Dikkat, dil yaralar: Kim hain, kim değil.. Alıngan bir milletiz, kullanılan dile dikkat etmek gerekiyor…

18

En rahatsız edici sözcüklerin başında ‘ihanet’ sözcüğü geliyor, bir de onun türevi olan ‘hain’… Son zamanlarda çok sık kullanıldıkları için de rahatsızlığım büyüyor. Oysa herhangi bir tartışmada onları kullananlar, ortamdan güçlü ve muzaffer çıktıklarını, ‘hain’ sıfatını kendileri için uygun gördükleri kişi veya kişileri alt ettiklerini düşünüyorlar.

‘İhanet’ ne demek, ‘hain’ kime denir?

Dün TBMM’de devam eden bütçe görüşmeleri sırasında, bakanlığının faaliyetleri bir komisyonda görüşülürken, içişleri bakanı Süleyman Soylu, Saadet Partili Cihangir İslam için kullanmış ‘hain’ sıfatını; “Sen hainsin” diyerek…

Cihangir İslam’ın bunu hak etmek için bütün yaptığı, Yeni Şafak’ta okuduğuma göre, soru sorma sırası kendisine geldiğinde, üç yıldan fazla hapis yattıktan sonra mahkeme kararıyla salıverilmiş iken yine mahkeme kararıyla yeniden tutuklanan Ahmet Altan’ı savunmak olmuş. Birden parlamış bakan, ayağa kalkarak şunları söylemiş:  

“Ahlaksızlık yapma, terbiyesiz adam. Sen provokatörsün. Sen Türkiye Cumhuriyeti’ne her zaman ihanet ettin. Sen hainsin. Senin provokatör olduğunu herkes biliyor. Sen FETÖ savunucususun.” 

Ani patlamalar yaşandığında, sesini yükselterek ileri geri konuşan birini gördüğümde, tanıyanlara derhal o kişinin sağlık durumunu sorarım. Bazı rahatsızlıklar insanlara başka zamanlarda asla yapmayacağı türden yanlışlıkları yaptırır çünkü.

[Yıllar önce, Turgut Özal’ın bir Washington ziyaretinde, yazılarımızı gazetelerimize geçmek için tek mecra faks iken ve gazetecilere ayrılan bölümde yalnızca bir faks cihazı bulunurken, cihazın telefonunu biraz uzunca bir süre kullandı diye, yaşlıca bir meslektaşın şimdilerde Cumhurbaşkanlığı başdanışmanı olan İlnur Çevik’e bağırıp çağırmaya başladığına tanıklık etmiştim. İlnur, iyi tanıdığı o meslektaşın şekerinin yükselmesiyle açıklamıştı olayı.]

Meclis’teki olayda bakanın muhatabı bir milletvekili. Üstelik tabip ve profesör unvanı da var. Böyle biri eleştiride buluyorsa, eleştirisi ne kadar ağır olursa olsun, nezaketle karşılanmayı ve aydınlanmak istediği konuda bilgilendirilmeyi hak eder.

Reklam

“Hain” diye yaftalanmayı değil.

O sıfat, yani ‘hain’ sıfatı, ancak çok sınırlı kişiler ve belli konular için sarf edilebilir.

Ahmet Altan’ın yazdı ve konuştu diye üç yıldan fazla demir parmaklıklar arkasında tutulmasının, sonunda mahkeme kararıyla serbest bırakıldığı halde, gazetelerde yazılanlara göre, yine yeni bir yazısı yüzünden yeniden cezaevine gönderilmesinin, herkesten önce içişleri bakanlığı koltuğunda oturan kişiyi rahatsız etmesi gerekir.

Ülkemiz Ahmet Altan ve onun gibilerin başına gelenler yüzünden, tavırları uluslararası arenada önemsenen belli kesimlerin ciddi eleştirilerine maruz kalıyor. Kişiler hakkında kullanılan ‘hain’ sıfatı ne kadar ağırsa, Türkiye için dışarıda yazılan ve söylenenler de ondan aşağı ağırlıkta sayılmaz. Türkiye yazarlarını ve gazetecilerini hapseden bir ülke muamelesi görüyor dışarıda.

TBMM’de komisyon görüşmelerinde bu konunun hatırlatılması, aslına bakılırsa, hükümet adına konuşanlara, dışarının bu tür eleştirilerini boşa çıkartmak için bir fırsat olarak değerlendirilmeyi hak ediyor.

Milletvekiline “Hain” diye saldırılmayı ise asla.

Hükümet, konuyla ilgili eleştirilere, “Ne yapabiliriz ki, konu yargının elinde; bizde yargı bağımsız, karışamayız” türü cevaplarla kendisini savundu bugüne kadar. Bakanın tavrı o savunmayı da geçersiz kılmış olmuyor mu?

****

Reklam

Çorumlular kızmış.. Giritliler de kızmıştı…

Karar’da Akif Beki TRT’’yi eleştirirken benim bilmediğim bir deyimi kullanmış ve “TRT’nin yaptığını Çorumlular yapmaz” demiş; hem de “Çorumlular alınmasın, konunun onlarla bir alakası yok, dile yerleşmiş bir deyim, lafın gelişi” diye de başlıkta da adını kullandığı ilimizin sakinlerini esirgemeyi ihmal etmeyerek.

Ardından meydana gelen gelişmeyi T24’te okudum. Yazıya sosyal medyadan tepkiler yağmış, bu arada Çorum’un sivil toplum kuruluşları bir açıklama yapmış ve şunları ifade etmişler:

“Bizim üzerimizden ilgi çekmek istiyorsa, gelsin Çorum’a biz ona yeterli ilgi ve alakayı gösteririz. Çorumluların misafirperverliğini herkes bilir. Bu şehir binlerce yıl önce Hitit medeniyetlerin başkenti, aynı zamanda Kadeş Barış antlaşmasının imzalandığı topraklardır. Medeniyetin beşiğidir. Kendisine medeniyet öğretmek boynumuzun borcu olsun.” 

Alınganlığa gerek yok oysa. Alt tarafı bir deyim işte.

Yıllar önce, bir yazımda, neredeyse bütün mantık kitaplarında ‘Epimenides paradoksu’ ve örnek bir olay olarak anlatılan bir duvar yazısını kullanmıştım. Epimenides Giritli bir filozoftur ve paradoks literatüre onun adıyla geçmiştir.  

Altında “Bir Giritli” imzası bulunan paradoks duvar yazısı şu: “Bütün Giritliler yalancıdır.”

O duvar yazısını bir Giritli yazmışsa o takdirde bütün Giritliler için kullandığı ‘yalancı’ sözcüğü doğru değil demektir. Yani, o duvar yazısı, aslında, “Giritliler yalancı değildir” anlamına geliyor. 

Kendi kendini yalanlayan o söz mantık literatürüne bir paradoks örneği olarak geçmiştir.

Ben bu paradoksu bir yazımda mantık hatası örneği olarak kullanınca sağdan soldan eleştiriler yağmaya başladı. Tanıdığım tanımadığım ne kadar Giritli okurum varsa beni kendilerine hakaret etmekle suçlamaktaydı. Hepsine tek tek cevap vermek yerine yeni bir yazıyla tepkilerinin yersiz olduğunu açıklamaya çalıştım.

Başımdan geçmişte böyle bir olay geçtiği için herhangi bir yer veya halkla ilgili hazır bir yakıştırmayı kullanmam gerektiğinde konu üzerinde iki-üç kez düşünür ve sonunda vazgeçerim. Olumlu bile olsa o yakıştırma, insanlar kolayca rahatsızlık duyabiliyor çünkü.

Eminim, Akif Beki de, bu olaydan kendisine ders çıkaracaktır.

ΩΩΩΩ

18 YORUMLAR

  1. Atalar, “kötüden örnek olmaz” der.
    – Bence kötü davranışı örnek yapmamak lazım.
    – Bakanın değil, yusuf islamın davranışı hakkında konuşulmayı hakediyor

  2. Bu arada Türkiye’de neler oluyor bilmem de yalnız Amerika’da mal varlığı, açıklanacak, kokusunu alınca mal varlıklarını aile fertlerinden yakın arkadaşlarına (ucuz fiyat göstererek) Hani burada da sahtekarlık yaparak vergi kaçırarak başkalarının üzerine devre ettiklerini araştırıp görüyorum Ne yazık ki muhalefet olsun akpli olsun Türkiye’de uyuyor Türkiye’nin parasını Amerika’ya valizlerle uçaklarla taşıyanlar Burada ev arsa Çiftlik alırken oradaki millet aç yatıyor ve halen daha bunlar oy veriyorsa ne denir ki vatanseverler demek ki bunlar mış Hırsız olmayanlarda vatan haini.
    Erdoğan’a Sayın demesen anında savcılar hakaret ettin davası açıyor ve milyonlarca tazminat alıyor Ama bir vatandaş bunu eleştirdiği zaman hayatı ile ödüyor zindanlara atılıyor ve sülalece yok ediliyor.
    işte Türkiye’nin hali bu genelde Bilgiden noksan olanlar buraya gelmiş yazıyorlar işte Bilmem dilimiz yasaklandı şu oldu bu oldu siz onu bunu Bırakın da Birlik olun bu beladan kurtarın Yoksa hep birden batıyoruz cahillerden bakan yaparsanız Devleti cahillere teslim ederseniz sonucuna da katlanırsınız.
    Kimin hain kimin Vatansever olduğu apaçık ortada vatanseverlik ne demek? İnsan severlik olsun insanlık olsun. insan olmamışsın Sen her gün binlerce kez Vatan seviyorum desen ne yazar.
    Hiçbir dinde , hatta inançsız olanlarda dahi bebeklere karşı bu kadar zulüm eden görülmemiştir bebeklerin hapishanelerde çürütülen bir ülke ülke değildir Bunu yaptıran bir insan da insan değildir. Son 3 yıldır bu sitede hakikaten çok değerli insanlar da tanıdım ama maalesef insanlıktan çıkmış sadece ve sadece gözlerini kin ve nefret kör etmiş
    Dünyadaki hiçbir varlığa benzemeyen varlıklarında gene bu site sayesinde maalesef bizde mevcut olduğuna şahit oldum .

  3. Muhalefetin veya başka bir ifadeyle Erdoğan karşıtlarının son günlerde tırmandırdıkları bir algı operasyonu var. Adı; Türkiye iyi yönetilmiyor…

    Kılıçdaroğlu, bu “Türkiye iyi yönetilmiyor” algısı için Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminden beri adeta çırpınıyor. Erdoğan halkın seçtiği ilk Cumhurbaşkanı oldu, Kılıçdaroğlu nakaratı tekrarladı: Türkiye iyi yönetilmiyor. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde Erdoğan yürütmenin başı oldu Kılıçdaroğlu bildiğiniz gibi: “Türkiye iyi yönetilmiyor…”

    15 Temmuz 2016 FETÖ darbe teşebbüsü Allah’ın izniyle milletimiz tarafından önlenmeseydi o gece tankların arasından kendisine yol verilen Kılıçdaroğlu’nun gerekçesi hazırdı: Türkiye iyi yönetilmiyordu…

    Bakınız altını çizmek istiyorum; “Türkiye iyi yönetilmiyor” iddiası bir muhalefet sloganı değildir. Bu algı, Türkiye’de siyaset dışı her zorlamanın, kaos hazırlıklarının gerekçesidir.

    Konuyu biraz açayım. Türkiye iyi yönetilmiyor algısı için son dönemde olan bitene kısaca bakalım.

    Siyasî zeminde AK Parti’nin zaafa uğratılması hedefleniyor.

    AK Parti içinden bizim “AKP’liler” dediğimiz, trenden inenler ya da indirilenler, iki parti kurma hazırlığı yürütüyor. Gül/Babacan ve Davutoğlu… Gerekçeleri, Türkiye iyi yönetilmiyor…

    AK Parti bünyesinden istifalar oluyor. Münferit ama malum medya köpürtüyor da köpürtüyor. Gerekçeleri neymiş: Türkiye iyi yönetilmiyor…

    Cumhuriyet gazetesi kaynaklı ve iddiaya dayanan bir haber birkaç gün önce fitne fişeği gibi patlatıldı:

    “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, AKP Genel Başkanlığı koltuğunu, güvendiği bir isme devredebileceği iddia edildi…”

    Nereden çıkmış bu? Türkiye iyi yönetilmediği için AK Parti’de sıkıntılar artmış, çareler aranıyormuş.

    Yine Türkiye iyi yönetilmediği için Cumhur İttifakı içindeki çatlak giderek büyüyormuş…

    Diğer taraftan; sosyal/toplumsal zeminde insanımızın dünyasını allak bullak eden olaylar, aynı çerçevenin içine konuluyor: “Türkiye iyi yönetilmiyor…”

    Siyanürle işlenen cinayetler, kötü ekonomik yönetimin sonucu gösterilip “toplu intihar” manşetleri ile duyuruluyor. Çocuklar, hiç toplu intiharın içinde olabilir mi? Baba siyanür içiriyor ama malum medya “cinayet” kelimesini hiç kullanmıyor. “Toplu intiharlar arttı, çünkü Türkiye iyi yönetilmiyor” deniyor.

    Günlerce manşetlerde kalan çocuk ölümleri/cinayetleri, kadın cinayetleri, tecavüz haberleri…

    Başörtülülere saldırılar… Cumhurbaşkanına aleni küfür eden adamlar… Mahkemece serbest bırakılmalar… Neler oluyor böyle?

    “Türkiye iyi yönetilmiyor…”

    HDP’li kadın milletvekili polis kalkanına kafa atıyor…

    HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli provokasyonun en alçakçasını yapıyor; “Kürt’e mermi, Türk’e siyanür düştü” diyor. Ve HDP yönetimi erken seçim tartışması başlatıyor. Neden?

    “Türkiye iyi yönetilmiyor…”

    İmamoğlu Avrupa’da kendi ülkesini jurnalliyor ve anlaşmaları hatırlatarak Türkiye’ye müdahale çağrısı yapıyor. Neden?

    “Türkiye iyi yönetilmiyor…”

    Bunların hepsine geniş açıdan bakılırsa bir kaosun taşları döşeniyor.

    Başka türlü bir 28 Şubat havası var Türkiye’nin üzerinde.

    15 Temmuz ihanetini göğsünde söndürmüş bu aziz millet, oynanan oyunları bozduğuna göre karamsar olmayalım elbet.

    Ama rehavete kapılmayalım, teyakkuzda olalım…
    not.Keşke yazınıza konu vido yu yayınlayabilsek kim haklı halk yada okuyucun karar verse idi.ama yine de yukarıdaki yazıyı oku.

    • Hurşit Bey, bırakalım muhalefetin ne dediğini. Sizce Türkiye gerçekten iyi mi yönetiliyor? Yani aman CHP gelmesin de biz kötü yönetilmeye razıyız mı diyelim. Ekonomik, sosyolojik ve dış politika göstergeleri Türkiye’nin iyi yönetilmediğini gösteriyor.

  4. Siyasi tarihimizde Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı yapmış kişiler içinde ağzı açık ara en bozuk kişi Recep Tayyip Erdoğan’dır. Tabi ki diğer birçok siyasetçi de sütten çıkmış ak kaşık değildir. Fakat Erdoğan gibisine rastlanmamıştır.

    Ağır laf sokma meselesinin kişisel zafiyetlerin ötesinde bir anlamı var. Şöyle ki bu politika bilinçli olarak uygulanan sosyolojik bir yöntemdir. Erdoğan normal şartlarda seçimleri tek başına iktidar olacak şekilde kazanamayacağını biliyor. (Bu gerçek günümüzde MHP desteğine rağmen geçerlidir). Tek çaresi toplumun hafızasında CHP’nin din düşmanı! olduğuna dair yerleştirilen kanıyı “elverişli hedef” olarak kullanmaktır. Bu kadim yöntem Nazi Almanya’sında propaganda bakanı Gobbels eliyle Yahudilere karşı kullanılmış ve başarılı da olmuşlardı. Fakat tarih göstermiştir ki bu ahlaksız yöntemi kullanan iktidarların sonu hep kötü bir finalle bitmiştir.

    Bakalım göreceğiz. Kimler makul zamanda yanlışı terk edecek, kimler yanlışta ısrar edecek ve sonuçlarına katlanacak.

  5. Fehmi bey Girit örneğiyle Çorum örneği çok Farklı.çorumlularla ilgili deyim Çorum’la rekabet halindeki komşu illerde söylenen bir deyim.çorumlular alçak hain insanlardır manasına geliyor.bu söz hakarettir.

  6. “paradoks” ……yazara daha cok itimad ederdim, artik akp ye yonelik elestrilerini suzgecten gecirmek gibi bir ihtiyac edindim.uzatmayayim video’yu izleyince neden provokotor dendigi anlasiliyor o vekile ve yazinin bastan assagi tarafli yazilmis bir elestri oldugu farkediliyor ve asil paradoks ta burda gorebilene!!.taraf olabilirsiniz ama taraflica tasvir etmek ?..o iste bi baska boyut.

  7. diyanet, din işlerini bırakıp; camilerde eğlence düzenleyen organizasyon şirketine mi döndü?almanya ulu camide hanımlara eğlelence düzenlemeye girişmiş.medyada duyurulunca vaz geçmiş.duyulmasaydı yapacaklardı demek.yavaş yavaş,ısındıra ısındıra camileri bar ve pavyonlara mı dündürecek bu türk diyaneti?

  8. kraliçe sihirli aynasına seslendi;ayna ayna söyle bana benden daha güzel kim var.
    o da:senden güzeli yok kraliçem diye cevap verdi.
    kraliçe bir gün tekrar seslendi bu sefer senden güzel pamuk prenses var kraliçem dedi ayna.
    masallardaki sihirli aynalar günümüzde de olsa herkesin ne olduğunu gösterse.

  9. bu tartışmalar niçin size aykırı görünüyor? cevabı:kapı arkalarında gizli pazarlıklar, entrikalar, katakulliler çevrilmesi olağanlaşmış olduğundan!
    bırakın herkes eteğindeki taşı döksün:
    vekillerin kürsü dokunulmazlığı var!
    ailesine hakaret harici herşeyi saydırsınlar; şiddete vardırmadan işi!
    ailesine söven, şiddet yolunu seçen ağır ceza alsın, yeter!
    vekil konuştu diye vekili suçlamak değil, vekilin ifşa ettiği herşeyi savcılar değerlendirsin daha iyi değil mi?
    birisi ”benim emmolunu şöyle böyle..” sen nasıl yaparsın bas..it adam desin!
    ötekide ”o senin emmolunu filan dağ yolunda görmüşler.. filanın bs..it liğini yapıyormuş, sahibine talimat getiriyormuş ” desin..
    bir diğeri ‘seeenin filan işlerde (seninle alakala bir iş) şu şu enrikalar dönüyor haberin varmı?” diye sorsun,
    öteki hadi ordan müfteri ispatmessen şeref yoksunusun desin ve olay kapansın (he he he aslında film orda şimdi başlasın!!!)…

      • dua=dilek=istenen=iyi olacağı düşünülendir başlığın amacı..
        sen ona takılmayıp direk ”öteki” nin söylediklerine kızdıysan çekinme bence!

        • sorun benim kızgınlığım ile alakalı olsaydı dediğini yapardım. fakat “iyi olacağını düşünülen”i takma isim olarak seçip, sonra da “it adam…” vs yi normal görmek, bir de yazdığımı anlamamak sıkıntı. tabi ki bence…

          • amerkanyadan yada asyadan üfüremeyince eldeki un şekerle anca bu kadar helva yapılıyor. yazı yedi kere yazılıp sekiz kere siliniyor..
            yazarın da en az iki ismle yazı yazdığını unutmayalım; hem de yıllarca kimse bu kim bilemeden!

  10. birilerin gafını fırsat bilip,hakaret sayan erdoğan a bakın.kendisi sütten çıkmış ak kaşık mı?geçmişini hatırlayın neler söylemiş. ben araştırabildiğim kadarıyla şunları duyuruyorum:
    ananı al git buradan.afedersiniz ermeni,cemevi cümbüş evidir.bunlar ateist bunlar zerdüşt,mhp lideri aile nedir çocuk nedir bilmez, ben bozkurtla dolaşmıyorum, ben eşrefi mahluk olan insanlarla dolaşıyorum.o demir bilyeleri niye atıyorsun evladının mezarına, kime mesaj veriyosun,bunlara oy veren vatan haini ,biz türk milliyetçiliğinide ayaklar altina aldik, her turlu milliyetciligi ayaklar altina aldik kimse bizim karsimiza,turk’um diye cikmasin,Zillet ittifakı Kandil’in ve Pensilvanya’nın güdümündedir(memleketin yarısının oy veerdiği millet ittifakı için söyledi.memleketin yarısına karşı söylendi),alçaklar, zalimler, kadın mı kız mı bilemediğim,mert değil namertsin,artistlik yapma,haşhaşiler,nebbaşlar,mezarlık soyguncusu,sapıklar,haddini bil edepsiz kadın,aydın müsveddeleri, karanlıksınız,terbiyesiz haddini bilmez edep yoksunu edep fukarası ahlaksız addini bil haddini bilmezsen bu millet patlatır enseni(fox tv spikeri fatih portakal beye söyledi) anayasa değişikliğine ve cumhurbaşkanlığı sistemine karşı çıkan gafiller vs.inceleyin bakalım erdoğan mehdi mi,eren mi,ermiş mi,veli mi,dini bütün biri mi siz karar verin.saygılar.

  11. İnsanların yaptıkları vatana ihanet derecesinde olunca, ihanetleri ortaya çıkmasın diye başkalarını hainlikle suçlarlar. Bu gayet doğal bir tepki. onun için, ihanetle suçlanmak çok da sıkıntılı bir durum değil.
    – Bu ülkeye ihanet edenlerin sıkça başvurduğu bir yöntem.

  12. AK Parti, neredeyse kendisini ak sütten çıkmış bir parti sayacaktır. Ak Partiyi eleştirenler ya Fetöcü oluyor ya hain oluyor ya da Terör örgütü yandaşı oluyor. O yüzden kimse eleştirmesin! İşsizliği, ekonomik krizi, sarayın israfını kimse konuşmasın. Hele ki bu Bütçe tasarısı çıkana kadar kimse ses çıkarmasın! Maazallah Ahmet Altan gibi kodeste kendinize yer bulursunuz…..
    Ak Partinin tek avantajı: Ülkede güçlü bir ana muhalefet partisinin olmamasıdır.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız