Ekonomik savaşın ‘içerideki ve dışarıdaki Türkiye düşmanları’ kimler olabilir?

33
Reklam

Üç yıldır ülkemizde uygulanan ‘cumhurbaşkanı hükümet sistemi’nde bakanlar eskisi gibi siyasi kimlikli olmuyor; bunu sağlamak için, milletvekili iseler o sıfatlarından soyunmaları bile gerekiyor. O yüzden bakanlardan siyasi sözler pek sadır olmuyor. Böyle bildiğim için, bir bakanın ağzından çıkan bayağı siyasi ağırlıklı şu sözler beni çok şaşırttı:

“Türkiye bugün, eşine az rastlanır bir ekonomik saldırı operasyonuyla karşı karşıyadır. Bugün fitneler, yalanlar, kumpaslar, darbe girişimleri, terör örgütleri, içeride ve dışardaki tüm Türkiye düşmanları ok olmuş, tek bir adamın, tek bir insanın, tek bir liderin üstüne atılıyor.”

Hayır, devletin istihbarat örgütlerinin bilgi akışına muhatap içişleri bakanı değil bu sözlerin sahibi, teknik bir alanın sorumlusu olan bir bakan…

Ancak, o da, bir savaşın tarafı olduğumuzun farkında.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan gibi…

Acaba sözünü ettiği ‘içerideki Türkiye düşmanlar’ı kim olabilir?

Buldum, ’içeridekiler’ ile kast edilen, ‘mandacı ekonomistler’ ve onları uzman bilip açıklamalarına kulak verenler olmalı…

Onlar uygulanan politikalarda ısrarcı olunduğu takdirde ekonomide ciddi sıkıntılar yaşanacağını, finansal alanda bunun kendisini TL’nin değerinin azalması olarak göstereceğini ileri sürüyorlardı. TL dolar karşısında bir aydan kısa sürede yüzde 30 kadar değer kaybetti.

Reklam

Dedikleri doğru çıktı, ancak buna sevinemiyorlar bile. 

Nasıl sevinsinler; bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları gibi, bu gelişmeden kendileri de olumsuz etkilendiler…

‘Mandacı’ diye anılmak da seslerini kesmeleri için yeterince ağır bir suçlama.

Peki de, bakanın ‘dışarıdaki Türkiye düşmanları’ diye söz ettikleri kimler olabilir?

‘Dışarıdaki Türkiye düşmanları’ndan biri, son yıllarda hangi taşın altı kurcalansa oradan onun çıktığı resmi ve gayrı resmi ithamlarına maruz kalmış, en son 15 Temmuz hain darbe girişimini paraca desteklediği iddiasına muhatap edilmiş Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olabilir mi?

Kim bilir kaç yıldır iktidardaki AK Parti ile küçük ortağı MHP’nin etkili ve yetkili isimlerinin itham ettikleri, AK Parti’nin itibar ettiği gazetelerde yazanlar ile TV ekranlarında onun adına yorum yapanların her fırsatta suçladıkları bir ülke BAE…

Mısır’daki el-Sisi darbesinin ardında da BAE vardı diye biliyoruz.

İthamlar ile suçlamalar kitaba dönüştürülmek istense karşımıza birkaç raflık bir külliyat çıkar.

Reklam

Yalnızca hoş vakit geçirtmek değil vatandaşları dış politikamızı ilgilendiren konularda da aydınlatmak görevini üstlenmiş bazı televizyon dizilerinde de, BAE’nin kötülükleri, haftalar boyu sergilenmişti. 

Ne dersiniz ‘dışarıdaki Türkiye düşmanları’ndan biri o olabilir mi?

Olabilirdi, fakat olamayacağı anlaşıldı.

BAE’nin veliaht prensi Muhammed bin Zayed el Nahyan, tam da doların 12,5 TL üzerine çıktığı günün ertesinde -dün- Ankara’da kırmızı halı muamelesine muhatap edilerek ağırlandı. Veliaht Beştepe’de bizzat Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından ağırlandı. Türkiye’nin ekonomisi ile ilgilenen yetkililer kendisine sunumlarda bulundular.

Düne kadar BAE ile ülkenin en etkin ismi sayılan veliaht prensin ülkemize kurduğu tuzakları manşetlerinde ve köşelerinde okuduğumuz gazeteler, dün, BAE’nin Türkiye’ye 10 milyar ila 100 milyar dolar arasında gidip gelen bir miktarda yatırım yapmayı düşündüğü haberini ilettiler.

Sevinçle.

Zaten o haberlere bakıp, yazımın başında görüşlerini aktardığım bakanın ‘dışarıdaki Türkiye düşmanları’ diye andıklarından birinin BAE olamayacağını çıkarıyorum.

[Körfez’in bu zengin ülkesiyle ilgili eski günlerden bir anım var. Anlatayım: Yıllar önce, kısa sürmüş bir gazete yöneticiliği sonrası işsizlik günlerimde Devlet Planlama Teşkilatı’nda (DPT) çalışmıştım. DPT müsteşarı Yusuf Özal, bir gün çağırıp ziyaretine gelecek BAE’nden önemli bir heyetle kendi adına ilgilenmekle beni görevlendirmişti. Makam araçlarından birini de bu işe tahsis ederek. BAE’ni yöneten aileden birinin başkanlığındaki heyete bir hafta boyu Ankara ve İstanbul’da mihmandarlık yaptım. Sebeb-i ziyaretleri Türkiye’ye yatırım yapmaktı heyetin. Niyet listelerinde o sırada İstanbul’da bir iki taneyle sınırlı 5 yıldızlı otellere bir yenisini eklemek de vardı. İstanbul’da görüşmelerini sağladığım dönemin belediye başkanı Bedrettin Dalan yer tahsisi konusunda kendilerine yardımcı olma sözü verdi. Hazine müsteşarı Ekrem Pakdemirli, karşısına geleneksel kıyafetleriyle çıkan heyet üyelerine, “Batılılar da otel projeleriyle karşımıza geliyorlar, ama onlar hemen otel içindeki barlar ile kumarhaneden ne kadar para kazanacaklarının hesabını yapıyorlar, biz sizi tercih ederiz” dedi. Heyet bir gece önce yaptıkları görüşmede o günlerde otellerde henüz kapatılmamış kumarhanelerde dönmekte olan paraların miktarını da hesaplarına dahil etmişti. O ziyarette heyeti çok iyi ağırladık ama ardından hiçbir gelişme yaşanmadı. Umarım bu defa sözlerinde dururlar.]  

Eğer BAE de değilse kimler bu bakanın ‘dışarıdaki Türkiye düşmanları’ diye andıkları?

ABD mi?

Bir zamanlar tam üyelik için çaba gösterilen Avrupa Birliği’nin üyesi olan ülkeler mi?

En yetkili ve etkili ağızlar bir ‘ekonomik kurtuluş savaşı’ verildiğini ısrarla öne sürüyorlarsa bir bildikleri var demektir; ancak nedense savaşın kim/lere karşı verildiğini bizlerle paylaşmıyorlar. Akla gelen ‘olağan şüpheliler’ sayılabilecek Batı ülkelerinin ise, Türkiye’de doğrudan yatırımları bulunuyor, devasa bir hacme ulaşmış dış borçları bize onlar açmış durumdalar; herhalde onlar da olamazlar.

Tabii yaptıklarıyla en büyük zararı kendilerine vereceklerini anlamayacak kadar akılsız değillerse…

BAE iyi bir günah keçisi olabilirdi, milyar dolarlık yatırım vaadiyle gelen veliaht prensi en üst düzey ağırlama biçimimiz onu da listeden silmemizi gerektiriyor.

‘İçeridekileri’ anladık da, kim yahu bu ‘dışarıdaki Türkiye düşmanları’

ΩΩΩΩ

Reklam

33 YORUMLAR

  1. Sayın yazar bize soruyor:
    “‘İçeridekileri’ anladık da, kim yahu bu ‘dışarıdaki Türkiye düşmanları’?”
    Yılların gastecisi bilmiyorsa, okurları ne bilsin dermişim:)
    Şaka şaka, elcevap:
    IMF IMF IMF… ye karşı savaşıyoruz!
    İtirazı olan?

  2. Türkiye aleyhine içeride ve dışarıda bir “koro” var. Dışarıdaki koro “Akdenizden,Libya’dan,Suriye’den çekilin,biz tilki,siz kuzu…” diyor. İçeredeki koro da tekrar ediyor: “Afrika’da ne işimiz var”, “Suriye’de ne işimiz var!” Kendi çıkarları için senkronize olan koro bunları söyleye dursun, Türkiye kendi yoluna devam ediyor, etmeli de…

  3. Bir başka ülkeye gel buraya yatırım yap demek de yardım dilenmektir. Kendin niye yapamiyorsun? Karşılığında ne verilecek? Tabii ki arazilerimiz, doğal varlıklarımız, zaten kar eden kuruluşlarımız, insanlarımızın emeği.

      • Bize yalvaran var mı? Yatırım yapalım diye kendi parasının değerini pul eden, işçi ücretlerini Çin’in altına çeken, arazi ve doğal güzelliklerini ayaklar altına seren var mı?

          • Yatırım bina, residans değildir, üretimdir. Bina ve benzeri yatırımlar aslen devletin topraklarını paraya çevirmektir. Siz Çin’de ne kadar ABD yatırımı var biliyor musunuz? Hem herbiri bir devlet büyüklüğünde yatırımlar. İphone mesela. Hiç Yunanistan’a gittiniz mi? Çivi çakmıyorlar yeşil arazilerine. Hem hangisinin parası yerlerde sürünüyor? ABD mi ucuz iş gücü pazarlıyor? Yunanistan mı?

        • Yunanistanda bütün adalar satılık, limanlarını çin aldı, kalanı abd üssü oldu, hala da yalvarıyorlar; yok mu başka yatırımcı diye…

    • Türkiye’nin yerli otomobil yapmaya dahi gücü yok. Modeli bir yerden yürütme, teknolojisi başka bir yerden. Sonuçta bir şey çıkacak mı o da belli değil. Çünkü devletin ittirmesiyle birbirine benzemez bir kaç yerli sermaye gücü bir araya getirilmiş güya yapacaklar. Zannetmem olsun. Yatırım, inovasyon, teknoloji geliştirme, girişimcilik gücü daha temel yatırımları yapmayı gerektiriyor. Eğitim ve araştırma gibi. Bunlar da bizi aşan işler. Biz imam hatip ilahiyat yatırımı yapmayı tercih ediyoruz. Öyle daha kolay uçuluyor ve uçuruluyormuş.

      Bu durumda yapacak tek şey kalıyor. Kendi insanımızı köle olarak yatırımcıya sunmak. Dolar kurunu artırarak bunu sağlıyorlar. İş gücümüzü, malımızı varlıklarımızı ucuzlatıyorlar ki hepsini kolay pazarlasınlar. Üstelik bizim ucuz işçinin grev hakkı da yok. İtirazsız köle.

      Şimdi darbe destekçisi BAE’nin eline düştüler, bakalım neler satacaklar. Kulisler ASELSAN diyor. İnkar etseler de yarın satıldığını ve gelen paranın çoktan yenildiğini görebiliriz.

      • Endercim, gemlik taraflarında yerli/milli araba fabrikasının üretim bandı dönmeye başladı sen hala “zannetmem” estek köstek diyorsun:)

  4. 31 Mart 2019 da yapılan İstanbul BBB .lığı seçimini AKP az bir oy farkıyla kaybedince ‘Hiç bir şey olmadıysa da mutlaka bir şeyler olmuştur’ ! gerekçesiyle itiraz edildi .
    Aynı sandığa atılan 4 oydan 3 ü geçerli sayıldığı halde bir tanesi geçersiz sayıldı.
    Ve neticeten 3 ay sonra seçim yeniden yapıldı.
    7 Haziran 2015 de yapılan genel seçimlerde AKP mecliste çoğunluğu kaybetmişti !
    Sözüm ona CHP ile göstermelik koalisyon görüşmelerine başlandı ; sürüncemede bırakılan görüşmelerde 45 günlük süre geçirildikten 5 ay sonra Kasım ayında yeniden seçim kararı alındı!
    Ve şimdi yeni ortaya atılan ‘ 15-20 ayda seçim yapmak ilkel kabilelerin işidir ‘ siyasi doktrinine göre biz acaba hangi kategoriye giriyoruz ! ! !
    Velhasılı kelam sadece ekonomistlerin değil, siyaset bilimcilerinin de işi zor !
    Selamlar,iyi günler

    • Mucib bey ‘ 15-20 ayda seçim yapmak ilkel kabilelerin işidir ‘ demişsiniz de ne zaman olmuş bu?
      Ülkemizde seçimler pazar günü yapılır ve gecesinde sonuçları açıklanır!
      Ha, ikide bir seçim yapmaktan söz ediyorsanız o eski türkiyede kaldı, ki o dönemde bile sadece ara seçimler yapılmıştır…
      Ama iktidarsız ülkelerde sürekli seçimler yapılır; bulgaristan, israil, yunanistan, ırak, italya, afganistan, almanya, lübnan filan…

  5. Türkiye’de yaṣam, Türk Lirası olanlar iҫin pahalandı, dövizi olanlar iҫin de ucuzladı. Ülkeyi bu hale getirenler, yerli, milli, dıṣ düṣmanlar sözlerini ağızlarından düṣürmeyenler.

    Aṣağıdaki linkte Trabzon’daki satıllık evlerin Almanya’daki fiatları görülüyor ama, „Immobilen Türkei“ yazan yere tıklayarak istediğiniz ṣehirdeki fiyatları görebilirsiniz.

    Türkiye’deki konutların Almanya’ da satıṣ fiyatları
    Emlak Fiyatları

  6. 2018 ne demişlerdi verin yetkiyi uçuralım.
    Evet şu anda uçuyoruz, ülkeyi yönetenler sanırın Atatürk’ün şu sözünü kendilerine kalvuz edinmişler “İstikbal Göklerdedir”.
    Tavuğun kuş a özenip uçmaya kalkması gibi bir müddet uçtuk dan sonra çakılması, hatta defalarca çakılmasına rağmen tekrar tekrar denemesi, ama neden olmasın kuşlar uçar da tavuklar uçamaz mı? evet tavuklar da kuşlar gibi uçarsa bazıları uçurmaya kararlı bizim ekonomimiz düzelir.
    Artık anlaşıldı ki ülkeyi yönetenler devir aldıkları durumdan daha kötü halde bırakarak gidecekler.

  7. SİPARİŞ ALINAMIYOR VE VERİLEMİYOR
    Dün bir tacire uğradım.
    Bana: ” sattığı ürünlere fiyat veremediklerini, tanıdığı müsterilerine ürünleri Aralık ayı başında oluşacak muhtemel fiyatı kabul ediyor ise bu şart ile verdiklerini, tanıdığı birçok firmanın da sipariş almadığını ve vermediğini, daha doğrusu alamadığını ve veremediğini, 1 Aralık tarihini beklediklerini, en erken 1 Aralık’ta müşterilerine fiyat vermelerinin mümkün olduğunu ” söyledi

  8. “Eğer BAE de değilse kimler bu bakanın ‘dışarıdaki Türkiye düşmanları’ diye andıkları?

    ABD mi?”

    Erdoğan Biden ile görüşemeyince ne kadar bozulmuştu.

    Rusyamı acaba

    Erdoğan bidenla görüşemeyince teselliyi Rusya lideri putinle görüşünce rahatlamıştır.

    Bu iki devlet başkanı değil o zaman kim?

    buldum

    Burundi, Mozambik, Cibuti, Eritre, Kenya.

  9. Pkk öyle güçlü bir terör örgütü ki tek başlarına Suriye de devlet kurabiliyor. Vay be

    Güney Kıbrıs öyle güçlü ki Doğu Akdenizi kontrol edebiliyor vay be.

    Geçen gün Kemal Kılıçtaroğlu dış güçlere atıfta yaparak
    ” Seni böyle dolarla terbiye ederler.””  itirafında bulunmuştu.
    Fehmi bey Kemal bey e sorması lazım. Üstadım kimmiş bu terbiyesizler, terbiye ediciler. Dikkat edin dış güç değil terbiye ediciler.
    Sonrsan onlara derler ki biz ancak terbiye edicileriz.

    Dün ise;
    Selahattin Demirtaş;
    “”Muhalefet partilerinin genel başkanları, ortak bir basın toplantısıyla hükümeti istifaya çağırmalı ve ortak miting yapmalı.”
    Can Dündar ise
    “Şimdi beklenen, bu iktisadi krizin bir siyasi krize evrilmesi ve seçimi kaçınılmaz hale getirmesidir…’ 

    Dün Kılıçtaroğlu tekrar gaza geldi.
    Açıkça ifade ediyorum seni seçime zorlamak için, seçim yaptırmak için elimden ne geliyorsa ne gerekiyorsa yapacağım… Bunlar gayri millidir. Destekleyenler de gayri millidir.”

    Fehmi bey dış güçleri arıyormuş. Nerde diyormuş. Fehmi bey de doğru söylüyor. Bulunduğu konumdan tabiki gözükmez.

    Zaten ABD ve Natodaki lerin tek derdi Türkiye nin daha demokratik bir ülke olması. Allah razı olsun

    • Rus Dışilişkiler Bakanı YPG liderleriyle görüşmüş resimleri yayınlandı. Rusya’ya nota vermeyi düşünmüyor mu Saray? Terör destekçisi Rusya ile ilişkiler ne durumda? Bir parti daha S-400 alınıp depolanacak mı acaba? Sizin bulunduğunuz konumdan dostum Putin nasıl görünüyor?

  10. -İhracatçılar birliği Türkiye’de ihracatın durma noktasına geldiği açıklamasını yaptı dün.

    – döviz kurundaki artış ekonomistlerce Türkiye dalgalı kur politikasında da develüasyon olabildiğini dünyaya ispat etti şeklinde yorumladı. (Bakınız: Mahfi Eğilmez)

    – iç piyasada konkordato başvurularında patlama yaşandığı söylentileri var. Merter piyasasında faaliyet yürüten firmalardan konkordato yoluna gittik satışlarımızı durdurmak zorunda kaldık diyen firma var.

    – firmaların hazır siparişlerini tamamlama gayretiyle hareket ettikleri ve Yen’i sipariş almadıkları gözlemlenebiliyor.

    -başını Amerika’nın çektiği, şartlarını kabul eden ülkeler arasında Türkiye’nin de bulunduğu 30+7 ülkenin Kara para ve uyışturucuyla mücadele amaçlı Mali Eylem Planı çerçevesinde Türkiye’nin Gri Liste’ye alındığı haberlerini okuduk. (Türkiye sonradan Kanuni düzenlemelerle MEP sorumluluğundan çıktığı haber yorumlarını duyduk)

    – yabancı yatırımcıların Türkiye’yi terkettiği gelişmelere şahit olduk.( WV grup Türkiye’de planladığı yatırımını İspanya’ya kaydırdı. Honda Türkiye fabrikasını kapattı, vb.)

    Aklımda bu ve bunlar gibi düşüncelerle BAE ne için ve hangi maksatla yatırım yapmak için Türkiye’ye geldi sorusuna cevap aramak için dolanırken Sebahattin Önkibaroğlu cevabı anlattığı vidyosuna rastladım.

    Sebahattin Önkibaroğlunun iddiası: BAE prensi İHA-SİHA fabrikasını ve Türk silah sanayii’nin yazılım ve donanımlarını yapan beyni olan ASELSAN’ı satın almak için Türkiye’ye geldiğini söylüyor.

    https://youtu.be/eGzdPN2MX20

    • insana nefsinden daha buyuk bi dusman yok. dusman elbette dusmanligini yapacak. ama Allah bizede akil fikir vermis 20 yildir. sorunu cozemeyenler ic ve dis dusmanlarla algi olusturuyorlar… asil dusmanlik algi olusturup arkasina saklanmaktir…

  11. İktidar gölge boksu yapıyor, yeldeğirmenlerine karşı savaş veriyor. Artık durumunu anlıyorsunuz.

    Ortada savaş falan yok elbette. Bir algı operasyonu var. Her zamanki mağdur rolünü oynama ve taraftarını kandırma işi var. Elbette büyük bir beceriksizlik ve her alanda fiyasko var. Tüm alanlarda iflas etmiş müflis bir tüccar var. Hazineyi tam takır bırakmış, üstüne borç üstüne borç yapmış, hesapsız kitapsız bir yönetim var.

    İktidarı buraya getiren de biziz. Bugüne kadar yapılan haksızlıklara, hukuksuzluklara, hesap vermemeye, kanuna anayasaya uymayan işlere göz yumarak ve ses çıkarmayarak. Demokrasinin erdemi iktidardan her zaman ve sürekli hesap sorabilmekte yatıyor. Biz ise bir kişiye emaneti verdik, kediye ciğeri teslim ettik, ve üstüne uyuduk. Olacak buydu ve belliydi. Görünen köy kılavuz istemezdi. Demokrasi böyle oynanmadığı için, bu oyunun felaketle bitmesi de kaçınılmazdı.

    Şimdi bu pisliği temizlemek yine hepimize kalıyor. Bu sistem değişecek en başta. Üstümüze yıkılan bütün borcu yine biz ödeyeceğiz. Ama bu hesap iyi kesilmeli. Bir daha bu zavallı duruma düşmemek üzere hesabımızı daha iyi yapmalıyız. Ancak yapılanlardan da mutlaka hesap sormalı ve bir daha buna yelteneceklere de ibretlik bir örnek vermeliyiz ki tekrar yapmaya cesaret edemesinler.

  12. KATAR NEDEN OLMASIN ?
    En bariz vasfı, can düşmanları ile anında sarmaş-dolaş, en samimi oldukları ile makul bir sebep olmaksızın en büyük hasım olabilenlerden,
    söylem-eylem çelişkisini yaşam tarzı haline getirenlerden, doğru bir istikamet, sürdürülebilir bir kişisel yada diplomatik-uluslararası bir ilişki beklenebilir mi?
    Bugün en sıkı-fıkı olduğu Katar neden dış düşman olmasın?
    Dost-düşman kavramlarının sebepsiz ve bu kadar kısa sürede yerini değiştirenler için neden olmasın?
    Bu kavramları adeta anlamsızlaştıranlar, içini tamamen boşaltanlar için uçuk bir iddiada mı?
    Akıl ve vicdan yerine, tamemen his ve insiyak ile hareket edenler için makul bir iddia değil mi?
    Katar değilse en yakın galakside, Andromeda Galaksisinde arayalım.

  13. Herkes düşman herkes dost.Ulkeler için ebedi düşmanlık veya dostluk yoktur.oyle olmasaydı milyonlarca yahudiyi fırınlarda yakan Almanya ile İsrail dost olurmuydu.
    Veya ABD ile Japonya veya Almanya ile Fransa..vs vs.
    O nedenle BAE ile Mısır ile yakınlaşmayı hatadan dönmek olarak görmeli.

    • Ahmet bey ülkelerin dostluk ve dayanışması, işbirliği sizce kötü bir şey galiba?
      “oyle olmasaydı milyonlarca yahudiyi fırınlarda yakan Almanya ile İsrail dost olurmuydu.” diyerek düşmanlaştırıcı bir nefret söyleminde bulunuyorsunuz, kınıyorum!
      Fitne fesat ayıptır, günahtır…

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız