Emeklilere, memurlara, işçilere yeni müjdeler var; var da bunun sebebi ne ola?

40
Reklam

Haydi emekliler yaşadınız. Hükümet maaşlarınıza okkalı bir zam yapmayı planlıyor…

Emekliliğe yaşı takılanlara (EYT) da müjdem var; ilgili bakanlık onları da emekliler arasına katabilmek için bir çalışma başlatmış, çalışmanın sizleri de rahatlatacak bir olgunluğa erişmesine pek az kaldı.

Başka kamu görevlilerine bakıp “Onlara var da bize niye yok?” diyen ve 3600 ek gösterge bekleyişiyle hayal kırıklığına uğrayarak üç seçim geçirmiş olan memurlar, hükümet sizleri de mutlu edecek bir gelişme için kolları sıvadığını belli etti.

Kesinleşmesi üzerinden fazla vakit geçmemiş olmasına rağmen işçiler için uygun görülmüş asgari ücreti bayağı artırma ihtimali de belirdi; o konuda da çalışma yapıldığını öğrendim, merak edenlere memnuniyetle bildirmek isterim.

İnanılır gibi değil ama hükümet her kesim için bu müjdeleri veriyor. 

Elektrik faturalarında muhalefetin yıllardır ısrarla alınmamasını talep ettiği yüzde 2’lik TRT payı vardı ve programlarını izlememiş olanları bile ekstradan her ay TRT’ye katkıda bulunmaya mecbur eden bu yükümlülük birden bire ortadan kaldırılıverdi. TRT’ye gitmeyecek o bölümün nasıl ve kimler lehine kullanılacağına henüz karar verilmiş değil, verildiğinde herkes sevinebilecek…

Olan ve olacağına dair çalışma yapılanlara sevinmesi gerekenlerin bu yöndeki haberlere fazla önem vermediklerini fark ettiğim için kamuoyuyla paylaşılmış bu ‘müjdeleri’ alt alta sıraladım. Sanıyorum müjdeli haberlerden listeye almayı unuttuklarım da vardır.

Benim unuttuklarımı hükümet çevreleri mutlaka hatırlatacaktır.

Reklam

İyi de, neden sizler “Bayram değil seyran değil, eniştem beni neden öptü” merakındasınız?

“Söylenir ama yine bahaneler bulunup yapılmaz veya vaat edilenler sessizce gelecek bahara ertelenir” havasına girmenizin sebebi ne?

“İnanmayan çarpılır” diyeceğim ama beddua yerine geçer, okurların hoşlanmayacakları gelişmelere yol açılır diye kendimi tutuyorum.

Kendini bilmez bazıları gibi, “Bunların birinin bile hayata geçirilmesi bütçeye tahammül edilmesi imkansız ek yük yükler, bütün vaatler nasıl yerine getirilecek” kuşkusunda olmanızı da istemem.

Ekonomiden anladığını bildiğim bir dostum, “Hepsi 50 milyar dolarlık bir swap bulmaya bakar, o da bulunur” demekte.

Türkiye bazı ülkelerle TL verip karşılığında yabancı para alma işlemi yapmaya alıştı [Swap buna deniyor], bugüne kadar birkaç ülke ile bu tür işlemler yapılabilmişti.

Çin’le yapıldığını biliyorum, bir de Katar’la…

BM’deki daimi temsilcisi, Sincan bölgesinde yaşayan Türklere Çin’in uyguladığı ayrımcı politikaları kınayan bir bildiriye 40 kadar ülkeyle birlikte imza attığı için Türkiye’yi suçlayan bir açıklama yaptı kısa süre önce…

Reklam

Katar da Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkeleriyle yakınlaşma çabasını ciddi bir aşamaya çevirme hazırlığında; Şark’ul Avsat gazetesi dün Suud Veliahtı’nın bu yoldaki samimi bir mektubu Katar Emiri’ne gönderdiği haberini verdi.

Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkeleri Katar’ı Türkiye’den koparmayı amaçlıyorlar.

Çin ve Katar da devreden çıkarsa Türkiye hangi ülkeyle ‘swap’ yapacak da hükümet emekliye, memura, işçiye verdiği müjdeleri hayata geçirecek?

Evet, bazılarının bu tür kafa karıştırıcı sorularla ortaya atıldığının ben de farkındayım.

Zaten bir dostum da, “Aman bu da dert mi, ihtiyaç olduğu kadar para basılır, sorun çözülür” dedi bana.

Ben de bir yolu nasıl olsa bulunur diye düşünüyorum.

İyi de neden?

Yoksa iktidar cephesi şu günlere kadar kesin bir dille “25 Haziran 2023’te yapılacak” diye duyurduğu seçimin tarihini erkene mi almayı düşünüyor?

MetroPoll araştırma kurumunun yöneticisi Prof. Özer Sencar dün elektrik faturalarındaki TRT payına halkın nasıl baktığına dair biraz eski bir anket sonucunu şahsi Twitter hesabından paylaştı. Buna göre, geçtiğimiz Temmuz ayında “Elektrik faturaları içinde yüzde 2 TRT vergisi (payı) olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu yönelttikleri insanlardan aldıkları cevap göz açıcı.

Sorunun yöneltildiği insanların yüzde 72.4’ü “Yanlış buluyorum” cevabını vermiş…

AK Parti’ye oy vermiş olanların yüzde 65.3’ü bile karşı çıkmaktaymış uygulamaya…

Özer Sencar anket sonucunu paylaştığı mesajına “Seçimin ayak sesleri…” başlığını uygun görmüştü.

Gerçekten de hükümetler şimdi verilen türden ‘müjdeleri’ genellikle seçimler öncesinde duyururlar.

Emeklilere, memurlara, işçilere, şimdilerde aldıkları maaşlardan çok daha fazlasının vaat edilmesine, eğer seçim tarihi erkene alınmayacaksa, başka bir gerekçe bulmak lazım. 

Başka bir gerekçe bulana kadar MetroPoll’ün öngördüğü ‘erken seçim’ konusu akılda tutulabilir.

Hatta yakın bir dostum ‘erken’ bile değil ‘baskın seçim’ beklentisinde.

Siyaset literatüründe bugün karar verilip en kısa zamanda sandık başına gidildiğinde buna ‘baskın seçim’ deniliyor…

Öyle bir durumda hepsi yerine getirilmese de vaatlerin telaffuz edilmesi seçmenler üzerinde etkili olabiliyor.

Türkiye “Rakibim o ürüne ne verecekse ben ondan 2,5 lira fazla vermeyi vaat ediyorum” diye gidilen baskın seçimler bile gördü.

Yakın dostum “Görürsün” derken hınzır hınzır güldü de…

Eskiler böyle durumlarda “Son gülen iyi güler” derlerdi, onu hatırladım.

ΩΩΩΩ

Reklam

40 YORUMLAR

  1. Eğer bugün şehit edebiyatı yapan kalemlerde birazcık vicdan olsaydı, yerel seçimleri kazanabilmek için Öcalan’ın mektubunun TRT’de okutulmasına ve yine Öcalan’ın kırmızı bültenle aranan kardeşinin TRT’ye çıkarılmasına karşı çıkar, yeri göğü inletirlerdi. Ama hepimiz biliyoruz ki o günlerde bu kirli görüntüleri görmezden geldiler. Şehitleri ve şehit ailelerini hiç hatırlamadılar. Muhtemelen Öcalan’ın iktidara destek vermesini vatanseverlik olarak görüyorlardı…alıntı

  2. Aslında bu TRT payı gayet güzeldi !
    Diğer kurum ve kuruluşları da bu işe dahil etmek çok yerinde olacaktır , mesela DSİ payı, TÜİK payı ,DİB payı ,KGM lüğü payı … !
    Tabii ki bir tek elektrik faturası bu yükü kaldıramaz , buna su faturası, doğalgaz faturası , telefon faturası vs. de eklenmelidir !

  3. Erken secim, baskin secim, secim kanunu degisiklikleri, bunlari yillardir devamli duyariz. Neredeyse her secim degisik mevzuatla, degisik tarihlerde yapiliyor.
    Okuduklarima gore ABD de secimler her dort yilda bir Kasim ayinin ikinci Sali gunu yapilirmis. Secimle ilgili mevzuat da 70 yildir hic degismemis. Herhalde daha uzun yillarda da degismeyecektir. Ben buna ‘Ahlak’ diyorum, rakipler secimlere belli bir mevzuatla ve belli tarihlerde giriyorlar, acayip mevzuat surprizleri olma ihtimali hic yok.
    Eskillerde nasildi bilemem ama, yakin bir tarihte ‘muhursuz’ olayi yasadik, hem de secimlerin tam ortasinda, pek kimse de uzerinde durmadi, ne siyasetciler, ne basin, ne de aydinlar, ben sahsen bu duruma ‘ahlaki yetersizlik’ diyorum.

    • Mehmet bey “Okuduklarima gore ABD de secimler her dort yilda bir Kasim ayinin ikinci Sali gunu yapilirmis. Secimle ilgili mevzuat da 70 yildir hic degismemis. Herhalde daha uzun yillarda da degismeyecektir. Ben buna ‘Ahlak’ diyorum,” buyurmuşsunuz, elhak öyledir!
      Bizde de seçimler zaten beş(5)yılda bir yapılıyor.

  4. İktidar niye erken seçime gitsin ki. 2023 ü bekledikçe muhalefet kendi kendini yok ediyor zaten.

    Şunu bilelim; devlet-millet dediğimiz yapı, bekasını tehlikeye düşürecek bir partiyi kendisini yönetsin diye başına geçirmez. Devlet ve millet açısından Kemal Kılıçdaroğlu’nun başında olduğu partinin ve şehit yakınlarına küfürle gündeme gelen İP nin yeri ve pozisyonu netleşmiştir.
           Muhalefet ne kadar gündemde olsa ne kadar çok konuşsa o kadar iyi.Konuşdukça halk bunlara notunu veriyor.
      CHP açısından başka büyük kriz ise 2023 adaylığı. Şimdiden kendi içlerinde sorunlar yaşamaya başladılar. Ekrem İmamoğlu kliği ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun başını çektiği genel merkez birbiriyle yarış halinde. Açık örtülü operasyonlarla birbirlerini devre dışı bırakmaya çalışıyorlar.
    Sadece kendi içlerinde de değil; Kemal Bey, İmamoğlu-Akşener tarafına karşı mücadele ediyor. Bu çekişme ve kavga muhalefet cephesinde şimdiden büyük bir bölünme yaratmış durumda.
    2023 yaklaştıkça muhalefetin kendi içindeki sorunlar daha fazla kendini gösterecektir. 2023’te, ısmarlama projelerle siyasette başarılı olunamayacağını bir kez daha görme şansı bulacağız.

  5. 3600 bir işaretle konulacak kaldırılacak bir konu değil. Çalışması altyapısı bitmişse emeklilere bayaa yarar, o kadar!
    Ücretlerin aylıkların hep birer tablosu şeması bordrosu olur. Fazla para verilmez. Vergisi kesilir. Senin savunman gereken:
    Eşit işe eşit ücret!!!!
    Olmadığı sürece, birileri bizi hes le eyt ile myt ile oyalar durur!!!!😠
    Ayarlamalar eğer Asgari ücrete endekslenmişse, sen sadece uyutuluyor sundur hikayeci lerce🛌
    Asgari ücreti ayrı, EYT’yi ayrı 3600’ü ayrı, akaryakıt, elektrik parasını, sendika parasını ayrı değerlendirip düşünüp taşınıp toplum olarak araştırmadan öğrenmeden değerlendirmeden “ARTIRIIINNN” diye bağırmaktan vazgeçmediğimiz sürece.

  6. Bu gün M.Kemal Atatürk’ün ölümünün , 83 ncü senei devriyesidir.
    Atatürk , bilindiği üzre karaciğer yetmezliğinden daha doğrusu sirozdan hayatını kaybetmiştir .
    Ömrü boyunca sigara ve içki içtiğinden dolayı siroza yakalandığı söylenir ancak gerçek öyle değildir .
    İçki ve sigaranın yanından geçmeyen M.Akif Ersoy da 1936 da hayatını sirozdan kaybetmiştir .
    Dolayısıyla Atatürk’de görülen sirozun sebebinin farklı iki virüs olduğu söylenir .Tabii ki bu böyle olmakla beraber içtiği sigara ve içkinin hastalığına adeta tuz biber olduğu da inkar edilemez bir gerçektir.
    İnatçı, hırslı ve biraz da agresif bir yaratılışta olan Latife Hanım , bu içki ve sigara konusunda tek başına çok mücadele etmiştir. Ancak Atatürk’ün etrafındaki kişiler başta olmak üzere hiç kimse ona destek ve yardımcı olmamıştır.Gerçekçi ve dürüst davranmayan bu arkadaşları ne yazık ki Atatürk’e büyük kötülük yapmışlardır .
    Bu arada Atatürk gibi çelik bir irade ve azim sahibi bir insanın , hayatı boyunca bu içki ve sigaraya râm olmasını da doğrusu anlamak mümkün değildir!
    Avrupa’dan getirtilen bütün meşhur uzmanlara rağmen Atatürk’ün siroz teşhis ve tedavisi tam iki senelik bir gecikmeden sonra ancak 1938 in başında başlayabilmiştir !
    Tabii o zamanki tıbbi imkansızlıklar ve yetersizlikler yüzünden yapılan tedavi de ne yazık ki gerçekte pansuman tedbirlerinden öteye geçmiyor !
    Atatürk başta olmak üzere bütün şehitlerimize ve gazilerimize Allahü Tealadan rahmet ve mağfiret niyaz eder , minnet ve şükranlarımızı sunarız , ruhları şad olsun !
    Selamlar, saygılar

    a

  7. Terör örgütü elebaşılarından “Mazlum Kobani” kod adlı Ferhat Abdi Şahin de, PKK’nın sözcülüğünü yapan gazeteci Amberin Zaman’a  röportaj vermiş.

    CHP’nin tezkere kararını değerlendiren terörist elebaşı Mazlum Kobani, bu duruma sevindiğini belirterek, CHP’yi Suriye’de ağırlamak istediğini vurgulamış.
    Görüşme Kahvaltı olsun. Birileri kahvaltıyı çok seviyor.

    • 2014 yılında Ekim-Kasım aylarında peşmergenin ağır silahlarla Türkiye üzerinden Rojava-Kobaniye geçişini, bazı valilikler tarafından lahmacun masraflarının karşılanmasını Ca Ha Pe gerçekleştirmişti !!!!!!

      • suçsuz bir insana hırsızsın dediğinde sende şu suçu işlemiştin dermi acaba.
        1-Peşmerge Türkiye nin yanında birçok defa savaşan güçtür.Yani PKK değildir.
        2-O sırada lanet olası çözüm süreci vardı.Yani düşmanınla masaya oyurmuştun.
        3-Düşamnınla öasya oturmak düşmanı destekleyen üç kağıtcıların suçlarına bahanesi olmuş.Atatürk de Yunanla masaya oyurdu ama Yunan ı destekleyen hiçbir hainin aklına “sende yunanla basaya oyurtun” bahanesi gelmedi.

        kısaca Teröristi destekleyenler bir şekilde zeytin yağı gibi “sende masaya oturdun” ile üste çıkıyor ya

        • barzani ile türk devletinin yakınlığını herkes biliyor ve sosyal medyada da barzani bizden diye seviniliyor. buna rağmen bir akademisyen barzani kürdistanı bayrağını tivitinde paylaştı diye önce işinden atılmış, sonra da tutuklanmış. bu nasıl oluyor serdar. yani devletten başka kimse barzanistana sempatiyle bakamaz mı demek isteniyor?

          • Gayet basit ve “Masaya oturma” ile “destekleme” başka birşeydir ortada iken .Cemizgezekteki bilmem ne olayında ne yapılmışın yargısından nereye varacaksın.Adamın sadece bayrak paylaştığını ,başka paylaşımlarının olup olmadığını nerden biliyorsun (savcısımıın bu işin ).
            Kaç tane Fetö cü sadece para yatırdı ondan içerde denildi ama daha neler neler çıktı.
            Bu işleri sulandırmakta üstünüze yok dostum.Ama unuttum sizin işiniz bu zaten

  8. Bu hafta son yargılanmasında FETÖ’den yargılanan CIA ile bağlantılı eski istihbaratçı Enver Altaylı “casusluk” ve “terör örgütü üyeliği” suçlarından yirmi üç sene hapis cezasına çarptırılmış.
    Eski iyi partili Ümit Özdağ şöyle diyordu bir tv proğramında;
    “İstanbul İp başkanı Buğra Kavuncu’nun babası Orhan Kavuncu, Enver Altaylı’dan ‘fikri liderim’ diye bahsediyor.

    Eski Mit ajanı Enver Altaylı ise CIA ajanları Ruzi Nazar ve Duane Clarridge’ten ‘Ruhları şad olsun: Saygıdeğer Büyüklerime karşı taşıdığım ahlaki sorumluluğun bilinciyle’ diyerek söz ediyor. Enver Altaylı’nın Saygıdeğer Büyüğü Duane Clarridge ‘A Spy For All Seasons’ adlı kitabında kendi kahramanı olarak meşhur İngiliz ajanı Lawrence’ı gösteriyor!”

    İYİ Parti eski Genel Başkan Yardımcısı Adem Taşkaya Twitter paylaşımında,”2016 yılında Meral Akşener’in Antalya, Denizli, Burdur ve Eskişehir gezilerinde Enver Altaylı’nın ne işi vardı?” diye sormuştu.

    Yazar Tamer Korkmaz çoğu kez köşe yazıslarında “15 Temmuz’dan sadece birkaç gün önce; Enver Altaylı, Meral Akşener ve CIA’in Papaz maskeli ajanı Andrew Craig Brunson “gizli bir görüşme” yaptılar diye kaç kere yazdılar.
    Buna itiraz eden olmadı.Bekliyoruz.

    • ABD casusu değil mi?.
      MHP ye de az daha kaset kumpası yapılmıyor muydu.
      Eee nahçeliyi kaset kumpasları ile indirince kimi getireceklerdi acaba

  9. İyiydiler kötüleştiler.Giderek çirkinleşiyorlar
    Dolaylı yoldan Şehit yakınına bir hakaret daha. İp’te lağım patladı.
    Meral Akşener, ise “yavşak” kelimesini kullanan ilk kadın siyasetçi oldu. Daha önce Cavit Çağlar, Mesut Yılmaz a, Onur Kumbaracıbaşı Deniz Baykal a bu kelimeyi kullanmıştı. Dün grup toplantısında Meral Akşener şehit yakınının bacısına küfreden Lütfü Türkkan a sahip çıkarken şehit yakını hakkında “Memleketi geziyoruz. Milletimizi dinliyor, dertlerine çözümler üretiyoruz. Zannetmeyin harlayarak, gürleyerek beni geri çekeceksiniz. Her dükkânın içinde ‘A Haber’inize provokasyon yaptırabilirsiniz, her dükkânın kapısında porno sitesi gezenlere, yavşak yavşak konuşanlara, yazı yazanlara provokasyon yaptırabilirsiniz. Biz gezmeye, milletimizin sesi olmaya devam edeceğiz.”
     

    • İP de Lütfü’nün yerine getirilen Erhan Usta da geçmişte tespitini yapmıştı.
      ‘FETÖ Millet İttifakı’nı destekliyor’ diye tepki göstermiş.Şimdi o ittifakın bir parçası olan İYİ Parti’de Grup Başkanvekili.Benzer açıklamaları geçmişte Koray Aydın da yapmıştı.
      İP in yaptığı siyaset tarzına biraz yakından baktığınızda FETÖ’nün bu millete, bu devlete olan nefretinin, kininin ete kemiğe bürünmüş halini görürsünüz.
      Aynı hali Kemal Kılıçdaroğlu’da da görmek mümkün. 

  10. Bütün bunlar seçim habercisi. İlkbaharda seçim ufukta göründü. Ben bu yılın başında, sonbaharda seçim olacak, olmaz ise ekonomi daha da kötü olur demiştim. Seçim tahminim tutmadı ama, ekonomi tahminim tuttu galiba.
    Ülkeyi yönetenler kesenin ağzını açtı, açtı aşmasına da bu değirmesinin suyu nereden geliyor, yoksa hazine mi buldular dağıtacaklar. Her kesime bol keseden çay kaşığıyla verecek kazanla geri alacak. Peki ya muhalefet ne verecek, karşı taraf ne verirse ben iki katını mı diyecek? mutlaka diyecektir.
    TRT payını trt den kesip halkın salık giderleri için SMA hastalıkları gibi alanlarda kullanılmalı.

  11. Baskın ya da erken seçim olursa son gülenin, iyi gülenin ilk önce Sn. Bahçeli olacağına kendi adıma emin olabilirim. Çünkü, bu yolu açacak kişinin ancak onun olabileceğini hepimiz de biliyoruz -2002’de ilk denemesini yapmış ve başarılı da olmuştu; meclis dışında kalarak değil, sonrasında siyasette daha etkin olarak bu günleri görmemize vesile olarak- olası bir erken ya da baskın seçimde onun imzası olacağını söyleyebiliriz.

    Hükümetin yapmayı düşündüğü emekli maaşları, 3600 ek göstergesi, EYT hakkındaki düzenlemeler piyasaların alt üst oluşuna, özellikle gıda fiyatlarındaki fahiş artışların sonrasına tekabül etmesi öncelikle AK Partiyi ve onun liderini buna zorluyor. Her halükarda fatura ona kesilecek; MHP’nin ve liderinin böyle bir fatura ile karşılaşması düşünülemez, çünkü o hak etmediği -seçmenin yeterli oyu vermediği halde- hükümet ortağı olabiliyor ve böyle bir şeye gerek duymadan bile genel idarede yetki sahibi olabiliyor.

    Yapılacak iyileştirmelerin bedelini yine halk ödeyecek, kısa günün karı ona uzun vadede bedel ödetecek…

    Geçmişe bakalım; Özal’dan beri uygulanagelen serbest piyasa ekonomisine geçtiğimizden bu tarafa, siyaset lugatımıza giren ve politikacıların ağzından düşmeyen enflasyon, işsizlik ve terör terimleridir, değil mi? Yani yarım asırdır -dile kolay- Türkiye, enflasyon, işsizlik ve terörü konusuyor; konuşulduğuna, çözüm önerileri sunulduğuna göre hala bu sorunlar devam ediyor ve hiç bir hükümet bunca yıldır kalıcı bir çözüm üretememiş. Yani hiç birimizin güldüğü yok, -tuzu kurular ve devletten beslenenler hariç- hepimiz; göçenlerimiz, kalanlarımız ve, ve gelecek olanlarımız da ağladılar, ağlıyoruz, ağlayacaklar!..

    Değil mi yani; 50 yıldır bu ülke enflasyon, ekonomi, işsizlik ve terörü konusuyor, yaşıyor?

    Peki bunun asıl nedeni, temel sebepleri ne/ler/dir? Bunun üzerinde durmak lazım değil mi?

    Zaman zaman bunun üzerinde durulmuyor, konuşulmuyor değil; sadece konuşuluyor.

    Serbest piyasa ekonomisinden anlaşılan sadece para, yabancı sermaye, döviz, faiz ve bunların sonucu olarak en yüksek faizle borçlanan, devamlı yabancı sermayeye muhtaçlık ve sonunda bu ülke insanının, rahat ve konfor içinde yaşayarak geleceğini tüketen, gelişmiş ülkelerin hem parasına hem malına kallavi bir tüketen pazar olmaksa artık bu anlayıştan vazgeçilmelidir. Bu bağımlılık komşularımız ve uluslararası ilişkilerimizi de çok olumsuz etkilemektedir. Yaşayarak görüyoruz.

    Şimdi erken yada baskın veyahutta zamanında yapılacak bir seçim olsun, bozulan ekonomik yapı ile uluslararası ilişkilerimiz ne kadar zamanda ve kiminle düzelir. Kimini geçtim, ne kadar zamanda düzelir?

    Demek düzenimizi bozan ve bu bozuk düzeni devam ettiren nedenler var; “dışa bağımlılık”…Soros’undan, Katar’ına, İngiltere’sinden Çin’ine kadar dünyanın her tarafına el açacak kadar, olmadı, kara paraya ve onun kirli ilişkilerine bel bağlayacak kadar ekonomiye kayıt dışı adı altında sermaye enjekte edecek kadar -ahlaksızca- bir dışa bağımlılık…

    Yapılacak önümüzdeki seçim/ler neyi değiştirecek?

    Millet seçimini artık “millilikten” yana yapmalı.

    “Son gülen” kim/ler olmalı?

    Millet?..

    Sermayedarlar?..

    Müteahhitler?..

    Politikacılar?..

    Dış mihraklar?..

    Hangisi/hangileri?

    • Yazar son gülen kim olacak derken tarafını açık etmiş, halbuki şu anda gülen iktidara gelmiş gibi memurları tehdit eden, mütahitlere şu ihaleye girin buna girmeyin paranızı ödemeyin diyen, hesap soracağız diyen Biden ci muhalefet. Turgut Özal’ın meşhur deyiminde olduğu gibi ile abd başkanı tarafından oturtulacakları koltuklara hazırlanıyorlar.

      • Hd senin ve senin gibilerin de muhalefetinde ağlamaları yada gülmeleri, neyi umduğunuz beni ilgilendirmez ama,
        Emperyalizler kimi destekleyeceklerini birey olarak seçer desteklerler.
        Oysa Cumhur yada millet ittifakını getirecekler diye birşey kimse iddia edemez kanaatindeyim.
        Yani koltuk koltuklara kelimeleriyle oynamaya kalkmak yorumlarınızı okunmaz yapmaya vesile olabilir. Doğruyu savunalım, olmazsa yanlış yanlış insanlarda kalsın.

  12. 50—128 MİLYAR DOLAR
    50 milyar dolara sayın KORU’nun saydıkları yapılabiliyor ise, 128 milyar dolara neler yapılabilir?
    Sadece bir(1) milyar dolara en iyisinden 33 tane yangın söndürme uçağı alınabiliyor. Türkiye’ye 8 tane yetiyor.
    Bir de, elindeki net rezervi harcayarak bunları yaparsan kurlar düşer. Piyasa canlanır.
    Swap ile yaparsan, kısa bir süre sonra kurlar da patlar piyasa da.

  13. Şimdi aklıma geldi, acaba akşener e lütfü nün “bacını…” diye başlayan küfrünü unutturmak için sen daha büyük küfürler et diye ajans talimat vermiş olabilir mi. Yanlış renk daha koyu renkle kapatılır misali.

  14. ZAMANIN ÖTESINDEKİ FİKİRLERİ YOLUMUZA ISIK TUTUYOR. VEFATININ 83. YILDÖNÜMÜNDE CUMHURİYETİMİZİN KURUCUSU GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ Ü BİR KEZ DAHA SAYGI, ŞÜKRAN VE RAHMETLE ANIYORUZ

  15. akp genel başkan yardımcısı mustafa şen “AK Parti 42,5’ten buraya(%38 🙃) düştü ve bunun hesabını yapıyoruz.” demiş.
    ne şekerler değil mi?
    anketlerini tuik’e yaptırıyorlar galiba
    🤭
    efendim asgari ücretliye, emekliye görülmemiş zamlar verilecekmiş o zaman seçim 2023 te olabilir mi?
    Olamaz tabi.
    eşyanın pardon iktidarın tabiatına aykırı bi kere.
    ekonomi öyle bozuk ki, kaşıkla verdiklerini kepçeyle yok olmadı-nerdeee-kazanla almak zorundalar yoksa öyle 2023 e falan zaten kalamazlar, bırakalım iktidarı muhalefette bile olamazlar.
    🤫
    chp nin hdp gibi kapatılabileceği yazılıyor, imamoğlu icin hapis cezası konuşuluyor, akp den en çok oy tırtıklayan iyi parti de neler görecek neler deniyor,
    bir hazırlıklar var ama
    😌
    keyifli, neşeli, renkli bir seçim bizi bekliyor,
    onlar hesaplarını yapıyor
    herkes de hesabını yapsın,
    di mi ama
    hayırlara vesile.
    😉

    • lütfü türkkan hiç bir özrü, açıklaması olmaksızın yanlıştır, hatalıdır.
      akp genel başkanı sayın erdoğan açıktan, yekten daha neler olacak neler demedi mi?
      belli değil mi pek çok ağır tahrik ve kışkırtmanın olacağı?
      partinin başındaki lider bir kadın değil mi?
      belli değil mi ona ve cinsiyetine yönelik alçaltıcı sözlerin ve hakaretlerin olacağı?
      iyi partinin artan oyu kimin azalan oyundan geliyor lütfü türkkan?
      ne hakla kendine hakim olmuyorsun?
      istediğin gibi tepki verebileceğini nereden çıkartıyorsun?
      temsil makamında olan kişilerin daha soğukkanlı ve daha akılcı ama en çok daha hazırlıklı olmaları gerekmez mi?
      bence gerekir.

    • !!!!chp nin hdp gibi kapatılabileceği yazılıyor, imamoğlu icin hapis cezası konuşuluyor, akp den en çok oy tırtıklayan iyi parti de neler görecek neler deniyor,
      bir hazırlıklar var ama!!!
      Kim anlatıyor bunları size Didem hn lütfen olmayacak şeyleri olacakmış gibi yazmayın.
      Şu an kötü yönetiliyoruz kabul peki ya 5 birbirine benzemez iktidara gelirse olacakları düşünebiliyormusunuz.

      • nerde yaşıyorsunuz ahmet, ayda, marsta falan mı?
        iktidara yakın gazeteci mehmet barlasın hdp ile birlikte chp de kapatılabilir yazısını okumadınız mı?
        gazeteciler üzerinden bir şeyler söylendiğini hatta pek çok şeyin birileri üzerinden söylendiğini bilmiyor musunuz?
        ve bu yazı üzerine iktidarın mehmet barlas üzerinden kamuoyu yoklaması yaptığına dair onlarca yorum yapıldı, hiç birini okumadınız mı?
        sayın imamoğlu için yaptığı bir basın açıklamasında seçim kurulu üyelerine hakaret ettiği gerekçesiyle 4 yıl hapis istemiyle dava açılmadı mı?
        ellerini arkasına bağladı diye soruşturma açılmaya bile kalkılmadı mı???
        meral hanımın karadeniz de uğradığı saldırı üzerine dur daha neler olacak neler denmedi mi?
        her gittiği yerde provoke edilmiyor mu?
        en son şehit yakını şahıs kendisine hakaret etmedi mi?
        kemal beye saldıranlar, linç etmeye kalkanlar serbest kalmadı mı???
        asıl siz nerde yaşıyorsanız hangi olmayacak şeylerden bahsediyorsunuz allasen?
        kim anlatmıyor size bunları?

        beş benzemezlerle ilgili çok defa yazdım yine yazayım
        olacakları elbette düşünüyorum ve bu nedenle yarınlara umutla bakıyorum.
        şu andan daha kötü yönetilmemiz mümkün olmadığı bir yana
        buradan çoğulcu bir akıl çıkacak ve çok ama çok daha iyi yönetileceğiz.
        zaten göreceksiniz.
        demişti dersiniz.

  16. “Ettahribu eshel” yani maddi ve manevi işlerde tahrip kolaydır. Bir kibrit bir ormanı, yanlış bir örnek imanı tahrip edebilir.Halbuki tamir ve tesis zamana ve emeğe matuf olup çok zaman alır. Emek yoğundur, vücudidir tahrip gibi ademi değildir. Bir şeyin tahribi sonrası yeniden tadili çok fazla şarta bağlıdır. Bu sebeple “Bade harabül Basra” iş işten geçtikten sonra yapılacak şeyler çok uzun zamanda ve dahi bütün şartlar sübut ederse vücut bulacaktır. Bu sebeple artık o dem bu dem değildir. Allah (CC.) memleketimiz için siyasal islamcılar eli ile bir hayır murad etmiş olabilir. Bu hayırlı murad, Tanzimat’tan bu yana es! konmuş büyük bir meselenin toplumun uzlaşması ile bir “magna carta” açıklığı ve kuvvetinde kendini gösterecek halisane bir müşavere olup, bunun neticesi başımıza kara basan gibi çöken meşveretsiz tek adamlık gailesinin insaniyet ve islamiyet zemininde tasfiye edilmesi olabilir. Bu büyük şerrin, faali hayra tekabül ederek milletimizin makus talihini kurtarıcılardan, kurtarmaya vesile olacağına inancım tamdır.
    “Rablerinin çağrısına uyarlar, namazı özenle kılarlar. İşleri de aralarındaki danışma ile yürür. Kendilerine verdiğimiz rızıktan başkaları için harcarlar.”Şura-38

    • Sebil bey “Allah (CC.) memleketimiz için siyasal islamcılar eli ile bir hayır murad etmiş olabilir.” buyurmuşsunuz ama ekonomik şartlara bakılacak olursa pek de hayırlı bir iş olmamış sanki:)
      Bence dini siyasete alet etmezseniz iyi olur; yoksa bu kadar darlık yokluk derkene yine gayretullaha neyim dokunur, şefkat tokatını ne yandan alırsınız hiç belli olmaz yani, ona göre…

  17. TÜRK TİPİ SİYASET

    Dün ki yazısının başlığıydı bu unutmadıysam. Yazar sorusunun cevabını kendi veriyor. Gerçi içerikteki örnek Amerikadan ama olsun abd li politikacılar Türk tipi siyaset yapamaz diye bir şey mi var. Amerikadan örnek verilen siyaseti Türkiye’den Erdoğan yapıyormuş. Tabi yazar bunun iyi bir şey olmadığı vurgusu ile yapıyor. Peki kahveye gitse küfürlü konuşmaları nedeniyle dışarı atılacak geleceğin kadın başbakanı ne demiş. Pornocu, yavşak vs. Yanlış anlamayın bunları şehit abisine söven kişiye değil bizzat küfür yiyen kişiye ve olayı kınayanlara demiş. Hepiniz gördünüz polisin koluna girmiş, alandan uzaklaştırmakta olduğu kişiye arkadan koşarak yetişen ve boynuna sarılan milletvekili hayatta hiç kimsenin ağzından kaçmasına imkan olmayan o galiz küfürü savuruyor. Provakatör varsa bile o küfür eden milletvekili ve lideridir.
    Şimdi söyleyin Türk tipi siyasetçi diye karalanmayı hakaden kim. Yoksa ortadaki olay ne olursa olsun muhalif olduğu kişiye çakmak için bir yol bulan mı?

  18. Müjdelerden bahseden haberleri gördüm, ama Devlet Bahçeli’nin “MHP her ne kadar iktidar ortağıysa da asıl görevi muhalefettir” cümlesi kadar dikkatimi çekmedi.

    Zaten iktidar ortağı olmaktan sıkıldığını düşünüyordum.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız