CB Erdoğan’ın Washington çıkarmasının muhasebesi: Görkemli yönleri yanında ciddi sorular hala cevapsız…

33

Beyaz Saray’da 1,5 saat başbaşa görüşme… Ardından heyetler arası müzakereler… Bir ara Amerikalı beş senatörün de katılımıyla ikna seansı… Sonrasında kalabalık bir grup önünde basın toplantısı…

Neredeyse beş saati bulan bir maraton…

Türkiye’den Washington’a giden heyetlere gösterilen ilginin herhalde en göz kamaştırıcı olanı ile bu ziyarette karşılaşıldı.

Başarılı yönler 

Dahası da var:  Konuk Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan basın önündeki konuşmalarında evsahibi için sıradan dostluk ifadeleriyle yetinirken, evsahibi Donald Trump konuğunu en ileri övgülere boğdu. İki ülke arasında terörle mücadele konusunda tam bir mutabakat olduğunu, ikili ticari ilişkileri 100 milyar dolara çıkarma iradesinin devam ettiğini yine evsahibi Trump’ın ağzından dinledik.

Evsahibi bu ziyarete saatlerini ayırırken, Beyaz Saray’a fazla uzak olmayan Kongre’de kendisinin siyasi muarızları sonunda görevden azledilmesiyle sonuçlanabilecek bir sürecin kamuoyuna açık ve uluslararası bütün kanallardan canlı yayınlanan yeni bir aşamasını başlatıyorlardı. Trump onu izlemek yerine dikkatini konuğuna vermeyi tercih etti.

Hiç kuşkusuz bu yönleriyle başarılı bir ziyaret bu Türkiye için…

Trump’ın karakteri göz önünde bulundurulduğunda ziyarette sürprizler yaşanmaması da önemli. [Karakter deyince: Basın toplantısında güya ‘hükümete dost Türk gazeteci’ aradı Trump; soru sorana da sonrasında "Gazeteci olduğunuzdan emin misiniz?” diye takıldı.]

Reklam

Cumhurbaşkanı Erdoğan çok tartışılan çirkin ifadeli mektubu da bu vesileyle Trump’a iade etmiş oldu. [Daha doğrusu konuya ilişkin bir değil iki mektup varmış ve ikincisi de herhalde birinciden pek farklı olmadığı için o da iade edilmiş.]p>

Bir de bu yön ve sorular var

Peki de görüşmeden dışarıya yansıyan görüntülerde, basın toplantısı sırası ve sonrasında Türk heyetinde yüzler neden gülmüyor?

Kongre’nin Temsilciler Meclisi kanadından çıkan ‘Ermeni tasarısı’ ile ‘yaptırımlar’ öngören iki kararın Senato’ya sunulması geciktirilmişti; Beyaz Saray’a davet edilen senatörler Türkiye’nin canını daha da acıtacak bir karara soyunduğu bilinen isimler… Acaba ikna seansı sonuca ulaşmadı mı? [Görüşme sonrası CNN’e konuşan Senatör Lindsey Graham, "Görüşmenin amacı Türk dostlarımıza Amerikan yurttaşlık bilgisi dersini vermekti” demiş.]p>

Türkiye’nin ‘terör örgütü’ olarak tanınmasını istediği YPG’nin en bilinen ismi Mazlum Kobani’yi Beyaz Saray’a davetten vazgeçilmesini sağlamak ziyaretin en önemli maddelerinden biriydi. Konu basın toplantısında kendisine yöneltildiğinde Trump doğrudan cevap vermekten alenen kaçındı. [Cumhurbaşkanı ilk kez Rusya’nın da PYD’yi ‘terör örgütü’ olarak görmediğini ifadeyle ABD ve Rusya’nın bu tavırlarını eleştirdi. Trump sustu.]

Gündemin en önemli maddesi ise Rusya’dan alınan S-400’lere ABD’nin itirazını sona erdirmek ve bu amaçla konulmak istenen yaptırımları savuşturmaktı. ABD’de güçlü bir siyasi odak NATO üyesi Türkiye’nin Rusya’dan füze savunma sistemi almasını taahhütlere ‘ihanet’ olarak görmek ve göstermek istiyor. [Daha önceden kulaklara gelse bile varlığından bu ziyaret vesilesiyle emin olunan ikinci mektupta, Trump’ın, "Vazgeçmezseniz ağır yaptırımlar gelecek” uyarısında bulunduğu düşünülüyor.]

O konu “Üzerinde çalışıyoruz” denilerek geçiştirildi.

Üzerinde çalışılan bir konu da, Türkiye’nin parasını ödediği, yalnız alıcısı değil ortağı da olduğu, belli aksamları ülkemizde üretilen F-35 jetlerine ABD’nin getirdiği ambargo. 

Reklam

Beş saati aşan uzun uzadıya görüşme ve müzakerelerin, hareketten önce ‘en önemli konular’ olduğu ilan edilmiş maddelerde bir uzlaşmaya varılmadan sona ermesi, ziyarete gölge düşürüyor.

Ziyaret sonrasında cevabı beklenen sorular şunlar:

Yaptırımlar hala gündemde mi?

‘Ermeni karar tasarısı’ Senato’dan Trump’ın da müdahale edemeyeceği üçte ikinin üzerinde bir çoğunlukla geçirilecek mi, yoksa rafa mı kaldırılacak?

PYD’nin Washington ve Trump nezdinde gördüğü itibar sürecek mi?

S-400’lere itiraz ve onu yaptırım konusu olarak görme devam ediyorsa, Türkiye parasını ödediği, parçaları Rusya tarafından teslim edilmiş sistemi kurup kullanamayacak mı?

F-35’lere konulmuş ambargo ne olacak?

En önemlisi de şu: Türkiye-ABD ilişkileri devletten-devlete olmaktan ziyade Erdoğan-Trump arasındaki iyi ilişkiler üzerine oturuyor gibi; buna karşılık sonuç alınamasa bile Trump’ın deyimiyle ‘Amerikan derin devleti’ bir tür ‘siyasi darbe’ olarak da görülen azil süreciyle konunun muhatabının hareketlerini kısıtlamış durumda. Bunun Türkiye’nin ABD’den beklentilerine yansıması nasıl olacak?

Cevabı henüz belli olmayan zor sorular bunlar…

Yazıyı daha fazla uzatmaya gerek yok. Bardağın yarısı doluysa da diğer yarısı boş. Ziyaretin hoşa gidecek yönleri var, ama sonuç alma açısından önem taşıyan bütün maddeleri hala sonuçsuz.

Muhasebeyi kendiniz de yapabilirsiniz.

ΩΩΩΩ

33 YORUMLAR

  1. Onca yolu tepip milyarlarca para harcamamızın tek getirisi skandal mektubu Tramp’a iade etmek mi oldu şimdi? Onu pembe incili kaftan da yapardı. Yazı oldu onca para, onca emeğe?

  2. Görüşme sırasında bir Senatör Erdoğan’a “S-400’leri traktör ile ezin” demiş. Erdoğan da bunu yapamam demiş. Bunlar gerçek. (Belki de off-the-record olarak ‘böyle yaparsam ilk seçimde %1 bile oy alamam, onları depoda saklayayım’ demiştir).

    Erdoğan Trump’a “Muhterem Fetullah Gülen Hocaefendiyi” bize teslim edin, çok özledik demişmiş. Bu şaka.

  3. “Uğur
    14 Kasım 2019 at 12:16
    “ha sakın risale-i Nurları sözlükten anlamaya çalışmayın.”

    Uğur bey! Zekerriya bey, benim,ne dediğimi iyi anladığı için cevap yazmadı.
    Isterseniz, aşağıya kopilediğin mim kardeşin yorumunu okuyun ve ona göre karar verin.
    Eğer Türk halkı
    Üstad Saidi Nursuyu anlaya bilseidi veya anlaya bilse, PKK ve ocu ,bucular bu ülkeyi karıştıramazdılar.
    Bakın “Şeyh” diye yazmadım “ÜSTAT” diye yazdım.
    Şeyh Asrapç din öğretene denilirken Üstad, öğretmene denir, yani bilimden tutunda teknoloji, din hepsini kapsayani öğreten.
    Rahmetlı, son nefesini verinceye kadar! “BUNLAR BENI ANLAMIYORLAR” diyerek dert yanmıştır.
    Ah bir anlayabilsek, bakın bakalım kanla beslenen siyasetçiler bu milleti bu hale getirebilirmi
    O ömrünü insanliğa adamış bir mumundi.

    Not: Uğur bey! size neden kızayımkı!
    Çünkü siz kendi doğrularınızı savunuyorsunuz ve benide tanimiyorsunuz.+ tersinden anliyorsunuz.

    “mim
    14 Kasım 2019 at 00:34
    Demek ki risale-i nur okumamız mümkün değil. Bu durumda okuyup anlayanların sayısı çok az, diğerleri de okuyor ama anlamıyor”

    Hoşca kalın.

    • Madem buraya yeni bir başlık açmışsınız,yazdıklarımı buraya da aktarayım ki okuyanlar yanlış anlamasın.
      Belirtmeliyim ki “ha sakın risale-i Nurları sözlükten anlamaya çalışmayın.”sözünü ben değil siz sarfetmiştiniz,yukarıdaki alıntının veriliş şekli sanki sözü ben söylemişim gibi bir anlam doğuruyor.

      Nurdan hanım,inanın bir,iki gün yazmaya ara verseniz merak ediyorum ve sizin yazmanızdan memnun oluyorum.Ben sizin kadar sıklıkla yazan birisi değilim,kendimce müdahil olmamı gerektirir bir durum hissettiğimde vaktim ve şartlar uygunsa yazabiliyorum.Ancak sizin gibi değerli birisinin de ara ara KENDİMCE yanlış bulduğum genellemelerini veya yargılarını ,okuyana ,zihin jimnastiği olsun babından vurgulama ihtiyacıyla yazdıklarınıza bazan müdahil oluyorum;bunu yapmaktan hoşlandığımı da söyleyemem,fakat içten gelen bir dürtü bunu yapmaya beni adeta zorluyor,yani yazmasam huzursuz oluyorum.Bu açıklamayla birlikte bir önceki güne ilişkin yazdıklarımı yanlış anlaşılmamak amacıyla bir daha aktarıyorum.Selamlar.

      “ha sakın risale-i Nurları sözlükten anlamaya çalışmayın. Onları anlayabilmek için Arapça Kürtçe Osmanlıca ve Farsça bilmek gerek.”Hiç olmazsa şu yargıya ilişkin Zekeriya bey bir açıklama getirir diye bekledim ancak maalesef susmayı tercih etti.Ama biliyoruz ki ;sükut her zaman ikrardan gelmiyor.

      Son bir sene içinde yaklaşık 10 ay müddetle – fikirlerine çokça atıf yapılan -bu adam ne demek istiyor merakıyla elime bir lügat alıp günde en az 10 sayfa olmak üzere kitaplarını okudum.Onlarda Kürtçe şöyle denirdi gibi -tercümesi de kendisi tarafından yapılan – birkaç cümle dışında Kürtçe diline ait bir şey görmedim.Belki 15-20 sayfa – hadi 30-40 sayfa olsun- yine kendisi tarafından tercümesi yapılmış Farsça beyitten başka Fars diline ait te çok bir şey görmedim.Eski kitaplarından İşaret-ül İcaz,Mesnevi – i Nuriye gibi yine kendisinin gözetiminde Türkçe tercümesi kardeşine yaptırılıp Türkçe olarak piyasaya sürdüğü -orijinali Arapça olan – kitapları var.Ancak en bilinen ve en çok okunan eserlerinin en önemlilerini -ki neredeyse eserlerinin en az % 80’i- Türkçe olarak telif etmiş.Fakat bu Türkçe 100 yıl öncesinin okur yazarlarının anlayabileceği türden Atatürk’ün Nutku,Mehmet Akif’in Safahat’ı,Tevfik Fikret’in şiirleri gibi şu anda lügatsiz anlaması zor eserler.Okurken lügat ihtiyacı çok oluyor,bu yavaş ilerleme sonucunu getiriyor,fakat okuyanın da kelime bilgisini çoğaltıyor.Anladığım kadarıyla kötüniyetli birisi kitapları okuyup,bilgi sahibi olmasın diye Nurdan hanımı fena halde işletmiş.Okursa kendisi de önyargısının yanlışlığını anlayacaktır zaten.Fakat tahmin ediyorum ki,O,bu yazdıklarıma yine kızacak ve beni kendisini anlamamakla suçlayacak.Olsun,ben yine de bildiğim birşeyi kendime saklama bencilliğini yaşamamış olayım da,bu bana yeter .

  4. Türkiye veya havuz Trumpi ne kadar tanıyor. Trump’ın dün yaptığı tamamen roldü Evet Erdoğan’a karşı Samimiyeti var fakat Trump rakiplerini Aynen Türkiye’de ki çocuklar gibi demokratlar Erdoğan’ın sevmediği ve istemediği için o Onlara inat yaptı, olay sadece bundan ibaret troller boşuna ümitlenme sin Erdoğan hiçbir şey alamadı ve alamaz da çünkü Trump rakiplerine karşı sadece ve sadece rol yaptı.

    • bir şey daha eklemek istiyorum. mahkumları serbest bıraktı diye kendisini övmek için Erdoğan’ı orada rezil etti Ne demek o yargıya müdahale ediyor işte Trump ın gerçek yüzü budur Her fırsatta bunu belirtiyor Bu da Türkiye’yi küçük düşürmek ve Türk halkını cahil yerine koymaktır ki
      Trump hep bunu yapıyor erdoğan adeta onun oyun çağı gibi,onun vasıtası ile bizi dünyaya rezil ediyor.
      Rahip,Serhan G.

  5. Halk arasında dış politikamız için “biz masada kaybediyoruz” diye yaygın bir kanaat vardır. Gerçekte ise sahadaki savaşı kazanan masada da kazanır. Masada yapılan görüşmeler, sahadaki reel sonuçlar üzerinde bağlayıcı bir mutabakata varmak için yapılır.

    ABD ile Türkiye arasında Suriye’nin geleceği konusunda ciddi görüş ayrılıkları var. Bu ihtilaflar ya savaşla yada görüşmeler ile çözülür. Yapılan görüşmelerde ise “eğer savaşla sorun çözümlenseydi ne olurdu” sorusunun cevabı esas teşkil edecektir. Bu sorunun cevabı ise bellidir. Bu durumda Türkiye elini güçlendirmek için “eğer şu kırmızı çizgimi geçersen ben de S-400 alırım sonra da Rusya tarafına geçerim” diye ABD’yi tehdit etmiştir. ABD’de bazı çevreler ise 1 Mart tezkeresini de (2003) unutmayarak bu tehdide büyük tepki göstermişlerdir. Rusya ile kısmen anlaşarak Türkiye’nin elini kolunu bağlamışlardır.

    1945 Yalta Anlaşması’nın tarihsel önemini kavrayamayan kişiler Türkiye’de üst düzey yönetici olmamalıdır. Ancak Türkiye’deki dinci seçmen çoğunluğu Üniversite diplomasını dahi gösteremeyen bir kişiyi, beş vakit namaz kılıyor ve din düşmanı! CeHaPe’yi eziyor diye, zirveye taşımıştır. Bunun sonucunda Türkiye dış politikada dar ve engebeli olduğu için manevra yapılamayan bir çıkmaz sokağa girmiştir. Bunun üzerine dostlarımız! ABD ve Rusya, “sen arabayı bırak, biz sevabına çıkartırız” demişlerdir.

    Erdoğan birçok yandaşının sandığı gibi, Batı’ya meydan okuduğu için iktidarını sona erdirmek istedikleri bir lider değildir. Eğer öyle olsaydı yabancı sermaye ile ekonomisini yürüten Türkiye’ye yabancı sermaye akışını kesip, doları 8-9 TL yapmak hiç de zor değildir. Tam tersine Erdoğan’ın iktidarını sürdürmesi için gizli eller hep devrede olmuştur. Rahmetli Bülent Ecevit veya benzeri Kuvay-ı Milliyeci bir sol veya sağ lider başta olsaydı Trump öyle bir mektup yazabilir miydi? Ecevit geçmişte sınır bölgelerimizde yaşanan terör olaylarını gerekçe göstererek ABD ve Rusya’dan izin almadan kuzey Suriye’ye girip YPG’yi dağıtırdı. Bunun için YPG’ye onbinlerce TIR silah gönderilmesini beklemezdi. Tıpkı Kıbrıs’ta yaptığını yapardı.

    Emperyal güçler istedikleri gibi yönlendiremedikleri için Türkiye’de Mustafa Kemal Atatürk ilkelerine bağlı iktidarları istemez. Osmanlıcılık ve Halifelik hayalleri kuran Siyasal İslamcı iktidarlar Türkiye için bir BEKA sorunudur. Atatürk’ün hilafeti kaldırırken “Hilafet, TBMM’in manevi şahsında mündemiçtir” demesindeki hikmetini anlayamayan tarih ve bilim cahili dincilere karşı ikinci bir Devrim harekatı farz olmuştur. Putperestler de Allah’a inanıyordu ve pek çoğu ibadetlerini aksatmıyordu. Gerçek din ile uydurulmuş din arasındaki kahredici farkı anlamamakta ısrar edenler Türk Devletinden temizlenecektir, hatta kazınacaktır. Kazınmak istemeyenlerin tövbe istiğfar edip erken hidayete ermelerini dilerim.

  6. Gidilmeli mi, gidilmemeli mi derken, hep beraber tartışırken ziyaret gerçekleşti. Gidilmesi elbette doğru olandı aksi durum sonuçları bakımından çok ağır olurdu. Beklentimden daha iyi karşılandığını söyleyebilirim, gelecekte diyalog ve diplomasinin bir parça daha ağırlık kazanacağını ön görebiliriz, bu durumda ziyaret amacına ulaşmış görünüyor. Bana kalırsa görüşmedeki en önemli nokta erdoğanın abd başkanının hemen yanında dünyanın gözü önünde abd nin belgeli teröristlerle iş tuttuğunu söylemesi ve abd başkanının da buna karşı susmasıdır. Ve teröristlerle kürtlerin bizde karşılığının aynı şey olmadığının ısrarla altını çizmesidir.
    Bu tür görüşmelerden başarı hikayesi beklemek saflık olur, bizim abd ile uzun zamandır süregelen ciddi sorunlarımız var. Sorunlarımızın temelinde abd nin israilin basitce ortadoğu planları diyeceğimiz projelere hizmet etmesinden kaynaklı aslında merkezinde olmadığımız ama direkt bizi ilgilendiren ve zarar göreceğimiz meseleler var, büyük kürdistan kurmak gibi.
    Ypg/pyd/pkk sorunu oturduk konuştuk çok şükür hallettik bir sorun değil.
    S400 ler de daha basit bir sorun değil, yine temelinde ortadoğu projeleri var, burda elinde güçlü silahlar olan bir Türkiye kimsenin işine gelmiyor. Abd patriotları satsaydı bugün bu sorunu konuşuyor olmazdık ama çok acıdır ki kendimiz üretebilseydik kimseyle sorunumuz olmazdı. Sonuçta elinde silahı olanla herkes dikkatli konuşur.
    Ve tabii parası olanla.
    Dolayısıyla önceliğimiz ekonomi ve teknoloji. İlişkilerin düzelmesi mümkün olmadığına göre kendimizi düzeltsek iyi olur.

  7. sözde abd çıkartmasında,yandaş tv kanalları ikide bir masadaki heyetin fotoğrafını verdi.verdi de neoldu?işte bakın heyetimiz iş başında!dünya kamuoyu güler buna.ha,bir de ibrahim kalın,türkiye nin terörle mücadelesi konulu dosyayı masaya koydu.kamera ikide bir onu görüntüledi.koydu da ne oldu?abd halkının umurunda mı?abd halkı ay çok korktuk mu diyecek?bir de sözde heyete mhp li bir vekil dahil edilmiş.tv de bir yandaş yorumcu,bunun abd ye mesaj olduğunu söyledi.neyin mesajı?güya akp-mhp işbirliği güçlü imiş.buişbirliğini abd yıkamazmış.abd toplumunun umurunda mı?pentagon nun umurunda mı?sişbirliğinizden korkup teslim mi olacak zannediyorsunuz?mhp li vekillerin hepsini de heyete alsaydınız durum değişmezdi.kendinizi kandırmayın.fiyasko,ezik ve dışlanmış bir abd çıkratması oldu türkiye heyeti açısından.bu fiyasko,ezilmiş ve dışlanmışlığı örtbas eden zayıf saltolar var iktidar kanadında.iktidar yorumcularında ise,kızgınlık ve öfke hakim.kızgınlık ve öfkelerini mhualiflerden çıkarma duysu hakim kendilerinde.saygılar.

  8. abd de asıl güç trump değil şaşkınlar.erdoğan ,trump ile arkadaş olsa samimi olsa ne yazar?abd demek,Petagon demektir.abd deki asıl güç Pentagon dur.bunu iyi kavrayın.daha önce yazmıştım,hatırlatırım.trump a bel bağlayan havasını alır.trump a yatırım yapan eli boş kalır.saygılar.

  9. Bu önemli olayı pek takip edemedim doğrusu (yakında ederim herhalde). Herkes olayı kendi bulunduğu konumdan farklı görebilir. Ancak, görüşmesi görüşmemesinden iyidir. Somurtarak iletişim köprülerini kırmamak lazım. Manzaraya bakılırsa, gelmiş geçmiş siyasetçiler arasında özgüven açısından Erdoğan’ın diğerlerine göre ağır bastığını söyleyebiliriz. Bu özgüvenin dindar tabandan çıkıyor olması da ilerisi için ümit vadeden bir noktadır. Aynı tabandan çıkacak bundan sonraki jenerasyonun daha özgüvenli olacağını söyleyebiliriz.

    • Erdoğan’ın özgüveni sizin özgüveniniz yanında solda sıfır kalır. Bunu sizin ondan daha dindar olmanıza bağlıyorum. Erdoğan neden sizi başdanışman yapmıyor ki? Sizin yol göstermeniz ile Trump ve Putin doğru yola girebilir, Suriye sorunu çözülebilir. Kinayeli konuşmuyorum, bu sonuca sizin çeşitli yorumlarınızı okuyarak vardım. İyi ki varsınız, dindar taban gerçekten umut vadediyor.

      • Teşekkürler, mim. Her kesim gibi “dindar” kesim de kendi içinde geniş bir yelpazedir. Her türlüsü vardır. Tüm kesimleri “Akıl*İman Sentezi” zafiyetinden kurtarabildiğimiz sürece ne cahil kalır ne de kötü niyetli. Bu sentez “dine-imana boşvermek”le aklına çok güvenenlere ve “din-iman derken, aklını kullanmayan”lara önemli bir “balans ayarı”dır. Neticede toplumu homojenleştirip olumlu şeylere motive eder. Sorunlar açık açık tartışılır, üzerinde çalışılır ve bir çok sorun iyi niyetle aşılır. İyi niyet esastır.

        • Sayın H.K. İyi niyetinizden şüphem yok. Fakat Kuran’da belirtildiği gibi Kainat bir ölçü üzerine yaratılmıştır. İyi niyette de olsa ölçüyü kaçırmamak gerekir. Siz iyi niyette ölçüyü kaçırıp ima edileni dahi anlayamayacak bir duruma düşüyorsunuz.

          • …..
            İyi niyette ölçü kaçarsa ne olurmuş mim?
            Nihai tahlilde hesap soracak olan Hakim!

            Açık konuş! ima etmeğe var mı ki luzum,
            Doğrular ortaya çıksın herkese olsun malum!
            …..

    • Sayın H.K. zulümler, ülkenin batması, adam kayırmalar, israf, para götürmek, yetim hakkı yemek, yalan söylenmesi, intihar eden insanlar, acı çeken insanlar, hiçbirisinin sende bir karşılığı yok anlaşılan. yeterki dindar olsun.
      – Sana bravo doğrusu. Gerçi olsaydı şaşırmam gerekirdi ama yine de geçmişten kalan bir alışkanlık, şaşırıyorum.
      – Rabia Nazın babası yine gözaltına alınmış, polis evlerinde arama yapmış.
      – Dindar birilerini korumak için. “Dindar” lafını söylerken utanmanız lazım.
      – İsterseniz rabia naz olayına şöyle bir bakın. birilerini korumak için çocuğun ailesine yapılan zulümler bile sizi utandırmıyorsa ben ne diyeyim size bilemiyorum.

  10. Karar gazetesi, yağcılıkta havuz medyasından geri kalmıyor. Amerikan basının, “hiçbir lider, erdoğan kadar, trumptan istediğini alamadı” diye manşet atmış.
    Herhalde gün gelir lazım olur, tekrar havuzda yüzebiliriz diye düşünüyor olmalılar. bu tür haberleri çok yapıyorlar.
    – Görüşmenin sonucunda ise, somut olarak hiçbirşey olmadığı görülüyor.
    – Amerika hala s-400’leri sorun olarak görüyor. F-35’ler konusunda herhangi bir gelişme yok.
    – Suriyedeki pyd ile ilgili sorunda bir gelişme yok.
    – Gülenin iadesi ile ilgili bir gelişme yok
    – Mr. Kobaninin tutuklanması ile ilgili bir gelişme yok.
    – Yırttığını açıkladığı mektubun “takdim etti”ğini öğrendik.
    -Yalaka karar editörü, erdoğanın neyi aldığını açıklarsa biz de öğreniriz.
    – Lafı bile edilmeyen Mr.Kobani meselesi ve pyd meselesinde Türk tarafının aldığı sadece “nanay”
    – F-35’ler meselesi mi? bu konuda da türkiyeye “nanay” düşmüş görünüyor. Daha toplantı fırından yeni çıkmışken, beyaz saray s-400 meselesinin çözülmesi gerektiğini açıkladı.
    – Fetullah gülen meselesi mi? Bu konuda da türk tarafına “nanay” düşmüş görünüyor.
    – Şimdi bu kadar masraf yapılıp teeeee amerikalara neden gidildi ben anlamış değilim.
    – yalakalar, troller dahil, bir zahmet şu başarı hikayesini bir anlatıversinler.

    • Amerikadaki görüşmelerden türkiyenin nanay alması o kadar garip gelmiyor.
      – Esas garip olan, türkriyenin nanay alacağını herkes biliyorken bu turistik gezinin yapılması.
      – Gerçekten, nanay almak için mi bu kadar masraf yapılıp bu gezi yapıldı.
      – Türk heyetinin nanay alacağını bilmemesi mümkün mü?
      Burda fehmi bey de bu ziyaretin gereksizliğini, türkiyeye nanayın düşeceğini günler öncesinden yazdı. Madem telefoda bütün meseleler konuşuldu niye gidiliyor dedi.
      – aklı başında herkes de türkiyenin bu ziyaretinden birşey çıkmayacağını söyledi, yazdı.
      – Türk heyetinin, birşey çıkmayacağı belli olan bir ziyareti yapmasının ben mantığını kavrayamadım.
      – Bizim imam hatiplilerin, birşey çıkmayacağını bilemeyecek durumda olma ihtimali var. Zaten onlar birşeylerden anlasaydı türkiye bu durumda olmazdı. Ama bu kadar yeteneksizliği onlara bile yakıştıramıyorum.
      – geriye, bunların başka gündemleri var. başka hesaplar ile bu ziyareti yaptılar gibi bir hin düşünce kalıyor.
      – ama bu düşünceyi de, “ne yaparsak yapalım türkler yutuyor. bunu da büyük zafer olarak yuttururuz” dışında bir temele otutturamıyorum.
      Nitekim hd isimli başka dünyada yaşayan birisi görüşmenin 5 saat olmasandını gündeme getirmiş.
      – Bir hafta da alışveriş yapsalar da burda hd, “bak, bizimkiler 1 haftadır amerikadalar, önceki monşerler gidip hemen dönüyordu” diye zevkten 8gen olsa.
      -Sahi, başka dünyanın insanı hd dahil, ziyareti savunan trol ve troliçeler, bu ziyaretin niye yapıldığını birzahmet açıklasınlar.

  11. Sözcü gazetesinin haberine göre, devletin kesesinden 1 kuruş bile çıkmayacağı açıklanan şehir hastaneleri için 2022 yılına kadar, devlet, 57.5 milyar lira para ödeyecekmiş.

  12. Sözde abd çıkartmasını internet tv den, tv kanallarından takip ettim;tv yorumcuların -yandaş maaşlı trol yorumcular dahil taki ettim.Öncelikle şunum söyleyeyim.Görüşmede trump iki ruhlu idi.Birincisi ruhu Petagon nun önüne koyduğu dikteleri uyguladı.İkinci ruhu erdoğan ile kendisini deyimine göre arkadaştı.Pentegon nun trump un önüne koyduğu dikte ödevinden biri erdoğan ın beyazsaraya alınma biçimi idi.erdoğan,ana kapıdan yani hatırlı misafirlerin alındığı ana kapıdan içer,i alınmadı.yan mı arka kapı mı pek anlayamadığım,ikinci belki üçüncü sınıf misafirlerin alındığı kapıdan beyazsaraya alındı.erdoğan a da hatırlı değil,kıytırık misafır olduğu hatırlatıldı ve abd demek trump demek değil mesajı verilmiş,böylelikle.Pentagon bu konuyu da düşünmüş.Kendilerini tebrik ediyorum.Sonra,türkiye deki yandaş trollerin öve öve bitiremediği,abd tarihinde ilk defa erdoğan için senatörler görüşmeye davet edildi pohpohlaması güdük kaldı.erdoğan ile sadece 5 abd senatörü görüştü.o da trump un partisi cumhuriyetiçilerden sadece 5 senatör.erdğan ın senatör lerle görüşme ısrarı;abd kongre ve senatosunun türkiye ye karşı uygulanmak istenen yaptımlar trump tarafından veto edilirse ,senato nun 3 te 2 çoğunlukla uygulanması akrarını engellemek içindi.erdoğan ın hedefi tutmadı.görüşme boyunca erdoğan uslu çocuk,boynu bükük sözde dünya lideri,ağlak ve dışlanmış lider görüntüsünde idi.Pentagon bu konuda da hedefine uşlaşmış.Peki erdoğan istedikelrini alab,ldi mi?Alamadı ve asla alamaz.Çünkü,karşısında höytlere pabuç bırakan höy müptelası trump yok.trump nun arkasında aşılamz kaya ve demir kapı gibi duran Pentagon var.türkiye deki yandaş ve maaşlı troller yandaş tv kanallarında erdoğan ı öve öve bitiremedi.erdoğan ın fiyasko ve ezilmişliğini dile getiren muhalif yorumculara saldırgan davrandılar.Sosyal medyada sözde yorum yazan akp nin çakma trolleri de maaşlılarından geri durmaz,saldırgan tavırları ile muhaliflerde öç almaya kalkarlar.hele biri vardı ki,chp vekilinin eleştirisini tahammül edemedi,konuyu saptırıp bolivya daki devlet başkanın görevi bırakmasına getirdi.bolivya ne alaka?erdoğan ın trump ile görüşmesinde bolivya konusu ajandasında yoktu.erdoğan,bolivya yı kurtarmaya gitmedi.Zaten bolivya erdoğan ın umurunda da değil.işte dış politikadaki ezilmişlik insanı aptallaştırıyor ve çileden çıkarıyor.Akp nin yandaş trolleri de öfkesini de muhaliflerden çıkarıyor.Türkiye de argo bir deyim vardır;”İş bilmeyen çavuşlar,arkasına döner kıçını avuçlar.”Saygılar.Saygılar sözümün kimleri kapsadığı malumdur herhalde.

    • Kenan Paşa’ya 10 dakika ayrılmıştı lafı da diğer laflar gibi yalandır. “12 Eylül ve Kenan Evren” konusunda yalan çoktur. 80’li yıllarda bölgede ve Türk-ABD ilişkilerinde sorun yoktu. Bugünle mukayese edilemez.

  13. Mektupları karıştırmışsınız.Tayyip beyin iade ettiği iki mektup aynı anda gelen Trump’ın yazdığı mektup ve ekindeki terörist mazlum kobaninin mektubu.zaten mektubun içindede o mektuba atıf yapıyor.trump ın 2.mektup yazdığı spekülasyon

  14. Trumpin konuşmaları samimi dürüstve içtenidi.
    Erdoğan’ada kardeşi gibi davrandı.

    Erdoğan da baştan güzel konuştu.
    konuşma metnini hazırlayan gayet güzel hazırlamış. Erdoğan da hakikaten hakkını vererek konuştu.

    Yalnız son paragrafı hariç o yazıyı hazırlayan son paragrafı yazdığını Hiç zannetmiyorum Çünkü, konuşmanın sonu konuşmayı
    basitleştirdi.
    Ben 3 yıldır trump’ı izliyorum ilk defa bu kadar sakin sami ve içten bir konuşma yaptığına şahit oldum
    ve hayret ettim.
    Bence bu samimiyet Beyaz Saray’da kalır Amerikalılar Türkiye’ye yaptırım uygulamak istigorlar tabii Trump bunu istemiyor fakat Senatörler ve milletvekillerine söz geçiremez daha evvelsi gün senatörlerin toplandığı bir toplantıda Erdoğan’ın aleyhinde bir sürü Konuşma yapıldı açıkça söylemek gerekirse kimse Erdoğan’a güvenmiyor Bence de bu toplantıda sadece basın toplantısındaki güzel görünümler kalacak.

    Bu görüşme Türkiye açısından pek iç açıcı değil.
    Doğru dürüst gazeteci
    Içeriye alınmamış bir de Türkiye’den Gelenlere
    Baktığınız zaman sadece
    Havuzculari görebiliyorsunuz.

    Buda ABD’de pek kabul görmüyor.
    Ayrıcada,gazetecilerin tutuklanması ve aralarında ayrım yapılması hiçde hoş karşılananmiyor.

  15. Eğer olumlu bir görüşme olsaydı: Fethullah Gülen, Türkiye’ye verilecekti. Bu toplantıda sadece Trump ve Erdoğan’ın şahsi dostluğunun pekiştirildiğini görmekteyiz. Zira Trump, bazı kararları tek başına veremiyor. Örneğin; sorduğunuz soruların çoğu senato ve Pentagon’un da onayıyla olumlu sonuçlanabilir. Belki ticari olarak önemli kararlar alınmış olabilir ama siyasi kararlar olarak hiç iyi tablo verildiğini sanmıyorum.
    ABD’nin yeni oyunlarıyla karşı karşıya gelebiliriz….

  16. Muasebe yaptım, dükkan sermayem 100 tl 1000 tl mal aldım sattım kar yok sermayem gitmiş 1000 tl zarar var anlamadım nasıl oldu benim matematik böyle diyor

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız