Çoklu yönetim eleştirileri gırla gidiyor, tekli yönetim sanki pek mi matah bir şey?

49
Reklam

Ülkemiz muhalefetinin büyük bölümü ‘Millet İttifakı’ çatısı altında toplanmış durumda. CHP, İYİ Parti, Selamet, DEVA ve Gelecek partileriyle DP, bir süredir, aynı amaca yönelik bir birliktelik içerisindeler.

O çatıya, her ay en az bir kez aynı sofrada buluşup fikir alışverişinde bulunmalarından hareketle, ‘6’lı masa’ da deniliyor.

AK Parti ile MHP’den oluşan ‘Cumhur İttifakı’, karşılarında oluşan bu birliktelikten hiç mutlu değil. Her iki partinin seçime kadar bu birlikteliğin dağılmasını arzuladığı, liderlerinin her fırsatta yaptıkları konuşmalarında bu konuyu ağırlıklı olarak ele almalarından belli.

Millet İttifakı bir türlü dağılmıyor; tersine, o çatı altında buluşan partiler, seçimden bekledikleri gibi başarıyla çıkar ve ülkeyi yönetme görevini üstlenirlerse, birlikteliklerini iktidarda da sürdürme konusunda kararlı görünüyorlar.

Dışarıya yansıdığına göre, partilerin liderleri kendi iktidarlarında ülke yönetiminde de yer alacaklar.

Son anayasa değişikliğiyle geçilen ‘cumhurbaşkanı hükümet sistemi’nin olağanüstü yetkilerle donattığı makama seçilecek kişi Millet İttifakı’nın adayı olursa, yeni cumhurbaşkanı ‘6’lı masa’da belirlenmiş genel ilkelere uygun davranacak, çatı partileri liderleri bir tür denetim görevini de üstlenecekler.

İlk bakışta böyle bir yönetim biçiminin işlemesi zor gibi görünüyor.

“Çok başlı yönetim yürümez” görüşü herkesin dilinde.

Reklam

En fazla da iktidar cephesinin…

AK Parti ve MHP liderleri bulundukları her ortamda bu konuyu muhalefetin aleyhine kullanıyorlar.

Saklayacak değilim, çoklu devlet yönetiminin nasıl yürüyeceği konusunda benim de kuşkularım var. 

Ancak yürüyüp yürümediği ancak seçimden sonra ve sandıktan destek alındığı takdirde uygulamaya konulunca ortaya çıkabilecek bir ihtimale karşılık, daha iyi olacağı ve ülkeyi kanatlandıracağı iddiasıyla gerçekleştirilmiş, yetkilerin tek bir kişide toplandığı yeni sistemin yürümediği ve ülkenin bu sebeple ciddi bir türbülasyona girdiği ise elle tutulur bir gerçeklik…

İç ve dış politikada yaşanan sarsıntılar ortada.

Ekonomik dev sorunlar bu sistemin marifeti.

Son üç yıldır devlet politikalarında sürekli alt üst oluşlarla karşılaşılıyor; verilen kararlar çok vakit geçmeden o kararı veren kişi tarafından değiştirilmek zorunda kalınıyor.

Örnek mi? Örnek çok.

Reklam

Geçenlerde Resmi Gazete’de yayımlanan rektörler atama listesinde yer alan bir üniversiteye yanlış atama yapıldığı sonradan ortaya çıktı. Atama yapılan üniversitenin rektörlüğü kısa süre önce doldurulmuş; o üniversiteye atandığı duyurulan kişi aslında bir başka üniversiteye atanmayı bekliyormuş.

Resmi Gazete’de ertesi gün yanlış atama düzeltildi ve doğru atamanın duyurusu yer aldı.    

İktidarın şu sıralarda Meclis’e sunma gayretinde bulunduğu ‘başörtüsü’ konusunu anayasayla güvenceye alma iddialı girişim de başka bir örnek.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu sıklıkla geçmişteki ‘başörtüsü yasağı’ konusundaki tavrı sebebiyle partisine yöneltilen eleştirilere son vermeyi amaçlama niyetiyle, kadınların giyim-kuşamlarına karışılmamasını sağlayacak bir yasa teklifini ortaya attı.

“Yasayla olmaz, bunu anayasayla yapalım” karşı teklifi geldi iktidardan…

Neden yasayla olmasın? 

[Yasağın kendiliğinden ortadan kalktığını, bundan böyle geri gelmesinin düşünülemeyeceğini, bu sebeple yasaya ihtiyaç bulunmadığını daha önce burada yazmıştım. Hala aynı görüşteyim.]

Esas anayasayla olmaz. Anayasanın şimdiki haliyle bile temel hak ve özgürlükler garanti altında; geçmişte yasakçı uygulamaları dayatanlar anayasaya rağmen bunu yaptılar. 

Daha garibi ise şu: Anayasa değişikliğinin Meclis’ten geçebilmesi için bütün partilerin teklife destek vermesi gerekiyor. Muhalefet anayasa değişikliği gerekmediği kanaatinde ve muhtemelen teklife olumlu oy kullanmayacak. O durumda halkoylamasına gidilmesi gerekecek. Ya halk da aynı kanaatle hareket eder ve oyunu esirgerse ne olacak? Başörtüsü yasak hale mi gelecek?

[5 Kasım 2022 tarihli yazımın başlığı ‘Olmayan yasağı kaldıralım derken başörtüsünü referandumla yasak hale getirmek mümkün’.]

Bu uyarı yapıldığında iktidarın büyük ortağı halkoylamasına gidilmeyeceğini söylemişti. Şimdi ise o sözden geri dönüldüğü, konunun halkoylamasına kadar götürüleceği yine aynı ağız tarafından ifade ediliyor.

Ne kadar yanlış.   

Sözün kısası, ülkede birkaç yıl önce büyük vaatlerle uygulamaya konulmuş olan yetkilerin tek kişide toplandığı sistem iyi değil, ülkeye yararından çok zararı dokunuyor. 

Yapılacak seçimde yalnızca partilere ve adaylara oy vermeyeceğiz, yürürlükteki sistemin devamı veya sona erdirilmesi konusunda ne düşündüğümüzü de oylarımızla sandığa yansıtmış olacağız.

Çoklu yönetim diye eleştirilen yeni dönemin muhtemel uygulaması herhalde şimdikinden daha kötü olamaz; yine de olumsuz bir sonuca yüz tutarsa elbette bir çaresi bulunur.

Yeni dönemde -tabii sandık öyle bir sonuç verirse- daha güçlü hale gelecek parlamento, başka sorunlarla birlikte o sorunu da çözmekte zorlanmayacaktır.

Tek adam rejimlerinin tarihte ve günümüzde ülkelere hayırlı sonuçlar vermediği görüldü, görülüyor. Örnek için fazla uzak olmayan geçmişe gitmek de mümkün, ama öyle bir zahmete katlanmaya gerek yok. Şu anda bile değişik ülkelerde yaşananlar yeterince açıklayıcı.

Suriye’de, Beşşar Esad, halkının yarısını mülteci olma veya ölme tercihine zorlamadı mı?

Rusya’da Vladimir Putin bir iddia uğruna Ukrayna’ya askerlerini saldırdı da ne oldu?

Her iki ülke güçlü tek adamlar tarafından yönetiliyor.

Oralarda çok akıllar devrede olsaydı bunca insani trajedi yaşanmayabilirdi.

Görebildiğim kadarıyla, uygulamaya konulmasını öngördükleri sistemin çalışıp çalışmayacağı sınavını, 6’lı masa, seçimden başarıyla çıkabilirse, seçime kadar geçecek sürede verecek zaten. Esas zorluk bugünkü birlikteliği seçime kadar devam ettirebilmekte. Partiler ve liderleri bundan başarıyla çıkabilir ve iktidar beklentileri de gerçekleşirse, sonrası daha kolaylaşabilir.

Muhalefet için sınav esas şimdi.

ΩΩΩΩ

Reklam

49 YORUMLAR

  1. [5 Kasım 2022 tarihli yazımın başlığı ‘Olmayan yasağı kaldıralım derken başörtüsünü referandumla yasak hale getirmek mümkün’.]
    Sayın yazarın düşündüğü şeye bak;
    başörtüsü furuattandır deyip geçeriz, noolmuş?

  2. oldum sonunda sayenizde verem.
    ne kadar vermeye hevesli varmış arkadaş.
    kimisi kuzu kuzu kimisi koşarak!
    yaa kime ne verirseniz verinde,
    milletin destek vermesini beklemek ne’olaki?
    trolü çıkar makinelere topa tüfeğe ateşli silahlara destek!
    muhalefeti çıkar bana ol destek!
    savaşa giden durmaz durduğu yerde kafaya yiyince bombayı; bana verin imdat destek!
    karıncayla alay eden ağustos böceği misali, aç kalınca yiyecek istesek!!
    cellat yorulmasın diye oturduğu tabureyi idamlığın altına sürüyordu bir destek (filimde)
    başörtülü öğrencileri bir ikna odaya alıp olmuşlar güya bir destek!
    irandaki kızlar kadınlar başını açabilmek için arıyorlar ama bulamıyorlar hiç destek!
    vatanseverlik ile baş örtüsünün,
    başörtüsü ile eğitim yuvasına girememenin,
    başını açmanın ‘allaha karşı gelmekle” alakasının,
    iha siha F 1234 35 16.. ile vatanseverlik alakalı ise tüm bilimum abd başganları desene dünyanın en hakiki vatansever leri!!!
    (adamlar 5 fantom satmak için savaş çıkarabilecek kadar!..)
    Valla benşahsen verecek olsam kesin:tramp’a😂.
    tek geçerim.

    • Antiveren bey “irandaki kızlar kadınlar başını açabilmek için arıyorlar ama bulamıyorlar hiç destek!” diyorsunuz da;
      Onlara da “başörtüsü furuattandır!” deyip geçsek olmaz mı? Ben de bunu;
      .
      tek geçerim.

      • Kellelerini alacak kadar gözüdönmeyen her kese veririm destek hayrettin.
        hatta dereyi geçerken sırtlarına bindirsin bu akrepler, geçtikten sonra ne yapacaklarsa o zaman göstersinler yüzlerini gerçek 🤡.

  3. YA ARKADAŞ SAYIN KORU BU MUHALEFET İN BU UCUBE ÖNERİSİNİ DE BEMİMSEMİŞ GÖRÜLÜYOR YA …. PES ARTIK

  4. Valla şu Ali bacabanin sinir bozucu konuşmalarından dolayı kararsız seçmen olarak Erdoğan a vermek istiyorum. Neymiş vatandaşlık tanımını degistirecekmiş. Neymiş ihaları ve sihaları yapan bayraktara devlet destek veriyormuş . Yahu böyle antivatansever olduğunu bilmezdik bacabanın. Devlet ihaları ve sihaları yapanlara destek vermiyorsa yanlış yapar. bu ülkenin savunmasına katkıda bulunan herkese devlet Sonuna kadar destek vermelidir. Başörtüsüne de destek vermezler. Yahu biraz vatansever olun. Kararsızlar olarak bunların inadına Tayyip.

    • Senden çok var Türkiye’de Kararsız partisi üyelerine Kararlı partisi üyeleri de eklenince Erdoğan’ın kazanması da olağan. Senin gibi düşünen mühendisler var bu ülkede bir tanesi Haluk Bayraktara yazmış “yazılım mühendisiyim, bu hainlere inat ben bedava çalışırım projelerinizde” diyerek iş istiyordu tivitırdan, başka biri de ona “sen sağır kulağınla, kör gözünle nasıl çalışacaksın” diye sormuş:))

      Babacan “devlet desteği hemen hemen tek bir firmaya nakit olarak ödeniyor. Nakit aldıkları desteklerle yapıyorlar bu işleri, adam parayı peşin alıyor cebine koyuyor sonra da olursa olur olmazsa olmaz, yetişirse yetişir yetişmezse uzar deyip yan gelip yatmasa da işi yavaşlatıyor. Çünkü rekabet yok. Biz diyoruz ki devlet desteği tek firmaya değil de en azından 3-5 firmaya verilsin ki rekabet içinde yarışsınlar diyoruz” diyor. Kötü mü diyor.

      Bir ara 3400 firmanın savunma işine girip askeri İhalelere katıldığı yazılıyordu. Bunların kaç tanesi d. desteği alıyor? Bunların çoğu da devlet savunma ürünlerine çok ihtiyaç duyduğunu düşünüp yeni kurulan firmalar. 3400 firmanın eşit rekabet koşullarında çalıştığını düşün neler yapar. Ama adam neredeyse bütün desteği tek bir damat firmaya veriyor, oluyor mu böyle!

      • Bizdeki müteşebbislerin bir sikıntısı olduğu yok sayın Baran!
        hiiç tıngırlarında bile değil! alıyorlar ucuz! krediyi dooruu …😡
        onun için babacana mabacana kulak bile kabartmamışlardır!
        gör bak hiç biri bir cümle dahi etmezler.

    • Dünya başka şeyler konuşuyor, mesela Davos’ta yapılan Dünya Ekonomi Zirvesinde “akıl ve ruh sağlığı için yapay zeka konusu konuşulacak konular arasındaymış”.

      Türkiye’den katılan Ali Babacan da dünya ile beraber iktidarların her derde deva gibi kullanmaları sonucunda akıl ve ruh sağlıkları bozulan milleti tedavi etmek için akıl ve ruh sağlığı için yapay zeka algoritmaları hakkında detaylı bilgiler edinip Türkiye’de uygulama imkanı bulursa bir bakmışsın herkes akıllanıvermiş:)

  5. İnfazi tek cellata verirsen, o cellat yardımcılarına ve yargıya güvenmez suçlu suçsuz herkesin kafasını keser.

    Tek adam rejimi demek tek cellat demektir.
    Sosyal medyada, 15 ay önce AK trollerin sabahtan gece 11 re kadar sosyal medyayi 800,000 kışı ile nasıl konturol ettiklerini anlatan 1 video ortaya çıkti. O videoda konuşan adam ayani fakat bu sefer sayı 200,000 e düşmüş ve isim değişik.

    Başka bir videoda 6 yil hapis yatmış İŞİNİ, EŞİNİ, malını mülkünü kayip etmiş. Annesi oğlunun üzüntüsünden kanser olmuş ve vefat, etmiş.
    6 sene sonra ancak isim benzerliğinden olduğunu kabul etmişler.
    Adam ilk baştan ben aradığınız şahıs değilim bu işte bir yalnişlık var
    desmiş ve onu f… Diye şikat eden adamda benim dediğim bu değil desede dinlememişler, çünkü tek cellat tuttuğunuzu getirin emrini vermiş.
    Tek adam rejiminin trolleri her yerde cırıt atiyorlar.
    Ne hikmetse, sabır taşı dahi bu yaratıklara sabır edemezken Sn. Koru pilaformunu bunlara sonuna kadar açmış ve hakaretlerini, iftiralarını ve saldirganliklarıni yayınliyor.
    Bizler delilli ve isbatli kaynağını göstererk yazdığımız yorumlari yayınlamiyor. Yayınlamamakta haklı çünkü Allah muhafaza soluğu zindanlarda alır.
    Peki trollerin hakaret iftiralarını neden yayınliyor?
    Ağır hasta bir
    Çocuğun suçu müdürünün sarayda danışman olduğu bankaya para yatırmış annesini apar topar hapise atatan bir ülkenin insanliktan nasibini almamiş halkina Allah CC mehamet etmez. Varsın erdoğan kazansın’ki iyice batsın. Ağzını açan 7 sene olacak. Dünyada hiç bir devletin kabul etmediği bir guruba siz ihtidarin iftirasina alet olurda terörist derseniz esas teröristler sizide ulkeyide batırır.son 2 yildirda Furkan vakfi ve lideri Kurani kerimin ayetlerini açıklayan ilm ve bilimi öğreten gerçek bir din alimi deTerörist olmuş….

  6. Kılıçdaroğlu’na sokak kabadayısı gibi konuṣmak hiç yakıṣmıyor (aklınızı alırım gibi). Buna ihtiyacı da yok.

    Ülkede çok vahim ṣeyler oluyor. Olanları abartmaya hiç gerek yok.

    Tehditle, devamlı vaatlerde bulunarak seçmenleri umutlandırmak pek mümkün değil.

    Insanlara umut verebilmek için her ṣeyden önce inandırıcı olmak lazım.

    Yakın çevresinin, danıṣmanlarının konuyu acilen kendisiyle konuṣmaları lazım.

  7. Erdoğan 6’lı masayı kıskanıyor.

    Erdoğan İyi partiyi çağıdı iyi parti gitmedi.

    Erdoğan saadet partisini çağırdı. partiden asıl kişilerden biri öldüğü içiin çağırma yarı yolda kesildi.

    Erdoğan hadeple işbirliği yapmayı denedi MHP izin vermedi.

    Erdeoğan öyle böyle değil Kılıçdaroğlunu çok Kıskanıyor.

  8. ~Bahçeli altılı masaya Erdoğan ın etrafında tek yumruk olma çağrısı yapmış!
    ~yönetiminde çok başlılık kriz getirir! (mutlaka)
    -sen doğru olsan öbürü eğrilir,
    -sen ne kadar dik durursan dur, arkandakiler seni devirir!!!
    -parti kimsenin babasının malı olmadığı gibi, koca ülkede kimsenin oyuncak bahçesi değil!
    -kafana göre komşu yada dünya ülkelerine tavır alamaz, kafa tutamazsın (realitede!).
    istisnalar böyle gidecek demek değil sürekli.
    -en çok şununla karşılaşırız: ben gidersem!…
    😂😂😂
    yaa kılıçtaroğlu bırak git yaa!..🤗
    biz senin klasını karşılayamayız.
    sen tutmuş kuzu kuzu dövlet yöneteceğim diyorsun. yaa git allaşkına yaa.
    Bak siyasetçi ler ne diyo;
    ((600 değil 6000 de olsanız ya bir masa etrafında yada birinin etrafında!..
    yani asla kalmayın evde tek başına!))

  9. Chp li ve İyi partili medya ve yazarlar Masada kriz çıkarırım” tehditlerinde bulunan, “Cumhurbaşkanı her konuda benden izin alacak” diyen Davutoğlu’na ve Babacanın son açıklamalarına ateş püskürtüyorlar. Aldığınız oya göre konuşun diyorlar. Küççük particikleri destekleyen medya ve yazarlar ise ne olmuş canım çok güzel işte birlikte yöneteceğiz hepimizin imzası olacak hepimize bakanlık verilecek havasındalar.
    Bunların verdiği görüntü şimdiden böyleyse vah ki vah. 6lı masa tam rus rutine döndü.Hergün herkafadan yeni yeni açıklamalar. Bunlar konuştukça sıkletleri ortaya çıkıyor.
    Eğlence devam ediyor. Seçime kadar bir yol bulurlarlar mı bilmem ama yeni bir Ekmelettin vakası gelir mi. Gelir.

  10. Bazı kardeşlerin işleri reise övgüler 6lı masaya çakmalar.Hallerindende çok memnun olduklarını, bizim de memnun olmamız gerektiğini anlatıyorlar iyide yaşayarak gördüklerimiz ne olacak,akletmeye çalışmak.eleştirmekte yasak mı acaba…

  11. BAŞÖRTÜSÜ-ÖZGÜRLÜK
    Siyasal İslamcıların başörtüsü ve özgürlük diye bir bir dertleri, kaygıları ve endişeleri yok.
    Bunu tabii ki, tamamı için söyleyemeyiz.
    Ama önde gelenler için tereddütsüz.
    AİHM’de başörtüsü aleyhine demediğini bırakma, sonra da hak-hukuktan bahset.
    Hiçbir İslam karşıtı AİHM’ deki gibi aleyhe savunma yapamaz.
    Sahi bir de başörtüsünü temel hak ve özgürlük olarak tescil edenlere ne yaptılar?
    Bunlar, başta dini ve milli olmak üzere tüm değerleri kendi çıkarlarına kullanır ve suistimal ederler.

  12. Tek Adam’ın, koalisyonları kötüleyerek kurduğu ve seri kararlarıyla ülkeyi getirdiği durum gözler önünde.

    İlçelerdeki müdüreri bile kendi tayin ediyor…

    Ülkeyi sürüklediği durumu gözleri görmüyor…

    Veya görmek istemiyor…

    Ama, ülkenin orta akılla yönetilmesine karṣı çıkıyor.

    Sanki kendisi ülkeyi çok iyi yönetmiṣ gibi 6’lı masadaki liderlere ülkeyi yönetemezler diyor…

    Bir de yeterli diplomasının olmadığı iddiası gerçek çıkarsa…

    Olanlar, dünya var oldukça yeni bir karadeniz fıkrası diye anlatılacak…

  13. CHP başkanı Kılıçdaroğlu her zaman çoğulcu demokrasiden yana olmuştur. Kendisi devamlı %1 oy alan partilerin hiç olmasa Genel başkanları Millet vekili olarakmeclise girmeli diye savunmuştur.

    6’lı masa gerçekte CHP ve İYİ parti ittifakıdır. Bu iki parti herşeyde antlaşmıştır diğer partiler %1-2 oyları var. diğer partiler ittifakdan ayrılsada Millet parti ayakta kalacak.
    CHP+İYİ parti (Gerçek Millet İttifakı)

    • Rüya tabircisi arkadaş “CHP başkanı Kılıçdaroğlu her zaman çoğulcu demokrasiden yana olmuştur.” demişsiniz de;
      bu savınız chp kurultayları için de geçerli mi, yoksa öylesine sallıyor musunuz?
      (not: artık chp kurultay da yapmıyormuş.)

  14. Dünya yeni bir düzene evriliyor. Artık Dünya büyük değil köy oldu. ülkelerde farklı insan grubu çoğalmaya başladı. inaçları ve düşünceleri farklı.

    6’lı masa Türkiye için şans. Türkiye mozağinden grupllar var herkesi temsil ediyorlar.

    sürekli toplantı yapmaları ilkeleri önceden belirliyorlar ki sonradan sorun çıkmasın diye.

    Şu anki yönetimle Afrika ülkelerinden veya taliban yönetiminden farkı yok.

    Her geçen gün fakirliyeceğiz toplulukları fakir edeceksin ki her dediğini yaptırasın.

  15. Yorumcuların bile artık bu 6 lı masadan ümidini kesmiş, siz de bildiğiniz halde Erdoğan düşmanlığından deneyelim diyorsunuz, bu memleket deneme tahtası mı? 78 yaşındayım bunun yürümediğini yüzlerce defa gördük, bir söz vardır, aynı işlemi yapıp başka işlemler çıkacağını ümit etmek olacak iş değil, tek adam diyorsunuz, halbuki tvdeki tartışma programlarında CHP ve muhalefet, Erdoğan’da bakanlarına danışıyor, Devlet beye de danışıyor diye kendi fikirlerini haklı çıkarmaya çalışıyorlar, buna rağmen sizler inatla tek adam diyerek bizim gibi her şeyi görebilen insanları ikna edeceğinizi zannediyorsunuz, halbuki kendinizi bile kandıramadıktan sonra bizi mi ikna edeceksiniz. Adam gibi adamları hiç bir iftira lekeleyemez, ne kadar haksızlık yapılırsa yapılsın sonunda bu millet onlara hak ettikleri itibarı verir, iftara atanları da lanetler, Mendere’i idam ettiler ve 25 sene resmi bayram yaptırdılar sonunda ne oldu, yapanlar lanetle anılıyor, Demirel’e de aynı muamele yaparak defalarca indirdiler, sonunda bu millet tekrar geri getirdi, ancak Cumhurbaşkanlığı zamanında yaptığı haksızlığı gören millet askerin ve iftiracıların yapamadığını yaparak onu ikinci plana itti, Özal’ı silebildiler mi? anı şekilde Erdoğan’da tarihe geçmiştir ve ebediyyen hayırla anılacaktır, ne yapılırsa yapılsın milletin gözünden düşürülemeyecek, yapanlar lanetle anılacaktır.

  16. SN Yazar sende biliyorsun bir köyde iki muhtar bir ilde iki vali olamayacağını……

  17. Altılı Masanın ; Cumhur ittifakının dengesini bozduğu, hatta adeta bir kabus haline geldiği ayan beyan belli oluyor , bu durum akşam sabah dillerine de vurmaya başladı , her gün türlü türlü yakıştırmalar doğrusu bizlere de kahkaha attırıp duruyor ; davul tokmak , 6 x 0 = 0 vs. …!
    Bu masanın en büyük handikapı ise , belirleyecekleri CB. adayıdır , bu isim şimdiden büyük bir beklentiye de sebep oldu,açıklanan ismin de bu beklentiyi karşılaması gerekir , aksi hayal kırıklığı yaratabilir , yani ‘ekmek için Ekmelettin’ işine benzemesin !
    Bence ikna edilebilirse en uygun aday A.Gül’dür ! , masadan birinin aday olması ise en büyük yanlışlıktır !
    Gelelim esas büyük meseleye ; yahu arkadaş bu sene biz Davos’a niye gitmedik !
    Vallahi aklım fikrim almıyor , yeni icat ettiğimiz ve bilim dünyasına hediye ettiğimiz Türkiye Ekonomi Modelini bütün aleme anlatmak için bundan büyük fırsat mı olur !
    Gerçekten yazık oluyor ,tüh tüh tüh, olacak şey değil!
    Yine de geç kalmış sayılmaz, Nebati Hocamız hemen bir uçağa atlasın -Bizde uçaktan bol ne var ! – acele Davos’a vasıl olsun !
    Benden söylemesi , artık kendileri bilir !

  18. Altılı masa bileşenleri mecliste çoğunluğu elde ederler ve üstüne de CB nı da alırlarsa, bu;
    – dış güçlerin işine gelir mi?
    – komşuların işine gelirmi?
    – Abd tarafının mı Rus tarafının mı işine gelir?
    – AB nin işine gelir mi?
    – Emperyalist global dünyanın?
    – Faiz kur enflasyon cuların?
    Bunları ve birkaç daha akla gelecekleri T cetveline yazın! ve hangi taraf daha olumluysa ona göre karar verin! (önerm bu).
    ~Koalisyonlar dönemini yaşarsak eğer,
    2 yıl herşey güzel olur, sonrasını beklemek gerekebilir🤗. (bazan çözümsüzlük te çözümdür! bakın İBB’ye!).

    • Gülistan için Gül formülü tutabilir. Ama o geride kaldı Kılıçdaroğlunun Üsküdarı geçeli çok oldu.

  19. Fehmi koru gibi geçmişi bilen birinin bu masa 6 +1 in seçimi kazanacaklarini ve bu 6 masanın ülkeyi yönetmesinin daha sonrasının daha kolay olacağını demesi ….daha önce yazdıydım..yaşlılık diye ..bir arkadaş beni sanki hakaret ediyom gibi ..işte tepkimizi gösterelim arkadaşlar gibi gaza getirmeye çalıştı..benim maksadım hakaret etmek degil espiri ile karışık iğeneleme…yine diyorum…yaşlılık işte .geçmişi cabuk unutmuş fehmi koru…yaşlılıkta çabuk unutulur.unatkanlik vardır.
    Senede bir iktidar değisen bir ülkede geleceğe yönelik planlama gelişme olurmu.?.istikrar olmayan yerde gelişme olurmu.?koalisyonda ilk anlaşmazlikta hükümetin dağılacaği bir ülke siyasetinde gelişme gelecege yönelik iç ve özelliklede DIŞ POLİTİKA olabilirmi.. zaten burda esas mesele dış politika…ve hala anlamadınız..
    Muhalefet okadar çaresiz haldeki….şu ortamda herhangi bir muhalefetin hiçbirsey demesine gerek yok.hatta muhalefet yapmasina da gerek yok…çıkıp diyecekki ben düzeltecem….millet hoop ona oy verecek…ama millet sizin gibi KEK degil…iyi niyeti ve dürüstlügü görmüyor muhalefette…yüzde 150 enflasyon olan ülkede hala iktidar 1.parti ve muhalefetin adayı yok…ülkede yüzde 150 enflasyon var.ve muhalefetin adayı yok..niye yıpranır diye.hemde 20 senedir iktidarda olan bir iktidara karşı yıpranırmış..gercekten acayip kekleniyonuz….

  20. X kişisi etrafında birleşin!
    ve bunun gibi bir sürü öneri..
    bunu diyen yinebir siyasetçi. yani milletin kendine verdiği bağımsızlık hürriyet eşitlik kelimeleriye barışık olmasa gerek!
    Ben hiç gocunmam, çünkü benim oy vereceğim vekil, önce vatanını ülkesini yurdumun güzel insanlarını, sonra bu insanların geçimlerini iyi yaşamlarını sağlığını iş aşını düşünen,
    sonra kendi hesabını verdikten sonrada bende şu ücreti isterim! diyecek!!! (yoksa bırakırım haa)😂
    NOT:kendi alacağı ücreti kendi belirlemeyecek!!!

  21. cumhur efendiler, SP yi yanlarına çekeceklerinden emin, karşılarında chp ve hdp den oluşan bir muhalefet olacak sandılar hep ama olmadı. kendi içlerinden partiler çıkacağını, yenilerinin geleceğini hesaplayamadılar.
    medyası, ebabilleri var güçleriyle çalışıyorlar,
    önce bir araya gelemez dediler, olmadı, anlaşamazlar dediler, olmadı, dağılır dediler olmadı, olmadı, olmuyor. 6′ lı masa ile uğraşacakları yerde ülke sorunlarıyla uğraşsalar keşke değil mi? ülke daha iyi yönetilse masa dertleri mi olurdu?
    kimi görevden nasıl alabilirim?
    hangi ayak oyunu ne oy getirir? “ben bilirim” yerine “kimin bu işi daha iyi yapacağını bilirim” diyerek “işi ehline veriniz” düsturu özenle uygulansa daha kolay sonuç almazlar mı/mıydı? bugün seçimden sonra ülkeyi korkunç bir fırtınanın içine atacak seçim vaatleri ve harcamalarını da yapmaya gerek kalmazdı.
    akpnin nispeten başarılı olduğu ilk 10 yılda babacan 2004 te “seçim ekonomisi tabirini siyasetten sildik” demişti, N’oldu?
    daha geçen seçimde ülkenin çok zarar göreceğini ileri sürerek sayın erdoğan ” seçim bile kaybetsem. eyt yi kabul etmeyeceğim” diyordu ama bugün bırak kısıtlı bir düzenlemeyi doludizgin bir eyt çıktı karşımıza. N’oldu? hani ülkenin zarar görmemesi, kişisel bekadan önemliydi?
    6’lı masa kabul edelim yavaş ilerliyor ama emin adımlarla. hiç yapılmamış bir şeyi denedikleri için evet yavaş, yolda bazı şeyleri öğrendikleri için evet sorunlar çıkıyor ama iyiniyetli ilerliyor. metin hazır, bu çok büyük bir gelişme, aday da yakın zamanda duyurulacak bir sürpriz olabilir, pek çok iş tamamlanmış durumda. bunca engelleme ve çıkarılan zorluklara rağmen.
    dolayısıyla, medya ve ebabiller algı mühendisliğiyle iş başındalar, harıl harıl çalışıyorlar, topluma bunlar hain, ajan, dış güç şunlar terörist, fetöcü, öcü dedikleri yetmediği gibi, öte yandan memleketi atacaklar, satacaklar yok kaos çıkacak yok iç savaş olacak diye bir yanda medya bir yanda mafya korkutuyorlar. bunu satın alan bir cahil kitle var. ama bakarsan asıl kaos nerede? bir yerde kara çarşaflı, şalvar ve sakallılar sokaklarda yürüyorlar, bir yerde başlarına siyah başlıklar giymiş çakıcının adamları boy gösteriyorlar. kim izin veriyor bunlara böyle? öte yandan her geçen gün kişisel hak ve özgürlük alanı daraltılıyor. 6′ lı masa ülkeyi asacak, satacak martavalına gelene kadar korkacak şey mi yok?
    erdoğan türkiyesi 20 yıllık bir iktidardan sonra, bir korku ikliminin hüküm sürdüğü bir ülke mi olmalıydı?
    olmamalıydı.
    20 yıllık tek başına bir iktidardan sonra, sefalet şampiyonu olduğumuz, paramızın pul olduğu, itibarımızın kalmadığı, giderek yoksullaştığımız ve rakamlara bakarsak daha da yoksullaşacağımız, yolsuzlukların arttığı, gri listelere girdiğimiz, halkın yarından umutsuz olduğu bir ülke olmamalıydı.
    bu ülke bir bakanın kendi bakanlığına fahiş fiyattan mal satabildiği ve çiçeklerle uğurlandığı bir ülke olmamalıydı.
    bu ülke iç işleri bakanının mecliste bin dolarlar rüşvet aldığını tv ekranlarında söylediği ama hiç bir işlemin yapılmadığı bir ülke olmamalıydı.
    bu ülke bir boşanma davasına ya da elazığda bir maden ihalesine yayın yasaklarının geldiği bir ülke olmamalıydı.
    tek başına yönetimin bizi getirdiği yer burası asla olmamalıydı.
    çoklu yönetim bugünden kötü o-la-maz.
    geçmişte olmadığı gibi gelecekte de olamaz.
    geçmişte 6 ay 2 sene arası değişen beğenmediğimiz, anlaşamayan iktidarlar bizi dünya ekonomisinin 17. sırasına getirmişti, üreten bir türkiye bırakmıştı. şimdi 21. sıraya ve yakında rakamlara göre 23. sıraya geriliyoruz ve cumhuriyet tarihinin tüm kazanımı teşekküllerimizi sattık, kağıttan gıdaya ithal ediyoruz. 10 tl bandında aldığım bir kitap bugün 65-80 tl oldu, 2 yıl içinde.
    şimdi, ülkenin bunca sorunu varken biz hala örtü konuşuyoruz ebabilleri tartışıyoruz.
    tek adam rejimlerini geldiği noktaları sayın koru yazısının sonunda altını çizmiş, ülkenin geldiği yer ortada, örnekler ortada
    bizim çoklu akla geçmemiz gerek,
    bu seçim köprüden önce son çıkış.

    • Avrupa çoklu yönetimden dolayı demekki teröristlere sesini çıkaramıyor. Abd’nin bir karakolu olmuş vaziyette. Çoklu yönetim çok faydalı tabi

      • avrupa, teröristlere sesini çıkaramayıp N’apıyor?
        terörist -gilleri tv’lere çıkarıp oy mu dileniyor,
        meydanlarda mektuplarını mı okutturuyor mesela?

  22. Altılı masanın adayını hiç merak etmiyoruz, ortadaki masa bile kabulümüzdür. Bu kadar…

  23. Görevlilerin yaptığı bir yanlışlığı, yönetim zaafı ve yanlışlığı gibi gösterme ucuzluğu size yakışmamış, 6 lı masa seçilirse bir tane Müslüman rektör olacakmı, bir tane elle tutulur yere müslümanların çocukları gelebilecekmi, bunları geçtim Davutoğlu, babacan ve Karamollaoğlu adam yerine konacak mı, birer kullanılmış ve atılmış eşya gibi ölüp gidecekleri yalansa yalan deyin.

  24. Aslında Cb sistemi iyi yönetilseydi daha iyi sonuçlar alınabilirdi, dünya ülkelerindeki başkanlık sistemleri çok da kötü sayılmaz fakat bizde başkalığı krallığa evrildiği için başarısız. Çok başlı yönetim yürümez görüşünü savunanlar hangi gerekçeye göre savunuyorlar acaba? Mevcut yönetim çok başlı yönetim değil mi? üçlü hatta dörtlü yönetilen Cb sistemi çok başlı yönetim olmuyor mu? da altılı yönetim çoklu başlı oluyor. Sorun altı olması mı?
    Millet İttifakının altılı masası, yönetim kuruluna seçilen bir dernek gibi, Cb adayını kendi yönetim kurulundan seçmesi daha mantılı olabilir
    Biz Millet olarak uzlaşma kültüründen ve çoğulcu Demokrasiden ne kadar uzaklaşırsak, demokraside bizden uzaklaşır,
    Bu altılı masa zaten bir geçiş hükümeti olacak, bir sonraki seçimde muhtemelen erken seçim olacak, işte o seçimde tek başına bir yönetim neden çıkmasın.
    Sayın hocam “Yasağın kendiliğinden ortadan kalktığını, bir daha gelmeyeceğini” söylüyorsunuz fakat ben aynı görüşte değilim Baş örtüsü ve memurların kıyafet konusu yasayla ve anayasayla güvence altına alınmadıktan sonra yarın için hiç bir garantisi yoktur. Belk ide Yasalarda Anayasalarda yasak yok fakat boşluk var, en azından bu boşluk giderilmiş olur.

  25. Geleceğimizi belirleyecek olan seçimlerde tüm dünyanın gözünün üzerimizde olduğunu hatırlatmak istiyorum. Seçim sadece bizim seçimimiz olsa ABD merkezli Washington Post Gazetesi ne diye; “2023’te dünyanın en önemli seçimi Türkiye’de olacak” diye başlık atsın ki?!

    Ne diye, ” Seçim sonucunun ABD, Avrupa, Ortadoğu ve Asya’daki dengeleri değiştirebileceği, Washington, Moskova, Avrupa, Ortadoğu ve Asya’da jeopolitik ve ekonomik hesapları şekillendireceği”nden bahsetsin ki?!

    Seçmen bakacak, batı dünyası, batıcı olan ve çareyi Amerika’da İngiltere’de Almanya’da arayan Kılıçdaroğlu liderliğindeki iktidarı mı yoksa her geçen gün ülkenin gücüne güç katan ve bağımsızlığı hedeflemiş Erdoğan liderliğindeki iktidarı mı tercih eder?!

    Seçmen bakacak, kim memleket sevdasıyla hareket ediyor, kimler makam mevki peşinde koşuyor?!

    Ve elbette ki kararı o verecek!

    O ne derse o!

    • kafanı çalıştır Muzaffer. Sen Amerika olsan tek kişiyle mi muhatap olmak istersin 6 kişiyle mi? tek kişiyi mi kandırmak kolaydır altı kişiyi mi?

      • Çizmeli arkadaş altısını toplasan bir adam ediyor mu da kandırmaktan bilmem neden söz ediyorsun, yankiler bir türkü kandıramaz, ancak göstere göstere gelip 1,5milyar doların üstüne yatmasını bilirler:)

  26. çoklu koalisyon dönemleriyle tekli yönetim dönemleri kıyaslanırsa en fazla ilerleme ve istikrarın olduğu dönem tekli yönetim dönemleridir. son 2-3 yılda çoklu bir yönetim olsaydı şu anki durumdan daha iyi olmaz daha kötü bir durum olacağı altılı masanın son günlerdeki durumundan belli değil mi? Halkın seçtiği bir başkan’ın yardımcılarının tahakkümü altında olacağı bir sistem dünyanın az gelişmiş ülkelerinde bile yok.

  27. Küçük partilerin külhanbeyi naraları ve gerekirse kriz çıkartırız ifadeleri seçmende iktidara gelse bile muhalefetin ülkeyi yönetemeyeceği fikrini pekiştiriyor. Bugün bu kadar ganimet kavgası edenler yarın gerçekten zafer kazansa birbirini yer. Daha şimdiden kaos çıkartmayı taahhüt etmek elbette seçmen nezdinde bir karşılık bulacaktır. Bu zamana kadar hep buldu. Küçük partiler kendi küçük gruplarına özgüven vermeye kalkarken geniş kitlelerin güvenini sarsıyor. Çevreme bakıyorum. CHPliler bile artık muhalefetin ülkeyi yönetemeyeceği fikrine inanıyor.

  28. Akşener, Abdullah Gül gibi bir adaya da itirazı olmaz. Nasıl olsa kazanırlarsa 6 genel başkanın imzası olmadan adım atamayacak.
    Akşener olmadıktan sonra Ali olmuş ve Veli olmuş ne önemi var ki? Yeter ki Kılıçdaroğlu olmasın.
    Hem Akşener Gül’e 2018’de de “evet” demişti. Ancak uzlaşının çıkmayacağını gören Gül’ün ricasıyla adaylık meselesini rafa kaldırmıştı. Eski arkadaşlar yani. Ayrıca Gül formülü Kemal Bey’in de omuzundaki yükü alır. Yine yerine biri kaybetmiş olur.
    Babacan ve Davutoğlu derseniz, Gül’ün masadaki temsilcileri zaten.
    Karamollaoğlu’nun da Gül ismine bir itirazı olmaz.
    Geriye kalıyor bu kavga gürültünün içinde Umre’ye giden İmamoğlu…
    Adam daha ne desin?
    Suskunluğundan bile “Gül gibi İmamoğlu dururken bu neyin arayışı…” diye evrene sitemlerini gönderdiği anlaşılıyor.
    Belli ki bir mucize bekliyor.

    • 6 kişilik masada ortak karar yani oy çokluğu/ birliği ile aday belirlenecekken!!!
      4’e 2 (+1’i unutma 😊) yani Gül destesini buketini koymuşsun bile masaya sayın sever🤗.

  29. Bu tartışmaya sebep olan Gelecek partisi genel başkanı Ahmet Davutoğlu’nun “Mİ iktidar olursa oyu yüzde sıfır bilmem kaç olan partiler yüzde iki olan partiler var, size olunuz ne ki kararlarda söz hakkınız olsun” minvalinde sorulan soruya verilebilecek bin türlü makul cevaplar varken bir çaylak gibi sanki soru soranla bir pazarlık yaparcasına “o zaman biz gidelim, kriz çıkar” gibi gereksiz ifadelerle cevaplaması yalnızca iktidar kanadının diline düşmesini getirmedi ayni zamanda Mİ’na oy verecek seçmenlerin de kafalarına şu sorunun düşmesine neden oldu;

    Acaba Ahmet Davutoğlu derin devletin direttiği politikaların, MGK kararlarının dışına çıkılırsa kriz çıkar mı demek istedi. Sonuçta hali hazırda derin devlet mekanizmasının dikte ettiği politikalar uygulanıyor ve 6’lı masa lirerlerinin neredeyse tamamı mülakatlarında bu politikalara uygun beyanatlar veriyor. Acaba Ahmet Davutoğlu derin devletin dikte ettiği politikaların dışına çıkılmasından mı endişe ediyor.

    İlk başta böyle düşünmemiştim kesinlikle, ama muhalif kesimlerden de Davutoğlu’na eleştirileri görünce böyle düşünmeye başladım.

    6’lı masa derin devlet politikaları karşısında nasıl bir tutum takınacağı konusunda milleti aydınlatmalı, endişeleri gidermeli.

    Niye böyle düşündüğümü de yazayım kimse yadırgamasın beni;

    Devlet ve derin devlet bir bütünün parçaları olarak biliniyordu yakın zamana kadar. Sonra devleti ortadan kaldırdılar ve senelerdir de derin devlet yönetiyor ülkeyi. Haliyle iktidarda kim olursa olsun otomatik olarak derin devletin başına geçmiş olacak, dolayısıyla Ahmet Davutoğlu da derin devlette söz sahibi olacak. Ahmet Davutoğlu bu derin devlet mekanizmasını devam mı ettirmek istiyor acaba?

    Tartışmalar beni bu konuda şüphelendirdi.

    • Türkiye de derin devlet yoktur. derin çeteleri derin devlet sanma çarpıklığı vardır.

      • Tanım tartışmasına girmeye gerek yok, devlet hukuki teşekküllerdir, hukuk ise akıl ile olur. Akıl ortadan kalktığı zaman hukuk da devlet de ortadan kalkar geriye adına ne derseniz deyin akılsız kurumlar kalır, akılsız kurumları da başka devletler kullanır. Ülke artık kendi çıkarlarına değil de başka devletlerin çıkarlarına çalışır.

        Devlet hukuk ile hukuk akıl ile biliniyorsa, devlet aklın üstünde oturur. Hukuki devletlerde derin devlet diye bir kavram yoktur, gerek de yoktur. Bu ancak hukuksuz ülkelerde çarpıklıkların, hukuksuzlukların üstünü örtmek için uydurulmuş bir kavramdır. Osmanlı’da derin devlet alimlerdi akil kimselerdi diyerek derin devletin gerekliliğini söyleyenler hukuksuz çapulculardan oluşan derin devleti meşrulaştırıp normalleştirmekten başka bir şey yapmadılar.

        Devlet varsa hukuk vardır, hukuk varsa akıl vardır. Bu kavramların başında “derin” sıfatı varsa işlevini yitirdiğini ortadan kaybolduğunu yerlerine de baykuşların geldiğini ifade eder. Bu kamu nazara verildiğinde böyledir ama şahıslar derin akla sahip olabilir derin hukuk bilgisine ve derin devlet bilgisine sahip olabilir. Zaten öylelerine derinlikli, derinliği olan kimse denir. Böyleleri asla derin devlet değildir, derin devlet olarak görülemezler. Onlar sahip oldukları derin bilgileriyle sadece hukuka katkı sağlarlar o kadar.

        • Derin bilgi! lerini nereden edinmişler acaba? oturdukları koltuklarda geçirdikleri zamandaki tecrübeleri ile mi sadece?
          yetmez!
          işin ilginç yanı hukuku da bu düşüncelerine ortak edebilmeleri asıl marifet!
          yada hukuk o kadar basit sade ve yalın ki,
          herkes istediği şekilde öğrenip uydurabiliyor kendini o na!!
          (örnek, bir sahte senet gönderir! bir hafta içinde itiraz etmedin diye!…)

          • Derinliği olan Bilge kimseler Hukuk yapmazlar hukuku yapanlar meclisteki vekillerdir parlamenter sistemlerde. Bilge kişiler sadece fikirleriyle katkı sunarlar hiç bir zaman doğrudan müdahale edemezler. Hele mahkemelere müdahale asla mümkün değildir, hakimler yazılı herkesçe bilinen hukuka ve o hukukun kendi kurallarına uygun toplanmış delillere göre karar verirler.

            Ama Türkiye’de devlet olmadığı için hukuka göre karar veremezler kanaate göre karar verirler. Bizzat hakime sordum bana dedi ki “sen ne kadar haklı olursan ol, ben bende oluşan kendi kanaatime göre kararımı veririm” dedi.

            Burada hakim kanatini neye göre belirliyor Devlette hakim olan genel kanate göre belirliyor. Devletteki hakim kanati kim belirliyor, MGK ve ona başkanlık eden Cumhurbaşkanı belirliyor ve belirlediği kanati bütün devlet birimlerine dikte ediyor. Hakimlere de belirlenen bu kanate göre karar vereceksin diyor.

            Her şey ortadayken başka yerlere çekmeye gerek yok. Derinlikli Bilge kişilerin kanaat önderlerinin fikirlerini herkese açıktan duyurur zaten MGK ve Cumhurbaşkanı bu kanaat önderlerine de kendi kanaatini dikte ediyor. Bunu da otorite adına yapıyor.

            Kanatlar MGK’da belirleniyor ve bütün ülkeye dikte ediliyor. Tabi MGK da kanatini bizzat kendisi oluşturarak milletin aleyhine kanaat oluşmasını hazırlayabiliyor.

Comments are closed.