Daha önce uyaracaktım, ilk çakma haber vukuatı benim önüme geçti bile: Çakma haberlere dikkat…

11
Der Spiegel'in yalan haber makinası muhabiri: Claas Relotius..

Popüler olma ile popülist olma arasında kesinlikle büyük fark var. Hatta ‘yandaş olmak’ da bir dereceye kadar çekilebilir, ancak ‘öyleymiş görünmek’ anlamına ‘yanaşmalık’ hiç doğru olmadığı gibi, o yolla kendini kabul ettirmeye çalışan için tehlikelidir de.
Özellikle de herkesin okuduğu gazetelerde köşen varsa, o gazeteler için haber peşinde koşuyorsan veya her evde izlenen TV kanalları sana zaman ayırıyorlarsa…

İlk vak’a

Geçen gün bir gazetenin yazarı, CHP’nin önümüzdeki yerel seçim için hazırlattığı kampanya videosu olduğunu ileri sürerek, izlediğini söylediği o videodan hareketle çok sert ifadelere köşesinde yer verdi.
Büyük ihtimalle yazılarına ilham versin diye takip ettiği sosyal medya hesaplarından birinde karşısına çıkan videonun sahihliğini sorgulamadan…
Meğer izlediği video CHP’ye ait değilmiş; onu hazırlayan trol üç farklı görüntüden yararlanmış, bir de CHP liderinin yakın zamanda yaptığı bir konuşmayı çalışmasına eklemiş ve bu düzmece videoyu yem olarak izleyicilerine sunmuş…
Köşe yazarımız da oltaya takılıvermiş…
Yanaşmalık bu yüzden tehlikeli işte. Günümüz dünyasında -Türkiye de o dünyaya ait- bu tür uyduruk şeylerin gerçekmiş gibi ayakta kalma ömrü çok kısa; nitekim, internet üzerinden yayın yapan medyadaki yanlışları ayıklama amaçlı bir site (teyit.org) işin iç yüzünü ortaya çıkarıverdi
Sosyal medyayı takip edenler, kaç gündür ortalığın bu düzeltme haberiyle yıkıldığını söylüyorlar.
Önümüzde kritik bir seçim var, bu sebeple iki tarafı rahatsız edecek uyduruk haberler ve o haberleri destekleyecek videolar konusunda medyada yeri olanların dikkatli olması, sosyal medya takipçilerinin de bu tür girişimlere destek vermemesi gerekir.
Columbia Journalism Review (CJR) adlı Amerikan menşeli meslek dergisinde, Tampa Üniversitesi gazetecilik okulundan bir hocanın öğrencileriyle ilgili bir değerlendirme yazısı çıktı. Donald Trump‘ın basın toplantısında yüzüne karşı hakaretler yağdırdığı CNN muhabirinin (Jim Acosta) attığı şu Twit’i değerlendirmiş gazeteci olacak öğrenciler:
Ve CNN muhabirinin yanlı mesajını beğenen tek bir genç bile çıkmamış. Kendisinin o basın toplantısındaki tavrını ‘hayranlık verici’ bulanlar bile, mesajdaki tek yanlı karşıtlıktan hiç hoşlanmamış.

CNN muhabiri Jim Acosta ve Donald Trump..

Ben de hoşlanmadım. Her evden izlenen bir kanalın haberlerinde tek yanlı olmaması, bu denli karşıt birinin yapacağı haberlere ve tabii gazetecinin kendisine de yer vermemesi gerekir.
Acaba bizde sayıları hayli fazla olan gazetecilik okullarında öğrencilerle güncel haber ve tartışma programları üzerine benzer bir değerlendirme yapılsa nasıl bir sonuçla karşılaşılır? Acaba bu tür değerlendirmeler sınıflarda yapılıyor mu?

Uydurma haberler her yerde

Şu yakınlarda Almanya’da ciddi bir gazetecilik skandalı yaşandı. Ülkenin en çok satan ve en itibarlı sayılan haftalık dergisi der Spiegel‘in muhabirliğini yaptığı yedi yılda 60’a yakın habere (bazısı Türkiye ile ilgili) imza atmış haberleriyle ödüller kazanmış biri (Claas Relotius) suç üstü yakalandı.

Der Spiegel dergisinin Hamburg’taki binası…

Haberlerine geniş yer verilen derginin star muhabirinin yazdıklarının pek çoğu (Türkiye ile ilgili olanlar da dahil) meğer hayal mahsulüymüş…
Gitmediği yerleri gitmiş gibi, konuşmadığı kişilerle konuşmuş gibi yazmış, bazen görüştüklerini olandan çok farklı yansıtmış, bazen de birkaç ayrı kişiyle gerçekleştirdiği görüşmeleri tek bir kişiye atfederek kaleme almış…
Hakkında haber yaptığı bir Amerikan kasabasıyla ilgili yazdıklarının çarpıtma olduğunu, o kasabada yaşayan iki kişi, gazetecinin ayak izlerini takip edip görüştüğü kişilerle konuşarak ortaya çıkarmış… ABD’de haber peşinde birlikte koştukları yine Spiegel‘den başka bir muhabir, onun Meksikalı göçmenlerle ilgili haberinde yer alan bilgilerin asılsız olduğunu fark edip yönetimi uyarmış da dergi sonunda uyanabilmiş…
Utançlarından mosmor olduklarını sandığım dergi yöneticileri, olayın üzerine özür dileyen açıklamalarla okur önüne çıktılar, muhabiri kovduklarını duyurdular; kendisine ödül veren kurumlar da ahlaki açıdan suçlu bulunan gazeteciden ödülleri iade etmesini istediler.
Bir dizi Amerikalı yalancı gazeteci.. Alt sıra en sağdaki Janet Cook..

Fazla uzak olmayan geçmişte biri Washington Post‘tan (Janet Cook), diğeri New York Times‘tan (Jason Blair) iki gazetecinin de meslek ahlakına aykırı yalan-yanlış şeyler yazdıkları ortaya çıkmıştı. Janet Cook yazdığı yalan haberle Pulitzer ödülü bile kazanmıştı.
Bir de yaptıkları bir filme (Shattered Glass – Asılsız Haber) konu olan New Republic dergisi yazarı Stephen Glass olayı var medya rezaleti olarak… Glass, utanmazlıkta zirve yaparak, o dergide yaşadıklarını roman haline getirip ‘Fabulist – Masalcı’ adıyla yayınladı da…
Önümüzdeki günlerde, seçime doğru hızla yol alan ülkemizde, profesyonel ellerden çıkma daha çok çakma haberle karşılaşacaksınız.
Bu yazımı bir erken uyarı olarak kabul edin lütfen.
ΩΩΩΩ

11 YORUMLAR

  1. Ne ala
    Güvendiğiniz bir basın veya yayında haber okuyoruz. “Erdoğan istifa etti.” diyor. Ertesi gün seçim var. İnanıyorsunuz ona göre oyunuzu kullanıyorsunuz. Dergi özür diliyor ve “Muhabir yalan söylemiş, onu kovdum.” diyor. Bir de aklanıyor.
    İşte bugünkü itibarlı basın yayın hep bu oyunu oynuyor. Meşhur ettiği, ödüller verdiği kimseyi kullandıktan sonra “Şimdi işine son verdim.” diyerek faturayı para ile satın aldığı yazara kesiyor. Dergi veya yazar suçlu değil. Mikroba “Sen niye mikropsun?” diye çatamazsınız. Asıl suçlu olan halkın gerçekten okuyacağı bir dergiyi veya televizyonu faal hale getirmeyendir.
    Basın yayın kooperatifi önerimiz bunun için yapılmaktadır. Kulak veren var mı? İnsanlığı kandırmaya devam edecekler hem de muteber medya olacaklar. “Oh olsun” mu diyelim.

  2. Vaktiyle sayın yazarın bahsettiği -türkiyede mesleklerin itibarını gösteren- araştırma sonuçlarında gazeteciliğin adı bile geçmiyordu… Bu duruma yol açan da yine besleme medyanın kendi güvenilmezlikleridir. Kimi sivri zekalı muhalifler türkiyedeki basını beğenemezken örnek gastecilik diye bize abd basınının çemişlerini gösteriyorlardı! Meğer bozacının şahidi şıracıymış:) haksız mıyım nurdan?

  3. Sermayesi nereden geliyorsa medya onun politikasını yürütür. Bağımsız sermaye olabiliyorsa bağımsız medya da olur. Günümüzün çok bağlı küresel dünyasında bağımsız bir yapı bulmak neredeyse imkansızdır. O halde tek çare şeffaflıktır. Yani bağımlılıklar şeffaf olursa, bilirsek, bize neyin nasıl neden söylendiğini de az çok bilir ona göre değerlendiririz.

  4. Geçenlerde abd başkanı azarlamış diye dövündüğünüz o sütlükahve cnn muhabiri demek; üçkağıtçının, soytarının tekiymiş öyle mi? Maymun hakları savunucusu arkadaşlara da kapak olur inşallah! Daha bu neki…

  5. Tarafsız medya diye bir kavram mümkün değildir. Önemli olan verilen bir haberin gerçek, doğru, çarpıtılmamış, yönlendirilmemiş ve teyid edilmiş olmasıdır. Yorum zaten taraf olmaktır ve orada da önemli olan yalana, iftiraya, hakarete başvurmadan ve şiddete, nefrete teşvik etmeden görüşlerin açık, dürüst ve anlaşılır şekilde belirtilmesidir. Bunlara uyulduktan sonra insanların birilerini yandaş vb sıfatlarla nitelemesinin de bir mantığı ve önemi yoktur, çünkü herkes birşeylerin yandaşıdır. Bugün ülkemizde demokrasi açısından eksikliği çekilen şey yandaşlık veya muhaliflik değil, fikir namusuna sahip, yalana, iftiraya, hakarete başvurmayan, karşısındakilere karşı nefret yaymayan, şiddeti övmeyen, fikirlerini, eleştirilerini, önerilerini makul ve mantıklı bir tarz ve üslupta sunan medya kuruluşları, gazeteciler, yorumcular ve benzerleridir. Maalesef dijital sosyal medya ortamlarında insanların kendi ismini hiç kullanmadan, ya da değişik takma lakaplarla bulunma imkanı olması, yazarımızın da örneğini verdiği gibi çeşitli iç-dış kaynaklı değişik algı yönlendirme operasyonlarının yapılabilmesi, her türlü haber veya yoruma şüpheli bakmayı zorunlu hale getirmiştir. Gerçi her şeyde olduğu gibi insanlar yeterli kötü tecrübe biriktirdiğinde, her konuda olduğu gibi bu konuda da bir önlem ve bağışıklık geliştirebilmektedirler ama yine de bu henüz yeterli seviyede koruyucu değildir. Bu yüzden her seçim öncesi olduğu gibi yine çeşit çeşit yalan dolanın sahneye sürüldüğü bir dönemdeyiz ve bütün algılarımızı teyakkuzda tutmalıyız.

  6. Tarafsız medya yok denecek kadar az. Keşke herkes objektif olarak haber yapsa ve içinden geldiği gibi yazsa.
    SAYGILAR SEVGİLER

  7. yazınızda belirttiğiniz gibi yanaşma ve yandaş olarak medyayı ele alırsak % 90 oranına ulaştı birtek sözcü ve cumhuriyet kaldı.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız