat veya mali haklar arasında değildir (Karadâğî, Bahsun el-Esvâku’l-mâliyye fî mîzâni’l-fıkhi’l-İslâmî, I, 72-194; ed-Darîr, ‘el-İhtiyârât’, I, 61-271; Zuhaylî, Ukûdü’l-ihtiyârât, I, 250-260). Bu itibarla opsiyon sözleşmeleri caiz değildir.”  

Herhalde fetvadaki ‘opsiyon’ tanımına dikkat etmişsinizdir. Özellikle de fetvada varlığı ‘döviz opsiyonu’ ve ‘faiz opsiyonu’ diye belirlenen biçimi ile şimdi uygulanması gündeme gelen formül arasında sanki bir irtibat var gibi.

Acaba yeni uygulama üzerinde tartışılırken konunun dini yönüne dikkat çeken hiç çıkmadı mı? 

Faiz konusu bu yönüyle sıklıkla ele alındığı için bu soruyu soruyorum.

Eski model mi, çok yeni model mi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması sonrasında ilan edilen yeni formüle şiddetle taraftar olanların söyleminde bir ayrıntının eksikliği kendisini çok belli ediyordu.

Uygulanmakta olan, bazılarına göre ‘Çin modeli’ veya yeni Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati’nin koyduğu isimle ‘Türkiye modeli’ değil miydi?

O modelden vaz mı geçildi yoksa?

Eğer dün ayrıntıları paylaşılan formül o model ise neden dün gece doları çökertmeye yol açan bu ayrıntılar en baştan açıklanmadı da TL’nin değerinin bir çırpıda yarı yarıya kaybolmasına sebep olundu?

Bilge kişiliğimiz Nasrettin Hoca gibi mutlu olabilmemiz için bir değeri illa önce kaybetmemiz mi gerekiyor? 

Neden, neden, neden?

Daha da çoğaltabilirim bu nedenleri, ancak galiba böylesine aykırı düşünceler yerine ekonomist olmayan pek çoklarının yaptığı gibi dünkü kur tablosuna bakıp ben de sevincimi belli etmeliyim.

Sonuçta ben de ekonomist değilim.

Kaldı ki, paramızın bir parça da olsa değer kazanmasına sevinmem için başkaları kadar benim de sebeplerim var.

Umarım, yakalanan yeni değer paramız üzerinde kalıcı olur.

Olmazsa, normalde başka ülkelerde bankaların paralı müşterilerine ödediği faiz vatandaş olarak hepimizin sırtına binebilir.

ΩΩΩΩ

Reklam

41 YORUMLAR

  1. Allah’ın faizi haram kılmasının anlamını henüz anlayamamış ezbere müslümanların karşılıklı şu acizliklere ve sorumsuzluklara ne demeli. Bu yasağı takan var, takmayan var ancak C.B. de bu oyunun içinde. Hatta baş rollerde. Oyun dışında kalsa da değişen fazla birşey yok. Herkes bu işin içinde. Cebindeki 3-5 dolarıyla döviz gişesinin önünde bekleşen gariban vatandaş ta, Holdinglerin patronları da..

    Evet faiz haramdır. Ezberci müslümanlar yönetime gelirse bu iş yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal misali zorlanılan bir konudur. Bunun için işin eğilip-bükülmeye vardığı görülür. Bu yapılırken Diyanet bey’e dönerler bu işe sen ne diyorsun diye. Diyanet bey de siyaseten yüksek koltuktan konuşan ağza bakarak kem küm eder. Ezbere bir şeyler söylemekle yetinir.

    Madolyonun bir başka yüzünde, bunlara kıyasla diğerleri gibi, anasından müslüman doğan, ancak ezberci müslümanlığı reddettiği için sonradan olma, çareyi seküler olmakta gören zevat yönetime gelirse konu çok kolaydır. “Monkey see monkey do” modunda el oğlu ne yapıyorsa ezberine o yola giderler. “En modern yol bu DiN ayrı Dünya işi ayrı” derler. Halbuki, DiN dünya içindir. Dünya da DiN içindir. Ne kadar da hafif düşünürler. Kefere marka el oğlu kapitalistler yarattıkları para tanrı ve tanrıçalarına kul-köle birşekilde müslümanların fakir haline bakıp nanik yaparken bizim sözde müslümanlar da körkütük onların yolunda birbirleriyle aşık atmaktalar. Kimin eli kimin cebinde değil ancak somut olan bir şey varsa o da “Bütün”ün, T.C. hazinesinin erimekte olduğudur.

    Başa dönelim. Allah’ın faizi haram kılmasının anlamı nedir? Bunn yasak olmasının dedemin tabiriyle esbabı mucibesi nedir? Müslümanlar bu yasaktan ne anlamalı ve ne şekilde davranmalı? Bilumum ezberci müslümanlara yöneltilen bir soru bu; hatta fetva vermekte mahir Diyanet bey için de bu geçerli. Siyasi partizanlık cebelleşmelerinden başını kaldırıp cevap vermek üzere parmak kaldıran var mı? “Akıl*İman Sentezi” temelinde cevap çok net ve motive edici. Haydi, göreyim sizi….

  2. Sayın yazarın “Umarım, yakalanan yeni değer paramız üzerinde kalıcı olur.” hayır duasına min diyemeyeceğim;
    inşallah paramız şimdikinden de çok daha değerlenir:)

  3. CDS’İ BİLMEYENLERLE EKONOMİ TARTIŞMAK
    Tansiyon yenir mi, içilir mi? Kalp, mide ne işe yarar ?diyenlerle sağlık tartışmak, 2×2 kaç eder? diyenlerle matematik tartışmaktan daha abes bir şey,
    CDS nedir bilmeyenlerle makro ekonomi tartışmaktır.
    Sigorta sisteminde teminat altına alınan riziko(risk), ne kadar yüksek ise, sigorta primi de o kadar yüksek olur.
    Örneğin bir otomobilin kasko sigortasının primi 1000 TL ise, aynı araç rentecara(araç kiralama şirketine) ait ise sigorta primi en az 3000TL dir.
    Çünkü bu aracı önüne gelen kullanır. Bu aracın kaza yapma ihtimali, yani kaza riski özel otomobile göre çok yüksektir.
    CDS’in açılımı, kredi sigorta risk primidir.
    Halk deyimiyle ülkelerin iflas riskidir.
    Ülkelerin aldıkları kredilerin sigortası için ödedikleri primdir.
    Bu prim, ülkelerin aldıkları krediyi geri ödeyememe riski ne kadar yüksek ise, o kadar yüksektir.
    Örneğin Yunanistan ile Türkiye , Londra’ya kredi için gittiler.
    Öncelikle Yunanistan a yıllık dolar üzeri %2 faiz çektiler, bize % 6,5.
    İki ülke de tamam dedi.
    Kreditör “–Bir eksiğimiz var. Siz krediyi ödemezseniz ben Ankara’ya, Atinaya hacze mi gideceğim? Yan tarafta sigorta şirketi var. Kredinizi sigortalatın. Krediyi ödemezseniz krediyi ben sigorta şirketinden alırım. Sigorta şirketi ne yapar beni ilgilendirmez” diyecektir.
    Bu kez sigorta şirketinin kapısını çaldığımızda tamamen küresel koşulların belirlediği CDS, kapı gibi karşımıza çıkıyor.
    Dediğim gibi bu krediyi geriye ödeyememe riski ne kadar yüksek ise CDS o kadar yüksek oluyor.
    Şu anda Türkiye’den CDS’İ daha yüksek Dünya’da 4 yada 5 ülke var?
    Yine örnek kredi olayına dönelim.
    Yunanistan ile 10 milyon doları 5 yıllığına almak istediğimizde, bu gün itibariyle Yunanistan 92.000 dolar prim ödüyor. Türkiye 577.000 dolar. Dün 522.000 dolar ödüyorduk.
    Zaten önce çok yüksek bir faiz ödüyoruz. Bir de üzerine acayip bir sigorta primi.
    Yani Dünya bizim durumumuzu Yunanistan’a göre bu derece vahim görüyor.
    Ben böyle görmüyorum. Ancak Yunanistan AB üyesi. Avrupa iflasına müsaaede etmez. Nitekim etmedi de. Bu ve benzeri nedenlerle “şakır şakır” bu yüksek faiz ve sigorta primini ödüyoruz.
    Dün açıklanan dövize endeksli faiz sistemine, bir önceki Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın öncelikle artacak CDS ve tahmin edilemeyecek büyüklükteki ilave yük nedeniyle karşı çıktığı basına yansıdı.
    Nitekim Ülkemizin 5 yıllık CDS’İ dün 522 iken,
    bugün 577 ye yükseldi.
    Bir(1) günde, bu kadar da haklı çıkılamazki.

  4. ALİ Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan için şöyle demiş:Erdoğan hükümetlerinde bakanken ne diyordu?

    “Kıymetli liderimiz… Büyük lider… Müthiş bir liderlik yapıyor” falan.
    Aynı Ali Babacan, bugün çıkmış, “kabile reisi” diyor.
    “Reis, reis diyorlar. Herhalde kabile reisini kastediyorlar.”
    Bu Ali Babacan…

    “Görünür olmadan göbeğinde olma” yetisi ancak böyle “sinsi” adamlarda oluyor galiba

  5. En son 12-14 bandında dolaşan döviz (dolar , euro) ; CB nın , TÜSİAD’a verdiği sert, saldırgan ve ağır eleştiri içeren cevabı üzerine 18-20 bandına fırlayıverdi !
    Dün akşamki bazı parasal önlemleri içeren açıklamasından sonra ise çok kısa bir zamanda tekrar eski seviyelerine iniverdi ! Şu anda bir aşağı bir yukarı gezinip durmaktadır .
    Dün akşamki açıklamalara göre ; yerlerde sürünen liranın biraz itibar kazanması için getirilecek bazı parasal önlemlerin , aslında ekonomik krizin ana sebepleriyle yani yapısal reformlarla ilgisi olmamasına rağmen dövizde meydana gelen %30 civarındaki düşüşü nasıl anlamak gerektiğini epeyce düşündüm , köşe yazılarında da bir açıklamaya rastlamadım .
    Bana göre bütün bunlar , piyasada nasıl bir güven bunalımı hatta bir güven buhranı olduğunu , en açık seçik ve tartışmasız bir şekilde ortaya koymaktadır !
    Dakika dakika ve durmadan değişip duran , hiç bir istikrarı olmayan bu kur fırtınasını başka türlü okunması mümkün değildir .
    Selamlar , saygılar

  6. Ekonominin dip yaptığı bir dönem de hala AKP oyunu koruyor ve muhalefet yukseltemiyorsa bunun nedeni dün akşam görüldü.
    Ey muhalefet sen niye çözüm sunmuyorsun.Bak elin adamı ters köşe yapiverdi.
    Uyan muhalefet uyan iş yap çözüm uret yoksa sıttın sene iktidar olamayacaksin

  7. Yeni modelimiz bu:
    “Merkez Bankası’nın ilan ettiği faiz oranının üstündeki kur artışından doğacak farkı bundan böyle devlet ödeyecek…”
    Yani…Yanisi şu:
    Bankada parası olan her halukarda kazanacak. Zengin daha zengin fakir daha fakir olacak.
    Devlet kur artışından doğan farkı nereden ödeyecek?
    Bütçeden….
    Kime ödeyecek?
    Bankada parası olana.
    Buna üstü örtülü faiz denir.
    Hani faiz haramdı. Ortada nass vardı.
    Nassın arkasından dolanarak gene fakir daha fakir zengin daha zengin olacak.
    Bir süreliğine döviz düştü diye göbek atanlara duyurulur.
    Hem döviz 8 lerden 18 lere çıktı.Düşe düşe 13 lere düştü.Keşke 3 lere de düşse.
    Ama bu yönetimle olmazzzzz.
    Ayrıca kafamda bir soru daha var.
    Faizi artıran da indiren de….
    Dövize çevrilebilen mevduatı icat eden de bu iktidar.
    Dün gece ülkede çok büyük bir keriz silkeleme operasyonu yapıldı.
    Kim yaptı dersiniz.

  8. Enflasyonda önce devletin kazandığı doğruysa (fiyatı yükselen üründen alınan vergilerde yükselir), asgari ücret yüksekliğindeki bir gelirden vergi alınmamasının tüm ücretli ve maaṣlılara uygulanması ҫok adil bir yöntem. Benzer yöntemi, ekonomisi geliṣmiṣ ülkeler düṣük enflasyonda da uyguluyor. Darıṣı bizim baṣımıza.

    Faize gelince, ABD ve Avrupa merkez bankalarının yaptığı gibi enflasyonla mücadelede faizi yükseltseydik ve Erdoğan‘ da ikide bir Naslardan bahsetmeseydi bütün bu yerli projelere gerek olmadığı gibi enflasyonda bu kadar yükselmeyecekti.

    Gömleğin ilk dümesini yanlıṣ taktığımızı hemen farkeder ve düzeltiriz. Erdoğan durumu son düğmede farketti… Eğer farkettiyse…

  9. Anladığım kadarıyla döviz meraklılarına vurulan bir darbe,seçime hazırlık ve bakınız batsak bile bu ülkeyi ancak yine biz çıkarırız mesajıdır.
    Mesaj ne olusa olsun,kim be derse desin TL’ye iadeyi itibar güzel bir şey.

  10. Ekonominin düzelme kuralı belli,

    Çiftçiye destek olmak,

    Esnafa destek olmak,

    Kobilere destek olmak,

    Üreticiye destek olmak,

    Devletteki israfı çözmek,

    Parayı düşürmek çıkarmak ancak 2 ay kazanırsın sorunlar birikmiş şekilde Dağ olarak gelir.

    Ama samimi olmadığın görülüyor şu ekonomik krizde bile hala Mercedes makam araçlarına doymadın.

    samimi isen ekonomiyi düze çıkarmak istiyosan önce kendin tasarufdan başla bizde 4 domates yerine 2 domates alalım.

    Peygamber efendimiz zamanında bir zaman kıtlık oluyor. Sahabe açlıktan karın gürüldemesin diye 1 taş bağlamışlar; Daha sonra peygamberde yiyecek vardır diye yanına giderler. peygamber efendimiz karnını açar o iki Taş bağlamış olduğunu görürler.

    • Bir tanesi 34 milyon TLden üç(adet) Mercedes alınıyor.
      Habipler-Hasdal otoyoluna 154 gün önceden geçiş garatisi ödenmeye başlanıyor.
      Küffara karşı Osmanlı Tokatı böyle atılır!
      Hûrûc harekâtı böyle yapılır!

  11. 2021 yılı büyüme %10 ,ihracaatta cumhurıyet tarihinin rekoru 220 milyar dolar,
    cari açık 15 milyar dolara düşmüş fakat döviz bir ayda %40 artmış .
    Aklı başında her sağduyulu insan bunun operasyon olduğunu bilir.
    Fondaş iktisatçılar,köşe yazarları ve tüsiad medyası piyasayı köpürttü,algı oluşturdu.
    hükümet merkez bankası yoluyla müdahale etti fakat yeterli olmadı.Hala dövizi yükseltmek isteyen odaklar harekete geçti BDDK suç duyurusunda bulundu .
    hükümet 5000 ton yastık altı altınıda ekonomıye kazandırmaya çalışıyor
    Yatırım ,üretim ve ihracaat odaklı ekonomik mücadele başlıyor.Koru ve benzerleri
    yeni döneme cabuk adapte olur çünkü son vesayet te bitiyor Allahın izniyle.

    • Cok iyi hepliyonda arkadas su reis neden kendi dolar ve altinlarini bozmaz ?komutAn ordunun ønunde gitmezmi?reis kendinin altin ve døvizini ve 4maaslilarinkini bahceli de elini taIn altina koymali yøk øyle bos gurlemek

  12. ÇÜNKÜ İLKELERİ YOK
    Her eylemleri bir yada birçok eylemlerini;
    Her söylemlerri bir yada birçok söylemlerini;
    Her kararları bir yada birçok kararlarını anlamsız hale getiriyor ve diğerlerinin yanlış olduğunu söylüyor.
    Tüm eylemleri;
    Tüm söylemleri;
    Tüm kararları birbiriyle çelişiyor.
    Çünkü kural, kaide, prensip ve ilkeleri yok.
    Çünkü tek ilkeleri “ilkesizlik”

  13. Sayın Koru ,
    Öyle oldu , böyle oldu , şöyle olacak böyle olacak . Bunların hepsi bir tarafa 18 Aralık tarihli yazınız cuk oturdu. Kriz olmasını gerektirecek bir şey yok iken kriz çıkartıp , muhalefete destek vermeye çalışanlara da iyi bir ders verdi. Dediniz ya O bir siyaset Ustası. sözün bittiği yerdeyiz. Biraz temaşa eyleyelim. Hayat devam ediyor. insanlar yemeye , içmeye , giymeye , gezmeye bakıyorlar.

  14. İŞte Erdoğan farkı, çizmeyi aşanlara böyle osmanlı tokatı atılır, Türkiyedeki ekonomistlerin çoğunluğunun nasıl para karşılığı kendini sattıklarını gördük, hatta daha ileri gideyim, ekonomiyi ezberledikleri gibi, Durmuş Yılmaz’ın söylediklerinden başka fikirlerinin olmadığı, Tüsiat patronlarına yaranmak için mantığı nasıl takla attırdıklarını gördük, artık zerre kadar itibarları kalmadı, zavallı duruma düştüler, üstelik yenilgilerini örtmek için bu faiz artışlıdır dediler, önce şunu söyleyeyim, bu usül sadece ferdi mevduatlara uygulanacak, gayet normal, hükümet vatandaşın üç beş kuruşunu dolara yatırıp kazanmak istediği parayı kaybetmemesi için onları korumuştur. Ayrıca dolar düştükçe devletin fark olarak vereceği para çok az olacak, çünkü dolar daha fazla düşerek belirlenen banka faizine yakın olacaktır. Böyle durumlar vatan hainleri ile vatanseverlerin kimler olduğunu da ortaya çıkarması bakımından çok önemlidir. Bu vatanperverlik imtihanıdır, ne yazık ki yabancıların dolarları ile beslenen basın ve siteler zehir saçmaya devam edecek ancak itibarları yerlerde sürünecektir.

  15. Canım ülkem bu gitgellerle neler kaybedip neler kazandırıyor birilerine.Gelde iş yap gelde hizmet et .Dün aldığın ürün bugün %30 iniyor veya çıkıyor.
    Bu gidiş hayra alamet değil çok insanın canı yandı yanacak.Cok insan da zengin olacak .

  16. “Eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz: Bu bir faiz artışıdır, klasik AK Parti politikalarının U dönüşüdür.”

    dün akşam ekonomimizin ne kadar kırılgan olduğu gerçeğini bir kez daha gördük. sayın CB bir sey söylüyor dolar yükseliyor, başka bir şey söylüyor dolar düşüyor, rüzgar önünde savrulan bir yaprak gibi. Tusiadın açıklaması sonrası iktidar tarafından gelecek bir hamle kaçınılmaz idi.
    fazla seçenek te yoktu.

    “Merkez Bankası’nın ilan ettiği faiz oranının üstündeki kur artışından doğacak farkı bundan böyle devlet ödeyecek…”
    kuru dizginlemenin yeni yolu diyeceğim ama
    bildiğin faiz işte.
    nas, nas dedikleri dinen karşı olunan üretime girmeyip çabasız kazanılan para değil mi? duran mevduata verilen fark faiz olmuyor mu?
    üstelik farkta belli değil.
    hazineye ek öngörülemez yük almış olduk.
    hazine de para var mı? yok.
    yeni bütçe ortada.
    ne olacak?
    para basacaklar.
    enflasyon yükselecek.
    kur, enflasyon, faiz.
    mucize olmuyormuş değil mi?
    madem doların bu kadar yükselmesine neden izin verildi?
    deneme, yanılma…
    gecenin bir yarısı yüksek kurdan dolar bozduranlar yaşadı. düşük kurdan alım başlayınca ne olacak bakalım, birilerinin çok ama çok kazanacağı gerçeğinin dışında kalanlar fasid bir dairenin içinde kalacaklar, dönüp duracaklar
    yine ve yeniden.
    verirsen faizi, kur düşer.
    ne kadar ekmek, o kadar köfte.
    mucize yok.
    yeni bir sistem de yok.
    nas ta hikaye.


    • Üsküdarı geçmek için atı almıştı…
      Peşine niceleri takılıp namaz kılmıştı…
      Taşıma suyu borç parayla kumar bu!
      Bir tefeci, banker olmadığı kalmıştı!…
      ….


    • Aç gözlü paragözler ağza bakıyor,
      Ağzı olan konuşuyor, para saçıyor!
      Borç halkın sırtında kambur, Mihriban,
      Nesil nesil yüklüyorlar, kaçan kaçıyor!…
      ….

    • dün muharrem sarıkayanın muhabiri tokatladığı sahneleri izlerken gerçekten şok oldum.
      fatma şahin ise beni daha çok şok etti. gözünün önünde biri, üstelik işini yaparken tokatlanırken hiç bir şey olmamış gibi konuşmasına devam etti, nasıl olur?
      insan şaşırmaz mı,
      hiç etkilenmez mi?
      ufak ta olsa bir tepki de mi vermez?
      pessss…
      şiddete karşı nasıl bu kadar duyarsızlaştık?
      ne hale geldik?

  17. Kazan Öldü…

    Şimdiki yeni slogan Yaşasın Dış güçler.
    Demek ki neymiş! dış güçler her zaman düşman değilmiş…
    İşte gördünüz, dış güçler dövizi birkaç saatte düşürebiliyormuş. Yani boşuna bağırıp çağırmışlar boşuna hakaret edilmiş, ama yine adamlar bunca hakarete rağmen yinede insaflı davranıp bizim ülkemizi düşünerek dövizi düşürdüler. Helal olsun adamlara…

    Kazan doğurdu….

    Sayın CB nin açıklamaları yine kalbur üstüne yarayacak açıklamalar vatandaşın işine yarar ne var ben anlayamadım. İşin Dini yönüne gelince çözümde kolay günün şartları derler, ben yaptım oldu, oldu bittiye getirirler.

    Evet dövizin düşmesi ülkemiz için çok çok olumlu bir gelişme aynı oranda bu düşüş desteklenmeli, en azından dövizin düştüğü oranda akaryakıtta düşmeli aksi halde bu yapılan açıklananların hiçbir anlamı kalmaz, yapılmak istenen formülün inandırıcılığı kalmaz güven kalmaz bundan sonraki yapılmak istenenleri de kimse dikkate almaz.

  18. Tam ümitlenirken,tamam şimdi oluyor derken,galiba olacak derken, gitti gidiyor derken, geliyor gelmekte olan derken…. vs vs..
    Şok olmak gibi,bitkisel hayata girmek gibi, abondone olmak gibi, bir çuval dolusu dayak yemiş gibi, okkalı bir Osmanlı tokadı yemek gibi…gibi …gibi.

  19. Önce dibe vurdurup sonra biraz ışık gösterilmesi yaklaşan bir seçim habercisi gibi. İnsanlar en kötüyü görünce bunu güzel haber olarak algıladı. Sosyal psikoloji biliyorlar:)

  20. Fehmi Koru, yazısını çok erkenden koyduğu bir iki yazısı olmuştu.Bugünkü yazısı en erkenden internete koyduğu yazısı olarak tarihe geçebilir.
    Akşam Halk tv de bu konu vardı. TL nin değer kazanmasıyla bir mutluydular bir mutluydular deme gitsin. Dünkü Bakanlar Kurulu toplantısından sonra Erdoğanın yaptığı açıklamalarla dolar üzerinden saldıranlara vurduğu tokat doları tepe taklak aşağı atarken seside  Halk tv stüdyolarında yankılanıyordu. Mutluluktan sesleri bile titriyordu.
    Stüdyodakiler birbirine soruyordu bir ara yaşadığımız bu gelişmeler nass dan dolayı mı yoksa duanın gücümüydü diye. Ben böyle afallama görmedim son zamanlarda.

  21. Akşam saat 20’de baktım canlı döviz ekranlarına dolar kuru 18,15560, gece 01:30’da baktım 13,00640. Büyük soygun. Cebinde bin lirası olan bile döviz bürosuna koşar yarın. Saat 04’te bile 13,650 lirayı buldu.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız