Berat Albayrak’ın neden istifa ettiğini biliyor musunuz? Kararsız yığılmasının farkında mısınız peki?

42

Berat Albayrak’ın hazine ve maliye bakanlığı koltuğunu boşaltmasından sonra ağzı olan konuşuyor. Olayın kendisi ve ardından meydana gelen gelişmeler hakkında herkesin kendine göre bir -bazılarının birden de fazla- senaryosu var.

Şahsen ben de bu alana katkıda bulunanlar arasındayım.

Ne olup bittiğini bilmiyorum, ancak el yordamıyla elde edebildiğim teyide muhtaç bilgilere sahibim. O bilgileri mantık süzgecinden geçirerek sizlerle paylaşıyorum, bir yandan da gözüm olayın kahramanları sayılan veya ne olup bittiğine tanıklık edebilecek kişilerde…

Sorularım var:

Berat Albayrak neden böyle ani bir girişimde bulundu?

Karara varmadan kimlerle görüştü?

Girişimi hakkında önceden görüştüğü kişi/ler kendisine nasıl tepki verdi?

İstifa edeceğini kaç kişi biliyordu?

Reklam

Niyetini hayata geçirme adımını attıktan ve İnstagram açıklamasından sonra, açıklama ile istifanın kabulü arasında geçen 27 saatte neler yaşandı?

Piyasaların istifasına nasıl tepki vereceğini tahmin ediyordu; verilen tepkiyi nasıl değerlendiriyor?

Yakınları, görevi dolayısıyla ilişki halinde bulunduğu partililer, bürokratlar, medyadaki çevresi ve iş dünyasından isimlerin istifası sonrasında kendisine karşı tavırlarında bir değişiklik oldu mu?

Tepkileri nasıl değerlendiriyor?

Bundan sonra ne yapmayı düşünüyor?

Medya medya olmaktan çıkarsa

Bir çırpıda sıraladığım sorulara hiç zorlanmadan daha bir çoğunu ekleyebilirim.

Sorulara kim cevap verebilir?

Reklam

Elbette olayın merkezindeki kişi… Berat Albayrak

Onu kim konuşturacak?

Tabii ki, gazeteciler…

Peki de, o gazeteciler nerede?

Daha önce de bakanlar görevden alınmıştı. Mesela kritik bir dönemde içişleri bakanlığı koltuğunda oturmakta olan Efkan Ala… Onun o zaman neden görevini bırakmak zorunda kaldığını biliyor muyuz?

Efkan Ala iki gün önce AK Parti genel başkan yardımcısı konumuna getirildi. Neden? Arada ne oldu da gözden düşen bir politik figür yeniden önemli hale gelebildi?

Bu soruların cevabını da bilmiyoruz. Muhtemelen bundan sonra da bilemeyeceğiz.

Merak edilmediği için değil, medya medya olmaktan çıktığı için…

Gazetecilik meraklı insan işidir. Hem kendisi merak edecek hem de kamuoyunun merak ettiği konulara açıklık getirmek için kolları sıvayacak. Yayın yönetmeni, yazı işleri sorumlusu, haber müdürü, muhabirler herkesin merak ettiği konulara açıklık getirmek üzere harekete geçecek/geçirecek, merak edilen konulardaki sorulara cevap bulmak için muhataplar aranacak.

Berat Albayrak bulunacak.

Gidebileceği yerler belli. Gerekirse evinin veya gidebileceği başka evlerin önünde kamp kurulacak. Konuşturulmaya çalışılacak. Konuşursa merak edilen bütün soruları ona yöneltecek. Konuşmak istemiyorsa, bunu kendisinden bizzat duyacak ve okurlara da konuşmak istemediği bilgisi aktarılacak.  

Konuşturabilmek için ısrarcı olunacak.

Yapıldı mı bütün bunlar?

Hayır.

Daha garibi yapıldı: Birkaç gazete ve haber kanalı dışındakiler olayı 27 saat görmezden geldiler. Yabancı ajanslar, gazeteler, televizyonlar haberi verdi, ‘yerli ve milli medya’ suskun kaldı.

Oysa dünyanın bütün demokratik ülkelerinde medya kurumları içinde yer alanlar bunu yapar.

Bizde de eskiden böyle yapılırdı. 

Artık yapılmıyor.

Sorular var ve ağzı olan konuşuyor, ancak esas konuşması gerekenlere mikrofon uzatılmıyor. 

Magazin haberleri dışında…

Ne kadar yazık…

Berat Albayrak’ı görevden alan irade, ekonomi alanındaki eski kabullerini değiştirme çabasına girdiği izlenimi vermeye başladı. Medya bu halde kalmaya devam ederse, başka alanlarda hangi adımlar atılırsa atılsın, ekonominin düze çıkmayacağına dair bahse girebilirim.

Medya üzerinden de Albayrak etkisi kaldırılmadan yani.

Kararsızlar yakında bütün partileri sollayacak

Metropoll araştırma kurumunun son anketinde “Bu pazar seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?” sorusuna alınan cevaplarda ilk kez ‘kararsız’ kategorisi altına girebilecek görüşler açıklayanların oranı yüzde 25’i aşmış görünüyor: Yüzde 25,3…

En fazla oy potansiyeli olan partiye oy vereceklerini açıklayanların oranının yüzde 30’un altına düştüğü (AK Parti yüzde 28.5) hesaba katılırsa, kararsızlar parti kursa veya bir partide toplansa, ülkenin oy oranı ikinci partisi onlar olabilir.

Normal mi bu?

Hayır, hiç de normal değil. Aslında iktidar cephesini oluşturan partiler yanında muhalefet saflarında da hemen her eğilime cevap verebilecek durumda olan partiler var. “Kararsızım” cevabını verenler kolaylıkla birini seçebilirler.

Seçebilirler, fakat seçmiyor ve karar vermek için bekliyorlar.

Muhalefet partilerinin bu durumu görmeleri ve insanların neden kendilerini oy vermeye değer bulmadığını değerlendirmeleri şart.

Değerlendirip oy verilebilir hale gelmeleri de…

Aksi halde, iktidar cephesinden kaçan oylar yeniden o cepheye dönebilir.

Metropoll Türkiye’nin nabzı 2020 anketinin ilgili bölümü:

ΩΩΩΩ

42 YORUMLAR

  1. «”Kararsızım” cevabını verenler kolaylıkla birini seçebilirler.

    Seçebilirler, fakat seçmiyor ve karar vermek için bekliyorlar.

    Muhalefet partilerinin bu durumu görmeleri ve insanların neden kendilerini oy vermeye değer bulmadığını değerlendirmeleri şart.

    Değerlendirip oy verilebilir hale gelmeleri de…»

    Sayın yazarın bu ifadelerine katılmak güç, çünkü;
    Hayır seçemezler, seçebiliyor olsalardı zaten seçerlerdi!
    Seçmiyor ve karar vermek için bekliyorlarsa; çoktan kararlarını vermişler demektir!
    Nihayet muhalefet partileri oy verilebilir hale gelebiliyor olsaydı, grafikte de görüldüğü gibi hazır oylarını da kaybediyor olmazlardı heralde?
    Kulakları çınlayasıca sn.bernar, bu anketçilerin her tahmini her seçimde tersköşe olmuyor muydu? Meydan boş, sık babam sık!

  2. Bakın toplam 5 defa uzaya roket göndermişiz deneme maksatlı ve hepsi başarılı olmuş artık dolu (içinde uydu da olan roketi göndermeye hazırlanıyor biximkiler) sizinkiler napıyor. ? Bu hükümet mi düşecek. Gün gelecek oturup ağlayacaksınız.

    • Deney yapmak iyidir, takdir de ederiz. Fakat katı yakıtla yapılan ve ABD’de amatör uzay meraklılarının yaptığı düzeyde henüz. Ucunda uydu olan sıvı yakıtlı gerçek roketleri gönderip yörüngeye oturtmak için henüz çok erken. Başarılarını takdir ettiğimiz Aselsan, Roketsan, Havelsan ve kimi özel sektör savunma sanayi şirketlerimiz var. Fakat onlar da büyük ölçüde dış teknolojiye bağımlı durumdalar. Nitekim motorunu ve güç ünitesini temin edemediğimiz için yerli ve milli tankı yapamıyoruz.
      Havuz medyası sorunu bu işte, kandırmacı yanlış yönlendirme yapıyorlar. Siz ve benzerleriniz de hemen inanıyorsunuz.

  3. Hukuk devleti ilkeleri, mülkiyet hakkına saygı, şeffaflık, öngörülebilirlik, piyasa ekonomisi kurallarına uyumluluk … Bunları Erdoğan söylüyor! Ne oldu da Erdoğan yüzseksen derece döndü. Daha düne kadar bunları söyleyenlere ‘dış güçlerin ajanları’ demiyorlar mıydı?

    Ben bunların hiçbirisine inanmıyorum. Yakın geçmişte de sıkışınca benzer vaatlerde bulunmuşlar ve fos çıkmıştı. Ne zaman Fehmi Koru ve Taha Akyol başta olmak üzere halkın değer verdiği gazeteciler medyada köşelerini kazanır ve bağımsız yazılar yazar, ancak o zaman (kerhen de olsa) gerçekten bir değişim olacağına inanırım. Ayrıca Osman Kavala v.b. ön planda olan birkaç kişinin tahliye edilmesi yetmez. Haksız yere hapislerde tutulan onbinlerce gariban Cemaat mensubunun da tahliye edilmesi gerekir. Suriye’de Libya’da, Doğu Akdeniz’de, S-400’de neler oluyor sorusuna karşı görüşlerin de medyada yer alması gerekir.

    Bunlar olmayacaktır, olan şudur. Erdoğan’ın yıllarca uyguladığı yanlış politikalar nedeniyle ekonomi davulu patlamak üzereydi. Erdoğan ise bunun yeterince farkında değildi. Kendi çevresindekiler ise açıkça bu gerçeği söyleyemeyip lafı dolandırıyorlardı. Sonunda dışarıdan ve Erdoğan’ın sözünü dinlediği ‘birileri’ onu ikna etti. Yapmak istedikleri ise yeni bir kandırmaca. 19 Temmuz’da faiz artırılacak (piyasa şimdiden satın aldı, döviz kurları düştü), birkaç kişi tahliye edilecek belki Enis Berberoğlu tekrar milletvekili olacak falan. Fakat gerçekte örneğin Fehmi Koru yine internette yazabilecek, herşey eski tas eski hamam devam edecek.

    Kırk yıllık kani olmaz yani. Yapılan şey ekonomi davulunun patlamasının geciktirilmesinden başka bir şey değildir. Yabancı yatırımcılar havuz medyası okuyup karar vermeyecekler herhalde.

  4. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu yıl içinde ekonomi konusunda neler demişti ?

    “Ekonomik tuzağı bozduk, ekonomimiz yeniden yükselişe geçti” (16 Şubat 2020)

    “Türkiye şu an ekonomide pik yapıyor” (12 Eylül 2020)

    “Dünyanın ilk 10’una girmeyi başaracağız” (10 Kasım 2020)

    Fakat birden öğrendik ki meğer ekonomimiz “acı reçete” gerektiren bir durumdaymış!

    Recep Tayyip Erdoğan’a inanan ya saftır yada bu düzenden besleniyordur.

    Ne zaman hukuk, ne zaman guguk devleti olacağımız Erdoğan’ın keyfine mi kaldı?

  5. Baba Albayrak defalarca Erbakanın partisinden millet vekiliğine aday adayı olmuş ve başaramamış. 1996 zamanki Hemşerisi şimdiki dünürü İBB başkani iken imami’i KÜLTÜR danışmanlığına başlatmış.
    2004 den bu tarafa Karadenizlilerin altın yılları oldu. Mutahitler, Bakanlar, yardımcıları ve partisini kapattırdığı siyasetcinin gazeteleri ve TV lerini kendi hemşerilerine peşkeş çekerek hepsine köş döndüren damadını harciyacağına ben şahsen zerre kadar inanmam.
    Şöyle 27 sene evveline baktığımıda muazam bir Aldatma taktiğini göriyorum.
    Bu arada Erbakanda Karadenizli olduğunu hatırlatmakta fayda var.
    Dindar olan bir insan milleti kandırmaz….
    Albayrak ve Erdoğan gündem saptırıyorlar.
    27 senedir hep mağdurları oynayarak buralara geldi.
    Demeki 2002deki partiden ayrılmalarda bir oyunmuş.
    Dini kullanarak
    Türkiyeyi batırdılar.
    Eee ne diyelim herkes laik olduğu gibi yönetilir.

    Erdoğani sevmeyenler adahi şimdi DAMADA aciyorlar.
    Tiyaturo’yu uzaktan izlemek bir başka oliyor.
    Garibime giden Azarbeycan Diktatörünün ömrünü uzatmak için Karabağa Rus askerlei yerleştirenler için zafer çığlıkları atarlarken, Çinlilerin Uygur Türkleri ve Çinli Müslümanlara tecevüz etmelri ve soy kırım uygulamalarınada KÖSTEK olmak yerine destek oliyorlar.
    Keyf için dememişler Yalancılar için yaşasın cehhennem.

  6. Şimdi geliyoruz Varan 2’ye:
    Geçenlerde bir yorum yazmış ve yakın gelecekte Erdoğan’ın önünde batan ekonomiyi kurtarmak için iki yol olacağını, bunlardan daha muhtemel olanın Batı ile arayı düzeltmeye çalışmak olacağını yazmıştım. Bu baptan Osman Kavala ve benzeri bazı kişilerin özgür kalabileceğini de eklemiştir. Ben demiştim hoş değil tabii, sadece gidişin yönünü belirtmek için yazıyorum. Gerçi benim Bernar Bey gibi bir Kürem yok maalesef. O’nun kadar birikimim ve vaktim de yok. O yazdıkça ben yazmış gibi mutlu oluyorum. Ellerine, yüreğine sağlık.
    Ne olduysa son 3-4 gündür Erdoğan’ın da Adalet Bakanı’nın da boğazına birşey takılmış gibi devamlı hukuk devleti, adalet, şeffaflık vs. gibi şeyler söylüyorlar. Hakimler Savcılar Kurulu da bugün O. Kavala’ya tutukluluk kararı veren hakimlerin listesi istemiş, anlaşılan serbest kalması için harekete geçmişler vs. Anlayın artık, Batı’ya bir şirinlik yapılacak. Yani sopanın ucu görünmeden zulme ara vermeyiz tavrı. Allah şaşırtmasın, bu Adalet Bakanı Güney Patagonya’dan yeni mi geldi, ülkede adalete “iyi saatte olsunlar” mı talimat veriyordu. Yoksa ülkede birşeyler oldu da biz mi duymadık? Gerçi duymamamız normal, ortada özgür medya falan yok, bir istifayı duyuracak İnstagram dışında mecra bile yok ama bu kadarı da fazla. Eee Biden’in gelişi netleşince herkes yeni patrona göre vaziyet almaya çalışıyor. Haydi kolay gelsin.
    Mevlana Hazretlerine bir yalancı gelmiş ve kaybolan arkadaşı için “Şemsi gördüm” demiş, O da çıkarıp cübbesini vermiş. Etraftan “Efendim bu yalancının biridir, yalan söylüyor” demişler. Mevlana da “Biliyorum yalan söylediğini, ben bu yalana cübbemi verdim. Doğru söylese canımı verirdim” der. Şimdi bizim toplum da şeffaflık, adalet, hesap verebilirlik gibi değerlerin yalanına bu kadar prim veriyor. Dolar düşüyor, borsa yükseliyor.
    Forum’a geri dönen Didem Kuz’un yazılarını okumak keyifli. En azından hakaret, karalama, yok etmeye çalışma gibi bir yaklaşım yok. Artık trolleşen bir siyaset ve yönetim anlayışı ile koca memleket bir küfür ve hakaret hummasına tutuldu, bir kısım gayretli troller bu sayfaya bile müzahrafat boca etmeye çalışıyorlar. Sayın Kuz’un bahsettiği 100. maymun etkisini biz olumsuz yönde tecrübe ettik. İnşallah iyi yönde de ederiz.

  7. Hocam, merak edip sorduklarınızı zatı muhterem kendisi düşünmemiş ki siz öğreneceksiniz ! Bu durum , yalap şalap yazılmış restli ! istifa metninden açıkça belli olmuyor mu ? Hem öğrenip ne yapacaksınız ; alan memnun , satan memnun ! ‘Af talebi kabul edilmiş ‘ olmuş bitmiş ! Baki selamlar

  8. Seçim anketlerinde kararsız oylar standart olarak kararlı oylara göre dağıtılıyor. Normal şartlarda bu dağılım ile elde edilen oranlar gerçeğe yakın bir sonuç veriyor. Fakat mevcut durum normal değil, bu nedenle %25’i geçen belirsiz oylara eşit muamele yapamayız. Korku ortamı hakim olduğundan birçok insan anketöre bile iktidar karşıtı bir siyasi tercihi söylemeye çekiniyor. Diğer yandan DEVA ve Gelecek partileri örgütlenmelerini henüz tamamlayamadılar. Ekonomide ise Erdoğan bile sonunda acı reçeteden bahseder hale geldi. Bu gerçekleri gözönüne aldığımızda kararsız oyların dağılımını ben şöyle tahmin ediyorum.

    Cumhur İttifakı %5, CHP+IYI+DEVA %15, Diğerleri %5. Buna göre de şöyle bir oy dağılımı çıkıyor. CHP+IYI+DEVA %43, AKP+MHP %42, HDP %10, Küçük partiler toplamı %5. Bu durumda CB seçimi 2. Tura kalır ve Millet İttifakı adayı kazanır. Mecliste ise kimse salt çoğunluğu sağlayamaz ve HDP kilit parti olur.

    Ekonomide gidişat daha da kötü oldukça ve dış politikada propaganda ile şişirilen başarı hikayelerinin aslı ortaya çıktıkça Cumhur İttifakı oyları daha da azalır ve bir kritik eşikten sonra ‘bunların devri kapandı artık’ kanaati oluştuğunda Cumhur İttifakı baraj sorunu bile yaşayabilir. Fakat böyle bir durumun gerçekleşebilmesi için ‘muhalefet ittifakı da ülkeyi yönetebilir’ kanaatinin oluşması gerekir. Bunun için de muhalefetin HDP/Kürt seçmen ve milli güvenlik politikalarını netleştirmesi gerekiyor. Muhalefet bunu başaramadığı sürece, iktidarın kriz denilecek çok açık bir başarısızlığını beklemek zorunda kalacaktır.

    • Komik bir yazı olmuş ve bir o kadarda hayalperest… İstiklal Savaşı ve Lozan’ı “kazanmak” yerine “hediye edilmiştir” tabiri ise yazının ne kadar boş ve havada olduğunu gösteriyor.

  9. YANİ SAYIN KORU NAZİKCE VE AÇIKCA DİYOR Kİ;

    “MEDYA /GAZETECİLER ÜLKEYİ YÖNETENLERİ YÖNETEBİLDİĞİ (PARDON , YÖNETENLERLE İLGİLİ KULLANIŞLI HABER YAPABİLDİĞİ SÜRECE, BİLDİKLERİNİ KENDİ/VEYA GRUPLARININ ÇIKARLARI İÇİN YÖNLENDİRME YENEKLERİNİ KULLANABİLDİĞİ SÜRECE, BU İDDAMIN SAYISIZ ÖRNEKLERİ VAR BASIN TARİHİNDE, SİZ DE BİLİYORSUNUZ) MEDYADIR/GAZETECİDİR. ”

    SORULAR ;
    1-BU YETENEKLERİ/GÜCÜ/ KEYFİ SÖZDE 4. KUVVET OLŞUNUZU NASIL OLDUDA KAYBETTTİNİZ?

    2-YENİDEN GAZETECİLER SÖZDE 4. KUVET OLURSA BUNUN HALKA BİR FAYDASI OLUR MU? 4. KUVVET OLDUĞUNU İDDA ETTİĞİNİZ GÜNLERDE NE FAYDASI OLDU Kİ?

    3-HALK VE SİYASETCİLER BUNUN FARKINDA OLDUĞU SÜRECE , SERMAYE KONTROLUNÜ SİYASİLER ELDE TUTTUĞU SÜRECE SÖZDE 4.ERK OLUŞU BÖYLE OLUYOR DEMEKTİR,

    SİYASİLERDEN BAĞIMSIZ SERMAYE BASINDA KONTROLU ELEGEÇİRDİĞİNDE 4.ERK OLMAK YERİNE 1. ERK, YÜRÜTME ERKİ OLMAYA ÇALIŞMASI, SEÇİLMEDEN YÖNETME LÜKSÜNE KAVUŞMASI SİZCE DOĞRU MU? BUNU HALK NİÇİN İSTESİN? SEÇTİĞİ SİYASİLERE OY VERMEME SEÇENEĞİ VARKEN, GAZETECİLERE YAPRIMI VAR MI? VAR TABİKİ ONLARAIN SÖYLEDİKLERİ VE YAZDIKLARININ GAZETECİLERİN KENDİ MEFAATLERİ İÇİN OLDUNA İNANMAK, HALKA Bİ FAYDASI OLMADIĞINA İNANMAK.BUGÜN HALK BUNU MU YAPIYOR SİZCE?

    • – müthiş bir zeka!
      – dahiyane bir analiz!
      – külyutmaz bir münevver!
      – Vatandaşı daha da öveceğim ama benim türkçem ancak bu kadarına yetiyor. Bundan sonrası için birileri yardım ederse sevinirim.

  10. Yahu istifayı neden ettiğinden daha çok sonuçla alakadar ne yapıyorsa yapsın rahat bırakın adamı bizde hayatımıza umutla sarılmaya devam edeceğiz en azından şimdilik

  11. 30 yıldır alınamayan Karabağ alınmış.100 yıldır böyle bir Türk zaferi yok.
    Kaç gündür görmemek için neler yapıyorsunuz.
    Bir sonraki konunuz Trump ın saç duruşundan RTE nin nasıl düşeceğinin analizi.
    Sıkı durun bu kış diyorduk seçimi ama 2021 içindeye döndü.
    Sakın çözülmeyin damat gittiyse RTE de gidecek…
    Biden de geldi Halkbank davasını açıp Türkiye yi batıracak..
    15 yıl RTE nin yamaklığını yapmış Babacan’ı çare diye parlatan Kapitalist sosyalistler
    ABD tarafından beslenen Papaz ın CIA ajanı olduğunu gözlerden kaçırmaya çalışan Cingöz Recai ler.
    Yaw he he..

      • Herşeyimizi aldıkları için mi ,nasadan Fransa ve ABD yi attık.ve 30 yıldır alınamayanı aldık.
        Karabağ vatandır,namustur. Değerini “kervan geçmez” diye nitelemek ancak vatan kavramını yitirmiş ABD li efendilere sığınmış 1$ lık ların işidir.

          • Şeker fabrikası olan bir gelişmiş devlet varsa beri gel
            Sap nerde saman nerde
            Ben diyorum Fransa ABD ti sildik.
            Sen şeker pancarı
            Bir Zaferi karalamak için bu kadar ıkınmanıza Rağmen güneş ortada

        • Sayın serdar turhan!
          Sizinle hiçbir konuda anlaşamayacağız.
          Ancak, 50.000 dolara bir çanta almak yerine, 50.000 adam almak daha mantıklı değil mi?

          • Başka konu ,iftira kaldı mı
            100 yılllık Zafer kazandık diyorum
            Sizin gündeminiz şeker pancarı Trump un saçı
            Tamam anladık tweetleri ikiye katlanacaksanız da biraz mantık ve izan

  12. Evlatlarım; dedeniz yıllarca denizlerde gemi kaptanlığı yaptı bense karada devletin yanında kaptanım ,yanımdaki Devlet daha önce bir hükümet batırmıştı şimdi benim gemimi de batırıyor, bu gemiden inin kendinize selamet bir sahil bulunuz. Ben boğulursam siz boğulmayın
    emrin başımız üstüne BABACIĞIM

    • Haydar Bey gözünaydın, bizim oruç reis orda burda bi yığın doğalgaz rezervi filan buldu, şu sıralar batan değil çıkan durumdayız haberin olsun!

    • Yıllardır yutturulmuyır mu sanki basın sıradan insanların menfaati içindir diye. Dünyadaki en büyük yalan demokrasi ikincisiyse medya bence. Demokrasi yalan çünkü demokrasinin doğduğu yer güya fransa büyüdüğü yer ingiltere geliştiği yer amerika. Dünya bunlardan ne çekiyor görüyoruz. İkinci yalan medya. Medya dediğiniz sadece Türkiye değil tüm dünya. Bana gerçekten bağımsız bir gazete ki sosyal medya dahil, gerçekten özgür düşünceli bir gazeteci gösterin kendi hırslarını önde tutmayan birini bulun görelim. Kademe kademe güce tapınıyor gibi yapıyor herkes. Elbet kim münafık kim samimi bilmiyoruz. Değil derseniz sorarım size bu gün ortanın yandaşı olan gazeteler dünün solu değilmiydi ? Bu gün hükümete muhalif gazeteciler dünün postal yalayıcısı değilmiydi ? Hangisi ötekindençok beri. Burda bize bu imkanı açan gazeteci çok demokrat olduğundan mı bize yorum imkanı veriyor. Yöntemi değişik çünkü. Kırılma noktasına kadar olanları nasıl anlatıyor hiç açıklama yaptı mı. “Ben böyle gördüm” kitabında kusmen açıklamaya çalıştığı şeyden birşey anlayanınız beri gelip şunu şurda net ifade ediyor desin. Malum toplantıdan sonra ne değişti de sayın yazar böyle oldu.

  13. Geçenlerde ünlü giyimli bir hoca, ünlü bir gazetecinin konuğu idi. Yargının bir cemaate, eğitimin bir cemaate verildiğini söyledi. Basın da birilerine verilmiş durumda ama tabi herkes bildiği için söyleme gereği duymadı. Albayrak ailesi basında söz sahibi değil mi? Zaman içinde sular durulunca kendi cenahlarından uygun bir açıklama gelir, yine ünlü bir gazeteci ile ekran karşısına geçilir sanırım. Ama bir uykudan önce masal tadında mı olur yoksa acı gerçekler mi konuşulur tahmin etmek zor değil. Aile ilişkileri göz önüne alınırsa acı gerçekler biraz daha bekleyecek gibi görünüyor. Özgür basından çok toplumda özgür düşünen insan sorunumuz var. Algılarla yönetilen bir toplumuz. Biri çıkıp peygamber gibi konuşunca etkileniyoruz, ne söylediğine değil ne yaptığına bakmıyoruz. Anketlerde bunu söylüyor, algı ile topluma nasıl ayar verilebildigini gösteriyor. Yoksa akp nin ekonomi, yargı, eğitim, tarım, hayvancılık, iskan, şehirleşme, performanslarına bakıp % 5 bile oy alması mümkün olur muydu?
    Bir muhalefet sorunu olduğunu zaten uzun zamandır yazıyorum. Kaliteli insan sorunu var, ahlaklı insan sorunu var bu ülkede.
    Hem iktidar da hem muhalefette parti içi de büyük sıkıntılar var, insanlar konuşmasın düşünmesin isteniyor, lider konuşsun lider düşünsün isteniyor, mecliste aynı hikaye, ayda 26 bin tl ödeyelim ama sadece el kaldırsın isteniyor, hatta daha çok el kalksın diye sayı 600 e çıktı hatırlarsak. Parti içi sıkıntılar sonuçta insanları ayrılıp parti kurmaya mecbur eder oldu. Bunu ben faydalı buluyorum, yakın gelecekte parti icinden geçişler de mümkün olabilir, bunun önüne geçmek için eski isimler vitrin önüne geliyor tekrar. Neden gittiğini bilirsek neden geldiğini anlamak kolaylaşır değil mi?

    • didem hanım bir gün Üstad Fehmi Koru’ya ” hep aynı konu, hep aynı konu” diyerek sitem edip uzun zaman görünmemiştiniz. sizi takrar görmek güzel. hazır görmüşken birbiriyle bağlantılı iki sorum var müsadenizle:

      “Özgür basından çok toplumda özgür düşünen insan sorunumuz var. Algılarla yönetilen bir toplumuz. Biri çıkıp peygamber gibi konuşunca etkileniyoruz, ne söylediğine değil ne yaptığına bakmıyoruz” diyorsunuz çok doğru bir tespit.

      ben bu tespitin, kişilerin eğitim durumu, titri, uzmanlığı, din alimi,kanaat önderi ya da makamı ne olursa olsun herkesi kapsadığını düşünüyorum. siz nasıl düşünüyorsunuz? bu durumun çaresi nedir?(ben bu günkü yazının ana fikrinde anlatılanın bir çare olduğuna inanıyorum)

      ikinci sorum da; aslında meselelerin hep aynı konu olduğu noktasına gelebildiniz mi?

      • Selamlar,
        Tespitim herkesi kapsıyor mu diye soruyorsun, cevabım herkesi yani hepimizi kapsadığı yönde. Hepimiz bu algılara bir sekilde açığız ve önkabullerimiz var.
        Bunun çaresi bana kalırsa once aile içi ve okul öncesi sonra da ilkokul birinci sınıf eğitimden geçiyor. Birinci sınıfta matematik, sosyal bilgiler vs olmasın sadece ahlak dersi olacak. Çünkü hayatta bir miyara ihtiyaç var ve bu sadece ahlâk olabilir. O zaman algılar sabit bir değer üzerinden değerlendirilir. Bugün bulunduğumuz bu noktada isek ahlaklı insan yetiştiremediğimiz içindir. Ve bu, bu toplumda herkesi yani hepimizi bir noktada kapsıyor maalesef.
        Konu tekrarı konusunda elestirilerimde büyük bir değişiklik yok, sorunu tespit noktasında çok tekrar yapıyoruz, çözüm konusuna odaklanmalı, aydınların burda ağırlık koyması gerekiyor diye düşünüyorum, sorundan çok çözümü tartışmalıyız…

    • Didem hanım
      “Anketlerde bunu söylüyor, algı ile topluma nasıl ayar verilebildigini gösteriyor.”
      diyorsunuz ama aslında tam tersini söylüyor bu anket:
      Algı salgı kimsenin umrunda değil sanki; seçmen her zamanki yerinde duruyor; belki bir kişi bile saf değiştirmiş değil, doğum ve ölüm oranlarından kaynaklı küçük farklar olabilir bi parça, hepsi bu…

  14. İSTİFA EDEBİLMEK GÜÇ İSTER.
    İstifa edebiliyorsan ve kabul ediliyorsa bu durumda güçlü olan kim sizce.
    Otoriter sistemde göreve getirilir .görevden alınılır.
    Ben getirdim ben alırım gücü.
    Yada en fazla istifa geri aldırılır uygun zaman da kovmak üzere.
    Otoriter sistemin tek güven kaynağı kan bağı ve aile bağlarıdır.
    Kader ortakları tabii.
    Belki de hazine boşaldı.
    YAKINLARIN DOVİZ BORCUNU UCUZA KAPATMAK ADINA.
    Devlet bankaları siyasilerin siyaset yapmasının ana sebeplerinden biridir.
    Devlet bankaları zarar eder ama iflas etmezler.
    Zararı para basarak, halk enflasyon olarak öder.
    Şimdi yolun sonuna gelindi.
    Para bitti.
    Borç bulmak lazım.
    Borç verenler tefeci faizine bile razı değil.
    Devlet güvencesi istiyorlar.
    Şimdiye kadar gerçekleşen enflasyona göre faiz vermek istediğimizde beklenen enflasyon
    tahminleri hiçbir zaman tutmayınca kimse bize inanmıyor artık.
    Enflasyon hesaplarımıza da kimse inanmıyor.
    Paraya da çok ihtiyacımız var.
    Kuralları da biz koymak istiyoruz.
    Para sahipleri aptal ya.
    Bizde çok akıllıyız.
    Bankadan kredi istiyorum şartları ben koymaya çalıştığımda olacakları siz tahmin edin.
    İşin sonunda ,acı gerçekler gizlenemeyecek boyuta ulaşınca (döviz fiyatları v.b.)
    Finans piyasalarının önünde diz çökmek zorunda kaldık.
    Halk, cebine dokunulunca babasını tanımadığını en iyi yöneticilerimiz bilir.
    IMFnın yapmak istediğini yerli ve milli IMF mız yapacak.
    Acı Reçeteyi yönetenler; uygulayacak halkımıza içirecek.
    Halk feryat edecek.
    Başka çare yok.
    Borç parayla saltanat buraya kadarmış.
    Acı reçeteyi kim uygulayacak sa ondan nefret edilecek.
    Hazine ye para dolmaya başlayacak.
    Hazine dolmaya başlayınca ,o nu dolduranlar halka rağmen günah keçisi olacak ve gönderilecek.
    Halk çok sevinecek.
    Hazineyi boşaltanlar tekrar göreve çağrılacak.
    Halk yine çok sevinecek.
    Hazineyi çok iyi boşaltıyor bu ekip ,bizde en güzel günlerimizi yaşamıştık o günlerde.
    Yine güzel yöneticilerimize kavuştuk diye bayram yapacağız.
    BENİM İSTİFA OLAYINDAN ANLADIĞIM BUDUR.
    İstifa nın kabul edilmesi hiçbir faniye nasıp olmadı kolayda olmayacak.
    NEDEN GÖREVDEN ALINMADI?
    İlerde yıpranmamasını önlemek bütün gaye de ondan.

  15. Sorular, sorular cevapsız sorular peki taharriyi hakikat kimse kalmadı mı? Elbette kalmıştır lakin evde maişet bekleyen evladu iyal kaygısı başta yandaş medya olmak üzere çok kimseyi hatta kafası karışık troliçe tayfasını bile etkilemiş görünüyor. Ancak bu yeni bir durum değil görevinden azl veya icbaren istifa yolu ile af edilenlerden şu 10 yıl içinde zımnen dahi neden azl edildiği veya istifaya zorlandığına açıklayamamış, bir tek numuneyi imtisal olarak tepki gösteren Erdoğan Bayraktar olmuştur. Bayraktar mücbiren istifa ettiği o dönem için: ”Rüşvet ve yolsuzluk ifadelerinin bulunduğu bir operasyon sebebiyle istifa ediniz ve beni rahatlatacak deklarasyonu yayınlayınız, şeklinde tarafıma baskı yapılmasını kabul etmiyorum.Etmiyorum çünkü, soruşturma dosyasında var olan ve onaylanan imar planlarının büyük bir bölümü Sayın Başbakan’ın talimatıyla yapıldı.” demiştir. Söz gelimi Efkan Ala, 15 Temmuz gecesi nerede olduğu konusunda anlaşılmaz bir kaç röportaj verince kritik bir zamanda İçişleri Bakanlığı yapmış olmasına rağmen sessizliğe davet edilmişti. Bu gibi zevat şimdilerde eskiye rağbet olsa, kabilinden tekrar ortaya çıkmış ise yapılan hamlenin sonrasında ne geleceğini kestirmek güç olmasa gerekir. Hatta baba Albayrak münzevi hayatı yaşadığı Trabzon yaylalarından cihan şümul davaya ne kadar ailece sadık olduklarını, dünyevi makamlara değil uhrevi mevkileri hedef alan bir yaşamları olduğunu da vurgulayarak açıklamaısnı fitnecilerin masa başında haber üretmelerine sitem ederek bitirmiştir. Halbuki bu kadar açıklamanın baba Albayrak yerine evlat Albayrak hatta yüzünü hiç görmediğimiz medya komiseri diğer Albayrak tarafından yapılmasını gönül isterdi. Çünkü madem at izi, it izine karışıyor o zaman atı, iti, kurdu, tilkiyi hatta varsa çakalı, sırtlanı, pelikanı açıklamak iddia sahibine ait bir durum değil midir? Ancak bu tercih edilmemiştir. O zaman bir müddet daha ortalık karışacak ve çalkalanma ile tekrar siyasi arena hercü merc olacaktır.
    Hamiş: Maksadımız dünyevi makamlar değildir diyerek ulvi gayeleri olduğunu iddia eden ve bunun karşılığında maaş alıp, lüks konut ve araç saltanatı ile devlet vazifesi deruhte edenleri anlayamamakla beraber beyler rızayı ilahi namına yaptığınızı iddia ettiğiniz, fi sebilillah işlerin karşılığında eğer para, makam, itibar alıyor iseniz bunun karşılığını ahirette alamayacağınızı hele bir de müfritane israf ediyor iseniz muahaze edileceğinizi üzülere ifade etmek isterim.
    Asr-ı Saadet Anekdotu:
    ”Muaviye, kendisine ihtişamlı bir saray inşa eder ve sahabe önde gelenlerinden Ebu Zer’e sorar: Sarayımı nasıl buldun ?
    Ebu Zer: Eğer bu sarayı kendi paranla yaptırdıysan israftır yok halkın parasıyla yaptırdıysan ihanettir ve haramdır. Kul hakkına girer.” demiştir.

    • üstad milli gazete köşe yazısı olacak yorum tebrik ederim.benimde her zaman anlamadığım dava adamı olupta bu kadar lüks ve sefahat içinde olmaları ve hesapsız bir şekilde bu garip ülkemin garip insanlarının vergilerini hiç hesapsız harcamaları bu dava adamlarının örnek araç kiralamaları ile afrikada bir kaç ülke 3. 5 sene karnı doyar.toplantı tanıtım vesaireyi saymıyorum o zaman belki afrika doyar onun için işleri bir hayli zor mahşer de

  16. Bir soruda benden olsun. Berat Albarak istifa etmek için neden ABD seçim sonuçlarını bekledi?
    Yıllardır hodaklık dahi yapmayayacak birisine hazineyi teslim edip Ülkenın bütün enerjisini beraber bitirenler şimdi teker teker Mağdurları oynayarak milleti uyutiyorlar ve uyutmayada devam edecekler.
    Bunlar Efkan Ala gibilerini oltalarında yem olarak kullanip kendilerini temize çıkaracaklar.

    Bu tip işleri için Türkiyede ala gibi makam heveslilerinin bunlara kul köle olmaları bunlar için çantada keklik.
    Fakat, ne olursa olsun, ABD savcılarına bunlar eninde sonunda hesap verecekler.
    Son 9 yıldır vatan millet ninnisi ile uyutukları millet geçte olsa uyanacak.

    Bence bu istifa damat ve kayınbabanın seneryosunu birlikte yazip sahneledikleri oyunun baş rol oyunculuğunu da beraber oyniyorlar.

    • Nurdan hanım!
      Ne zamandır yazmıyordunuz.
      Tam ABD seçimlerinde sizin gözlem ve görüşlerinizi merak etmiştik.
      İnşaallah sağlığınız yerindedir

      • Sayın, Y.K bey! teşekür ederim çok şúkúr sağlíğím yerinde.
        Uzun zamandír yazamamamin bir kaç nedeni var, ben sadece ABD deki nedenini yazayím TC dekinide siz anlarsínız.
        Ben Bide’nin seçim ekibinde Gõnúlú olarak çalíşiyorum ve seçimden önce çok yoğunduk.
        Dúnyanín her kõşesine akíl sağlíkları bozuk olan DİKTATÖLERDEN birer tane yerleşmiş en tehlikeliside Trump idi onun için her kes gibi bende elimden geleni yapmak için
        diğer gönúllülerle birliktev canla başla çalíştík ve ruh hastasí paraya tapmiş diktatörlerin ela başlaríndan birisini devirebildik.Allaha Şúkúrler olsun. Bunlar aktapot gibi birer varlíklar.
        Ordaki Aldatan ve Ka Partililer ile burdaki Trump taraftarlarí birlerine çok benziyorlar. onun için 70 senedir Cumhurtiyetcilerin eyaletlerini Biden kazandí,
        Esenlikle kalın

  17. Ekonomi bakanı hükümette sadece paratoner görevi görüyordu.Yaşanan olumsuzluklar yüzünden gelen tepkileri hükümete değil kendi üstüne çekiyordu.Bu kadar yıldırım çarpmasına dayanamadı istifa etti.
    Erdoğan dünkü konuşmasında” enflasyona yüksek faizin sebep olduğunu”yineledi bu durumda yeni merkez bankası başkanının faizi nasıl artıracağı merak konusu.
    Yeni atanmış olmanın verdiği kredi ile belki reisi ikna edip %4 gibi bir faiz artışı yapabilir.
    Ama bu da yeterli olmayacaktır.
    Ülkeye tam manasıyla hukuk,adalet,güven gelmeden ekonomi falan düzelmez.

    • Vegan arkadaş ekonomi yoksa “hukuk,adalet,güven” falan ye o zaman ya da kendine sigorta filan yaptır; biri yoksa diğerinden yiyemez diye! Herkes de dreyfüs kesildi haa…

      • Sayın H Gayret!
        Yakın zamanda bir KBB yada göz uzmanına göründünüz mü?
        Damatın istifasını duyunca kulaklarınıza inanamama yada görünce gözlerinize inanamama yaşamış olmalısınız.
        Yakınlığı da dikkate alındığında aslında Trump’ın uslubundan bile daha ağır bir istifa.
        Yandaş basın da anlaşılan muayeneye gitti. Malum korona ortamı. Onun için haberi 27 saatte veremediler.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız