Erdoğan’a yapılan haksızlığa birlikte karşı çıktıklarımızın bazısı bugün neler yazıyor öyle.. Tarih şaşmaz bir tanıktır, unutulmasa iyi olur…

50

İçişleri bakanı Süleyman Soylu’nun imzasıyla görevinden alınan HDP’li belediye başkanları konusuyla ilgili AK Parti cenahından gelen açıklamaları ve AK Parti’nin itibar ettiği kalemler ile TV’ye AK Parti’yi savunsun diye çıkarılan yorumcuların yazılı-sözlü katkılarını takip ediyor musunuz?

Ben ediyorum ve gerçekten dehşete kapılıyorum.

Hem seçilmiş birinin görevden alınması konusuna yaklaşımları sebebiyle, hem de ülkenin en kronik sorununu ele alış tarzları sebebiyle…

Geçmişte İstanbul’un seçilmiş başkanı Tayyip Erdoğan da büyük bir hukuksuzluk sonucu görevini terk etmek zorunda bırakılmıştı.

İki olay arasında kıyaslama yapmayı imkansız kılan benzemezliklerin fazla olduğunu ben de biliyorum; en başta Erdoğan’ı görevden almak için yargı yoluna başvurulmuştu ve şimdiki görevden almalarda -iddia o yolda olsa bile- hukuki bir gerekçe bulunmuyor. 

Görevden alınan belediye başkanları herbiri daha önce milletvekili de seçildikleri için en az iki kez Yüksek Seçim Kurulu (YSK) denetiminden geçerek aday olmuş insanlar… Haklarında ileri sürülen iddialar, kendilerine yönetilen ithamlar mahkeme sürecinden de geçmiş değil.

Evet, ithamlar ve iddialar var, ama onları destekleyen kanıtlar yüzeysel.

Erdoğan için hepimiz seferberdik

Reklam

Tayyip Erdoğan 28 Şubat post-modern darbesi yelinin sert estiği dönemde görevinden alındığında, ‘irtica ile mücadele’ bahanesi kullanılmış, onun ağzından çıkan -olsa olsa ancak şiirselliği tartışılabilecek- mısralar halkı galeyana getirme suçu ile irtibatlandırılmıştı.

Demokrasiye, hukukun üstünlüğüne inanan ne kadar insan varsa, hepsi -hepimiz- onun hakkını savunmakta bir an bile tereddüt etmemiştik.

Şimdi bakıyorum da, o günlerde kalemlerini ve TV’de yorumlarını Erdoğan’ın hakkını savunmak için korkusuzca kullananların önemli bir bölümü, HDP’li başkanların görevden alınmasına farklı yaklaşıyor, yapılana yeni gerekçeler uydurmak ve görevden alınmaları haklı göstermek için çabalıyorlar.

28 Şubat döneminde Tayyip Erdoğan’ın uğradığı kovuşturmaya karşı kapsamlı bir siyasi-hukuki mücadele verildiğini iyi hatırlıyorum. Nasıl hatırlamam, mahkemeye sunulmak için hazırlanmış savunmaya ek olarak ülkenin öndegelen hukukçularından alınan dört dörtlük mütalaalar ile gazete ve dergi köşelerinde çıkmış aynı çizgideki yazıları içeren büyük boy ve hacimli bir kitap kütüphanemin en mutena köşesinde duruyor.

Ülkenin o yıllarda nasıl bir dönemden geçtiğini unutmamamı sağlayan diğer kitaplarla birlikte…

O yıllarda demokrasi yanlısı ve hukuktan yana başkalarıyla birlikte aynı cephede yer aldığımız kalem arkadaşlarını şimdi farklı tavırlara sahip görmek ibretlik bir durum. 

Şaşırıyor muyum? Hayır, elbette şaşırmıyorum; ama üzülmeden de edemiyorum.

Kütüphanemde o günleri hatırlatsın diye en görünür yerde tuttuğum kitapların bazısı şimdi beni üzen yazıları kaleme alanlara ait.

Reklam

Böyle mi olmalıydı?

O günlerde biri çıkıp “Böyle, böyle olacak” diye bugünlerle ilgili kehanette bulunsaydı asla inanmazdım. Şimdi ise, bu son tasarrufa gelinceye kadar yaşananlar yüzünden şaşırma duygumu yitirdiğimin farkındayım; şaşırmıyorum.

Dün geçip gittiğine göre bugünler de bir gün nihayete erecek; galiba üzerinde hiç düşünülmeyen konu bu.

Siyasiler ve siyasi olmasalar bile siyasi girişimde bulunan başkaları, aldıkları tavırların, dayattıkları politikaların ilelebet devam edeceğini düşünebilirler; ancak siyaseti mesafeli izleyenlerin böyle bir hataya düşmemeleri gerekir.

Tarih diye şaşmaz bir tanık da var. 

Neyse bu konu daha çok su kaldırır, ama ben uzatmayayım, en iyisi burada keseyim.

ΩΩΩΩ

50 YORUMLAR

  1. haaa sunu unuttum sen ki gosgoca yazar,,,, okunan bir siirle, benim yurdumda elinde silahla (kelesle) gezen orgute maddi manevi destek saglayan bir durumu ayni kefede yorumla,
    akil tutul,asi yasiyorum, Allah omur verirse 10 sene sonra bu yazyi ben mi yazdim diye soracaksiniz kendinize,

    • Allah basiretini açsın kardeşim. Bu kararla milyonlarca insanın -kasıtlı olarak- pkk nın kucağına itildiğini görmeyecek kadar gözlerinizi siyasi kölük kaplamış.

  2. su yaziyi masum feto cular(ibadet kismi) icin yazsan yerden goge kadar haklisin derdim, ve bariz pkk yi destekleyenler icin yazman cok acayibime gitti
    tayyip kiminizi akil yapti kiminizi c.baskani kiminizi basbakan, yaa hic mi bir fincan kahveyi beraber icmediniz,hic mi hatiri yok sizin yaninizda bunlarin,
    siz ve sizin gibiler oldukca tayyibin degeri baska bir anlasiliyor, neyse hak neyler neylerse guzel eyler,
    sizde Allah Allah diye bizlerde Allah Allah diye mucadele veriyoz, kesin hukmu olunce gorecegiz kalin selametle..

  3. Yorumları okuyunca şöyle bir hisse kapılıyorum. HDP’li üç belediye başkanının görevden alınmasını yanlış bulanlar da doğru bulanlar da kendilerince haklılar. Bu görüşüme itiraz edenler olursa ‘sen de haklısın’ diyeceğim.

    Şaka bir yana şöyle bir gerçek var. Eğer bir meselede her iki taraf da haklıysa ;
    i) O mesele çok önemlidir.
    ii) O meselenin esas nedeni, doğru veya yanlış diyen gerekçelerin dışında aranmalıdır.

    HDP Kürt milliyetçisi bir partidir. MHP ise Türk milliyetçisi bir partidir. Türklerin sayıca çok fazla olması bir tarafa ne hukuki nede vicdani bir üstünlük sağlamaz. HDP’nin PKK ile iltisaklı olmasına gelince, MHP de eskiden (70’li yıllarda) sokakta terör estiren bazı örgütlenmelere sahipti. Şu anda da MHP lideri Bahçeli önüne geleni tehdit ediyor.

    Yani çağdaş ve güçlü bir Türkiye istiyorsak yeni bir anayasa yapıp ve enaz %70 ile onaylayarak, ırkçı veya dinci siyasi partiler kurulmasını yasaklamalıyız. Siyaset yalnızca seküler/laik alanda yapılmalıdır, dini mezheplere ve ırk kökenine dayalı siyaset mümkün olmamalıdır.

    – Sünni veya Alevi tarikatlar yasal çerçeve içersinde serbest olmalı fakat Devlet’ten uzak durmalıdırlar.
    – Türk, Kürt, v.b. ırka dayalı örgütlenmeler serbest olmalı fakat siyasetten uzak tutulmalıdırlar.
    – Tarih şahittir ki bu devletin adı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Bu tarihi gerçeğin şu yada bu sosyolojik-siyasi görüşler adına tartışmaya açılması abesle iştigaldir. Ana dilimiz değil resmi dilimiz Türkçe’dir.
    – Kürtlerin ataları gerekli bedelleri ödeyip bir devlet kuramamışlar ise bu Türklerin sorunu değildir. Milliyetçi Kürtlerin nüfuslarına göre Türk Devletinden toprak talepleri tarih-dışı ve akıl-dışı bir hissiyattır. O zaman İstanbul’un da %10’unu Kürtlere verelim. Yahu Ulubatlı Hasan da Kürt genci miydi ?

    Kısacası MHP gibi bir parti olduğu için HDP gibi bir partiye tahammül etmek zorunda kalıyoruz. Hiçbir medeni ülkede HDP gibi bir partiye izin verilmez. MHP varken HDP’yi kapatamıyoruz. Ne dinimize göre yaşamak için AKP’ye nede milliyetçi olmak için MHP’ye gerek yoktur. Elhamdülillah Türk ve Müslümanız. Kimse kimsenin etnik kökenini ve dini anlayışını kurcalamasın, daha müreffeh ve güçlü bir Türkiye için elbirliğiyle çalışalım. Bunun için ; i) Bilim-teknolojide ilerlemek, ii) Türkün kimliği sorununu herkesi tatmin edecek şekilde tanımlamak, iii) Siyasi rejim meselesini çözerek vesayet rejimi yerine milli (ulusal) üst akıl oluşturmak … gerekmektedir.

  4. Yazının bence özeti şu : ” Dün dündür,bu gün bu gündür ” . Bir de şunu belirtmek istiyorum ;bazı yorumcular belediyelerin çeşitli şekillerde ve fakat hiç biri somut olmayan bir takım suçlara karıştıklarını iddia ediyorlar ! Onlara şunu sormak lazım : Devletin emniyeti,istihbaratı,savcısı ,hakimi yok mu ,onlar neden gereğini yapmıyorlar da İçişleri bakanı yapıyor ???

  5. Ben bugün yorum yazmıştım, edıtör haklı olarak o yorumumu yayınlamadı.
    Bende, gözümüzün içine baka baka, iftıralarla kos koca ülkeyı batıranlar karşısında onlarin iftıralarına suya sabuna dokunmadan cevap verecek, karekterde değilm. Onun için şu kopı yazısınıa trollerden cevap beklıyorum.
    ******
    “Diyarbakır Valisi ile aynı gün yani seçimin ertesi günü 1 Nisan 2019 günü Mardin Valisi’nin de kayyım atanması için bakanlığa başvurduğu ortaya çıktı.1 Mart seçimlerinde Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ahmet Türk’ün İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınması için yazılan yazının girişinde “Mardin Valiliğinin 01.04.2019 tarih ve 4381 sayılı, 06.08.2019 tarih ve 10110 sayılı yazıları ve eklerinde” ifadesiyle başlayarak, Türk hakkında açılan soruşturmalar sıralanıyor.”
    ******
    Bakalım Troller buna ne kulp takacaklar.
    ŞIMDI ESAS TERÖRIST KİM OLUYOR?

  6. Siz ölüme yaklaşırken sapıtanlardansınız. Allah bazılarının yollarını sapıttırır ya sizde onlardansınız. Beyin sulandıkça, ölüm yaklaştıkça gündemde kalmak için saçmalayanlardansın.

    • Vay beeee! Yazarın ölüme yaklaştığını Taptıklarınızmı bildı. Ne mutlu sarayalılara tapanlara…., bunlar ömürüde değiştirmışler, bundan sonra bebekler sularda boğulmaz hapıshanelrde de ölmez
      Sahı taptıklarınız bu kanunu ne zaman çıkardılarda bizım hahabrimız olmadı? Neyse iyki yazdınız bir yazdınız pir yazdınız.
      Tam bir Erdoğan kalıtesi.

  7. Görevden almaların,görevden alınan başkanların şahısları ile ilgili olmayan bir yönü de var.O da şu:HDP’nin kazandığı belediyeler Pkk tarafından yönetiliyor.
    Dolayısı ile YSK bu kişilerin aday olmasına
    niçin izin verdi diye sormanın hiç bir anlamı yok.Kim seçilirse seçilsin aynı kapıya çıkar.Sonuçta belediyeyi yönetecek olan Pkk olduktan sonra.

    Fehmi Bey işin bu yönüne ısrarla hiç değinmiyor.Görevden almalara tepki gösteren diğer kişiler de hiç değinmiyor.

    Dünyada terör örgütü tarafından yönetilen başka bir belediye var mı sorusuna hiç cevap vermiyor görevden alınanları savunanlar.

    Teröristler belediye araçları ile çukur kazıp
    patlayıcı yerleştirsin,belediyenin araçları
    ile üzerine asfalt dökülsün,sonra askeri bir araç geçerken patlatılsın,şehitler verelim,
    birileri de görevden almaların haksızlığından bahsetsin,mağduriyetten
    dem vursun,sandığın faziletinden söz açsın,belediyeyi terör örgütünün emrine amade kılanların görevden alınmasını,şiir okuma suçu işleyen Erdoğan’ın görevden alınması ile kıyaslasın.İyi yani.Biz de safız tabii ki!

    • Allahın verdiği azıcık aklı keşke kullansan kardeşim. Kürt kardeşlerimizi pkknın kucağına izlenen yanlış politikalar itiyor. ABD bunu bazı ahmaklara -kahramanlık yapıyormuşçasına- yaptırıyor.

  8. İNSANLAR NEDEN GÜCE TAPAR
    1. Zayıf iradelidirler.Rüzgarın savurduğu tarafa doğru giderler.
    2. Menfaatçidirler. Çıkarları neyi gerektiriyorsa onu yaparlar.
    3. Tebaa duygusu hakimdir. Yönetici bir şey yapıyorsa bir bildiği vardır.
    4. Hukukun değil güçlün’ün koyduğu hukukun kendisi için daha iyi olduğuna inanır
    5. Dinseldir.İtaat ettiği takdirde ahiretinin kurtulacağına iman etmiştir.
    6. Egoistirler.Benim gibi inanıyorsan mutebersin, aksi takdirde muteber değilsin zevki ruhanisi
    7. Medeni dünyanın kabul ettiği hukuk sistemini değil fiziken güçlü olanın kullandığı (seçimlerde biz üstün geldik o halde her şeyi yapmaya hakkımız var)Orman kanunları sevdası
    8. Sığınma piskolojisi .Kendini güvende hisseder. Başkalarının hakkı önemli degıldir. Kendi rahat ve emniyeti her şeyin önündedir.
    9. Taraftarlık .Kendi tarafındakiler ne yaparsa yapsın onu haklı görür. Taraftarlarının yaptıklarını eleştirmez ,çünkü onları kutsamaktadır.Taraftarlarını eleştirdiginde dinden çıkacağını zanneder
    10. Kendini kast sistemi içinde ,üst sınıfta görür.Ust sınıf imkan ve menfaatlerini kaybetmemek için güce tapınmayı sever.
    11.Mazoşisttirler. Dövüldükçe arındıklarını zannederler. Dayak yemenin bir lutüf olduğuna inanırlar.
    VE DAHA SAY ALLAH SAY……..

  9. Çocukluğunda icad ettiği “şapşik” kelimesini yazı hayatına yerleştirmekte kararlı ve mucidi olduğu bu kelimenin temsili karşılığının hakkını da yazdıklarıyla layıkıyla veren kişilerin yazılarını buraya aktararak yorumcu arkadaşları kızdıran sayın Hurşit Yenigün’ün bugün bir farklılık yaparak Abdurrahman Dilipak’ın “Derin Devlet mi Dediniz?”başlıklı yazısını aktarmasını bekliyorum.Arkasından kendi kendime cevap veriyorum:”Çok beklersin!”

  10. Şaşılacak bir durum yok. Söz konusu kürtler olunca genel itibariyle (%90) fazlası dinci dinini solcu solunu diğerleri malum kimin neyi varsa öteleyip içindeki kini döküyor. Fehmi bey durum çok fazla olağan yani kürtlere dönük cephede yeni bir şey yok.

    • HDP il başkanlığı önünde eylem yapan ANA da Kürt . Oğlu HDP tarafından dağa kaçırılmış. Kürt ana ağlıyor. Onlara niçin sahip çıkmıyorsunuz ? Kürt anaları oğlunu PKK ya vermek zorunda mı ?
      şaşılacak durum yok . HDPKK ya sahip çıkan çok . Garibana sahip çıkan yok .

      • Önce oğlu dağa kaçırılmış anaya ı kaça satın aldınız?
        Neden o ana durmuş durmuşta ağlayacak bugünümü bulmuş?
        Sız bu yalanı ve koboy ananız gıbılerıne yutturacağınız için onu havuzda bır güzel yıkayarak kutsayın.
        Daha sonrada Sarayın nelere kadır olduğu içinde iki rekat şükür namazı kılın, yalnız yönünüzü Kabeye değıl SARAYA çevırınkı duanız reıs tarafından kabul edılsın….
        Bakın reısiniz 15 Temmuz Allahın Lütfü nü 3 yıl bir bucuk aydır tepetepe kullanıyor.

        • ne yani , dağa adam kaçırmak HDP PKK lıların hiç yapmadığı bir iş mi ? Aklımızla alay mı ediyorsunuz ? Dağa kaçırılıp cinsel istismara uğrayan kızları ne çabuk unuttun . İnsanlık düşmanı bir terör örgütüne miçin pirim veriyorsun ? Yazık . İnsanlık adına yazık . Evrensel insan hakları adına yazık .

  11. istanbul ve ankara belediyesinden işten çıkarılan trolleri herhalde kayyım atanan illerde işe başlatmışlar. Troller tekrar saldırıya başlamışlar. İnsan birkez satılık olduktan sonra, din, iman, ahlak, insanlık hiçbirşeyin önemi kalmıyor.
    – Allahtan korkun, kuldan utanın desem hiçbir anlamı yok yani.
    Onun için, satılık adamları bırakıp, normal insanlar için birşeyler yazmak lazım.
    – Hdp, eğer hakkını aramak istiyorsa, sokak gösterilerinden vazgeçmeli. İstanbulda chpnin başarısına göz atmalı. Gandhinin başarısına göz atsınlar.
    – Sokak gösterileri, bir gücün olduğunda anlamı var. karşındaki senden güçlü ise, kaybedersin.
    – Eğer haklı olduğun mücadeleni kaybetmek istemiyorsan, zalimin silahı ile değil, mazlumun silahı ile , yani hoşgörü ile, sevgi ile, insanlarla konuşarak mücadele edebilirsin.
    – Eminim hiçbir hdpli, on kişiye karşı çıkış döğüşmez. Ancak kitleleri, kendisinden güçlülerin karşısına sürerken hiç düşünmüyorlar. kendi taraftarlarını ezdirmek onlara ne kazandıracak bilemiyorum.
    – hdp, chp, iyi parti ve sp ile diğer demokratik güçler, atılacak adımlar konusunda işbirliği yapmalı. İnsanlara haklılıklarını anlatmalı.
    – fehmikoru.com sitesine, trollerden fazla yazmak lazım mesela. Onların bütün argümanlarını çürütmek lazım. satılık adamlara yenilmek istemiyorsanız, namuslu adamlar bu ülkede etkin olsun diyorsanız, namuslu olduğunuzu kanıtlamak zorundasınız.
    – insanlara haklı olduğunuzu anlatmak zorundasınız.
    – Tekrar ediyorum, sokak gösterileri mhp-akp kliğinin istediğidir. sokak gösterileri ile onlara hizmet ediyorsunuz. Pkk, akp-mhp ortaklığına hizmet ediyor çünkü onların baskısı olmasa pkklı yöneticilerin krallıkları son bulur.

      • teşekkür ederim uğur bey. hdpliler isterlerse çatışmayı tercih edip kendilerini ezdirebilirler. ancak hdpliler çatışma ortamına çekildikçe türkiyedeki demokrasi mücadelesi zarar görüyor. onun için bu konuyu bu kadar önemsiyorum.

    • Ne yani PKK nın arka bahçesi haline gelmiş doğu belediyeleri göz mü yumalım! Belediyenin kaynakları PKK’ya peş keş çekiliyor susalım mı? Neden olayı farklı mecralar çekiyorsunuz! B e l d i y e PKK’ya finans sağlıyor sebep sadece bu

  12. Akp Hdp’nin arka bahçesi Erdoğanın Kankisi MHP bahçeli Açıklıyor.

    https://www.youtube.com/watch?v=aAeulScCAPA

    Böyle çok video görürsünüz.

    Hiç Düşünmüyormusunuz?

    Bu ne Perhiz bu ne Turşu.

    Artık siyasilerin her açıklamasına inanmayın.
    Menfaatleri için düşmanla oturup anlaşabilirler.

    23 Haziran istanbul seçimlerini kazanmak için AKP Apoya adam gönderip anlaşmıştır.

    23 Haziran istanbul Seçimleri kazanmak için AKP Aponun kardeşini TRT’ye çıkarmıştır.

    İstediğiniz zaman Aponun kardeşini nasıl buluyorsunuz.

    Ey halkım, Milletim Hiç düşünmüyormusunuz?

  13. “O günlerde biri çıkıp “Böyle, böyle olacak” diye bugünlerle ilgili kehanette bulunsaydı asla inanmazdım. Şimdi ise, bu son tasarrufa gelinceye kadar yaşananlar yüzünden şaşırma duygumu yitirdiğimin farkındayım; şaşırmıyorum.” demişsiniz, ben uzun zamandır bu haldeyim. Önceki yorumlarıma bakınız bunu göreceksiniz. Benim bunlardan umudum yok (bunu yazarken de bunlar adına üzgünüm), Allah’tan başka kimseden beklentim de yok. Ama siz yine de güzel yazılarınıza devam edin derim. Yazık çok yazık… Herkes 15 yıl önceki ile şimdi durduğu yere kıyaslarsa kim ne kadar savrulmuş farkedebilir.

  14. Fatura
    Sermaye (şeytan) tarih boyunca hep bunu yapmıştır. İki cephede adamlarını yerleştirir, birbirleri ile savaştırır sonra adamları çekilir. İki taraf birbirlerini yerler. Sonunda kendisi yine yerleştirir.
    Şimdi her türlü pisliği Sermaye yapıyor. Fatura Gülen ile Erdoğan’a kesiliyor. Her ikisi de eli kolu bağlı faturaları kabulleniyor. Bunların kendilerini kurtarmaları mümkün görülmüyor. İmamoğlu’nun seçilmesi büyük uyarı idi.
    AK Parti ders almalı ve Kur’an’a dönmeli idi. O eski hatalarını yapmaya devam ediyor. Karşı parti kurarlar da Akevler ile temasları yok.
    Bu durumda olacaklar açıktır. Ordunun, Mili Güvenlik Kurulu’nda yol göstermesi dışında bir çıkış görülmüyor.
    Ocağı sabote edenler, eğer Erdoğan’ın bilgisi içinde yapmışlarsa AK Parti’nin ömrü bitmiştir. Onun dışında bir merkez bunu yapmışsa o merkezin işi bitmiştir. Ben bunu Sermaye yaptı diyorum. İnanmıyorlar ama kendileri de faili gösteremiyorlar.

  15. Kimin Kayyımı Kime Kayyım

    Seçilmiş üç başkanın görevden alınması demokrasi ilkeleri açısından eleştiriliyor, ve yanlış bulunuyor. Burada demokrasi ve demokratik ilkelerin konuşulması en büyük yanlış. Sonda söylenecek olanı başta söyleyeyim. Bırakın demokrasi memokrasiyi. Ülke terörle mücadele ediyor şehitler veriyor. Bunun üzerine devlet operasyon yapmıştır. Bu idari bir işlem değil terör operasyonudur. Operasyon yapacak birilerin alanı temizlemeleri gibi bir şey. Şunu unutmayın seçilmiş üç başkan kürt sorununda demokratik mücadeleyi mi seçmiştir. Yani terör örgütün seçtiği yolu yanlış bulup, benimsemeyip seçimlere girip mücadele yolunu mu seçmişlerdir. Öyle olsa bu kişilerin öncelikle terör örgütü ile sorunları olmaz mıydı. Var mı böyle bir şey. Pkk ile sorunları mı var yoksa dağ kadrosunun belediye ayağını mı oluşturuyorlar. Kimse kendini kandırmıyor ama bizi kandırmaya çalışıyorlar. Pkk nın bir parçası olarak irtibatı ve iltisakı koparmadan siyaset yapan, dağ örgütün şehir yapılanması gibi çalışan, moral ve stratejik destek sağlayan belediye başkanları hangi demokratik ilkelerden söz ediyor. Yahut onları savunanlar. Teröre hayır deyip siyaseti seçenlere sonuna kadar saygılıyız ama belediyelerde yahut mecliste daha yararlı olacağı gerekçesi ile siyasete atanan pkk kayyımlarını kim niye savunur. Sözcü gazetesinin ulusalcı geçinen kitapçı tombalar hdp li belediyeleri savunmuş. Bir gün pkk ile mücadelesini beğenmeyip iktidara saldırmak bir gün mücadeleyi eleştirmek bunları kanında var.
    İlle kayyım olacaksa devletin kayyımı olsun.

  16. kan akıcı bir madde akmaya başlayınca nerede duracağı belli olmuyor. Damarlarda dolaşmasının dışında başka yerlerde akmaması için gayret göstermeli.

  17. dehşete kapılmamak için hiçbirini izlemiyorum, önemsemiyorum!.
    bazı insanlar, illegal örgütler adına oynadıklarının menfaati için yada belkide kendi şahsi menfaatleri için yasaların eksikliklerini çok iyi kullanıyor olabilir.
    muktedirler de sarı öküzü nasıl olsa aldıklarını düşünerek, ben ne dersem o olacak! ta diyebilirler.
    hiç ikisinin de dediği olmayabilir de.
    ‘Dün geçip gittiğine göre bugünler de bir gün nihayete erecek; galiba üzerinde hiç düşünülmeyen konu bu.’ aynen de böyle olacak:
    yasaların eksiklikleri arkadan dolanılacak kısmı bir bezle kapatılacaktır umarım!
    duvarın arkasında bekleyenlerin üzerine kızgın yağ kazanları dökülecek,
    zalimin zulmünün önüne geçilecek.
    kan akmasını değil, taze kan bulunmasını isteyen insanlar çoğalacak.
    bir yiğit elinde kılçla gelmez belki ama, bir mehdi bekleyen isanın yeniden dirileceğine inanan insanımız umudunu hiç kaybetmez! önemli olan da budur.
    unutulmaması gereken de şudur:
    bu ülke artık 28şbt, 58 mrt dönemlerinde değil artık.
    bir iki ülkenin menfaatleri uğruna 82 milyonu heba edecek cahil cükela yok artık
    kendi şehri içinde komşusuna silah çekecek insan da bulamayacaklar
    yetkili yada yetkisiz yüzlerce siyasalcı hukukcu iktisatcı ekonomici çifci köylü işçi (bu kısım ne oldu anlayamadım gerçi) birde son model işsizler var.
    stk lar artık sesini yükseltiyor, akılı taşerondan almak yerine işi bilen insanlar AOÇ de sarayda çalışıyor. (bunların aldıkları kadar ne ürettikleri, ne yaptıklarını ne önerdiklerini bilsek, yada anlasak belki bu kadar karamsar olmayız.)
    dağdaki çobanın değneğinden koyunlar kokar,
    şeytanın oyunundan inançsız dinsiz imansızlar zarar görür.
    bu kadar ilim tahsil etmiş insanın olduğu,
    inancını üfürükçüden-tii viii den değil okuyarak, araştırarak, dinleyerek;
    en önemlisi kalben inanarak gerçek Mü’min olmaya doğru giden bu kadar insanın olduğu bir ülkede umut hiç bitmez, tükenmez.

  18. Dün gencecik 3 şehidimizi anaları , eşleri , babaları , yakınları ve hatta çocukları gözyaşları ile toprağa verdi . Bu görevden alınan şahıslar da , piknik adı altında bölgenin çocuklarını dağa çıkarıp PKK lı teröristlerle piknik yaptırıp , rol model olarak gösterdiler. Bırakın askerin şehit edilmesini , çocukaların bile ( Ayaz Güloğlu (8) ve kız kardeşi Nupelda Güloğlu (4), hayvan otlatırken PKK’lı teröristlerin araziye tuzakladığı patlayıcılarla öldürülmüşlerdi.) PKK tarafından öldürülmesine kınama dahi yayınlamayan HDP nin hakkının gaspedildiğinden bahsetmesin hiç kimse. Teröre ve uzantısı siyasilere dünyanın hiç bir yerinde müsaade edilmez , müsamaha edilmez. Fehmi abi seni de tanıyamaz olduk . Bu konunun Tayyip Erdoğanın başkanlığının elinden alınmasıyla benzer yonü ne ? Tayyip Erdoğan , dağa belediye aracıyla silah mı taşımış ? , teriristlerle çocukları tanıştırma pikniği mi düzenlemiş ? Biraz sağduyulu olmakta fayda var. FETÖ konusunda hükümetin yaptığı hatalar yüzünden , HDP li belediyeler konusundaki doğru tavrı eleştrimek doğru değil. Teröre ve teröriste müsaade edilmeyecek.

    • Doğru! Erdoğan’ın başkanlığının elinden alınmasının sebebi farklı, şeriatçı saikiyle başkanlığı elinden alınıp hapse atıldı Erdoğan.
      HDP li başkanlarda terör saikiyle görevden alındı bu da doğru.
      Şeriat tehlikesi ve terör tehlikesi derin devletin yaşaması için ihtiyaç duyduğu KAN. Bu yüzden şeriat tehlikesi bitmeden terör tehlikesi başlar, terör tehlikesi bitmeden de şeriat tehlikesi..ha bunu sen bu güne kadar öğrenemediysen…

      • HDPKK lılara da de bir çift laf et . Delikanlıysan görelim.
        Tuncelide çocukları niçin öldürdünüz ? Diye sorarak başla mesela.
        Uykudaki polisleri niçin öldürüp kalleşlik yaptınız ? Diye de sor. Sen de bunları sormayı öğren . Kürtlerin en büyük düşmanının PKK ve HDP olduğunu da öğren.
        Teröre karışan hiç kimseye müsaade edilmeyecek .

  19. Allah rahmet etsin o günlerde şimdiki özel kalem müdürü şansölye Hasan Doğan arifhan radyoda kariyerinin başlangıcı olan gazete okuma faaliyeti yapardı. Sathi gazete okuma ve yorum saati sonrasında ise bazı saatlerde 28 şubat icraatlarına hakkaniyetli eleştiri getirebilen bazı az sayıda sağdan ve soldan entellektüele mikrofon tutardı. Çoğu zaman ulus heykel karşısında yer alan izbe hanın üst katlarında yer alan arifhan radyoda ki programa telefon ile katılan bu şahsiyetler arasında şimdi rahmetli olan müstesna bir şahsiyet acaba hangi gün çıkıyor denilerek dikkatle takip edilen Kazım Berzeg Beyefendi idi. Kendisini görmeden sesi ile meselelere yaklaşımında ki insicam ve olayları insani, sosyolojik ve hukuk zemininde detaylı analizleri ile bir duayen olan Kazım Berzeg Liberal Düşünce Topluluğu isimli az sayıda ki think tank ve sivil toplum örgütünden birinin başkanı idi. Aynı kazım Berzeg hararetle 28 şubat meşum uygulamalarını eleştirirken dostlukları ateş olan mağdurları destekleyerek günlerce, haftalarca yakışıksız uygulamalara karşı durdular. Kazım Berzeg günümüzün ağır şartlarını görecek kadar yaşamadı ancak görmese bile ölmeden kısa süre önce verdiği mülakatta yanlış iliklenen bir düğmenin ilk yanlışları kabilinden hatalı gördüğü pek çok meseleyi nazik üslubu ile eleştirmiştir. Eğer hakikatperest entellektüelleri kaybeden bir siyasi hareketin akıbeti ne olur derseniz; cerbezeli ve iddiacı bir üst yapı ve bu üst yapıya layık kavgacı ve anlayışsız alt yapı ile gerilmiş toplum ve gelecek ümidini yitirmiş bir nesli ati kalır. Siyasette kalitenin düşüp kavganın ön plana çıktığı seçim dönemleri ve sonrası için aklımda kalan rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun ”Seçimler kavga aracı olmasın. Sel gider kumu kalır. Bu seçim de gidecek ama siz akraba olarak komşu olarak kalacaksınız.” sözüdür.

  20. Yüce Rabbim her zerresi şehit kanıyla sulanmış bu muazzez Türk yurdunu iç dış herturlu düşmanların şerrinden korusun.Bizi idare edenlere de devlet aklıyla hareket etmelerini nasip etsin.Milletimizin birliğini korusun…Tahsin Simsek

  21. yıllardır bu parti ve benzeri olanlar kapatılır ama her seferinde güçlenerek meclise geri gelirler. kayyım atıyorsunuz adamlar daha güçlenerek yine kazanıyorlar. bence projeyi değiştirmek lazım. bu halk bunlardan ne buluyorda oy veriyor. bu tarafta ne tür yanlışlar varda bu tarafa gelmiyorlar. dağda 5000 terörist var biz 30.000 terörist öldürmüşüz yani pkk yı 6 defa bitirmişiz dağa çıkmanın önüne geçmeliyiz deniyordu. mağaralarda yaşamaya bu kadarmı hevesliler. devlet ve millet olarak osmanlı kimliğine tekrar kavuşmamız lazım diye düşünüyorum. fransanın c.başkanının karısı güneydoğuya gelir giderdi. ortalık karışırdı ondan sonra. bu adamların ortalığı karıştırmasına fırsat vermeyecek projeler geliştirmek lazım. müslüman kimliğimiz üzerinde biraz çalışmak lazım gibi geliyor bana.

    • Hamdi kardeşim görevden alma gerekçesi 2017,2018 yıllarında açılan soruşturma ve kovuşturmalar , göreve geldiği yıl 2019 . Sana Çiçek Abbas gibi cevap vereyim de anla; ” NAABER?”

  22. Bu kişiler muhtemelen H.z.Mevlana’nın aşağıdaki sözlerini esas aldıklarını düşünüyorlar:

    “Dün,Dünle beraber gitti cancağızım
    Ne kadar söz varsa düne ait
    Şimdi yeni şeyler söylemek lazım”

    Tabi başta gelen şu mısrayı unutmuş görünerek:

    “Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş…”demiş aynı zamanda H.z.Mevlana.

      • Amin kardeşim.Allah,hepimizin hafızasına güç ve onu kullanma ihlası versin.”Toplum olarak balık hafızalıyız “deniyor ya (ki bu tespite ben de katılıyorum) şu devirde google gibi internet arama motorları Cenab-ı Hakkın çok şükredilecek bir nimeti olarak bize hafıza derinliği veriyor.Hatırladığınız bir cümle hatta bazan bir kelime google ‘da önünüze bir ilham deryası bilgisini seriveriyor.Aklını biraz çalıştırana google gibi arama motorları (derecesine göre;zira “her bilenin üstünde bir bilen vardır”Yusuf 76) alim olma vesilesi
        sunuyor.Saygılar sunarım.

  23. İlginc bir yaklasim. Erdogan ve Ahmet Turk konusunda, Sartlarin ve gerekcelerin ayni olmadigini biliyorsaniz neden ayni sonucu bekliyorsunuz? Pkknin, belediyenin yardimlarini makbuzla delillendirmesini mi bekliyorsunuz? Bu isleri tabiki el altindan yapiyorlar. Orada yasayan herkes de kimin ne yaptigini biliyor zaten.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız